Ardahan İl Ambulans Servisi Başhekimi Dr. Zihni Çağin, enerjilerini yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadeleye ayırdıklarını belirterek, salgınla “herkesin aynı kararlılıkla mücadelesiyle baş edilebileceğini” söyledi.
Zihni Çağin, Kovid-19 ile mücadele sürecinde 2 yakınını kaybetmesine rağmen sağlık çalışanları olarak salgınla mücadelede taviz vermediklerini söyledi.
Bütün olumsuzluklara rağmen salgının bir an önce bitmesi için çabaladıklarını anlatan Çağin, yakınlarını Kovid-19’la mücadelede kaybeden bir doktor olarak, aynı azim ve kararlılıkla görevinin başında olduğunu aktardı.
Çağin, sağlıkçılar olarak özveriyle çalıştıklarını dile getirerek, “Bizde, işi şansa bırakmak, göz ardı etmek gibi bir durum söz konusu olamaz. Bu acıları toplum ve sağlıkçılar olarak çekiyoruz ama ona rağmen aynı kararlılıkla işimizin başındayız. Başka türlü zaten bir mücadeleden bahsedilemez.” diye konuştu.
Tüm çaba, gayret ve özveriye rağmen sağlıkçılar olarak bir yere kadar gidebildiklerini vurgulayan Çağin, asıl desteği vatandaştan almak istediklerini dile getirdi. Çağin, vatandaşların kurallara uyma konusunda üzerine düşeni yapmadığında üzüldüklerini söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: “Sağlıkçılar olarak enerjimizi salgınla mücadeleye ayırıyoruz. Ancak bu mücadelede tek kaldığınızda bir anlamı olmuyor. Bizler şuna inanıyoruz: Salgınla çok iyi derecede baş edilebilir ancak bu, topyekun, yani herkesin aynı kararlılıkla mücadelesiyle mümkün. Sağlıkçısından, vatandaşına kadar herkes bu bilinçte olmalı, tek taraflı mücadele olmuyor. Hastaların böyle dertlerden muzdarip olmalarını engellemek adına çalışmak ve özveride bulunmak zorundayız. Biz mücadele ederken, başkaları etmediğinde hepimiz üzülüyoruz.”
Foto: Damal bölgesel haberler sitesi
MECLİSTEN KARAKOLA..
Sayın Milletvekilim Merhaba…

Newroz’a te Birozbe, Kutlu olsun Nevruz’un..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Yasak Yok, Koruma ve Önlem Var!
arşiv haber 20/05/2019 tarihli haber/yorum
İnternet haberimiz ve gazetemiz de çıkan bir haber üzerine Ardahan İl Genel Mecksi Başkanı, İl Tarım, Ardahan Damızlık ve Sığır Yetiştiriciler Birliği, Ardahan Ziraat ve Ardahan Arıcılık Birliği, Ardahan Koyuncular Yetiştiricileri Birliği yöneticilerininde aralarına da bulunduğu yetkililerle birlikte bir basın toplantısı düzenleyen Ardahan Valisi Mustafa Masatlı Ardahan’da hiç bir yasağın olmadığını belirtti.
Baharın gelmesiyle birlikte bölgeye gelmek isteyen çevre ilerde ki hayvancılar vr arıcıların başta meralara olmak üzere bölge hayvancılığına zarar verdiğini bunun önüne geçmek için bazı önlemler aldıklarını belirten Ardahan Valisi Mustafa Masatlı kendisi döneminde Ardahan’a bir yasağın olmadığı ve yabancı ülke insanları dahil herkesin Ardahan’a geldiğini belirttiği açıklamasında basına yansıyan şekilde ‘Yasak Kent Ardahan’ değil ‘Afganlı, Dağıstanlı, Suriyeli ve diğer tüm insanların özgürce geldiği, hatta yabancı iş adamı ve müteahhitlerinde aralarında olduğu insanlar gibi bu kentte iş yeri açtığı, ‘Özgür Bir Kenttir Ardahan’ dedi.
.jpg)

.jpg)
“Bazı siyasi hesaplarla, alelacele yapılan davetin, binlerce yıllık devlet geleneğimizin üzerine bina edilmiş Türkiye Cumhuriyeti’nin, 100 yıla yaklaşan devlet geleneğiyle örtüşmediğini düşünüyoruz.”
“Siyasi iktidarın bir gösterisi gibi planlanan bir tören de olsa, yapılan davete teşekkür ediyor, ancak İYİ Parti olarak, çok önceden hazırlanıp ilan edilen programlarımız gereği, katılamayacağımızı ilan ediyoruz.” diyerek o karede olmamasının yanında bu ülke de 7 milyona yakın bir oy alan ve ülkenin resmi bir partisi olan ve Samsun ile başlayıp, bu ülkenin kurulmasına iktidara giden süreç ardından kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilen Halkların Demokrasi Partisi yani HDP’de yoktu.
Tabi HDP’nin o karede neden olmadığını anlatmak için Meal Akşener gibi ne bir manası nede bir sebebi vardı.
Çünkü Akşenir’in yanı sıra KIlıçdaroğlu’nu, Bahçeli’yi ve diğer partiler davet edilmiş, 31 Mart Seçimlerine yön veren ve Öcalan’a rağmen 23 Haziran’a da yön vereceğe benzer bir duruşta duran HDP davet edilmemişti.
Davette edilmekten ziyade HDP yok sayılmaktaydı..
Ve bu yok 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde arkasında durduğu CHP’de dahil sözüm ona kardeşliği, demokrasi savunan diğer siyasi partilerce de onaylanmış, ‘Bizi çağırıyorsun ama Samsun’dan başlayıp, Türkiye Cumhuriyeti diye bir devletin kurulmasında büyük emeği olan halkları temsil ettiğini iddia eden ve bu halktan aldığı 7 milyona yakın oy ile bunu kanıtlayan HDP’yi neden çağırmıyorsun’ dememiştirler.
Demezler çünkü Başkanlık yönetimine geçmesine ve ideolojiden uzak olduğunu iddia eden AK Parti gibi onlar da sistemin partisi ve ulusalcı ağırlıklı ideolojinin temsilcileridir.
Yani aynı tas, aynı hamamdırlar..
Peki davet edilmeyen ve o karede olmayan HDP kendisini görmezden gelenler karşısında nasıl bir davranış, ve duruş sergileyecektir.
Vallahi onuda HDP’lilre bırakalım derken asıl diğer bir hedefin de o karede olan partilerin temsilcilerinin yanından ‘Bu ülke sadece bizim’ diyenlerin ince bir hesabı var oda HDP’yi ya dizayn edip, kendileri gibi sisteme uydurmak veya bir yol ile Çanakkel’de başlayıp bugüne dek gelen ve birlikte kurulunan ülkenin meclisinden de dışlayıp, HDP’nin yokluğundan ortada kalacak olan oyları paylaşmaktır.
Benim ilk gördüğüm ise bakkal kapatır gibi 31 Mart’ta bir çok yerde aday çıkarmayıp, seçimlerde seçmeni başka partilere yönlendirmesi ile ve Öcalan’a rağmen yeniden CHP’yi destekleyeceğini belirtmekle kendisine yapılmak istenen operasyona yani dizayn edilmeye kapı aralayıp, olacaklara izin veriyor gibi..
Ha bu arada ‘Türkiye İttifakı’ iddiasında bulunanların samimiyeti de ortaya çıkmış ve yine bana göre HDP seçmeni geçmişte olduğu gibi yeninden ortaya konulan bu hata ile kucaklanmamış, bu hatayı yapanlara 23 Haziran’da gerekli dersi vermesi için geri itilmiştir..