Göle'de Eğitime Başlayan Gazeteci Kansere Yenildi..

Gazeteci Tülay Karabağ Üçler meme kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yumdu.


Karabağ, 17 yıllık kanserle mücadele sürecini kaleme aldığı “Kanser Bana da Yakışmadı” isimli kitap yazmış, 16 Ağustos 2016 tarihinde “www.ntv.com.tr” sitesinde yayımlanan “Yüzü Olmayan Kadın” başlıklı röportajıyla Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülü’ne (TGC) layık görülmüştü.


Evli olan Karabağ’ın cenazesi, yarın İzmit Kartepe Uzunbey Mezarlığı’nda toprağa verilecek.


Tülay Karabağ, 1969 yılında Kars’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Göle Atatürk İlkokulu ve Göle 100. Yıl Lisesi’nde tamamladı. 1988 yılında Ağrı Sağlık Meslek Lisesi’ni bitirdi.


1993 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini “Popüler Kültür Açısından Radyo Televizyon Programcılığı” adlı teziyle aynı üniversitede tamamladı. Sekiz yıl Star TV’de yardımcı yönetmen, program yapımcısı, haber prodüktörü ve muhabir olarak görev yaptı.


2000 yılında NTV’de haber programı prodüktörlüğüne başlayan ve 2006 yılından beri de “ntv.com.tr” sağlık editörü olarak görev yapan Karabağ, çeşitli kurum, kuruluş ve derneklerden ödüllere layık görüldü.



Ne kazandık, Ne kaybettik?! 


 


Halk TV’de yayınlanan ‘Görkemli Hatıralar’ adlı programı izlerken dinlemekten büyük haz aldığım Selda Bağcan’ın ‘Yaz Gazeteci’ adlı adlı türküsünü eşliğinde yazımı yazmaya hazırlandığım bir sırada dolaştığım sanalda bir arkadaşımın, hemde 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gününde attığı twit kısa ama çok anlamlı mesajı okuyunca bir an durup, bu mesajın anlamını, anlatmak istediğini uzun, uzun ölçüp, biçtim.. 


Çünkü, Çin’de ortaya çıkıp, tüm dünyayı etkisi altına alan ve resmi olarak 11 Mart’ta ülkemizde de olduğu açıklanan ama 19/02/2020 Şubat tarihinde Başkan Erdoğan’ın memleketi, Ardahan-Artvin Hava alanı projesinin denizinin ortasına kaydırıldığı Rize’de ortaya çıktığını bir belge ile kanıtladığımız Covit virüsü şu günlerde ne kadar değerli ve her geçen saniyede azalıp, geride kalan ömür boyunca neler kaybettiğimizi düşündüren o mesajı atan arkadaşım, dostum, tanımakla mutluluk duyduğum insanın içinde bulunduğu atmosferin aslında hepimizi sardığının farkında olmadan hepimiz yaşadığımızı sanıp, ayakta gezen zombi ölüler olduğumuzu da hatırlatır gibi..


Çünkü, ‘Ömrümüz azaldığında, Kaydedecek ne çok şeyimiz oluyor?.. ‘ sorusu aslında o ömür denen süreçte yani hayatta kaybettiklerimizi saymaya bile zaman olmadığını da anlıyoruz..


Ama başta 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü denen günde ve diğer sözde gazeteciler gününde hatırlanan biz gazetecilerin kaybettiklerini saymak istiyorum, belki yazdıklarımızı okumadan beğenen, eleştiri ya da övgü diye iki satır yazmaya erinen okurun anlamadığı bizleri biz gazeteciler anlarız diye..



52’yi bulan yaşın 40  yılı yazmakla geçen ömür boyunca kaybedilenlerin başında Ape Musa, Göktepe, Abdi İpekçiler belkide özgür olması için mücadele verilen bu ülkenin kuruluşuna ilk mermiyi atan İzmirli Gazeteci Hasan Tahsin’leri ya da iki üyesinin açlık grevinde öldüğü Grup yorumları, sürgünde, gurbette hayata göz yuman Mavi gözlü Nazım’ı, Kürtçe şarkı söyleyeceğim diyen ama çoğu devrimci, solcu, ulusalcı diye bilinenlerce ‘Şerefsiz’ manşetleri atılıp, sürgün edilen Ahmet Kaya’ları, sürgünde kaybettiğimiz gibi kendimiz de hiç bulamadığımızı anlarız diye..


Evet, ‘Ömrümüz azaldığında, Kaydedecek ne çok şeyimiz oluyor?..’ mesajının ne anlattığını düşünürsek eğer bu ülkenin hatta bu dünyanın bu hallerde olmasına aslında bizler, toplum aydınları diye bilinenlerce bu hale getirildiğini anlatmıyor mu? Bilmem ama sanki suçlu olanlar yine bizler, gazetecileriz.. 


Çünkü düşünceler, fikirler bir olmazsa da hepimizin amacı bir olan bizlerin yani toplum adına özgürlük arayan gazetecilerin bir araya gelememesidir asıl suçlular?!.


Bilmem ama birileri gibi yani siyasiler gibi ikide bir ortaya çıkıp, ’82 milyon kardeşiz’ deyip, aynı dilde konuşamayan onca kardeşlerinin hapiste olduğunu unutup, kendilerine yakın olan bir kaç isim üzerinde durması değil mi suçlu arayan biz gazeteciler..


Yani, ‘Ulusalcılarız, Milliyetçileriz, Vatan Sever, Dindarız’ diyenler arasında gerçek özgürlük mücadelesi verirken ezilenleri görmezden gelmekle ve en önemlisi gerçek anlamda birlikteliği sağlamadıkça ve haksızlığa kim uğrarsa, onun diline, dinine, rengine, düşüncesine bakmadan, omuz omuza olmadan ne özgür basını ne de mutlu bir ülkeyi bulamayız,ömrümüz azaldığında, kaybettiğimiz çok şey olacağını hiç hatırımızdan çıkarmadan unutmayıp, bilmeliyiz..


Göleli Cemevi Başkanına Silahlı Saldırı İddiası!


Göleli Cemevi Başkanına


Silahlı Saldırı İddiası!


06/08/2015 tarihli haberler


YENİ BİR SENARYOMU ORTAYA KONULUYOR? Alevi Kültür Dernekleri İstanbul Sultangazi Şubesi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Ardahan Göleli Zeynal Odabaş, Cemevinden evine giderken silahlı saldırıya uğradığını iddia etti.


**Sultangazi Cemevi Başkanına silahlı saldırı.!!!


Akşam saatlerinde aracıyla seyir halindeyken üç araç tarafından takibe alındığını belirten Zeynal Odabaş’ın aracına çok sayıda kurşun sıkıldığı belirtileirken, kurşun sıkılan aracın basına ve kamuoyuna gösterilmemesi dikkat çekti.


Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Göleli Zeynal Odabaş, saldırı sonrası yolunu değiştirip E-5 karayoluna bağlanarak takipten bir süreliğine kurtulduğu ileri sürüldü..


Odabaş, Sefaköy Beşyol Mevkii’nde ailesiyle buluşup araç değiştirdikten sonra Florya’da tekrar saldırıya uğradı.


 


**“ALEVİLERİN CAN GÜVENLİĞİ YOK”

BirGün’e konuşan Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, “Saldırganların kim olduğunu tahmin etmek zor değil” dedi.


Odabaş, “Ülkenin durumu ortada, artık Alevilerin can güvenliği yok. Aleviler hedef tahtası halinde. Nereden, ne zaman, nasıl saldırıya uğrayacağız belli değil. Can güvenliğimiz yok” diyerek, daha önce de saldırıya uğradığını, kamera kayıtlarını dâhi alamadığını belirtti.


Şahısları çok net gördüğünü ifade eden Odabaş, “Gayrımeşru işlerle uğraşan, ürkütücü tiplerdi. Tekstil Kent’ten Beşyol’a kadar saldırı devam etti” şeklinde konuştu.


**“İKRARIMIZDAN DÖNMEDEN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”


Saldırı hakkında Sultangazi Cemevi’nde demokratik kitle örgütlerinin de desteğiyle bir basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada, “Gazi Mahallesi Alevi, Kürt ve devrimci kimlikleri ile tanınan bir mahalledir. Mahallemizde Alevi kimliğinin ibadetinin öne çıkmasını devlet de kendi kirli mücadelesi açısından engel görmektedir. Halkın Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi mücadelesine destek olması, bazı güçleri rahatsız etmiştir. Kadın, erkek Alevi yolu gereğinde birliğimizden, yolumuzdan, ikrarımızdan dönmeden mücadelemize devam edeceğiz” denildi.


Açıklamaya Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Alevi Anadolu Kültür Vakfı, Demokratik Alevi Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Alevi Vakıfları Federasyonu, Gazi Cemevi, Garip Dede Dergahı, Hubyar Sultan Alevi Kültür Dernekleri, Yalıncak Sultan, Habibler Cemevi, Şah Hatayi Cemevi, Bahçelievler Hacıbektaş Veli Kültür Derneği, Okmeydanı Cemevi, Esenyurt Cemevi, Silivri Cemevi, Nurtepe Cemevi, HDP İstanbul, HDK, CHP İstanbul, ÖDP İstanbul, Halkevleri, Gezi Gazileri Dayanışma Platformu, GOP Ahmet Yesevi Cemevi, Mannheim Cemevi de destek verdi.


**BALTALI SALLADI, ÇILDIR KORKTU!..


Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a bağlı Çıldır ilçesinde meydana gelen deprem korkuttu.

Sabah saat 06 04 sıralarında ard arda 2 kez meydana gelen ve   2.8  –  2.3  şiddetindeki depremler Çıldır ilçesinden de hissedildi.

Alınan bilgilere göre merkezi sınır köylerinden olan Baltalı (Tatalet) köyünde sabah saatlerinde 2 kez ard arda meydana gelen deprem bölgede heyecana neden oldu.


***GİZLİ GİZLİ SALLANIYORUZ HABERİMİZ YOK..


En son Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Baltalı’da meydana gelen 2.3 Şiddetinde ki depremle korkan Ardahanlılar bu yıl içinde 8 kez sallandıklarından haberdar olamadı.


Son olarak; Ardahan’a 92, Çıldır merkeze 50 kilo metre uzaklıktaki 190 haneli Baltalı köyü merkezli depremin Çıldır ve etrafından da hissedilirken, Ardahan çevresinde bu yıl toplam 7 depremin meydana geldiği bilgisi alındı. Buna göre Ocak ayından bugüne kadar yaşanan depremler sırasıyla şöyle;












06 Ağustos 2015 04:17 BALTALI-CILDIR (ARDAHAN) II 2.3
06 Ağustos 2015 02:56 BALTALI-CILDIR (ARDAHAN) III 3.1
27 Temmuz 2015 09:39 SARICICEK-POSOF (ARDAHAN) II 2.9
16 Temmuz 2015 00:13 AKCIL-CILDIR (ARDAHAN) II 2.9
08 Haziran 2015 02:36 TURKGOZU-POSOF (ARDAHAN) II 2.5
01 Haziran 2015 02:27 AKCIL-CILDIR (ARDAHAN) II 2.2
13 Nisan 2015 03:44 AKCIL-CILDIR (ARDAHAN) II 2.1
20 Ocak 2015 12:54

YENIKOY-POSOF (ARDAHAN)


 





Haber – Friday, April 02, 2004

SSK Kars’tan ayrılacak


(Devamını Göster)


 




Haber – Thursday, April 01, 2004

Başkan’a 1 Nisan Şakası


Mazbatasını almak için İlçe seçim kuruluna giden, buradan da hakimin duruşmada olması dolaysıyla yaklaşık 30 dakika adliye kooridorunda beklemek zorunda kalan Ardahan’ın yeni Belediye Başkanı Mikail Kayatürk’e basın mensupları 1 Nisan şakası yaptılar.


(Devamını Göster)