Kars Kaşarını Unutturan Göle Kaşarı..

Göle ilçesinde 100 yıla yakın süredir hazırlanmasında büyük özveri ve titizlik gösterilen kaşar peynirinin yapım işi, ilk olarak çiğ sütün mayalanmak için konulan kazanda ve 40 derece sıcaklıkta olgunlaşmaya alınmasıyla başlıyor.


Burada olgunlaşma ve mayalanma süreci tamamlanan süt, tambur üzerinde pıhtılaşmasının ardından parçalanmaya alınıyor. Aynı tamburda suyundan arındırılan pıhtılar, terleme kazanında bir süre yoğruluyor.


Yaklaşık 80 derecelik sıcak su içerisinde haşlanan pıhtılar, hamur haline dönüştükten sonra ahşaptan tezgaha alınıyor ve tekrar yoğruluyor.


Yoğruldukça sararan, sarardıkça da kendi rengine bürünen kaşarın yapılışı, kalıplara alınması ve uygun hava depolarına dizilmesiyle sona eriyor.


Göle’de yıllarca küçük işletmelerde geleneksel yöntemlerle yapılıp iç pazara sunulan Göle kaşarı, son 20 yıldır özelliklerinden taviz verilmeden modern mandıralarda hazırlanıyor.


İlçede kaşar üretimi için günlük ortalama 200 ton süt işleniyor. Bu süt ile yılda elde edilen yaklaşık bin ton kaşar, çoğunluğu İstanbul’a ve yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Bir kilogram Göle kaşarının perakende satış fiyatı 19-22 lira arasında değişiyor.


Kaşar doğal ortamda hazırlanıyor


Göle’de üretilen kaşarın Türkiye’de üretilen hiçbir kaşarla kıyaslanmayacak kadar farklı bir tadı var.


Göle Kaşarının tamamen doğal bir ortamda hazırlandığını, gübrenin, ilacın kullanılmadığı tek meraya hakim. Böyle bir yerde bu peynir üretiliyor. Tamamen doğal. Bu şekilde hem sağlıklı hem de lezzetli oluyor. Doğal olması başlı başına bir kalitedir.


Eski kaşarın üretimi konusunda da Göle’nin hava ve iklim bakımından son derece avantajlı  üretilen Göle kaşarı yurt içinde tüketildiğini, çoğunluğunun başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlere gönderilmektedir.


Sütün kalitesi çok önemli


“Yöremizin sütü çok kaliteli. Peynirimizin kaliteli olması süt ve doğadan geliyor. Teknolojiden yararlanıyoruz ancak teknolojiyi araç olarak kullanıyoruz. Başka türlü bu tadı bu kaliteyi koruyamayız. Teknoloji sadece işimizi kolaylaştırıyor. Göle’de ortalama günlük 200 ton süt işlenmektedir. Bin tonun üzerinde yıllık peynir üretimi yapılır. En az 6 ay soğuk hava deposunda bekletilen eski kaşar kıvamına ulaşır. Bunun yanı sıra göbek ve taze kaşar da yapılır. Göle’ye ait kaşar peyniri, sadece Türkiye’de değil, dünyada da bir numara.”


Mayıs, haziran ve temmuz aylarında elde edilen sütün kalite bakımından daha yüksek olması dolayısıyla bu dönem eski kaşar üretiminin tercih edilmektedir.


 Özellikle büyükbaş hayvandan elde edilen süt bunun için en ideali. 2 bin rakımlı merada ve binin üzerinde bitki çeşidinden, bunların çoğu bize ait endemik çeşidinden elde edilen bir sütten bahsediyoruz. Kendimize has üretim tarzı var. Yani eskiden neyse şimdi de o şekilde yapılıyor çünkü buranın havası da buna en uygunu. Nem ve rutubet tam üretimimize göre. Bu doğa, bu hava ve bu bitki bize ait. Türkiye’de eşi benzeri var mı? Yok tabii ki..



 Tanınmaya Değer Bir Kent ARDAHAN


 


Türkiye’nin Kafkaslara açılan 3 gümrük kapısına sahip, geleceğin Davosu olarak ilan edilen Posof ilçesinin elması ile yeşil Yalanızçam çamların çevrelediği Göle’ye kadar uzanan, Türkmenlerin yaşadığı Damal’dan ülkenin en büyük gümrük kapılarından olan Aktaş Gümrük Kapısının olduğu Çıldır’a buradan yaylaları ile ünlü Hanak denilince akıllara gelen Ardahan’ı metropoller de tanıtmaya devam ediyoruz.


Geçtiğimiz yıl onca önemli toplantılar ardından İstanbul’un Asya yakasında bulunan Maltepe sahilinde ilkini gerçekleştirdiğimiz 1. Ardahan’ı Tanıtma Günleri sonrası bu yılda yine İstanbul’un Avrupa yakasında yine bir ilke imza atarak, Ardahan’da yıllardır gerçekleşen etkinliği yani Ardahan Bal Festivalini gerçekleştirdik. 


Kendisi küçük, cürümü büyük olan ve yıllardır İl Kültür ve Turizm Müdürü olmayan Ardahan’ın başta İstanbul’da olmak üzere tüm yurtta tanınıp, bilinmesi için verdiğimiz bu önemli mücadelelerde kimileri gibi ne bir siyasi partiye ne bir özel şirkete sırtımızı vermeden yapmamız biz, Ardahan Dernekler Federasyonun en büyük başarısıdır.


Önce Ardahan Derneklerini ARDAFED çatısı altında, ardından diğer illerin federasyonlarını ANAKON adlı bir çatı altında bir araya getirme çabası içinde ki ARDAFED’in ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çaba ve çalışmalarının tüm engellemeler karşın öncelikle Ardahan’ın diğer 80 vilayet gibi tek başına bir vilayet olduğunu ve KAI, KAISİAD, KAIFED denen saçma oluşumlardan uzak kendi başına tanıtılabileceğini, tanınabileceğini ortaya koymuş ve Ardahanlılık kimliğinin tam anlamı ile oturmasını fişeğini ateşlemiştir.


İstanbul’un 20 Milyon insanın içinde ki 600-700 bin Ardahanlıyı bir araya getirmek, onların ticari, siyasi, sosyal, kültürel birlikteliğini sağlamaya çalışan Ardahan Dernekler Federasyonu bu yolda yoluna devam ederken başta birliktelikten rahatsız olan siyasilerin yanı sıra metropollere çöreklenmiş olan küçük ama ekonomik imkanları tavan yapmış ve Ardahan adını kendi siyasi gelecekleri için kullanan diaspora ile mücadele etmektedir.


Ama tüm bunlara karşın Ardahan  diyerek yoluna devam eden ARDAFED’den rahatsız olanlar sadece siyasi ve diaspoar mı ki?


Kurdukları kıytırıktan, çatma dernek ve federasyonlar ile ARDAFED’i gölgelemeye, toplu nezdinde onay alan çalışmalarını engellemeye çalışanlar KAI, KAIFED, KAISİAD adıyla sözde 3 vilayetin temsilcileri diye yuttururken ARDAFED’in bunları şiddetle ret etmesi karşında ki rahatsızlıkları istenen o güçlü Ardahan Lobiciliğini geciktirse de engel olamaması Ardahan’ın anlatmaya, tanıtmaya ve birlikteliğini en büyük kazançlarımızda bir diğer oldu. 


Düzenlediği futbol turnuvaları ardından BAL ligine katılamayacak durumda olan Ardahan’ın Bölgesel Amatör Takımını baştan aşağıya yeniden kurup, sahalara süren Ardahan Dernekler Federasyonu sosyal sorumluluklarını unutmadan Ardahan’da Aşıklar Günü, İstanbul’un yanı sıra Ankara, Kocaeli, İzmir’de onca birliktelik toplantıları gerçekleştirip, aynı köylü olmasına karşın bir birini tanımayan Ardahanlılar bir araya getirme gururunu yaşadı.


Ardahan’ın tanıtmaya, anlatmaya devam eden ve Ardahanlılık kimliğini oluşturmaya çalışan Ardahan Dernekler Federasyonun bundan sonraki diğer bir hedefi de; Ardahan’ı Avrupa’ya diğer ülkelere taşıyıp, tanıtım günleri, festival ve şölenler adıyla tanıtmaya, anlatmaya devam etmektir.


Bunu yaparken de Ardahan kadınını unutmadan, gençlerine sahip çıkarak, aydınlar gibi iş adamlarını bir araya getirmek, iş birliğini sağlamak, gelenek ve göreneklerini yaşatmaktır.