HAYVAN ÇOK AMA ALAN YOK!.. OT VE SAMAN DA YOK!..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, Sunduğu ‘Gazetecilerle Gündem’ Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


Foto: Kayaaltı (Poladik) köyi sanal sayfası


Yaklaşık 400 bin büyük baş hayvanın bulunduğu bölgede corona vakaları ve uygulanan pandemi önlemleri nedeniyle hayvanlarını satacak tüccar bulamadıklarından yakınan Ardahan’lı hayvan yetiştiricileri kurak geçen bir sezon ardından kış gelmeden ellerinde bulunan hayvanları satarak hem gelir elde etmeye hem de yem sıkıntısının yaşanacağı kış öncesi rahatlamayı hayal ettiklerini belirtirlerken hayvanlarını alacak tüccar bulamadıklarından yakınmaktalar.

Etin kilosu 18 lira, Sütün litresi 2,5 lira, Yemin çuvalı 180, Gübrenin torbası 250 lira., Mazotun litresi 8 lira. 8 Ay kış şartlarından iş olmadığını belirten Ardahan’lı hayvan yetiştiricileri tek geçim kaynakları olan hayvanlarını satacak tüccar bulamadıklarını belirttikleri, Ardahan çevre yolunda bulunan Hayvan Pazarında yaşanan yoğunluğa rağmen alınmayan pandemi önlemlerinden de şikâyetçi oldukları görüldü.



OT VE SAMAN SIKINTISI DEVAM EDİYOR..


Öte yandan kurak bir yazı geride bırakmaya hazırlanan Ardahan’lı hayvan yetiştiricileri ot ve saman sıkıntısını aşmak için satmaya çalıştıkları hayvanlarından elde edecekleri gelirle diğer illerden bölgeye gelen saman ve otu almaya çalıştıkları görülmekte.

Ardahan’a sınır olan Gürcistan’dan ithal edilen otun yanında Diyarbakır ve Orta Anadoludan Ardahan’a getirilen samanları alarak geriye kalan hayvanlarına kışlık yem temin etmeye çalışmaktalar..



YUNUS BAYDAR: DELEGASYONU YORMAYACAĞIZ… KONGREMİZ 25 EYLÜLDE.. ÇOĞUNLUK ARANMADAN YAPILMASI EN SAĞLIKLISI!..


arşiv haber 16/09/2021 tarihli haber/yorum


Beş bine yakın delegesi bulunan Ardahan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği kongresi öncesi çalışmalarını sürdüren Ardahan DSYB Başkanı, Veteriner Hekim Yunus Baydar 4 dönemdir gece, gündüz hizmetlerinde oldukları delegasyonu ‘ÇOĞUNLUK SAĞLANAMAZ’ diyerek ilk etapta yormayacaklarını belirtti. DSYB’nin seçimleri ancak 25’inde gerçekleşir..


Karşısında aday olan arkadaşın ve ekibin bu pazar yapılacağını ileri sürüp, basını olduğu gibi kamuoyunu da yanılttığını belirten DSYB’nin Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar  kongrenin  bu hafta sonu yapılmasından yana olduklarını ancak 5 bine yakın delegesi bulunan kurum, ilk hafta kongreyi yapmak için çoğunluğu sağlayamaz. Yani kongrenin bu pazar olması için en az 2 bin 501 delegenin  kongreye katılarak  imza atmaları gerek. Bu da gün boyu imza beklemek demektir. Ve bu pandemi döneminde o kadar büyük bir kitleyi imza için bekletmenin zor olduğunu belirterek kongrelerinin bir dahaki hafta yani 25’inde çoğunluk imza beklenmeden yapılacağının anlaşılması ve

insanları çarşıya döküp, yormamak gerek. Bu hafta olmazsa önümüzdeki hafta kongre olacak. Kazanan da o zaman belli olacak. Rakip arkadaşın kamuoyunu yanıltması insanları yormaktan, ortamı germekten başka bir şey değil diyerek Ardahan DSYB’nin seçimimin 25 Eylül’de çoğunluk aranmadan yapılacağını söyledi.


Baydar’ın konu hakkında yaptığı açıklama şöyle;


YUNUS BAYDAR’DAN ÜYELERE ÇAĞRI!


Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği Olağan Genel Kurulu 25 Eylül Cumartesi günü yapılacak.


Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği Başkanı (adayı) Yunus Baydar, üyelere çağrıda bulundu.


Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Üyelerimizin ve Kamuoyunun Bilgisine


“Değerli üyelerimiz birliğimizin Olağan genel kurulu için 2 tarih belirlenmiştir. Salt çoğunluğa gerek kalmadan ,imza yükümlülüğü olmadan ve pandemi (covit19 ) koşullarını da göz önünde bulundurarak daha az riskli olan 25 Eylül Cumartesi gününde yapacağımız genel kurulumuza katılım sağlamanız temennisiyle saygılarımı sunar sağlıklı ve bereketli günler dilerim”.



YILDIZ MI? KARAKOÇ MU? BAYDAR MI?! 


arşiv haber 15/09/2021 tarihli haberler/yorum ve reklamlar


Hafta sonu iki önemli kongreye şahit olacak olan Kongre caddesi olan ama kongre binası, salonu olmayan Ardahan’da iki kurum arasında büyük heyecan yaşanıyor. 60’a yakın delegesi bulunan Ardahan Barosunun yanında 5 bine yakın delegesi olan Ardahan Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği bu hafta sonu, pazar günü kongreye gidiyorlar.


2.Kuruluş Yıldönümü bir türlü onarılıp, hizmete sokulmayan içi ve çevresiyle adeta terk edilmişe benzeyen, içinde ki Atatürk heykeli gibi bakımsız olan Milli Egemenlik Parkında Atatürk Anıtına çelenk sunup basın açıklaması yaparak, kutlayan Ardahan Barosu ile Üyelerin aidatları ile ayakta kalmaya çalışan Ardahan DSYB bu hafta sonu seçime gidecekler.

Ardahan’ın sevilen, sayılan ve iki yıl önce kurulan baroyu kısa bir süre içinde diğer İl barlarıyla yarışacak duruma getiren Avukat Osman Yıldız’ın başkanlığa devam edeceği görülen Ardahan Barosu’nun üyeleri Ardahanlı Avukatların Yıldız ile yarışan diğer aday ile durumu değerlendirip, karar alacakları Baro Kongresinin yapılacağı aynı gün 1. Olağan Genel Kuruluna hazırlanan 5 Bine yakın üyesi bulunan Ardahan Damızlık ve Sığı Yetiştiricileri Birliğinin kongresinde çoğunluk sağlanamaya bilir ve bir dahaki haftaya kalabilir.




Yunus Baydar’ın 3 dönemdir başkanlığın yaptığı Ardahan DSYB’nin delegesinin Göle ve Hoçvan yakasındakiler gibi genelinin güncellemeden yana olduğu görülürken bu güncellemenin mevcut kadrosuna takviyeler yaparak, 4. kez seçilmek için mücadele eden Veteriner Hekim Yunus Baydar’dan yana mı yoksa yeni aday Saim Karakoç’un güçlü görünen kadrosuna mı yarayacağı bilinmezken, Karakoç’un pazar günü atacağı adımla yani delegeyi ilk gün taşıyıp, kongreye getirmesi halinde kazanabileceği konusunda şanslı olduğu yönünde bilgiler alınıyor.


ARDAHAN BAROSU 2. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ BASIN BİLDİRİSİ


Bugün uzun yıllar hasretini çektiğimiz Ardahan Barosu 2. yaşını kutluyor.


15 Eylül 2019 tarihinde yeterli sayıya ulaşarak kuruluşunu tamamlayan baromuz kuruluştan itibaren Cumhuriyetin, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, Atatürk ilke ve inkılaplarının yılmaz savunucusu olmuştur.


Aslında baromuz dağ gibi büyüyen meslek sorunlarının ve savunmayı parçalayan çoklu baro düzenlemesinin tamda içine doğmuştur. Tarihi misyonumuzun bize yüklediği sorumlulukla Ardahan Barosu hiç vakit kaybetmeden savunmanın güçlendirilmesi için verilmesi gereken mücadelede ön saflarda yerini almış ve bu yanlıştan dönülmesi için verilen mücadeleyi tahkim etmiştir.


Bu bağlamda, öncelikle baromuzun kuruluşuna vesile olan tüm meslektaşlarımızı bir kez daha kutluyor, kuruluştan bu yana baromuzun çeşitli kademelerinde görev alan meslektaşlarımıza teşekkür ediyorum.


Ardahan Barosu kurulduğu günden bu yana Türk Hukuk sistematiği içerisinde hukuk devleti ilkesi ve hukukun üstünlüğü adına görev üstlenmekten imtina etmemiştir. Hukukun üstünlüğü bağlamında savunduğu değerlerden taviz vermemiş, yargının başlı başına bağımsız bir erk olduğu bilinciyle yolunu sadece hukukun ışığıyla aydınlatmıştır. Baromuzun kılavuzu adalet anlayışıdır. Siyasi, mali ya da başka bir fikrin gölgesinden uzak durmuş; gücünü sadece bağımsız savunmadan almıştır.


Diğer yandan, Avukata ve barolara rağmen yapılan yasal değişikliklere karşı duruşumuz mücadelemize onur katmışsa da, bizleri neticeye götürmemiştir. Nitekim bu süre içerisinde kuruluşu gerçekleştirilen ikinci baronun hiçbir mesleki soruna çare olmadığı da ortaya çıkmıştır.


Bu nedenle yine ve yeniden vurgulamak istiyoruz:


Avukatların bahsi geçen düzenlemelerden ayrık olarak, dağ gibi büyüyen çok daha farklı sorunları bulunmaktadır. Ve ne yazık ki, bunların çözümüne dair hiçbir tasarının sunulmadığı, düzenlemenin öngörülmediği de dikkatlerden kaçmamaktadır. Sayısı artmasına karşın niteliği düşen hukuk fakültelerinin her yıl verdiği on binlerce mezun, mevcut sistem içerisinde öncelikle avukatın ekonomik sorunlarını arttırmıştır. Öte yandan uzlaştırma ve arabuluculuk ile avukatın iş sahası daraltılmış, bu alanlarda başka meslek gruplarına da fırsatlar verilmek suretiyle pek çok avukatın büro kirasını dahi ödemekte zorlanır hale gelmesine yol açılmıştır.


Zorunlu müdafilik ücretlerinin iyileştirilmemiş olması, yıllarca devam eden ceza davalarına karşın zorunlu müdafiye vekâlet ücreti takdir edilmemesi, KDV oranlarında tüm iş sahasını kapsayacak şekilde düzenlemeler yapılmaması yine bu sorunlardan bazılarıdır.


Avukatın, gerek yargının üçlü sacayağı içerisinde ve gerekse kamu kurum ve kuruluşları nezdinde hak ettiği itibarının halen tesis edilememiş olması da bir başka kanayan yaramızdır.


Tüm bu sorunların karşısında, Ardahan Barosu olarak dik duruşumuzu sergilemeye, meslektaşlarımızın kıdemine ve gelir seviyesine bakmaksızın haklarını savunmaya devam edeceğiz.


2. kuruluş yıldönümümüzün tarifsiz mutluluğunu yaşarken; gelecek yıllarda da Cumhuriyet değerlerinin, Atatürk ilkelerinin, hukuk ve adalet anlayışının bekçisi olacağımızın sözünü veriyor; başta ülkemizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, adalet uğruna can vermiş tüm hukuk neferlerinin, aziz şehitlerimizin önünde minnetle eğiliyor; kıymetli meslektaşlarımıza saygılarımı sunuyorum.


 Av.Osman Nuri YILDIZ – ARDAHAN BAROSU BAŞKANI


Karakoç: Kazanan Ardahanlı çiftçimiz ve üretecimiz olacak..


arşiv haber 10/09/2021 tarihli haberler/yorum/reklamlar


Önümüzdeki hafta sonu yapılacak olan ve 5 bine yakın üyesi bulunan Ardahan Damızlık Sığır Birliği Olağan Genel Kongresi öncesi basınla bir araya gelen Başkan Adayı Saim Karakoç, projelerini anlattı ve çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.


Yönetim kurulu üyelerini de basınla tanıştıran Karakoç, seçimi kazanacaklarını ve projeleri hayata geçirmek için söz vermesi dikkatlerden kaçmadı.


Aynı zamanda Ardahanlı İş insanlarından olan Taşkın Karakoç ile Ardahan eski İl Tarım Müdürü Fevzi Karakoç’un yakını olan ve ADSYB için güçlü bir yönetim oluşturduklarını açıklayan Karakoç: “Amacımız ADSYB’yi üyelerimiz ile birlikte şeffaf bir yönetim ile ileriye taşımak olacaktır. Kısa bir zaman dilimine sıkıştırılmış bir seçime giriyoruz. Ama siz değerli yol arkadaşlarımızın özverili çalışması sayesinde bu dezavantajlı durumu lehimize çevirebildik. Bu nedenle tek-tek her birinize ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.


ADİL VE ETİK KURALLAR ÇERÇEVESİNDE İNSANLARI ÜZMEDEN KAZANACAĞIZ


Karakoç; “Hepimiz bu birlik bünyesinde hayvancılıkla uğraşan üyeleriz. Bu nedenle maruz kaldığımız sorunları uzun-uzun anlatıp sizlerin değerli zamanını almayacağım. Öncellikle bazı kavram ve söylemlere açıklık getirmek istiyorum. Biz rakip değiliz. Biz binlerce üyenin olduğu ADSYB’nin daha verimli ve amacına uygun bir şekilde yönetilebileceğine inandığımız için bu göreve talibiz. Bize göre karşımızda duran hiçbir güç yok. Güzel ülkemizin aynası olan Ardahan’ımızın  etnik ve dini farklılıkları kardeşçe, ülkemizin birlik ve bütünlüğü çerçevesinde yaşandığı bir coğrafyanın ferdi olmaktan gurur duyuyoruz. Kazanacağız, ama adilce, etik kurallar çerçevesinde insanları üzmeden kazanacağız. Bu bizim yönetimimizin en büyük gücü olacaktır” açıklamasında bulundu.


ŞEFFAF BİR YÖNETİM UYGULAYACAĞIZ


Karakoç; “Bizler Ardahan’ı oluşturan tüm değerlerin ve etkin çoğulcu düşüncelerin yansımasıyız. Ardahanlıların bu görev için uygun gördüğü emanetçileriyiz. El broşürlerimizde yazılı olan projelerimiz, birlik imkanları düşünülerek hazırlanmış olup hayata geçirilecek projelerdir. Ekonomisi büyük oranda hayvancılığa dayanan ilimize hak ettiği hizmeti sunarak bölge illeri arasında ilk sıralara getirmek istiyoruz. Sorunlar karşısında muhatap bulabileceğiniz şeffaf bir yönetim sözü veriyoruz. Birliğin amacına uygun etkin bir STK yapma sözü veriyoruz. En önemlisi Birliğimizi üyelerimizle birlikte yöneteceğiz. Bu nedenle kazanan Ardahan olacak. Kazanan Ardahanlı çiftçimiz ve üretecimiz olacaktır” ifadesini kullandı.


ALTINIZA ŞEY ETMEYİN,


BEN GAZETECİYİM..


 


“Altın yere düşmekle değer kaybetmez. Bu ilişkiler ve davranışlar seni daha güçlü bir şekilde hayata ve işine bağlar. Er geç başardığını herkes görecek. Her işte bir hayır vardır, Allah en iyisini bilir” diyerek bana mesaj atan bir dostumun bu kalben gelen mesajı bir iki kişi değil binlerce insanın bana ve çabalarıma bakarak söylediğine ben kalben inanıyorum.


Birilerinin “Ya yine ölmedi” alçaklığına varırcasına yaşamamı değil, ölmemi beklediklerini sanal ortamda yazacak kadar çirkefleştiklerini bile gördüğüm şu dünyada herkes ettiğini bulur..


Çünkü 2 yıl önce Erzincan yolunda geçirmiş olduğum ağır trafik kazası ardından morga alınmak üzere olan beni şahsen hiç tanımadıkları halde birlikte gittikleri camide Kur’an okutup,  Allah’ın beni aileme ve birlikte nefes aldığım topluma geri bağışlaması için dua ettiklerini, iyileşip Ardahan’a döndüğümde anlıyordum.


Ve beni gördüklerinde sevinerek, ‘Geçmiş olsun yavrum, Allah seni ailene ve hep yanında olduğun millete bağışladı’ diyerek alnımdan öperlerken mahallemdeki yaşlı kadınlardan beni sevenlerin ölmemem için hastanede yattığım süre boyunca dualar ettiklerini duyduklarımdan biliyorum.


Ve diyorum ki; “Allah herkesin gönlüne göre versin” diyerek bakıp, değerlendirdiğim olumlu, olumsuz gelişmeler ardından son yaşadıklarımı da Allah’a havale ederek devam ettiğim hayatımın sona ereceği güne kadar hiç tanımadığım, tatmadığım kin ve nefreti taşımadan devam edeceğimin bilinmesi umuduyla eş, dost, seven ya da sevmeyenlerle birlikte olmaya devam edeceğim.



Çünkü benim adım Fakir, soyadım Yılmaz.


Diğer adım ise Gazeteci…


Yani onca olumsuzlukları yaşayan, sol yanından kurşun yiyen, bıçaklanan, sol kolu yanan, aynı bacağı kırılan en önemlisi sevginin ve duyguların ana merkezi olan ve durduğunda hayatın bittiği an olan kalbimin yaşadıklarımla, yaşatılanlarla çok ama çok kırıldığı bu 52 yıllık hayat serüveninde derim ki ;


Siz siz olun tüm bu olumsuzluklara karşın yaşamayı bilen, direnmeyi kendisine ilke edinen beni gördüğünüzde değil, metropol denen şehirde, nüfusu ile azıcık Bayburt’un önünde olan ama devletin ve özel sektörün yatırımları konusunda Şırnak’tan geri olan Ardahan’ın da içinde olduğu birçok kentteki restoran, cafe, parkta, bakkaldan ve sözde turistik tesis denen, bir bardak çayın 5 TL’ye satıldığı yerlerden korkun.


Çünkü; Ben bir gün size de lazım olacak sadece bir gazeteciyim.. Ve benim sadece kalemim var ve alçakların, karikatüristlerin, sahte doktorların, ölmek üzere olan yaşlı insanlara bakım adı altında tabut hazırlayıp, miraslarına konmayı meslek edinenlerin, kanserli kardeşini daha da kanser edip, erken ölmesine vesile olanların, kazcı ve sazcıların, bakan, vekil olma hayalini kuranların korktuğu ve en önemlisi halkın, mazlumun, mağdurun gözü, kulağı, dili olan yüreğim var..


Diğerlerini de zamanla yazdıkça szi benden daha iyi tanırısınız, benden ve kalemimden asıl korkanları…


Siz asıl ruhsatları, vergi levhaları var mı, yok mu bilmem ama halka açık iş yeri olmalarına karşın yangın merdivenin yanında çoğunda şey edeceğiniz şey bile yok…




AK KADINLAR DURMUYOR! 


arşiv haber 05/09/20121 tarihi haber


HDP’nin kapatılma davası, erken seçimin olup, olmayacağının tartışıldığı, seçim barajının %7’ye çekileceği haberlerinin yoğunlaştığı şu günlerde Ardahan merkezi CHP’ye kaptıran AK Partiler yılmadan çalışmaya devam ediyor. Kaan Koç’un İl Başkanlığına gelmesiyle birlikte yeniden hareketlenen AK Parti Ardahan İl Teşkilatına bağlı AK Partili Kadınlar seçim varmış gibi kapı kapı gezerek, iktidarın çalışmalarını paylaştıkları seçmenle yakın diyaloglarını sürdürmeye devam ediyor.



FAKİR YILMAZ: BAŞIMIN ÜZERİNDE


TAŞIDIM, TAŞIMA DA DEVAM EDECEĞİM…


arşiv haber 02/09/2020 tarihli haberler


GAZETECİ ARDAFED’E YENİDEN ADAY…Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz başarılı bir dönem yaşattığı Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED’in başkanlığına yeniden aday olduğunu açıkladı.


Pazar günü TEMPO TV’de yeni konukları ile ekranlarda olacağını belirten, Dernek Başkanları ve delegelerle görüşmeye devam eden ve oluşturulacak birliktelikle yeni bir kadro ile yaptıklarına yapacaklarını eklemek istediğini belirten ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz birilerinin ısmarlama adaylarının hiç bir vaat ve sözlerini yapmadan, Ardahan adını gölgeleyen KAI’lerle oturdukları yerde ‘beni seçin, oyları cebime koyun’ diyerek aday oldukları ve seçildikleri takdirde Ardahanlılar kucaklayacaklarını okudukları şu günlerde yeniden aday olduğunu açıkladı.


Yılmaz 12 Eylül’de Şişli’de bulunan Şişli Nazım Hikmet Kültür merkezinde yapılacak kongrede yeniden aday olduğunu ve başında taşıdığı Ardahanlıları  yine baş tacı edip başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde gündeme taşıyıp, güçlü bir birliktelik sağlayacaklarını belirterek yeniden aday olduğunu ve tüm Ardahanlardan destek beklediğini söyledi.


POSOF’UN EROİMAN TARLA’NIN


TARLADA KENEVİRLERİ YAKILDI!.. 


Ardahan’da kendiliğinden bir tarlada yetişen 670 kök Hint keneviri görevlilerce yakılarak imha edildi.


Posof İlçe Emniyet Amirliği ekipleri, Kars Caddesi yakınındaki bir tarlada kendiliğinden Hint keneviri bitkileri yetiştiğini belirledi. Bu tespit üzerine durumun bildirildiği İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü görevlileri eşliğinde 670 adet olan söz konusu Hint keneviri bitkileri sökülerek bir araya toplandı. Hint keneviri bitkileri daha sonra yakılarak imha edildi.


ARDAHAN’IN HAYVANLARI KARS’TA BULUNDU!..


Ardahan’da kaybolan 7 büyükbaş hayvanın 6’sı Kars’ta bulunarak sahiplerine teslim edildi.


Ağaçlı köyünde besicilik yapan S.Ö. ile C.Ö, çobanlarına teslim ettikleri 7 büyükbaş hayvanının çalındığı iddiasıyla jandarmaya başvurdu. Harekete geçen jandarma ekipleri, hayvanların çobanın dikkatsizliği nedeniyle kaybolduğunu belirledi. Ekiplerce yapılan araştırma sonucu hayvanların 6’sı Kars’ın Susuz ilçesine bağlı Kurugöl köyü merasında otlarken diğeri de Ardahan’ın Hacıali köyü merasında bulundu. Hayvanlar, jandarma görevlilerince sahiplerine teslim edildi.


YÜZ YÜZE BULUŞTULAR!! 


Tüm Yurtta olduğu gibi Ardahan’da da Kovid-19 tedbirleri alınarak tüm hazırlıkların tamamlandığı okullarda yüz yüze eğitime başlandı.


Ardahan’da da yeni dönem dolayısıyla Vali Hüseyin Öner, kent merkezindeki 23 Şubat İlkokulundaki birinci sınıfları ziyaret etti. Öğrencilere başarılar dileyen Öner, gazetecilere yaptığı açıklamada, yüz yüze eğitim ve öğretime başlamanın mutluluğunu yaşadıklarını vurguladı.


Çocuklar ile ilk gün heyecanını yaşamak istediklerini belirten Öner, “Özlemiştik okulları. Dolayısıyla mutluyuz. Yüz yüze eğitimin yerini hiçbir şey tutmaz. Fiziki olarak son derece iyi durumdayız. İnşallah kurallara uyulursa eğitime ara verilmez. Çocuklarımız bu ülkenin en önemli değeri. Onları her anlamda iyi yetiştirmek gayretindeyiz.” diye konuştu.


Vali Öner, Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut ile ziyaret ettiği sınıflarda çocuklara çikolata dağıttı.


ARDAFED BAŞKANLIĞINDA YAPTIKLARIM!..


Dünkü gibi ısmarlama bir adayın zoraki çıkarılıp, onunda “İstemem yan cebime at” diyerek hareket etmesi üzerine bugün yeniden başkan adayı olduğumu ARDAFED’e iki dönemde yaptıklarımı kısaca anlatmak isterim.


Evet, iki dönem önce aday olup kazandığım Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığını devraldıktan sonra kolları sıvayarak 17 bilemedim 25 derneğin sayısını hızla arttırarak, İstanbul gündemine olduğu gibi, ülke gündemine Ardahan adını yaptığımız birçok etkinlikle oturttuk.


Tarihinde ilk Ardahan günlerinde 1.5 milyon insanı İstanbul/Maltepe sahiline taşıdık. Ardahan’ı sergileyerek Ardahanlıların gücünü tüm İstanbul’a ve ülkeye duyurduk. Güçlü bir Ardahan Lobisi adıyla Ardahan adını KAI, KAISAD denen saçma gölgeliklerden kurtarıp, ilk kez bir değil beş Ardahanlının karınca kararınca belediye başkanı olmasına katkı sundurduk. Onca Ardahanlı belediye meclis üyesinin seçilmesine, muhtar olmasına vesile olduk.


Gençleri bir araya toplayıp, futbol turnuvaları, aşure günü, kurtuluş etkinlikleri kapsamında Ardahanlılarla birlikte önemli ziyaretler yaptık, üniversite öğrencilerine burs verdik, Ardahanlı kadınların varlığını sesini duyurduk,


İstanbul ile yetinmeyip Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara yetmedi, yurt dışında, Almanya’da Ardahan adını duyuran devasa organizasyonlara ve etkinliklere imza attık.. Hem de hiçbir resmi ya da devlet desteği almadan, kara parayla hiç değil sadece bir kaç samimi Ardahanlı gönüldaşların desteğiyle.



Kısacası tek yapamadığımız bir şey vardı o da ARDAFED’ in logosunu ve Ardahanlıları uzaya gönderemedik. Onu da yapmak üzereyken Büyükelçisi ile görüştüğüm Hindistan’ın aya göndermek üzere olduğu uzay aracının aya gitmeden arızalanıp, parçalanması yüzünden oldu. Bu şaka değil, gayet ciddi.. İnanmayanlar girişimlerimiz yapığımız Hindistan Büyükelçiliğini arayarak öğrenebilirler…


İstanbul’un olduğu gibi Avrupa’nın ek yüksek gökdeleninde, 5 yıldızlı otellerinde bir araya getirmeye çalıştığımızı Ardahanlıları temsil eden derneklerden üyelik parası almadığımız gibi elimizden geldikçe ve davet aldıkça her derneğin etkinliğine gittik, iyi, kötü günlerinde birlikte olmaya çalıştık.


Acısıyla tatlısıyla yanında olduğum Ardahanlının sorunlarını gerek hala onur ve gururla yaptığım gazeteciliği kullanarak gerekse federasyon başkanı olarak ziyaret ettiğim kurum ve kişilere sorunlar ve istekler dosyası sunup çözüm aramaya çalıştım.


Federasyonun kirası başta olmak üzere borcunu harcını ve etkinliklerde zararları kendim ve Ardahanlı gönüldaşlar çözmeye çalıştık. 


Kısacası 6 yıla yakın başında bulunduğum ARDAFED’e başta Ardahanlıların olmak üzere herkesin gönlüne kazıdık. Bunu yaparken zaman zaman birbirimizi üzdüğümüz, kırdığımız hatta küstüğümüz yönetici arkadaşlarla yaptık. 


Şimdi yeniden mevcut arkadaşlarında içinde olduğu yeni bir yönetimle ve anlayışla bir kez daha yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı olarak oy istediğimiz delegenin vicdanına bırakıyoruz kendimizi…


Arşiv Haber 02/06/2016 tarihli ve yorum İŞ BAŞA DÜŞÜCE KADINLAR


TIRPANA SARILDILAR..


arşiv haber 02/08/2016 tarihli haber


Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlılar havaların iyiden iyiye ısınmaya başladığı şu günlerde çayırlarını biçmeye başlayan Ardahanlılar teknolojinin yanı sıra insan gücünü de kullanmayı unutmuyor.


Uzun kışları boyunca hayvanlarına kaba yem olarak yedirdikleri otların sıcak yaz günlerinde kurumadan biçme yarışına giren Ardahanlı köylüler ot biçini sırasında ailenin tüm fertlerinde de yaralanmayı unutmuyorlar.


Özellikle yağmurların fırsat vermediği, teknolojik imkânlar el vermediğinde, en önemlisi ırgat bulunamadığında kadınlarının bile tırpanlara sarılırlar.


Erkeklerinin tırpan, biçerle biçtikleri otları bir yandan tırmaklarla toplayan Ardahanlı kadınlar diğer bir yandan ise ihtiyaç duyulduğunda tırpanı alarak ot biçmdende geri kalmıyorlar.


Yoğun bir şekilde çayır biçinine devam eden Ardahanlılar gurbette gelen yakınlarının da katkısıyla yağmurlara yakalanmadan bir an önce işlerini bitirmeye gayret ederlerken, kadınlı, erkekli sırt sırta verip, yaklaşan kış öncesi biçtikleri otlarını en kısa sürede depolama telaşını taşırlar.


**ARDAHANLI ÇİFÇİ KİNOA’YA YÖNELMELİ..


Ardahanlıların kadınlı, erkekli çayır biçinin de olduğu şu günlerde alternatif ürünlere yönelmesi gerektiğine dikkat çeken Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Büyükaltunbulak köylü Nazım Öyret Altun yaptığı açıkama da;  Türkiye’de son zaman’larda alternatif tarım konusunda büyük önem kazanmış olan bir bitkiyi bölgede ki çiftçimize kazandırmak çabası içerisindeyim. Erzurum bölgesinde rakım adaptasyonu çerçevesinde KİNOA ekimi gerçekleşirdim ve büyük verim aldım. 2017 Sezonunda Göle de büyük çaplı ekim yapıp bu tarımı bölgeye kazandırmak istiyorum. Tarladan alım fiyatı kg 4-7 TL. olan KİNOA çok kazançlı bir ürün. Çiftçilerimi bu ürünü eksinler. Birçok üniversitemiz araştırmalarını bile yaptı. Bu konuda bölge çiftçisinin araştırma ve alternatif tarımla yönelmeli’ dedi.


**KİNOA NEDİR?


Kinoa, yenebilir tohumları için tarımı yapılan Chenopodioideae alt familyasından bitki. Tahıllara benzer yönleri olsa daBuğdaygillerden değildir, ıspanak ve pancar gibi bitkilere daha yakındır.


Kinoa, Keçuva dilindeki kinua sözcüğünün İspanyolca söylenişinden gelmektedir. Kinoa tarımına BolivyaPeruEkvador veKolombiya‘nın And Dağları üzerindeki yörelerinde 3.000 ila 4.000 yıl önce başlanmıştır. Yine arkeolojik verilere göre günümüzden 5.200 ila 7.000 yıl öncesine kadar da insanlarca doğadan toplanarak yenmekteydi. İnkalar tarafından tarımı yapılır ve manevi değer atfedilirdi.


Hasattan sonra tohumların saponin içerdiği için tadı acı olan kabuklarından ayrılması gerekir. Kinoa genellikle pirinç ile aynı şekilde pişirilir ve çok çeşitli yemeklerde kullanılır. Kinoa yaprakları, ıspanak gibi bir yapraklı sebze olarak da tüketilebilir, ancak bu şekilde satıldığı nadir görülür.Tahıllara kıyasla kinoanın besin değeri oldukça iyidir. Lizin gibi temel amino  asitler amino asitler ve bol miktarda kalsiyum, demir ve fotoforçerir. 100 gram kinoa 372 kalori, 5,8 gram yağ, 69 gram karbonhidrat, 6 gram lif içerir.


Ayrıca, 2013 yılı “Birleşmiş Milletler Bölge Ofisi” tarafından “2013 Kinoa yılı” ilan edilmiştir.


Kionanın bazı türleri ICBA’nın testlerine göre 40 dS/m düzeyinde tuzlulukta yetişebilmektedir.


Kurunun yanında yaşı yakmak..


*Selmi Yılmaz/Gazeteci


ABD, AB hatta Afrika ülkelerinin neden ‘Bu bir darbeydi.  Allah sizi Cunta’dan kurtardı. Halkın büyük bir direnci ile Demokrasi denildi. Geçmiş olsun Türkiye, Erdoğan, hükumet’ demiyorlar diye dertlenen ve bir taraftan yardımcısına kızdığı ABD Genel Kurmay Başkanını kabul etmeye hazırlanan hükumet Erdoğan’ın her konuşmasının kanun hükmünde kararnamelerle yasaya çevirdiği şu günlerde yaşın yanında kurunun da ateşe atıldığı iddiaları ayyuka çıkmış durumda..


Çünkü başta Ardahanlı Vali Yardımcısı Salih Altun olmak üzere sahipliğini Hanaklı İş adamlarımızdan olan Üzeyir Engin’in yaptığı ve ağırlıkta müzik programları yapan ve en önemlisi çoğunlukta Alevi kesime hitap eden Barış TV’nin de aralarında bulunduğu onca ulusal ve yerel tv, gazete, derginin, derneğin bir gecede kapatıldığını da görmekteyiz..

Evet, 15 Ağustos’tan bu yana değil, gazetecilik hayatımız boyunca karşı olduğumuz Cunta yönetimleri, antidemokratik uygulamalar, hukuk tanımaz yönetimlere hepimiz karşıyız..

Ve PKK’nın olduğu gibi Cemaatlerinde devlet içinde devlet oluşturmaya kalkışmasının yanlış, yasa dışı olduğunu belirtenleriz..


Ama bugün kü gibi yaşın yanında kuruları da yakanlarında karşısındayız..

Meclisin devre dışı bırakılmasına, ülkenin olağanüstü hal gibi sıkıyönetimlerle idare edilmesine de karşı olanlar olarak buradan bir kez daha sesleniyor ve mumla aranan ve bir türlü terazisi eşit tutulamayan Adaletin herkese lazım olduğunu herkesin bilmesini, unutmamasını isteriz..

Çünkü 15 Temmuz’da bu ülkeyi karanlığa götürmek için yola çıkanların dahil onların yarattığı atmosferin yarattığı belirsiz ortamı fırsat bilip, yaşın yanında kuruyu da yakmaya çalışmanın insan haklarıyla, hukukla, demokrasiyle alakalı olmadığını bir ben değil, yaratılan korku imparatorluğu dolaysıyla seslerini yükseltemeyen toplumun büyük kesimininde dediğini belirtmekte fayda var..

Kaldı ki bunu şu an kanun hükmünde kararnameler ile ülkeyi yönetenlerin içinde bulunanlarda sağından, solundan da olsa demeye başladılar..

Bu nedenle korkunun ecele faydası yok diyerek, hüküm etin ve cumhurbaşkanının da yanlış yapmaması için herkesin yüksek sesle ‘Demokrasi, insan hakları, hukuk herkese lazım’ demeli ve yaşın yanında kurununda yakmamak gerekir derim..


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













ki…