Hindistan’da asma köprü çökünce Ardahan’da ki asma köprü geçilemedi!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




Ardahanlı bir iş insanının babası adına kent merkezinde geçen Kura Nehri üzerinden yaptırdığı asma köprüsünün açılışının yapıldığı günün akşamı Hindistan’da asma bir köprünün çöktüğü haberi gelince köprünün açılışı, açılışla kaldı. 




Hindistan’dan gelen haber ardından Ardahanlı vatandaşlar 

korkudan yeni yapılan asma köprüye gidemeyince iki köprünün daha bulunduğu  asma köprünn açılışına sadece belediye çalışanları ve köprüyü yaptıran iş insanının yakınları katıldı.


Hindistan’ın Gujarat eyaletinde bir asma köprünün çökmesi sonucu yüzlerce kişi nehre düşerken, en az 68 kişi hayatını kaybetti



Gazeteci Markalı Arabam..


Rahmetli babamın ünlü söz ve yönlendirmeleri arasında bulunan miras denecek değerde söylemlerinin başını çekiyordu “ Bir ev, bir araba, birde irili ufaklı işin olsun yeter” deyip ardından da “Bunların olabilmesi için erken kalkacaksın, işine sarılacaksın” dedikten sonra aklı kesenin bu büyük olmayan ama mutlu eden hedefine kitleniyordu.. 

Babamın gösterdiği bu hedefe yönelen birisi olarak, erken evliliğimden sonra rahmetli Amcam Abdulkadir’in şimdi kendisi olmayan ama adını verdiği derenin yanında, alabalık deresini kura nehrine bağlayan noktada bulunan toprak örtülü eve taşındım..

Bugün bana torunlar veren çocuklarımın ikisini kışları üzeri buz tabakasıyla kaplanan, bahar ayı itibariyle coşan derenin sularına kaptırmama adına demirden yapılmış bir ayağın anca sığdığı derme çatma köprüden götürüp getirirken nasıl araba alacağımın düşüncesi içinde önce ehliyetimin olması gerektiğini ama onuda beklemeden eşimin gelinlik bileziklerini katarak taksi renkli o zamanın ünlü arabalarından birisi olan serçe markalı arabayı alıp kapıma getirmiştim…

Evimden sonra arabamında olması gururuyla kapıya çektiğim arabamın taksitlerini ödeyemediğim arabamı geri iade etmek zorunda kalsamda araba hedefimden vazgeçmemiş bu kez yıllarca bana arkadaşlık eden ve adını GAZETECİ koyduğum 92 model kırmızı renkli Şahin’e sahip olmuştum..

Evet artık eşimde, işimde, evimde, arabamda olmuştu..

Hemde eşimi kaçırarak, evimi kiralayarak, arabamıda babamın parasıyla değil emeğimle alarak..

Şimdi sıra uyumamak çok çalışmak ve yaptığım işin karşılığını verip hakkımı almaktaydı..

Adını Gazeteci koyduğum ve üzerine büyük harflerle yazdığım arabamı durduran polisin Gazeteci yazısının polis araçlarının üzerine yazılan polis kelimesinden büyüktür diyerek ceza kesmeye kalkması ilk reklam yani tabela vergimide ruhsatıma eklettiğim Gazeteci ismiyle ödemiş oldum..

Ve bugün yasak getirilen sansürlenen sanal ortamın olmadığı bir dönemde elime aldığım kameramla, fotoğraf makinemi sırtlayıp memleketim Ardahan’ın ilçe ve köylerinin tümünü birkaç kez kentler arası hatta Ermenistan’a kadar Gazeteci’yle gezip 35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda 20 yıl benimle olan Gazeteci markalı Ardahan’ın simgesi konumuna gelen arabamla maddi manevi çok yollar aldım…

Hayatımın belli bir kısmını anlattığım bu yaşıma kadar hayat mücadelesi verirken araba sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunuda geçtiğimiz gün teşvik ettiği arabayı banttan indirdiği sırada program sunucusuna “Esra senin karın mı?” Sorusuyla gündeme bir kez daha gelen Erdoğan’ı izlerken o haklı gururu yıllar önce hissettiğim gibi hissediyordu..

Çünkü bana toprak örtülü eve girmişsin, derme toplama araba almışsın, diyerek sözüm ona şakayla dalga geçenlerin aynısının muhtar olamaz denilen, şimdiyse sarayı olan Erdoğan’ın lastiği başkasının, aküsü başkasının dedikleri arabası TOGG elindeydi, hemde Cumhurbaşkanı olarak…
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 01/01/2016 tarihli haber/yorum


Barış Mesajları İyi Okunmalı..Barış Mesajları İyi Okunmalı..


İç çatışmaların yoğunlaştığı Güneydoğu’da gelen acı haberler eşiliğinde girilen 2016 yılının umut dolu bir yıl olması için atlan yeni yıl mesajlarına baktığımızda hemen hepsinin barıştan bahseden kelimeler ile süslendiğini görmekteyiz.


İç çatışmaların yoğunlaştığı Güneydaoğu’da gelen acı haberler eşiliğinde girilen 2016 yılının umut dolu bir yıl olması için atlan yeni yıl mesajlarına baktığımızda hemen hepsinin barıştan bahseden kelimeler ile süslendiğini görmekteyiz. 

Savaşın olmadığı bir ülke de neden barıştan bahsedildiğini de insana sorduran bu mesajları atanların hepsinin her ne kadar saklanmak istense de, yazılmaktan, yayınlanmaktan korkulsa da ülkede ciddi bir savaşın olduğunu da biliyor ve izliyor olduğunu da anlamıyor değiliz..

Çünkü herkesin Güneydoğu’da yaşananların savaş değil, çatışma olduğu yalanına artık inanmadığını ve gün geçtikçe daha da büyüyen bu çatışmaların bölgede savaş manzaraları yaratmaya başladığını da anlayıp, bildiğini de anlatan barış mesajı dolu dilekli yeni yıl mesajlarının anlattığı diğer bir önemli şeyde; Ülke de yaşananlara duyarsız oldukları ileri sürülen toplumun büyük kesimin hala barıştan yana tavır koyduğu ve savaş yönlü politikaları, dili onaylamadığıdır..

Evet son olarak yılın ilk gününden itibaren ellerinde beyaz bayraklarla yaşadıkları evleri terk edenleri çatışmadan ziyade savaştan kaçtığını bir kez daha gördüğümüz Güneydoğu’da işlerin gün geçtikçe daha da kötüleştiğini de anlatan yeni yılın barış dileği dolu mesajlarını sadece bizler değil yaşananlara çatışma, süpürme adını koyup, ülkeyi iç savaşa götürenler de iyi görmeli, dikkatle okumalı diye düşünüyorum..