GAZETECİLERDEN SANAL ÇALIŞTAY..



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Tüm İletişim ve Medya Federasyonu (TİMEF), İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) Dijital Medya Federasyonu (DİMEF), Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu (TDGF), Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanları ve bağlı dernek başkanlarının sunum yaptıkları Çalıştayda, Türkiye’nin yedi bölgesindeki 81 ili temsilen, her biri alanında yetkin gazete, radyo, televizyon, internet haber portalı sahibi ve 150 gazeteci çevrimiçi hazır bulundu.

Kolaylaştırıcılığını Sivil Düşün’den Merve Kartal’ın yaptığı çalıştaya, AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, RTÜK Başkan Vekili Esat Çıplak, İletişim Başkanlığı Basın ve Yayın Dairesi Başkanı Büşra Karaduman Aktuna, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdülrezzak Altun, AA eski Genel Müdürü – TOBB Üniversitesi Rektör Danışmanı S. Hilmi Bengi, Başbakanlık eski Basın Müşaviri – Gazeteci Yaşar Ateşsoy, AB Sivil Düşün Programı, Program Destek Uzmanı Orhun Bayraktar, PeerBie Dijital Teknoloji Kurucusu Semih Seçer konuşmacı olarak katıldı.

​AB Sivil Düşün Programı destekleri ile gerçekleştirilen çalıştaya katılan gazeteciler; Şakir GÜREL, Mehmet YAZICI, Macit GÜRBÜZ, Doğan GÖNÜLLÜ, Erkan AYÇAM, Kemal UYSAL ve Merve KARTAL’dan oluşan 7 kişilik bir Sonuç Bildirisi Hazırlama Komisyonu oluşturdu.

Özlem Şeyma Yılmaz gibi gazetecilik okuyan birçok üniversite öğrencisinin de katıldığı ve yaklaşık 5 saat süren çalıştay sunumlarını ve tartışmaları değerlendiren komisyon, aşağıdaki 8 maddelik bir sonuç bildirisini kaleme aldı.




PANDEMİ SÜRECİNDE

IV. ANADOLU MEDYASI ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRİSİ


• Tüm dünya gibi Türkiye’de, Corona Covıd-19 salgın hastalığı ile mücadele ediyor. Anadolu Medyası olarak mesleğimizin ve meslektaşlarımızın, dolayısıyla okuyucu, dinleyici ve izleyicilerin salgın tehlikesinden uzak kalabilmeleri, bu süreci maddi ve manevi en az hasarla atlatabilmeleri için Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı başta olmak üzere, ilgili tüm özel ve kamu otoritelerine, YEREL MEDYA İÇİN ACİL PANDEMİ ÖZEL DESTEK PAKETİ hazırlanması çağrısında bulunuyoruz.

• İlk üç çalıştayda ısrarla üzerinde durduğumuz MEDYA MESLEK ODASI kurulması kararlılığımızı teyit ediyor ve yineliyoruz.

• Yerel Medya ayakta kalacaksa, hızla değişen teknolojiye ayak uydurmak zorundandır. Dijital teknolojilerde yaşanan gelişmeler nedeniyle Yerel Medya kavramı değişmiş, yerini yerel kültürü genele taşıyan YERELDEN YAYIN YAPAN MEDYA kavramı almıştır. Bunun için Dijital Gazetecilik Dönüşüm Ofisleri kurulması da dahil, bilgi ve teknolojiye dayalı her türlü imkân iyi kullanılmalıdır.

• İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Basın Kartlarının, hak sahiplerine verilmemesi veya geciktirilmesinin varsa nedenleri açıklanmalı, yoksa geciktirilmeden verilmelidir.

• Medya Meslek Odası kuruluncaya kadar veya kurulurken, İletişim Başkanlığı’nın nezareti, Medya STK’larının öncülüğünde İnternet Yasası, Dijital Medya, Medya Etiği tartışılmalı, bunlarla ilgili Yasa Tasarısı hazırlanmalı ve bir an önce yasalaştırılmalıdır.

• KAMU SPOTLARI ücretlendirilmeli, gazetelere verilen resmi ilanlarda olduğu gibi radyo ve televizyonlar da desteklenmelidir.

• Yokluk içinde varlık mücadelesi veren Yerel Medya, özellikle de yerel radyo ve televizyonlar, iktidarın çıkardığı sayısız teşviklerden, hatta borç yapılandırmalarından yararlandırılmamaktadır. Medya karşıtı bu ayrımcılık acilen ortadan kaldırılmalıdır.

• Son on yılda sayıları 100’ün üzerine çıkan İletişim Fakültelerinde eğitim gören öğrencilerin, Medya STK’larında staj yapmalarının önü açılmalı, bunun için ilgili STK’larla İletişim Fakülteleri arasında iş birliği protokolü imzalanmalıdır.



Herkes sanal, sahte gazeteci!


‘Basın Hürdür Sansür Edilemez’ diyen Büyük lider Atatürk’ün ölüm yıl dönümünü anmaya hazırlandığımız şu günlerde günlük bir gazete almayıp, ‘Satılık Basın’ diye bağırmayı alışkanlık edinen ve ülkede, dünyada yaşanan sorunları kendi özel sanal ortamlarında kısa ve üstü kapalı, suya sabuna dokunmadan ele aldıkları anlaşılmaz sözde tepki satırlarıyla geçiştirip, rahatlayan toplumun hemen hepsi birer gazeteci kesilmiş sanki…


Bir gazete satın alıp, her gün bir gazete okumayı kendisine ilke edinmeyen aynı toplumun başta özel fotoğraflarını olmak üzere gördükleri manzaraları cep telefonları aracılığı ile çekip, paylaştıkları sanal sayfalarında saatlerce dolaştıkları kadar bir gazetenin ya da bir kitabın sayfasında dolaşmadıkları da bilinen ülkemde insanlığın övündüğü dijital ortamı gerektiği gibi ve anlamlı konular için kullanmadığı da diğer bir gerçek olarak karşımızda durmakta..


Ülke, insan, dünya sorunları ile ilgili paylaşımları görüp, bırakın okumayı, beğenme butonuna ‘Ne olur, ne olmaz’ diyerek bile bile basmama kurnazlığı içinde olması da diğer bir gerçek..


Her gün kendi gazeteleri haline getirdikleri sanal sayfalarının durumunu, günün fotoğrafını paylaşarak güncellemeyi kendisine sanat hatta bilgelik olarak sayan aynı toplumun aslında bir gaz alma merkezi haline dönüşen ve toplumsal tepki ve de olayların en büyük engelleyicisi konumundaki sanal ortamı da mevcut merkez ve havuz medyasına çevirmiş durumdalar..


Çünkü piyasa da gazeteci geçinip, yine sanal olan resmi kurumların sayfalarında ‘al yapıştır’ ile gazeteci olarak ortalıkta gezinenler gibi sanal sayfalarında çok da ciddi konulara girmedikleri ve günü birlik küçük gülümsemeler olsuna çeviren aynı toplum derneklerimiz ile resmi kurumlar gibi kendi özel gazeteleri haline çevirdikleri sanal sayfaları cenazeler, düğünler ve de amirlerin sözde çalışmalarının yayınlandığı durumdan öteye geçemedikleri gibi günün manşetini atma becerisini de başaramamaktalar.


Halbuki her paylaşılan fotoğrafın ya da sözde bir çok manşet çıktığı ve arşivlendiğinden de bihaber aynı toplumun yer ve konumlarını da birilerine başta CIA gibi dünyaya yön veren, her gelişmenin toplumsal bir tepkiye dönmemesi için takipte olanlara kendiliğinden yardımcı olduğunu da bilmez..


Ve sanal ortamı onların parasıyla onlara hizmet diye sunanların asıl amacının da bu ortam aracılığı ile yaşanacak olan tepkilere karşı gaz almak, takip etmek ve asıl manşeti yani kıpırdayanı anında kontrol altına almak olduğunu da anlamadan, ‘Artık benimde bir gazetem var, bak bende seni yazarım’ diyerek aralarında gerçek gazetecilerin de olduğu insanlarla sözüm ona yarışır ama ne bir haber, ne bir yorum ne de bir manşet atamaz durumda olduklarını da anlamazlar..




ADLİYE’YE MEDYA İLETİŞİM BÜROSU


arşiv haber 31/03/2016 tarihli haber


Gazetecilerin fotoğraf makinası ve kamera ile içeri sokulmadığı Ardahan Adliyesinde ‘Medya İletişim Bürosu’ açıldı. Ardahan Adliyesince yapılan yazılı açıklamada açılan büronun, ‘kamu oyunun haber alma özgürlüğüne ve doğru bilgilendirme hakkına saygı gösterilmesi ve kamu oyunun gecikmesizin vaktinde bilgilendirilmesinin sağlanması amacıyla’ kurulduğu belirtildi. Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklama şöyle;


nayasa, AİHS, diğer mevzuat hükümleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla tanınıp korunan, adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan masumiyet karinesi ile lekelenmeme hakkı, hakimin ve Cumhuriyet savcısının tarafsızlığı ile mahkemelerin bağımsızlığı ilkeleri yanında, ilgililerin kişilik hakları ve soruşturmanın gizliliği prensibi göz

önünde bulundurularak; kamu oyunun haber alma özgürlüğüne ve doğru bilgilendirme hakkına saygı gösterilmesi ve kamu oyunun gecikmesizin vaktinde bilgilendirilmesinin sağlanması amacıyla, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22/12/2015 tarihli

ve 153/1 sayılı Genelgesi ile Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 23/02/2016 tarihli ve 80177264-604-E.84/747 sayılı yazısı gereğince “Medya İletişim Büroları” oluşturulması amaçlandırılmıştır.

Bu doğrultuda Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığımız bünyesinde “Medya İletişim Bürosu” oluşturulmuştur. Medya İletişim Bürosu Adliye Hizmet Binamızın 2 inci katında Bilgi İşlem Şefliği Bürosunda olup, Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı Bilgi İşlem Şefi Bilgisayar İşletmeni Yunus BAŞLI bu büroda görevlendirilmiştir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 


**Adliyeler personel alacak..


ADALET BAKANLIĞI BEKLENEN İLANI YAYINLADI TAM 2.954 PERSONEL ALIMI YAPILACAK


29 Mart 2016 Tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza Ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatına Sözleşmeli (657 Sk. 4/B) Personel Alımı İlanı Yayınlandı. 2.954 Kişi Lise, Önlisans ve Lisans Mezunu Alınacak.


Adalet Bakanlığı Beklenen İlanı Yayınladı Tam 2.954 Personel Alımı Yapılacak


Adalet Bakanlığı CTE Ceza Ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından 29 Mart 2016 tarihinde taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 2.954 sözleşmeli personel alım ilanı yayınlandı. 2.454 infaz ve koruma memuru, 144 büro personeli (ceza infaz kurumu kâtibi), 95 diğer sağlık personeli (sağlık memuru), 56 teknisyen, 155 destek personeli (şoför), 26 destek personeli (aşçı), 24 destek personeli (kaloriferci) olmak üzere 2.954 sözleşmeli pozisyon için personel alımı yapılacaktır. Her unvan için ayrı ayrı şartlar aşağıda yer almaktadır.


Başvurular Adaylar, İlan metninin en altında yer alan başvuru formunu doldurup, öğrenim belgesi ve sınav sonuç belgesinin aslı veya bilgisayar çıktısı yâda komisyon başkanlığınca onaylı örneği ile birlikte 4 Nisan – 15 Nisan 2016 tarihleri arasında ilgili adalet komisyonu başkanlığına veya mahalli Cumhuriyet başsavcılıklarına başvuracaklardır. Başvurulara ilişkin evrak; masrafı ilgilisinden alınmak suretiyle aynı gün acele posta servisi (APS) ile ilgili adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanlığına ivedi gönderilecektir.


Sözleşmeli infaz ve koruma memurluğuna yerleşebilmek için; En az lise veya dengi okul mezunu olmak, Erkeklerde 170 cm, kadınlarda 160 cm’den kısa boylu olmamak, Boy uzunluğunun santimetre cinsinden son iki rakamı ile kilosu arasındaki fark 13’ten fazla, 17’den az olmamak.


Sözleşmeli büro personeli (ceza infaz kurumu katipliği) pozisyonlarına yerleşebilmek için; en az lise veya dengi okul mezunu olup, daktilo ya da bilgisayar dersini başarıyla tamamladığını belgelemek veya en son başvuru tarihi itibariyle Millî Eğitim Bakanlığınca onaylı veya kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen kurslar sonucu verilen daktilo ya da bilgisayar sertifikasına sahip olmak.


Sözleşmeli diğer sağlık personeli (sağlık memuru) pozisyonlarına yerleşebilmek için; Meslek liselerinin hemşirelik, toplum sağlığı veya acil tıp teknisyenliği bölümlerinden mezun olmak ya da bu bölümlerin lisans veya önlisans programlarından mezun olmak.


Sözleşmeli destek personeli (şoför) pozisyonlarına yerleşebilmek için; En az lise veya dengi okul mezunu olmak, E sınıfı sürücü belgesine sahip olmak.


Sözleşmeli teknisyen pozisyonlarına yerleşebilmek için; En az meslek liseleri veya teknik liselerin ilgili bölümlerinden mezun olmak, Yerleştirileceği pozisyonun gerektirdiği teknik bilgiye sahip olmak.


Sözleşmeli destek personeli (aşçı ve kaloriferci) pozisyonlarına yerleşebilmek için; En az lise veya dengi okul mezunu olmak, Halk eğitim müdürlüklerinin veya diğer resmî kurum veya kuruluşların ilgili branşta düzenlediği kurslardan mezun olmak veya ilgili branşta sertifika sahibi olmak, gerekmektedir.


Genel şartlar şöyle belirlendi: İnfaz ve koruma memurları için 30 yaşını bitirmemiş olmak(01 Ocak 1985 ve sonrası doğumlu olanlar sınava müracaat edebilecektir.); teknisyen, büro personeli (ceza infaz kurumu kâtibi), diğer sağlık personeli (sağlık memuru), destek personeli (aşçı, kaloriferci, şoför) için ise 35 yaşını bitirmemiş olmak (01 Ocak 1980 ve sonrası doğumlu olanlar sınava müracaat edebilecektir.) Kamu Personeli Seçme Sınavından 70 ve daha yukarı puan almış olma şartı aranacaktır.








HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!