Gerçek Doğalgaz Tezek Yakacak!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



BTC/Botaş ve Tanap Petrol/Doğalgaz Boru hatlarının geçmesine karşın başta Posof ilçesi olmak üzere Hanak, Damal, Çıldır ilçelerinin doğalgazsız olduğu Ardahan’da kesimine başlanan tezek yaklaşak kış öncesi yeniden gözde yakacak olacak.

Uzun kış günlerine şimdiden hazırlanan Ardahan merkez ve kırsal kesimlerinde yaşayan vatandaşların vazgeçilmez kışlık yakacağı olan KERMELERİN toplanması için kesim işlemleri başlandı. 

Besledikleri hayvanların dışkılarını bir alanda toplayan köylüler, belirli bir kalınlığa ulaşmasıyla birlikte tezeği küreklerle keserek kalıplar halinde istif edip kurutularak kışın soba ve tandırda kullanıyorlar. 

Basma kesimine başlayan ve elde ettikleri doğal yakacakları olan tezekleri kurutmaya bırakan Ardahan yaklaşan kış öncesi yakacaklarının yanı sıra diğer kışlık öncesinin hazırlıklarına da şimdiden başladılar. 

Hayvancılıkla uğraşan köylüler, ‘Yakacaklarımızı şimdiden hazırlıyoruz. Ardahan’da kış şartlarında ısınma sıkıntımızı gidermek için tezek yakıyoruz. Son günlerde köy genelinde tezek kesimi telaşı başladı. Daha havalar sıcak iken tezeklerin kesilip hazırlanması gerekiyor. Daha sonrada yağmurlar başlamadan tezeklerin toplatılması gerekir. Bunu için kış hazırlıklarına şimdiden başladık’ dediler.



HAYVANA TAPMAK!..


 


Pakistan’la düşman edilip, bölgenin güçlü ülkesi olmasının önüne engel koyan silah tüccarlarının ülke içindeki mezhepleri de karıştırarak iç barışı sağlayamayan Hindistan’ın etini yemedikleri hayvanı yani ineği kutsal saydıklarını sanırım sizlerde biliyorsunuzdur.


Ancak sadece Hindular için kutsal olan ineğin yani ‘Birinci gelir kaynağımız’ denen memleketim Ardahan’ın da aralarında olduğu Doğu’da ve diğer birçok bölgede hayvanların sadece Hindistan’da değil, tapılmasa da eti yenen hayvanı baş tacı edip, kendisinden daha önemli gören bir toplumumuz olduğunu da bilelim.


Bunun en güzel anlatan örnek ünlü çapkınımız şiir ustası, yazar Nazım Hikmet’in “soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlarımız” dizeleridir…


Evet yıllardır atadan dededen kalma yöntemlerle hayvancılık yaparak kalkınacaklarını sanan ancak baktıkları hayvanlarının barındığı ahırların üstünü örten gontların (tomrukların) çürüyüp taşıyamadığı sal ve kara toprağın altında kalması gibi hayvancılıkta ilerleyemediğimizden bölgenin tümü de geri kalmıştır.


Hayvana tapma olarak değerlendirilebilir bu durum. Burnumuzun dibine kadar gelen imkan ve fırsatları görmemizi de engellemiştir.


Bunun en bariz örneği 3. büyük gümrük kapısı sayılan Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı, eski adı Tskarostavi olan Gürcüce iki kelimeden (წყარო: “pınar” ve თავი: “baş”) oluşan ve “pınar başı” anlamına gelen Öncül köyü meraları içinde bulunan Aktaş Gümrük Kapısından bir türlü istenen şekilde faydalanamamamızdır.


Önümüzdeki ay yapılacak olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının mevcut başkanı 70 bin lira verip, bir yakınına çıkarttırdığı “Ardahan Masalları” kitabında ‘gökten üç elma düşmüş’ dese de elmanın alma adını taşıdığı bölgenin Çukurova’sı Kurtkale’ye giden altında Kura nehri akan köprüsü bir türlü yapılmayan yolun üzerinde bulunan Öncül köyünün adını firmasına isim olarak koyan bol üniversite diplomalı iş kadını Necla Cömert ile sohbet ederken köyünün meyve ve sebze merkezi olduğunu değil İl, İlçe Tarım Müdürlükleri köylülerinin bile fark edemediği, Japonların Japonya’dan kalkıp buraya kadar geldiğini ve Öncül köyüne örnek seralar kurduklarını ama köylülerinin bu faydalı örnekten de yararlanamadığını anlattığında şok olmuştum.



Zira birçok kez ziyaret ettiğim sırada gördüğüm o seraların Osmanlı kayıtlarında Zğarostav (زغارستاو) olarak adı geçen Öncül köylülerce değil, Japonlar tarafından yapıldığını öğreniyordum.


Ve bir zamanlar yani Osmanlı tarihlerinde Tskarostavi, Çıldır livasında, Zğarostav adıyla Kenarbel nahiyesine bağlı bu köyde iki adet keten tohumu yağı çıkaran bezirhane olduğunu yazan tarihli o köye gidip, geldikten sonra yaptığım haberime ‘Sera köyü’ adını verdiğimi ama köyün ve köylülerinin burunlarının dibinden geçen gümrük kapısının değerini bilmedikleri gibi köylerinde yetişen meyveleri değil Ardahan ya da Çıldır halk pazarına mesai almak için gündüz işleri ağır alan gümrük memurları yüzünden ithalat, ihracatın sıfır denecek kadar az olan Aktaş’ın önünde oluşan tır kuyruğunu oluşturan şoförlere dahi satmadıklarını hatırlıyor, köylünün, bölge insanının neden bu kadar tembel, üretken, proje üretemeyenler olduğumuzu düşünüyordum.


Ve dönüp, bana eliyle çay getiren ve makamının arkasında çerçeveler içindeki diplomalarla 4-5 üniversiteyi bitirmiş olduğunu anlatan, kamuda olduğu gibi iş hayatında başarılara imza atan Öncül köylü hanıma dönüyordum.


Çünkü bir zamanlar ortasında (fotoğrafta görülen) Gelati Kilisesi’nden biraz daha küçük, ama ona benzeyen bir kilisesi de olan ve o kilisedeki duvar resimleri uzun süre korunsa da daha sonra birçok hazine gibi bir anda yok olan bol resimli kilisesi harabeye dönen müzesi olmayan Ardahan’a bağlı Öncül köylü Nejla hanıma sorup, birlikte bu soruya cevap arıyorduk.


Ve merak ettiğimiz soruya Necla hanımın konuşması arasında geçirdiği ve bu yazıma da başlık olan ‘sanırım biz hayvanlarımızı seviyoruz hem de taparcasına ve ondan medet umuyoruz’ diyerek kendisi veriyor gibiydi.


Evet maalesef kendiliğinden biten otları bile biçmeyi beceremeyenler sonra da ‘kuraklık var’ deyip köylerinin karşısındaki ülkeden, Gürcistan’dan saman ithal eden bir anlayışla hayvancılıktan başka bir şey bilmezsek adım gibi bölgem, ülkem hep fakirliği yaşar ve yaşayacak gibide…




arşiv haber 17/01/2017 tarihli haberler/yorum


ARDAHAN/ARTVİN YOLUNDA HEYELAN!


Ardahan-Artvin Karayolunda Heyelan: Yol Ulaşıma Kapandı..


Ardahan-Artvin karayolu, heyelan nedeniyle ulaşıma kapandı.

Ardahan-Artvin karayolunun 22’nci kilometresi Laşet mevkisinde heyelan meydana geldi. Yolun ulaşıma kapanması üzerine yaklaşık 1 kilometrelik araç kuyruğu oluştu. Yolda kalan araç sürücüleri ve yolcular yolun trafiğe açılmasını bekledi.

Karayolları ekipleri yolun ulaşma açılması için çalışma başlattı.
 


**TIR’DA ARDAHAN’DA YOL KAPATTI..


Ardahan çevre yolunda buz tutan yolda dönmeye çalışırken kayan tır yolu ulaşıma kapattı.


Edinilen bilgiye göre, Ardahan çevre yolu su deposu mevkiinde dönmeye çalışan 06 FR 448 plakalı tır kayarak yol kenarındaki kara saplandı. Bu sırada diğer araçlar yol kenarından geçmek zorunda kaldı. Sürücüler uzun süre tırın kurtarılması için yetkililerin gelmesini bekledi.


Sürücülerden Fırat Avşar, “Ardahan çevre yolu ve yol ortasında dönerken tırı kaydırarak yolu kapatıyor. Yaklaşık bir saattir bekleyen tıra herhangi bir görevli gelerek yardım yapmıyor. Çevre yolu tamamen kapalı ve her türlü kazaya açık ve her iki taraftan da gelen araçların kaza yapma riski fazla ve kaza yapabilir” dedi.


İktidara oy verin hizmet gelsin diyenler


**ARAÇ SAHİPLERİ 6 YILDIR 

YOLLARI YAPAMAYAN İKTİDARA YİNE OY VERECEK Mİ?


*22/04/2015 Tarihli Haber


Yeni bir seçimin daha yaklaştığı ve ‘İktidara oy verin, hizmet gelsin’ denildiği bir süreçte olağanüstü bozuk yollar da araçları hurdaya dönen araç sürücüleri isyanda..

Eriyen kar suları ile birlikte iyiden iyiye bozulan yolların yapılmasından vazgeçen onarımına razı olan araç sahipleri, kent içi yolları gibi şehirler arası ve köy yollarının olağanüstü bozuk olması karşısında tepki gösterecekleri bir kurum bulamadıklarından yakınmaktalar.

Araç sahipleri ve sürücüleri, belediyeler, kara yolları ve il özel idarenin nerede olduklarını merak ederlerken, ‘İktidara oy verin, hizmet gelsin’ diyerek şu günlerde seçmenden oy isteyen iktidar belediyeleri, milletvekilinin de bu yollardan gelip, geçmelerine karşın neden yolları yaptırmadıklarını sormaktalar.



Hayır’a Evet İnadı..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 

Yarından itibaren ikinci tur görüşmeleri gerçekleşecek olan Anaysa değişikliğinin referanduma doğru gittiği ülkemde halkım hayatını etkileyecek olan gelişmelerden bi habersiz Reina katilinin yakalanmasını alkışlıyor..

Birilerinin koyduğunu bulduğu adli bir gelişmeyi hayatının ve bundan sonra ki yaşamının yönünü belirleyecek olan gelişmeden daha çok önemseyip, arkasında Fenerbahçe, Galatasaray yada Beşiktaş Spor’un durumunu kendi halinden daha çok düşünen halkım büyük ihtimalle Nisan ayının ilk haftasında önüne gelecek olan referandum sandığının başına da içeriğini bilmediği, okumadığı anayasaya evet diyecek gibi.. Çünkü bunu bilinçli yapmaktansa beni de alerji eden ‘Hayır’ cıların başını çeken CHP’nin ve de neden ‘Hayır’ dediği bir türlü anlaşılmayan HDP’nin tutumundan dolay yapacak gibi..

HDP’nin ‘Hayır’ deyip, AKP’nin kendisiyle birlikte yapmayı düşündüğü Anayasa değişikliğini MHP’ye kaptırması, CHP’nin ise bir taraftan kaçak dediği diğer taraftan koşa koşa gittiği saray politikasını görüp, izleyenler ‘Hayır’ diyen CHP’ye inat içeriğini çokta bilmediği anayasa değişikliğine CHP ve HDP’nin inadına ‘Evet’ diyecek gibi..

Çünkü her iki partide anayasa değişikliğine ne diyeceğini tabanına sormadan politika ürettiğini düşünen halkım bunlara inat ‘Evet’ diyeceğim diyor..


Maalesef benim gördüğüm bu..


**Özgürce yazmak..


Ulusal gazetelerin ve televizyonların bile özgürce yazmak ve yayınlamak istediği ancak gerek hükumet, gerekse mahalle baskısı sonucu onca haberi yazamadığı bir ülke de yazılması gerekeni bedelini ödeyerek, çekinmeden yazan, yazdığının altına cesurca imzasını koyan ve yazdıktan sonra ‘ele oldu, bele oldu’ demeden, haberi yada yorumu kaldırmadan, silmeden haberlerinin arkasında duran bir ekibin başında olan bir gazeteci olarak bu gazetemizde, bu köşemizde yazmaya devam edeceğim..

Günlük bir gazete almadan gazete ve gazetecileri ‘Satılık Basın’ suçlamasıyla suçlayan bir topluma rağmen 30 yıla aşkındır kesintisiz gazete çıkaran, yazan bir gazeteci olarak yazmaya, yazdıklarımız yayınlamaya devam edeceğimiz bir süreçte birleşime, bir olmaya ve birlikte diri olmaya da istenen katkıyı sunmaya devam edeceğim..

Benim olsun, tek olsun, bir gözüm olsun onun olmasın diyenlere inan hepimizin olsun, birlikte olsun anlayışıyla bugüne kadar bir çok insanı gazeteci yapan, gazete çıkarmasına destek olan biri olarak bugün yaşanan birlikteliğe de evet diyerek destek olmanın hazzıyla ‘Haydi Hayırlısı’ deyip, yazmaya, gazete çıkarmaya devam ederken, bugüne kadar, bundan sonra da daha özgürce yazacağımız dan kimsenin şüphesi ve korkusu olmasın sakın..