GÖLE'DE YAMA ASFALT'A PROTKOL!..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6


Ardahan, Göle gibi Hanak Yolları da Aynı…


 


İl Özel İdare Tesissilerinin ürettiği asfaltın köy yollarına yetmediği gerekçesiyle belediyelere vermediği, Ardahan Belediyesinin asfalt sıkıntısı yaşadığı ve bu yıl yok denecek derecede yol, kaldırım onarımı yapamadığı görülen Ardahan’da olduğu gibi Hanak başta olmak üzere diğer ilçe’ ve köylerde de durum farklı değil.



Başta Alabalık Tesissilerinin de bulunduğu Hanak’ın Aşağı Aydere (Surmal) köyünün bulunduğu kçy yolları olmak üzere birçok köy yolunun onarım ve asfalt beklediği Ardahan’da bozuk yayla yolları da beklenen hizmeti görmeyen yolların başında gelmekte.



KÖYDES MECLİSİ TOPLANDI


Bir çok köy yolunun bozuk olduğu ve bu yollardan sorumlu olan kurumların başında gelen Köylere Hizmet Götürme Birliği (KÖYDES) toplandı.


Ardahan Valisi Hüseyin Öner Başkanlığında, İl Genel Meclis Üyeleri ve köy muhtarlarının katılımı ile Köylere Hizmet Götürme Birliği (KÖYDES) Meclis toplantısı yapıldı.


Toplantıda, KÖYDES uygulamaları kapsamında devam eden ve tamamlanan çalışmalar, köylerde sürdürülen hizmetler, 2021 planı ve bütçeyle ilgili çeşitli gündem maddeleri değerlendirildi.


Vali Öner, KÖYDES kapsamında ayrılan ödeneklerin, köylerin ihtiyaçlarının belirlenerek yerinde kullanılması ve muhtarların taleplerinin zamanında değerlendirilmesi konularında ilgililere talimatlarda bulundu. 




ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!. 


Evet,  Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan’ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan’ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan’ın, Ardahanlının, Ardahan’ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan’ın bir caddesine verilen Ardahan’ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi.. 

Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa’nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..


Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle  Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?


Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ”Ah hemşo, ah Ardahan” dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.

Örnek mi İstanbul’da 3, Kocaeli ve Çanakkale’de 1’er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda  12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?

Bilmem ama Ardahan’ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa’nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan’ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..

Evet o işte yazı..



DELİ HALİT PAŞA

ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN…


Meclisten cenazesi çıkan kahraman…

Rusların elinden Kars’ı alan adamdı…

Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden “Karsıalan” ismini aldı…

Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,

Nenehatun, Erzincan, Ardahan’ı da almıştı…

Savaş meydanlarının kahramanıydı…

Cepheden cepheye koştu…

Trablusgarp savaşı,

Balkan savaşı,

Kafkasya cephesi,

Kurtuluş savaşı…

İki tabancası vardı…

Birine “Namuslu” adını vermişti…

Onunla düşmana ateş ederdi…

Diğerine “Namussuz” der onunla savaştan kaçana ateş ederdi…

Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı “Deli Halid Paşa” derlerdi ona…

1923’te Ardahan mebusu seçildi…

Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu…

Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu…

M.Kemal’in çevresindekiler ondan rahatsızdı…

Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere…

Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,

“Bütçede para yok” itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :

“Ben Kars’ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara’ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?”

Halid Paşa’nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa…

Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü…

Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa’nın…

Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı…

Doktor raporu yayınlanmadı…

Meclise gelen ama Halid Paşa’yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu…

Olay böylece kapandı gitti…

9 Şubat 1925’te TBMM’de vurulup, 14 Şubat’ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal’in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu…

Mekânı cennet olsun…


Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli’nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli’nin Ardahan’ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk’ün yeni görevi etkili oldu..








HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!









Haberimiz Asfaltı Verdirdi!


arşiv haber 15/05/2019 tarihli haber/yorum


‘Ardahan Belediyeye Asfalt Ambargosu!..’ başlığı ile sitemiz ve gazetelerimizin gündeme getirdiği haber ardından gündeme gelen Ardahan Valiliği ile Belediyesi arasında yaşanan durum çözüldü.

Alınan bilgilere göre Ardahan Belediyesinin bozulan yolları onarmak için başvuruda bulunduğu ancak alamadığı ve haber olan Asfalt malzemesinin yarın belediyeye verileceği öğrenildi.



**İcralık Memleket..


 


Başta İstanbul İBB seçimi olmak üzere yurt genelinde yapılan ve yaklaşık 6 aydır ülke gündemini meşgul eden seçimlerin İmamoğlu’na verilen mazbata, Başkan Erdoğan’ın Kamu-Sen toplantısında umut veren konuşması ile biraz olsun normalle döndüğü şu günlerde dikkat çeken diğer bir acı verici bir durumda memleketin içinde olduğu ekonomik krizin yarattığı sorundur.


Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’ın bile, “Dönem dönem ‘Türkiye’de ekonomik kriz var, tekrar inişe geçildi’ gibi felaket senaryolarının yazıldığını, çizildiğini görüyoruz.’ dediği ülkemde bu sorun inişe geçse de yara verici bir sorun olduğunu herkes kabul etmeketedir.


Bu sorunun teyet olarak geçtiğinin söylendiği günden bu yana yaşandığı teyet değil tam tersi tepe takla olarak hala aşılamadığını ortaya koyan icra ilanlarının memleketin hemen her tarafını satılığa çıkardığını görmekle mümkün.


Sanal ortamda ki icralık malların satışı, resmi kurumların icralık olan esnaf, köylü ve vatandaşın dosyaları ile dolması ile kendisini iyiden iyiye his ettiren ekonomik dar boğazın yollarda da kendisini his ettirdiğini azalan trafikle daha iyi anlaşılmakta.


Damat ekonomi bakanının Trump ile verdiği fotoğraf ile İmamoğlu’na verilen mazbatanın azda olsa ateşini düşürdüğü Dolar’ın hala bir çok alanı yaktığı ülkemde sanal ortam da gördüğüm bir yazı birilerini sevindirirken beni ve milyonları bir hayli üzmekteydi.


‘Seçim heyecanıyla geçen Mart ayında, Tapu.com yurt çapında tamamlamış olduğu gayrimenkul satışlarıyla satış hacmi rekorunu kırdı.’


Evet sanal ortam da gördüğümüz bu satırlara ve bu sayfaya baktığımız da memleketin hemen her köşesinin icra yoluyla satışa çıkarıldığını da görüp, üzülürken Başkan Erdoğan’ın yurt dışında ki gazete ve medyaya neden kızdığını da anlıyordum.


Çünkü iç basının baskı altında olma duygusuyla ele alamadığı, hatta yaşanan ekonomik dar boğaz dolaysıyla boğazına ip asıp intihar edenleri bile 3. sayfalarında da olsa veremediği ülkemin basın ve medyasının görmezden geldiği durumu manşetlerde veren ve Türkiye’de ciddi bir ekonomik kriz olduğunu haber eden yurt dışı medyası ve gazeteleri olduğunu da anlarken iç basını korkutan, dış basına kızan Erdoğan’ın da başta sanal ortamda ki icra.com sayfaları olmak üzere rafları dolduran icra ilanlarından haberi olduğunu da anlıyordum.


Evet, seçimler bitti, 4,5 yıl seçim yok, artık el ele verip, birlikte bir ittifak oluşturup, gerçek gündemimize dönelim diyen Erdoğan’ın bu açıklamasın da samimi olduğuna inanan bir vatandaş olarak bende Başkan’ın bu sözüne inanarak ‘Haydi hep birlikte yıkılmadık, ayaktayız’ diyerek başta ekonomik dar boğaz olmak üzere ülkemizde var olan sorunları dağ, taşa F 16’larla bomba atmaktansa barışın konuşulduğu, kardeşliğin tazelendiği ve yine başkanın dediği gibi 82 milyonun el ele verip, sorunları aştığı bir manzara yaratmamız gerekir ki memleketi icradan kurtaralım derim.