HANAK BELEDİYESİNDEN BAHAR TEMİZLİĞİ..

Başta Ardahan’ın Hanak İlçesinde olmak üzere Ardahan kent merkezinde ve diğer 4 ilçe Göle, Damal, Posof ve Çıldır’da devam eden Corona paniği  dolaysıyla başlatılan ‘Evde kal’ kampanyası ile iyiden iyiye boşalan cadde ve sokakları temizlemeye başlayan belediyeler şehir içi yolların yanında mahalle aralarına giden yolları onardığı da görülmekte.



DEVLET HALKTIR!..


Bu ülkede ki ana sorunların başında gelenin bir Hademenin ya da bir Genel Müdürün veya bir Amirin işlediği büyük ya da küçük bir suç için yargılanması gerektiğinde o Hademenin, Genel Müdürün, Amirin hatta ülkenin başkanının soruşturmasına izin vermesi gerektiği şartının gün geçtikçe ‘Devlet’ adıyla daha da zırhlı hale getirilmesi demokrasi denen oluşumla ne kadar olumlu ..


Bilmem ama bir savcının kalkıp, MİT Bölge Müdürünü yargılama istemi ile başlayıp, 15 Temmuz Darbe Girişimine kadar gelen süreçte başlayıp, bugüne kadar yani Diyanet İşleri Başkanı ile ilgili eleştirisel açıklamalara, ‘Devlete karşı yapılan suç’ mahiyetine kadar geldiğini görürken 18 yıl önceki anlayışa geri dönüldüğünü de anlıyoruz.


Çünkü, ‘Muhtar bile olamaz’ denen ve bugüne gelene kadar hep aynı suçlamalarla karşı karşıya geldiğini bize hatırlatan bu anlayışın aslında ‘Muhtar olamaz’ diye manşetlere çekilen Başkan Erdoğan’ın ‘Siz devlet değilsiniz, devlet sadece gerçek halktan oluşan bir suni kurumdur, halk ne derse o olur’ diyerek verdiği haklı mücadelesiyle asıl devlet olan, devleti oluşturan halkın gözünde büyütmüş ve bugün devletin başına kadar gelmesini sağlamış olsa da bunun unutulduğunu da görmekteyiz..



Evet, 18 yılın ilk yıllarında, ‘devletin halk olduğunu ve Diyanet İşleri Başkanı dahil vergilerimizle maaş alanlar halka hizmet etmesi gerekenlerdir..’ deyip, devlet adı altında beleş lojmanlarda oturanlar, YSK, TSK, HSK’da olup kendilerini devlet sayanlar ve bunların kalkanı olan ‘Muhtar bile olamaz’ manşetleri atan gazete ve televizyonlarla, kozmik odalara kadar sızmış olan cemaatlerle mücadele eden aynı Erdoğan’ın bugün, dünün hatasına düşmeyeceğine inanmak değil, devleti oluşturan bir vatandaş olarak bizzat istiyorum..


Ve kaldıysa 657’ye tabi olanların hatalarını, günahlarını, suçlarını ve onları eleştirenleri, yazanları, söyleyenleri ‘Devlete karşı suç’ olarak kabul edip, birilerini korumaya, birilerine de ‘Devlete karşı suçlu, suçlamasıyla 18 yıl önceye dönüşten başka bir şey olmadığını düşünenlerdenim..


Çünkü devlet denen şey iktidarlar değil, devleti oluşturanlar, halktır.. 


Halkta hak, hukuk ki, insan haklarını isteyen, kamu görevlilerini eleştirebilen, kendilerine eşitçe bakan anlayışa hep destek veren ve yeri geldiğinde dur demesini diyendir..


HANAK'TA KAMELYA YAKTILAR, KÖPRÜLÜYE KÖPRÜ YAPTILAR!


HANAK’TA KAMELYA YAKTILAR,


KÖPRÜLÜYE KÖPRÜ YAPTILAR!


ARŞİV HABER 25/11/2019 TARİHLİ HABER


Ardahan’ın Hanak ilçesinde yaptırılanlar yakılıp, yıkılırken kentin tek beldesi Köprülü (Goreveng) Beldesi Belediye Başkanı başında bulunduğu belediyeyi toparlama çalışmalarını sürdürüyor.


Azalan nüfusu yeniden arttırma çalışmaları sürdürmek ve başında olduğu belediyenin ihtiyaçlarını en aza indirmek için yoğun bir çalışma içinde bulunan Ardahan Göle ilçesine bağlı Köprülü Beldesinin batıda ki sakinlerini arayarak, ziyaret ederek doğdukları topraklarına alacakları ikametgah ile sahip çıkmaya davet eden Başkan Yücel Akkoç beldesinde doğmuş ama yaşamlarını batı kentlerinde sürdüren iş adamları kanalıyla beldesini diğer mahalleler giden yolların üzerinde bulunan dereler üzerinde yeni köprüler yaptırdı.



Hanak’ta yaptırılanlar yakıldı!


Köprülü Belediyesinin derler üzerine yaptırdığı köprülere benze yeni Köprü ve Kamelyaların yapıldığı Ardahan’ın Hanak İlçesinde kendini bilmez kişi veya kişiler kırılıp, yakıldı.


Konu hakkında bir açıklama yapan Hanak Belediyesi şöyle dedi, ‘Belediyemizce yaptırılan yürüyüş yolu güzergahında ki oturma kamelyaları ve oturma masaları kimliği belirsiz kişilerce kırılarak yakılmıştır İlgili kişiler hakkında her türlü yasal işlem yapılacaktır.’denildi.



3.KÖPRÜ YAPILAMADI..


*Arşiv Haber 11/11/2019 Tarihli Haber


İstanbul boğazına yapılan köprülere karşı çıkan CHP zihniyeti Ardahan’da da 3.köprüyü yapmadı. Akpartili Belediye Başkanının Kura Nehrinin etrafında yaptığı projelerle ortaya çıkardığı güzellikleri birbirine bağlama adına yaptırdığı Demir köprü Kura nehri üzerine asılmadı.


Kura nehrinin her iki yakasını birleştirmek ve kente estetik bir görüntü kazandırmak adına yaptırılan 3. Demir köprünün iskeleti Kura nehrinin  kıyısında paslanmaya terk edildi. İlk olarak üzerinde yaptırdığı ağaç köprünün kaça kaç dönemi denen zamanda çıkan çatışmalar sonucu ateşe verildiği, ardından bu kez Ruslar tarafından üzerine Demir köprü yaptırılan Kura nehri üzerindeki beton köprü ile 3. Köprü olması beklenen nostaljik köprü projesinin akibetinin ne olacağı meçhulken Belediye ihale edilen ve iskelesi yapılan ama çürümeye terkedilen köprünün ücretinin de ödenmediği bilgisi alındı.


Kura Nehri yüzeyinde buz tabakası oluşmaya başladı..


Ardahan’da gece etkisini gösteren soğuklardan dolayı kent içinden geçen Kura Nehri’nin yüzeyinde buz tabakası oluştu. Nehirdeki buz tabakasının özellikle garajlar mevkisinde yoğunlaştığı gözlendi.


Vatandaşyaptığı açıklamada, bugün itibariyle Kura Nehri’nin donduğunu belirterek, “Kura Nehri’nin yüzeyinde buz tabakası oluştuğunu gördük, bundan sonra bu buz tabakası kalınlaşır.” dedi.



FABRİKA DEĞİL, KARAKOL YAPILIYOR..


Doğu ve güneydoğunun beklediği ve işsizliğin yanısıra devam eden göçü durduracak olan fabrikaların zor durumda olduğu bu süreçte, yeni destekler beklenedursun cezaevleri gibi yeni karakol yapımlarına da ara vermeden devam ediliyor.


Amerika’nın Meksika sınırına, Türkiye’nin de Suriye sınırına ve kent merkezlerinde bulunan karakol, askeri ve kamu binalarının etrafına beton bariyerler örerken, Boz Ayının yuvası olan bir çok kış oteli boş olan Sarıkamış ormanlarının ortasına kale gibi karakol yapılıyor. 


Aslında bir haber niteliği taşıyan ama aralarında arkadaşlarımında olduğu Kars basınının görüp, haberleştirmediği ve haberinin başlığı, ‘Sarıkamış Karakurt karakolu,  tepeye taşınıyor’ olması gerekirken masabaşı gazetecilerin her zaman ki gibi ‘ilişkiler bozulmasın’ diyerek görmezlikten geldiğini düşündüğüm inşaatı görünce erinmedim, dönüp güzelim yeşil Sarıkamış ormanlarının içinde yapımı devam eden inşaata doğru gittim. İnşaata yaklaştığımda üstü başı kirli bir adamın elinde kürek değil, keleş olduğunu görünce, dağın başında ‘-Nereye geldim acaba?’ diye düşündüm. Beni gördüklerinde inşaatın içinden bana doğru gelen işçileri görünce bir nebze de olsa rahatladım. Keleşi gördüğümde buranın bir askeri bölge değil, keleş kullananların bölgesi mi acaba diye düşünmedim de değil!..

Zira o bölgede geçişlerin yapıldığı da söyleniyordu. 




İşçilerin gelmesiyle ve benim ‘gazeteciyim’ dememle rahatlayan ortamda çay olmasa da üzeri kirli bardaklarla dolu olan masaya oturduk ve yanımda ki işçiye “Burası cezaevi mi olacak?” diye sordum. Bu sorum üzerine “-Abi çay iç, sen Ardahan’ın neresindensin? Ben de Ardahan’da çalıştım. Damal’da Tanap şantiyesinde çalıştım” diyerek soruma cevap vermeyi unuttu. Ben ise gazetecilik dürtüsüyle sorumu tekrarlarken yanımda oturan eli Keleşli üstü bayağı kirli şahış devreye girdi ve “-Abi ben korucuyum burası da fabrika değil karakol olacak” diyerek gülümsedi.

Ben bu cevap üzerine karşımda duran devasa inşaatı yeniden gözden geçirdim. Dağın başına dökülen bu beton ile başta bölgeye gelmek isteyen Ahıska’lılar olmak üzere en az yetmiş kişiye ev olabilecek beton yığını, pardon beton kaleyi karakoldan ziyade cezavine benzettim. Yani bana göre bu kalenin yeri onbir milyon fidan dikenlerin aradığı, çamların kesilerek yapıldığı alan olması ve içeridekilerin dışardan gelebilecek herhangi bir saldırıyı göremeyecek şekilde yapılmış olmasıydı.


Yani ikiside yanlıştı “-Fabrika değil, karakoldur abi” cevabı doğrulanırken..

Evet memleket kendisini bekleyecek, koruyacak karakollara ihtiyaç duyarken fabrikalar yoktu. Ardahan’dan Kars’a ordan da İstanbul’a doğru yol alırken…
İstanbul’a hiç gitmemiş traktöre ‘KÖPRÜ’ cezası!


Aeşiv Haber 04/01/2016 Tarihli haber


2006 model traktörü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü (FSM) Hızlı Geçiş Sistemi’ni (HGS) bir kez geçtiği gerekçesiyle 10 TL ceza yiyen Ali Osmanoğlu, traktörü ile köyün dışına bile çıkmadığını söyledi.


Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Yanatlı (Varginis) Köyünde ikamet eden 68 yaşındaki Ali Osmanoğlu 2006 model traktörü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü (FSM) Hızlı Geçiş Sistemi’ni (HGS) 2014 yılında 1 kez geçtiği gerekçesiyle 10 TL ceza yedi.

Cezadan bile haberi olmayan Osmanoğlu, 10 TL’lik Hızlı Geçiş Sistemi cezasının faizi ile birlikte 112 TL’ye çıktığını, cezayı görünce büyük şaşkınlık yaşadığını belirterek, cezanın iptali için mahkemeye başvurduğunu söyledi.

Karara tepki gösteren Osmanoğlu, traktörüyle köyün dışına bile çıkmadığını dile getirdi. Göle İlçesine  bağlı Yanatlı Köyü’nde çiftçilik yaparak geçimini sağlayan evli ve dört çocuk babası Ali Osmanoğlu, adına kayıtlı 2006  model 75 AK 734  plakalı traktörü ile İstanbul FSM Köprüsü’nden geçiş ücreti ödemeden 1 kez geçtiği iddiasıyla 10 TL para cezası yedi. Osmanoğlu, traktörü ile köyün dışına dahi çıkmadığını belirterek cezaya itiraz edeceğini belirterek tepki gösterdi. Cezanın düzeltilmesi için itirazda bulunduğunu anlatan Osmanoğlu, “Evrak geldiğinde, traktöre ceza yazıldığını görünce çok şaşırdım. Yetkilileri arayarak durumu anlattım. Yetkililer dilekçe yazarak itiraz edebileceğimi söyledi. Şimdi gerekenin yapılmasını bekleyeceğim. Büyük bir ihtimalle plakayı yanlış okudular” diye konuştu.