**VALİ İNCELEMELERDE BULUNDU..
Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Orman ve Su İşleri Ardahan Şube Müdürlüğünün hazırladığı “Tabiat Turizmi Uygulama Eylem Planı” kapsamında Cemal Turan Tabiat Parkı, Putka gölü, Çıldır gölü ve Aktaş gölünde yapılması planlanan turizm amaçlı tesislerin yerinde incelemelerde bulundu.
Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Orman ve Su İşleri Ardahan Şube Müdürlüğünün hazırladığı “Tabiat Turizmi Uygulama Eylem Planı” kapsamında Cemal Turan Tabiat Parkı, Putka gölü, Çıldır gölü ve Aktaş gölünde yapılması planlanan turizm amaçlı tesislerin yerinde incelemelerde bulundu.
Orman ve Su İşleri Şube Müdürü Temel Şimşek ile birlikte tesislerin yapılması planlanan Cemal Turan Tabiat Parkı, Putka gölü, Çıldır gölü ve Aktaş gölüne giden Vali Özefe, tesisler için düşünülen araziyi gezerek yerinde inceledi.
İncelemelerde bulunduğu bölgelerde karşılaştığı vatandaşlarla görüşerek sohbet eden Vali Özefe, Çıldır Gölü kenarında rekreasyon projesi kapsamında yapımı devam tesislerin inşaatında da denetlemede bulundu. Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com
**SİZİN DENİZİN VARDA ARDAHANLININ YOK MU?
Havaların iyiden iyiye ısınmaya başladığı Ardahan’da başta çocuklar olmak üzere küçüğünden, büyüğüne herkes fırsatı bulur bulmaz kendini dere, nehir ve çermiklere atıyor.
Bunaltan sıcaklardan bunalıp, buldukları serin sulara kendilerini atan Ardahanlılar batıda ki denize girenlere de ‘Sizin deniziniz varda bizm yok mu?’ demeyi de unutmuyorlar.
**ÇILDIR GÖLİNE SAHİL YAPILAMAZ MI?
Buldukları su birikintilerin de deniz keyfi yaşamayı ihmal etmeyen Ardahanlılar başta Çıldır gölü olmak üzere deniz keyfi verecek göllere sahip olmalarına karşın yetkililerin ilgisizliği dolaysıyla deniz keyfi çıkarılacak olan gölleri izlemekten öteye geçememekten yakındıkları da görülmekte.
Örnek olarak Çıldır’da bulunan ve kışları yüzeyi donduğunda bir çok turisti bölgeye çeken Çıldır Gölü ve Aktaş Göllerinin yanı sıra akvaryum güzelliğinde olan Posof’ta ki göllerin etraflarının düzeltilip, 5-10 kamyon ince kum serilmesi ve deniz kenarlarına konulan şemsiye, tentene, şezlong, kayık konulması halinde 3 bin rakımda yaşayan Ardahanlıların deniz keyfi çıkarabileceklerini belirtilerken başta Çıldır Belediye Başkanı olmak üzere yetkililerin bu yönde ki fikirleri değerlendirip, yerli turizme katabilirler demekteler.
**Haber var, Haber yok..
Sanırım sizlerinde dikkatini çekmiştir Ardahan’ın en çok tıklanıp, okunan haber sitemizin iki gündür güncellenmediğini..
Kiminin bizleri bizzat arayarak, ‘ne oldu?’ diye sorup, bu durumu merak ettiği, kiminin ise Ardahan küçük bir yer haber mi çıkar?’ diye önemsemediği bu durumun habersizlikten değil, sitemize yapılan onca saldırının bir yenisinin siteye girişimizi geciktirmesinden meydana geldiğini emen belirtip, okurlarımızdan özür diliyoruz..
Evet ben dahil internet sevdalılarının günde en az iki üç kez tıklayıp, günlük, güncel haberler okuduğu www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemizin yapılan saldırılar dolaysıyla iki gündür haber verememesi bize yeni bir şeyi hatırlattı..
Oda onca gazetenin, sitenin ve ajans muhabirlerinin bulunduğu Ardahan’da biz olmayınca ne kadar haber olduğunun görülmesidir..
Yani haber üretme merkezi konumun da olan haber merkezimizde haber çıkmayınca Ardahanlı olup, Ardahan ve Ardahan dışında olanların Ardahan’da haber almaları çok zor görünüyor gibi..
Çünkü haber merkezimizin emektarları, bugünkü gazetecileri olan Barış ve Özkan bu eksikliği gidermeye çalıştığı Ardahan’da onca gazeteci, muhabir olmasına karşın ‘Kar yağdı, kazlar kesildi, falan bürokrat filan dedi’ başlıklı haberler dışında haber alamazsınız Ardahan’da..
Halbuki küçük denen Ardahan’da haber olduğunu ama başta gazeteci geçinip haber alamayanlarla dolu olduğunu bilirim..
**Bir daha sorayım..
Son olarak İzmir’de yapılan ve halada devam eden Feto operasyonlarını ilk duyuran haber ajansı hangi ajans?
Peki bunca kuruma, şirkete, insana yönelik yapılan operasyon bu ajansa hiç yapıldımı?
Ben çokta duymadım, tek, tük daha önce çalışmış, ayrılmış olan bir kaçının dışında..
Peki bu ajansın çalışanlarının %77’sinin hangi okullarda, hangi gazetede, hangi abi ve ablanın yanında yetiştiğinide mi kimse bilmez?
Bilemiyorum ama bu Ajans’a yönelik çokta ciddi bir şey yapıldığına ben şahit değilim..
İddia etmiyorum, mesleğim ve alanım gereği bunların bulunduğu alanları ve nerede kimlerle ilişkide olduklarını iyi bilirim..
İşte bu nedenle bir kez daha soruyorum Bylog denen gizli görüşmelere de gerek olmaksızın bunların Ardahan’da, Kars’ta da olduğunu iyi bilirim..
Ama benden önce bizden çok bunlara inanan idareciler, onlara ilk haberi veren güvenlik güçleri de biliyorlar kimin ne olduğunu..
Öyleki bunlar valilik, kaymakamlık ve diğer resmi kurumlarda baş tacı edilir, hatta sır denen ‘GİZLİ’ başlıklı dosyaları bile bilenler değiller mi?
Bilmem ama haksızca gözaltına alınıp, tutuklananlarında içinde bulunduğu FETO başlıklı haberleri yapanlarında gözden geçirilmesini ve bunların ne kadar temiz olduklarına bakmak gerekir diye düşünür, önerir ve bir kez daha sorarım..
Kısacası; Bu haberleri yapan, yaptırılanların da şöyle bir gözden geçirilmesi gerekir derim..
**DEMOKRASİ KAYMAĞI YİYENLER NEREDE?
Demokrasi mücadelesinin tavan yaptığı şu günlerde ortada görünmeyenleri sıralamaya kalkarsak sanırım bu köşem yetmez..
Çünkü başta yaptığı açılışlarda onlarsız kurdele kesmeyen Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçoğumuzun fark ettiği ve nerelerde oldukları merak edilenler bugünlerde ortalar da yoklar.
Bunlar kimler diye soracak olursanız eğer başta küçük sevgilisiz magazin sayfalarında yer almayan Emlak Bank’ın desteğiyle milyoncuklarla kahvaltılar yapan, oğluna kızıp, balyozla arabasını hurda eden Ali Ağaoğlu ve onun Ardahan versiyonları aklımıza gelir..
Evet, 100 yaşına dayanmış gazilerin o Ardahan’ın soğuk gecelerine karşın, akşamları gelip Ardahan Belediyesinin önünde, ‘Demokrasi Nöbeti’ tuttukları şu günler de o belediyeden leb lebi alırcasına inşaat ruhsatı alan Ardahanlı müteahhitler, Ardahan sorunlarının tartışıldığı toplantılarda olduğu gibi bu tür önemli günlerde ortada gözükmeyen ama Ardahan geliştikçe onların dükkânlarının para ettiği, işlerinin yol aldığı sözüm ona irili, ufaklı esnaf ve işadamları, meydanda vergi mükellefi olmadan iki el sallama ile tüccar olanlar, vali, kaymakam geldiğinde önce çiçek gönderenler, ardından hıngaller yedirenler bugünlerde hiç ortada gözükmüyorlar..
Bilemiyorum ama demokrasi kavgası verip, kendisini paralayanlara bile taş çıkaran Faruk Köksoy ve 50-60 kişilik grubun 15 Temmuz’dan bu yana ortaya koyduğu mücadelenin binde birini yaptıklarına şahit olamadıklarımız gerçekten dün olduğu gibi bugün nerelerdesiniz?
Yoksa, ‘Keşke darbe olsaydı, bizde tankların üzerine çıkıp, ‘yaşasın cunta’ deyip, daha çok mu malı götürme hesaplarınız mı alt üst oldu da, onun yasını mı tutuyorsunuz?