GURBETÇİLERİN YAZLIK, YAYLALIK EVLERİ SOYULMAYA BAŞLADI!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

Son olarak Ardahan’ın Hanak İlçesine bağlı Baştoklu (Yukarı Dikkan) köyüne yaşanan hırsızlık sonucu bir gurbetçiye ait olduğu öğrenilen yazlık yayla evinin hırsız veya hırsızlar tarafından soyulduğu öğrenildi.


Yayla evinde bulunan buzdolabı ve diğer büyük eşyaları götürmeye çalışan ancak kırdıkları kapı ve pencerelerden yeteri yer açamayıp, ancak televizyonu çaldıkları öğrenilen hırsızların yanı sıra bazı köylülerinde göç edenlerin geri gelmemesi için yazlıklara ve yayla evlerine zarar verdikleri burada ki amacın tatile gelenlerin geride bıraktıkları çayır ve meralarının bedavadan otlatıldığı ve biçildiğinin görülmemesi olduğu iler sürüldü.


 



DÜNDE AYNI BUGÜNDE..


Demirel’in “Kürt realitesini tanıyoruz”, Mesut Yılmaz’ın, “AB yolu Diyarbakır’dan geçer” demelerinin üzerinden kaç yıl geçti bilmem ama bu kez kayyumla belediyesi yönetilen Diyarbakır’a bir kez daha giden Erdoğan’da yıllar önce “Kürt sorunu benim sorunumdur.’ demiş olduğunu hatırlarken 5 çocuğu, 6 torunu olan bir Kürt gazeteci olarak son günlerde yaşanan tartışmalara bakmak istesem de ‘son umut, mahkemesi kapatılmak istenen Anayasa’da’ denen bilgi çarpıtma yani yeni sansür yasasını hatırlıyorum.

Ve geriye dönüp, şu an bu dünyada olmayan Evren, Demirel, Mesut Yılmaz, Erbakan, Türkeş ve adına Kürt Sorunu denen sorunu yok sayıp, ‘Bu olsa olsa terör olaydır’ deyip, ‘Zaten kökünden çözdük, aha bitti, bitirildi’ diyen kaç içişleri, savunma bakanı, ölümü şüpheli denen Eşref Bitlis gibi onca komutanların bu yöndeki demeçlerine bakmak istiyorum.

Ve onca demeç, açıklamayı tek tek arayıp bulmak istesem de, bir anda vazgeçiyor 5 yetmedi 10 ve 15 maaş alan değil, ‘çocuk yapan PKK’lılar kim acaba?’ diye sorulan sorulara cevap arayan, ararlarken de biz Kürtlere ‘Erdoğan size terörist dedi..’ diyen ulusalcıların yani sözde solcuların tutum, söylem ve hal, hareketlerine bakıyorum.

Ve bunların yani Erdoğan’ı çürütmeye kalkanların karşı deyişlerine bakarken aynı Erdoğan’ın Kültür Bakanlığına bağlamaya çalıştığı Alevilerden biri olan eski komutan, demediğini bırakmadığı AK Parti’ye geçen vekilin eşine dediklerinden daha ağır ve incitici anlam, adlandırma yani kısacası faşo oluklarını duyup, işitip, okuyoruz.




Efendim Erdoğan bunu PKK’lılara derken üstü kapalı olarak Kürtlere dediğini yani Kürt olanların hepsini PKK’lı ilan ettiğini belirten ulusalcı faşist kafaların küçük beyinciklerinde hep duran Kürt düşmanlığının en açık ve bariz örneği ‘Efendim Erdoğan azınlıklara böyle diyemez, ayıp etmiştir’ diyordular.

Derlerken bu ülkenin nüfusunun büyük bölümünü olduğu gibi özünü taşıyan onca Kürde ‘azınlık’ demekle aslında kendilerinin politikaları yüzünden bugüne kadar gelen ve hala çözüm aranan sorunun başrollüleri bunların olduklarını da görmekteyiz.

Ha unutmadan kimyasal silah konusunda da bir tartışmanın devam ettiği bir sırada Deniz Gezmişlerin asılması için el kaldıran CHP’liler arasında dedesi bulunan aynı CHP’nin sözcüsü Öztırak’ın son sözleri bu ulusalcı faşist kafaları anlatan ve ‘tencere dibin kara benimki seninkinden kara’ dedirtiyor gibiydi…

Neyse dedim ya bilgi çarpıtma yani 3 yılla başlayan son sansür yasası ve onca ‘Sakın düşünme’ diyen yasa, anlayış, bakış varken ben 10 yıl önceye yani Erdoğan’ın Diyarbakır’a yapacağı ziyaretle yeniden gündemin ilk sıralarına çıkacağa benzer olan Kürt sorunu gibi hiçte güncelliğini kayıp etmeyen iki yazımıza bakıp, adeta bugünü anlatan o yazılarımı okumayanlarda okusun diyerek yeniden yayınlamayı daha uygun buldum.

Çünkü en iyisi bu tartışmalarda uzak durmak, durup, durduk yere kendi başımıza da yeni bir sorun açmayalım, en iyisi kendi kendimizi otosansürleyip yıllardır içinde çıkılamaz hal alan ve aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık olan konuyu onlara bırakmak en iyisi.

 Ve şimdi çoğu çoban olan Afganlarla ilgili yazıma ve yeşil sahada kalmak için mücadele eden Amatör takımlardan biri olan ama şimdi adı olsa da kendisi olmayan Aktaş gibi Türkgözü (BadeLE) Gümrüğü olmasına karşın ithalat/ihracatın sıfır derecede olduğu Ardahan’a bakalım.


**Afgan takımı..

Dün çıktı, maçta 9 gol yiyen Adanaspor’un Kulüp başkanının maç sonrası yaptığı açıklamaya baktığınızda neredeyse delireceğini görmek mümkün.

Çünkü Ardahan’ı temsil eden bir futbol takımının Ardahan’ın ileri gelenlerince desteklenmediği gibi var olan imkânlardan da yararlandırılmadığını görürsünüz.

Buna örnek olaraktan Afganlara tahsis edilen İl Spor Müdürlüğüne ait kapalı spor salonu gibi tesissilerinin bile Ardahan Spora verilmediğidir.

Adanaspor’un Başkanı Uğur Kaçar’ın bu ağır sitemine baktığınızda Ardahan’ı temsil eden ve onun ileri gelenleri olanlar olarak tanınanların Ardahan’a olduğu gibi Ardahan Spora ve diğer sportif etkinliklere da sahip çıkmadığını da görmek mümkün…


**Badele/Türkgözü..

Çıldır Aktaş’ı açmaya hazırlanan Ardahanlıların yıllardır açık olan Posof Türkgözü’ne ne kadar sahip çıktıklarını soracak olursak, önünüze koskoca bir sıfırın çıkacağından emin olan.

Çünkü sınır kapısı, dış ticaret, ithalat ve ihracat nediri merak etmeyen ve bu yönde ‘ne yapabilirim’ i hiç akıl edemeyen Ardahanlının kendini değiştirmeme inadı dolaysıyla Kafkaslara açılan önemli bir kapı olan Posof Türkgözü (Badele) maalesef hakkettiği katkıyı ne Posof’a nede Ardahan’a sunamamıştır…

Bundan etkili olan diğer bir neden ise Posof’un değişmezi olan, Ankara’da, Avrupa’da gelmeyen belediye başkanıdır…


Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phparşiv haber 29/05/2017 tarihli haber/yorum


Yaylalar Onarılıyor..


Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlılar çıkmaya hazırlandıkları yaylalarını onarmaya başladılar.


350 binin üzerinde büyükbaş 0 binin üzerinde küçükbaş hayvanın bulunduğu Ardahan’da yayla hazırlığı başladı.


Baharın kendisini iyiden iyiye hissettirdiği Ardahan’da aylarca kaldıkları yaylalarına çıkmaya hazırlanan Ardahanlılar uzun bir kışın ardından onarıma muhtaç yaylalarını onardıkları ve yaylaya çıkmaya hazırlandıkları görüldü.



**Kar altında ki yaylaları yaktılar!..


*02/03/2017 Tarihli Haber


Ardahan’da kimliği belirsiz kişi yada kişiler yaylalarda bulunan yayla evlerini yakarak kullanılmaz hale soktular.

Alınan bilgilere göre Ardahan ile Ardanuç arasında bulunan 2 bin 800 rakımlı Bilbilan Yaylasında bulunan 6 yayla evi kimliği belirsiz kişi yada kişilerce yakıldı.

Geçtiğimiz gün yapılan çalışma ile yolu açılan Bilbilan Yaylasında bulunan yayla evlerini kimlerin yaktığı bilinmezken şikayet edilmediği için jandarmanında olay yerine gitmediği alınan bilgiler arasında oldu.


**YAYLALARI KAR DEĞİL, DOLU VURDU!


*25/08/2015 Tarihli Haber


Son baharın yüzünü göstermeye başladığı Ardahan’da yağan yağmur doluya döndü.


Ardahan’a komşu Artvin’i vuran olumsuz hava Ardahan’ı da etkisi altına aldı.


Dünden beri etkisini arttıran serin havanın yağmura dönüştüğü Ardahan’da yaylaları dolu vurdu.


Yüksek dağlarda dolu, kent merkezinde yağmur, yaylalarda dolu olarak etkisini gösteren olumsuz havanın deam edeceği ve hava sıcaklığının gün geçtikçe düşeceği öğrenildi.



Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER



İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


HASTANE DARP RAPORU VERDİ


TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

“Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.


Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


HASTANE DARP RAPORU VERDİ


TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

“Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.


Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


HASTANE DARP RAPORU VERDİ


TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

“Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


HASTANE DARP RAPORU VERDİ


TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

“Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.


Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


HASTANE DARP RAPORU VERDİ


TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

“Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.Saldırı sonrası Hastaneden rapor alıp şikayetçi oldu


ENSAR ÖĞÜT’Ü, KARŞI ÇIKTIĞI İTHAL ET İHALESİNİ İZLEMEK İSTEDİĞİ İÇİN DARP ETTİLER


İthal et ihalesine gözlemci olarak katılmak isteyen CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve Ardahan 22.23.24 dönem Milletvekili Ensar Öğüt darp edildi. Ensar Öğüt, köylüyü bitirmek ve yandaşlarını zengin etmek için ithal et ihalesi yaptıklarını, kendisinin de izlemek ve ülke köylüsünün hakkını savunduğu için Genel Müdürün talimatıyla saldırıya uğradığını söyledi.


Ankara Balgat’taki Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’nde bugün saat 14.30’da yapılması planlanan 10 bin ton dondurulmuş et ihalesini izlemek için giden CHP Yüksek Disiplin Kurulu üyesi ve ülkede hayvancılık ve tarım konularını takibi ile tanınan Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt darp edilerek dışarı çıkarıldı.


GENEL MÜDÜRÜ SUÇLADI


Avrupa menşeli dondurulmuş et ihalesini izlemeye giden Öğüt, “Et ihalesine gözlemci olarak gittim. Gittiğimde ihaleyi izlemek istediğimi belirttim fakat beni ihalenin yapılacağı salona almadılar. Genel müdürün talimatıyla oradaki görevliler beni yaka paça dışarı çıkardı. Kurum yetkilileri benim yaka paça dışarı atılmama seyirci kaldı. Polis geldi ve müdahale etti” dedi.


HASTANE DARP RAPORU VERDİ


TBMM’de bulunduğu sırada Anadolu köylüsünün sesi olan ve hala mücadeleden vazgeçmeyen Ensar Öğüt, sırtından, kolundan, dudağından ve ayağından darp edildiğini ifade ederek, “Ayaklarıma vurdular, hastaneye giderek darp raporu aldım ve şikayetçi oldum. Burada eski bir milletvekilinin ihaleyi izlemesini talimat ile engellediler. İhaleye kendi yandaşlarına vermek için böyle bir teşebbüste bulundular. Ben orada ithal ete karşı olduğumu söyledim” diye konuştu.


İTHAL ETE KARŞI ÇIKTIĞI İÇİN SALDIRIYA UĞRADI


Et fiyatının ithal et alarak değil köylü teşvik ederek ve kalkındırarak ucuzlayacağını kaydeden Öğüt şöyle devam etti:

“Köylüyü kalkındırmak için teşvik verilirse, et sağlayacak hayvan çoğalırsa o zaman et ucuzlar. Dışarıdan et getirmekle olmaz. Dışarıdan getireceğiniz etin ne olacağı belli değil. Dondurulmuş et gelecek, nasıl kesildiği ve hangi hastalıkları taşıdığı belli değil. Hastalıklı et ithal etmeyin demem üzerine beni güvenlikleri çağırarak yaka paça dışarı attırdılar”


İTHAL ETİN VE BANA SALDIRANLARIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM


Ensar Öğüt, ülkenin mazlum ve ezilen insanları olan köylülerin hakları için 15 yıldır sürdürdüğü mücadelenin peşini bırakmayacağını, kendisine saldırının asla kendisini yıldıramayacağını, Anadolu tarım ve hayvancılığını sahiplenmeye devam edeceğini, kendisine saldırtan ve saldıranların peşini bırakmayacağını ifade ederek, “Beni yıldıramazlar. Köylünün hakkını onlara yedirmeyeceğim”dedi.



Evet’çileri gördükçe biz kararsızların Hayır diyesi geliyor gibi..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 

Ne kaldı şurada 16 Nisan’a bilmem ama günlerdir evet, hayırı oynayan ülkenin gereksiz gündemini takip ederken ve evetçi tayfasını gördükçe biz kararsızların hayır diyesi geldiğini baştan belirtmek isterim..


Çünkü bende 16 Nisan’ın sonucuna damga vuracak olan 10 milyon kararsız bir seçmenden biri olarak hala ‘Evet’ mi desem, ‘Hayır’ mı desem diyenlerdenim..

30 Yılı geçmeye başlayan gazetecilik hayatımda ilk kez bu kadar kararsız kalmamın nedeni ise; Ülke kurulduğundan bu yana ısrar edilen, çürümüş olan, o çok beklenen demokrasiye hiç bir katkısı olmamış, Kürtler başta olmak üzere kimseye hak tanımamış olan bir sistemin yani 12 Eylül cunatasının hazırlattığı Anayasa ve de mevcut sistemin oluşunun yanından dikta rejimi dayatan ve demokrasi kelimesinin bir satır bile geçmediği 18 maddelik sözüm ona Anayasa değişikliği..

İlk kez bu kadar kararsızın ve karar vermekten zorlanan bir seçmen olduğu ve seçimin yaklaştığı şu günlerde birilerinin, ‘evet’ dediklerini ortaya koymak için bin bir saçma savunmalar içinde olması ise işin cılkını çıkaran diğer bir sorun..

Öyle ki birilerinin olmadık şovlar içine girmesi ve en önemlisi 1 Kasım Genel Seçimlerinden bu yana zaten başkan olan Reis’e yağ olsun diye olmadık fırıldaklar çevirenleri gördükçe her gün rakı içip, olmadık dalavereyi hatta dinin ret ettiği işleri yapanların kandil, cuma mesajı atması gibi referandum da evetçi kesilenler de insanı hayır demeye itiyor..

Bunun en son örneği ne sosyal, ne kültürel nede siyasal etkinlik yada olaylarda ortada gözükmeyen, kağıt üzerinde dernek olan ve en önemlisi tabelaları bile olmadığını iyi bildiğim Ardahan’da ki sözde stk’ların hemde o çokta sevdikleri (!) Atatürk’ün heykelinin önünde poz verip, ‘Evet diyoruz’ diyerek açıklama yapmaları oldu..

Bunların barosu olmayan Ardahan’a baro isteme cesareti gösteremeyenlerin başında geldiğini de bilen biri olarak Ardahan’a kadar gelen Metin Feyzioğlu’nun Ardahan’a gelişini görmedikleri gibi Ardahan’da yaşananları görmeyen pembe gözlü sözde ajans muhabirlerine, ‘Ardahan Stk’lardan ‘Evet ‘ Desteği’ başlığını attırmaları oldu..

Dernekler siyasetle ilgilenmez ya ondandır..

Tabi biz yani Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu gibiler bunların yaptığını yapsak ‘ya kardeşim stk siyaset yapmaz’ deyip, kızılca kıyamet koparacak yine bunlardır..

‘Ya siz yapılamayan yatırımlar nedeniyle göçün devam ettiği, bu nedenle de her gün nüfusu azalan ey Ardahan stk’ları niye bir güne bir gün de var olan sorunlar için öyle bir araya gelipte açıklama yapmazsınız?’ 

Yapamazlar çünkü kendileri dahil 7 sülaleleri her iktidarda olduğu gibi bu iktidarda da nemalananlardır..

Ve aldıkları emir üzerine bir araya gelenlerdir..

Evet kararsız seçmeni hayır dedirtmeye itenlerin o fotoğrafına bakınca, insanın, ‘Ulan sizin evet dediğinize ben hayır’ diyorum demesi gelmekte..

Sonuç;

Vallahi bunları görenler sanki hayır diyecek gibi..

Öylede olacak gibi..

Çünkü Hanak’ın yarısından çoğu, Damal’ın %98’i, Göle’nin %65’i,Çıldır’ın %55’i, Posof’un %33’ü, Ardahan merkezin %69’u gibi ülkenin yarısından ötesi gibi biz kararsızlar da bunları gördükçe hayır diyecekler arasında yer alacağız gibi..