MEZARLIKLAR ÇER/ÇÖP VE OTLAR ALTINDA KALDI!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




Adım da Fakir Yılmaz…


Ben 1992 yılında yeniden vilayet olan ve her yıl ortalama bin kişinin göç ettiği ülkenin 75 plakalı Ardahanlısıyım.

Yani ülkemin Çıldır Aktaş ve Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapıları ile Kafkaslara açılan kenti Serhat Ardahanlıyım…

Geleceğin Davos’u, Ahıska kültürü ile yoğrulan Posoflu,

Kışları yüzeyleri tamamen donan, yazları içilesi suyu olan gölleriyle Terekeme, Çıldırlı, ülkenin kurucusu Atatürk’ün siluetinin dağlarına yansıdığı Alevi Damallı, doğanın yeşil çamlarla donattığı Kürt Göleli, bin bir çiçekle donanmış yaylaları ile Hanaklı, Dadaşlara komşu Köprülü, yani Gorvengli, 3 bin 197 rakımlı, altı su kaynayan, bölgenin en büyük dağı Kısır dağı eteğindeki Hoçvanlı, balı, kazı, kışı, kaşarı, yaylası, kırmızı etiyle meşhur Türk, Kürt, Alevi, Sünninin kardeşçe yaşadığı 300’e yakın köyü olan kentliyim.

Gürcistan ve Emenistan’a yetmedi, Acara Özerk Cumhuriyeti sınır, Kafkasya’dan getirilip, dünya pazarlarına sevk edilen doğalgaz ve petrol boru hatlarını taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Tanap boru hatlarının geçtiği kentli, bir Serhatlı’yım…

Adım, Burdurlu yazar Fakir Baykurt’tan, rahmetli babamın teksir makinası ile çıkardığı “Fakir Dostu” adlı gazeteden isim hediyesi olmuş…

Ve 33 yıldır başta aşkım dediğim Ardahan’ımı olmak üzere, ülkemi ve dünyayı yazan bir gazeteciyim.

Evli, 6 Torunu, 5 çocuğu olan 1969’lu kent merkezine 13 km. uzaklıkta olan Şişka köyü doğumluyum…

53 yaşına adım atan bir gazeteci olarak ekmeğimi taştan olmasa da, gazetecilikte çıkarmış biriyim.

Tabi 7 yaşından beri ailemle birlikte ticarette yapmış, çekin, senedin, borcun, harcın ne olduğunu sizin kadar iyi bilen biriyim…

Ülkemin hemen her yerini gezmiş, ticaret ve gezmeye Gürcistan’a, Galatasaray maçını bir gazeteci olarak izlemek için Ermenistan’a giderken mesleğimde olduğu gibi ülke sınırları gibi bin bir zorluğu aşmaya çalışmış halada çalışan bir gazeteciyim…




Ve bu süre zarfında hep yollarda, gurbette, sıla özlemi ile yanan birisiyim.

Ve bu özlemimi, aşklarımı, sevdalarımı, şiirlerimi hep yazarak dile getiren bir gazeteciyim…

Kurşun harfleri dizerek adım attığım gazetecilik mesleğime Ardahan’da başladıktan sonra önce İstanbul Cağaloğlu’nda Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi renkli olarak çıkardıktan sonra 99 depremiyle sarsılan ve hala yaralı olan Kocaeli’nde cep harçlığımla günlük olarak çıkarıp, üç yıl boyunca yayınladığım Siyah Beyaz adlı gazete ile yerelden metropolde gazete çıkarmışım…

Ardından 99’da yaşanan Marmara depremi ile Kocaeli gibi bende sarsılmış olarak ve doğduğum yerde yeniden doğup, yaralarımı sarmak, sarsıntıyı atıp, bir kez daha başlamak için o çok sevdiğim Ardahan’a mecburen geri dönmüş, sonra ara sıra yeniden metropol denen İstanbul ve diğer birçok kentte yeniden tutunabilir miyim diyerek direnmeye gayret eden biriyim.

Ülkemin en büyük metroplünden en zengin illerinden olan Kocaeli’nden yine ülkemin en yoksul memleketim Ardahan’a geri dönmek zorunda kaldıktan sonra, memleketime ilk ofset makinesini getiren, bununla yetinmeyip, şirin Ardahan’a ilk renkli tabloid boy gazeteyi kazandırdıktan sonra aynı kentte hala yayınlanan 1980 yılında yayın hayatına başlayan aile gazetemizde Anadolu Gazetesinde aktif gazeteciliğe başlamış Fakir Yılmaz’ım.

Ve daha sonra sahipliğin sonrasında Yazışleri Müdürlüğünü üstlendiğim Kuzey Doğu Anadolu adından ilk günlük, sonra Son Vilayet adında ikinci günlük gazeteler çıkaran, ardından ilçelerine de matbaalar kurup, Ermenistan ve Gürcistan’a sıfır sınır Çıldır ilçesinin ilk gazetesi Çıldır Gazetesi, Ardahan’ın ekonomik olarak Kocaeli ile İstanbul arasında sıkışmış ve büyükşehirli İl olmak isteyen Marmara bölgesinin sanayide en güçlü ilçelerinden  biri olan Gebze gibi baş harfi G ile başlayan ve bir dönem gazetecilik yaptığım Gebze’ye benzettiğim Göle’de Yeni Gözlem adlı ilk günlük gazeteyi çıkardım.

Devamında, ülkeyi ve dünyayı ısıtan doğalgaz boru hatlarının geçmesine rağmen hala doğalgazsız olan dakar, toprak, alan büyüklüğü anlamında Ardahan’ın en büyük ilçesi olan ve %38 i Alevi, geri kalanın Sünni olduğu Hanak ilçesinde Hanak/Damal Gazetesi gazeteler çıkaran, yaşım kadar gazeteci yetiştirmiş bir gazeteciyim.

Bugün hala kendi haber sitelerim ve gazetelerimin yanı sıra haber ve yorum yazdığım gibi birçok ulusal gazete de muhabirlik yaptım, manşet haberlerine imza attım. 

Ve onca ödülün, plaketin yanında Başbakanlık Basın yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Jüri Özel Ödülü, Gazeteci Metin Göktepe Ödülü gibi bir o kadar da değerli ödül, plaket almış biriyim.

Ve hala gazetecilik yaparken toplum aydını, önderi denenlerin “Gazetecilerin” de sadece gazeteci olarak kalmaması gerektiğine inanan biri olarak Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığının yanı sıra “Güçlü Bir Ardahan Lobisi”  oluşturma iddiası ile kurulan ve bu yolda yol alamaya devam eden ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonunda, gençliğe ve spora karınca, kararınca el atma arzusuyla Serhat Ardahan Spor Kulübünde görev alan ve bu üç önemli kuruma beş kuruş almadan tamamen gönüllü ve de kendimden vererek başkanlık yapan bir vatandaşım.

Yani kısacası son günlerde yazılarımla siz sayın okurlarının karşısına gelen ve onca badire atlatmış, köyünde yaşanan kan davası sonucu kurşunlanmış, trafik kazaları geçirmiş, delikanlı denen dönemde top oynarken bıçaklanmış, yoran özel hayatıyla zaman zaman sızlayan yaraları kabuklaşmış ve 35 yıl her gün onca davalık, tazminatlı olan ama her yazdığımın altındaki imzamı geri çekmediğim yeniden aynı imzayı atacak haberinin yanı sıra ülke, dünya, özel, tüzel yaşamla ilgili günlük yorum yazısını yazan bir gazeteciyim…

Ha unutmadan Tempo TV, YouTube ArdahanTV’de tv programcılığının yanısıra diğer sanal ortamlarda  canlı yayın yaparak yazan bir gazeteci olmakla Türkçe, Kürtçe’yi karıştırıp, konuşan gazetecilik boyunca sakallı birde sunucuyum…

Bilmem tanışabildik mi?

Neyse..

Kısacası; Bir gazeteci olarak, dayanışma adına bir zamanlar yazdığım ama şimdi ayrıldığım onca gazete, tv kanalı ve ajansın yanında şimdi, şu an siz Marmara’nın Sesi, kuzeynadolugazetesi.com, kocaelibakis.com, sonvilayet.com, butentv, sakinca.com, kuzeyteve, gazeteemek, doğubeyazıtgazetesine yazılar yazan, bölgenin ilk E-Gazetelerini çıkaran okurlarına yeniden merhaba diyerek bundan sonra da günlük yazılarımla ve zaman zaman haberlerimle hayatının son noktasına kadar sizlerle olmaya devam etmek isteyen bir insan, bir gazeteci ve dostum ben…

Adımda Fakir Yılmaz..



    arşiv haber13/08/2019 tarihli haber/yorum


Mezarlıkları ve Yolları Otlar Bastı!


Ardahan ekonomisinin bel kemiği konumunda ki Hayvan Meydanı başta olmak üzere kamu kurumlarının ve kenti diğer kent ve köylere bağlayan yolların yanında mezarlıkların yabani otların istilasına uğradığı görülmekte.


Yakında açılacak olan Okulların çevreleri ile Askeri bölgelerin dahil bir çok alanın yabani otların istilasına uğradığı ve biçilip, temizlenmediği dikkat çekerken başta belediye olmak üzere konuyla ilgili kurum ve kişilerin ilgisizliği ve duyarsızlığı yüzünden bazı yerlerin bu otlardan görünmez hale geldiği gibi kenti çirkinleştiren bu görüntüler rüzgarla birlikte sağa sola dağılan çöplerinde bu alanlara dolduğu da görülmekte. Ardahan’da 10 ambulans şoförü alınacak


Ardahan’da 10 ambulans şoförü alınacak..


*Arşiv Haber 20/03/2015Tarihli Haber


Deneyimli şoför aranıyor..


Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde yapılacak 3 bin ambulans şoförü kadrosu için Ardahan’a 10 kontenjan ayrıldığı belirtildi.


Sağlık Bakanlığı hizmet alımı yöntemi ile alım yapılacak 3 bin ambulans şoförünün detayları belli oldu. İhale sonucu yüklenici firma ile İl sağlık Müdürlüğü arasında yapılacak anlaşma neticesinde illerde taşeron ambulans şoförü alınacak. Ambulans şoförü için Acil tıp teknisyeni ve paramedik öncelik sebebi olacak. Bunlarda yoksa düz lise mezunlarının başvuruları kabul edilecek. Araç kullanımı konusunda en az 2 yıl deneyimin aranacağı alımlarda adayların B, C, D, E sınıfı sürücü belgelerinden birine sahip olmaları gerekecek. Ayrıca adaylarda son bir yıl içerisinde alınmış psikoteknik raporu istenmekte. Maaşları ise Asgari ücretin yüzde 50 üzerinde olacak.


Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan teknik şartname sonucu illerde taşeron ambulans şoförü alımına önümüzdeki günlerde başlanacak. Ardahan’ın komşuları olan Artvin Kars ve Erzurum’da 20 kişi istihdam edilecek. 



Sarayların Kapalı Kapıları..


Adaletin olmadığı, Ankara’dan kalkıp, İstanbul’a yaya yürüyerek hukukun aradığı ülkemde Şehir Hastaneleri ardından arda ada Adalet Saraylarının yapıldığını da görmekteyiz. 


Başkan Erdoğan’ın içinde bulunduğu Saray’ının yanısıra Malazgirt’te de yaptırmak istediği ama ‘şimdilik’ AYM kararı ile inşası durduruldu diye bilsekte memlekette bir saray sevdasının başını alıp gittiğini de görmekteyiz.


Köy Okullarının, Sağlık Ocaklarının, İlçelerde ki Askeri Şubelerinin yanı sıra bir çok şehrin beldeleri gibi ptt, cezaevi gibi kurumsal kimliklerinin kapatılıp, bir araya yani saray denen devasa binalara toplatıldığı ülkemde dikkatimi çeken bir konuyu uzun süredir yazıya döküp, siz sayın okurlarımla paylaşmak ve tartışmak istedim.


Ziyaretçilerinin gidip, görmek istediği ve Altın kaplama olduğu ileri sürülen giriş kapısını benim gibi göremediği ama hala bir müzesi olmayan memleketim Ardahan’da yer altında çıkarılıp ya kaçırılan yada başka müzelere götürülen onca eser gibi 1877–1878 yıllarındaki Rus işgalinden sonra, Ruslar tarafından sökülerek kıymetli eşyalarla birlikte Moskova’ya götürüldüğü iddia edilen kapısız Doğu Beyazıt Sarayı’na ve diğerlerine benzemese de, kapıları da altın olmazsa da muhteşem ana giriş kapıları ya hep kapalı yada özel birileri için olduğunu görmekteyiz.


Bu sarayların başını, önceden adı Adliye olan ama Atatürk Havalanı, Boğaz Köprüsünün olduğu gibi bir çok yerin isimin değiştirildiği gibi buraların adınında Adalet Sarayı olduğu ülkem de Adalet Sarayları gibi bir çok ana kapı vatandaşa kapalı durumda…


Adları Şehir Hastanesi olan hastanelerin dahil bir çok yeni saray tipli binaların ana girişlerinin neden vatandaşa kapalı olduğunu ve niye vatandaşım emrinde hizmetinde olanlara kırmızı yada mavi halılarla açık olduğunu merak ederken Başkan Erdoğan’ın şu an ikametgah ettiği sarayda da durumun aynı olup, olmadığını merak etmeye başladım.


Çünkü gerek iş için gerek ani ziyaretler için gittiğim tüm kentlerde adliye pardon yeni Adalet Saray’ı gibi yapılmış olduğunu gördüğüm bir çok sarayın yeni binanın ana giriş kapılarının ya kapalı, kapıları zincirlenmiş yada kırmızı, mavi halılarla milletim hizmetkarı olduklarını ileri süren kamu yada siyasilere açık olduğunu görmekteyim..