İKİ VİLAYETİN PAYLAŞAMADIĞI PAŞA'DAN AÇIKLAMA BEKLENİYOR!

Her atama döneminde gündeme gelen ve Ardahan ile Bayburtlular arasında tartışma konusu olan yen Kara Kuvvetler Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’in Ardahanlı mı, Bayburtlu’ mu olduğu yönünde ki tartışma son YAŞ kararları ardından da devam ediyor.


**Albay Kardeşi AK Parti Milletvekili Aday Adayı Olmuştu..


 


Ardahanlıların, ‘Ardahanlıdır’ diyerek sahiplendiği Bayburtluların ‘Hayır Bayburtludur’ dediği yeni Kara Kuvvetler Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’in babasının Ardahan’da görev yaptığı Güler’in de Ardahan’da dünyaya geldiği ve kimliğinde de Ardahan Doğumlu olduğunu savunan Ardahanlıların bu savunmasını ‘Hayır Yaşar paşanın babası Bayburt’ludur. Kardeşi de geçtiğimi seçimlerde AK Parti’den Milletvekili aday adayı olmuştur’ savunmasıyla Ardahanlılara cevap vermekteler.


 


**Sanal ortamda da tartışma konusu..


 


Yeni Kara Kuvvetler Komutanın Ardahan ve Bayburtlular arasında nereli olduğu yönünde tartışma sanal ortamda da devam ediyor.


Ardahanlılar ile Bayburtluların sahiplendiği Güler Paia’nın bu tartışmaya nokta koyup, koymayacağı ise merak edilen diğer bir önemli konu.


 


YAŞAR GÜLER KİMDİR NERELİ?


Yaşar Güler 1954 yılında dünyaya geldi.


974 yılında Kara Harp Okulu’ndan Muhabere Teğmen rütbesiyle mezun olduktan sonra. 1984 yılında kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı muhabere birliklerinde takım ve bölük komutanlığı yapmıştır.


Yaşar Güler 1986 yılında Kara Harp Akademisinden mezun olarak kurmay subay oldu. Kurmay subay olarak çeşitli karargahlarda plan subaylığı ve şube müdürlüğü görevlerini üstlenmiştir.


Güler, 2009 yılında korgeneral rütbesine terfi etti ve bu rütbede sırasıyla MSB Harita Genel Komutanlığı, 4’ncü Kolordu Komutanlığı ve Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı görevlerini yaptı. 2013’te orgeneralliğe terfi ederek Genelkurmay 2. Başkanlığına atandı.


FETÖ’nün darbe girişiminden sonra Jandarma Genel Komutanı Orgenerali olarak atanan Yaşar Güler halen bu görevdedir.




**HAYVANCILIĞA KAN TAHLİL PASAPORTU ŞARTI GETİRİLİYOR..


*26/12/2016 Tarihli Haber


Bölgede motorin ticaretinin bitmesine neden olan ‘Tahlil İstasyonu’ bu kez hayvancılık için getiriliyor.


Alınan bilgilere göre önümüzde ki yılın başından itibaren uygulamaya girecek olan yeni uygulama ile Ardahan’dan başka illere satılacak olan hayvanlardan kan tahlili istenecek.


Başta şap hastalığı olmak üzere diğer hayvan hastalıklarının yayılmaması için getirilecek olan bu uygulamanın hayata geçmesi halinden Ardahan’ın da içinde bulunduğu bölgeden başka illere sevkinin daha da zorlaşacağı belirtilirken, bu uygulamanın zaten bitme noktasına gelen hayvancılığın iyiden iyiye terkine neden olacağı belirtilmekte.


Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar uygulamanın hayata geçirilmesi halinde hayvan yetiştiricilerini zor günlerin bekleyeceğine dikkat çekti.


Bu durumun bir zamanlar bölgeye ekonomik canlılık veren motorin ticaretinin önüne getirilen tahlil zorunluluğu gibi bir zorunluluk olacak ‘Büyükbaş Hayvanlara Kan Tahlili Zorunluluğu’ nun zaten zor günler yaşayan hayvancılığı daha da zora sokacağını ve hayvan yetiştiricilerinin önüne konulan en büyük engel olacağını belirten ADSYB Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar bakanlığın daha önce bir kaç kez ertelediği bu uygulamayı bu yılda ertelemesi ve alt yapıyı tamamladıktan sonra hayata geçirmesi gerektiğini belirtti.


Konuyu AK Pati Ardahan Milletvekilline, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine hatta bakanlığa da ilettiklerini de belirten Baydar, bu konuda bir ilerlemenin olmaması ve hastalıkların mana edilip, bölge hayvancılığına getirilen bu yeni engelin hayvancılığı bitireceğini söyledi.


 


**SİVAS’TAN ÖTEYE GEÇEMEZ..


 


Avrupa Uyum Yasalarının yanı sıra Şap hastalığı başta olmak üzere hayvan hastalıklarının yayılmaması için getirilecek olan ‘Büyükbaş Hayvanlara Kan Tahlili Zorunluluğu’ önümüzdeki yıldan itibaren uygulamaya geçecek.


**Baydar Müjdeyi Verdi..


DESTEKLER AÇIKLANDI..


**06/05/2016 Tarihli Haber..


Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Veteriner Hekim Yunus Baydar yaptığı açıklamada 2016 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelerinin miktarının belli olduğunu söyledi.


2016 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar Resmi Gazetede Yayımlandığını açıklayan Ardahan DSYB Başkanı Yunus Bayda, 2016 yılı tarımsal destekleme miktarları belli oldu. Sertifikalı fidan üretimi yapanı devlet destekleyecek. Sertifikalı fidan üretimi yapan gerçek yada tüzel kişilere fidan başı 0,5 TL destek ödemesi yapılacağı 2016 yılı tarımsal destekleme kararında açıkladı.


 


Baydar’ın açıklaması şöyle;


 


Mazot gübre desteği bütün ürünler için 11 TL oldu.


2016 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karara göre Çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan üreticilere Alan bazlı olarak Mazot gübre desteği artık ürün kategorilerine göre değil tek tip olarak 11 TL olarak belirlendi. 


 


Toprak analizi desteği Yer Almadı


2016 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karara göre toprak analizi desteği başlığı yer almadı. 


 


Gübre ve Mazot Desteği 11 TL


Organik Tarım Desteği 1. kategori 100, 2. kategori 70, 3. kategori 30 4. kategori 10 TL


Organik Arıcılık Desteği kovan başı 10 TL


İyi tarım Desteği Meyve Sebze Dekar 50 TL


Örtü altı 150 TL


Süs bitkileri, tıbbi aromatik bitkiler 100 TL


 


Fark Ödemesi Destekleri


Yağlık Ayçiçeği 40 KRŞ


Kütlü Pamuk     75 KRş


Soya Fasulyesi 60 Krş


Kanola 50 krş


Aspir 55 krş


Dane Mısır 2 krş


Buğday, arpa yulaf çavdan trikale 5 krş


Çeltik 10 krş


Kuru fasulye nohut mercimek 30 krş


Zeytinyağı 80 krş


Çay 13 krş


 


 


Hayvancılık Destekleri


Buzağı malak  350 TL


Soy Kütüğü 500


Döl kontrolü 50


İpek Böceeği Kutu 50, yaş koza 40 tl


 


 


Yem bitkileri


Yonca sulu      60


Yonca kuru   35


Korunga   45


Tek yıllıklar 40


Silajlık tek yıllıklar 55


Silajlık Mısır  Sulu  90


Silajlık Mısır Kuru 45


Yapay çayır mera 150


 


Bombus Arısı 60 TL


 


VAZGEÇMİŞLİK..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 


Yazımı yazmaya başlarken yanı başımda elinde cep telefonu ile uğraşan bir taraftan da elinde ki kumandayla tv yi gelişi güzel karıştırıp, bir kanalda durmayan yeğenim Pınar’ın eşi, Sarzepli hemşehrim Coşkun Işık’ı yan gözle izliyorum..

Gerçi bir taraftan da sanal ortamın da paylaşılanlara bakıp, yediğini, içtiğini paylaşanların bir üzerine tık yapan birinin, ‘Karımın çok ateşi var, hastanedeyiz, umarım üşütmüştür’ paylaşımını da görmüyor değilim..

Bir taraftan yeni gazetecilerin ve siyasi parti temsilcilerinin gözaltına alındığı diğer taraftan büyük elçisi Diyarbakır Baro Başkanı gibi pis bir kurşuna yani bir karanlık oyuna kurban edilip, öldürüldüğüne inandığım ardından yaşadığı şoku üzerinden atamayan ülkenin yeni, kadim dostu (!) Rusya’nın yeni bir uçağı düşmüş, İçişleri Bakanı; ‘herro, merro’ demeye devam ediyor, yakılarak, öldürülen iki kişinin Türk Askerimi, değil mi tartışması sürerken, Anayasa tartışmalarında pet şişelerin havada uçuştuğu, köy yollarının yanı sıra şehirler arası yolların bile kardan kapandığı, derneklerimizin tüm gazla kaz geceleri yaptığı bir ülkede toplumun adeta boş vermişlik sendromu yaşadığını da görmekte, izlemekteyim..

Evet, birilerinin ellerine aldıkları bayraklarla, sırtlarına giydikleri sıcak paltolar ile Sarıkamış şehitlerini anmaya, bir diğerlerinin işi pazara getirip, Beşiktaş’ta ki tepeye gitmekle iş yapmaya çalıştığını da izlediğimiz ülkede yaşananların artık toplumun çokta ilgi alanına girmiyor sanki..

Ve doların yükselmeye devam ettiği, akaryakıt başta olmak üzere her gün gelen zamlarını bir umursamadığı bir yeni nesil yaratılmış sanki..

Hele hele çoğu kirli ve artık kokmaya başlayan havuzda ki basın ve medyanın bile izlenmediği bir ülke, bir toplum karşımızda dururken kelaynak gibi bir kaçımızın çırpınışının da her geçen gün daha da zorlaşan, bir o kadar da ‘Bana ne’ demeye getirten çırpınışlar olduğunu da anlamıyor değiliz..

Evet, hükumetinde, başkan Erdoğan’ında anladığı ve muhalefetinde vazgeçmişlik bir durumda olduğu ülkemde yeni bir hastalık türü ortaya çıkmış gibi..

Adı da; Vazgeçmişlik..

Sizce bu vahim durumun İlacı var mı?