https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Ülkenin en büyük metropolünün her köşesine Ardahan ismini yazdıran ve Bir milyonun
üzerinde insanın ziyaret ettiği 1. Ardahan Tanıtım Günlerinin yapılmasına katkı sunan, yine İstanbul’un Avrupa ve Asya yakasında 2. ve 3. Ardahan Günleri, Ardahan Bal Festivali, bu yıl vatan toraklarına katılışının 100. yıl dönümünü kutlayacak olan Ardahan’ın Kurtuluşu, 23 Şubat Günleri ve Etkinliği, İş insanları buluşması, Ardahanlı kadınların bir araya gelmesi, Ardahanlı gençler arasında futbol turnuvalarının düzenlenmesi, Anıtkabir başta olmak üzere önemli bir çok ziyaretler ardından İstanbul, Ankara, İzmir, Ardahan’da toplantılar yapan, Üniversite öğrencilerine 2 kez burs katkısı sunan, İstanbul ve Kocaeli Dilovası’nda Ardahanlı Belediye Başkanlarının yanı sıra bir çok meclis üyesinin yerel idarelerde etkin olmasına karınca kararınca katkı sunan ekibin başında bulunan ARDAFED Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz bu kez ARDAFED’in kurucu üyesi olduğu Anadolu Konfederasyonu Başkanı Yusuf Tuncel ve ANAKON Yöneticileri ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu makamında ziyaret etti.
Ardahan’ı anlatan 4 kitap, dergi ve bir de rapor sunarak, 39 İlçesinin 3’ünün Ardahanlılar tarafından idare edilen İstanbul’un başkanı Ekrem İmamoğlu’nu ARDAFED’e davet etti.
Yoğunluk ve yıllardır birikmiş sorunlar dolayısıyla zaman bulmada sıkıntı yaşadıklarını belirten ama Şişli’ye geldiğinde mutlaka ARDAFED’i kesinlikle ziyaret edeceğinin sözünü veren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ARDAFED’in yönetiminde olduğu ANAKON’un çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve ANAKON başta olmak üzere tüm stk’lara gerekli ziyaret ve katkıları sunmak için kurdukları İBB Sivil Toplum Örgütleri Genel Koordinatörlüğü olarak gerekenleri yapmaya çalıştıklarını da belirtti.
ARDAHAN’ DA ZİYARET EDECEK..
Bir süre önce kendisini ziyaret eden Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir ile Ardahan’a yönelik bir projelerinin de olduğunu belirten ilk imkanda Ardahan’a da gideceğini belirten İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun misafirlerine yakın ilgisi dikkat çekti.
Başta İstanbul’da olmak üzere ülkenin genelinde hızla örgütlenmeye gittiklerini belirten DEVA Partisi İstanbul İl Başkanı M. Gürol Ayan yaptığı açıklamada, Atatürk Oratoryosundaki şiir gibi ve eski bir stk’cı olarak tüm Sivil Toplum Örgütlerinin de içinde olduğu 81 vilayetle birlikte yani Edirne’den Ardahan’a kadar herkesi bir çatı altında toplayıp, ülkenin kanayan yaralarına derman olmayı hedeflediklerini belirtti
Ardahan’ı anlatan, Ardahan Dernekler Federasyonun çalışmalarını aktaran Gazeteci Fakir Yılmaz’ı dinleyen ve tüm Ardahanlıların ezberlemesini isteyen DEVA Partisi İstanbul İl Başkanı M. Gürol Ayan, Alto Korosunun Atatürk Oratoryosunda seslendirdiği şiirin ilk kıtası olan ‘Edirne’den Ardahan’a bir toprak uzanır, Boz kanatlı üveyikler üstünden uçar,,, Ardahan’dan Edirne’ye kadar, Edirne’den Ardahan’a kadar.’ satırlarını okuyarak hedeflerinin Edirne’den, Ardahan’a derman olmak olduğunu belirtti.
İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonuna komşu olan DEVA İstanbul İl Başkanlığına yapılan ziyaret için ARDAFED Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz’a teşekkür edip, ARDAFED aracılığı ile tüm Ardahanlılara selamlarını ileten DEVA Partisi İstanbul İl Başkanı M. Gürol Ayan müsait bir zamanda kendilerinin de Ardahan Dernekler Federasyonunun da aralarında oluğu tüm stk’ları ziyaret edeceklerini belirtti.
Fakir Yılmaz Ekerm İmamoğlu’nu Ziyaret Edecek..
ARDAFED’in Genel Merkezininde bulunduğu Şişli’de İstanbul İl Başkanlığını açan ve ARDAFED’e komşu olan DEVA Partisi İstanbul İl Başkanlığını ziyaret edip, hayırlı olsun dileklerinde bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Fakr Yılmaz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nuda makamında ziyaret edecek.
ARDAFED’in kurucu federasyonu olan ANAKON Yönetiminin İBB Başkanına yapacağı ziyarette bulunacak olan ARDAFED/AGC Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz 3 Ardahanılın partisinde Belediye Başkanı olduğu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na Ardahan ve Ardahanlılar hakkında bir dosya sunacağı öğrenildi.
SENARYO HAZIR..
Üç milletvekilinin CHP’den istifası ardından İnce’nin de istifa edip, yeni bir parti kurma çalışmalarını sürdürdüğü, Şişli’den reyting yaptıktan sonra, uzun süre oturduğu koltuğunu önce İnönü’ye ardından hemşehrim Muammer Keskin’e kaptıran Sarıgül’ün ve İstanbul/Şişli’de bulunan benimde başında bulunduğum stk, ARDAFED’e komşu olan, İl Başkanını ziyaret ettiğim DEVA, Gelecek gibi diğer bir çok kişinin yeni partiler kurduğu ülkede her an ya da zamanında yapılacak bir seçimde MHP, BBP destekli iktidarı değiştireceklerini sananlar 2016 yılında ele aldığım yazımı okuduklarında acaba az da olsa bu değişimin nasıl olacağını anlatabilirler mi, bilmem ama ben hala 8 yıl önce yazdığım ve hala oynandığına inandığım filmin senaryosunun da hazır olduğunu düşünenlerdenim..
Çünkü 8 yıl önce yazdığım gibi bu senaryoyu muhalefet değil, iktidarın hazırladığını ve hep B planı olarak cebinde olmazsa da rafta beklettiğini görüyorum, 17 yıllık iktidarın yazımın yazıldığı yıldan bu yana nasıl olup iktidarda kaldığını düşündükçe..
Evet, sizin de bir kez daha okumanızı ve bugüne derlemenizi istediğim ‘Yeni Senaryo gerek’ başlıklı yazımın nasıl olup, ‘Senaryo Hazır’ başlığı ile yeniden yayınlandığını düşünüp, derleyip, bugün yaşananları gözden geçirip, değerlendirmeniz umuduyla işte 8 yıl önce bugünü anlatan o yazım diyerek..
YENİ BİR SENARYO GEREK..
Sizlerin de dikkatini çekiyor mu bilmem ama bitmesine birkaç gün kalan şu 2016 yılında ortaya konulan senaryolar Amerika’nın filim üreten fabrikası Hollywood’da bile gerçekleşmemiş ve filme çevrilmemiştir..
Çünkü 2016 yılı içinde ortaya konulan onca senaryo ve film hepimizi bir hayli yorup, tedirgin etse de sonuçta film ve senaryo olduğunu görüp, bir oh çekerek 2017 yılına yeni umutlar ile adım atıyor gibiyiz..
Evet 1 Ocak 2016 yılından itibaren şöyle bir yılı değerlendirmeye gidecek olursak gerçekten senaryo ve onca filmlerin oynandığı ve en önemlisi mevcut hükumet ve de onun anlayışının iyiden iyiye yerini sağlamlaştırdığını görmek mümkün..
Çünkü ortaya konulan senaryo ve filmler ile önündeki engelleri tek tek kaldırıp, işi Atatürk’ün heykellerini kaldırmaya kadar getiren yönetim anlayışının tek engeli kaldı oda; HDP’lilerin hapse gönderilmesine izin veren CHP’nin boş anayasa çırpınışlarını da aşıp, getirmeyi hedeflediği başkanlık sistemidir..
Bana göre olağanüstü bir durum yaşanmazsa ve bugünlerde ortada olmayan ama dünyaya hükmeden, dünya politikasına yön veren ABD’nin gelecekteki planları konusunda Pentangon’dan ders alan Trump dokunmazsa ya da sol denilen kesimin el birliği yaparak, bir araya gelip, güçlü bir muhalefet çıkarmazsa en az bir 15 yıl daha iktidar da kalacağa benzeyen şu anki yönetim anlayışının getireceği başkanlık sitemi ile ömrünü uzatıp, 2023 hedefine ulaşacağı da diğer bir gerçektir..
Çünkü ortaya konulan senaryo ve filmlerin havuz medyasının da katkısıyla toplumu olağanüstü bir değişime doğru götürdüğü ve bu değişimin sonucu birilerinin önü her geçen gün açılmaya, temizlenmeye devam etmekte..
Kısacası vizyona girecek olan yeni senaryo ve oynanmaya devam edecek olan filmlerle ‘durmak yok yola devam’ denilmeye devam edecek gibi..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php

Candar Yılmaz’ın birçok yüksek okul mezunu Ardahanlı ile birlikte kurduğu ve Ardahan İl Başkanlığını yaptığı DEVA Partisini ziyaret eden Gazeteci Fakir Yılmaz birçoğu üniversite mezunu ve genç insanlardan oluşan DEVA Partisi Ardahan Merkez İlçe Yönetiminin bir hayli iddialı olduğu görüldü.
Genel Başkanları Ali Babacan’ın önümüzdeki ay yani 2 Aralık’ta Ardahan’a gelerek esnafları ziyaret edeceğini belirten DEVA Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz genel başkanlarıyla birlikte ziyaret edecekleri Ardahan esnaflarının sorunlarını dinleyip, ulusala taşımayı hedeflediklerini belirtti.
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz, 2 Aralık 2020 Çarşamba günü Genel Başkan Ali Babacan’ın Ardahan’a geleceğini söyledi.
Aralık ayının ilk haftasında Demokrasi ve Atılım Partisi Kars 1. Olağan Kongresinin yapılacağını duyuran Başkan Yılmaz: “Türkiye’de ilk kongreyi Ardahan yaptı. Genel Başkanımız Kovid-19 nedeniyle karantinada olduğu için Ardahan İl Kongremize katılamamıştı. Ancak Genel Başkanımız Ali Babacan, Türkiye’de 81 ile gitmek için programına aksatmadan devam ediyor. Genel Başkanımız Sayın Babacan, Kars İl Kongresine katıldıktan sonra Ardahan’a gelerek esnafı ziyaret edecek ve ilin kanaat önderleri ve STK temsilcileriyle ilimizin sorunlarını istişare edecek. Genel Başkanımızı karşılamak için hazırlıklarımız başladı ve heyecanlıyız” dedi.
KURA KARARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ..
Demokrasi ve Atılım Partisi Ardahan İl Başkanı Candar Yılmaz, Kura Nehri’nin yönünü tünellerle Karadeniz’e aktarmak için yapılacak Beşikkaya Barajı’nın Ardahan için büyük bir ihanet olacağını ileri sürdü.
Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz, Küresel Gazeteciler Konseyi Ardahan İl Temsilcisi Özkan Karakaya, Gazeteci Selmi Yılmaz ve Çevre Mühendisi iş insanı Alper Öztürk, Demokrasi ve Atılım Partisi’ni ziyaret ederek Deva İl başkanı Candar Yılmaz ve Merkez İlçe Başkanı Aşkın Yıldız’a hayırlı olsun temennisinde bulundular. Ziyarette genel gündem Kura Nehri oldu.
Ardahan üzerinden Gürcistan ve Hazar Denizi’ne dökülen Kura Nehri’nin suyu ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Yılmaz, Kura konusunda Ardahanlıların kenetlenmesi gerektiğini belirtti. Yılmaz: “Bu sorun hepimizin ortak sorunudur. Kura giderse Ardahan biter. Uyanmalıyız, doğa katliamıyla birlikte yapılan baraj ve HES’ler Ardahan’a ciddi zarar veriyor. Bir de Ardahan ovasından geçen Kura Nehri’nin yönünü değiştirmek kesinlikle çok yanlış bir projedir” dedi.
BU KARAR, ARDAHAN’IN TARIM POLİTİKASININ OLMAYACAĞI ANLAMINA GELİYOR
Kura Nehri ile ilgili alınan kararın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Yılmaz, “bu işin sorumluları her kimse mutlaka haklı bir sebep açıklamalı, ya da engel olmalıdır. Kura Nehri’nin başka taraflara yönlendirilmesi gelecekteki tarım politikalarının ilimizde olmayacağı ve bununla ilgili bir planlamanın olmadığının işaretidir. Dünyadaki ülkeler, kendi derelerinin ve nehirlerinin yapısını bozmadan daha çok güneş ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarını tartışırken, Doğu’dan Karadeniz’e nehir akıtmak akıl işi değildir. Bu karar, su kaynaklarının düzenini bozacaktır. Biz bu karara karşıyız. Kura Nehri, bölgemizin tarımı için önemli olduğu kadar, balıkçılık sektörüne de zarar verebilir. Bir ilin doğal hakkını diğer bir ile yönlendirmek ülkenin menfaatine olabilir ama o ilinde rızasını almak lazım” ifadesini kullandı.
Arınç Davutoğlu, Babacan’a Gitmeli..
Kürt sorunu yoktur varsa oda benimdir’ diyen Başkan Erdoğan’ın Kürtlerin neredeyse Başkan yapacağı ama sen misin ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dediği için bedelini hapse atılma ile ödeyen Selahattin Demirtaş’ın Devran’ı okuyan Bülent Arınç’a Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden ‘istifan yetmez indiğin trenden yani partiden uzaklaş’ dediği son konuşmasından daha iyi anlıyoruz.
Başkan Erdoğan gibi Arınç’ın oğlunun da babasını çürüten bir çıkış ile “Bu denizde tek bir gemi, tek bir rota ve tek bir reis var” deyip, babasının partide kalmasının çok da etik olmayacağını ima etmesi ile Arınç’ın bundan sonraki atacağı adımını bekleyeceğiz.
Çünkü bugün Arınç’a karşı konulan tepkinin daha önce alenen olmazsa da kapalı kapılar ardından eski başbakan, Arınç gibi eski bakanlar olan Davutoğlu’na, Babacan’a ve cenaze törenine giden ve hakkında soruşturma başlatılan eski Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’na olduğu gibi daha nice AK Partili kuruculara karşı ortaya konulmuş ve bir çoklarının AK Parti’den ayrılıp, DEVA, Gelecek Partisi adlı iki partinin kurulmasına kadar gitmişti.
Şimdi sıra Arınç’ta ve onun durumunda olanlarda diyerek Arınç’ın kendisinin de anlamadığı ve neye yaradığı çok da anlaşılmayan kurul üyeliğinden isitfa ile yetinmeyip, kurucusu olduğu AK Parti’den ayrılıp, Davutoğlu’na ya da Babacan’a veya onların ikisininde bir araya geldiği, MHP’den ayrılarak, İYİ Partiyi kurup, CHP ve diğer partilerle kurduğu diyalogla kısa sürede %13’lere çıkan Akşener’e gitmeli derim.
Gitmeli ki, gidip, gitmeme arasında kalanları yüreklendirip, varsa gücü kendisi gibi AK Parti’den gitmek isteyen, gönderilmek istenenleri arkasından alıp götürmeli, götürdüğünü de ortaya koymalı.. Bunların arasına “Bu denizde tek bir gemi, tek bir rota ve tek bir reis var” diyen oğlunu da katabilecek mi bilmem ama ya da kenara çekilip, torunlarına bakmalı derim.
Nasılsa reis yani başkan siz olmazsanız da ben tek başıma kalsam da Kürt sorunu denen sorununda içinde olduğu ülkedeki, Avrupa’daki, Amerika’daki gelecek sorunlarında içinde olduğu tüm sorunlarını çözecek zaman için 18 yıl yetmezse de 2023’e kadar bana Bahçeli yeter diyor..

DEVA KONGRESİNE YOĞUN İLGİ
Kuzey Yıldızı Oteli Toplantı salonunda yapılan Ardahan 1. Olağan kongresine Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz, İş adamı Müsiad Kurucu Başkanı Orhan Orhan Gökdemir, Deva Erzurum başkan Vekili Emre Okumuş, Deva Iğdır Kurucu İl Başkanı Yusuf Aslan, Kars kurucu il Başkanı Av. Güven Özen, Artvin Kurucu il Başkanı Hilmi Yazıcı, CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, CHP Merkez İlçe Başkanı Kadir Sinan Onay, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Yılmaz Kaya, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Asim Özer, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Vekili Deniz Özer, İleri Demokrasi ve Ufku Açıkların Sesi Lideri Cihan Çoban, Yeniden Refah Partisi Ardahan İl Başkanı Caner Çoban ve Teşkilat Başkanı Volkan Bozkurt, Deva Göle İlçe Başkanı Süleyman Demir ve Yönetim Kurulu üyeleri ile partililer ve vatandaşlar kongreye katılarak yoğun ilgi gösterdiler.
Kongre öncesi Deva Partisi Ardahan İl ve Merkez İlçe teşkilatı yöneticileriyle esnafı ziyaret eden Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz, esnafa hayırlı işler diledi ve sorunları dinledi. Vatandaşlar ve esnaflar, Deva Partisi’ne yoğun ilgi göstermesi dikkatlerden kaçmadı. Ardahanlı ünlü ozan, Osman Uygur ise, Deva Lideri Ali Babacan için şiir okudu.
Aşkın Yıldız’ın Divan Başkanı olduğu Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) 1. Olağan Kongresinde Divan Katip Üyeliklerine ise Kadir Uygur, Şermin Yılmaz ve Ebru Tekin oy birliğiyle seçildi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunması ardından Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ın mesajını parti sekreteri Gamze Avşar tarafından okundu.
GENEL BAŞKAN BABACAN’IN MESAJI YOĞUN ALKIŞ ALDI
Yaşanan pandemi nedeniyle Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) 1. Olağan Kongresine katılamayan Babacan, mesajında şu ifadeleri kullandı:
Değerli yol arkadaşlarım, sevgili kardeşlerim. Sizleri muhabbetle selamlıyorum. Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan 1. Olağan Kongremiz hayırlara vesile olmasını diliyorum. Aylarca süren hazırlık döneminden sonra partimizi kurduk. Türkiye’nin geniş kesimlerini temsil eden Kurucular Kurulumuzu, evrensel ve ahlaki normlara sahip, işini iyi yapan, ehil insanlardan oluşturduk. Ülkemizin çok farklı kesimlerinden gelen, çok sesli, geniş temsiliyeti olan ve ortak akılda buluşan bir ekip olduk. Türkiye’nin tüm sorunlarına ve yönetim alanlarına değinen parti programımız geniş bir ekibin katılımı ile hazırlandı. Parti tüzüğümüz ise siyasi partiler kanunun izin verdiği en geniş ölçüde parti içi demokrasi ve katılımcılığı esas alarak kaleme alındı. Zor bir dönemde, bizleri yeni bir siyasi hareket başlatmaya yönelten temel sebepler; ülkenin kötü yönetilmesi ve kötüye gidiş karşısında toplumun her kesiminden gelen talepler ve Aziz milletimizin açık ve ısrarlı daveti oldu. Hepiniz çok iyi bilirsiniz ki, bir ülkede sorunlar ve kaygılar karşısında bir şey yapılmaz, susulur, sadece izlenilirse olacaklardan herkes sorumlu olur vebal altında kalır. Biz de, kötü gidişata karşı susmadık, susamadık. Karar verdik, arkadaşlarımızla Deva Partimizi kurduk. Kadrolarımız sizin gibi arkadaşlarımızın katılımı ile her gün büyüyor. Bir ülke düşünün ki, her geçen gün sorunlar artıyor, yönetime karşı güven sarsılıyor, ehliyet ve liyakata değer verilmiyor; temel hak ve hürriyetleri yok sayılarak demokrasi ve özgürlük alanları sık boğaz edilmiş, Yargı; halka değil talimatlara hizmet eder olmuş, denge ve denetim yok olmuş ve güçler ayrılığından söz edilemiyor; tutarsız, şeffaflıktan uzak, güven vermeyen ve istikrarı sağlayamayan bir ekonomi yönetimi var, eğitim sistemi yazboz tahtasına dönüştürülmüş, bu ülke içine kapatılmış, yakın coğrafyada sözü tükenmiş, dünyada itibarsız ve yalnız bir ülkeye dönmüş, ülke güvenliği sadece katı güvenlikçi politikalarla sağlanmaya çalışılıyor.
Böyle bir ülkenin iyi idare edildiğinden söz edilebilir mi? Bütün olumsuzluklara rağmen, Ülkemizde çözümü olmayan sorun yoktur. Sorun varsa çözüm de mutlaka vardır. Siyasi hareketimizin temel özelliklerinden biri, sadece değişik toplum kesimlerinden yükselen itirazları seslendirmek değil, beklentilere karşılık verecek, ikna edici çözümleri de ortaya koymaktır. Türkiye toplumunun, farklılıklarını ve doğal taleplerini gözardı etmeyen; çatışmacı, ayrıştırıcı, ötekileştirici öfke dilinden uzak duran; Kuşatıcı, uzlaştırıcı, çoğulcu, katılımcı, rasyonelliği vicdan akıl ve bilimle harmanlayan, sahici bir söylemle politika yapacağız. Partimizin her kesim ve herkes için söyleyeceği sözü vardır, ancak en çok da kadınlarımız, gençlerimiz ve çocuklarımız için çaba göstereceğiz. Kadının siyasi ve ekonomik hayata hak ettiği seviyelerde katılımı öncelikli hedeflerimizdendir. Gençlerimize hak ettikleri şekilde özgür, müreffeh bir hayatı, adil bir gelir paylaşımını sağlayacağız. Barış ve kardeşlik ortamını güven ve huzur ikliminde geliştireceğiz. Ümit siyaseti yapacağız. Korku siyasetine tamah etmeyeceğiz. Kimlik ve bölge siyaseti yapmayacağız. Kutsallarımızı siyasete alet etmeyeceğiz. Sorunlarımızı daha fazla demokrasiyle çözeceğiz. Fedakarca çalışmalarınız sayesinde koronavirüs salgınına rağmen ülkemizin tamamında örgütlenmemizi tamamlamak üzereyiz. Genel seçimlere katılım şartını karşılamak üzere de kongrelerimizi yapıyoruz. Her türlü engele rağmen, inanç, azim ve kararlılıkla yürüttüğünüz çalışmalardan dolayı hepinize gönülden teşekkür ediyorum. Pandemi döneminde, kısıtlı imkanlarla, zamanla yarışarak yürüttüğümüz bu kongre sürecinden sonra inşallah alanlara ineceğiz.Yapacağımız toplantılarla halkımızın yanında olacağız. Gönül sofralarına oturup dertleriyle dertleneceğiz. Halkımızın her bir ferdine Deva Partimizi ve Türkiye hayalimizi anlatacağız. Kongremizin tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçen bütün arkadaşlarımı candan tebrik ediyorum. Görev alacak arkadaşlarımı şimdiden kutluyor, başarılar diliyorum. Kongremize katılan tüm arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.”
BAŞKAN YILMAZ, SORUNLARI DİLE GETİRDİ
Daha sonra kürsüye gelen Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ardahan İl başkanı Candar Yılmaz ise, Ardahan’ın temel sorunları ve pandemi süreci ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Başkan Yılmaz: “Konuşmama başlamadan önce şu anda dünyanın başına bela olan virüsten dolayı şu anda hepimizden çok çalışan sağlık çalışanlarına da buradan teşekkür etmek istiyorum. İktidardan bizim yaşamamız için ölen sağlık çalışanlarının şehit kabul edilmesini istiyoruz. Lütfen Sağlığımız için pandemi kurallarına uyalım. İlimizde Merkez İlçe ve Göle İlçemizin Kongrelerini yaparak İl kongresi yeterliliğini sağlayarak, Genel Merkezimizin bir an önce büyük kongreye gitmesini sağlamak için İl Kongresini yapıyoruz. Yaklaşık iki ay önde bize görev verilmesi ile beraber kurucu heyetteki arkadaşlarımızla yoğun bir çalışma temposu sürdürerek kongre aşamasına geldik. Bugün gelinen noktada İdeolojilerin yıkıma uğradığı söylenebilir. Geçim ve yaşam kaygısının hat safhada olduğu bir dönemde siyaset dilinin sert ve ötekileştirişi olması gelecek kaygılarını daha da arttırmaktadır. Demokrasi ve Atılım partisi tamda bu umutların tükendiği bir dönemde ortaya çıkarak Ülkemize DEVA olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Siyasette geçmişe takılıp kalmaktan sa ileride neler yapabileceğimizin çabasını sarf etmemiz düşüncesi içerisinde olanlardanım. Devamlı sorunları ve yanlışları konuşmayı değil çözüm odaklı çalışarak ileri gitmeliyiz. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın da dediği gibi, ‘Biz siyaseti ideallerimiz için yapan insanlarız. Özgürlükler, demokrasi, insan hakları için hayat idealleri, konjonktürel tercihlerimizdir. Bugün ulusalcılık, yaratılan sert söylemler prim yapıyor diye biz bunu yapamayız.’ Ardahan özeline gelirsek mevcut iktidarın hep övündüğü sağlık sisteminin bir parçası olan devlet hastanemizde bir anjiyo bölümü bulunmamakta, giden hastalar Kars veya Erzurum’a sevk edilmektedir. Hastalarımız yolda ölmektedirler. Buna acil bir çözüm üretilmesi gerekmektedir. Genel Başkan yardımcımızın doktor olması münasebeti ile Deva iktidarında İnşallah sağlık bakanı olarak görmek istiyoruz. Ardahan’ımıza bir anjiyo bölümü istiyoruz. Ardahan kamuoyunun yıllardır bir istemi olan hava alanı bölgede Erzurum’un ve Artvin illerinin bir kısmına ve komşumuz Gürcistan’a da hizmet verebilecek bir konumdadır. Sadece Ardahan’ın nüfusuna bakılarak yapılamaması haksızlıktır. Sadece Rize hava alanında yapılan dolgunun bir kısmı ile burada hava alanı yapılabilir. Bu kışı burada yaşayarak çeken insanlara bunu çok görmemeliyiz. İlimiz son 10 yılda göç takvimine bakıldığında göç veren iller arasında üst sıralardadır. Okumuş kesimin iş bulamaması ve Devletin bu konuda ciddi önlem alamaması göçü hızlandırmaktadır. İlimizde olan Ardahan Üniversitesinin Bölgenin geçim kaynağı olan hayvancılık olduğundan veterinerlik ve ziraat fakültelerini açarak öğrenci sayısını da arttırmalıdır. İlimiz genelinde tarımcılık hala deden atadan kalan yöntemlerde yapılmaktadır. Tarım makineleri gelişmiş son sistem köylü borçlandırılmış ama meralarında % 50 su olan bir bölgede sulama ve gübreleme yöntemleri devlet tarafından çiftçiye öğretilmemektedir. Tarım Bakanlığı bu konudaki çalışmalarını gözden geçirmeli ve üretime dayalı bir model desteklenmelidir. Ülkemizde kış aylarında tek donan göl olan Çıldır gölümüz yeterince turist ağırlayamamaktadır. Doğu ekspres treninin en azından göl etrafında dolaşacak şekilde uzatılması ciddi katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Ardahan 1 Ülkeye açılan iki sınır kapısına sahip olan bir olmakla beraber bundan yeterince yararlanmayan da tek ildir. Gürcistan ile Ülkemiz arasında buradaki yerel esnafında yararlanacağı bir serbest bölge yapılması gerekmektedir. Bundan burada yaşayan Esnaf ve sanatkârlarımız yararlanmalıdır. İl Nüfusuna göre marketler, fırınlar, pastaneler, lokantalar ve diğer işletmeler açılmalı, kota sınırlaması getirilerek Esnaf ve Sanatkar korunmalıdır. Kredi Kefalet borçları, banka borçları ve çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatiflerinden aldığı borçlar ertelenmelidir” dedi.
DR. MEDENİ YILMAZ, ÜLKE BASKI VE KORKUYLA YÖNETİLMEZ
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz’da ülkenin sorunlarına değinerek yaşatılan baskı ve korkunun kimseye fayda vermeyeceğini belirtti.
Deva Partisi’nin ilk kongresinin Ardahan’da yapıldığını açıklayan Yılmaz, “Deva için İlk başlangıç ve ilk kongremizi yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Ardahan İl Teşkilatımızı tebrik ediyorum. Buraya gelmeden önce Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan ile görüştüm hepinize selam, saygı ve sevgilerini gönderdi” dedi.
Ülke olarak zor bir dönemden geçtiklerini açıklayan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkan Yardımcısı Dr. Medeni Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Savaşla ilgili bir hikaye vardır, bir topçu bataryası muharebenin en kritik noktasında ateş etmeleri gerektiği halde ateş etmiyor ve muharebe kaybediliyor. O bataryanın askerleri yargılanıyorlar ve cezaları onları kurşuna dizmek fakat infaz etmeden önce mahkeme heyeti mürettebatın başındaki askere soruyor niye ateş etmediniz? Siz ateş etmediğiniz için muharebe kaybedildi. Asker diyor ki; efendim ateş etmememiz için kırk tane sebebimiz vardı. Mahkeme heyeti, neymiş kırk tane sebebiniz. Asker, barut yoktu’ diyince mahkeme heyeti dur diyor ve 39 tanesini saymana gerek kalmadı diyor. Barut yoksa elbette ateş edemezsiniz. Şimdi bizde diyoruz ki bizim ülkemizde adalet yok. Adaletin olmadığı yerde hiçbirimiz kendimizi güvende hissedemeyiz, adalet bu işin barutudur. Anayasa Başkanının verdiği bir kararı, ülkenin iç güvenliğinden sorumlu bir kişi çıkıp tanımıyor. Böyle bir düzen olmaz. Biz bu güzel ülkede kardeşçe hep beraber bir arada yaşamak istiyoruz. Özgürlük ve adalet olmazsa olmazımızdır. Bunalardan hiçbirimiz vazgeçemeyiz. Cezaevlerinde dünya kadar gazeteci var, düşünceleri ne olursa olsun hepimizin düşüncesi farklıdır ama mahkeme olmadan yargılanmadan yıllarca kalıyorlar. Bu olmaz bu sürdürülebilir değil, bu topluma nefes aldırmamız lazım. Bu sıkıntılar bizi nereye götürüyor, ekonomik sıkıntılar arkasından geliyor bunları yapamazsanız ekonominizde olmaz. Şuanda ekonomide çok kötü durumdayız, döviz kurunu her gün takip ediyoruz, bu dövizin yükselmesi değil paramızın değer kaybetmesidir. Döviz değer kazanmıyor bizim paramız değer kaybediyor niye değer kaybediyor bunu iyi düşünmek lazım. Yani her gün fakirleşiyoruz. Biz kötü yönetildiğimiz için fakirleşiyoruz.”
ARDAHAN DEMOKRASİ VE ATILIM PARTİSİ BÜYÜK KONGRE DELEGELERİ
Candar Yılmaz, Aşkın Yıldız, Özkan Karakaya ve Süleyman Demir
ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!.
Evet, Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan’ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan’ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan’ın, Ardahanlının, Ardahan’ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan’ın bir caddesine verilen Ardahan’ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi..
Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa’nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..
Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?
Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ”Ah hemşo, ah Ardahan” dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.
Örnek mi İstanbul’da 3, Kocaeli ve Çanakkale’de 1’er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda 12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?
Bilmem ama Ardahan’ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa’nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan’ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..
Evet o işte yazı..
DELİ HALİT PAŞA
ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN…
Meclisten cenazesi çıkan kahraman…
Rusların elinden Kars’ı alan adamdı…
Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden “Karsıalan” ismini aldı…
Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,
Nenehatun, Erzincan, Ardahan’ı da almıştı…
Savaş meydanlarının kahramanıydı…
Cepheden cepheye koştu…
Trablusgarp savaşı,
Balkan savaşı,
Kafkasya cephesi,
Kurtuluş savaşı…
İki tabancası vardı…
Birine “Namuslu” adını vermişti…
Onunla düşmana ateş ederdi…
Diğerine “Namussuz” der onunla savaştan kaçana ateş ederdi…
Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı “Deli Halid Paşa” derlerdi ona…
1923’te Ardahan mebusu seçildi…
Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu…
Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu…
M.Kemal’in çevresindekiler ondan rahatsızdı…
Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere…
Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,
“Bütçede para yok” itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :
“Ben Kars’ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara’ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?”
Halid Paşa’nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa…
Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü…
Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa’nın…
Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı…
Doktor raporu yayınlanmadı…
Meclise gelen ama Halid Paşa’yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu…
Olay böylece kapandı gitti…
9 Şubat 1925’te TBMM’de vurulup, 14 Şubat’ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal’in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu…
Mekânı cennet olsun…
Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli’nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli’nin Ardahan’ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk’ün yeni görevi etkili oldu.
Amatör ligde heyecan devam ediyor.. Serhat kayıp
arşiv haber 20/11/2015 tarihli haberler
Ardahan 1.Amatör futbol ligi kaldığı yerden devam ediyor. 4.haftası oynanacak olan lig, geçen hafta kar engeliyle karşılaşmıştı. Kritik maçların oynanacağı dördüncü haftada şampiyonluk mücadelesi veren takımlar kritik rakiplerle mücadele edecek. Üst sıraların güçlü takımları, orta sıraların güçlü takımlarına karşı mücadele verecek. 3 ayrı stadyumda 6 maçın oynanacağı 4.hafta da en flaş maç, Bağdeşenspor ile Arıspor maçı olarak görülüyor. Diğer karşılaşmaların programları ise şöyle,
Cumartesi 10:30 Halil Efendi Sentetik – Hakem : Sercan Şahan
23 Şubatspor – Senemoğluspor
Cumartesi 12:00 80.Yıl Stadyumu – Hakem : Doğu Yılmaz
Ağzıpekspor – Posof Gençlikspor
Cumartesi 12:30 Halil Efendi Sentetik – Hakem : Hasan Ural
Kalespor – Tepelerspor
Pazar 10:30 Halil Efendi Sentetik – Hakem : Doğu Yılmaz
Bağdaşenspor – Ardahan Arıspor
Pazar 12:30 Halil Efendi Sentetik Saha – Hakem : Doğu Yılmaz
Sulakyurtspor – Ardahanspor
Pazar 12:00 Göle Sentetik Saha – Hakem : Mevlüt Hayta
Göle Belediye – Damalspor
.
Alto Korosu Edirne’den Ardahan’a bir toprak uzanır
Boz kanatlı üveyikler üstünden uçar,
Ardahan’dan Edirne’ye kadar
Edirne’den Ardahan’a kadar.
Soprano Korosu Kopdağı’nda akan bir çeşme var
Serçe parmak kalınlığında suyu
Haram etmiş gece gündüz uykuyu
Akar da akar.
Tüm Koro Samsun’un evleri denize bakar
Sokaklar yosun içinde
Çaparlar, takalar mavnalar
Bilyalar gibi suyun içinde
Bir iner bir kalkar.
Solo (Alto) İstanbul’dan bir yar sevdim
Adamı günaha sokar.
Tüm Koro Savaştepe köprüsünden geçen trenler
Sel olur İzmir’e akar.
Solo (Soprano) Güneyde mis kokulu bir ağaç
Yuvarlak yaprakları ince.
Yaz gelip de güneş vurunca
Dallarından bal akar.
Tüm Koro Bu toprak bizim yurdumuzdur
Deli gönül yücesine çıkar
Bir üveyik olur uçar gider
Ardahan’dan Edirne’ye
Edirne’den Ardahan’a kadar.
Solo (Mezzo Soprano) Bir gün kara bulutlar
Göklerimizde konaklamıştı.
-II-
Solo (Soprano) Yaylalar gelip geçiyordu güneyden
Örtük kara perdeler sallanıyordu
Utanıyordu Anadolu’dan gelip geçenler
Milletin yüreği kan ağlıyordu.
Alto Korosu Askerler gelip geçiyordu güneyden,
Yaralı, hasta, yorgun askerler.
Akşam olmuştu, yurda toplanıyordu
Sağ kalan yiğitler birer birer.
Solo (Soprano) Analar haber soruyordu güneyden
Tarlalar kadar, ırmaklar kadar durgun analar.
Örtük kara perdeler sallanıyordu,
Utanıyordu Anadolu’dan gelip geçenler.
Solo (Mezzo Soprano) AMMA KALANLAR ANAYURT’TA
TOPLANIYORDU.
-III-
Solo (Soprano ve Alto) Gökyüzünde kara bulutlar
Başımıza nerden geldiniz?
Bizler konukseveriz ama
Düşmanları sevmeyiz.
Solo (Alto) Gökyüzünde kara bulutlar
Harmanlar çürüdü yüzünüzden
Sizinle görecek işimiz yok
Gidin üstümüzden.
Solo (Soprano ve Alto) Mavi değil artık denizlerimiz
Tarlalar sürülmez oldu,
Sütü kesildi, davarların,
Öksüz kaldı bebelerimiz.
Solo(Soprano) Gökyüzünde kara bulutlar
Hayın mı hayın
Bir gün gelir hesabını sorarız
Buralarda durmayın.
Solo (Mezzo Soprano) NE BULUTLAR GİTTİ
NE GÖKLERDEN BİR HABER GELDİ.
BU SEFER DE MİLLET
PADİŞAHLARA SESLENDİ.
-IV-
Tüm Koro Biz yoksul bir milletiz
Gözlerimizde solgun ışıklar yanar.
Nasılsa yenilmişiz bir kere
Ama uzun sürmez o kadar.
Biz yüce ümitleri ümid edinmişiz kendimize
Göreve hazır kızlar, tüy gibi çocuklar,
Yiğitler ihtiyarlar,
Bu toprak için yaşıyoruz.
Yol verin bize.
Bu toprak bizim yurdumuzdur.
Deli gönül yücesine çıkar,
Bir üveyik olur uçar gider, Ardahan’dan Edirne’ye
Edirne’den Ardahan’a kadar.
Solo (Mezzo Soprano) NE BULUTLAR GİTTİ, NE PADİŞAHLARDAN BİR HABER GELDİ.
KEMAL PAŞA DERLER BİR YİĞİT VARDI.
BU SEFER DE MİLLET TÜRKÜLERLE
KEMAL PAŞA’YA HABER SALDI.
-V-
Tüm Koro Kemal Paşa yenilmez yiğit şanlı komutan,
Savaşa girer gibi yetiş bize
Yetiş bize çöllerde bile olsan
İnanç doldur, güç doldur içimize
Bin kere yurdumuzu kurtaran görseydin ağlardın halimize.
Solo (Mezzo Soprano) KUŞUN KANADINDA TÜRKÜLER
KEMAL PAŞA’NIN GÖNLÜNE VARDI,
CEVABINDAN ÖNCE KENDİ GELDİ.
-VI-
Solo (Soprano) Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparı, takası,
Selam durdu tayfası
Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman
Duman değildi bu
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.
Solo (Alto) Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan Anayurt’a, Kemal Paşa’nın kollarıydı.
Selam vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan
Karadeniz’in halini bir görmeliydi.
Solo (Soprano ve Alto) Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar.
Kalktı takalar
İzin verseydi Kemal Paşa
Ardından gürleyip giderdi
Erzurum’a kadar.
Solo (Mezzo Soprano) BU NE İNANÇTI Kİ KEMAL PAŞA
ATININ TERİ KURUMADAN
SÜRÜP GELDİN YENİ YENİ SAVAŞLARIN PEŞİNDE.
-VII-
Tüm Koro Bir selam gitti Erzurum’a
Bir selam gibi geldi Sivas’a Erzurum’dan
Dağlar açıldı yol vermeğe,
Temizlendi ılkımından karından.
Analar bacılar yola döküldü
Cephane taşıdı arkasından
Irmaklar suyundan faydalattı, ağaçlar duldasından.
Yer gök inledi bir yol daha
Kurtuluş Savaşı’ndan.
-VIII-
Alto Korosu Biz biliriz bizim işlerimizi
İşimiz kimseden sorulmamıştır.
Kılıçla, mızrakla, topla, tüfekle
Başımız bir kere eğilmemiştir.
Tüm Koro Kuzumuz var, yaylalarda meleşir,
Çeşmemiz var, gece gündüz söyleşir,
Yazımız var, pehlivanlar güreşir
Bu toprağa kimse girememiştir.
Davranı da deli gönül davranı,
Kemal Paşa dinlemiyor fermanı.
Anası, bacısı kızı, kızanı
Bizim gibi millet görülmemiştir.
Solo (Mezzo Soprano) İNÖNÜ’NDE İKİ KILIÇ GİBİYDİK DÜŞMANLA BİZ.
-IX-
Solo (Soprano) İnönü’nde iki kılıç karşı karşıya
Selam olsun birinciye su veren bıçakçıya.
Solo (Mezzo Soprano) İnönü’nde iki kılıç karşı karşıya
Selam olsun birincinin yapıldığı çarşıya.
Solo (Soprano) Birinci kılıca su veren usta
Hakkı, yiğitliği, sevgiyi
Bu kılıcın kabzasına işlemiş tek nakışta.
Solo (Mezzo Soprano) Birinci kılıçla döğüşen yiğit, vur!
Anandan emdiğin süt helal ola.
Solo (Soprano) Birinci kılıçla döğüşen yiğit, vur!
Gelinler, çocuklar ağlamaya.
Solo (Mezzo Soprano) Birinci kılıçla döğüşen yiğit, vur!
Önü al önlüklü, yüzü peçeli, hanım kızlar
Nişanlısız kalmaya.
Solo (Soprano) Vur, anam, babam, vur kardaşım.
Hayın düşman yurdumuzu almaya.
-X-
Alto Korosu Bizim süvarimiz amma da ata biner.
Ayağı yere değer, başa göğe değer.
Bizim piyademiz yola yeğin gider.
Bastığında toprağı ezer.
Bizim topçumuzun narası hey babam hey!
Gülleden beter.
Solo( Soprano) Sağdıçlarım sizin gibi yiğitleri oldukça,
Bu millet yaşar.
Solo (Mezzo Soprano) SAKARYA’DA DÜŞMAN KOYMUŞ MEYDANLARI KAÇIYORDU.
-XI-
Alto Korosu Kattı Kemal Paşa’nın ordusu düşmanı uğruna
Pişman etti anasından doğduğuna
Çevirdi Sakarya, çevirdi süvariler,
Veryansın etti topçu, veryansın etti piyadeler.
Soprano Korosu Kattı Kemal Paşa’nın ordusu, sürdü gitti
Yetiştikçe vurdu düşmana.
Hayın düşman sarhoş gibi sallana sallana
On beş günde İzmir’i dar buldu,
Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu.
Kaçtı gemiler.
Tüm Koro Alnı sargılı, kolu sargılı, boynu sargılı
Ahmetler, Bekirler, İbrahimler;
Peşlerinden yettiler, diz çöküp Kordonboyu’na
Ta yürekten çekip tetiği, gemilere yaylım ateş ettiler.
Solo (Mezzo Soprano) BU NE İNANÇTI Kİ GAZİ PAŞA
ATININ TERİ KURUMADAN
SÜRÜP GİTTİN YENİ YENİ SAVAŞLARIN PEŞİNDEN.
-XII-
Tüm Koro Sana borçluyuz en derinden
Yurdumuzu sen kurtardın
Hasta yorgun düşmüştük
Yaramızı sen sardın.
Solo (Soprano) Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
Sanatkardın, denizler kadar engin;
Kimsenin görmediğini görürdü
Sevgiyle bakan gözlerin
Solo (Alto) Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet,
Yüzyıllar boyunca geri kalmış;
Bu yurt, bu güzel yurt bizim yurdumuz
Her yanından yaralar almış.
Solo (Mezzo Soprano) Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
Kurmak için yeniden
Bilgi ile, inançla, coşkunlukla
“Öğün, Çalış, Güven.”
Tüm Koro Sana borçluyuz en derinden
Solo (Soprano) Işığısın bu yurdun
Dilimizi, ulusallığımızı, öğrettin bize
Cumhuriyetimizi sen kurdun.
Solo(Alto, Mezzo, Soprano) Hürriyeti sen yaydın içimize
Halktanız dedin, halk içinden
İnançta hür yetiştirdin bizi
Sana borçluyuz en derinden.
Tüm Koro Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti
Bu milleti temiz ellerin.
Sana borçluyuz en derinden
Sen en büyükleri Mustafa Kemaller’in.
-XIII-
Alto Korosu Davullar, zurnaları döğende
Biz seni hatırlarız.
Binip trene gezende
Biz seni hatırlarız.
Soprano Korosu Önce adını öğrenir çocuklarımız
Eli kalem tutup yazanda
Solistler ve Tüm Koro Binler yaşa yurdumuza hizmeti büyük
Kemal Paşa
Ölümsüz insan
Şanlı Atatürk.
Sana borçluyuz en derinden.
Şiir: Cahit Külebi- Oratoryo: Nevit Kodallı