Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de


.jpg)
Bülent Ersoy başta olmak üzere cumartesi yazılarımı süsleyen güzel şarkıları ile anılan Zeki Müren’in tartışıldığı yıllarda bir erkek olarak o duygunun nasıl bir duygu olduğunu düşünenlerin içinde olan gençlerin büyüdükten sonra bu kez de kadınların kadına olan alakasını, ilişkisini hep merak ettiğini desem başta zaptiyeler olmak üzere birileri yalandan ‘haydi oradan’ deyip, kaçmayın derim..
Çünkü insanların iç dünyasında neler yaşadığı ve bu yaşamları merak edenlerin hep yeni bir heyecan peşinde olduğu bir dünyada ağızlara takılan maskeleriyle ünlü Coronadan önce AİDS paniği ile baloncuklar takıp, o yolda işine bakanları unuttunuz mu derim..
Evet, bugünlerde bir moda olan ve İstanbul Sözleşmesine atılan imzanın geri çekilmesinin de içinde olduğu onca tartışmalar içinde kadının kadına olan duygusu, istemini de çekinmeden, ‘ayıptır’ demeden konuşmak, tartışmak gerekmez mi diye düşünürken o çok kapalı, arka planda kaldığı söylenen ama bana göre hiç de öyle olmadığını bildiğim, düşündüğüm Ardahanlı kadınlarında içinde olduğu kadın, kadına karşı olan duyguları yani kamuoyuna kısa adına Lez denen ama ‘karı deme’ diyenlerin buna da ‘Ötekileştirme ben bir kadın eşcinselim’ deyip adını nazikleştirdiği Lez’den bahsederken korkum o ki Zabtiyelerin yani erkek düşmanlarının tepkisinden çekinir, korkarız..
Ancak kapalı bir toplumun var olan birçok gerçek gibi bu durumu da ‘töre, ahlak’ adı altında saklamaya çalıştığını da belirtirken bu konuda bir yazıya rastlayıp, bundan sonrasını o yazıya bırakmak isterim, ‘evet zabıtaların kendilerinin bile Lez olduğu, Lezlere ilgi duyduğunu saklasalar da eş cinselliğin diğer bir adı olan ama boşanmışlar başta olmak üzere birilerinin ‘Biz kadınların oluşumu’ diyerek çoğu kadının bilmediği ama onların aradıklarını bulmak için ‘oluşum’ diyerek yaptıkları toplantılarda asıl duygularını saklamak istedikleri
de Cengiz Semercioğlu’nun aşağıda anlatıldığı gibi bu dünyada Lez kadınlar da diğer bir gerçektir..
**29 yaşında lezbiyen olan arkadaşım anlatıyor..
Cengiz Semercioğlu
18-19 yaşından beri, yaklaşık 10 yıldır tanıdığım bir kadın arkadaşım var, iki ay önce geldi, “Kız arkadaşımla Prag’a tatile gideceğim” dedi…
“Kız arkadaşla tatil için Prag çok romantik değil mi???” dedim müstehzi bir gülümseyişle…
Şüphelendiğimi anladı… “Evet, sevgilim” dedi… “Hayırlı olsun” dedim…
“Bir kadınla beraber olduğumu ilk söylediğim sensin, kimseye söyleme” dedi ve Prag’a gitti…
Sonra defalarca bir araya geldik, 2 aydır bu kararı nasıl verdiğini konuşuyoruz…
Bugüne kadar erkek arkadaşlarını tanıdığım, uzun ilişkilerine şahit olduğum (hadi kod adı Nur olsun) Nur’u hiç bu kadar mutlu görmemiştim.
Son iki aydır lezbiyen olmaya nasıl karar verdiğiyle o kadar çok soru sordum ki, buyrun cevapları aşağıda?
Bana lezbiyen deme
– Nasıl lezbiyen olmaya karar verdin?
– Bana lezbiyen deme… Lezbiyenlik tabirine karşı çıkıyorum…
– Kusura bakma jargonu bilmediğim için. Ne diyeceğiz? Kadın eşcinsellere lezbiyen demiyor muyuz artık…
– Lezbiyenliğin ötekileştirici bir kavram olduğunu düşünüyorum… Ben bir kadın eşçinselim…
– İki ay içinde bunu bu kadar rahat söylüyor olmana inanamıyorum…
– İlk başta zorlandım, ilk söylediğim sensin biliyorsun… Ama şimdi etrafıma, çalışma arkadaşlarıma da söylediğim için daha rahatım…
– Ailene de söyledin mi?
– Kardeşim biliyor, annem tahmin ediyor. Ama babama söylemedim…
– Psikolojik yardım aldın mı bu konuda?
– Hala alıyorum, psikoloğum kendimi daha iyi hissedeceğimi düşündüğü için mümkün olduğu kadar çok insana söyle dedi… Ben de açıklamam gerekenlere bu kararımı açıklıyorum.
– Kaç yaşındasın? – 29…
– Kaç yıldır tanışıyoruz biz? – 10 olmuştur herhalde…
– Peki 10 yıl boyunca yaşadığın ilişkiler, hayatına giren erkeklerden sonra bu kararı nasıl verdin?
– Kendimi geç keşfettim diyelim…
– Yahu ben biliyorum, daha önce erkek sevgililerin oldu…
– Ama erkeklerden hazetmediğimi farkettim…
– Son sevgili bu kararını tetiklemiş olabilir mi? Hani yatakta kötüdür falan belki…
– Uff tam bir sığ erkek bakışı işte… İnsan sevgilisi yatakta kötü diye eşcinsel olur mu ya? Gider başka bir erkek bulursun o zaman… Ama ben son iki yıldır beraber olsam da erkekleri çekici bulmamaya başlamıştım.
– Bilmediğim için soruyorum, bu geçici bir heves olabilir mi? 6 ay sonra da yeniden bir erkekle çıkma karşıma…
– Hayır değil, bundan sonra hayatıma bir eşcinsel olarak devam edeceğim. Bundan dolayı da çok mutluyum, sevgilimle çok mutluyum… Ben de değişiklik var mı sence?
– Daha pozitif ve eğlenceli görüyorum seni, tek değişiklik o…
İlk kez yurt dışında bir kadınla öpüştüm
“Hemcinslerine karşı ilgin var mıydı önceden” diye sordum Nur’a…
“Hayır, hiç o gözle bakmamıştım kadınlara. Kafamda bir kadınla beraber olmak diye bir şey yoktu hiç” yanıtını verdi…
– İlk nasıl yerleşti bu fikir kafana…
– Yurt dışına gitmiştim. İspanya’ya. Çok samimi olmadığım ama tanıdığım yabancı bir kadın vardı. Kadının evinde bir partiye gittik, davetlilerin yüzde 70’i 80’i LGBT bireyiydi… Şarap falan içtik… Yanyana oturuyorduk kadınla, ben ayağa kalktım bir ara… Bacağımdan tutup oturttu beni ve dudaklarımdan öptü…
– Ne hissettin?
– Ne yalan söyleyeyim, hiç fena gelmedi…
– Karar vermek zor olmadı mı?..
– İspanya’da öpüştükten sonra kendimi sorgulamaya başladım. Evet beğendiğim kadınlar oluyordu, beni beğenen kadınlar oluyordu… Beni son bir yıldır erkekler hiç heyecanlandırmıyordu. Sevgilim vardı ama hiçbir keyif almıyordum… Hem sevişmekten hem de onunla beraber olmaktan…
– Kız arkadaşınla nasıl tanıştın?
– Bir arkadaş ortamında… Hiç konuşmadık bile… Sadece birbirimizi gördük… Ama fotoğrafı kaldı aklımda… Sonra Brenda diye bir program var… İndirip indirmemekte tereddüt ettim. İndirdim… Eşcinsel çiftlerin birbirini bulabildiği, nerede olduklarını gösteren bir program… Baktım, bizimkinin fotoğrafı… Sen o musun dedim, o da bana aynı şeyi söyledi ve o gece buluştuk…
Bir kadınla seks yapmak korktuğum kadar değilmiş
– Eve geldikten sonra?
– Sonrası ne, detay istemiyorsun herhalde…
– Ya ne biliyim merak işte…
– Öpüşmek bir şey değildi de, bir kadınla cinsel birliktelik kuramayacağımı düşünüyordum… İşin en zor yanı o diye bakıyordum…
– Nasıl aştın bu zorluğu?
– Bir kadınla seks yapmak acaba nasıl olur, orgazm olabilir misin gibi sorular vardı kafamda…
– Nasıldı peki?
– Saçmalama istersen… Ama hoşlandığın bir kadınla seks yapmak korktuğum kadar değilmiş…
– Erkeklerden farklı mı?
– Hem de çok… Çok daha haz verici olduğunu söylemeliyim benim için…
Temizliğe gelen kadın yatakta bizi görünce
Nur anlatmaya devam ediyor:
“Yıllardır evime temizliğe gelen orta yaşın üzerinde güneydoğulu bir kadın var, evimin anahtarı ondadır.
Her zaman olduğu gibi bir sabah kapıyı açıp içeri girdi ve ilk kez beni bir kadınla yatakta sarmaş dolaş gördü…
Göz göze gelmemizle, kafasını çevirmesi bir oldu…
İnanamadı…
Daha sonra utana sıkıla yanıma geldi, elimi tuttu, “Allah mutlu etsin evladım” dedi…
Sokakta önümüze tükürdüler
– Eşcinsellerin Türkiye’de yaşadığı zorluklar hepimizin malumu… İki aydır eşcinsel biri olarak karşılaştığın zorluklar neler?
– Gerçekten çok zormuş Türkiye’de eşcinsel olmak, onu anladım…
– Nerden anlıyorlar ki, eşcinsel olduğunuzu, el ele mi yürüyorsunuz?
– Sen sevgilinin elini tutarkan, öperken düşünüyor musun… Bizim için beraber olmak çok normal… Normal olduğu için bazen elini tutuyorsun, bazen barda öpüyorsun… Ne var bunda?
– Bence hiçbir şey yok ama olanlar var galiba…
– Eminönü’nden Sultanahmet’e yürüyoruz, çok kısa bir süre el eleyiz… Adamın biri önümüze, ayaklarımızın dibine tükürdü, “O…lar, birbirinizi mi beceriyorsunuz” diye…
– Başka var mı?
– Beşiktaş’ta yaşadık… Ayrılırken dudağının kenarından öptüm. Ayrıldıktan sonra arkamdan adamın biri koştu, “Lezbiyen misin lan sen” diye… Çok korkmuştum…
– Başka zorluk var mı?
– Anlatmakla bitmez… O yüzden sık sık yurt dışına gitmeye karar verdik… Haa bir de Türkiye’de seks shoplar berbatmış, onu öğrendim. Öyle böyle değil, gerçekten pespaye vaziyetteler…
.jpg)




Uygulamanın hayata geçirilmesi ardından yaygın bir şekilde kullanılmaya
başlanan ve İos ve Android kullanıcılarının kendi uygulama marketlerinden telefonlarına indirebildikleri KADES uygulamasında yapılacak çağrı ve ihbarlar esnasında kullanılacak diller diyerek sıraladığı ‘Türkçe, İngilice, Arapça ve Fransızca’ dilleri arasına neden Kürtçe’nin eklenmediğini soran ve bu uygulamada link verilen diller arasına Kürtçe’nin de alınmasını isteyen ve bu isteğini twitter aracılığı ile duyuran AK Partili Milletvekilinin twitleri şöyle;
‘Dillerinizin ve renklerinizin farklı farklı oluşu O’nun ayetlerinden birer ayettir.’ (Rum 22)
Bir dilin yok sayılması asgari o dili konuşanların yok sayılmasıdır. Bu ülkenin en kadim unsurunu teşkil eden bir halkı yok saymanın ise, hiçbir izahı olamaz. Umarım KADES uygulamasındaki eksiklik en kısa sürede giderilerek Kürtçe de kardeş diller arasındaki yerini alır. Fakir Yılmaz’ın Özel Haberi
.jpg)
Aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan ve gençlik kolları kongresi ardından büyük kurultayını yaptıktan sonra seçimi gündeme getireceğini düşündüğüm Recep Tayyip Erdoğan’ın her konuşmasına başlar başlamaz demediğini bırakmadığı ve bu ülkede eğer bir sorun varsa tek suçlunun Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu belirttiği CHP’nin bu ülkede ne kadar iktidarda kaldığına baktığımızda öncelikle Erdoğan’ın döneminde uzun bir süre yasaklanan ve okunmasına izin wikipedia.org adlı sitenin verdiği bilgilere bakıyorum.
Ve damat kadar başına taş düşmesi için dua edilen CHP’nin iktidar hikayesine baktığımızda karşımıza ilk bilgi olarak aşağıdaki dip not düşüyor.
O nota baktığımızda aynen şöye deniyor..
‘Cumhuriyet Halk Partisi, 9 Eylül 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kurulan ve sosyal demokrasi ve Atatürkçülük görüşlerini benimseyen ve merkez solda yer alan bir siyasi partidir. Parti tüzük ve programında belirtilen bu görüşlerin yanında sosyal liberal eğilimler de barındırmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ve ilk yasal siyasi partisi olma özelliklerini taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi, 1923’ten 1950’ye kadar aralıksız iktidarda kalmış ve 1946’ya kadar genellikle tek parti yönetimini uygulamıştır. Türkiye’de en uzun süre iktidarda kalmış siyasi partidir. Atatürk tarafından “Halk Fırkası” adıyla kurulan partinin adının başına 1924’te “Cumhuriyet” sözcüğü eklenmiş, 1935’teki 4. Kurultay’da “fırka” sözcüğü yerine dış dünyayla daha uyumlu bir kelime tercih edilmesi kararlaştırılmış ve bugünkü “Cumhuriyet Halk Partisi” adı benimsenmiştir.
12 Eylül Darbesi’nin ardından, o dönem Bülent Ecevit’in genel başkanlık yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi kapatılmış; daha sonra 3821 sayılı yasaya dayanarak, kuruluşunun 69. yıldönümü olan 9 Eylül 1992 günü tekrar açılmıştır.’
Ve dönüp Menderes, Demirel, Özal, Erbakan, Türkeşlerin başını çektiği merkez, muhafazakâr, milliyetçi iktidarların bu ülkede daha çok iktidarda olduğunu ve olmaya devam ettiğini görürken, yaşanan tüm sorunları nasıl götürülüp CHP’nin boynuna atıldığını düşünürken, aynı sağ kesimin basını ve medyayı hep elinde tuttuğunu ve onların oluşturduğu enformasyonla, ‘olumsuz ne oluyorsa vur abalının sırtına’ stratejisinin iyi tuttuğunu da anlıyoruz.
Ancak, Türkiye’nin 1950’den bu yana yaklaşık 65 yıllık sandık deneyimi var. Bu sürede CHP hiç tek başına iktidar görmedi. Toplam hükümet faaliyeti de yaklaşık 6 yıl. Bu 6 yıllık sürenin 4 yıl 9 ayı koalisyon hükümetleri içinde, 14-15 ayı da azınlık hükümeti içinde geçmiştir. Yani CHP bu dönemin sadece % 9.2’sinde iktidardadır.
CHP son kez hükümet fırsatını Bülent Ecevit’in başbakan olduğu 42. TC hükümeti (5 Ocak 1978 – 12 Kasım 1979) ile yakalamıştı. Buradan şu sonuca varabiliriz; Menderes, Demirel, Özal, Erbakan, Türkeşli dönemler sonrası18 yıldır tek başına iktidarda olan sağ, muhafazakar, milliyetçi AK Partinin yönettiği bu ülkede CHP son 50 yıldır iktidara gelemiyor.
CHP son kez hükümetteyken Türkiye’nin nüfusu bugün 82 dün ise 43 milyondu.
Son kez hükümet olduğu 1979’dan bu yana geçen 50 yıllık sürede CHP’yi zaferle tanıştıramamış, iktidar yüzü gördürememiş tam 4 genel başkan görev yaptı. Bu genel başkanlar içinde en uzun süreyle görev yapanı 15 yıl 8 ay ile Deniz Baykal oldu. CHP bu 4 başkanla 1979 yılından bu yana 5’i genel, 5’i yerel olmak üzere 10 seçimde seçmen karşısına çıktı. Ve hepsinde yenildi, yani hiçbirinde 1. parti olarak çıkamadı. Hatta bu seçimlerden birinde (1994) % 4, birinde de (1999) % 8 oy aldı.
CHP bu geçen 50 yıl zarfında 20 kez “kurultay heyecanı” yaşadı. Bunlardan 10’u olağan, 10’u olağanüstü kurultaylardı. Yani CHP iktidara yürüyeceği istikameti ve politikaları yeniden belirlemek, tasarlamak için tam 20 kez fırsat kullandı. Ne olağan ne de olağanüstü bir iktidar çıkarabildi bu kurultaylardan.
Özetle, 1979’dan bu yana CHP 10 seçim, biri 15 yıl görev yapan 4 genel başkan, 20 kurultay, % 25 oy ve 35 yıllık muhalefet mahkumiyeti gördü.
Peki bu duruma baktığımızda bu ülkede yaşanan olumsuzlukların tek suçlusunun CHP’mi yoksa arada isimleri unutulan sağ kesimli hükümet, iktidar, hatta cunta dönemlerinin de olduğu Menderes, Demirel, Özal, Erbakan ve Türkeşler dönemi midir?!.
Bilmem ama dün ülkenin iç barışına, ekonomisine, insan haklarına, adalete, hukuka nefes veren dönem olarak bilinen ve Çankaya köşkünde görüştüğü, Diyarbakır’da Kürtçe türküler eşliğinde göz yaşı döküldüğü HDP ile, sağ ve milliyetçi kesime hitap eden İYİ Parti, muhafazakâr kesime yakın Fazilet Partisi ile bu ülke için hepimiz diyen CHP’nin iktidarda kalmak için şamar oğlanı, bu durumu anlatan bir muhalefet ortaya koyamayan CHP’nin de bu şamarları kabul eden bir parti olarak görmek mümkün değil mi?
Bu yılın sonunda bir erken seçim ilan edileceğini düşündüğüm ben öyle anlıyorum, sizi bilmem..
Ardahan’da 2 Kadın Kurşunlanarak Öldürüldü!
Küaförün yanında çalışan da tesadüfen öldü!
Ardahan’ı sarsan olayda ailesi Kocaeli Darıca’da oturan Hanak Yünbüken (Cığıret) köylü Ardahan Üniersitesi 3. sınıf öğrencisi Nur Ayyıdız’ın Göleli Ersoy Tunç ile Malatyalı Zeynep Tekinarslan’nin arasında yaşanan bir sorun nedeniyle çıktığı ileri sürülen tartışmanın kurbanı olduğu bilgisi alındı.
Malatyalı olduğu öğrenilen ve yaklşık 6 yıldır Ardahan’da küaförlük yapan Zeynep Tekinarslan Ardahan’da kuafölük yaptığı, Nur Ayyıldız’ın ise yanında çalışan bir üniversiteli öğrenci olduğu öğrenildi.
Ardahan İl Telekom Müdürlüğünün arka sokağında Zeynep Tekinarslan’ı aracıyla sıkıştırıp, ardında kurşun yağmuruna tuttan Ersoy Tunç’un ise Göleli olduğu ve petrolculuk yaptığı bilgisi alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
POLİSE GİDEREK TESLİM OLDU
Zeynep Tekinarslan’ın evli ve eşinden boşanmak için mahkemeye başvurduğu, Ersoy Tunç’un ise evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi. Ardahan‘ın sayılı işadamlarından ve bir çok kez vergi rekortemi olan akaryakıt istasyonu sahibi Ersoy Tunç, polise giderek teslim oldu.
Ardahan’da Siyasi Haberler..
**ATALAY YAN GELİP, YATIYOR!..
Kamu görevlileri AKP’ye Çalışıyor..
7 Haziran Genel Seçimleri sonuçlarını beğenmeyip, ülkeyi yeniden seçime götüren AKP’nin Ardahan Adayı Prof. Dr. Orhan Atalay’a kamu görevlilerinin oy topladığını ileri süren muhalefet parti yetkilileri Atalay yan gelip, otururken, bazı kamu görevlilerinin adeta birer AKP’li gibi köy köy gezerek AKP’ye oy topladıklarını iddia ettiler.
Bu kamu görevlilerinin İddia sahipleri AKP’ye oy vermeyi düşünmeyenlerin yardımlarını da kestiklerini de ileri sürdüler.
Av Yıldız: Seçimi Biz Kazanacağız..
**AKP VE CHP’NİN YALANLARINA İNANMAYIN..
Partisi ve kendilerinin kazanamayacağını seçmene iletip, oyları bize verin diyen AKP ve CHP’ye sert çıkan Milliyetçi Hareket Partisi Ardahan Milletvekili Adayı Avukat Osman Nuri Yıldız seçimleri kendilerinin kazanacağını gören AKP ve CHP’nin bu yalanına kimsenin inanmamasına ve 13 bine yaklaşan oy oranlarının artması için başta MHP’liyim, sağcıyım, Ardahan sevdalısıyım diyen herkesi kendilerine oy vermesini istedi.
**AKP-CHP Göle’de başka, Posof ve Çıldır’da Başka Konuşuyorlar..
Ardahanlı seçmenin kendilerine güvenmesini isteyen MHP Ardahan Milletvekili Adayı Av. Osman Nuri Yıldız buradan tüm Ardahanlılara sesleniyorum. 1 Kasım seçimleri MHP’nin kazandığı seçim olacak. Ardahan’da olduğu gibi ülke genelinde kazanan MHP olacak. Seçmenin AKP ve CHP’nin yalanlarına inanmamasını isteyen Av. Osman Nuri Yıldız AKP’nin ve CHP’nin Göle’de başka, Posof ve Çıldır’da başka konuştuklarını her seçmenin iyi bilinmesini istediği açıklamasında her yerde aynı fikri konuşan MHP ve kendilerinin Ardahan’ın ve ülkenin sorunlarını en iyi bilenler olduğunuda belirtti.
**Ardahan da MHP liler istişare toplantısında bir araya geldiler..
Ardahan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) tarafından düzenlenen organizasyon ile partililer, birlik-beraberlik ve istişare toplantısında bir araya geldiler.
Özel bir düğün sarayı salonunda düzenlenen istişare toplantısına, MHP Milletvekili Adayları Av. Osman Nuri Yıldız, Av Gökhan Ağdemir, MHP Ardahan il Başkanı Taşkın Polat, Ülkü OcaklarıBaşkanı Ercan Ürker ve partililer katıldılar.
Akşam yemeği ve duanın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. Daha sonra konuşan MHP Ardahan 1. sıra Milletvekili Adayı Osman Nuri Yıldız, milletvekili seçilse de, seçilmese de Ardahan’a hizmet etmeye kendini adadığını belirtti.
Yıldız, konuşmasında terör vurgusu yaparak, Ardahan halkının maalesef terörle anılmasından rahatsızlık duyduğunu söyleyerek şöyle devam etti;
’’13 yıldır bu memlekette avukatlık yapmış bir kardeşiniz olarak sizler ne yaşıyorsanız bende aynısını yaşıyorum. İliklerime kadar hissettiğim dertlerinize çare olmak adına bu yola çıktım. Artık dert dinleme değil, dertlere çare olma zamanıdır. Ardahan’da çok ciddi bir terör sorunu var? Maalesef Ardahan artık PKK ile anılır bir şehir olmuştur.
En büyük sorunumuz terör sorunudur. Terör sorunu çözülmediği müddetçe, güvenlik sorunu çözülmediği müddetçe bu memlekette altın kaplama yollarınız olsa, saraylarınız olsa, hanlarınız, hamamlarınız olsa hiç birinin kıymeti yoktur.
Terör ne yapıyor şimdi? Terör 30-40 tane çapulcusuyla Göle’de çadır kurmuş hükümranlığını ilan etmiş ve yargılama yapan bir örgüt var. Yol kesiyor, belediyenin suyunu kesiyor, o suyu açmaya giden Belediyenin araçlarını yakıyor ve peşinden giden askerle çatışmaya giriyor. Fotoğraf acı olacak ama maalesef bu bizim gerçeğimiz.
Devletin alametlerini artık terör kullanıyor. Bu çaresizliği yaşatanlara 1 Kasım hesap sorma günüdür. 1 Kasım seçimi sadece bir milletvekilliği seçimi değildir, 1 Kasım seçimi bu ülkeyi bu hale getiren, terör bataklığına çeviren Ak Parti iktidarına hesap sorma seçimidir. Bu hesabı birlikte soracağız inşalalh.’’ Şeklinde konuştu.
İstişare toplantısı konuşmaların ardından son buldu. MHP’li Adaylar, davete katılan partilileri tek tek uğurlayarak, katılımlarından dolayı teşekkür etti. www.kuzeyanadolugazetesi.com
**İşte Göle İşte HDP..
Başta AKP’liler olmak üzere ‘HDP Göle’de oy kayıp ediyor’ yönünde açıklamalarla ikna etmeye çalıştığı Posof, Çıldır ve Hanak’a selam gönderen Göleliler biz HDP’nin yanındayız. Sizde yanımızada yer alın’ dediler.
Dün Göle’yi ziyaret eden HDP Milletvekillerini büyük bi kalabalıkla karşılayan Göleliler, ‘İnadına Barış, İnadına HDP’ diyerek, diğer ilçelerinde HDP’ye oy vermesini istediler.
Ardahan HDP milletvekili adayları Dr. Taşkın Aktaş ve Pervin Tunbul Göle esnafını ziyaret etti. HDP Ardahan il yönetimi ile birlikte Göle’ye gelen HDP vekil adayları Göle girişinde büyük coşkuyla karşılandı. Göle’deki bütün tutuklama, sindirme ve baskılara rağmen Göle halkı HDP etrafında kenetlenmekte kararlı. Ayrıca Göle halkı kendi iradelerini tanımayan sistem partilerine de 1 Kasım’da sandıkta cevap vereceklerini belirtiler. Büyük sevgi ve coşkuyla karşılanan HDP heyeti esnaf ziyaretinden sonra köy ziyaretlerine devam etti.
**CHP’li Yarkadaş: IŞİD’in kullandığı sarin gazı Türkiye’de yapıldı..
IŞİD’in elinde kimyasal silahlar olduğunu söyleyen CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, “Suriye’de sarin gazının kullanımı ile alakalı Birleşmiş Milletlerde açılmış bir soruşturma var. Sarin gazının IŞİD’in kullandığı ortaya çıkmıştır. Sarin gazının Türkiye’de yapıldığı, bir takım belgelerle önümüzdeki hafta ortaya konulacaktır. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ise Başbakan Davutoğlu’na, Coğrafyamızda IŞİD kampları var mı, yok mu?” sorusunu yöneltti.
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, seçim çalışmaları için eldiği memleketi Ardahan’da, “Bizim coğrafyamızda IŞİD kampları var mı, yok mu?” sorusuna Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıt vermesini istedi.
Beraberinde İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş ve Eren Erdem olduğu halde Ardahan’a gelen Gürsel Tekin, ‘Baba ocağına hoş geldin Gürsel Abi’ pankartı ile karşılandı. CHP Ardahan Milletvekili adayı Öztürk Yılmaz’ın da hazır bulunduğu İl Başkanlığında düzenlenen basın toplantısında Milletvekili Barış Yarkadaş, IŞİD’in elinde kimyasal silahlar olduğunu iddia etti. Barış Yarkadaş, “Suriye’de sarin gazının kullanımı ile alakalı Birleşmiş Milletlerde açılmış bir soruşturma var. Sarin gazının IŞİD’in kullandığı ortaya çıkmıştır. Sarin gazının Türkiye ‘de yapıldığı, bir takım belgelerle önümüzdeki hafta ortaya konulacaktır. Bu insanlık ve savaş suçu kapsamında değerlendirilen silahların Türkiye’den hangi hükümet yetkilileri ve hangi kurumların bilgileri dahilinde buralara aktarıldığını belgeleyeceğiz” dedi.
Daha sonra konuşan CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, Milletvekili Yarkadaş’ın iddiaları konusunda, “Bu iddiaları herhangi gelişmiş bir ülkede, bırakın belgesini bilgisini, bu iddia bile bir hükumeti 5 dakika ayakta tutmaz. Umut ederiz ki bu iddialar doğru çıkmaz. Eğer bunlar doğru çıkarsa bu hükümetin ayakta kalması sıfırdır” diye konuştu.
Suriye sorunu başlarken CHP olarak, “Aman sorunlu bir coğrafya. Türkiye’yi bu coğrafyanın bir parçası haline getirmeyin. Bunun bedeli çok ağır olur” dediklerini savunan CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, şöyle devam etti:
“Ne yazık ki bütün bu uyarılarımıza rağmen, Türkiye’yi Orta Doğu batağının ortasına soktular. Şimdi son günlerde yaşadığımız aslında yalnızca Ankara değil, Reyhanlı’sından, Surucu’ndan, Diyarbakır’ından, Mersin’den Adana’sına kadar bütün bunların yol haritasının bilindiği çok net bir şekilde ortaya çıkıyor. Buradan Sayın Davutoğlu’a 3 tane soru sormak istiyorum. Birincisi, Devletin başka bir kurumunu bu IŞİD terör örgütü yani canlı bomba olarak, sizinde tarif ettiğiniz, ’30 tane canlı bomba var ama hukuken bunlara bir şey yapamıyoruz’, diyen biçare bir Başbakan düşünün. Bu belge devletin kurumunun belgesi, 7’nci ayın 24’ünde size, emniyet istihbarata, Milli İstihbarata, çeşitli guruplara bu bilgi geldi mi gelmedi mi? Gerçekten bu bilgiyi almışsanız ve önlemini almamışsanız, kusura bakmayın, suç ortaklığınız var. İkincisi sorum, Güneydoğu coğrafyasında 30 yıldır sorunlar yaşanıyor. İlk kez Anadolu Ajansı’nın savaş muhabirlerini gönderdiniz mi göndermediniz mi? Bizim bilmediğimiz bir savaşın içinde miyiz sayın Davutoğlu? Üçüncüsü ve en önemlisi, bizim coğrafyamızda IŞID kampları var mı yok mu? Çok basit sorular sordum. Aslında bu soruları niye soruyorum, biliyor musunuz? Bu soruların cevapları olacak mı? Olmayacağını biliyorum. Kayıtlara girsin istiyorum.”
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve beraberindeki milletvekilleri, daha sonra Ardahan kent merkezinde esnaf ve vatandaşlarla görüştü, CHP’ye destek istedi.
**Nesim Pakır Seçim Çalışmalarına Başladı..
1 Kasım’da yapılacak olan genel seçimlerinde DSP Ardahan Milletvekili Adayı olan Ardahan Göleli İşadamı Nesim Pakır Ardahan’a gelerek seçim çalışmalarına start verdi.
Demokratik Sol Parti Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç ile birlikte seçim çalışmalarına başlayan DSP 1. Sıra Adayı Nesim Pakır Ardahan’ın e ülkenin sorunlarını çözecek olan tek partinin Karaoğlan’ın kendilerine bıraktığı tertemiz miras olan DSP İktidarının olduğun belirtti.
Başta CHP olmak üzere AKP ve diğr partilerin Türkiyeyi ne hallere getirdiğini artık görüldüğünü belirten DSP Ardahan Milletvekili Adayı Nesim Pakır CHP’nin, AKP’nın IŞID ile olan kirli ilişkilerinin sürdüğü bir sırada Irak Musul’da Konsolos olan bir isimle Ardahan’da seçim kazanamayacağını da belirten DSP Ardahan Milletvekili Adayı Nesim Pakır kapı kapı gezerek seçmene başta CHP’nin olmak üzere diğer partililerin ülkeyi ne hale soktuğunu anlatacaklarını da belirtti. www.kuzeyanadolugazetesi.com
**”GÖLE eski kimliğine kavuşacaktır”
1 Kasım’da CHP’den Ardahan milletvekili adayı olan İşadamı Erdem Uygur, ‘50 yıl CHP’ye destek veren ve 12 Eylül’den sonra yoğun baskı yüzenden sol kesimin büyük şehirlere göç ettiği için CHP Gölede oy kaybetmiştir. Ama 1Kasımda CHP Göle’de birinci parti olacaktır.’ dedi.
CHP İstanbul 2 Bölge Milletvekili aday adayı iken CHP Ardahan Milletvekili adayı olan Erdem Uygur, Ardahan’lı Hemşehrilerinin isteği üzerine Ardahan’dan aday olduğunu söyledi.
İstanbul’a edindiğim bilgilerimi tecrübelerimi Ardahan için harcayacağını söyleyen CHP Ardahan Milletvekili adayı Erdem Uygur, Yoksulluğun kuşattığı Ardahan’da göçü durdurmak için aday olduğunu dile getirdi.
Ardahan, 40 yıl düşman işgaline direndikten sonra, 1920 yılında il olmuş, 1926 yılında tekrar ilçe olmuş ve 1992 yılında tekrar İl olan, Ardahan kirli siyaset yapıldığı için doğuda en çok göç veren bir ilimizdir. Diyen Uygur; 1992 yılında nüfusu 190 bin 2015 yılında 100 binin altına düşmüş. Ardahan’ın yatırımlarla bir yaşanabilir kent yapmak için aday oldum. dedi
Ardahan’ın Kanayan yarası eğitim ilk işimiz olacak
Son 4 yıldır, eğitim ve öğretime Türkiye’nin sondan birinci ikinci olan çocuklarımızın hayatlarının kararmasına neden olan Eğitim ve öğretim. Önceliğimiz olacak.
Sarp sınır kapısında günde bin tır geçerken, Ilgar dağı tünele olmadığından dolayı, tepeleri aşmaktan korktuğu için günden birkaç tır ancak geçebiliyor. Delen Uygur, Bir dönem sınırda mazot ve bavul ticareti oldu, gizli güçler mazot ticaretini engelledi. Sınır ticaretine güvenip tanker alan Ardahan’lı hemşerilerimiz hep zarar ettiler. CHP iktidarında sınır ticareti layıkıyla yapılacaktır.
Yılan hikayesine dönen Aktaş sınır kapısının açılışı ayrı bir dert Ardahan 2 sınır kapısından da faydalanamıyor biz göreve geldiğimizde önce Ilgar dağın tünelini açık Ardahan’ı Kafkaslara açılan kapı yapacağız.
Sınır kapısında bavul ve buna benzer ticaret yapılırdı. Ardahan’dan bu kadar göç olmazdı.
Yıllardır ‘yalnız çam kayak tesislerin’ açılacağı yılan hikâyesine döndüğü için Ardahan kış turizminden faydalanmadı. Diyen Uygur, Çıldır Gölü kış turizmine açılması için önemli projeler yapıldı uluslar arası kış sporlarının yapılması için festival yapılarak dünyanın gözünü Ardahan’a çevirmek için çaba göstereceğiz. Diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü;
Organik Ürünlerimiz Markalaşmadı
Dünya’nın en temiz ilaç ve gübre görmemiş, Ardahan coğrafyasında yetişen organik ürünlerimiz iyi tanıtılmadığı ve markalaşmadığı için değerinin çok altında satılıyor.
Yıllardır ihmal edilen, Ardahan’ın geri kalmışlığını önlemek ve göçü durdurmak için önemli projeler hazırladık. Eğer Ardahanlılar CHP’yi birinci parti yapar 2 Milletvekili meclise gönderirse Ardahan’ın Ardahanlının emrinde olacağım. Bütün sorunların çözümü için gece gündüz çalışcağız
REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ
VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..
ki…
16/17/18/01/2007 tarihli haberler















