GAZETECİLER BUGÜN 17.25'te TEMPO TV'DE CANLI YAYINDAYIZ…





MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



SİZİDE EKRANA KONUĞUMUZ OLARAK BEKLİYORUZ..

TURKSAT 4 A. FREKANS : 12264, SEMBOL : 27500, POLARİZE : DİKEY (V) yayın yapan Tempo TV’de yayınlanacak olan ve Mahir Sural’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığı ARDAHAN GİYİM’in yönetim kurulu başkanı ve ARDAHAN GİYİM FİRMASI Yöneticileirnin konuğu olacağı, Avukat Baran Çoban’ın telefonla bağlanacağı, “Gazetecilerle Gündem” adlı canlı yayın programını BUGÜN saat: 17.45’te facebook, YouTube’da da canlı olarak izleyebilirsiniz. 

Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülü ve Gazeteci Metin Göktepe ödüllü gazeteci Fakir Yılmaz’ın, gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte hazırlayıp, canlı olarak sunduğu “Gazetecilerle Gündem” adlı program bugünden itibaren Tempo TV’de de yayınlanacak.




35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatı boyunca çıkardığı Kuzey Doğu Anadolu, Son Vilayet, Göle Gözlem, Çıldır, Hanak/Damal gazetelerinin yanında Gebze, Kocaeli Siyah/Beyaz, 23 Şubat, Damga, Kocaeli Bakış, Gebze Hürses gibi yerel gazetelerde haber ve yorumlar yazmanın yanı sıra, Milliyet, Habertürk, Birgün, Akşam, Aydınlık, Özgür Gündem ve Taraf gazetelerinde ulusal muhabirlik yapan Gazeteci Fakir Yılmaz kendisi gibi gazeteci olan kızı Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte bugünden itibaren Tempo TV’de de yayıncılık yapacak.

İki kanalda da yayınlanacak olan program, hız kesmeden izleyiciyle buluşmaya devam edecek. Yıldız En Tv’de perşembe günleri 16.30’da yayınlanan “Gazeteciler ile Gündem” programı, Cumartesi günü de Tempo Tv’de 17.45’de seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Tempo Tv’de ilk yayınını gerçekleştirecek olan gazeteciler, iki kanalda da ivme yakalamak istediklerini belirtirken, yeni programları içinde heyecanlı olduklarını söylediler.

Gazetecilik mesleğinin yanı sıra Seymen, Gala TV TV, Yaşam TV, YouTube ArdahanTV, Yıldız En TV gibi televizyonlar da televizyonculuk hayatına başlayan Fakir Yılmaz aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığı yapmakta.




Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesinden kısa bir süre önce mezun olan Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın babası ile birlikte hazırlayıp, sunduğu ‘Gazetecilerle Gündem’ bugün saat: 17.45’te

TURKSAT 4 A. FREKANS : 12264, SEMBOL : 27500, POLARİZE : DİKEY (V) yayın yapan Tempo TV ekranının yanı sıra facebook ve youTube de izlenebilir.



Bu Ülke Hepimizin Ama..


Gazetecilik mesleğinin yanı sıra sivil toplum örgütçülüğü, televizyon programcılığı yaptığımız ülkenin, daha güzel, daha iyi ve gerçek anlamda demokrasinin yerleştiği bir anlayışla yönetilmesini arzular, anlatmaya çalışırız.

Ve bu süreçte iyiye iyi, kötüye kötü demeyi de unutmaz, çekinmez var gücümüzle haykırırız. Çünkü bu ülkenin sadece birilerinin değil, hepimizin olduğunu anımsatır, ülkemizden vazgeçmeyiz. Tabi bunları yaparken söylediklerimiz, haykırışlarımız birilerinin hoşuna gitsin veya gitmesin diye değil, hepimizin özlemini çektiği, Avrupa diye imrendiğimiz dünya ülkeleri gibi refah içinde ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel özgürlüklerle yaşadığı bir ülke arzuladığımızdandır. 

Bu arzumuzu gönülden, kalpten hissetmeyenlerin, her yazdığımızı ve haykırışımızı sağa, sola, geriye, ileriye çekerek kendisince yorumlaması ve bizi bir kalıpta görmek isteyişiyle de sıkça karşılaşırız. Bunun en bariz örneği bu ülkeye toplumsal barışı getiren kardeşliği hatırlatan, ekonomiyi dağa taşa değil,  cebimize alım gücümüze yansıtan ve masası Dolmabahçe’de tekmelenen, ismine Barış Süreci denen süreçte söylenenlerin bugün teröriste, haine, karşıta, sempatizana, örgüt üyesine dönüşmesidir.




Başkanımızın hala tebrik telefonunu açmayan, okyanus ötesi başkanın S-400’leri aldığımız başkana katil demesine benzer bir süreçte, kendisi gibi düşünmeyen herkesi katil, hain ilan eden bu anlayışın kendilerince kalıba koydukları bizlerin, aslında “hepimizin” denen bu ülkenin gerçekten hepimizin olduğunu haykıran ve kabına sığmayanlar olduğunu anlamaz yada anlamak istemezler.

Bunun en son örneği geçtiğimiz gün bir televizyon kanalında yöneticiliğini yaptığım “Gazeteciler ile Gündem” adlı programdaki konuklarımla söyleyişimiz esnasında, Gergerlioğlu’nun ve partisinin başına gelenlerin aslında samimiyetsiz ve tek yönlü bakanların yüzünden yaşandığını anlatmaya çalışmama “ya gerek yoktu, oralara girmesen daha iyi olur” diyerek, bilerek veya bilmeyerek beni etki altına alıp, özgür basın yok denen ülkede, kendince sansürlemek istemesinden bir kez daha anlıyordum.

Halbuki o dostumun demokratlığı, ulusalcı gözle dünyaya bakışı değil mi bu ülkenin toplumsal barışını bozan, geren, kürt olmayana şiir marş adı altında illa ki “ben kürdüm” dayatması…

Kısacası bu ülke hepimizin derken tek başına 90 bin oy alan bir millet vekilinin doktorluk unvanından sonra, vekillik unvanını da alıp, partisini kapatmak için harekete geçenlere “Dün de siz aynı suçlamalarla kapatıldınız,  hapse atıldınız yapmayın” demeleri gerekirken, dönüp biz diyenleri de susturmak istemeleri iki yüzlülüğün daniskasıdır.

Ve aynı bakışın, dün TC’leri indiren, Habur’da barış türküleri eşliğinde halay çekenlere de, yani bugünki iktidarın üzerinde de aynı baskıyı yapmış, Dolmabahçe Sarayının masasını yıktırmamışlar mıydı?

Çünkü kalıpta olanlar bizler değil, mevcut iktidarında hala tanımadığı bu iki yüzlülerdir. “Bu ülke hepimizin deyip, sadece kendilerinin sananlar.”



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


Gazeteci, Yıldız EN TV’de..


arşiv haber 16/01/2016 tarihli haberler/yorumlar


SİZİDE KONUK EDECEĞİMİZ YILDIZ EN TV EKRANLARINA BEKLİYORUZ.. 35 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatında gerek yazılı gerekse görsel olarak yer aldığı basın ve medya dünyasında yeni bir sayfa açmaya hazırlanan Gazeteci Fakir Yılmaz bu kez Yıldız En TV’de program yapacak.



Engin Gayrimenkul Yönetim Kurulu Üyesi, Ardahanlı İş insanı Üzeyir Engin’in sahibi olduğu Yıldız En TV’de her perşembe günü saat 16.30 ila 18.30 aralarında canlı olarak yayınlanacak olan ‘Hayata Dair’ adlı programa gerek stüdyoda gerekse ekranda konuk olarak bulunacak herkese en güzel yayın sunulması hedeflenmekte.

Gazetecilik mesleğinde her gün yorum ve haber yaptığı kendisine ait yerel gazeteleri ve internet sitelerinin yanı sıra ulusal gazete ve haber ajanslarına muhabirlik, İstanbul ve Kocaeli yerelinde etkili olan Gazete ve internet haber siteleri Damga, Gebze Hürses, Kocaeli Bakış’ta yorumlar yazan Gazeteci Fakir Yılmaz aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARDAFED Başkanlığını sürdürmekte.


Daha önce Seymen TV, Gala TV, Yaşam TV ve bazı radyo kanallarında canlı yayınlar da yapan Gazeteci Fakir Yılmaz Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülü, Gazeteci Metin Göktepe adına verilen ödülün yanı sıra bir çok plaket ve başarı belgesi sahibi bir gazeteci olarak hem mesleğini hem de başında bulunduğu stk’lar aracılığıyla yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu çabalarıyla bu kez YILDIZ EN TV’de en iyisini yapmayı hedefliyor.



O Limanla, Fenerin Hikayesi…

 


Bugün bir cumartesi günü yazısı daha..


Ve bu günleri yazmaya çalıştığım, adına da ‘Cumartesi yazılarım’ başlığını koyduğum yazılarımın devamı niteliğindeki yazımın adını değiştirtenlerin bir sorusuyla karşılaştım.


Bir önceki yazımda son liman dediğim limanın kim olduğunu merak edenler olmuş.. Ben de o yazımda bahsi geçenin yani o limana gemiyi çektirenin parlayan ışıklarına esir olduğum Deniz Fenerine sorun dedim..


Merak edenler erinmemiş çoğumuzun Face, WhatsApp , instagram ve son olarak telegram ya da iktidarın çok bilmişlerince yapılan Bip yüzünden artık unuttuğum mektuplar gibi unutulan o fenerleri aramaya başlamışlar..



Ve olsa olsa bu gemiyi son limana çekenin mavi denizin kızı yani deniz kızı olacağını tahmin ederek durmadan dönen, döndükçe ışık veren yüzü ile deniz fenerine yaklaşmışlar..


Ve o fenerin Don Kişotun atına binip, hırsla üzerine gittiği yel değirmenlerinden farksız bir tablo ile gelen meraklıları daha da meraklandıran bir yola başvurmuş..


Şaşırmış o limanı ve gemiyi merak edenler kala kalmışlar, karanlıklar içinde hırçın dalga sesleri ile irkilirlerken..


Zira o geminin yanaştığı limana değil, deniz kızı kadar güzel, masum, kendi etrafında dönerken ışık veren deniz fenerine yanaştığını anlamamış, saf saf baka kalmışlar..


Ve geminin limana değil, deniz fenerine uzanmak, tutmak isterken yarattığı hırçın dalgalar arasında kaybolup gitmişler..


Gemi ile Deniz Feneri birbirine ışıklarını saçarak, güzelliğe, aşka, sevgiye, yeni birlikteliğe yön göstermeye başlayıp, yeni limanlara, hayatlara ve tsunami olsa da tüm dalgalara inat yol almaya başlamışlar…



ArdahanTV Ardahanlıların


Gidemediği/Görmediği Yolu Olmayan Yer


Üstü Sarancını Keşfetti!..


ariv haber 21/05/2020 tarihli haber


YouTube ArdahanTV KANALIMIZA ABONE OLUN .. ARDAHANLI, ARDAHAN’I TANIMAZKEN.. Tarihi Urartulara dayanan, Selçuklu ve Ruslar tarafından güvenlik amaçlı kullanılan Yıldız Dağ’da ki Ramazan Tabyasının durumu içler acısı..


Tarihi Tabya, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne devredilmesine rağmen bugüne kadar alanı gösteren ne bir levha yazıla bildi nede yolu yapılabildi. Hayata geçirileceği söylenen projelerin de hayal/havada kaldığı görülen ve turizme hizmet vereceği ileri sürülen ancak bir yolu bile olmadığı için değil iç ve dış turizme açılması Ardahanlıların bile gidip, görmediği Yıldız Tabyasının yanına dikilen dev direkteki bayrakta yok. Ardahan’ın simgeleri arasında bulunan ve üzerine ‘Önce Vatan’ yazılan, kentin kaba çöplerinin dibine döküldüğü Halilefendi Mahallesi ve Tabyanın yolu gibi geçit vermeyecek kadar bozuk ve kapalı olan Ardahan Organize Sanayi ile eski Hanak Yolunun geçtiği alanda bulunan 2 bin 500 rakımlı Yıldızlı dağın üzerinde bulunan Tabyanın içler acısı hali görenleri şok ediyor. Kars Anı Harabelerinin küçük bir versiyonu olmakla birlikte İstanbul Topkapı Yeraltı Sarancını andıran bu tabyanın neden yolunun yapılıp, onarıma alınıp, iç ve dış turizme açılmadığı sorgulanan kentte 30 yıldan fazladır olmayan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün vekilin, vekili ile idare edilmesi gibi bu tür tarihi, kültürel alanlara da üvey evlat gözüyle bakılması tepkilere neden olmakta. Bugüne kadar seçilmiş milletvekili, belediye başkanı, meclis üyeleri ve kamu görevlilerinin de içinde olduğu idareciler başta olmak üzere bir çok Ardahanlıların bile görmediği ve hazine avcıları başta olmak üzere çobanların tahrip ettiği bu tarih kokan alanın bir an önce yapılacak yolu ile halka ve turizme açılıp, ekonomiye kazandırılması istenirken, bu tutumun tarihe de saygısızlık olduğu da belirtilmekte.



**Rus yapımı Ramazan Tabyası..


Ardahan’ı kent merkezine 3 kilo metre uzaklıkta bulunan tepeden izleyen ve eski adı Parakani köyü olarak bilinen alanda ki kale, kentin kuzeyinde bulunan ve bugünkü adıyla Yıldırlı Dağ, Ramazan Tabyası olarak bilinen tepede yer alır. Orta büyüklükteki kale (70 × 55 m), 19. yüzyılda Ruslar tarafından askeri karargâh olarak kullanılmıştır. Ramazan Tabya da denilen bu alan bir süre önde tarım alanından çıkarılıp, sit alanı ilan edildikten sonra Kültür Bakanlığı sorumluluğuna verilmiş bir alan.


Haber: Fakir Yılmaz Görüntü: Selmi Yılmaz


Sevgili miyiz, Muhabbet Kuşu mu?


‘Dağ dağa kavuşmaz ama İnsan insana kavuşur’ atasözleri ile kendisini teselli etmekle ünlü biz insan oğlunun canı sıkıldığında dertleşmek için baktığı çevresinde gördüğü ve güvenip, inandığı kendisi gibi bir insana zaman içinde ya aşık olur, ya sevgili ya da diğer adı ile akraba, arkadaş, dost olur..


Diğer bir canlı olan muhabbet kuşu ise kendisi gibi can yoldaşı olduğuna karar verir..


Bu ilişki yani dağların kavuşamayıp, insanın insana kavuştuğu öne sürülen bu dünyada bu ilişkiler bazen evlilik denen kutsal ama sona kadar zor bela götürülebilen bir sonuçla biter, bazen de ölene kadar okulda, askerde yaşanan birlikteliğin bitmesine rağmen can arkadaş, yoldaş gibi devam eder..


Ve hiç bir zaman bu soruları kendimize sormayıp, her yaşanana ya ‘kader’ der ya da ‘gitsin gittiği yere kadar der veya ‘su akar yatağını bulur’ diyerek kendimizi teselli ederiz, ‘yanlış kayaya mı çarptım yoksa rüyada mıyım?’ demeden..


Bilmem ama ömür denen ve dün hiç yokmuş, yeni ortaya çıkmış gibi ölüm adını alan Corona korkusu ile değerini hissedip, muhabbet kuşları gibi birileri tarafından kafese ,pardon evlere kapanarak sarıldığımız hayat denen süreçte karşılaştıklarımızın kiminin sevgili, eş, arkadaş, kiminin de sırdaş olduğu bir gerçek.. 


Ve bu gerçeğin aslında kendisi ile baş başa kalıp, kendisiyle sorgulanmamak için hep aranan birer muhabbet kuşuyuz her birimiz..


Muhabbet kuşu, öğrendiği bir kaç kelimeyi sürekli tekrarlayan papağan türleri içerisinde yer alan, biz insanlar gibi evcil bir canlı türü.. 


Ülkemden çok ama çok uzaklarda olan Avustralya kıtasına özgü Melopsittacus cinsinin içinde yer alan tek türü olan küçük, uzun kuyruklu bu kuşlar yabani ortamda genel olarak yeşil, mavi, beyaz veya sarı tüy rengine ve kanatlarında siyah taralı çizgilere sahip kuş familyasında olan canlılardır..


Onlar da biz insanlar gibi göz alıcı renklerle göze çok hoş görünseler de onlarda bizler gibi çok kapalı olan iç dünyalarında yaşadıkları karanlıkta hep arayışta olurlar..  Bunu da, bugün burada yarın dünyanın öbür ucunda çırpınan kanatlarıyla yine biz insanlar gibi hep arayıştadırlar..


Çünkü muhabbet kuşları da ilişkiye girdikleriyle sevgili mi, dost mu, arkadaş mı, sırdaş mı olduğunu hep düşünürler..


Ve biz insanlar da bazen aynı bu muhabbet kuşları gibi boş laklakayla zamanı öldürüp, konuştukça, öttükçe, sevgili, arkadaş sandıklarımızla yaşadığımızı sanırız..


Evet şimdi soruyorum…


Biz sabır eden sevgili miyiz, yoksa tesbih çeker gibi tık, tok yapan muhabbet kuşları mıyız?!..


 



 


https://www.parcabox.com


ALO PARÇA: 0 532 485 62 56 Firmamız, oto tamir servisinden elde ettiği deneyimlerle 2006 yılındaEsenyurtFatih Oto Sanayii’nde ilk şubesini açarak yedek parça sektörüne giriş yapmıştır. İhtiyaç duyulanRenault, Citroen, Peugeot, Fiat, Opel, Bmw, Audi, Volkswagen, Volvo, Mercedesmarka otomotiv yedek parça ürünlerini kısa zamanda müşterilerine sunarak, sektördeki yerini hızla almıştır. 256 Bit ödeme altyapısı ve %100 güvenli ve doğru parça sloganıyla müşteri odaklı hizmet veren firmalarımız, hizmetteki faydanın  her iki tarafın yararına olması gerektiğini prensip edinmiştir. Müşterisinin memnuniyetini ve yedek parça çeşitliliğini daha üst seviyeye çıkarmak için 2. Şubesini de 2016 tarihinde  açmıştır. 


Kurulduğu günden bu yana yenilikçiliğe, teknolojiye ve inovasyona önemli ölçüde yatırım yapan İlke Otomotiv, sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla işletmelerinde otomasyon sistemini kurarak koşulsuz müşteri memnuniyeti prensibiyle e-ticaretle de müşterisine yedek parça hizmeti sunmaya başlamıştır. Binek ve hafif ticari araç gruplarındaki oto yedek parça satış hizmetini Müşterisine en uygun fiyat ve kaliteli hizmetle sunmayı ilke edinmiştir. 


İlke otomotiv, ‘Müşteri şikâyete değil teşekküre gelmelidir!’ Sloganıyla sürdürülebilir ve sosyal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek geleceğe kendini yenileyerek giren bir işletmedir. 



Vizyonumuz: Perakende oto yedek parça sektöründe teknolojik değişimlere ayak uydurarak müşteri değeri ve tatminini sağlamaktır.


Misyonumuz: İhtiyaç duyulan yedek parçayı sürekli çeşitlendirerek müşteriye en kısa zamanda en uygun fiyatta ve en iyi hizmetle sunmaktır. 


.








  • HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!