https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Geçtiğimiz hafta 7. Olağan Kongreyle AK Parti Ardahan İl başkanı seçilen Mühendis Kaan Koç, mimari olduğu yeni parti binasında tebrikleri kabul etmeye başladı.
Yeni il Yönetimiyle parti binasında Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın katılımıyla tanışma toplantısı ve plaket takdimi düzenleyen Başkan Kaan Koç, birlik ve başarı mesajı verdi. Toplantıya Kadın ve Gençlik Kolları başkanları da katıldı.
AK PARTİNİN ARDAHAN’IN
YENİ İL YÖNETİ ŞU İSİMLERDEN OLUŞTU..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
SONA GELİNDİ!..
Önce bir son dakika haberden kesit;
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi ve hukukta reform mesajından sonra başlanılan İnsan Hakları Eylem Planı’nda sona gelindi. Erdoğan hazırlanan taslakları kabul ederken, 2 Mart’ta Beştepe’de yapacağı açıklama ile kamuoyunu bilgilendirecek.
Bu haberi ve bu habere benzer haberleri son bir yıldır kaç kez okudum bilmem ama bu haberi de okuduğum bir sırada her sabah enerji veren yazılarını bana atan meslektaşım Yüksel Ercan abi ile kısa bir tartışmaya girdik.
Okyanus ötesi dalgaları ile iktidar üzerinden ülkeyi sallayan Joe Biden yönetimli Amerika’ya “Hayırlı olsun” mesajı attığını, ama hala cevap alamanının üzüntüsünü yaşadığından dert yanan meslektaşım, gazeteci abim Yüksel Ercan’ın “Adam herkesi aradı, bana geri dönüş yok.. Bütün gün telefon elimde bekliyorum arayacak diye ses yok ama” mesajına gülümserken, Erdoğan’ın 20 yıla yakındır başkanı olduğu ve yağacağını bugüne kadar neden yapmadığını düşünüp, umudumu bu kez 2 Mart’a bırakırken sona gelinenin ne olduğunu da merak etmedim değil.
Çünkü, ekonomi ve hukukta reform mesajından sonra başlandı denilen, İnsan Hakları Eylem Planı’nın ne olduğu konusunda merakım daha da artıyordu, partisinin Grup Başkanı Özlem Zengin’e yazdığı bir mesaj dolayısıyla, hem de bir avukatın kaşla göz arasında tutuklandığı ülkemde..
Evet, hakaretin insan hakkı olmadığı ve olmaması gerektiğini savunan bir insan olarak eleştirinin hapisle sonuçlanmasının da bir o kadar yanlış ve dikta bir yönetim anlayışı olduğunu düşünmekte ve düşündüklerimi her yazdığımda yazımın, satırlarımın gün geçtikçe, “Acaba” düşüncesi ile daraldığını da anlıyordum.
Çünkü bu ülkede İnsan Hakları eylem planı derken bunun planda kaldıkça başka eylemlere, tutuklamalara, kayyumlara ve gerilmelere neden olduğunu da gözlemliyor, üzülüyordum.
Meslektaşım Ercan ile sohbetin devamında “sona gelindi” satırlarının bugünkü yazımın başlığı olurken iki gazetecinin konusunun siyaset olduğunu anladığınızı tahmin edip, bu sonun nasıl olacağı yönünde tartışmamızın yapılacak seçimle alakalı bir hayli kısa ama anlamlı olduğunu da görüyordum.
Ama bir görüşme için geldiğim 151 köylü İstanbul’un Arnavutköy ilçesinin sınırları içinde bulunan ve köyün içinde köy diyebileceğimiz gelişi güzel bir yerleşimle köy mü, sanayi bölgesi mi, şehir mi diye çıkaramadığım Hadımköy’de ve buna benzer köşelerinde yaşanan sorunlardan bihaber muhalefetin, basının, medyanın nasıl olup sonu getireceğini de düşünmedim değil.
Buna neden ise bir taraftan pandemi var diyerek kahvehane, birahane, spor tesisi, lokanta, cafeleri kapattıran, diğer taraftan tıka basa dolu salonlarda heyecanlı kongreler yapıp, memur gibi atadığı başkanlarının sanki seçimle, yarışla seçildiğini ima ettiren, genel başkanının yarım saatte bir tv ekranlarına çıktığı mevcut iktidarın sona değil, 2023’e doğru emin adımlarla gittiğini anlatmam ve beklenen sonun iktidar için değil, bu yönde beklenti içinde olanları beklediğini söylüyordum, yazmaktan yorulup, attığım sesli mesajla..
Ama Yüksel Ercan’a da hak vermiyor değildim, 20 yıldır bir türlü, hayata ve eyleme geçirilemeyen, tam aksine son torba da, bizim kaz dernekleri gibi dernek olamazsınız deyip, stk’ları da hüküm altına alan kanunların çıktığı ülkede gün geçtikçe daha da daralan İnsan Hakları Eylem Planlarını düşündükçe..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


u.
KAN AĞLIYOR MEMLEKET, KAR YAĞIYOR İSTANBUL’A!..
Genelde doğuda görülen manzaralar tam da kuraklık olacak denildiği bir zamanda, İstanbul’un 7 tepesinde de görülmeye başlandı.
Bir haftadır süren ve birçok şedin verildiği, bir o kadarının yaralı olduğu, sivil denilip, aralarında asker ve polislerin olduğu da ortaya çıkan, bir çok insanın bir mağarada başlarından vurularak öldürüldüğü Gara operasyonunun bile dayanamayıp, nedense belki de dost, müttefik denen ABD’nin silahları(!) yüzünden mi, yoksa Kürtlerin de güvenmediği ve barış sürecinden sonra Türklerce kedi denen Barzani’nin yine trafoya girdiğinden mi bilmem ama kandile kadar süreceği söylenen, ama bir haftada sonlandırıldığını “son dakika”başlıklı haberlerle öğreniyoruz..
Ve beyazın, yani bir taraftan kan, diğer taraftan kar esaretinin pandemiden sonra esir aldığı gündemin tartışıldığı bir sırada İstanbul’a kar yağıyor.
İkinci boğazının açılması için hazırlandığı ileri sürülen projenin yani Feto, Karadeniz gazı gibi unutulan Kanal İstanbul projesi ile boynuna yeni bir gerdanlık takılacağı söylenen, bir sevgili kadar sevdiğim İstanbul’un beyaz gelinlik giymesi de sevgililer günü hediyesi oldu eski bir başkanını aynı gün toprağa veren İstanbullulara.
Hala inanmadığım ve gün geçtikçe yani salonları dopdolu olan kongrelerle haklılığımı ortaya çıkaran saçma pandemi yasaklarının devam ettiği bir süreçte, milyonluk kenti beyaza bürüyüp, tipi eşliğinde memleketim Ardahan’a doğru giden kar, zaten tıkalı olan, Ardahan gibi göç veren İstanbul’un trafiğini üzse de, kurak gidecek diye korkulan doğayı, boşalan barajları, sevindirmesi de hoş oldu. Gerçi bu ikinci ve iki, üç gün daha sürecek denen kar yağışı, “İmamoğlu geldi su sorunu yaşanacak” diye sevinenleri de boş çıkardı. Ya neyse, şimdi konumuz bu değil diyerek burayı geçelim..
Kısacası; Artık adlarını unuttuğumuz ama 40 yıldan fazladır, ‘Bu kez bitti, bitirildi’ operasyonlardan olan son operasyon yine ülkemi üzerken, yağan karlarda bir o kadar üşüttü..
Ve İstanbul’dan yola çıkan karları bekleyen memleketim Ardahan’ı ve beni yürekten bir kez daha derinden üzen, ana yüreklerini dağlayan Gara operasyonu gözyaşları arasında, başta İstanbul’u olmak üzere, tüm yurdu üşüten ama yeni temiz beyaz bir sayfa olmasını umduğum ülkeyi kuşatan karların, ülkeme, milletime hayır ve bereket getirmesini umut ediyor, kara kış günü, karanlıkta başlatılan operasyonda memleket sevdasıyla, hem de kendilerini bekleyen sevgililer gününde hayata göz yumanlara ve dönemi boyunca bir hayli rahatlayan İstanbul’un başında olan eski Başkanı Artvinli hemşerim Kadir Topbaş’a Allah’tan rahmet diliyorum..
**Fetocular İddianamesi Hazır
BİR DÖNEMİN SONU
Ardahan eski Milletvekili Saffet Kaya’nın da bir dönem görüştüğü ancak bugün hemen herkesin terörist ilan ettiği Fethullah Gülen’in başında bulunduğu cemaatin Ardahan yapılanmasının önderleri oldukları ileri sürülen 39 Sanık hakkında ki iddianame kabul edildi.
Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) il örgütlenmesinde yer aldıkları iddia edilen 22’si tutuklu 39 kişi hakkında 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talebiyle hazırlanan iddianame kabul edildi.
Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY’nin darbe girişiminin ardından örgütün il yapılanmasında yer aldıkları öne sürülenlere yönelik başlatılan soruşturma tamamlandı.
Soruşturma sonucu örgütün il imamı, mütevelli heyeti, il yapılanması üyeleri ve il ablaları, üniversite ve öğrenci yurtlarının da bulunduğu çeşitli kurumlardan sorumlu mensuplarından 22’si tutuklu ve 14’ü firari olmak üzere 39 sanık hakkında iddianamede hazırlandı.
İddianamenin Ardahan Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesiyle sanıklar hakkında “silahlı terör örgütü yöneticisi” oldukları gerekçesiyle 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı.
Örgütün il yapılanmasını oluşturdukları belirtilen sanıkların yargılanmasına 23 Ağustos’ta başlanacak.
Öte yandan, firari sanıkların yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
**DEVLETİN OKULU CEMAATİN OKULUNA TAŞINIYOR!
*05/08/2016 Tarihli Haber
Cemaat Operasyonları ardından her gün geni gelişmenin yaşandığı şu günlerde Saffet Kaya’nın ben yaptırdım dediği ancak daha sonra yapılan denetimlerde depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkılan ve yerine Gülen Cemaati tarafından okul yapılan Ardahan’ın eski Yüksek Okulunun yerine yapılan okula, Ardahan Merkez de bulunan 23 Şubat Ortaokulu taşınacak.
15 Temmuz Darbe girişim ardından İl Milli Müdürünün görevden el çektirildiği Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alınan karar gereğince el konulan 23 Şubat Ortaokulunun, Ardahan-Göle yolu üzerinde bulunan Özel Irmak İlkokulu ve Ortaokulu binasında hizmet verecek.
Alınan bilgilere göre önümüzde ki aylarda başlayacak olan 2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonun da bu bina da hizmet vereceği öğrenilen 23 Şubat Ortaokulun da okuyan öğrencilerin velileri ve Kaptanpaşa Mahalle Muhtarı tarafından tepkiyle karşılandı.
Öğrencilerini kent dışında bulunan bir binada eğitim/öğretime gönderemeyeceklerini belirten 23 Şubat Ortaokulu öğrenciler ve 23 Şubat Ortaokulunun sınırları içinde bulunan Kaptanpaşa Mahallesi Muhtarı Efrail Yıldız durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
**NEDEN MEVCUT BİNA DEPREME DAYANIKLI DEĞİLMİŞ!..
2016/2017 Eğitim/Öğretim Sezonunda 15 Temmuz Darbe girişim ardından el konulan Özel Irmak Dershanesinde vereceği öğrenilen 23 Şubat Ortaokulunun Ardahan dışında bulunan cemaatin okuluna taşınmasının nedeninin ise mevcut binanın depreme dayanıklı olmaması olarak gösterilirken aynı binada 23 Şubat İlköğretim Okulunun eğitime devam edeceği alınan diğer ilginç bir bilgi olarak alındı.
**Gülen’e bir küfürde ben mi etsem?
28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımdan ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.
Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’da ki Humeyni devrimi gerçekleştirmek için adım atacağıydı..
Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.
Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fettuhlah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..
Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala bir ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl olup birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetim de Asker olmaktansan yine bunlar..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..
Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme hevesleridir.
Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..
Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dini amaçlarına perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl amaçlarından bir diğerinin de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirme olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dünde gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollar la zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..
Evet bugün yaşananlar dolaysıyla bende Gülen’e hokkalı bir küfür edeceğim gelse de yinede kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..
Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine al açık küfür edenlere benzemekten korkarım..