Ali Ekber YILDIRIM
Kırsal kesimde saha araştırması yapılarak hazırlanan raporda “hayvancılıkta ithalat uyuşturucu bağımlılığı gibidir” denildi. “İthalatın sağladığı mutluluk kalıcı değil geçicidir. Organlarda büyük hasara yol açar, kullandıkça aynı etkiyi oluşturması için daha yüksek dozlara ihtiyaç duymamıza neden olur. Sonu da ölümdür” ifadeleri yer aldı. Birlik, hayvancılığın yeniden inşası için 11 maddelik deklarasyon yayınladı. Hayvancılıkta ithalat tartışması yeniden alevlendi. Geçen hafta sonuçları açıklanan 3.Tarım ve Orman Şurası’nın kapanışında Cumhurbaşkanı Erdoğan zorunlu olmadıkça besilik hayvan ve et ithalatı yapılmayacağını söyledi. Erdoğan, Kasım ayından itibaren besilik hayvan ithalatı için taleplerin kabul edilmediğini ve 2020 yılında da bunun devam edeceğini anlattı.
Hayvancılık sektörü girdiği darboğazdan çıkış yolu arıyor. 2010 yılından bu yana uygulanan ithalat politikası tartışılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3. Tarım ve Orman Şurası’nın kapanış toplantısında zorunlu olmadıkça besilik hayvan ve kırmızı et ithalatı yapılmayacağını söyledi. Erdoğan, Kasım ayı itibariyle besilik hayvan ithalatı için taleplerin kabul edilmediğini 2020’de de zorunlu olmadıkça bu uygulamanın devam edeceğini söyledi.
Hayvancılıkla ilgili birçok rapor, çalışma yayınlanıyor. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ilk kez saha araştırmasına ve saha gözlemlerine dayanan kapsamlı bir rapor hazırladı. “Hayvancılığın Yeniden İnşası/Sorunlar/Sebepler/Çözümler” başlığı ile hazırlanan raporda, üreticiden bürokrata, siyasilerden, üniversitelere, bakanlıklardan özel sektöre herkese yönelik ciddi eleştiriler var. Tamamen saha araştırmalarına ve saha gözlemlerine dayanan kapsamlı raporda hayvancılığın yeniden inşası için 11 maddeden oluşan bir deklarasyon ve 36 maddelik öneride bulunuldu. Ayrıca ülke genelinde uygulanacak 9 projeye de yer verildi. Raporda, yaşanan sorunlar karşısında getirilecek çözüm önerilerinin başarıya ulaşmasının olmazsa olmaz kuralının, devlet aklı ve iradesi ile güçlü ve ısrarcı bir şekilde kısa, orta ve uzun vadeli projeksiyonlar geliştirerek 5’er yıllık dönemler halinde en az 20 yıllık makro bir planın ortaya konuşması gerektiği vurgulanıyor.
İthalata “uyuşturucu bağımlılığı” benzetmesi
Başkanlığını Kamil Özcan’ın yaptığı Türkiye Damızlık Sığır yetiştiricileri Merkez Birliği’nin raporunda en çarpıcı bölümlerden birisi hayvancılıkta ithalatın uyuşturucu bağımlılığına benzetilmesi. Raporda ithalatla ilgili şu bilgilere yer veriliyor: “İthalat uyuşturucu bağımlılığı gibidir, sağladığı mutluluk kalıcı değil geçicidir. Organlarda büyük hasara yol açar ve üstelik kullandıkça aynı etkiyi oluşturması için daha yüksek dozlara ihtiyaç duymamıza neden olur. Sonu da her zaman dağılmış bir yaşam ve ölümdür.”
Lobiler piyasayı manipüle ediyor iddiası
Raporda, devlet organlarını yöneten bürokratların, siyasetçilerin son yıllarda oluşmuş olan ithalata bağlı sektör temsilcileri ile içeride ve dışarıda dayanışma içinde olan ithalat lobilerinin manipüle ettiğine veya etkilediğine ilişkin yargı hayvancılık sektöründeki çalışanlar arasında genel kabul gördüğü ifade ediliyor. Birkaç ithalatçı firmanın, ülke genelinde piyasadaki arz talep dengesi ve fiyat politikalarını manipüle edebildiğine dair büyük bir kanaat oluş tuğuna dikkat çekilen raporda: “Hatta bugün ülkemizde ithalata bağlı bir sektör oluştuğu söylemi gün geçtikçe daha güçlü bir şekilde dillendirilmektedir. Tüketiciye ucuz et yedirme amacıyla yapılan ithalat, ne yazık ki ucuz ete ihtiyaç duyan insan sayısını daha da artırmaya neden olmaktadır. Üstelik ucuz et yedirme işleminin bedeli, üreticinin sırtına yüklenmektedir” deniliyor.
“ESK piyasayı düzenlemiyor, bozuyor”
Et ve Süt Kurumu (ESK) üretici lehine piyasa düzenleyici görev yapacağına, son zamanlarda aldığı kararlarla piyasayı bozucu sonuçlar ortaya çıktığına değinilen raporda şu bilgilere yer verildi: “Üreticiyi kolluyor ve destekliyor gibi görünse de ne üretici ne de tüketici buna artık inanmamaktadır. Örneğin ihtiyaç fazlası ithal edilen et hem ESK’nın depolarında zararına satılmayı beklemekte hem de piyasa dengelerini alt üst etmektedir.”
Damızlık ithalatının ırk bazında hiçbir kriterinin (sayı-ırk) olmaması, kasaplık besi ithalatıyla ilgili aylar-mevsimler anlamında kriterlerin oluşmamış olması, alelacele yapılan işlemler ve denetimsiz süreç nedeni ile, bir çok sorunun yaşandığı vurgulanan raporda: “İthalatı; ithalat öncesi, ithalat sırası, ithalat sonrası sorunlar diye değerlendirip bir rapor hazırlanmasının ve bu konularda yerli ve milli hayvancılık eksenli bir çözüm üretilmesinin yararlı olacağı kanısındayız. İthalat konusunu bir yetiştiricimizin sözüyle bağlayacak olursak, Sözü bile dizlerimizin bağının çözülmesine yetiyor” görüşüne yer verildi.
Hayvancılığın yeniden inşası için öneriler
1. ACİL EYLEM planı açıklanmalı,
2. GERÇEKÇİ HAYVAN sayımı kimliklendirme ve kayıt yapılmalı,
3. İTHALAT YASAKLANMALI ya da yerli üreticiyi koruyacak kadar Gümrük Vergisi konmalı,
4. SÜT KONSEYİ’NİN yapısı ve mevzuatı değişmeli,
5. SÜT SÖZLEŞMESİ acilen güncellenmeli “yemimi almazsan sütünü almam” dayatması kalkmalı,
6. ZİNCİR MARKETLERDE kooperatif ürünleri için alan açma zorunluluğu getirilmeli,
7. YERLİ SPERMA üretimi artırılmalı,
8. DAMIZLIK ETÇİ ve kombine işletmeler özel statüde desteklenmeli,
9. Hayvancılık işletmelerinde tekelleşmeyi ve manipülasyona açık durumu engelleyici işletme büyüklüklerine kota konulmalı, kotaların delinmemesi için herhangi bir hayvancılık şirketine ortak olan bir kişi başka bir hayvancılık şirketine ortak olamamalı,
10. HAYVANCILIKLA ilgili yeni işletme kuracaklara belirli kriterleri sağlayarak elde ettikleri hayvancılık yetki belgesi şartı getirilmeli,
11. TARIM İŞLETMELERİ Genel Müdürlüğü (TİGEM) çiftlikleri etçi ve kombine damızlık üretiminde görevlendirilmeli,
12. TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ (TMO) ve Tarım Kredi Kooperatifi koordineli bir şekilde yem piyasasını belirlemeli,
13. ULUSAL BRUSELLA mücadele programı oluşturulmalı,
14. ŞAPLA MÜCADELE programı tazminatlı kesim ve Doğu Güneydoğu sınırlarında tampon bölge oluşturulmalı,
15. KABA YEMİN trenle nakliyesi planlanmalı,
16. KESİMLERDE KARKASA fiyat verme yanında hayvanın diğer unsurları da (deri, kelle, sakatat vb.) fiyatlandırılmalı,
17. ET-SÜT YEM PARİTESİ kurala bağlanmalı ve mevzuatı oluşturulmalı,
18. SÖZLEŞMELİ BESİCİLİK modeline geçilmeli,
19. BESİCİ BESİ başlangıcında besi sonu kesim fiyatını bilmelidir. 3-6-9-12 aylık kesim fiyatları açıklanmalı,
20. BESİCİLİKTE SÜT geliri olmadığı için desteklemeler aylık olarak verilmeli,
21. BESİ DESTEKLEMESİ kayıtlı kesimi ve üretimi, özendirici olmalıdır. Hayvan başına destek yerine karkas ağırlığını artırıcı destek verilmeli,
22. IRK BAZINDA kesime farklı destek verilmeli,
23. KIRMIZI ETE verilen desteğin aslında gider olmadığı, kayıt altına alınmış ekonominin getirileri dikkate alındığında devletin bundan karlı çıkacağı maliye uzmanlarına iyice anlatılmalı (stopaj, gelir vergisi vb.),
24. KÜÇÜKBAŞ desteklemeleri belli karkas ağırlık üstündeki kuzu ve oğlak kesimine yönlendirilmeli,
25. KUZU KESİMİ belli kg kriteri ile destek kapsamına alınmalı,
26. DESTEKLEMELERE SUNİ tohumlama şartı getirilmeli,
27. ALTERNATİF HAYVANCILIK alanları desteklenmeli (hindi-kaz),
28. HAYVANCILIK desteklemelerinden kesilecek sosyal güvenlik primi ile yetiştiricilerin sosyal güvencesi ve emeklilik hakları sağlanmalı,
29. BÜYÜKŞEHİR YASASINDAN kaynaklı hayvancılık işletmelerinin kurulumu ve rehabilitasyonu sorunları giderilmeli,
30. BÜYÜKŞEHİR YASASINDAN kaynaklı mera sorunu giderilmeli,
31. ÜRETİME KATKI sağlayacak mazot desteği rakamı yeterli ve işleyişi pratik olmalı,
32. ÜRETİMDEKİ ENERJİ giderleri karşılanmalı,
33. YEM ÜRETİMİNDE hammadde temini için yapılan ithalatta döviz kuru farklı uygulanmalı,
34. YEREL YÖNETİMLER kooperatifçiliğikooperatifleri alım garantili desteklemeli,
35. SEKTÖRE KALİFİYE ara eleman yetiştirilmeli (İşkur aracılığıyla çoban, bakım ve besleme personeli, kasap, satış-pazarlama personeli vb.),
36. HAYVANCILIKTA alet-ekipman girdilerinin ülke içinde üretiminin sağlanması, hayvan aşılarının ülkemizde üretiminin desteklenmesi ve yerli aşı kullanımının teşvik edilmelidir.
Hayvancılık destekleme uygulamaları belirlendi
Tarım ve Orman Bakanlığının “Hayvancılık Desteklemeleri Uygulama Tebliği” Resmi Gazete’de yayımlandı.
Hayvancılık destekleme uygulamaları belirlendi. Tarım ve Orman Bakanlığının “Hayvancılık Desteklemeleri Uygulama Tebliği” Resmi Gazete’de yayımlandı.
Tebliğin amacı ülkemiz hayvancılığının geliştirilmesi ve sürdürülebilirliğin sağlanması, hayvancılık politikalarının yürütülmesinde etkinliğin artırılması, yerli hayvan genetik kaynaklarının yerinde korunması ve geliştirilmesi, kayıtların güncel tutulması, hayvan hastalıklarıyla mücadele ve sağlıklı hayvansal üretim için yetiştiricilerin desteklenmesi olarak gösterildi.
Yaşanan ekonomik dar boğazın içinde kıvranan esnaf gibi zor günler yaşadığı görülen bölgede ki hayvan yetiştiricileri aylardır bir tüccarın gelmediği Ardahan’da hayvan satışlarının adeta durduğundan yakınmaktalar.
Meydanları dolduran hayvanların günlerdir yabancı bir tüccar beklediğini belirten Ardahanlı hayvan yetiştiricileri piyasalarda yaşanan belirsizliğin en çok kendilerini vurduğunu, bu durumunda otomatikman kent merkezinde ki esnafa yansıdığına dikkat çektiler.
Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahanlı Hayvan Tüccarı Hayrettin Hanoğlu yem fiyatlarının iki kat arttığı şu günlerde yetiştirdikleri hayvanlarının ellerinde kaldığına dikkat çekerken, ‘Hayvan ucuz, et pahalı’ diyerek yaşanan duruma dikkat çekti.
Ardahan’da hayvan fiyatlarının, Bir ineğin danası ile birlikte 5 ila 10 Bin liraya müşteri bulduğuna dikkat çeken Hanoğlu, Ardahan’da Kısır ineğin tanesinin 3 ila 8 bin TL’ye, Damızlık bir boğanın 8 ila 11 Bin TL. arasın da, Dişi düğe 2 ila 4 bin TL arasında, Mozik bir tosunun 3 ila 6 bin lira arasında, Küçükbaş hayvanlarının çiftinin 1,5 ila 2 bin TL.’ye satıldığını belirtti.
Kemiksiz etin kilosunun 42 TL.’ye, Koyun etinin kilosunun 50 TL.’ye satıldığı Ardahan’da bir çuval yemin bir ay içinde 55 TL.’den 70’leye fırladığında alınan bilgiler arasında oldu.
**Hayvan Telefleri de Yaşanıyor..
Öte yandan baharın kendisini iyiden iyiye his ettirdiği Ardahan’da hayvan telefleri de yaşanıyor.
Son olarak Ardahan merkez bağlı Güzçimen (Kirman) köylü hayvan yetiştiricisinin bir boğası gece boğularak telef olduğu Ardahan’da hayvanlarına yem alamayan hayvan yetiştiricilerinin pahalı olan karma aşısını yaptırmadıkları ve sabahın erken saatlerinde meralara saldıkları hayvanların çiselenmiş yaş otları yedikleri için patlayarak telef olduklarında öğrenilirken Tarım Bakanının ‘Almayacağız’ dediği küpe ve aşı parasınında alınmaya devam ettiği de belirtildi.
**Kapitalistler sola iktidar izni verecek mi?
Suriye aynen duruyor..
Irak hala oturmadı..
Yemen, Cezayir, Mısır
Ve Filistin..
Ve kısacası siyah petrolün kırmızı kana döndüğü Ortadoğu..
Ve üzerinde bir çok hesabın yapıldığı ileri sürülen Türkiye..
Ve 24 Haziran Başkanlık ve de Milletvekilliği seçimleri..
Yani tamda aranan sağ bir anlayış iktidar,
Ortadoğu’ya uyumlu bir Muhafazakar bir yönetim..
Ve sizce hangisi kapitalistlere uyumlu bir yönetim..
İncirliğe karşı,
Özelleştirmeye karşı,
BOB’a karşı,
Amerika’ya faşist diyen,
Sol mu?
Yoksa içeride,
‘Eyy Amerika’ ABD’nin yavrusu İsrail’e One Minute’ deyip,
Dışarıda kapalı kapılar ardından da değil,
Alenen, ‘Ben sizin eş bakanınızım’ diyen mi?
Yoksa ‘Ne istediler vermedik’ diyen
Sağ mı?
Yine iktidar olur
Bilemiyorum benim kafam çok karışık..
Çünkü daha önce ki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde de İsrail Filistinlere vurup, muhafazakâr oyu elinde tutan tabakaları ayağa kaldırıyor..
Almanya başta olmak üzere Avrupa yine yalandan mevcut iktidara karşı olduğunu gösterip, HDP’ye izin verip, en çok oyu Avrupa’da Almayan’da olan iktidar yanlılarına izin vermeyip, oyları iyice sağda kemikleştiriyor..
Ya S-400’leri satmak için dost olan Rusya?!.
Ve ya Erdoğan’ın dostu Putin..
Ve onun emrinde oldukları ileri sürülen, eniştesinin bakan yapmadıysa da eşini başkan yardımcısı eden Azerbaycan ağası Aliyev ve adaşları Kafkasya..
Perinçek üzerinden iktidara yönelik olduğunu gösteren Çin..
Bunlar sola izin verecekler mi?
Peki ya birçoğu oy kullanacağı iddia edilen Suriyeliler,
AVM’leri alan Araplar..
Belediyeler, İş-Kur, Sosyal Politikalar Müdürlüğü ve
Onca yan kuruluşta iş bulanlar..
Feto hariç cemaatler..
Gül’ü helikopter ile ziyaret eden asker, mit,..
16 yıldır ihaleleri alanlar,
İnce, kalın hesapları olanlar,
Son olarak;
Sanki 20 günden bir zaman kalan 24 Haziran seçimleri öncesi Türkiye’ye gelen ve iktidar değişmeyecekmiş gibi Münbiç görüşmeler yapan AB’lilerin tutumu..
Ve evet/hayır da bakan aracılığı ile Demirtaş’a ‘Evet’ deyin diye mesaj yolladığı ortaya çıkan Öcalan’ı da unutmayın..
Yani bu saydıklarımız ve sayamadıklarımız,
Sol bir iktidara izin verecekler mi?
Ecevit’li DSP-ANAP-MHP hükumetini saymasak Menderesten bu yana sağla idare edenler ülkeyi sola teslim edecekler mi?
Bilmem ama benim bu yönde şüphelerim var..
Ve yukarıda saydıklarımın sola değil, sağla işbirliği içinde olanlar olduğunu düşündükçe Başkan Erdoğan’ın tek korkusu olan HDP dışında bana göre kimse sola ülkeyi teslim etmez..
Sola etmezse sağda ki Akşener’i eder mi?
Evet, eder ama o da bu seçime 24 Haziran’a yetişir mi ki?
Kısacası 6 Milyon oyu alan HDP’ye bir saniye yer vermeyen TRT başta olmak üzere havuz medyası, onca iktidar yalayıcısının olduğu ülkede sol bir iktidar düşünmek sanki biraz hayalci geliyor bana..
Çünkü onca seçimi gören ve 49 yaşına gelen biri olarak iktidar da görmediğim solun iktidara gelmesi için hala ortamın, dünyanın ve kapitalistlerin hazır olmadığını düşünenlerdenim.
Siz ne düşünüyorsunuz?..
‘CHP, İYİ Parti, Saadetliler birinci turda Erdoğan’ı geçirmez, ikinci turda İyi Partili, SP’li, CHP’nin yanında yer almaktan başka şansı kalmayacak olan HDP ile sol olur’ diyenleri duyar gibiyim..
İyi bakalım az bir süre kalan 24 Haziran akşamı hangimizin dediği olacak?..
**Ardahan’da durum 1-1
İstanbul’da CHP’nin 3 bölgede en az 4 en çok 5 bilemediniz 9 alabileceği, iktidarda gideceği ileri sürülen AK Parti’nin de yine İstanbul’un 3 bölgesinde en az 6 en çok bilemediniz 11 alacağı ileri sürülürken nasıl bir tablo karşımıza çıkacak anlayamıyorum.
Yani ülkenin sınır kentinden, Serhat Ardahan’dan İstanbul’a sorduğumuz da, CHP’nin ülkenin en büyük kentinde aday gösterdiği listelerin hiç birinde 10’un üzerinden vekil çıkaramazken iktidar nasıl gidiyor diyebiliriz?
Bu konuda da şaşkın biri olarak İstanbul’da bana soruyor, ‘Ardahan nasıl olur?’ diye..
‘-Vallahi durum şimdilik 1-1 gibi görünüyor’ deyince de ‘Tamam anladık, 1 AK Parti peki diğer 1 kim?’ sorusu geliyor.
O soruya da verdiği tek cevap var..
O da; Ardahan’da durum 1-1 ama 3 parti var..
Yani, AK Parti, CHP ve HDP arasında..
CHP’nin 1. Sıra adayına tepki var ama oturuyor gibi..
Oturmazsa HDP..
AK Parti’de kent merkezi ile Göle kavgası var..
Barışmazlarsa HDP,
HDP’de de kırgınlıklar var..
Anlaşamazlarsa;
AK Parti: 1
CHP: 1