SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..
‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..
İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6

Hanak ilçesinin en büyük mahallerinden biri olan Selamverdi Mahallesi 18.09.2020’den – 01.10.2020 ye kadar Corona virüsü nedeniyle karantinaya alındığı öğrenildi. Bunun karantina değil ‘izolasyon’ olduğunu belirten yetkililer bu kararın alınmasının nedeninin aynı mahallede bulunan 3 binada oturan aile fertlerinin bazılarının Covit-19 virüs şüphesi dolayısıyla yaşanan rahatsızlığın neden olduğunu söylerlerken yaz tatilleri için batı kentlerinden gelen gurbetçiler başta olmak üzere ve dışarıdan gelenler sebebiyle son bir ay içinde artış gösteren vakaların düşüşe geçtiğini de belirttiler.

Corona virüs vakalarındaki artışları değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan son günlerde vaka ve ölüm sayılarının arttığını belirtti.
Erdoğan, “Biz biraz gevşetince Ankara İstanbul başta olmak üzere bir anda vaka sayılarının yükselmeye başladığını gördük. 64-65’e kadar ölüm sayılarının artışı bizler için önem arzediyor.
Vaka sayılarındaki artışı gördük. Mecburen işi tekrar sıkmak durumundayız. Bunu keyfi yapmıyoruz.
Bilim Kurulu tedbirleri artırmak durumunda. Bizler de gerek toplu taşıma araçlarında olsun, düğün nikah restoran vesaire buralardaki yaklaşımları kararlı hale getirdik.
Maske takmayanlara ceza!
Ardahan’da maske takmayanlara ceza kesildi Ardahan Valisi Hüseyin Öner, korona denetimlerine katıldı Ardahan’da korona virüs önlemleri kapsamında maske denetimi yapan ekipler, maske takmayan vatandaşlara ceza kesti.
Ekipler, denetimler sırasında maske takmayan bir vatandaşa ise 900 lira ceza kesti.
.jpg)
Başta, gripal bir sağlık sorunu olan ve başından bugüne kadar hala inanmadığım hatta oyun içinde oyun olduğunu düşündüğüm Covit-19 abartısını yapanların başında gelenlerin medya denen alanda yer alan gazeteci meslektaşlarımın bu yönde kopardıkları fırtınada neden kendileri ya da tanıdık, dost, akrabalarının bir zamanlar Cehennem Zenabileri dedikleri İş-İT gibi abarttıkları Coronaya yakalanmadıklarını ve bu virüsün kendileri hariç öyle denildiği gibi kimseyi kırıp, geçirmediğini görmezden geldikleri bu süreçte ziyaret ettiklerimin hemen hepsinin derdinin coronanın yanında başka şeylerden de yakındıklarını görüyordum.
Ki bu durumu yani coronayı fırsata çeviren ve her harekete ‘Hele durun Corona var’ deyip başta muhalefet olmak üzere duraklayan ekonomiden, işsizlikten, iç sorunlardan gına getirip, bunalan, boğulan toplumu susturan iktidara uyup, ‘Hükümet bırakmıyor yetmedi hele durun pandemi var’ diyen muhalefete yararken bunların içinde bulunan Milletvekili, Belediye Başkanı, sözde danışman, ileri gelen, stk, dernek, federasyon adı altında sahada görünen hemşerilerden yakınan ziyaret ettiğim hemşerilerimin diğer bir söylemi de ‘hemşeri mi aman uzak dur’ demeleriydi dikkatimi çeken..
Yani herkez kendisine bakmadan kulp taktığı karşısındaki ile kuramadığı empatiyi saklamak için ‘Bizden bir şey olmaz’ deyip, ucuz bir yol bulmuş, gidiyor.. Ki; Bunu diyenlerin yani ‘Bizden bir şey olmaz’ diyenlerin olmayanların başında kendilerinin geldiğini de düşünmeyenlerdir..
Çünkü insanın ‘Ula baba daha ne olsun?’ dememek ve ”Asıl senden bir şey olmuyor” deyip kapıyı çekip gitmesini bekleyen bu tür sözde yakınmaların başında gelenlerin başını da ” lobi, lobi” diyerek, onları oralara yani belediye başkanlıklarına, milletvekilliklerine, iş sahalarında yer almalarına karınca kararınca katkısı olanlar aşağılanırken sanki kendileri sütten çıkmış ak kaşık misali davranış içinde olanlar da aynıları…

Örnek mi ülkenin en yoksul ilçesinde doğup, en zengin ilçelerinde belediye başkanı olanlar, gök delenlerin baş döndürdüğü ilçede mahallesini unutanlar, ülkenin ekonomisinin bel kemiği olan yerde b ir çok yoksulun dili gibi belinin eğildiği, Almanyalara gidip, tavuk çiftliklerinde fotoğraf çektirip, gelenlerin kendilerinden beklentisi olan hemşerilerine ” Hele dur pandemi var, hükümet baskısı çok, HDP’mi benden iyi HDP’li, İYİ Partili, Sosyalist hatta AK Partili mi var” diyenlerin yanında iş ve sosyal hayatta dünyada, siyaset arenasında yer alanlar kimler diye bir düşünün hele..
Yani işin kısacası iş düşünce en büyük memleket sevdalısı, hemşeri, oy deposu denilenlerin koltuk, makam, rant gücü ile elde edilen şımarıklık ve de ukalalıkla ” he hemşo sen yaşıyor musun?” demeyenler kimler acaba?
Bilmem ama aha seçimlere 2 bilemediniz 3 yıl kaldı hep birlikte görüp, sorgulayacağız bütün bu bilinenleri..
Ama şu anki tek sıkıntım biz zaten dün olduğu gibi ha bugün ha yarın yüzlerini anlatmaya devam edeceğim bunların sermayemizi yani ”güçlü lobi” diye çırpınanların torunlarının geleceğini erkenden yiyip, bitirmeleridir..
Evet, bal tutanın parmağını yaladığı memleketimde bu yazımı ve bundan sonraki yazılarımı kimlere yazdığımın anlaşılması adına ”Anlayan için, küçük bir uyarma yeterlidir.” diye bir sözünde olduğunu hatırlatırım..








.jpg)
.jpg)
Alınan bilgilere göre 1963 Yılında yapılan, 1986 yılında onarılan Hanak Belediyesi binası yerine yenisini yapmak için belediye tarafından yıkıldığı, belediyenin yeni binanın yapımı ve bitimine kadar Hanak Belediyenin Düğün ve Konferans Salonu olarak kullandığı binada hizmet vereceği öğrenildi.
**HALI SAHADA YERLE BİR..
Belediye binasını yıkan Hanak’ın CHP’li Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya AKP’li Başkanlar tarafından yapılan ama kısa süre içinde devre dışı kalan bina, yol ve tesisleri de yenilemek için çalışmalarına devam ediyor.
Kent merkezinde bulunan ve SODES tarafından yaptırılan ancak gerektiği gibi yapılmadığı için kısa süre içinde dökülen Halı Saha’yı da yıkan belediye sahanın yerine yeni bir tesisi yapmak için çalımlalar başlattı.
**HANAK ÇAYI İSLAH EDİLİYOR..
08/06/2016 tarihli Haberler
Ardahan’ın Hanak İlçesi sınırları içinde geçen ve Kura nehrinin en büyük kollarından olan Hanak Çayı yıllar sonrada olsa ıslah edilmeye başladı.
Konu hakkında bir açıklama yapan CHP’li Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya yıllardır ihmal edilen ve hizmet bekleyen Hanak’ta son yıllarda yapılan çalışmalar ilçe genelinde ile gözle görülür bir hareketliliğin olduğunu belirtti.
Gerek belediye olarak gerek ise devlet imkanları ile var olan sorunları en aza indirme çabası içinde olduklarını belirten Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya bu yönde yapılan çalışmalara yönelik kendilerini destekleyen herkese teşekkür ederken, son olarak Hanak’ın simgesi konumunda ki Hanak Çayının ıslahı konusunda çalışma başlatan Devlet Su İşleri Müdürlüğünün kent merkezinde geçen ve zaman zaman taşan Hanak çayının etrafının da yaya ve bisiklet yolları ile dizayn edileceğini belirtti.
Kent içi yolların yanı sıra mahalle yolarının da onarılıp, parkelenmeye devam ettiğini belirten CHP’li Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya bir taraftan da şehir içinde ki kaldırımların ağaçlandırıldığını belirtti.
Kendilerine toplum lideri, önderi, bilmişi dedirtip, gereğini yerine getirmeyenlerin kendilerini başkan diye yutturdukları bir alanda gerçek anlamda başkan, toplum lideri, aydını, yol göstereni olmaya çabalayanlarda yok değil..
Seçimden seçime cebinde ki paranın da kudreti ile öne çıkıp, ‘seçilirsem size tüm dünyaları bağışlayacam’ deyip, kazaen seçildikten sonra da önce göbeğini büyütürken, çevresini daraltanların toplum lideri, başkan, aydını hatta vekili diye yutturduğu bir alanda zor, bir o kadar da ulvi bir görevi üstlenmek yürek işi, cesaret işi olduğu da bir gerçektir..
Durup, durduk yerde başbakan edilen ama ‘bende anlamadım niye başbakan edildim’ denilen bir alanda başkanlık gibi zor bir görevi üstlenmekte yürek işidir..
Yılda bir kaz gecesiyle başkan olduklarını hatırlatanlar, adına birlik, hemde büyük buluşma dedikleri geceler ile başkan olanların, kendileri yetmez gibi milletin başına birde şeyimden birim başkanı diye başkan enflasyonuna neden olduğu bu alanda zor bir o kadar da güçlü bir lobi hayali ile bir araya gelmek isteyen bir toplumun önderi, başkanı olmakta sadece bir insanın değil, aslan, kaplan hatta fil yüreğine ihtiyaç vardır..
İşte batıda ki en büyük stk’sı konumunda olan ve bugün 60’a yaklaşan dernek sayısıyla her geçen gün daha da büyüyen, güçlenen Ardahan Dernekler Federasyonuna başkan vede yöneticisi olmakta bir o kadar onurlu ve yürek isteyen bir iş olduğunu her geçen gün biraz daha iyi anlamaktayız..
Bir yıl önce yani 29 Kasım’da bu görevi arkadaşlarım Mahmut Şenel, Sıtkı Dursun, Yener Bayrakçı, Özkan Mavzer, Halis Öztürk, Tuncer Çelik, Yüksel Kılıç, Ramazan Tan, Terlan Kaya, Muhtesim Sarıkaya, Bayram Bozkurt ve diğerleriyle ARDA/FED’in yönetimini üstlendik..
Bu süre içinde en iyisini, en güzelini yapılmayanı yapma arzusu içinde kolları sıvarken içimizde olan bazıları da bugünkü çantacı, cepçi, facebookçu derneklerin yöneticileri gibi sözde başkan, yöneticilerde kayış attı..
Ama biz bir ekip olarak Ardahan ve Ardahanlılara yakışanı yani en iyisini yapmak için mücadelemize devam ettik ve iş adamlarımızın da katkıları ile ARDA/FED yönetimi olarak dopdolu bir yılı geride bıraktık..
Kemal Nahit Bay, Ensar Öğüt, Necati Ünal, Ali Rıza Nasıroğlu, İmdat Tatar, Volkan Süt, Mahmut Şenel, Taner Tekin, Ertan Bulut, Veysel Karatay, Togay Çoban, Mutlu Kerimoğlu, Turgay Akpınar gibi duyarlı bir çok iş adamı, siyasetçilerin katkıları ile önemli toplantılar gerçekleştirdik.
Gençlerimizle bir araya gelip, ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ deyip, dünyanın en büyük metropolünün ortasında güzel bir turnuva düzenledik..
İş adamlarının yanı sıra İş kadınları konseylerinin temellerini attık.
İstanbul’da ki siyasi parti temsilcilerini ziyaret edip, muhatabınız ARDA/FED’dir dedik..
Logomuzu ulusal ve yerel bir çok basın kuruluşunda yaptığımız etkinlikler vasıtasıyla tanıttık, amaçlarımızı İstanbul’da ki gibi Ankara, Ardahan, Göle ve İzmir’de etkinliklerimizle ortaya koyduk..
Ve en önemlisi bir yılı geride bırakırken kendimizden, cebimizden verip, canımız kadar önemsediğimiz Ardahan’ı mızın KAI denen gölgede kurtulması için KAI dernek diasporasını karşımıza alıp, elimizin tersi ile kenara atıp, halka anlattık..
Ve bir Ardahanlı kimliğinin oluşumu için yeni Ardahan Dernekleri kurdurup, eskilerini de yanımıza alıp, gecemizi, gündüzümüze katarken önümüze konulan engelleri, namussuzca arkadan vurmaları, hendek kazımaları da aşıp bir yılı başarıyla geride bıraktık..
Şimdiki hedef; Yaklaşan kongremize kadar başta burunlarından kıl aldırmayan siyasileri olmak üzere bu toplumun önderi, başkanı diye ortalıkta gezenleri toplum deşifre etmek..
**Kim kime tecavüz etti?
Dikkat ediyor musunuz bilmem ama iktidar ve onun kurucusu, koruyucusu başkan ülkenin gündemini istedikleri gibi belirliyorlar.
Çünkü HDP’lileri içeri alan, dolara ateş veren iktidar başta CHP’nin olmak üzere tüm kamuoyunun dikkatlerini başka yönlere çekmekten bir hayli usta..
Avrupa’nın da içinde bulunduğu kamuoyunu meşgul etmekten bir hayli ustalaşan iktidar ve başkan son olarak cinsel istismar meselesini ortaya atıp, HDP’ye kilitlenen CHP’nin dikkatini dağıtırken, zaten elinde olan basın ve medyaya da yeni malzeme sunarak ülkenin gerçek gündemini bir kez daha arka plana atmayı başardı..
Evet, kimin kime tecavüz ettiği, tecavüzcüleri serbest bırakalım mı, bırakmayalı mı derken aslında birileri ülkenin gerçek gündemine tecavuz edip, bir kenara atıverdi…
Ve bu oyunu yine yutan muhalefet Anayasa değişikliği, HDP’lilerin durumu, her gün gelen zamlar, doların durdurulamayan yükselişini unutuverdi..
Ve en önemlisi hala başka ülkelerin toraklarında olan askerin durumu ve komşularla olan ilişkiler çok güzel gölgelenip, yine unutturuldu..
Bu nedenle hep derim Başkan Erdoğan bu işi biliyor ve ondan dolayı Erdoğan’ı değil, onun ortaya koyduğu siyaseti yutup, şaşıranlarındır asıl suç..
Fakir Yılmaz
**Ardahan’da Havalanı Olmalı..
Beni de hasta eden soğukların etkisini arttırarak devam ettiği Ardahan’da günün büyük bölümünü içeride geçiren yetkililerin bir kış boyu ne yapacakları konusunda uzun uzun düşünüp, bu yönde fikirler üretmesi için bir kaç önerim olacak..
Öncelikle başta Şehr-i Emini olarak bildiğimiz belediye başkanlar olm ak üzere vali ve kaymakamlar ‘Ardahan dondu, Ardahan bitti’ şeklinde haber yapmaktan başka haber yapmayı bilmeyenleri toplayıp, Ardahan’ın imajını yerle bir edip, tuz, buz eden Ajanı pardon ajans mühabirlerine Ardahan’ı yaşanmaz kent gösteren içi boş haberlerden vazgeçmelerini talep etmeli ve bu yönde yani kışın güzel yanlarını anlatacak haberlere açıklamalar yapmalıdırlar..
Örmek mi?
Sayın Valimiz başta olmak üzere Ardahan Yalanızçam Kayak Tesisinin bitirdi gibi ‘Göle’ye de kayak tesisi yapacağım’ diyen Sayın iktidar vekilimiz ve diğer idarecilerimiz kayak evine gidip, Yalanızçam Kayak tesisinin kış turizmine hazır olduğunu haber yaptırmalı, Kışın birde bu güzel yüzünü kamuoyuna aktarmalıdırlar..
Bitmedi..
Geçtiğimiz günlerde sanayi ziyaret eden Ardahan Valisi orada ki marangozları çağırıp, çocuklara yönelik kıi kızakları yaptırıp, SYDV parasıyla çocukları sevindirip, hatta bu yönde birde yarış düzenlemlidirler..
Ve Ardahan’a havaalanı demeliler.
Selmi Yılmaz
**ÇILDIR GÖLÜ DONDU!..
Göçün devam ettiği, Posof ve Sahara tünellerinin açılmadığı, Derneklerinin ‘Büyük Buluşma’ sahtekarlığı ile kaz gecesi biletleri satmaya devam ettiği, Eğitimin dibe vurduğunu, son 5 yıldır adeta yayın yasağı getirilip, resmi kaynaklarca saklandığı, bölünmüş denilip, bir türlü bitmeyen yolların olduğu, Göle hastanesi yapılana kadar Ardahan’ın yeni hastanesinin çökmeye başladığını görmeyenler bugünlerde yaman haber yapıyorlar..
ARDAHAN DONDU, KURA BUZ TUTU, BIYIKLAR PUS OLDU..
İnternet sistemi bir türlü oturmayan Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısında olduğu gibi Çıldır Aktaş Gümrük kapısında geçişler saate bağlanırken, Hopa Sarpın 24 saat açık olup, geçişlerde her şeyin getirilebildiğini yazmayan, yazamayanlar bugünlerde yaman haber yapıyorlar..
KALE YANI BUZ SARKINTILARI İLE DOLDU, MEYDANA GELEN İNEK ÜŞÜDÜ!
Ardahan’ın olduğu gibi Hanak, Posof, Göle, Damal ve Çıldır’ın giriş yollarının çarşı merkezleri gibi hata hura olduğunu, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne olduğu gibi Üniversitesine aylardır Rektör atanmadığını, 22 Yıldır İl Kültür Müdürünün olmadığını diğer bir çok kurumun Milli Eğitim, Üniversite ve son olarak Müftülük gibi vekilin vekili ile idare edildiğini, Doğalgazın zor bela geldiği ama doğalgaz sistemine imza atacak bir kişinin beklendiğini yazamayanlar bugünlerde yaman haber yapıyorlar..
KUŞ UÇARKEN BUZ TUTTU, LEYLEK AYAKLARI ÜŞÜDÜĞÜ İÇİN UÇAMADI..
İki vekili, onca partisi olmasına karşın sorunları dile getiren gazetecileri öcü gösterilen, bu yönde çaba ortaya konan meclis dışında ki parti başkanlarını işi bozan sayanları, bir kayak evi bitirilemezken ikinci kayak evinin ölçüleri yapanları, vekilin kardaşının bile isyan ettiği belediye başkanlarını olduğunu, cep harçlıkları ile futbolu yaşatmaya çalışan gençlerin sentetik değil naylon çimde oynadığını ve bir çok bina gibi depreme dayanıklı olmadıkları rapor edilen şehir stadının ne zaman yapılacağını yazamayanlar bugünlerde yaman haberler yapıyorlar..
75 PLAKALI ARAÇ BULAMADIK 06 PLAKALI ARACA SU DÖKÜP DONDURDUK VE DE GÖRÜNTÜLEYİP, AJANSA YUTTURDUK ONLAR DA ‘ARDAHAN DONUYOR’ DEYİP, ARDAHAN’In YAŞANMAZ OLDUĞUNU TÜM DÜNYAYA BİR KEZ DAHA AKTARDI..
Evet bitmedi, sıra Çıldır Gölü Dondu haberlerinde..
Çünkü Serhat Spor’un paraya güvenip, tepe takla olduğunu, spor’un S’sinin olmadığını, 23 Şubat’tan alınıp, daha inşaat halinde olan binaya götürülen öğrencilerin lağım sitemi çalışmayan binada eğitim görüğünü, KAI ve KAISİAD’lara karşıyım deyip, gidip onların çadırında standa açıp, çorba dağıtanları yazmak işlerine gelmez ve bildik haberlerini yani ‘Kar Yağdı, çöpler ve çukurla altında kaldı’, ‘Yağmur Yağarken her yer çamur oldu’ deyip ağırmayan başlarını ağırtmaya ne gerek var?..
Haydi onca ibretlik haberin haber olamadığı Kafkaslara açılan gümrük kapıları olan ama ithalat, ihracatın yapılmadığı, BTC gibi Nabcconun da doğayı katletmeye başladığı, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu üzeirne ki Antrepolun Kars’a çekildiği, Havaalanı istemlerine kulak tıkatıldığı Ardahan’da 2. Haber Vizyonumuz perde açıyor..
Oda; ÇILDIR GÖLÜ DONDU..
Fakir Yılmaz
**HDP ve Ekonomi..
İki Genel Başkanı ve bir çok milletvekilinin tutuklu olduğu Halkların Demokratik Partisini bitirme hesapları yapanların bu planlarının tutmadığını tam aksine ekonomik piyasalar dahil, ülkenin siyasi gidişatını tıkadığını görmek için başkan yada başbakan olmaya gerek yok..
Çünkü bunu görmek için Akdeniz’den girip, Ege’den çıkıp, oradan da İstanbul’a ger, gelmeleri yeterlidir..
Akdeniz’in, Ege’nin ülkenin güney doğusunda yaşananlara duyarsız kalmadığı ama yerinde durup, beklemede olduğu, bir çok turistik tesisin satılığa çıkarıldığını görecek olanların asıl gördükleri yapılacak olan bir baskın seçimle yanılacakları da diğer bir gerçektir.
Buna neden ise HDP’ye yönelik yapılan operasyonların oy getirmediği gibi ekonomiyi de çökertme noktasına getirdiğini de söyleyebiliriz..
Ve en önemlisi eğer bu yönde yani HDP’ye yapılan bitirme operasyonun tuttuğunu görseler zaten seçime gidecekleri de diğer bir gerçektir..
Ama bunun tutmadığı gibi yeni sorunları da beraberinde getirdiğini görenler şimdi başka hesaplar yapa dururken, HDP’nin de bir an önce kongreye gidip, yeni genel başkanını ve de ne yapacağını ortaya koymalıdır..
Çünkü tıkanan ekonominin gün geçtikçe sosyal olaylara neden olacağı görülmek istenmese de baskın yapanın da baskına uğrayanın da ülke gibi önleri tıkandığı bir gerçektir..
arada HDP’de bir an önce kongreye gidip, yeni yönetimle ne yapacağını ortaya koymalıdır..
Fakir Yılmaz
**Her şey para değilmiş..
Eğitim’de olduğu gibi spor’da da bir çıkışa ihtiyacı olan Ardahan’ın BAL Ligi temsilcimiz Serhat Ardahan Spor paralı yönetimine karşın yine bekleneni veremiyor..
Halbu ki aynı takım için geçen yıllarda başlatılan çalışmalar ve oluşturulan kamuoyu ile aynı takım şampiyonluğu bir puan ile şampiyonluğu kayıp etmişti..
Ve o bir puanın da kamuoyundan kaçan, ukala tavırlar içine girenler yüzünden olduğunuda tüm Ardahan iyi biliyor..
Evet, adı Serhat olan, Ardahan olan ama bir futbolcusu Ardahanlı olmayan ve en önemlisi başkanı Ardahan’ın Gorveng Beldesi diye bir yerinin neresi olduğunu bilmediği, işi şirket i gibi yönetip, başına Ardahan ve Ardahanlıyı tanımayan, üstten bakanları koyduğu Serhat Ardahan Spor son maçında da beklediğini veremedi.
Böyle giderse hiç vermeyeceği de son maçında evinde 3 puanı yediği 3 golle kayıp eden Serhat Ardahan Spor’u parada kurtaramayacak..
Para dedikte hemen çuvalla para akıtılıyor diye sakın anlamayın..
Çünkü, ‘param var dediğim dedik, çaldığım düdük’ diyenlerin takıma para verirken takımı kendilerine borçlandırdığı da iddia edilimekte..
Kısacası bu işlerin hiçte öyle parayla olacak işler olmadığı, basından, halktan, yerel yöneticilerden, hatta vali ve belediye başkanlarından kopuk olmadığını birileri artık görmeli ve istifa etmezsede çıkıp, Ardahan ve Ardahanlıdan özür dilemelidir..
Selmi Yılmaz
**Vekil Rektör, Vekil Müdür..
Vali beyinde katıldığı bir toplantıda Ardahan’da devam eden göçün önüne geçmek için turizmi de devreye sokulacakmış..
Son olarak gittiğim Deniz’li Pamukkale’de dinlenmek ve bir çay içmek için oturduğum cafede morali bozuk halde bana çay getiren garsona ‘Millet nerede?’ diye sorarken ‘Ben garson değilim, iş yeri sahibiyim. Bırak milleti de işsizlikten garson çalıştıracak para bulamıyoruz’ diyordu..
Ve; ‘Nerede bu millet?’ soruma da ‘Milletin yarısı savaşa, yarsı da iş bulmak için göç etti’ diyordu..
Şimid Ardahan ve Deniz’li de gördüğüm ve yaşadığım bu iki olayı nasıl bağlayacaksın diye merak edenlere cevabı vereyim..
Evet, ben dahil Ardahan’da ki insanların göç etmemek için direndiği şu günlerde yeniden yaşanmaya başlayan dondurucu soğukları turizme çevirip, geriye göçü başlatacaklarını iddia eden hayali olan ve projelerin yıllardır bir türlü sonuç vermediğini anlamayanların ülkenin diğer yakasında yani turizm merkezlerimizden Deniz’li de yaşananlardan da sorumlu olduğunu bilmek gerekir..
Çünkü 22 Yıldan fazladır Ardahan’a bir turizm müdürü atayamayanlar aylardır rektörsüz yönetilen üniversitenin ve de Ardahan’ın gelişmesini, göçün durmasını sağlayamazlar derim..
Çünkü masa başında hazırlanan ve onca masraflara karşın bir türlü sonuç vermeyen plan ve projeler ile ülkeyi idare edenler önce işin ehlini, yani vekilin vekli ile idare edilen ülke anlayışını terk etmelidirler..
**Vekillerimiz Hardalar?..
Dikkat ediyor musunuz bilmem ama biz adlarını yazıp, kendilerini konu etmeyince adeta unutulan iki isim ver..
Bunların bir AK Partinin Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay..
Diğeri CHP’nin Konsolos Büyükelçi Milletvekili Öztürk Yılmaz..
Ve ikisinin de ülke yaşanan onca sorunun yanında halen rektörü atanmayan, milli eğitim müdürü olmayan bir çok resmi dairenin vekilin vekili ile idare edilen Ardahan’ın dertsiz milletvekilleri..
Mevcut kayak tesisinin tamamlanması için çaba göstermeyen ama ilçesi Göle’ye kayak tesisi kazandırma çabası içinde olduğunu gördüğümüz Atalay’ın içeri atılan HDP’liler konusu başta olmak üzere onca gelişmeler karşısında ki suskunluğunun bir diğer benzeri de CHP Ardahan Milletvekil Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın olduğunu görmekteyiz..
Evet Ardahan merkez de bulunan 23 Şubat İlköğretim Okulununun bir bölümünün tavanı çöktüğü, kanalizasyon sistemi tamamlanmadığı, yağan bir karla Posof’ta kapanan yollar dolaysıyla okulların tatil edildiğini, Posof Türkgözü Gümrük Kapısında olduğu gibi Çıldır Aktaş Gümrük Kapısında yaşanan sorunları görüp, duymadıkları, başta gümrük kapılarına giden yollar olmak üzere yolların yine bitmediğini görmeyen bu iki milletvekilimizin nerede, ne iş yaptıklarını şahsen ben görmüyor, duymuyorum..
Bilemiyorum ama vekillerimiz hardalar desek ses verirler mi?
Fakir Yılmaz
**Dolar niye yükseliyor?
Son olarak Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına kayyum atayıp, ülkede istikrarı sağlamaya çalışan iktidar her saat başı rekor kıran doların yükselişinin önüne geçemiyor..
Ve bunun nedeninin ne olduğunuda anlamak istemeyip, sorunun dış gelişmelerde dolayı olduğunu öne sürüp, iç sorunların üzerini kapatmaya çalışması toplumun olduğu gibi dolarında ateşini arttırmakta..
Ülkenin etrafında bulunan komşularıyla yaşadığı sorunları barışçıl değil, savaşcıl ve baskı yöntemleri ile çözmye kalkan bu yetmez gibi dünyanın ekonomisinin %75’ini elinde tutan ABD ve AB’ye kafa tutan bir anlayışın nasıl olup, doların yükselişi gibi onca sorunu çözeceği de merak eden piyasalar bu meraklarını gidermek için yatırımı durdurup, bekleme girmesiyle adeta felç olan ekonomi piyasasının dolara ateş verdiği de diğer bir gerçektir.
Toplumun büyük kesiminin ‘Dolarım mı var ki merak edeyim’ diyerek işi geçiştirmeye çalıştığı ülkemde doların neden yükseldiğini araştırıldığında bu artışın HDP’ye yönelik operasyonların hiç etkisi olmadığını söylemek en doğrusu değil mi?
Bilmem ama sana karşı olanı, senin gibi düşünmeyeni, senin uygulamalarından memnun olmayanı tut yakasından at içeri yaparsan ne alakası var dediğin doları da yakar, bunun yaparken de ülkenin ekonomisini de duman edersiniz deriz..
Selmi Yılmaz
**HDP’nin Hatasının Bedeli..
Son olarak iki önemli belediyesine de el konulan HDP’lilerin ‘Nerede hata yaptık?’ diyeceklerine yeniden meclise dönüp, dönmeyeceklerini tartışmaya açıp, bu durumu halka soracaklarını açıklamaları, HDP’lilerin ne kadar halktan kopuk olduğunu da bir kez daha ortaya koymakta.
Çünkü ortaya koydukları politikasızlık dolaysıyla bugün yaşananların suçlusu HDP’ye oy verenlerin değil, HDP’yi yönetenler olduğunu bir türlü anlamış değiller..
Evet Mardin ve Siirt Belediyelerine de kayyum atanması ile devam eden operasyonlar ile darbe üzerine darbe alan HDP’nin nerede hata yaptığını tartışacağını ve bu hataları nasıl olup gidereceklerini düşünmesi gerekirken meclise dönüp, dönmeyeceklerini tartışmaya açacaklarını belirten HDP’lilerin eş başkanlarının da tutuklanması ardından aldıkları meclis çalışmalarına katılmama kararına karşın grup toplantılarını hala mecliste yapmaları da kararsızlığın diğer bir açık örneğidir..
Aynı HDP’nin BDP’yi HDP yaparken hatalara başlayıp, BDP, HDP, DTP ve diğer bir çok başlılıkla siyaset yapıp, ne yaptığını karman çorman ettiği bir süreçte bugün yaşadıkları ile karşı karşıya kalmıştır..
Ve diğer bir hata da cumhuriyetçi, laikçi, solcuların askere güvenme hatası gibi HDP’liler de tarih boyunca Kürtleri öcü gösterip, Türkleri sıkıştırma politikası yapan ABD ve AB’ye güvenme inanma hatasını hep yapmasıdır..
Bu nedenledir yaşadıkları..
Fakir Yılmaz
**Evet Türkiye Yol Ayrımında..
‘11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, son dönemde AB üyelik müzakereleri sürecinde yaşananları sağlıklı bulmadığını belirtti.
TÜSİAD Başkan Yardımcısı Sedat Şükrü Ünlütürk de, Türkiye’nin çok ciddi yol ayrımında olduğunu belirterek “Türkiye için yeni normal, kavga ve kaos mu, yoksa hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler mi olacak” diye sordu.
Bu satırları okurken korktum..
Çünkü önce başkan olmak isteyen ardından MHPnin dediği olsun diye cumhurbaşkanlığına da razı olabileceğini belirten Erdaoğan ve ekibinin Gül’ü de suçlayıp, PKK hatta Feto/PKK/PYD üyesi olmazsa da seveni diye içeri attırabilir korkusu yaşadım..
Ve bu memlekette doğru söyleyenin artık 9 köyden değil yakasından tutulup ya yerine kayyum atandığını yada hapise attırıldığını hatırladım..
Evet Gül ve TUSİAD bir şeyler söylüyor..
Ve doğru söylüyorlar..
Çünkü benimde altına imza attığım;
‘Gül AB üyelik müzakereleri sürecinde yaşananları sağlıklı bulmadığını belirtti.
TÜSİAD Başkan Yardımcısı Sedat Şükrü Ünlütürk de, Türkiye’nin çok ciddi yol ayrımında olduğunu belirterek “Türkiye için yeni normal, kavga ve kaos mu, yoksa hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler mi olacak”
Evet Türkiye yol ayrımında ve bu ayrım iyi bir ayrım değil..
Fakir Yılmaz
**Ne olacak bu iş?
Ardahan’da yaşanan hayvan hırsızlıklarına bir türlü çare bulunamıyor.
Onca güvenlik görevlisinin bulunduğu Ardahan’da kos koca hayvanalrın nasıl olup bir anda ortada kayıp olduğunu merak eden Ardahanlılar bu önemli sorunun sadece bir iki hırsızın işi değil geniş çaplı bir çete tarafından yapıldığına inanmakta..
Çünkü onca hayvanın çalınmasına karşı bulunamaması bu çetenin varlığını da açık açık ortaya koymakta.
Şu an Erzurum Valisi olan Seyfettin Azizoğlu’nun ilk kez Ardahan’da başlattığı, hükümetin yeni bir uyarı ile ülke geneline yaydığı ‘Valilerin Halk Günü’ toplantılarına başkanlık edecek olan Ardahanımızın mütevazi ve saygın Valisi Sayın İbrahim Öz efe’nin bu konuda halkı dinleyip, bir ekip kuracağına olan inancımızla deriz ki bu çetenin kuyruğu kimdeyse hemen ve mutlaka koparılmalıdır..
Çünkü her çalınan ve her hırsızlık olayı vatandaşın güvenliğinden sorumlu olan güvenlik güçlerine eksi puan olarak yazılmaktadır..
Şimdi buradan bir kez daha sesleniyor ve soruyorum Jandarmaya, Polise ve de İstihbarata..
Nerede bugüne kadar çalınan hayvanlar?..
Ardahan’da yaşanan onca hırsızlığın kaçı çözüldü?..
Bundan sonra ne gibi önlemler alınacak..
Bu konuda kamuoyuna kimse bilgi verecek mi?
Selmi Yılmaz
**Ardahan Öyle Tanıtılmaz..
‘Bende KAI ve KAISİAD’lara karşıyım’ deyip, bu adla kurulu içi boş ve Ardahan’ı gölgeleyen oluşumların gölgesinde kurtulamayanların başında olduğu Ardahan’ın nasıl tanıtılıp, bu ülkenin Kafskaslara ve Karadeniz’e komşu stratejik bir vilayeti olduğunu anlatacağız?..
Bu vilayetin plakasının 75 olduğunu daha bilmeyen diğer illerde yaşayan insanların ‘75 Nerenin?’ diye sorduğu bir Ardahan’ı tanıtmakta ve en önemlisi Iğdır gibi Kars’ın vede Karslının gölgesinde kurtamak için hiç bir çabayı ortaya koymaktan aciz olanlar Çıldır Gölü, Aktaş ve Posof höllerine sahip bir Ardahan’ı nasıl tek başına bir vilayet olduğunu, Gürcistan’ın yanı sıra Ermenistan’a komşu sınır, serhat bir kent olduğunu kendine hasa gelenek, görenekleri olduğunu anlatacağız diye niye düşünmezler?
Bilemiyor anlayamıyor, Ardahan ve Şeytan Kalesini unutup, Kars’ın kalesini logo yapanların çatısı altında ne diye gezer dolaşırız..
İşte son örneği dün gazeteci Fakir Yılmaz’ın öğrendiği ve Ardahan Belediye Başkanının ‘Bende KAI ve KAISİAD’lara karşıyım’ dediğini öğrenirken aynı başkanın geçtiğimiz günlerde KAISİAD çadırında bizde varız çabası içinde olduğunu görüyor, izliyor, üzülüyorduk..
Çünkü onca Karslının ve diğer kentlerin arasında Ardahan’ın tanıtmakta bir hayli zorlandığını anlamıyordu..
Selmi Yılmaz
**Haber var, Haber yok..
Sanırım sizlerinde dikkatini çekmiştir Ardahan’ın en çok tıklanıp, okunan haber sitemizin iki gündür güncellenmediğini..
Kiminin bizleri bizzat arayarak, ‘ne oldu?’ diye sorup, bu durumu merak ettiği, kiminin ise Ardahan küçük bir yer haber mi çıkar?’ diye önemsemediği bu durumun habersizlikten değil, sitemize yapılan onca saldırının bir yenisinin siteye girişimizi geciktirmesinden meydana geldiğini emen belirtip, okurlarımızdan özür diliyoruz..
Evet ben dahil internet sevdalılarının günde en az iki üç kez tıklayıp, günlük, güncel haberler okuduğu www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemizin yapılan saldırılar dolaysıyla iki gündür haber verememesi bize yeni bir şeyi hatırlattı..
Oda onca gazetenin, sitenin ve ajans muhabirlerinin bulunduğu Ardahan’da biz olmayınca ne kadar haber olduğunun görülmesidir..
Yani haber üretme merkezi konumun da olan haber merkezimizde haber çıkmayınca Ardahanlı olup, Ardahan ve Ardahan dışında olanların Ardahan’da haber almaları çok zor görünüyor gibi..
Çünkü haber merkezimizin emektarları, bugünkü gazetecileri olan Barış ve Özkan bu eksikliği gidermeye çalıştığı Ardahan’da onca gazeteci, muhabir olmasına karşın ‘Kar yağdı, kazlar kesildi, falan bürokrat filan dedi’ başlıklı haberler dışında haber alamazsınız Ardahan’da..
Halbuki küçük denen Ardahan’da haber olduğunu ama başta gazeteci geçinip haber alamayanlarla dolu olduğunu bilirim..
Fakir Yılmaz
**Bir daha sorayım..
Son olarak İzmir’de yapılan ve halada devam eden Feto operasyonlarını ilk duyuran haber ajansı hangi ajans?
Peki bunca kuruma, şirkete, insana yönelik yapılan operasyon bu ajansa hiç yapıldımı?
Ben çokta duymadım, tek, tük daha önce çalışmış, ayrılmış olan bir kaçının dışında..
Peki bu ajansın çalışanlarının %77’sinin hangi okullarda, hangi gazetede, hangi abi ve ablanın yanında yetiştiğinide mi kimse bilmez?
Bilemiyorum ama bu Ajans’a yönelik çokta ciddi bir şey yapıldığına ben şahit değilim..
İddia etmiyorum, mesleğim ve alanım gereği bunların bulunduğu alanları ve nerede kimlerle ilişkide olduklarını iyi bilirim..
İşte bu nedenle bir kez daha soruyorum Bylog denen gizli görüşmelere de gerek olmaksızın bunların Ardahan’da, Kars’ta da olduğunu iyi bilirim..
Ama benden önce bizden çok bunlara inanan idareciler, onlara ilk haberi veren güvenlik güçleri de biliyorlar kimin ne olduğunu..
Öyleki bunlar valilik, kaymakamlık ve diğer resmi kurumlarda baş tacı edilir, hatta sır denen ‘GİZLİ’ başlıklı dosyaları bile bilenler değiller mi?
Bilmem ama haksızca gözaltına alınıp, tutuklananlarında içinde bulunduğu FETO başlıklı haberleri yapanlarında gözden geçirilmesini ve bunların ne kadar temiz olduklarına bakmak gerekir diye düşünür, önerir ve bir kez daha sorarım..
Kısacası; Bu haberleri yapan, yaptırılanların da şöyle bir gözden geçirilmesi gerekir derim..
Selmi Yılmaz
**Atalay Başbakan Olur mu?
Dün ele aldığım yazımda ülkeyi tek başına yönetmek isteyen Başkana karşı direnen Davutoğlu’nun desteklenmesi gerektiğine işaret ettiğim saatlerde her zaman ki gibi attan düşenin terk edildiği gibi Davutoğlu’nun iyi gün dostlarınca çoktan terk edilip, yanlız bırakıldığına bir kez daha şahit oluyorduk..
Ve Davutoğlu’nu terk eden iyi gün dostlarının önümüzde ki ayın sonun da kongreye gidip, ikinci emanet başbakanı seçecek olan Erdoğan’ın safında yer almaya başlamıştılar bile..
Kürt sorununun nice hükümetlere yol verip, kaç başbakanı tarihin sayfalarına yazdığı bir süreçte, ‘PKK bitecek, Esed’de gidecek’ diyenler uyup, güneyde ki şehirlerin yerle bir edilmesine karşı çıkmayan Davutoğlu’nun içine düştüğü bu durum gelecek olan emanet başbakanı da beklediğini şimdiden belirtirken, Davutoğlu’ndan sonra kimin başbakan olacağı yönündeki tartışmalara bende katılmak isterim..
Çünkü Davutoğlu dönemini bitiren dünkü görüşmenin hemen ardından ortaya atılan isimlerin yanında benim de tahmin ettiğim bir isim var..
Oda Erzurum’da kendi halinde bir öğretim üyesiyken Çapan tarafından kolundan tutulup, Ardahan’a getirilen ve ilk işi Çapanları satmak olan Orhan Atalay’dır..
Gerçi üç dönemdir milletvekili olmasına karşın bir türlü bakan olamayan Ardahan AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın nasıl olup, başbakan olabileceğini sorup, bana kızacaklar olacaktır.
Ama ben beni tanıyorsam ve 6. hissime inanıyorsam ‘Olur, olur’ diyerek, Başkan’ın her an süpriz yaparak, Orhan Atalay’a ‘geç şu başbakanlık koltuğuna’ diyeceğine inanlardanım.. Yok ya demeyin..
Davutoğlu’da ele olmamış mıydı?..
Fakir Yılmaz
**Rektörler yasası..
Ardahanlı Ramazan Korkmaz’ın görev süresinin bitmesine çok az bir zaman kala bir çok Ardahanlı adayın ard arda Ardahanlı kesilip, Kafkasya’nın parlayan yıldızı Ardahan Üniversitesine aday olmaya başladıklarını görüyor, duyuyor, öğreniyoruz.
Bu yarışa katılan herkese başarılar dilerken, barış süreci öncesi görevlendirilen valiler gibi kurucu rektörlerinde bir süre daha görevde kalması için yeni bir kanun çıkarılacağını da duymaktayız..
Kİ; Ahmet Davutoğlunun üzerinin çizilip, ‘Kim başbakan olacak?’ yönünde yeni bir tartışmanın başladığı bir zaman da kararname bekleyen valiler gibi, rektörlerinde bir süre daha görev yapacağı da şimdiden görülüyor gibi..
Çünkü Erdoğan ile Davutoğlu arasında yaşanan tartışmanın yeni bir AK Parti Kongresi, ardından yeni bir hükümet ve yeni bir bakanlar kurulu gündemi ile süreceğini bununda başta valiler ve rektörler değişimini aylarca geriye atabileceğini ortaya koymaktadır..
Yeni bir rektörler yasasının çıkarılacağı ve kurucu rektörlerin süresinin bir dönem daha uzatılacağını düşündüğümüz bir süreçte şu an ki rektörün bir dönem daha görevde kalması yönünde istemlerinde arttığını da görmüyor değiliz..
Bu yönde başlatılan çalışmaların ve imza kampanyalarını ne kadar etkili olacağını da merak eden biri olarak 12 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı ile görüşeceğini öğrendiğimiz Halim Kazan’ın AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile şimdiden kol kola girdiğini de aldığımız son dakika haberleri arasında oldu.
Selmi Yılmaz
**Yeni Bir Seçim Geliyor..
7 Haziran’ı beğenmeyip, 1 Kasım’ı yaptıranların ders alacağa benzer yeni bir seçimin yaklaştığını Ardahan’dan Ankara’ya baktığınız da görmek mümkün..
Başta, Irak’ta ortaya çıkıp, Ardahan’da tesadüfen seçilenler olmak üzere bir çok kişinin ders alacağını da gördüğümüz yeni bir seçim öncesi partilerden önce YSK’nın kolları sıvadığını öğreniyoruz..
450 Bin yeni tercih kaşesi ihalesi açan YSK’nın bu ihalesinde de anladığımız yeni seçim öncesi başta Ardahan’daki parti teşkilatlarına da bir göz atmak gerekir..
AK Parti:
Başta İŞ/KUR olmak üzere bir çok devlet imkanına sahip ve onlara güvenen AK Parti tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da avantajlı..
Buna diğer bir neden de seçimden seçime kapılarını açan muhalefetin ortada olmayışı..
CHP:
Yalçın Taştan ve Sinan Onay’ın yönettiği CHP Ardahan’da kapalı kapılar ardından hala devam eden parti içi tartışmaları aşamaması ve en önemlisi 1 Kasım’da tesadüfen seçilen Konsolosun toplumdan kopukluğu yaklaşan seçim öncesi CHP’yi en çok zora sokacak bir durum olsada Konsolos değilde yeni bir isimle hala şansı var gibi..
HDP:
7 Haziran’da kazandığı milletvekilliği 1 Kasım’da adeta elinde zorla alınan HDP’nin oylarını hala 12 b inin üzerinde durduğu Ardahan’da HDP’nin toplum nezlinde onay alacak yeni bir aday ile 71 Kasım rövanşını kazanacak parti olduğu söylemek mümkün..
MHP: Hiç yok ki..
Fakir Yılmaz
**Başkan iyi bir hamle yaptı..
Kasımpaşa’dan Beyoğlu’na, oradan da tüm İstanbul’a, sonrasında da Ankara’ya, ardından da Türkiye liderliğine uzanan hikayesi ile 14 yıldır iktidarı elnde tutmaya başaran başkan yine iyi bir hamle yaptı..
Çünkü aynı başkanın bugün kü gücü eline geçirmek için Erbakan gibi bir kurt siyasetçiyi geçerken, Davutoğlu gibi bir acemiyi hayli hayli yolcu edeceğini ortaya koymuş, PKK, IŞID, AB ve ABD karşısında bir hayli yorulan AKP İktidarının elini geçici bir sürede olsa rahatlatmış, gündemi değiştirerek, Kürt sorununun da yaşanması muhtemel dokunmazlık konusunu da bir nebze ötelemiş oldu..
Evet, başkan iyi bir hamle yaparak gündemi yine alt üst etmeyi ve kendisinden, gücünden bir kez daha bahsettirmeyi başardı..
Politikalarına az da olsa direnmeyi deneyen Davutoğlu’nun göz yaşına bakmamış, ‘Buraya kadar’ demiş ve olamazı bir kez daha yapmıştır..
Asıl hesabı Davutoğlu’nun yerine kimi koyacağı değil, AK Parti aracılığıyla ülkeyi tek başına idare etmek olan başkanın diğer bir derdi de bu taktikle HDP’lilerin dokunmazlık konusunu uzatıp, hata unutturup, bir taraftan da Kürt seçmenin de gazını alıp, yıllardır elinde tuttuğu dönemi uzatıp, daha elinde tutmaktır.
Öylede yaptı..
Peki şimdi ne olacak diyenlere diyeceğim tek şey hiç bir şey olmayacak ve 14 yıldır her şeye evet diyen ve susan toplum buna da ses çıkarmayacak, başkanın rahat hareket etmesine katkı sunacak..
Peki Başkan’ın karşıtları ne yapacak?
Onlarında oyununun bozulduğu şu günler de yaşanan şaşkınlık ve şok etkisiyle yeni planlar geliştirip, yeniden karşı atağa geçecekler..
Ama başkan bu kezde hodri seçim deyip, önemli bir hamle daha yapacak..
Fakir Yılmaz