Gorevengkli de Corona Kurbanı!

Alınan bilgilere göre daha önce 2 kardeşini kanser illeti dolaysıyla kayıp eden Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Köprülü (Goerevem) Beldesi sakinlerinden Özkan Kavak ile eşi ve çocuğu bir süre önce Coronavirüsüne yakalandıkları teşhisi ile İstanbul Avcılar Hospıtal Hastanesinde tedavi altına alındılar. 


Sürdürülen tedavi ardından eşi ve çocuğunun iyileşirken kendisinin tüm dünyayı esir alan virüse direnemeyerek hayata göz yumduğu öğrenildi. Kavak’ın İstanbul’da toprağa verileceği alınan diğer bilgiler arasında oldu.


Öte yandan bu virüs dolaysıyla hayatını kayıp eden ve en çokta İstanbul’da olmak üzere ikisi Ardahan merkez ve Göle’de olmak üzer Ardahanlı sayısının 20’yi bulduğu tahmin edilmekte.


Cincoruplu Kadın'da Corona Kurbanı!


Cincoruplu Kadın’da Corona Kurbanı!


arşiv haber 29/04/2020 tarihli haber/yorum


Gün geçtikçe etkisini kayıp ettiği ve yavaştan da olsa normal yaşama dönülmeye başlandığı şu günlerde Covit-19 rahatsızlığı iddiasıyla bir Ardahanlının daha İstanbul’da hayata göz yumduğu öğrenildi.


Alınan bilgilere göre Ardahan merkeze bağlı ve düz Ardahan köyleri olarak bilinen köylerden olan Ağzıipek (Küçük Cincoruplu) köylü olduğu öğrenilen 52 yaşında olduğu, 3 çocuk annesi Yurdagül Akgül Köroğlu yaklaşık bir aydır tedavi gördüğü hastanede verilen tedaviye cevap veremeyip, hayata göz yumdu.


Göğüs tedavisi gördüğü de öğrenilen Köroğlu’nun hastanede mi evinde mi Covit-19 denen virüse yakalanıp, yakalanmadığı öğrenilmezken eşinin de aynı virüs iddiasıyla tedavi gördüğü ve iyileşip, evine döndüğü ama İstanbul/Gögören’de oturan ve İstanbul/Kayaşehir mezarlığında toprağa verileceği öğrenilen Yurdagül Akgül Köroğlu kayınbiraderinin de de aynı rahatsılık dolaysıyla hala tedavi gördüğü alınan diğer bilgiler arasında oldu.



Özel Hayat Anlatılır mı?


Bilmem ama yıllar önce karaladığım ve sanırım  yol boyunca yine ‘Özel hayat anlatılır mı?’ başlıklı olarak kaleme aldığım yazılarımı yazıp, tozlu arşivlerime kaldırdığım günden bugüne hep düşündüğüm ama ‘ha bugün, ha yarın’ diyerek ertelediğim ve gün yüzüne  bir türlü çıkaramadığım ancak yakınlarda da yayınlamayı düşündüğüm kitabımın adı da ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ olacak…


Ve yazılmayanları yazan gazetecilikten, yıllardır her gün ama her gün yorum yazan köşe yazarlığından terfi edip, yazar olacağımı düşündüğüm o kitabımda nelerin olacağını, kapağının nasıl olacağını da düşünüp, daha çıkmadan beynime not ettiğim içerikler kalbimde yer edenler olacağını da şimdiden belirtmek isterim..


Ve o kalbin hazine kapağını açıp yazmaya başladığımda, kitabımın adının neden ‘Özel hayat anlatılır mı?’okudukça  anlaşılacak , anlaşıldıkça da ağlanacak, göz yaşlarının kitabın yaprağına düşmemesine çalışılacağını şimdiden hissediyor, anlıyorum..


Çünkü sözkonusu kitabın kapağında, çevrilen her sayfasında kendisini bulacak olan her okurumun benden farklı bir şey yaşamadığını, aynı acıları, mutlulukları, gelenleri, gidenleri hatırlayıp, yaktığı, yakacağı, yakmak isteyeceği bir sigaranın eşliğinde biten sayfanın ardından gelecek sayfanın neleri getireceğini düşünüp, dolan yüreğinin bir volkan gibi patlayıp, göz yaşlarının eşliğinde lavlara dönüşmemesine direnecek.

.

Adına deprem denen, ardından gelecek olan sarsıntının aslında bir yaşam boyunca 7 şiddetinde titreşimler olduğunu anlayacak okurlarımın çoğunun ” Ula sen gazeteciydin ve o gazetecilik yaptığın yıllar boyunca beni mi, yaşadıklarımı mı takip edip, not mu ettin?” diyerek bazen bana kızıp, bazen yaşananların hiç de sır olmadığını anlayarak, utanıp, kızacaklarını ama bu yaşananları gazetecinin ve her insanın yaşadığını  hissedip, gülümseyeceklerini de biliyorum, şimdiden, hem de daha başlamadığım ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı kitabım çıkmamasına rağmen gülümseyerek…


Ve o kitabın kapağının hemen ardından gelecek olan sayfada kitabımın bir soru ile başlayıp, başka sorularla biteceği merakıyla okunmaya devam edilirken ilk sorunun cevabında  çok şeyin anlatılmak istendiği de anlaşılacak…



Çünkü özellerinin saklandığını ve kendisiyle toprağa gideceğini sanma rahatlığı ile Ay’a kadar uzanan insan oğlunun işgal edip, yakıp, yıktığı ve talan ettikten sonra terk ettiği şeyin aslında gün gelip göğsünün sol yanında olan dört harfli organın  kendisine hayat verdiğinin farkına vardığında çok geç olduğunu anlayacak..


Evet, Ay’da bile görünen ve bugünlerde Corona denen Çin işkencesesine dönen merkezde bulunan o geçilemez denen kale gibi nice dört harfli kalenin yakılıp, yıkılıp, talan edildiğini, terk edildiğini hiç düşündünüz mü? 


Veya yapıldıkları gibi kalmayan, işgal edilip, sonrasında yakılıp, yıkılan ve talan edilkten sonra terk edilen yani diğer adıyla virane bırakılan o kalelerin kaç harfi olduğunu bile düşünmeyen insanoğlunun, kalın, yüksek, geçilemez denen duvarlarla çevrili o  kalelerin ardında bulunan saraylardaki hazineye ulaşma uğruna yaşamı boyunca hep plan yaptığı, saldırıya geçmek için fırsat aradığı ve bulduğu ilk yarıktan içeri girip, hedefine ulaşmaya çalıştığı şu dünyada aslında ulaşılmak istenenin yine 4 harfli olan  başka bir şey olduğunu da düşünmemiş, aklına getirmemiş olduğun da anlaşılacak ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı çıkarmayı düşündüğüm, ömrüm yeterse çıkaracağım kitabımda..


Ve zaman bulup, yıllardır her gün yazdığım yazılarımdan seçtiklerimin de aralarında olacağını hayal ettiğim  kitapta insan denen varlığın yaşamı boyunca hedeflediği ve süt beyaz gülen bir yüzle karşılanmayı düşündüğü o kalenin ardından yaşanacakları bilmeden ve beyazın her an kırmızı kana, göz yaşına dönüşeceğini akıl etmeden hep kendisini yaraladığını da anlayacak ama  çoktan iş işten  geçmiş olacak ne yazık ki  ve sol yanında bulunan dört harfli organın artık onu taşıyamadığını çok ağrıdığını ve durma noktasına geldiğini de hissedecek, özel diye sakladığı şeylerin aslında  kendisini tüketen yiyip bitiren sınırlardan ve düşüncelerden  olduğunun farkına geç varmış olarak.


Düz Ardahan Susuz Kalacak!


Düz Ardahan Susuz Kalacak!


arşiv haber 31/10/2015 haberler 


Ardahan ve Göle Ovasına can veren Kura Nehrinin önü Beşikkaya HES Barajı ile kapatılarak, suyunun büyük bölümünün Artvin’e yönlendirilmesi için devam eden proje hayata geçiriliyor. Başta Ardahan ve Göle Ovasında bulunan köylerin tarım alanları olmak üzere Kura Havzasını kurutacak olan proje için kolları sıvayan HES’çiler işgal için köylüleri toplantıya davet etti.


**ARDAHAN’IN SİMGESİ KURA KURUYACAK..


AK Parti’nin 13 yıllık iktidarı boyunca devlete ait bir fabrika ve yatırımı özelleştirdiği tartışıldığı şu günlerde sıra Kura Nehri’ne geldi.


Kura Nehri’nin suyunu Artvin’a akıtacak olan prohe hayata geçiyor.


Göle Yeniköy bölgesinden başlayıp, Bağdeşen (Kizodamal), Yalnızçam, Y. Hasköy köyüne kadar bulunan araziyi alt üst edecek olan Beşilkkaya Baraşı için kolları sıvayan yapımcı firma İl Çevre Müdürlüğü aracılığıyla köylüleri toplantıya davet etti.


Ardahan ve Göle Ovasını kurutacak olan projenin hayata geçmesiyle Ardahan’ın simgesi konumunda bulunan Kura Nehri’de dere olacak.


**SİZİ PAZARTESİ GÜNÜ SAAT 19.00’DA SEYMEN TV EKRANI BAŞINA BEKLİYORUZ..



SEYMEN TV’ye konuk olan Ali Rıza Nasıroğlu: ARDAHAN’A GÜÇLÜ BİR LOBİ GEREKİYOR..


GAZETECİ Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, sunduğu ve Seymen TV’de her hafta pazartesi günleri 19.00 ila 20.00 saatleri arasında ekranlarda olan ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programa konuk olan Ardahanlı İşadamı Ai Rıza Nasıroğlu Ardahan’ın önemli sorunlarından birininde güçlü bir lobiden yoksun oluşudur dedi.


İş dünyası ve siyasi gelişmeler konusunda da önemli açıklamalarda bulunan MAKTEKSER adlı Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı, Makina Mühendisi Ali Rıza Nasıroğlu başta Ardahan Federasyonu olmak üzere irili, ufaklı tüm Ardahan derneklerinin etrafında birleşeceği ve tüm Ardahanlı iş adamlarının içinde bulunduğu bir oluşuma ihtiyaç duyulan bir süreci yaşayan Ardahan için öne atılan ‘Ardahanlı İş adamları ve Sanayiciler’ fikrinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine inananlardan olduğunu belirtti.

Başta İstanbul’da olmak üzere bir çok batı kentinde ülkenin yanı sıra dünya ekonomisine yön veren iş adamlarımızın yanı sıra bürokratlarımız, aydınlarımız, gazetecilerimizi beri araya getirecek güçlü bir lobiye ihtiyaç duyulduğunu belirten Nasıroğlu, ‘o güçlü lobinin oluşması için küçük bir adım yeterli olacak. Samimi, gerçek anlamda Ardahan sevdalısı, ben memleketime, insanıma ne katarım diye düşünen her iş adamın, bürokratın, aydını ede gazetecinin mutlak birlikteliğinin şarttır.’ dedi.

Bir çok kentin bunu başardığını ve gerek gurbette bulunan, gerek ise o inanların doğup, büyüdüğü kentlerin başarısının altında yatanın ‘Güçlü Lobiler’ olduğuna dikkat çeken Ali Rıza Nasıroğlu onların yaptığını biz niye yapmıyoruz?’ diye sormadan da edemedi.


**ARDAHAN HABERLERİ..


**Vali Deniz, Damal’da Muharrem iftarına katıldı..



Vali Ahmet Deniz, Muharrem ayı dolayısıyla Damal Kaymakamlığı tarafından Cem Vakfı’na ait Cem Evi’nde hazırlanan iftar programına katıldı.

 

İftar programına Vali Deniz yanı sıra, Damal Kaymakamı Vedat Yılmaz, Damal Belediye Başkanı Ergin Önal, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, kurum müdürleri, Cem Vakfı üyeleri, Damal ilçesinin ileri gelenleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

 

Programda ki konuşmasında birlik, beraberlik ve sevginin önemine vurgu yapan Vali Deniz, “Bu güzel ve mübarek muharrem akşamında siz sevgili canlarla birlikte olmaktan son derece mutluluk duyuyorum. Coğrafyamız, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş Veli’nin barış, kardeşlik ve sevgi tohumlarıyla yoğrulmuş bir coğrafyadır. Hacı Bektaş Veli, ‘İncinsen de, incitme’ diyor. Bu anlamlı sözü kendimize örnek aldığımız zaman başka hiçbir söze ihtiyaç yoktur. Bunu düşünmek ve manasını anlamak hepimize yeter. Yine Mevlana ‘Kim olursan ol, yine gel’ diyor. Adeta kucak açıyor. İşte bizi biz yapan gerçek anlamda ki değerlerimiz bunlardır. Bizim varlığımızın en temeli ise sevgi ve hoşgörüdür. Şunu açıkça söyleyebilirim ki, sevgisiz hiçbir hedefe ulaşmak mümkün değildir.  Dünyada bu değerlerden yoksun bir şekilde yetişen insanlar, görüyoruz ki bir birlerini katlediyor. Onun için bizim sevgi ve kardeşlik tohumlarını her zaman için canlı tutmaya ve yeniden yeşertmeye ihtiyacımız vardır. Bizler, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle,  Alevi’siyle, Sünni’siyle asırlardır bu coğrafyada bir ve bütünüz. Farklı ırk ve mezhepteki vatandaşlarımızla bir kardeşlik bağı kurmuşuz. Başkalarının ülkemizin huzur ve mutluluğunu bozmasını asla ve asla müsaade etmeyeceğiz. Bu duygularla, mübarek Muharrem ayının hepimize hayırlar getirmesini diliyorum. Tutulan oruçları Allah kabul etsin” dedi.


**Vali Deniz, Ardahan-Göle karayolunda devam eden sıcak asfalt çalışmasını denetledi



Vali Ahmet Deniz, Ardahan-Göle karayolunda devam eden sıcak asfalt çalışmasını denetledi.


Müteahhit firmalardan kaynaklanan sorunlar nedeniyle bir süredir aksaklıkların yaşandığı yolda yeniden başlayan sıcak asfalt çalışmasını yerinde görmek üzere Göle yoluna giden Vali Deniz, müteahhit firma yetkilisinden yapılan çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Çalışmaların hızlı bir şekilde ilerlemesi yönünde müteahhit firma yetkilisine talimat veren Vali Deniz, çalışmaların normal bir şekilde devam etmesi halinde ay sonuna kadar Göle yolunun stablize olan kısmının tamamlanmış olacağını bildirdi.


**En çok traktör Ardahan’da..



Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal alana göre en fazla traktörün İstanbul, Ardahan ve Sakarya’da bulunduğunu belirterek, “İstanbul’da traktör başına tarımsal alan 3,3, Ardahan’da 3,5, Sakarya’da 5,3 hektarda kalırken, Ordu’da 117,6, Trabzon’da 515,1, Rize’de 1331,5 hektarı buluyor” ifadesini kullandı.


Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye genelinde temmuz ayına göre 5 bin 121 adet artarak 1 milyon 669 bin 35 adede ulaşan traktör sayısının, iller arasında dengesiz bir dağılım gösterdiğini belirtti. Palandöken, “Tarımsal mekanizasyonun en önemli unsuru olan traktörde, iller arasındaki dengesizliğin giderilmesi, traktörün verimli kullanımının sağlanması, traktör parkının yenilenmesi gerekir” değerlendirmesinde bulundu.


Türkiye ortalamasının 14,3 hektar olduğu traktör başına tarımsal alanda, 40 ilde ortalamanın üzerinde, 41 ilde de ortalamanın altında traktör bulunduğunu belirten Palandöken, şunları kaydetti: 


“İstanbul’da traktör başına tarımsal alan traktör sayısı fazla olduğu için, 3,3 hektara, Ardahan’da 3,5 hektara, Sakarya’da 5,3 hektara kadar düşüyor. Buna karşın  traktör başına tarımsal alan Şırnak’ta 43, Bitlis’te 43,2, Tunceli’de 43,7, Ağrı’da 48,2, Giresun’da 56 hektara çıkıyor.”


En fazla tarımsal alana sahip Konya’nın, 79 bin 238 traktörle Manisa’nın ardından ikinci sırada geldiğini, traktör başına 24,1 hektar tarımsal alana sahip olduğunu bildiren Bayraktar, “Tarımsal alanı 1 milyon 221 bin 408 hektar, traktör sayısı 49 bin 301 olan Ankara’da traktör başına 24,8; tarımsal alanı 1 milyon 181 bin 590 hektar, traktör sayısı 33 bin 695 olan Şanlıurfa’da traktör başına 35,1, tarımsal alanı 808 bin 727 hektar, traktör sayısı 28 bin 688 olan Sivas’ta traktör başına 28,2 hektar tarımsal alan bulunuyor” dedi.


**Kürtlerin artışına 

AHISKA FRENİ KONULACAK!



17 bin Ahıska Türkü, Türk vatandaşlığına kabul ediliyor. Ukrayna’dan gelen 600 aile ise Ardahan ve Kars’a yerleştiriliyor.


Vatandaşlık ve oturma izni müjdesi alabilmek için Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Bursa mitingine katılan, ancak bekledikleri müjdeyi alamayan Ahıskalılara müjdeli haber Balıkesir’den geldi. 

 

Ahıska Türkleri olarak yaklaşık dört yıldır vermiş oldukları vatandaşlık mücadelesinde neticeye ulaştıklarını ifade eden İnegöl Ahıska Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Taş, Davutoğlu’nun Balıkesir’de mitinginden Ahıska Türklerine vatandaşlık müjdesi geldiğini söyledi.

 

Ahıska kökenli vatandaşların yoğun olarak yaşadığı İnegöl’ün Alanyurt bölgesinde bir kahvehanede Ahıska Türkleriyle bir araya gelen Dernek Başkanı Mehmet Taş yaşanan süreci anlattı.

 

600 AİLE Kars’A YERLEŞTİRİLECEK

 

Ukrayna’dan gelenlerle ilgili yaşanan sıkıntıyı sık sık gündeme getirdiğini belirten Mehmet Taş, “Ukrayna’dan 600 ailenin iskanlı göç olarak Ardahan Kars’a yerleştirilecek. Orada TOKİ’nin konutları hazır. 300’erli 2 grup halinde aileleri getirecekler. Buradaki vatandaşlıkları da 2’şer, 3’er bin gruplar halinde onaylanacak. Hatta dün Ukrayna’dan gelecek 300 ailenin ve vatandaşlık bekleyen 2 bin 100 Ahıskalının vatandaşlığı onaylanarak Resmi gazete’de yayımlandı. Bu bizim beklediğimiz bir müjdeydi, ama Bursa’da bu açıklama yapılsaydı, bir bayram havasına dönüşecekti. bugün de burada insanlarımızı toplayarak bununla ilgili bilgi verelim istedik. Ben buradan cumhurbaşkanımıza, başbakanımıza, konuyla alakalı emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Şuna eminim ki bizleri çok iyi tanıyan dışişleri bakanımız, Türk ve İslam topluluğuna çok önem veren bir başbakanımız olduğunu biliyoruz. Bu da bizim için bir şanstır. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın” diye konuştu.

 

17 BİN AHISKALIYA VATANDAŞLIK VERİLECEK

 

Taş, “Türkiye genelinde vatandaşlıklık bekleyen 17 bin kişilik bir liste var. Bunların vatandaşlık talebi 2’şer, 3’er bin kişilik gruplar halinde onaylanacak ve Resmi Gazete’de yayımlanacak. Şu anda Resmi Gazete’de çıkan 2 bin 100 kişinin içinde İnegöl’den kaç kişi var tam bilemiyoruz. Vatandaşlığı onaylananlara zaten mektuplar gelecek. Bundan sonra işimiz çok daha kolay olacak” şeklinde konuştu.


**İncesu Ardahan’da..



24. Dönem CHP Ardahan Milletvekili aday adayı ve Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi hemşerimiz Özgür Erdem İncesu, CHP Milletvekili adaylarına destek olmak için geldiği Ardahan’da, partisinin seçim çalışmaları hakkında kamuoyuna bilgi verdi. 

CHP Genel Merkezinin Ardahan’a büyük önem verdiğini belirten İncesu, 1 Kasım’da CHP’nin yeniden Ardahan’da birinci parti olarak çıkması için yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını söyledi.

1 Kasım erken genel seçimlerine 10 gün kala Ardahan’da siyaset arenası iyice ısınmaya başladı. 

7 Haziran genel seçimlerinde Ardahan’da tarihinde ilk kez seçim kaybeden CHP’de toparlanma süreci ise dikkat çekiyor. 

Türkiye’nin yakından tanıdığı Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz’ın Ardahan CHP’den birinci sıra adayı gösterilmesi ile yeniden eski gücüne kavuştuğu gözlenen partinin, 1 Kasım’da Ardahan’da birinci parti olarak seçimlerden çıkması yönündeki beklentileri de artırmış durumunda. 

Genel Sekreter Gürsel Tekin ile birlikte Ardahan çıkartması yapan Milletvekilleri partililere seslendi. Seçim stratejisi konusunda bilgi alışverişinde bulundular. Ardahan’a verdikleri önemi hissettirdiler.

 

“GÜRSEL BEY VE GENEL MERKEZ ARDAHAN’A BÜYÜK ÖNEM VERİYOR”

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve İstanbul Milletvekilleri Barış Yarkadaş, Eren Erdem ile birlikte Özgür Erdem İncesu’da Ardahan’a gelerek partisinin Milletvekili adaylarına destek oldular.

24. Dönem Ardahan milletvekili Aday adayı olan aynı zamanda Çankaya Belediyesi Meclis üyesi görevinde bulunan hemşerimiz Özgür Erdem İncesu, CHP adaylarına destek olmak için geldiği Ardahan’da gazetemizin Haber Merkezini ziyaret ederek, çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.

7 Haziran’da CHP’nin Ardahan’da seçim kaybetmesinden çıkartılması gereken dersleri parti olarak çıkarttıklarını vurgulayan İncesu, “Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan’da geçmişte olduğu gibi gelecekte de yine birinci partidir. Bir önceki seçimlerde yaşanan bazı sıkıntılar ve siyasi konjektöründe etkisi ile alınan sonuç bizleri üzdü. Parti bilinci ile hareket eden tüm arkadaşlarım bu seçimlerde CHP’nin Ardahan’da birinci parti olması için elinden gelen çabayı gösterdiklerini görüyoruz. Genel Merkezimiz Ardahan’a büyük önem veriyor. Bugün Gürsel Tekin ve İstanbul Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte Ardahan’a yaptığımız ziyarette bunun bir göstergesidir. Gürsel beyin Ardahanlı olması dolayısı ile ilimize verdiği önem genel merkezde de hissediliyor. Ardahanlı olarak bizlerde partimizi bu seçimlerden başarıyla çıkartarak karşılık vereceğiz. Adaylarımızın ikisi de çok değerli ve bilgi birikimi olan insanlar. Yılmaz’ın başarılı bir bürokrasi geçmişi olması seçildikten sonra Ardahan’a kazandıracağı yatırımlar ile ortaya çıkacaktır” dedi.


**DR. ŞENTÜRK’TEN MEVSİMSEL GRİB UYARISI!..



Ardahan Halk Sağlığı Müdürü Dr. Ulaş Şentürk, mevsimsel grip salgını ve beslenme konusunda uyarılarda bulundu.

Soğuk kış aylarının nezle ve grip mevsimi olduğuna dikkat çeken Şentürk, hastalıktan korunmada aşılanma ve kişisel hijyen kurallarına önem verilmesi gerektiğini, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için de yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edilmesini istedi. Mevsimsel grip salgınının ateş ve boğaz ağrısı gibi belirtilerle ortaya çıktığını hatırlatan Halk Sağlığı Müdürü Dr. Ulaş Şentrük, mevsimsel grip salgını ve beslenme konusunda uyarılarda bulundu. Dr. Şentürk, grip salgınında, akıntıyla genel vücut kırgınlığı, yaygın kas ve eklem ağrısının yanısıra şiddetli öksürüğün en sık belirtiler olduğunu dile getirdi. Bazı önerilerde bulunan Dr. Şentürk, “Gripte en önemli tedavi şekli istirahattır. Dinlenmek hem iyileşme açısından hem de bulaştırma riskine karşı çok önemlidir. Grip mikrobu bir metreden yakın mesafeden temasla bulaşan hastalık olduğu için grip olan kişiler mümkünse evlerinde istirahat etmelidir. Grip olan kişilerin hijyen kurallarını da dikkat etmeleri ellerini sık sık yıkamaları gerekmektedir. Öksürme ve hapşırma gibi eylemlerden sonra da elleri yıkayarak kağıt peçete kullanmak ve kullandıktan sonra çöpe atmalı ayrıca bulunduğumuz mekanı sık sık havalandırmalıyız. Ihlamur, adaçayı gibi bitkisel tedavilerle de sıvı alımının artırılması gerekir” dedi.


**BESLENMENİN ÖNEMİ..

Yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlığı olan bireylerin soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Şentürk, “Kolay iyileşebilmek için dengeli beslenme olmazsa olmaz koşuldur. Dengeli beslenme için ana ve ara öğünlerin atlanmaması vücut direncini artırır. Ara öğünlerde, kuşluk ve ikindide meyve yemek vücudu mikroplara karşı koruyacaktır. Şu an tam mevsimi olan balık, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri, kalsiyum, fosfor, selenyum ve iyot mineralleri ile E vitamini için iyi bir kaynak olup, bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle imkanlar dahilinde balığın haftada 2-3 kez buğulama, ızgara ya da fırında pişirilerek tüketilmesi uygundur” diye konuştu.

**SAĞLIKLI BAĞIRSAKLAR VE GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ..

Dr. Şentürk, ’’Bağışıklık sisteminin güç kaynağı sağlıklı bağırsaklardır. Son dönemde yapılan araştırmalarda probiyotik ve bağışıklık sistemi arasında güçlü ilişki olduğu ortaya konmuştur. Bu nedenle düzenli olarak ayran, yoğurt veya kefire günlük beslenmenizde yer vermeniz, bağışıklığınızın desteklenmesinde olumlu sonuçlar doğuracaktır. Evde yaptığınız yoğurtlara probiyotik maya kullanabilirsiniz. Barsak fonksiyonları düzenli çalışmayan kişiler günlük probiyotik tabletlerden destek alabilirler.’’                         www.kuzeyanadolugazetesi.com



 

1 KASIM’DAN SONRA CHP İKTİDARI İLE TÜRKİYE ŞAHA KALKACAK

13 yıllık Ak Parti iktidarı sonrası ülke genelinde ekonomiden demokrasiye birçok alanda ülkenin geri gittiğini söyleyen Çankaya Belediyesi Meclis Üyesi hemşerimiz Özgür Erdem İncesu, “1 Kasım’dan sonra CHP iktidarı ile ülkemizde yaşanan tüm sıkıntıların son bulacağı bir sürece doğru gidiyoruz. Bu inanç tüm partililerimizde mevcut. Artık CHP iktidarı ile ülkemizde yaşanan    

sıkıntılar son bulacak. Demokrasinin tüm çarklarının işlediği bir ülkede Türkiye şaha kalkacak ve vatandaşlarımızın daha müreffeh bir ülkede yaşamasını sağlayacağız. Bunun için herkesin Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde CHP’ye destek olmasını bekliyoruz. Yapılan son anketlerde çıkan sonuçlarda partimizin 1 Kasım’dan sonra iktidar olacağı yönünde” ifadelerini kullandı.

 

“AKTAŞ İÇİN TOBB İLE İRTİBAT HALİNDE OLACAĞIZ”

Geçtiğimiz gün açılan Çıldır Aktaş Sınır Kapısının Ardahan’a ekonomik katkı sunması için TOBB Genel Merkezi ile irtibata geçeceğini söyleyen İncesu, “Ardahan tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yıllardır açılması için her türlü katkıyı parti olarak sunduğumuz sınır kapımızın açılması bizleri mutlu etti. Bundan böyle bu kapımızın Ardahan’a ekonomik yansımalarının en kısa sürede yaşanması için TOBB Genel Merkezi ile irtibata geçerek burada neler yapacağımız yönünde bilgi alış verişinde bulunarak buradan alacağımız sonuçları Ardahan’da halkımıza duyuracağız. Gümrükleme işleminin acilen burada açılması birinci hedefimiz olacak.

 

Bu konularda uzman olan Adayımız Öztürk Yılmaz’ında katkıları ile Çıldır Aktaş Sınır kapımız şehrimizin kalkınmasında lokomotiv görevi görecektir. Serhat ilimizin gerçek manasıyla ticaretin tüm nimetlerinden yararlanmasını istiyoruz. Aktaş’ın bir habur, bir sarp sınır kapısı gibi aktif olması için bu işin peşini bırakmayacağız. Yoksa akibeti Türkgözü sınır kapısından farklı olmaz. Sonuçta bu kapı Kafkaslara açılan en büyük kapı, Türkiye’nin de 3. büyük sınır kapısı. Bu kapının canlı olması için bazı yatırımların daha yapılması gerekiyor. Bunların başında, havaalanı, demiryolu ve gümrükleme işlemlerinin biran önce yapılmasıdır” açıklamasında bulundu.