
.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..
Her Cumartesi günü saat:15.45’de
Ardahan Posoflu olduğu öğrenilen ve ata toprağı Posof ve Ardahan’a yaptırdığı devasa tekstil atölye binalarıyla gerek iş arayan bölge insanına gerekse bölgede bir şeyler yapmak isteyen iş insanlarına katkı sunan İş insanı Yasin Selami Erdoğan’a teşekkür eden Ardahan Tekstil’in iş ortakları Taner Badem ve ortağı Mehmet Yıldız Erdoğan beyin teşviği ile açtıkları tekstil atölyelerinde çoğu kadın 220 insanın iş bulduğunu belirttiler.
Taner Badem ile iş ortağı Mehmet Yıldız’ın Ardahan’da işlettiği ve şu an 220 insanın çalıştığı tekstil fabrikası ruhsatını dahil tüm resmi evraklarla hizmet verip, Ardahan’lılara iş sağladığı gibi ülkenin tekstil dünyasına da kaliteli ürünler sağladığını belirten Ardahan’lı iş insanı Taner Badem, sayın Erdoğan’ın eli öpülesi anne ve babasının adını verdiğimiz tekstil atölyemizde bugün birçok insan çalışıp, alın terleriyle ekmek kazanıyor. Bizim kadar bu dev tesisi yapan iş insanı sayın Yasin Selami Erdoğan’a teşekkür ediyoruz. Onun bu tesisi yapması bizi de memlekete yatırıma teşvik etmiş, çoğu kadın olmak üzere birçok insanın emeğiyle ekmek kazandırmıştır.
‘Gazeteniz aracılığıyla bir kez daha teşekkür ettiğim hemşerimiz, iş insanı Yasin Selami Erdoğan’ın bu güzel bakışını taşıyan insan sayısının artması umuduyla bizde kendi memleketimiz, ülkemize bir şeyler katmaya en önemlisi iş sağlamaya çalışmaktayız.’ diyen İş insanı Taner Badem, ‘Bu iyi niyetlerin devamı için katkı sunan herkese yerelinden geneline tüm siyasilere, resmi kurum amillerine ve zaman zaman bizleri ziyaret edip, moral veren yöneticilere SABRİ VE SANİYE ERDOĞAN TEKSTİL KOMLEKSİ ARDAHAN TEKSTİL adına teşekkürlerimizi bir borç biliriz.’ dedi.
Firma olarak İstanbul’da da bulunan tekstil atölyeleri sayesinde buradaki insanlara da iş imkânı sağladıklarını belirten Badem bünyelerinde bulunan iş alanlarında Ardahan’daki 220 kişi ve 400’e yakın insanla emeklerinin karşılığını alıp, ülke ekonomisine ve iş istihdamına katkı sunmaya da devam ettiklerini de sözlerine ekledi.

BASINA BAŞÖRTÜ!
Bugün, ‘Havaalanına ne gerek var, önce yollar sonra havaalanı’ denen ama 20 Yıldan fazladır bir türlü bölünüp, yapılamayan Ardahan-Göle yolu gibi ülkede ithalatın, ihracatın yanında giriş, çıkışların sıfır derecede olduğu kör, pardon Türkgözü (Badele) adlı gümrüğünü yazacaktım.
Sonra Kafkaslara açılan, lobisi diye geçinenlerin birbirlerini yediği şu günlerde sınır ötesinde bulunan Ahıska’lıların akrabalarının yaşadığı Posof’ta yapılacak denilip, sürekli yardım toplanan ama bir türlü ortaya çıkmayan Caminin neden bitmediğini soracaktım.
Kısacası, bu yönde bir memleket yazısı yazmayı düşünürken CHP lideri, 6’li masanın kurucu aktörü Kılıçdaroğlu’nun twiterda açıklama yapacağını ilan ediyordu.
Aldığı ceza dolayısıyla siyaset yapma yasağı getirilmesine karşın partinin kapanmasına vesile olacak bir davranış içinde bulunup, CHP İstanbul İl Başkanlığına devam eden Kaftancıoğlu’nun da aralarında olduğu kadına özgürlük denip, bir türlü yasallaşmayan başörtüsü meselesini çözeceklerini iddia ederek, bu yönde meclise önerge getireceklerini belirten Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı tüm kamuoyunu olduğu gibi bugünkü yazımı da bu yöne çekti.
Çünkü son yerel seçimlerle HDP’nin desteği ile birçok belediyeyi alan ve bu belediyelerin verdiği tam gaz destekle gündem oluşturmayı Erdoğan’ın elinden bir nebze de olsa alan KIlıçdaroğlu bu çıkışı ile ülkenin gündemine bir anda farklı taraftan yön vermişti, hem de meclisin açıldığı ilk gün.
Evet, Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışla 80 yıldır dini siyasetle bulaştırıp, bunun üzerinden siyasi kazanç elde edenlerin olduğu söylenen siyasi arenada birilerinin elindeki bu kozu alacağını iddia edilse de bende bu meselenin de adeta İmam Hatiplerin kurulmasına verilen onaya benzettim.
Çünkü aynı Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu siyasi dünyanın diğer dünya ile yani muhafazakâr seçmenle çokta bir araya gelemeyeceği, hele hele camide yatıp, kalksa da solcuyum, Atatürkçüyüm, laikim diyenlerin işi biraz değil,oldukça zor..
Yani özgürlük adı altında tüm samimiyetle Menderes ve MSP dönemlerinde başlanan, destek verilen İmam Hatip meselesinde olduğu gibi Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu partinin ve benimde içinde bulunduğum solun, başörtüsü, din, dil gibi laiklik özgürlüğünün de içinde olduğu tam demokrasiyi, özgürlük, insan haklarını savunan zihniyetine o yakadan oy alamayacağını bilirim.
Ha bu arada yeni yasama dönemine açılan meclisin ilk işinin basın ve düşünce özgürlüğüne ek olacak olan yasayı tartışacağını da unutmamak gerekir.
Çünkü bu işlerin öyle hemen değil, İmam Hatiplere karşı çıkılmasını önleyen Menderesten beri verilen mücadele ile olduğunu da bilenlerdenim…
Yani Baykal’ın ‘bir ay dayanmaz’ deyip, önündeki yasal ve siyasal engelin kaldırılmasına katkı sunduğu Erdoğan’ın da başörtüsünün artık yasallaşması gerektiğini ama başta laikler, ulusalcılar olmak üzere birilerinin ‘Aha rejimi değişti şimdi de İran’da Arabistan’da olduğu gibi ülkeyi de buraya götürecek’ eleştirilerinin geleceğini düşündüğünden bu işi bugüne kadar kararnamelerle idare ettiğini de ve durup dururken Demirtaş’ın başını çektiği milletvekillerinin hapsedilmesine neden olan adımı da da aynı CHP atmıştı.
Evet, ‘Dokunulmazlıkları kaldıralım’ diyen aynı CHP’nin bu yönde getireceği yasaya balıklama atlayıp, destek verdireceğini ve çıkacağı alenen görünen Sosyal Medya ve İnternet Haberciliğine Dönük Düzenlemeler İçeren Kanun Teklifi ile daha çok dolacak olan havuz denen basın ve medya ile ‘başörtü meselesini yasallaştırdım’ deyip, bunu da kendi lehine çevireceğini buraya not etmek gerekir.
Burada durup, ortaya koyduğu siyasi kişilik ve kimliği ile ‘Türkiye partisi olacağız’ diyerek Kayseri’den, Edirne’den, Rize’den, Çanakkale’den bile oy alıp, %3 ile %5 arasında dolaşan partisini bir anda %16’lara taşıyan Demirtaş’ın ülkede aranan solun lideri olma ihtimalinin bir hayli arttığı sürece de bir bakalım derim.
Çünkü başörtüsü meselesi gibi hiç gündemde yokken durup dururken ‘Haydi gelin dokunulmazlıkları kaldıralım’ dedirtilen ve Demirtaş’ın hapsine ön ayak olan aynı Kılıçdaroğlu şimdi de ‘gelin başörtüsünü yasallaştıralım’ diyor.
Aynı Kılıçdaroğlu ve CHP değil miydi MHP’li, milliyetçiler dahil tüm toplum fertleri tarafından sevilen Demiritaş’ın içeri gireceğini bile bile başına geçtiği ama hala yenemediği partinin ulusalcı kozmik odasını aşamayan.
Ve direndiğine inandığım, bildiğim aynı Kılıçdaroğlu o gün dokunulmazlıkların kaldırılmasına dirense de son anda istemeyerekte olsa onay verilmesinin önünü açandır.
Çünkü Demirtaş’ın Atatürk, Laiklik, Ulusalcılık dışında politika üretemeyen, %25’i 25.5 yapamayan CHP’yi tarihe gömerek, kendisi ülkenin en güçlü sol lideri, partisi HDP’nin iktidar olacak korkusu CHP’ye dokunulmazlıkları kaldırttığı gibi Baykallı CHP Erdoğan’ın siyasi yolunun önünü açmış, 9 kez yenilen Kılıçdaroğlu’nun da ortaya koyamadığı siyasetle Erdoğan’ı 21 yıldır iktidarda tuttuğunu da göz ardı etmemek gerekir.
Ve son söz.
AK Parti iktidarı gitse de başörtüsü konusu da İmam Hatipler gibi yasallaşacak ve buna en büyük katkıyı yine sağ olsun büyük devrimci CHP katkı sunarken siyasi kaymağını yine dini siyasete bulaştıranlar yiyecek.
Yaşasın basın özgürlüğü, sağ olasın CHP..
.jpg)
arşiv haberler 24.03/2021 tarihli haberler/yorum/reklamlar



“İstanbul, moda, turizm, müze, tarih, fuar şehri olmalı. Türkiye de ki tüm sanayiyi buraya kurarsan, İstanbul model şehir olmaktan çıkar, “diyen Çeliktürk, buna örnek olarak memleketimiz Ardahan’ın tüm şehirlerden farklı olduğunu söylerken, bu serhat şehrin merasının ve yaylalarının olması o şehri değerli ve zengin kılıyor. Bu kentin ülkenin kırmızı et deposu olduğunu ve yapılacak yatırımların bu özelliğine yönelik olmalı, diyerek bu ülkenin 81 kentinin kendine has özellikleri ile teşvik edilmeli’. dedi.
**GAZETECİLER ARTIK TEMPO TV’DE..
Tempo Tv’de televizyon hayatına devam etmekte olan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz, www.kuzeyanadolugazetesi.com, 23 Şubat, Kocaeli Bakış, www.aryahaber.com adlı gazete vesiteleriden sonra Ali Tarakçı’nın yönetiminde bulunan Gerçek Gazete’sinde de yazmaya hazırlanıyor.
35 seneye yakındır gazetecilik mesleğini icra eden ve Ardahan’da Kuzey Doğu Anadolu, Son Vilayet, Göle Gölem, Hnaka/Damal ve Çıldır Gazeteleri çıkarıp, haber ve yolurmlar yazan ulusal bir çok gazetelerde muhabirlik yapan İstanbul Cağaloğlu’nda, Kocaeli’nde, Ardahan’da ve Türkiye’nin birçok kentinde mesleğini yapan Gazeteci Fakir Yılmaz 35 yıla yaklaşan gazetecilik mesleini Tempo TV’de devam edecek.
Kendisine ait 23 Şubat Gazetesi, Son Vilayet gazetesi, Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi ve kuzeyanadolugazetesi.com sitesinde yazıları yaınlamakla beraber Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığı yaparak sivil toplum örgütlerinde de görevini sürdüren 5 çocuk, 6 torun sahibi olan Fakir Yılmaz gazetecilik görevini, her cumartesi saat 17.45’de canlı olarak yayınlanan “Gazeteciler ile Gündem” adlı programda Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte moderatör olarak gazetecilik hayatına devam ediyor.
Bunların yanı sıra çeşitli haber kuruluşlarında da yazılarının yayınlandığı Gazeteci Fakir Yılmaz şimdi de Gerçek Gazetesi’nde yazmaya hazırlanıyor.

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
.jpg)
BAŞ DANIŞMAN NE YAPAR?!..
Piyasaların yeniden hareketlendiği şu günlerde “bakanlar değişecek mi?” sorusu da gündemin birinci sırasında.
Ülkenin 600 milletvekilin mecliste “indir, kaldır” diye el kaldırdığı belirtilen ülkede memur gibi atanan bakanların hangisinin değişeceği konuşula dursun, benim dikkatimi çeken sayıları ve maaşları milletvekillerini geçen, bol polis korumalı, makamlı başdanışmanlar çekmekte.
Çünkü başkanlık sisteminden bu yana Milletin Meclisinin taşındığı 1150 odalı sarayda kaç kişi ve kimin ne başdanışmanı olduğu artık kafa karıştırırken, sayılamıyor da.
Çünkü 20 yıla yaklaşan iktidarı boyunca kendisine katkı sunanları ya müteahhitlik yoluyla, ya da baş danışmanlıkla ödüllendiren Erdoğan’ın bu yönü, yani vefalı kişiliği ile yol arkadaşlarını takdir edişi takdir edilirken, bu takdirin senden, benden toplanan vergilerden oluşan paralarla maaşa dönmesi de ayrı dert ola dursun, bu baş danışmanların ne iş yaptığı da merak konusudur.
Çünkü aralarında Ardahanlı iki hemşerimin de bulunduğu, onca başdanışmanın danışman oldukları günlerde ki heyecanlarını kısa sürede kayıp edip, ortada kayıp oldukları da diğer bir gerçek.
Evet, bakanların değişeceğinin tartışıldığı şu günlerde bol maaşlı oldukları artık saklanmayan onca başdanışmanların hangisi yeni bir ödül alıp, bakan olacağı da merak edile dursun, bir bölümünün dokunulmazlıkları kaldırılıp, hapse atılan milletvekillerinin de danışmanlar gibi, orada, yani ondan başkasının dediğinin dinlenmediği ne işe yaradıkları da merak edilen diğer bir konu…
ARDAHAN İLGİLENMEYİNCE POSOF’A

Bakalım hangi savcı çıkıp, bunca insanı paniklendiren, ekonomiyi çökertenler hakkında dava açacak?
Başınd abulundukları şehirleri yeni yıla süslemeyen belediyeler başta olmak üzere iş yerlerinin vitrinlerini yenilemeyen esnafların da ekonomik sıkıntılar içinde olan vatandaşlar gibi sessizce ve sakince karşıladığı gözlenen yeni yıl öncesi çarşıda beklenen hareketlilik göze çarpmazken Ardahan’ın Posof ilçesinde Deve oyunu sergilendi.
Başlarına puşi, maske çekip, bölgede yaşamayan develeri canlandıran Posoflu gençlerin insandan oluşturdukları deveye AK Partili Belediye Başkanını bindirerek,kendilerince yeni yılı karşılayıp, eğlendiler.
Ardahan kent merkezinde mini yeni yıl partilerinin yanı sıra cafe, restoranlar ve Çıldır Gölü etrafında bulunan kıl çadır ve diğer tesislerde canlı müzikli etkinlikler düzenledi.
Kafkaslara açılan Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısına sahip, Ardahan’ın Gürcistan’a sınır ilçesi Posof ilçesinde yeni yıla geleneksel olarak deve oynatarak girildi. Davul- zurna eşliğinde maketten hazırladıkları deveyi oynatan gençler, deveye bindirdiklerinden `yılbaşı harçlığı` topladılar.
Vali ve yerel yöneticilerinin kendi özel sanal sayfaların da yeni yılı kutlayan mesajları yayınladıkları görülürken, vatandaşlarında kendi imkanlarınca dost ve tanıdıklara cep telefonlarında, sanal sayfalarının aracılığı ile yeni yılı kutlayan mesajlar göndererek 2020’yi karşıladıkları görüldü.
GÖLE BELEDİYESİ GIDA DENETİMİ YAPTI
Yeni yıla girilen Ardahan’ın Göle İlçesinde beleidye zabıta ekipleri gıda denetimi yaptı.
Göle Belediyesine bağlı Zabıta ekipleri vatandaşların sağlıklı ve güvenli alış veriş yapmaları için gıda ürünleri satışı yapan işletmelere yönelik denetim gerçekleştirdi. Yapılan gıda denetimlerinde son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin kontrolleri sağlanırken konuyla ilgili açıklama yapan Göle Belediye Zabıta ekipleri Komiseri Talip GÜLTEKİN açıkta satılan halkın sağlığını tehdit eden ürünlerin satışına izin verilmeyecek tarihi geçen mamullere de el koyduklarını belirten GÜLTEKİN Göle Belediyesi zabıta ekipleri olarak denetimlerimiz aralısız devam edecektir biz göle belediyesi olarak halkımızın sağlığını önemsiyoruz vatandaşlarımızın güvenilir ve sağlıklı ürünler tüketebilmeleri için göle belediye zabıta ekipleri olarak rütün çalışmalarımız aralıksız devam edecektir dedi
GÖLE HABER Kurbani DEMİR
Evcil ve vahşi hayvanların yanı sıra insanlara da bulaşabilir. Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirus soyundan virüslerin meydana getirdiği bu virüsler, 100 nm (nanometre) büyüklüğünde, Ribonükleik asit (RNA) içeren, heliksel kapsidli ve zarflı virüslerdir.
Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA), Nairovirüslerin neden olduğu ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden kene kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.
Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA) ilk kez 1944 ve 1945 yılı yaz aylarında Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüştür. Hastalığa Kırım hemorajik ateşi adı verilmiştir. 1956 yılında Zaire’ de ateşli bir hastadan Kongo virüsü tespit edilmiştir. 1969 ise Kongo virüsü ile Kırım hemorajik ateşi virüslerinin aynı virüs olduğu belirlenmiş ve Kırım-Kongo kanamalı ateşi olarak hastalık yeniden adlandırılmıştır.
KKKA hayvanlardan insanlara keneler ile bulaşan bir enfeksiyondur. Güney Doğu Avrupa ve Güney Afrika arasında göç eden göçmen kuşlar üzerinde bulunabildiği gösterilmiştir. Bu kuşların virüsün iki kıta arasında taşınmasına yol açabildiği düşünülmektedir. Hyalomma soyuna ait keneler, ülkemizin de içinde bulunduğu çok geniş bir coğrafik alanda yaşamaktadırlar.
Hastalık sıklıkla Afrika, batı Asya ile Ortadoğu ve doğu Avrupa’da görülmektedir. Kırım-Kongo hemorajik ateş virüsünün Bulgaristan, Makedonyada, Pakistan, Irak, Afganistan, İran, Kosova, Kazakistan, Sahra altı Afrika ülkeleri, eski Sovyetler Birliği, Yugoslavya, Yunanistan, Arap yarımadası, Dubai, Kuveyt, Çin ve Moritanya’da salgınlar yaptığı bildirilmiştir.
Bu sendromlardan kanamalı ateşler grubunda yer alan Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA), 2002 yılında bahar ve yaz aylarında bazı illerimizde görülmüş ve Sağlık Bakanlığı’nın yapmış olduğu çalışmalar neticesinde hastalığın KKKA olduğu doğrulanmıştır.
VİRÜS İNSANLARA NASIL BULAŞIR?
İnsanlar virüsü; Enfekte kenelerin yapışması/kan emmesi sırasında salgıladıkları tükürük salgısı ile, Enfekte kenelerin çıplak elle ezilmesi sırasında temasla, viremik hayvanların kan ve dokuları ile temasla, viremik hastalarla (kan ve diğer vücut sıvıları) temas ile olmaktadır.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Hastalık için çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, hayvancılık ile uğraşanlar, veteriner hekimler, veteriner sağlık teknisyenleri, akut hastalarla temas olasılığı bulunan salgın bölgelerde görev yapan sağlık personeli, askerler, kamp yapanlar risk altındadır.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
İnsanlarda; hastalık ateş, üşüme-titreme yaygın kas ağrıları, bulantı-kusma, ishal, yüzde kızarıklık, karaciğerde büyüme ve kanama ile kendini gösterir. Ateş, kırıklık, kas ağrısı, iştahsızlık, baş ağrısı, aşırı duyarlılık, sırt ağrısı, kol ve bacaklarda ağrı, mide bölgesinde ağrı, bel bölgesinde ağrı gibi belirtiler ile ani olarak başlamaktadır. Bazen bu bulgulara kusma, karın ağrısı ve ishal ilave olabilmektedir. Gövde ve kol ve bacaklarda cilt içi kanama görülebilir. Burun kanaması ve değişik alanlarda kanama bulguları bulunabilir.
KKKA, VİRÜS BULAŞTIKTAN NE KADAR SÜRE SONRA ORTAYA ÇIKAR?
Kuluçka süresi; virüsün alınma şekline bağlıdır. Kuluçka süresi kene ısırmasından sonra 2-14 gün arasında değişmekle birlikte genellikle 1-3 gündür. Virüsü içeren kan ve diğer doku ya da atıklar ile temastan sonra genel olarak bu süre 5-6 gündür ve 14 güne kadar uzayabilmektedir.
KENE ISIRDIĞINDA NE YAPILMALI?
Yapışan keneler; kesinlikle öldürülmeden, ezilmeden/patlatılmadan ve kenenin ağız kısmı koparılmadan, bir pensle doğrudan düz olarak, döndürmeden yavaşça çekilip alınmalıdır. Isırılan yere, bol sabunlu suyla yıkanıp temizlendikten sonra iyotlu antiseptik (tendürdiyot) sürülmelidir. (şayet sabunlu su bulunmaz ise alkol içeren mendiller kullanılabilinir).
TEDAVİ SÜRECİ
Spesifik bir tedavisi olmadığı için tedavi çoğunlukla semptomatik ve destek tedavisini içerir. Hastalık sırasında sıklıkla gözlenen trombositopeni gerektiğinde düzeltilmeli, pıhtılaşma faktörleri yerine konmalıdır. Bu amaçla trombosit süspansiyonları kullanılır. Ribavirin adlı bir ilacın ağızdan 10 gün süre ile uygulanmasının, yani oral ribavirin tedavisinin etkinliği kesin değildir. Bir kısım araştırmalar ilacın etkin olduğunu bildirmekte ise de ülkemizden yakın zamanda yayınlanan çok merkezli bir araştırma etkin olmadığı yönündedir. İlacın etkin olup olmadığına karar vermek için ileri klinik araştırmalar gerekmektedir. Hastalığı geçirenlerden elde edilen veya atlardan elde edilen bağışık serum uygulaması etkin olabilir. Bu konuda da araştırmalar devam etmektedir.
Modern tekniklerle hazırlanmış bir aşı mevcut değildir ancak araştırmalar devam etmektedir. Hastalığı geçirenlerin ömür boyu bağışıklık kazanabileceği bilinmektedir.
Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA) Mikrobiyoloji bölümünden Prof. Dr. Ayhan Kubar’ın başkanlığında 2007 yılından beri yürütülen çalışmalar sonucunda Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’nin eski Aşı-Serum Merkezi Müdürü Mustafa Hacıömeroğlu tarafından geliştirilen bir serum, yüksek risk grubunda bulunan ve yüzde 90 ölüm riski bulunan 26 hastada kullanılmış ve bu hastalardan 24’ü iyileşmiştir.
YAKLAŞIK 850 KENE TÜRÜ VAR
Keneler zorunlu kan emici artropodlar olup dünyanın her bölgesinde yaşamaktadırlar. Keneler morfolojik olarak diğer artropodlardan farklı olup, vücutları tek bir parçadan oluşmuştur. Vücudun ön tarafında ağız organelleri yer almaktadır. Günümüzde yeryüzünde yaklaşık 850 kene türü bilinmektedir.
Hastalığa sebep olan virüs, 30’a yakın kene türünde tespit edilmesine rağmen, asıl olarak 7 türü aktif taşıyıcıdır.
Hyalomma marginatum marginatum Türkiye
Hyalomma marginatum rufipes
Hyalomma marginatum turanicum
Hyalomma anatolicum anatolicum Türkiye
Dermacentor marginatus Türkiye
Rhipicephalus rossicus (Rus kenesi)
Amblyomma variegatum Türkiye (yalnızca Hatay’da tek vakada görülmüş)
Yani bir kişi bilemediniz iki ile başlayıp binleri hatta milyonları etkisi altına alan aynı durum özel hayat denen alanda da can alıcı tusinamilerin oluşmasıyla canlıların yani boğulmaya kadar gider..