GAZETECİLERLE GÜNDEM 2 GÜNDE 3 KONUK AĞIRLAYACAKLAR..





SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



TEMPO TV’DE her hafta yayınlanan ve iki saat canlı yayınlanan GAZETECİLERLE Gündem’de konuklarıyla birlikte ülke ve dünya gündemini masaya yatırıp, tartışan baba kız gazeteciler Fakir Yılmaz ve Özlem Şeyma Yılmaz bu hafta da önemli isimleri konuk edecekler.


Bu hafta sonu, Cumartesi günü saat: 22.00’da Anadolu Birliği Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İş insanı Aytaç Battal’ı konuk edecek olan gazeteciler pazar günü de saat: 14.00 ila 16.00 arasında İstanbul Beylikdüzü Ardahan İl Dernek Başkanı ve İş insanı Enver Yıldırım ile yönetimini konuk edecek olan gazeteciler aynı gün akşam saat 22.00-24.00 arası SİPKİ-DERNEK Başkanı Menderes Öztürk’ü uydu yayının yanı sıra facebook, twitir, ınstagram ve YoluTube’de canlı yayın yapan ulusal tv TEMPO TV’de konuk edecekler.


 


TİGAD, ‘yeni nesil gazeteciliği’ konuştu..


Haber: Kadir Gürhan


Ardahan Gazeteciler Cemiyetinin de üyesi olduğu Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD), Kayseri’de ‘Yeni Nesil Gazetecilik’ konulu bir konferans düzenledi. Konferansta deneyimli gazeteciler, yeni nesil gazetecilik hakkında tecrübelerini paylaştı. 

Düzenlenen konferansta konuşan TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, internet yasası için hep birlikte ciddi mücadele verdiklerinin altını çizdi. 

Yasa için çok kapılar aşındırdıklarına vurgu yapan Geçgel, “Haklı mücadelemiz meyvesini verdi. TİGAD’ın internet haberciliği yasası için hazırladığı öneriler, Adalet Komisyonu’nda görüşüldü. TİGAD heyeti olarak komisyon çalışmalarına bizzat katıldık. 

13 Ekim 2022’de 7418 sayılı Basın Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun TBMM’de kabul edildi ve 18 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlandı” diye konuştu. Geçgel, “Bundan sonra da internet gazeteciliğinin gelişmesi, saygınlığı ve güvenilirliğinin devamlılığı için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Basın Kanununda yapılan ve internet gazeteciliğini resmen tanıyan değişikliklerle gerekli yasal zemin oluştu” dedi. 

TİGAD öncülüğünde Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Nurcan Çetinsaya Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa; Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, TİGAD İl Temsilcileri ve üniversite öğrencileri katıldı. 

Konferansın moderatörlüğünü Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Vahit İlhan üstlendi. TİGAD Genel Başkan Yardımcısı Erdem Yeşer’in sunuculuğunu yaptığı konferansın başında Atatürk anısına saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklâl Marşı okundu. Ardından açılış konuşmalarına geçildi.

GEÇGEL: YASA İÇİN HEP BİRLİKTE MÜCADELE ETTİK

İlk olarak söz alan TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, TİGAD’ın, dijital medyanın sarmala dönüşen sorunlarının giderek büyüdüğü bir ortamda, 7 Kasım 2019 tarihinde kurulduğunu anımsattı. Dijital medyanın ve internet gazeteciliğinin durumuna dikkat çekmek ve devletin yönetim kademelerini ve karar mekanizmalarını harekete geçirmek için yola çıkan TİGAD’ın internet gazeteciliği için yasal bir düzenleme üzerinde titizlikle çalıştığını vurgulayarak, “Ortaya çıkardığımız taslağı TBMM’de siyasi parti liderlerine ve yetkili hemen tüm makama bizzat götürdük. Çok kapılar aşındırdık. Hep birlikte çok ciddi bir mücadele verdik.” dedi.

“TİGAD, SÜRECE ETKİN BİÇİMDE DAHİL OLAN TEK SİVİL TOPLUM KURULUŞU OLDU”

‘Bu haklı mücadelemiz meyvesini verdi’ diyen Geçgel, konuşmasına şu şekilde devam etti: “TİGAD’ın internet haberciliği yasası için hazırladığı öneriler, Adalet Komisyonu’nda görüşüldü. TİGAD heyeti olarak komisyon çalışmalarına bizzat katıldık. 13 Ekim 2022’de 7418 sayılı Basın Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun TBMM’de kabul edildi ve 18 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlandı. TİGAD, bu sürece etkin biçimde dahil olan tek sivil toplum kuruluşu oldu. İnternet gazeteciliğinin ve internet haberciliğinin resmiyet kazandığı bu önemli aşamada özveriyle emek veren, haklı mücadelemizde yanımızda olan başta tüm TİGAD mensuplarına ve internet gazeteciliği meslek örgütü olarak taleplerimizi içtenlikle dinleyen tüm karar ve yasama yetkililerine TİGAD ailesi adına teşekkür ediyorum.”


Tekin: CHP Genel Başkanlığına Aday Olacağım


CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olup Genel Başkanlığı bırakması durumunda CHP Genel Başkanlığına aday olabileceğini açıklayan Ardahan Göleli CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, son çıkışlarıyla gündemdeki yerini koruyor.


Gürsel Tekin, sadece Türkiye’de değil dünyanın birçok ülkesinden insanların ‘Halkın Otobüsü’ne ilgi gösterdiğini belirterek “Japon, Fransız ve Alman bir gazeteci bize eşlik edip, çalışmalarımıza baktı. Son çalışmamız bir Fransız gazetesinde haber olduktan sonra Amerika’da önemli bir üniversitenin rektörü 20 kişilik misafiriyle bizi ziyaret etti” dedi.


CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olup genel başkanlığı bırakması durumunda CHP genel başkanlığına aday olabileceğini açıklayan CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, son çıkışlarıyla gündemdeki yerini koruyor.


‘Halkın Otobüsü’ adını verdiği seçim otobüsüyle İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor. Tekin, “Japon, Fransız ve Alman bir gazeteci bize eşlik edip, çalışmalarımıza baktı. Son çalışmamız bir Fransız gazetesinde haber olduktan sonra Amerika’da önemli bir üniversitenin rektörü 20 kişilik misafiriyle bizi ziyaret etti” ifadelerini kullandı.


‘BİZE SAHİP ÇIKIN’


Gürsel Tekin, bir vatandaş ile arasında geçen sohbette “Siyasilerden ne istiyorsunuz?” sorusunu yönelttikten sonra “Sizden bize sahip çıkmanızı istiyoruz ki biz de size sahip çıkalım” yanıtını aldı. Ardından Tekin, “İktidarın ve düzenin değişmesi lazım. Hep beraber bu düzeni değiştireceğiz. Önümüze sandık geldiği zaman bu ülkenin evlatlarını iktidar edeceğiz. Yolsuzluk olmayacak, arsızlık olmayacak” dedi.


Alt yapı çalışması var denen


Başta Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof’ta olmak üzere kent genelinde yaşanan su kesintileri vatandaşı bıktırdı.

Doğalgaz ve Elektirik hatlarının yer altına alınma çalışmalarının devam ettiği Posof gibi Ardahan merkez ve diğer ilçelerde sıkça yaşanan su kesintileri dolaysıyla bir hayli zorda kaldıklarını beleirten vatandaşlar kara kış öncesi hala çözüm bekleyen bu önemli sorunun çözülmesini bekleniyor.

Posof gibi Göle başta olmak üzere kent merkezlerinde yıllardır çözüm bekleyen içme suyu sorunu Ardahan’ın bir çok köyünde de yaşanmakta.

Kış öncesi bu sorunun çözülmesini bekleyen vatandaşlar omuzluk ve merkeplerle taşıdıkları sularla banyo dahil su ihtiyaçlarını gidermeye çalışmaktalar.




BİR ARDAHANLI YAZISI..


Gazeteci kızım Özlem Şeyma Yîlmaz ile birlikte hazırlayıp, TEMPO TV’de canlı olarak sunduğumuz ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programın hazırlanması, bölgenin ilk e-gazetesinin ulusallık manşetlerinin 7 sütuna çekilmesi, yerel gazetemize haber ve yorumları yazma telaşı, yeni dergi hazırlığı, youTube kanalımız YouTube ArdahanTV’ye görüntülü haberlerin yüklenmesi, Amerika dahil dünyanın her tarafından aranıp, ‘haber yap’ denilmesi, gelen mesajlara cevap verilmesi, paylaşımlar ve mega gecekondu İstanbul trafiği..

Yetmedi Ardahan, Kocaeli, Bursa, Adapazarı, Trakya’daki görüşmeler..

Ve bu yoğunluk içinde ülke, dünya gündeminden kopmamaya, her an güncellenen suni gündemi takip edip, yorumlama ve haberleştirme telaşıyla biten bir hafta daha..

Hem de iç dünyamda kaynayanları anlatan cumartesi yazılarını duygularını bastırıp, erteleme stresi..

Tam bunlar bitti derken gazetemizin grafiği yetmez haber ve baskısıyla, dağıtımıyla ilgilenen Baran’ın, ‘Abi baskıya gireceğiz. Matbaa çok soğumadan yazını atarmısın..’ deyişi..

Evet, bir günümün kısa bir hikayesi ve geride kalanlar, çekip, gidenler gibi hergün biraz daha beni yoran geride kalan bir haftanın özeti bu derken gelen bir mesaj beni kendime getirip, yorgunluğumu alıyor adeta..

Çünkü whatsapp’tan gelen mesaja baktığımda, ‘Al yorgun gazeteci günün yorumuna benim de katkım olsun’ diyor gibiydi..

Kamu görevlisi olduğundan ‘adımı verme ama al bu yazıyı kendi köşende kendi imzanla yayınla abi..’ diyen dostumun imdadıma yetişen yazısını okuduğumda beni ne kadar yakından takip edip, adeta benim anlatacaklarımı, 35 yıldır anlattıklarımın özetlendiğini görünce gülümsüyor ve adını sakladığım ama yazısını alıp, kendisine teşekkür ediyorum.


 


Ve alın size sadece ben değil, aslında her Ardahalının Ardahan’ı, kobuğ yemiş Ardahanlıları bu kadar güzel anlatan bir yazıyı yazacağının kanıtı olan o yazı;


“Aras’ı ayırdılar

Kum ile doldurdular;

Ben senden ayrılmazdım

Zor ile ayırdılar..

Ardahan’dayım. 

Size iyilik olsun diye bu sefer uçakla değil, otobüsle gideyim İstanbul’a. Hem

yazımızda uzun olur. Zaten yollar kar kış kıyamet. Gözlerimi biraz kapatayım… Uykum geliyor.

Arda Türklerinin olduğu çadır kurduğu, Oğuz boylarından gelen Ahıska Türkleri, Avşar

aşiretleri, olağanüstü milyonlarca kıl çadırlar. Koçerler. Redkan aşiretleri.. 

Terekemeler, Kürtler,

Gürcü, Çerkez, Tat ve Poşalar… 

Bu devasa nüfusu Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan, Osmanlı

Devleti tarafından 1595 yılında, hazine gelirlerini tespit etmek amacıyla, Gürcistan’dan ele geçirilmiş

toprakların tahririyle oluşturulmuş mufassal defterinden anlıyoruz. Neyi? 

Aradahan’ın demografik

yapısını.

Bu gün geldiğimiz noktada ise her yıl en az 2 bini aşkın kişinin göç ettiği bugünkü 98.000 nüfuslu sürekli göç veren ve eriyen sosyolojiyi

demografiyi gördükçe içim kan ağlıyor. 

O kadar sıkıldım o kadar sıkıldım ki. 

Yani son ticaret odası

seçiminden tutun baro seçimlerine, 3 başkanı birbirini jurnallayan esobb’u, cep, tabela dernekleri ve onların üst kurumu diye kendilerini yatıran federasyonlarının KAI’nin gölgesinden kurtulamayışlarını tutun, kaz gecelerine, buradaki herşeyi bizim ünlü, ünsüz gazeteciler gibi al, kes kopyala

yapıştırla gidişatları.. 

Herkes kendine göre adam, vatan kurtarıcısı ama kimse kimseyi sevmiyor.. Bir araya gelmiyor..

Memlekette

ise çeper dibindeki dedikodu almış başını gitmiş, altyapı sorunları bitmemiş. Tapu yok, imar yok, iskan yok, istihdam

yok, işsizlik çok..

Ve biraz daha kenar mahallelere kaydığınızda karton ile pencere kapatmışlar, üzerine koli bandı, pesari yani hayvan boku kerme

yakıyorlar, ısınmak için…

Gelin de halimizi görün. Sahte bal, sahte para, sahte insan, çantacı, sahte vekil, hatta başkan, başkanlar.. 

Yani her ne ararsan var. Ve bendeki bu dilekler ve istekler oldukça Ardahan’da ise bu kadar vurdumduymazlık had

seviyede iken hiçbir şeyi değiştiremeyiz duygusunun gün geçtikçe kabul görürür gibi olması..

Ha bu arada üç gümrüğüne, tren yoluna dışı kalaylı, içi vayvaylı teneke antrepolu, kanopiyi durağı hala

kurmamışlar…

Neyse gelin size çok eski zamandan bir hikaye anlatayım. Herkes çaylarını alsın. Sobanın arkasına

geçsin. Ve beni dinlesin.. 

Bir gün heybetli şanı büyük, büyük şilfeler asılı atkısı, başında kalpağı, çok

eski zamanlardan çıkmış gelmiş, pos bıyıklı babayiğit, üzerindeki paltosunda bir karış kar olan şanı büyük Yusuf Ağa hastalanmış. Yatağa düşmüş. 

Ama o hasta haliyle bile yatağından kalkıp bahçeye gider, bahçenin sonunda dikenlerin kenarına yemek bırakırmış, yılan gelir, yemeği alır, yemek karşılığında kendisine bir altın

verirmiş. 

Yusuf ağa da her gün bir altını alırmış. 

Fakat gel zaman git zaman Yusuf ağa çok

hastalanmış, yataktan çıkamaz olmuş ve oğluna demiş ki; ‘Oğlum her akşam anandan bir kap yemek al, bahçeye götür, dikenin kenarına koy, yılan gelecek, sakın korkmayasın, yılan yemeği aldığında ise oda sana bir altın verecek, yemeğini

alacak, yılana da zarar vermeyesin sakın. Tamam mı?

-Oğul: Eri. Tamam -Baba.

“Paniği geçtin mi, Bayramoğlu!

Bayramoğlu; Bayramoğlu!

Bayramoğlundan öte köy var mı? “

“-Gelimli dünya gidimli dünya. Sen selam söyle yeter ki! köy çok, köy çok!..”

Karac’oğlan yavuz ata binerdi, üstümüzde avcı kuşlar dönerdi

Ha deyince, beş yüz atlı sünerdi, akça ceranları kovanlar hani? “

Geçmiş zaman. Bir gün, o iki gün, üç gün..

 Oğul her gün bir kap yemek götürür bahçeye karşılığında bir altın alır. 

Ve bir gün oğlu demiş ki, ‘böyle olmaz, ben şu hançeri alayım, yılana niye her gün yemek

vereyim? Yuvasını bulurum, yılanı öldürürüm, bütün altınları alırım.’ diye..

Düşünmüş. Kalkmış bir kap yemek ve hançeri almış. 

Annesi yapma oğul demişsede ne fayda..

Yinede son umut diyerek oğlunu kolundan tutmuş. 

Guruooo neke, etme, eleme desede nafile.. Oğul anasına kızarak; Ana berde… bırak… 

Ve bahçeye gitmiş.yemeği bırakmış, yılan gelmiş bir altın bırakmış, ikiside her zamanki gibi değiş tokuş yapmışlar. Ama bu kez Yılan yuvasına dönerken Oğul hançeri çıkarıp, yılana vurmaya çalışırken, yılan farketmiş son anda canını kurtarsada oğul yılanın kuyruğunu kesmiş.. Yılan da acı içinde dönüp oğulu

Sokmuş ve oğul ölmüş…

Gel zaman git zaman Yusuf ağa fakirleşmiş, durumu çok fukara, perperişan olmuş,  binlerce inekten bir tek inek kalmış.

İyileşmiş,kalkmış, tekrar bir kap yemek almış, bahçeye gitmiş, dikenin kenarına yemek bırakmış, yılan gelmiş. 

Demiş ki; ‘Gardaş gel eskisi gibi olalım. Ben sana hergün bir kap

yemek vereyim, sen de hergün bana bir altın veresin olur mu?’ demiş..

Yılan: ‘Ağam ben deki bu kuyruk acısı

sende de bu evlat acısı oldukça biz eskisi gibi olamayız..’ demiş..

Bir ses duydum.

-Fakir abi uyan Esenler otogarına geldik.

– Uyandım. Muavin çocuğa sordum.

– Yusuf Ağa’nın evi nerededir?

Muavin:

– Fakir abi sen hangi ağayı soruyorsun?. -Burası İstanbul. Burada herkes ağa..

Ya kuyruk acısı çeken Yılan!..

Evet, bugünkü yazım bu, hikayeside bu..


Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 12/10/2016 tarihli haber


Eski Müdür Tutuklandı..


İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla 8 Ekim’de gözaltına alınan ve aynı zamanda Ardahan eski il emniyet müdürü olan Oktay Bulduk, Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde işlemlerinin tamamlanması ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.


Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) yönelik sürdürülen operasyonlar kapsamındaİstanbul‘da yakalanan eski İstanbul emniyet müdür yardımcısı Oktay Bulduk tutuklandı.



İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla 8 Ekim’de gözaltına alınan ve aynı zamanda Ardahan eski il emniyet müdürü olan Oktay BuldukVatan Caddesi‘ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü‘nde işlemlerinin tamamlanması ardından İstanbul Adliyesi‘ne sevk edildi.



Bulduk Nöbetçi İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimi Necmettin Kafalı tarafından sorgulandı. Bylock kullanıcısı çıkan Oktay Bulduk tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Bu arada Oktay Bulduk‘un İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Selam Tevhid’de kumpas soruşturması kapsamında gözaltına alınıp adli kontrol ile serbest bırakıldığı öğrenildi.



Bulduk, 17-25 Aralık girişimi ardından Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü‘nden merkeze alınmıştı.
**15 TEMMUZ’DA ARDAHAN’DA NELER YAŞANDI?


DARBE’YE İLK TEPKİ ARDAHAN’DAN!


*HALK CADDEYE İNİNCE, ASKER CADDEDE ÇEKİLDİ..


**17/07/2016 Tarihli Haber..


Ülke genelinde yaşanan darbeye Ardahan’da da tepkiyle karşılandı. 


İlk şoku atlatan Ardahanlılar darbe yapılmak istendiğini anlayıp, önce caddelerden çekilip, hızla evlerine geçtikleri görülürken daha sonra başta Ardahan Belediye Başkanının olmak üzere ‘Caddeler çıkın’ çağrısı ardından Kongre caddesinde bir araya geldiler.


**CAMİLERDE ANONS YAPILDI..


Cuma akşam saatlerinde İstanbul’da ki boğaz köprülerinin kapatılmasıyla başlayan daha sonra yurt genelinde caddeye inen askeri hareketlilikle devam eden darbe girişiminin ilk şokunun atlatılmasıyla caddeler dökülen Ardahanlılar camilerde yapılan çağrıların eşliğinde kısa sürede Kongre caddesinde toplanarak, İl Emniyet Müdürlüğüne doğru yürüdüler.


**GAZETECİ YAŞANANLARI ANINDA KAMUOYUNA DUYURUP,


DARBEYE KARŞI GELİNMESİ GEREKTİĞİNE İŞARET ETTİ..


İstanbul’dan sonra Ankara’da hissedilmeye başlanan darbe girişiminin hemen akabinde Ardahan’da yaşananları cep telefonu aracılığı ile anında kamuoyuna duyuran Gazeteci Fakir Yılmaz darbenin ilk dakikalarında ele aldığı, ‘Darbeye Hayır’ başlıklı yazısı ardından Ardahan’da yaşanan her hareketi twitter, facebook ve instrgam aracılığı ile okurlarına ulaştırdı.


**POLİS KARAKOLA ÇEKİLİP, KARARTMA YAPTI..


Ülke genelinde sıcak saatlere neden olan darbe girişiminin ilk saatlerinde birçok kurum gibi şoka giren Ardahan İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı binaların karartıldığı görülürken, İl Jandarma’da yaşanan hareketlilik caddelerde görülmedi.

Darbeciler ile birlikte olduğu ve darbe haberlerinden yaklaşık 40 dakika sonra emrinde ki askerleri caddeye döken Tugay’da ise gece boyunca hiç bir hareketliliğin olmaması dikkatlerden kaçmadı.


**İLK SİYASİ AÇIKLAMA CHP MİLLETVEKİLLİNDEN GELDİ..


Darbenin yapıldığı saatlerde babasının ölümü dolaysıyla Hanak’ta olan Ardahan Belediye Başkanı ile Gazeteci Fakir Yılmaz’ın telefon görüşmesi halkın caddelere çağrılmasında önemli rol oynarken, darbenin yaşandığı saatlerde ilk siyasi açıklama CHP Ardahan Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz’dan geldi.


**AKP Zulmüne Karşı Olsakta Darbeye Karşıyız..


Darbeye teşebbüsün devam ettiği saatlerde, 17 Özel Hareket polisinin helikopterle açılan ateşle şehit olmasıyla süren olaylar ardından ‘AKP Zulmüne Karşı Olsakta Darbeye Karşıyız’ şeklinde ilk açıklamayı yapan CHP Ardahan Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz yaparken, AKP Milletvekili bir gün sonra ortaya çıkıp, kendisine yakın bir facebook sayfasında darbeye karşı olduğunu açıkladı.

AK Parti İl başkanı Av. Yusuf Demirci ve AK Partililerin yanı sıra MHP’lilerin, CHP’lilerin ve HDP’lilerin siyasi görüş ayrımı yapmaksızın toplandığı Kongre caddesi üzerinde bulunan evlerde oturanların gelişmeleri balkondan izlemeyi tercih ettiği o dakikalarda diğer parti ve il başkanları ve de yöneticilerinin ortada olmaması dikkatlerden kaçmadı.                            www.kuzeyanadolugazetesi.com 


 


​DARBE Mİ? ‘ÖLÜMÜ GÖSTER, SITMAYA RAZI ET’ Mİ?


Biz solcuların nerede duracağına karar veremediği bir süreçte adına darbe denilen ama hiçte darbeye benzemediği ileri sürülen olayların gölgesinde kalan Kürt sorunu, bozuk ekonomi gibi onca sorunda bir anda unutuldu gibi..


Halbuki; Bu sorunların başında gelenlerin, komutanı ve 12 üst düzey askerinin tutuklandığı, ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da onca hakim ve savcının gözaltına alındığı şu günlerde Ardahan Tugay Komutanlığının önünde ki yol ve Ardahan’ın kent içi yolları gibi köy ve yayla yollarıdır’ desem, ‘Yolların ve de sorunların zamanı mı kardeşim’ diyenler olacak..


Olmayan demokrasiye bile razı olduğumuz bir süreçte ‘ihtilal oluyor?’ korkusuyla askerin başını kesenlerle birlikte sokaklara fırlayıp, askeri, tankı ve panzerleri geri püskürtmek için bağırtılmak zorunda kalan bizlerin darbedense yolları yapmayan, onca haksızlık, hırsızlık, usulsüzlüklere rağmen hala iktidar da bulunanlara razı olmamız acaba neden?


Bilemiyorum ama kör, topal da olsa yine bir darbe Anayasası olan Anayasanın sözde demokrasisine razı edildiğimiz bir süreci yaşamanın sıkıntısı içinde o çok beklediğimiz gerçek demokrasi için mi, yoksa ‘Her şeye rağmen 15 yıla yakındır iktidarda olan ama ‘Çalıyorsak, yol yapıyoruz’ diyenlerin bu yönetimi darbeciden iyidir’ diyerek mi kendimizi mi kandırıyoruz anlamış değilim..


Ekonomiyi kredi kartlarına, bankalara teslim etmiş, mevcuda şükür ettiğimiz, ‘aman şu anki halimiz yine iyi’ dediğimiz, dedirtildiğimiz, Güneydoğuda ki devam eden iç çatışmaları görmek istemediğimiz, 7 Haziran’ın halk iradesi sayılmadığını, darbeye benzeyen zorla yaptırılan 1 Kasım’la iktidarlarını sağlamlaştıranların ‘darbe oyunu mu?’ dediğimiz şu süreçte gerçek gündemi unutturan, sorunları gölgeleyen, sınır içinde ki gibi sınır dışında ki moral bozukluğunu öteleten şu günlerde itiraf etmek gerekirse bizler de nerede duracağımızı şaşırmış durumdayız..


Kafaların karşık, yapılanın darbe mi, darbe oyunumu olduğunun tartışıldığı şu günlerde şehir içi yolları olduğu gibi köy ve yayla yollarını yazmak daha mı iyi bilemiyorum ama sanki darbe denilen şu bir kaç günkü olayın perde arkasında birilerinin başkanlığın önünde ki engelleri temizlemek için iyi bir fırsat yakalamış gibi..


Ve Gezi olaylarında olduğu gibi bizlerin nerede duracağımıza bir türlü karar veremediğimiz şu günlerde atı alanın başkanlığıda kaparak, onarımı bir türlü bitmeyen yollar gibi onca iş gibi Ardahan’ın eski, Rus köprüsünü geçti gibi..


Çünkü şu iki günde iki tank, bir helikopterle darbeye kalkıştıkları ileri sürülenler 24 saat içinde 6 bin kişinin göz altına alınıp, tutuklanmasının yolunu açmış yani birilerinin 7 Haziran’dan sonra eksik kalan darbeyi tamamlamaya çalıştığını sanki göremiyor, anlayamıyoruz gibi..


Kısacası sanki bu iş; ‘Ölümü göster, Sıtmaya razı et’ gibi bir şey mi oldu?..