

MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
İstanbul Levent Sanayi Mahallesinde oturduğu öğrenilen Kaya ailesinin tek erkek evladı Barış Kaya’nın cenazesinin İstanbul’da Sanayi Mahallesi Mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi.
Ardahan canlı hayvan pazarı açıldı..
Covid-19 nedeniyle kapatılan Ardahan hayvan pazarı bugün yeniden açıldı.
Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir‘in talimatları doğrultusunda, alandaki vatandaşlara zabıta ekipleri tarafından ücretsiz maske verildi. Vatandaşlar ateş ölçümünün ardından pazara alındı. Hayvan pazarı her hafta Pazar ve Pazartesi günleri hizmet verecek.
ARDAHAN’DA HAVA
Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki bazı illerde öğleden sonra aralıklı ve gök gürültülü sağanağın etkili olacağı bildirildi. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölgede hava parçalı bulutlu, öğle saatlerinden itibaren Erzurum, Erzincan, Ağrı, Kars, Ardahan ve Iğdır‘da aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak etkili olacak. Sıcaklığın mevsim normallerinde seyredeceği bölgede, rüzgar doğulu yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek. Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Kars’ta 7, Ardahan’da 8, Ağrı’da 9, Erzurum’da 10, Erzincan ve Iğdır’da 18 derece ölçüldü. Gün içinde en yüksek sıcaklıkların Erzincan’da 34, Iğdır’da 33, Ağrı’da 27, Kars’ta ve Ardahan’da 26, Erzurum’da 25 derece olması öngörülüyor.
**GÖLE HALA SOĞUK!..
Hava sıcaklığının mevsim normalleri civarında seyrettiği Doğu Anadolu’da günün en yüksek sıcaklığı 36,7 dereceyle Erzincan‘ın Kemaliye ilçesinde en düşük sıcaklıkta 6 dereceyle Ardahan‘ın Göle ilçesinde ölçüldü.
Şüpheli Haberler…
Adına havuz, yandaş denen basın ve medyanın kendisinin üzerinde yarattığı güvensizliğin en açık ve bariz göstergesini tiraj ve reytinglerde görmek mümkün.
Kimilerinin adlarına merkez basın, kimilerinin ulusal, kiminin ise yerel, bölgesel basın ve medyada dediği gazetecilik, televizyon ve ajanscılığın hangi seviyede olduğuna baktığımızda da tiraj ve reytinglerin çokta yüksek olmadığı ve tam tersine yerlerde olduğunu görürken benim de aralarında olduğum gazetecilerin yaptığı her habere de şüpheyle bakan bir okur ve izleyici kitlesinin olduğu diğer bir gerçek olarak karşımıza çıkmakta…
Gerçi araştıran, okuyan, yorumlayan değil de sanaldan bakıp, okumadan, yorumlamadan, görmeden bir tık ile sözüm ona beğenip, geçen ve ekmek alır gibi her sabah bir gazete bayisine gidip, günlük bir gazete almayan, yerel gazeteyi kimlik kaybı ilanı vermek için aklına getiren, haber ve tartışma programlarından çok dizileri izleyen bir toplumun daha çok olduğu ülkede yapılan, çekilen onca haberin ne amaçla, niye, neden, niçin ve kim için yapıldığını da anlamasını beklemek anlamsız bir durum ya neyse..
Çünkü sık sık ele aldığım ama ele alıp, yazmaktan, bir gün anlarlar diyerek arşivlediğimiz onca yazımızın satır aralarında olan bir sorunu hepimiz konuşur, tartışırız.
Ama bu sorunun nasıl ortadan kalkacağını da düşünmez, düşünsek de 82 milyonluk ülkede 1 Milyonu Spor, 1 Milyonu Magazin, 1 Milyonu At yarışı ya da Bulmaca ve porno, seks, kalanı ise bir kaç tane ciddi, fikir gazetesi olmak üzere 4,5 milyon gazetenin sattığı ülkede her gün bir gazete bayisine gidip günlük bir gazete alarak, bir kitap okuyarak, anlayarak bu yönde ciddi, samimi bir çabayı ortaya koymayız..
Evet, bunun nedenlerine baktığımızda ise bu nedenlerin arasında en etkili olanların başında haberlerin şüpheli, yandaş, özel çıkar, güçten yana olmasının etkisinin bir hayli büyük bir durum olduğunu da görürüz ..
Çünkü en son olarak okuduğum, izlediğim bir haber okumayan, ilgilenmeyen, araştırmayan hatta cahil toplum diyerek aşağılanan insanların hiç de öyle olmadığı ve aslında bu haberi yapanların şüpheli davranışları yüzünden basına güven duymadıkları, medyaya inanmadıklarını da görmüyor, anlamıyor değiliz..
Çünkü 15 Temmuz Darbesi öncesi ve sonrası ve aslında son 20 yılda basın ve medya üzerinde kurulmak istenen baskının daralttığı alandan çekilen gerçek gazetecilerin boş bıraktığı alanın birer ürünleri olan ve kamuoyunda ‘Satılık Basın’ denerek suçlanan ve adlarına havuz, yandaş basın, medya ve haber ajansı denenlerin her yaptığı haber Ardahan Üniversitesi Rektörü aleyhinde yapılan bir Ajans haberi gerçek anlamda şüpheli.
Bu şüphenin nedeni de adı geçen ajansın ve çalışanlarının Kastelli, Uzanlardan daha ağır suçlara karışmış, Feto gibi cemaat kuranlar olmasına karşın patronlarının ustaca manevralarıyla her iktidara yaranmayı bilmiş olanların yönetiminde olmasıdır..
Evet, Ardahanlı olmama karşın hala bir çayını içmediğim Ardahan Üniversitesi Rektörünün yönetim anlayışı ile üniversiteyi kent merkezinden koparması, keyfi atama, uygulama hatta yardımcılarının eş ve çocuklarının adını başında bulunduğu üniversitedeki tabelalara astırması gibi onca onay almayan davranışları olsa da kendisi hakkında bir ajansın yaptığı haber çokta inandırıcı gelmedi ve kamuoyunca şüpheyle karşılandı..
Bunun nedeni de habere imza atan Ajansın bu tür haberi yapan, yapacak bir ajans olmadığını bir ben değil iktidar dahil tüm alem biliyor.
Peki bu şüpheye neden olan bu haber sizce niye yapıldı?..
Gerçekten habercilik için mi yoksa rektör abone olmadığı için mi? Belki de bu ajansın yerel muhabirinin özel bir ailece çıkarı için mi?
Ya da Ardahan kamuoyunun istemeyen adam ilan ettiği rektör hakkında öne sürülen onca iddiaların yarattığı kamuoyu baskısı mı?
Bilmem ama umarım bu haber şüphe götürmeyen ve ‘Yok ya samimice yapılmış bir haberdir’ denebilseydi..
Ve en önemlisi de okur, kamuoyu, YÖK, Ardahan, iktidar tarafından alkışlansaydı bu haber…
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Yüzmek için girdiği Kura’da boğuldu!
Alınan bilgilere göre Samsun’da’dan Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır’ın Akkiraz (Kertene) köyüne tatil için giden Menderes Aydın (50) daha önce de bir çok kişinin boğulduğu yerde yani Akkiraz köylülerinin, ‘Enverin Boğulan Yeri’ adını verdikleri yerde Kura Nehri’ne girdi.
İki çocuğu ile gittiği ve serinlenmek için Kura Nehrinin en azgın aktığı alana giren Aydın’ın bir süre sonra suda kayıp olduğu ve boğulduğu öğrenilirken cesedinin köylülerce bulunduğu bilgisi alındı.
**Ülkücü selamı verdikten sonra..
Savcının olay yerine gitmediği, Ardahan Belediyesi’ne ait cenze arabasının Erzurum’da olduğı, Çıldır Belediyesine ait cenaze aracının bulunmadığı için cesedinin saatlerce olay yerinde kaldığı öğrenilen Menders Aydın’ın cesedi köylülerce Kurtkale köprüsüne kadar taşındığı burda saatler sonra gelen bir ambulans’a bindirlerek otopsi için Ardahan Devlet Hastanesine gönderildiği alınan diğer bilgiler arasında oldu.
Öte yandan Ardahan’da bulunan İpekyolu Otelinin Sahib Mehmet Aydın’ın yeğeni olduğu öğrenilen Menders Aydın’ın boğulmadan önce Kura Nehrinin içinde Ülkücü selamı verdiği ve bunu fotoğraflayıp, kendi facebook sayfasında paylaştığı görüldü.
**Dağ: Hazırım..
Aynı zaman da Mali Müşavir olan ve yıllardır içinde bulunduğu stk’larda adeta uzman olup, bu yönde iki tane de kitap çıkaran Tuncer Dağ kongreye götürülmesi halinde Ardahan Federasyonunun başkanlığına aday olmaya hazır olduğunu söyledi.
Ardahanlıların metropollerde güçlü bir birliktelik sağlamasının diğer bir yolunun da güçlü bir birliktelikten geçtiğini belirten Tuncer Dağ Ardahan Federasyonun bunun için önemli bir kurum olduğunu belirtti.
Gazeteci Fakir Yılmaz ve Çetin Yılmaz’ı Mali Müşavirlik bürosunda konuk eden Ardahan Göleli Mali Müşavir Tuncer Dağ Ardahan Derneklerinin onay vermesi halinde Ardahan Federasyonuna başkan adayı olduğunu açıkladı.
Uzun süre Ardahan Kültür Evi Başkanlığı yapan, başta Esenyurt’ta ki Kültür Evi’nin kazanımı olmak üzere Ardahanlılar adına önemli iş e etkinliklere imza atan Mali Müşavir Tuncer Dağ eğer birliktelik sağlansa Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve çatısı altında 40’a yakın derneğin bulunduğu Ardahan Federasyonu başkanlığına aday olduğunu söyledi.
**Ardahanlıdan Aras-Edaş’a Tepki Elektrik kesintisi bıktırdı
Son günlerde Ardahan ve çevresinde yaşanan elektrik kesintileri halkı bir hayli rahatsız etmiş durumda.
Geciken tek faturada “ekonomik sıkıntılar yaşayan halkın” elektiriğini kesen Aras-Edaş’a son günlerde ki nedensiz elektrik kesintilerinden dolayı tepki gösterildi.
Ani ve halkın bilgilendirilmeden yapıldığı kesintiler evlerde ki bir çok elektronik eşyaya zarar vermiş durumda.
Bu elektrik kesintilerinden kaynaklı geçtiğimiz gün Ardahan kongre caddesi üzerinde ki bir işyerinde yangın çıkması ve maddi zarar meydana gelmesinin sorumlusu Aras-Edaş olarak gösteriliyor.
Ülkede ki ekonomik sıkıntıların halka yansıdığı şu günlerde ihbarname göndermeden okutma parasını aldığı, yüksek elektrik faturası yetmezmiş gibi açma kapama parasının dahi alındığı vatandaşın elektiriğini hukuksuz bir şekilde kesen şirkete Ardahanlılar tepkili.
**Bölgede ki çatışmaların bahane edilmesi ise ayrı bir komiklik..
Yaşanan elektrik kesintilerinin bölgede yaşanan çatışmalardan kaynaklandığı yaygarısının yapılması ise bir başka eksiklik olarak gözlendi.
Halkın cebinden alınan paralarla bunun güvenliğinin sağlanabileceğini belirten Ardahanlılar, başta Ardahan valisi olmak üzere belediye başkanının ve diğer yetkililerin konuyla ilgilenmesini istediler.
**Elektrikte açma/kapama şikayetleri katlandı
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Disiplin Kurulu Başkanı Şükran Eroğlu, Nuran Şen gibi sorun yaşayanların sayısında artış olduğunu söylüyor, “Tüketici derneklerine şikayetlerde patlama var” diyor. Aynı zamanda avukat olan Eroğlu, şirketlerin ihbarname göndermeden ve yasal süreyi beklemeden tüketicilerin elektriğini kestiğini anlatıyor:
“Elektrik faturamızın son ödeme tarihini 1 gün geçirseniz hemen elektriğinizi kesmeye geliyorlar. Tüketicinin Korunması Yasası’na göre birbiri ardına iki ödemenin yapılmaması gerekiyor. Elektrik Piyasası Tüketici Yönetmeliği ise başka bir şey söylüyor. Bu yönetmelik hem Tüketicinin Korunması Yasası hem de Borçlar Kanunu ile çelişiyor. Tüketiciler mağdur ediliyor. Yapılan uygulama yasaya aykırı. Yasalar hiçe sayılıyor.”
Al Jazeera’ye konuşan Eroğlu, konuyla ilgili şirketlere hangi kanunun, hangi maddesine dayanarak işlem yaptıklarına yazı yazdığını ancak cevap alamadığını söyledi. Eroğlu, tespit davası açacak.
“Açma -kapama parasıyla kazanç elde ediyorlar”
Bilinçli Tüketiciler Platformu Sözcüsü Mehmet İmrek de elektrik dağıtım şirketlerinin fatura sürelerini değiştirerek tüketiciye zor durumda bıraktığını, fatura tarihi gecikenlerin de hemen elektriğinin kesildiğini ve açma-kapama için şirketlerin 20.89 TL alarak kazanç elde ettiği görüşünde:
“Son ödeme tarihi değişti. Kimi zaman kısa, kimi zaman uzun oldu faturalar. Vatandaşın hesabı şaştı. Ödeyemeyenler çok oldu. Vatandaşların elektriği hemen kesildi ve açma kapama parası alındı, kazanç oldu. Mevzuat diyor ki son ödeme tarihi fatura kesim tarihinden 10 gün sonra. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre eğer abone borcunu ödemediyse ihbarname yollar, beş işgünü içinde faturanın ödenmesini istersiniz. İhbar üzerine fatura ödenmediyse elektirk kesilir. Elektriği hemen kesemezsiniz.”
“İhbarname kapının altından atılmaz, imza gerekir”
İmrek, kendisinin de uzayan fatura tarihleri nedeniyle kabaran faturasını ödeyemediğini, ayın 31’inden kendisine ulaşan faturanın hemen akabinde bir gün sonra ihbarnamenin kendine gönderildiğini anlatıyor, ihbarnamenin kapının altına altılıp kendisine verilmemesinin de yanlış olduğunu söylüyor:
“İhbarnamenin kişinin kendisine verilip, imzalatılması gerekir. Bana şirket bir gün sonra ihbarname göndermiş ve kapının altından atmış. Ya yanlışlıkla çocuk yırtsa, ya temizlikçi süpürse? Ayrıca şöyle bir sorun da var. Borcunuzu ödediniz, görevliler açma yapmaya bile gelmiyor. ‘Borcunuzu ödediniz, şalteri kaldırın açın” diyorlar’. Ben buna şahit oldum.”