‘KİMSEYE ÖNCEDEN SÖYLEMEDEN BAŞINI KOPARACAĞIZ!..’


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Son olarak gazeteci Uğur Dündar’ın “Büyük Skandal” başlığı ile dile getirip, dikkat çektiği DATÜP Başkanının kendi ekibi olduğu ileri süren kişilerle birlikte yaptığı tehdit dolu videolu açıklamasının yanından Türkiye’de bakanlık kapılarını ayağıyla açtığında belirtmesi de dikkat çekti.

Gazeteci Uğur Dündar’ın  Ziraat Bankası’nın ‘batık kredilerle vatandaşı dolandırıp zarara uğratılması iddiasını gündeme taşıyıp, bunu kimsenin dile getirmediğini ileri sürdüğü DATÜP Başkanının iki videonun birisinde DATÜP başkanı ve yöneticilerinin Türkiye Cumhuriyeti Bakanlarında randevu talep ederken talebi beklemeden kapılarını tekmeleyerek açtıklarını ileri sürülürken, diğer videoda ise kendisi hakkında ileri, geri konuşan, yazan, yorum yapanlarında aralarında olduğu kişileri de unutmadığını belirtip, kendisi için canını vermeye hazır olanları zor tuttuğunu belirtiyor.


**KİMSEYE ÖNCEDEN SÖYLEMEDEN BAŞINI KOPARACAĞIZ..

Gazeteci Uğur Dündar’ın Türkiye vatandaşlarının vergileriyle Kazakistan’da kurulan “KZI Bank” adı ile bilinen banka, iş insanlarına yardım etmesi gerekirken bankanın genel müdür yardımcısı tarafından karşılığı olmayan krediler dağıtıldığı ileri sürüp, konuyla ilgili “Büyük Skandal” başlıklı yazıyı ele almasıyla gündeme gelen ve KZI Bank’ın Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Zeki Arifoğlu’nun, Ziyatdin Kassanov’a geri ödenmeyeceğini bildiği halde kredi vermesini eleştirmesi ardından yayınlan video tehdit dolu. 

DATÜP merkezinde çekildiği düşünülen videoda konuşan Ziyatdin Kassanov yaptığı konuşmada; ‘Bunları hiçbir zaman unutmam, ben unutmada beni sevenler unutmaz. Dünyanın yarısı beni seviyor. Bugün binlerce adam benim için canını vermeye hazırdırlar. Allaha şükür. Ama onlara bir şey yaparlar diye ben korkuyorum. Ben yalvarıyorum, yapmayın bana karışmayın, benim işime karışmayın diyorum. Ama çocuklar durmuyor. Gençler durmuyor. Sırf Ahıskalılar yok, Kazaklarda, Özbeklerde, Kırgızlarda hem de Çeçenlerde, Balkarlarda, Karaçayrlarda. O gün Karaçaylar yanıma geldi ‘onun başını koparacağız’ dediler. Ben burada son kere demek istiyorum Herkese diyorum. Benim kahrımı çekerek bir kere bir kimsenin ağzından bir şey duysam bak hiç kimseyi önce söylemeden cezasını alacaksınız. Bunu da bilin. Son kere uyarmıyorum herkesi. Bundan evele yine oldu, Zorla tutuyorum çocukları. Ona göre gende inşallah şey geçer gider ama ben herkesin elini kolunu tutamam. Bu konuda herkes biliyor. Ele ir şey olabiliri ki bir gün önüne çıkarlar ya ele bele yaparlar ya bele yaparlar, haddiniz bilin’ diyor.




Gazeteci Uğur Dündar, “Ziyatdin Kassanov’un KZI Bank’a teminat olarak gösterdiği gayrimenkullerin değerinin çok düşük olduğunu burada iş yapan herkes biliyor. Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Zeki Arifoğlu’da bu gayrimenkullerin değerinin çok az olduğunun farkında” ifadelerini kullandığı yorumu ardından bir videyo çektiren ve sanal ortamda paylaştıktan sonra çok tartışılan konu ve tehditlerin ne olduğunu, kime olduğunu tartışan Ahıskalılar yine sanalda cevap verdikleri ve Dündar’ın baron olarak suçladığı, yanındakilerin bakanlık kapılarını tekmeleyerek açtıklarını ve tehdit dolu bir açıklama ile kendisini eleştirenlere mesaj gönderen Kassanov’un başına bulunduğu ve başkanlığına hep seçildiği DATÜP’ü Ahıskalıların sorunları için değil, kendi menfaatleri için kullandığını da iddia etmekteler.




Dündar ne demişti, ve gazeteler ne yazmıştı? 

Uğur Dündar yazdı… ‘Büyük skandal!’ Sözcü yazarı Uğur Dündar’ın yazısı şöyle;


“Büyük Skandal” başlığını verdiği yazısında, Kazakistan’da ticaret yapan Türklerin de iyi bildiği Ziraat Bankası’nın ‘batık kredi’lerle vatandaşı dolandırıp zarara uğratılması iddiasının hiçbir basın organında yayınlanmamasına tepki gösterdi.Türkiye vatandaşlarının vergileriyle Kazakistan’da kurulan “KZI Bank” adı ile bilinen banka, iş insanlarına yardım etmesi gerekirken bankanın genel müdür yardımcısı tarafından karşılığı olmayan krediler dağıtıldığı ileri sürüldü.


‘İŞ YAPAN HERKES BİLİYOR’


Konuyla ilgili “Büyük Skandal” başlıklı yazı kaleme alan Sözcü yazarı Uğur Dündar, KZI Bank’ın Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Zeki Arifoğlu’nun, Ziyatdin Kassanov’a geri ödennmeyeceğini bildiği halde kredi vermesini eleştirdi.


Dündar, “Ziyatdin Kassanov’un KZI Bank’a teminat olarak gösterdiği gayrimenkullerin değerinin çok düşük olduğunu burada iş yapan herkes biliyor. Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Zeki Arifoğlu’da bu gayrimenkullerin değerinin çok az olduğunun farkında” ifadelerini kullandı.


‘İLANLAR HALA DURUYOR’


Hikayenin İstanbul’da başladığını söyleyen Dündar, 25 Eylül 2020’de, Odatv’de Fethi Yılmaz’ın ‘Ziraat Bankasında Kazakistan Şüphesi’ haberinin yayınlandığını ve söz konusu haberlerdeki gayrimenkullerin bankanın web sitesinde, hala ilanda durduğunu hatırlattı.


Dündar’ın köşe yazısı şu şekilde:


“Büyük skandal!..“Sayın Uğur Dündar Bey,Kazakistan’da ticaret yapan birçok Türk’ün çok yakından bildiği Ziraat Bankası’nın batık kredilerle dolandırılıp zarara uğratılması, hiçbir Türk basın-yayın organında maalesef yayınlanmadı. Oysa bu konu da en az Almanya’da Ziraat Bankası’nın zarara uğratılması kadar Türk halkını yaralayıcı ve üzücüdür. KZI Bank adı ile milletimizin vergileriyle kurulan bu banka, Türk ve Kazak iş adamlarına hizmet etmesi gerekirken, bankanın genel müdür yardımcısı tarafından karşılığı olmayan krediler dağıtılmıştır.


***Kazakistan’daki Ahıskalılar Birliği Başkanı Ziyatdin Kassanov, KZI Bank’tan milyonlarca dolarlık krediler almış, karşılığında maddi değeri çok az olan mülkleri teminat olarak göstermiştir. Neticede de Türk Milleti’nin paraları bu kişiye kredi olarak verilmiş ve tüm paralar batırılmıştır.


****KZI Bank’ın Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Zeki Arifoğlu, Ziyatdin Kassanov’a geri ödenmeyeceğini bile bile kredi veriyor. Ziyatdin Kassanov’un KZI Bank’a teminat olarak gösterdiği gayrimenkullerin değerinin çok düşük olduğunu burada iş yapan herkes biliyor. Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Zeki Arifoğlu da bu gayrimenkullerin değerinin çok az olduğunun farkında.


****O krediyi vermesine de burada faaliyet gösteren Kazak-Türk İşadamları Birliği Başkanı Fırat Develioğlu aracı oldu. Bu bilgi de Kazakistan’da sır değil, herkes biliyor. Hatta o kadar ki; kredi konuları kısmen ortaya çıkıp soruşturma başlayınca, Fırat Develioğlu kendi şirketi olan Eksen INT’da Abdurrahman Zeki Arifoğlu’nu işe aldı. Böylece yolsuzluk dosyasının daha fazla büyümesine engel olmaya çalıştılar.


Umuyoruz bu konunun sorumluları müdüründen aracı olanına kadar deşifre edilir ve cezalandırılırlar. Biz halk olarak hep size güvendik, resmi makamların halledemediği konuları size getirdik. Sizin büyük bir vatansever olduğunuzu biliyoruz. Bu yolsuzluğu halkımıza duyurmanızı ve resmi makamları harekete geçirmenizi rica ediyoruz…”


***Adı bende saklı olan kişinin dile getirdiği vahim iddialar üzerine, hemen Odatv’de Fethi Yılmaz’ın, bu yılın başında da SÖZCÜ’de, değerli meslektaşım Serpil Yılmaz’ın kaleme aldığı şu yazısını okudum:


“Türk çiftçisini desteklemek için kurulan banka Ziraat, Kazakistan’ın eski başkenti Almatı’da turizm kredisi batırdı!Şaka gibi…Hikaye aslında İstanbul’da başlıyor.


25 Eylül 2020’de, Odatv’de Fethi Yılmaz imzalı ‘Ziraat Bankası’nda Kazakistan şüphesi’ haberi yayımlandı. Bankanın web sayfasında ‘satılık gayrimenkuller’ bölümüne gittiğinizde, söz konusu haberde yer alan otellerin ilanı hâlâ duruyor.


***Oteller Kazakistanlı iş insanı-siyasetçi Ziyatdin İsmihanoğlu Kassanov’un şirketi Kassanov Investment Group’un yatırımı.Üçü de Almatı adresli.


Ambassodor Hotel 5 milyon 655 bin Euro, Astana Hotel 18 milyon 650 milyon Euro, Premier Alatau Hotel 34 milyon 890 milyon Euro bedelle ihaleye çıkmış.


Yaklaşık toplam bedeli 60 milyon Euro olan bir paket. TL olarak yaklaşık 532 milyon eder.1 Ekim’de ihaleye çıkacağı ilan edilen otellere ilk teklif bile verilmemiş. Bu otellerin gerçek bedellerinin daha düşük olduğunu öne sürenler var.


***Ziraat Bankası’na bu oteller hangi kredinin teminatı olarak geçti? Asıl soru bu.İstanbul’un 5 yıldızlı oteller merkezi Taksim’de yer alan Ceylan International Hotel, 2007 yılında Kassanov Invesment Group’a satıldı.


Aldığım son duyum şu: Taksim Intercontinental Kassanov’a satılırken, Ziraat’ten 140 milyon dolarlık kredi kullanılmış. Banka, kredi borcuna karşılık Almatı’daki 3 oteli ipotek almış. Kredi borcunun kalanı TL’ye çevrilmiş ve yüzde 6 faizle yapılandırılmış.


***Politika faizinin yüzde 17’lere ulaştığı bir konjonktürde, Türkiye’nin köklü turizm yatırımcıları kredilerini yapılandıramazken, Kassanov’a bu yapıldıysa büyük skandal! Ziraat’in Almatı’da apartmandan bozma (!) 3 oteli teminat olarak alması zaten olacak iş değil.İşin aslını dinlemek isterim…”


***Ben de Serpil Yılmaz gibi düşündüm ve işin aslını öğrenmek için 16 Aralık sabahı saat 11.25’te, Ziraat Bankası Kazakistan Şubesi’nin (KZİ) 007 727250 60 (…) numaralı telefonunu çevirdim.


Önce Kazakça konuşan bir kişi çıktı, Türkçe bilen birini isteyince, başka bir görevliye bağladı. O da Kazakistan’ın milli bayramı nedeniyle iki gün süreyle kapalı olduklarını söyledi. Kendisine adımı, telefon numaramı verdim ve bir yolsuzluk iddiasını soruşturduğumu, ilkeli gazetecilik anlayışım doğrultusunda haberi banka yetkilileriyle görüşmeden yazmak istemediğimi belirttim.


Görevli yetkililere iletme sözü verdikten sonra telefonu kapattım.Ama o günden bu yana ne arayan oldu ne de soran!..Yukarıda okuduğunuz iddiaları dile getiren kişinin ve meslektaşım Serpil Yılmaz’ın yazdığı gibi tüyü bitmemiş yetim hakkının olduğu paralar Kassanov’a değersiz teminatlar karşılığında verildiyse, olay gerçekten büyük, hem de çok büyük skandal!..”



Gazeteci Markalı Arabam..


Rahmetli babamın ünlü söz ve yönlendirmeleri arasında bulunan miras denecek değerde söylemlerinin başını çekiyordu “ Bir ev, bir araba, birde irili ufaklı işin olsun yeter” deyip ardından da “Bunların olabilmesi için erken kalkacaksın, işine sarılacaksın” dedikten sonra aklı kesenin bu büyük olmayan ama mutlu eden hedefine kitleniyordu.. 

Babamın gösterdiği bu hedefe yönelen birisi olarak, erken evliliğimden sonra rahmetli Amcam Abdulkadir’in şimdi kendisi olmayan ama adını verdiği derenin yanında, alabalık deresini kura nehrine bağlayan noktada bulunan toprak örtülü eve taşındım..

Bugün bana torunlar veren çocuklarımın ikisini kışları üzeri buz tabakasıyla kaplanan, bahar ayı itibariyle coşan derenin sularına kaptırmama adına demirden yapılmış bir ayağın anca sığdığı derme çatma köprüden götürüp getirirken nasıl araba alacağımın düşüncesi içinde önce ehliyetimin olması gerektiğini ama onuda beklemeden eşimin gelinlik bileziklerini katarak taksi renkli o zamanın ünlü arabalarından birisi olan serçe markalı arabayı alıp kapıma getirmiştim…

Evimden sonra arabamında olması gururuyla kapıya çektiğim arabamın taksitlerini ödeyemediğim arabamı geri iade etmek zorunda kalsamda araba hedefimden vazgeçmemiş bu kez yıllarca bana arkadaşlık eden ve adını GAZETECİ koyduğum 92 model kırmızı renkli Şahin’e sahip olmuştum..

Evet artık eşimde, işimde, evimde, arabamda olmuştu..

Hemde eşimi kaçırarak, evimi kiralayarak, arabamıda babamın parasıyla değil emeğimle alarak..

Şimdi sıra uyumamak çok çalışmak ve yaptığım işin karşılığını verip hakkımı almaktaydı..

Adını Gazeteci koyduğum ve üzerine büyük harflerle yazdığım arabamı durduran polisin Gazeteci yazısının polis araçlarının üzerine yazılan polis kelimesinden büyüktür diyerek ceza kesmeye kalkması ilk reklam yani tabela vergimide ruhsatıma eklettiğim Gazeteci ismiyle ödemiş oldum..

Ve bugün yasak getirilen sansürlenen sanal ortamın olmadığı bir dönemde elime aldığım kameramla, fotoğraf makinemi sırtlayıp memleketim Ardahan’ın ilçe ve köylerinin tümünü birkaç kez kentler arası hatta Ermenistan’a kadar Gazeteci’yle gezip 35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda 20 yıl benimle olan Gazeteci markalı Ardahan’ın simgesi konumuna gelen arabamla maddi manevi çok yollar aldım…

Hayatımın belli bir kısmını anlattığım bu yaşıma kadar hayat mücadelesi verirken araba sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunuda geçtiğimiz gün teşvik ettiği arabayı banttan indirdiği sırada program sunucusuna “Esra senin karın mı?” Sorusuyla gündeme bir kez daha gelen Erdoğan’ı izlerken o haklı gururu yıllar önce hissettiğim gibi hissediyordu..

Çünkü bana toprak örtülü eve girmişsin, derme toplama araba almışsın, diyerek sözüm ona şakayla dalga geçenlerin aynısının muhtar olamaz denilen, şimdiyse sarayı olan Erdoğan’ın lastiği başkasının, aküsü başkasının dedikleri arabası TOGG elindeydi, hemde Cumhurbaşkanı olarak…
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 04.01.2016 tarihli haber/yorum


‘KİMSEYE ÖNCEDEN SÖYLEMEDEN BAŞINI KOPARACAĞIZ!..’Sarıkamış’a Yürüdüler..


Ardahan’da, Sarıkamış Şehitleri’ni anmak için yürüyüş ve tören düzenlendi.


Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü tarafından organize edilen Sarıkamış Şehitleri’ni anma yürüyüşü saat 10.00’da, Kongre Caddesi üzerinde ki 80. Yıl Şehir Stadyumunda başladı. Yürüyüş için oluşturulan kortejde Vali Yardımcıları Muharrem Coşgun, Abdurrezzak Canpolat, Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, İl Jandarma Komutanı Albay Osman Yeşilöz, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, kurum müdürleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş yer aldı.

Yürüyüşe katılanlar ellerinde Türk bayrakları ile Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi, İnönü Caddesi ve Kongre Caddesi güzergâhından Valilik önünde ki Atatürk Anıtı’na kadar yürüdü.

Burada Sarıkamış Şehitleri’ni anmak için düzenlenen tören de saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Tören de konuşan Vali Yardımcısı Muharrem Coşgun, “Bugün üzerinde bulunduğumuz topraklar şüphesiz kolay kazanılmamıştır. Milletimizin şanlı tarihinde çok önemli zaferlerin yanında, asla unutulmayacak üzücü gelişmeler de yaşanmıştır. Vatanın birliği ve bütünlüğünü korumak uğruna yaşanan bu üzücü hadiselerden biri de Sarıkamış’tır. Bu gün, Sarıkamış Harekatının 101’nci yıldönümünde, donarak şehit olan on binlerce Mehmetçiğimizi rahmet ve minnetle anarken, bu milletin bir daha asla böyle bir acıyla imtihan edilmemesini diliyorum. Sarıkamış Şehitlerimiz başta olmak üzere, bütün şehitlerimizi saygı ve minnetle yâd ediyorum” dedi.

101’inci yıldönümünde Sarıkamış Şehitleri için Belediye Başkanımız Faruk Köksoy; yaptığı açıklamada.

“Birinci Dünya Savaşında Kafkas Cephesinde yaşanan ilk ve en büyük kara harekâtı olarak tarihe geçen Sarıkamış Harekâtı, zor hava şartlarına aldırmadan vatanları için donarak can veren 90 bin askerimizin şahadete erdikleri bir hadise olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Memleketin dört bir yanından gelen bu kahraman askerlerimiz arazi ve kış şartlarında en ağır koşullarla karşı karşıya kalmalarına rağmen tereddüt etmeden vatan için mücadele etmişlerdir.

Bu vatanın bizlere nasıl emanet bırakıldığını tarihe yüz yıllar önce böyle yazmışlardır, Ardahan, Kars,  İğdir, Başta olmak üzere, Serhat iller her zaman vatan için bayrak için kendini feda etmiştir, vatanın bağımsız bütünlüğü için canını ortaya koyan Sarıkamış Harekatı, Yurdun dört bir köşesinden gelen kahraman askerlerimizin acı hatıralarıyla son bul salda, Milletimizi derinden etkileyen o kahramanlarımızı aziz Milletimiz bağrına defnetmiştir.

Bu vesileyle Sarıkamış’ta ve yurdun her köşesinde vatan için canını feda eden tüm şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor şükran ve minnetle anıyorum. Ruhları  şad mekanları cennet olsun.” dedi.