





MUSTAFA BADEM VE İLTER SENEM RED OYU VERDİ
Önceki gün ihaleye çıkarılması hususunda toplanan Ardahan Belediyesi Meclis üyelerinden 8’i evet 8’i ise red oyu verdi. İhaleye çıkarılması konusunda yapılan oylamada Belediye Başkanın oyu 2 sayıldığı için dükkanların ihaleye çıkarılması teklifi kabul edildi. ‘Bu dükkanlar milletin bize emanetidir. Milletin emaneti ve namusu satılamaz’ diyen CHP’li Meclis Üyesi Mustafa Badem red oyu veren tek CHP’li Meclis üye olurken, CHP’den ayrılan Bağımsız üye İlter Senem’de onurlu duruş göstererek red oyu verdi.
HDP’Lİ ÜYELER DE EVET OYU VERDİ
HDP’nin CHP’nin içine yerleştirdiği 2 meclis üyesi de Faruk Demir’le bir dükkanın satışa çıkarılmaması konusunda önemli bir toplantı gerçekleştirdikten sonra evet oyu verdi.
İhaleye çıkan dükkanların fiyatları da tartışma yarattı. İhale komisyonunda yer alan kişilerin hiçbir resmi kurumdan bilgi almadan çevre dükkan sahiplerinin
biçtiği fiyat üzerinden bu dükkanlara fiyat biçtiği öğrenildi. Resmi kurumların fiyat konusunda bilgi vermediği dükkanlardan 62 metrekarelik yer için Belediye 746 bin TL isterken, 70 metrekarelik başka bir dükkan için 700 bin TL para istedi. Ardahan Belediyesinin çıkardığı ihale ilanına göre, 49 metrekarelik dükkan için
yaklaşık 600 bin TL, 40 metrekarelik yer için de 400 bin TL’nin üzerinde fiyat belirlendi.
ARDAHAN HALKI SATIŞA KARŞI
Ardahan halkının büyük bir bölümünün karşı çıktığı dükkan satışlarıyla ilgili Faruk Demir, ” Belediyenin borcu var, bunları satıp biraz para kazanacağız” demişti. 14 Eylülde encümenler huzurunda yapılacak olan ihalede belirlenen bu fahiş fiyatlara karşılık alıcıların çıkıp çıkmayacağı merak ediliyor. Öte yandan şuan söz konusu dükkanlarda faaliyet gösteren bazı kiracıların fiyatlara tepki göstermek için belediye önünde eylem yapacağı da gelen bilgiler arasında.


PCR cihazı Ardahan’da
Ardahan Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi´nde bilimsel araştırmalarda kullanılan PCR (polimeraz chain reaction-poliemeraz zincir reaksiyonu) cihazı, Genel Sekreter Öğr. Gör. Kubilay Aras, ARÜLAB Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Burcu Akçay tarafından Ardahan İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi.
COVID-19 tanısı koymada kullanılan PCR cihazı sayesinde Ardahan´da test yapma ve tanı koyma süreci başlamış olacak. Böylece hastaların daha hızlı tespiti sağlanacak ve virüsle daha etkin mücadele edilecek.

ARDAHAN’ın Çıldır ilçesinin Güvenocak köyünde yaşayan kadınlar, yaylada kırptıkları ya da satın aldıkları koyun yünlerini Çıldır Gölü’nde yıkayıp, kuruttuktan sonra yatak, yorgan ve yastık yapıyor.
Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikte, Kars ile Ardahan arasındaki Çıldır Gölü kenarında, bugünlerde kadınlar yün yıkıyor. Yaz ve kış binlerce turistin akınına uğrayan Çıldır Gölü’nün Sazlısu köyü bölgesinde suya giren Erdoğan ailesi, yatak, yorgan ve yastık için satın aldıkları yünleri yıkadı. Büyükler yün yıkarken, çocuklar da yüzerek, gölün keyfini çıkardı.
Kışın İstanbul’da olduklarını, yazın da köye geldiklerini anlatan Turgut Erdoğan (62), “Köyümüzden kopamıyoruz. Her yaz buraya gelir, yağımızı, peynirimizi yaparız. Sağlıklı olduğu için de satın aldığımız yünleri gölde saatlerce yıkayıp ipe asarak kurutuyoruz. Daha sonra bunları yatak, yorgan ve yastık yapıp İstanbul’a götürüyoruz. Çünkü biz bunlarla büyüdük. Hem çok sağlıklı hem de hazırların da rahat edemiyoruz” diye konuştu.
‘5- 10 YIL ÖNCE YÜN YIKAMAK İÇİN KOCA GÖLDE YER BULAMAZDIK’

.jpg)
Fransa Kraliçesi meşhur Marie Antoinette, hemen hemen hepimizin ilkokul sıralarından beri kulaklarına çalınan meşhur “Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” sözünü bundan tam 236 yıl önce söylediği dünyamızda rahmetli Demirel’in ” Petrol vardı da ben mi içtim? ” dediği, Özal’ın ”Benim memurum işini bilir” gibi unutulmayan sözleri ile devam edegelen süreçte, sistemlerde ve iktidarlarda hep aynı zümre faydalanıp, dururken en son olarak 238 gün önce adil yargılanma talebiyle açlık grevine başlayan ve açlık grevindeyken hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik gibileri de bol sloganlı mesajlarla anılır ve bir süre sonra da unutulur giderler..
Çünkü bu dünyada verilen kavganın büyük bölümünü oluşturan halkların, aslında en küçük bir zümrenin en güzel şekilde yaşamasına büyük payları olduğu çok da anlaşılmaz, anlatılamaz..
Bu durumu anlatmaya çalışan son bir iki haberim ve bu yöndeki yorum/yazılarımı en güzel şekilde anlatan iki meseleyi dünyanın jendermesi Amerika’nın ambargosu ile yaşatmaya devam ettirdiği ülkeme komşu İran molla rejiminde yaşanan iki örnekle bir kez daha anlatacağım, belki ne anlatmak istediğimi anlayan çıkar diyerek…
Evet, ülkenin en büyük bilgisayar devi Nuri Vatan’ın okuyup, beğendiğini ve başkalarının da beğenmesi için WhatsApp durumun da paylaştığı ” Edepli, Şahsiyetli Soygun” başlıklı yazımın ve bu yöndeki diğer haberlerle yorumlarımın anlatmaya çalıştığı ülkemdeki durumu en güzel şekilde anlatan İran Molla iktidarına razı halkın, altın kaplamalı musluklar eşiliğinde verilen Aşura tarifleri ile mutlu olmasının ve yaşanan gerçekleri yani milyonların sırtlarından beslenen keneleri hissetmemelerini en güzel şekilde anlatan İran’daki iki mesele şöyle;
**Neft Meslesi Ne Olacak?..
Sınırından Ağrı’ya sızmak isterken görünen ve çıkan çatışmada 2 askerin şehit edildiği olayın yaşandığı İran’da biri ne ediyorsa bir türlü aday edilip, seçilip, milletvekili yani temsilci olarak meclise giremiyor.
Ve sonunda pes edip başka bir yöneten bulan bu şahıs bugünkü trol, partilerin grupları için özel toplanıp, meclise götürülen şakşakçılar ya da kaz dernekçileri gibilerinden birini bulur ve maddi, manevi destek verip, onun milletvekili olarak İran Mollalarının oluşturduğu anlamı ve önemi çok büyük Cumhuriyet kelimesinin de eklendiği İran Meclisine göndermeyi başarır..
Çiller başkanlığındaki DYP’nin barajı aşamaması dolayısıyla yatağında uyurken 6 bin oy ile milletvekili olan vekillerimizde biri gibi kendisini mecliste bulan bu şahıs ne yapacağını bilmeden ” salla başını, al maaşını” yöntemi ile bir süre Molla meclisinde yaşananları izler, izlenmesine izin verilir.. Ta ki gelen bir telefonun zilinin çalmasına kadar..
Ve gelen telefondaki sesin kendisini ortaya taşıyan, yollayan kişinin olduğunu anlar İranlı ”Yerime Milletvekili”olan her gelen karara elini kaldıran, indiren ”salla başını, al maaşını” taktiği ile keyfine keyif katan milletvekili..
Karşıdaki ses hal hatır sorduktan sonra kendisinin yemin töreni hariç hiç çıkmadığı meclisin kürsüsüne yarın çıkıp, bir şeyler demesini ve bu bir şeylerin bir kelime olduğunu anlatır.. Ki; O kelimede aynen şöyle olacaktır..
-EVET ARKADAŞLAR HER ŞEY BİR YANA, KAHROLSUN AMERİKA’DA BİZİM ŞU NEFT İŞİ NE OLACAK?
Şeklinde olacak ve yüksek sesle bunu de ve in oradan der..
Bizim ısmarlama, yerime seçilen vekil anlamaz bir şey ama yok da diyemez ve ertesi günü meclis başkanından söz alıp kürsüye çıkar..
Mecliste bulunan diğer milletvekili ve mollalar seçildiği günden beri meclis kürsüne çıkmayan bu vekili kürsüde görünce pür dikkat kesilip, ”Acaba ne diyecek?” diyerek büyük bir sessizlik içinde konuşmasını beklerler..
Bizim emir alan, paket seçilen vekilimiz çıktığı kürsüde ne diyeceğini bekleyenleri daha da heyecanlandıran uzun bir sessizlik sonrası elini kaldırıp, söze başlar;
-EVET ARKADAŞLAR HER ŞEY BİR YANA, KAHROLSUN AMERİKA’DA BİZİM ŞU NEFT İŞİ NE OLACAK? diye sorar..
Bu durum karşısında önce ne demek istediğini anlamayanlardan bir küçük grup, birden kendisine gelip, ‘Yuhhh.. İn oradan kardeşim,şimdi zamanı mı Amerika bize ambargo koyar, İsrail bize vurmaya çalışır, Atom bombası projemizi yaptırmaz, bu sorunun zamanı mı?’ diye bağırıp, orada niye olduğunu, kürsüye neden çıktığını ve -EVET ARKADAŞLAR HER ŞEY BİR YANA, KAHROLSUN AMERİKA’DA BİZİM ŞU NEFT İŞİ NE OLACAK? diye niye soru sorduğunu anlamayan Molla vekil sessizce çıktığı kürsüden iner..
Meclisin homurdanmasına neden olan -EVET ARKADAŞLAR HER ŞEY BİR YANA, KAHROLSUN AMERİKA’DA BİZİM ŞU NEFT İŞİ NE OLACAK? sorusunun cevabını kendisi de bilmeyen vekil odasına gidip, koltuğuna oturur, oturmaz gelen ikinci telefona bakar ve arayanın kendisini oraya seçtiren olduğunu görür ve ‘Acaba yanlış bir şey mi yaptım?’ diye korkup, eli titreyerek teli alır Alo der..
Karşıdaki sesin kendisini izlediğini ve ‘Evet, işte bu kadar ama yetmez yarında çık aynı şekilde de’ der ve teli kapatır.. Yarında kürsüye çıkıp, -EVET ARKADAŞLAR HER ŞEY BİR YANA, KAHROLSUN AMERİKA’DA BİZİM ŞU NEFT İŞİ NE OLACAK? diye soran Molla vekil öbür günde daha sonraki günlerde de bunu sorunca bu kez kürsüden tekme tokat indirilirilip, ağzı, burnu kan içinde meclisin hastanesine yollanır.. Ama telefondaki ses ısrarla ‘devam et az kaldı’ der..
Ve bu durum yani -EVET ARKADAŞLAR HER ŞEY BİR YANA, KAHROLSUN AMERİKA’DA BİZİM ŞU NEFT İŞİ NE OLACAK? sorulu kürsü konuşmasının cılkı çıkacak korkusu ile telaşlananlar bu ısmarlama vekili bir kenara çekip, ‘TAMAM NEFT’E SENDE ORTAKSIN BUNDAN SONRA MERAK ETME, AMA BİR DAHA NEFTTEN SÖZ ETME’ derler..
Yani işin kısacası İran’ın neftini yani yer altı kaynaklarını yani mazot, benzin, petrol yataklarını aralarında paylaşan ve bunun anlaşılmaması için kahrolsunla bir türlü öldüremedikleri ve iktidarda kalmak karşılığında gizli paydaşları oldukları ABD korkusu dahil bir çok suni gündemlerle halkı kandıranların yeni bir ortağı daha olmuştur.. Oda seçilen değil onun seçilmesine katkı sunandır bu yeni ortak..
Gelelim ikinci İran meselesine..
Bu meselede hala İran’da olan bir ailenin ferdini ziyarete giden bir dostum anlatır..
Ki bu dostumun ailesi de İran kökenlidir.. Ve ülkemde hala çok önemli yerlerinde fertleri bulunur..
Akrabalarını ziyaret için İran’a giden ve bir akrabası ile İran’ı dolaşan ve yaşanan haksızlıkları gören bizimkisi dönüp, akrabasına ”Bu yaşananlara niye ses çıkarmazsınız?” diye sorunca akraba mutlu bir bakışla kendisini ziyarete gelen akrabasına sitem edercesine ” Daha ne istersin yav ağabey, şah menim payımı da bana verir, buna da şükür’ der..
Bizimkisi şaşırıp, ülkemde yaşananları hatırlayınca PTT önlerinde sıraya girip, bin TL ile coronaya aşı bulmuşcasına sevinen makarnacı, kömürcülerin ve ‘Yaşasın Kral’ diyenlerin yani anlamayan, duyarsız halkların ne kadar çok olduğunu ama dünyanın nimetlerinden, rejimlerinden, sistemlerinden yararlanan küçük zümrelerin her yerde olduğunu anlar, sessizce İran’dan ülkesine dönüp, ‘Buna da şükür’ der..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Şimdi 40 Koyunları Var..
Ardahan‘ın Göle ilçesine bağlı Kalecik köyünde oturan, sol kol ve bacağından fiziksel engelli olan Gülten Uğurlu (38), kentte “Genç Çiftçi Projesi”nden yararlanan 33 kişiden biri.
Vatandaşın üretime katkı sunması amacıyla yürütülen projede Uğurlu, üç yıl boyunca koyunları satamayacak ancak her türlü ürününden yararlanabilecek. Üç yıl sonra koyunlar tamamen kendisine ait olacak.
BİR KEÇİSİ BİLE YOKTU, 40 KOYUNU OLDU
Bugüne kadar kendisine ait bir keçisi bile olmayan Uğurlu, projeye başvurusunun ardından 40 koyun sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyor.
Eşinin görme engelli ve ekonomik durumunun kötü olması sebebiyle ailesiyle kayınpederi İsmet Uğurlu‘nun evinde kalan Gülten Uğurlu, koyunlardan elde edeceği süt ve yün gibi gelir ile ailesinin geçimini sağlamayı umut ediyor.
2 ÇOCUĞUNA AKRABALARI BAKIYOR
Uğurlu yaptığı açıklamada, eşinin görme engelli olması, kendisinin de sağlık durumunun el vermemesi nedeniyle kayınpederi İsmet Uğurlu‘da kaldıklarını ifade ederek, okuyan 11 yaşındaki Berkant ile 3 yaşındaki Binnur adlı çocuklarına da akrabalarının baktığını söyledi.
“NE KADAR ŞÜKRETSEM AZ”
Ekonomik durumunun olmadığını dile getiren Uğurlu, “Bir keçim dahi yoktu, bugün şükür 40 koyun sahibiyim. Ne kadar şükretsem azdır. İlk hedefim, kendime ait ev almak. Kendime ait evimin olmasını istiyorum. Daha iyi yaşamak ve çocuklarıma okumaları için daha fazla yardımcı olmak istiyorum. Çünkü benim ve eşimin çalışması zor. Çocuklarımı daha iyi okullarda okutmayı düşünüyorum.” diye konuştu.
“BUNLARIN TAMAMI BANA KARŞILIKSIZ VERİLDİ”
Bakanlık yetkililerine teşekkür ettiğini belirten Uğurlu, “Devletten Allah razı olsun. Ne diyeyim. Şu an 40 koyunum var. Bunların tamamı karşılıksız bana verildi. Üç yıl boyunca sadece satamayacağım, ancak her türlü ürünlerinden yararlanacağım. Üç yıl sonra da istediğim gibi değerlendirebileceğim. Şu anda elde ettiğim bütün ürünleri benim ve çocuklarımın. Ne kadar teşekkür etsem, şükretsem azdır.” dedi.
Gülten Uğurlu, zamanının çoğunu çocukları ile koyunları otlatmaya ayırdığını belirterek, kendisine verilen bu mutluluğun ömür boyu unutulamayacağını söyledi.
Uğurlu, koyunların bakımında da yine en çok yardımı kayınvalidesi Billur ve kayınpederi İsmet’ten aldığını ifade etti.
Gülten Uğurlu‘nun 11 yaşındaki oğlu Berkant Uğurlu da hayvanların otlatılmasında annesine en fazla destek olan aile ferdi.
“İNŞALLAH BUNDAN SONRA
BİZ DE DAHA İYİ İMKANLAR İLE YAŞAYACAĞIZ”
Berkant Uğurlu da annesi gibi ilk hayalinin ev sahibi olmak olduğunu belirterek, “Şükür bir hayvanımız yokken, bugün hayvanlarımız var. Akrabalarımız bize destek çıktılar. İnşallah bundan sonra biz de daha iyi imkanlar ile yaşamış olacağız. Zaten annem ve babamın durumu belli. Biz bunları üç yıl boyunca değerlendireceğiz. Daha fazla çoğaltacağız. Allah fırsat verirse belki bu koyunlarla kendimize bir ev alırız. Bundan sonra daha iyi imkanlarla okumuş oluruz.” şeklinde konuştu.
Berkant Uğurlu, yazın ailesine yardımcı olduğunu, kışın da Ağrı‘nın Patnos ilçesinde akrabalarının yanında ortaokul eğitimini sürdürdüğünü anlattı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdür Vekili Turgay Şişman ise söz konusu aileye 38 koyun ile 2 koç verdiklerini belirterek, “Bu aile çok mağdur bir aile. Hem ekonomik hem de sağlık durumları nedeniyle. Böyle bir aileye bu imkanın verilmesi sebebiyle biz de çok mutluyuz çünkü gözlerindeki o sevinç bizi de çok etkiledi.” dedi.
Şişman, söz konusu projeden ilde farklı alanlarda 148 kişinin yararlandığını sözlerine ekledi.
**Yılmaz, Afyon’da..
İlimizi gururla temsil eden hakemimiz Doğu Yılmaz ikinci haftada da görev aldı..
İlimizi ülkemizin dört bir yanında gururla temsil eden futbol hakemimiz Doğu Yılmaz, hafta sonu Afyon’da düdük çalacak.
Geçtiğimiz hafta profösyonel liglerin başlaması ardından ilk düdüğü Çorum’da çalan Doğu Yılmaz, hemen ardında ki haftada Afyonspor – Sultanbeyli spor maçına atandı. Çorum Belediyespor, Beylerbeyispor maçında iki penaltı çalan Yılmaz’ın performansı MHK tarafından beğenilip hemen ardından zorlu bir müsabakaya daha atanması dikkat çekti.
Müsabaka Cumartesi günü Afyon Arena’da saat 19.00 da başlayacak. Müsabakanın yardımcı hakemliklerini Trabzon’dan Murat Şener ve Burak Cansız yapacak. Müsabakanın 4.hakemi ise Ardahan’dan yeni bölgesel hakem olan Halil Erdoğan oldu.
POSOF’TA 23 ADET HAYVAN ÇALINDI