Musa Ruşan: Güç Birliği Yapmalıyız!, Yılmaz çiftinden Yıldırım’a ziyaret..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte azırlayıp, Canlı Olarak TEMPO TV’de Canlı Olarak Yayınlanan Programa Siz


Her Pazar Günü, Saat: 14.00’da ekranlarınızda..


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Ardahanlı iş insanı Musa Ruşan atalarımızın “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” sözü ile dikkat çektiği birlikteliğin her kesime yarayacağının unutulmaması gerektiğini söyledi. 

Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yapan Fakir Yılmaz’ın Gazeteci eşi Selmi Yılmaz’la birlikte ziyaret ettiği Ruşan “Gerek ticari hayatta gerekse sosyal ilişkilerde karınca kararınca insanlara katkı sunmaya, sorunlarına ortak olmaya çalıştıklarını bunun kendimize olduğu gibi çevremize de güç verdiğimizin inancıyla yolumuza devam ediyoruz” dedi.



Gazeteci Fakir Yılmaz ile gazeteci eşi Selmi Yılmaz, Ümit Medya yönetim kurulu başkanı Nihat Yıldırım’ı ziyaret etti. Nihat Yıldırım ile bir süre basının ve ülkenin sorunları ile ilgili bilgi alış verişinde bulunan Yılmaz çifti, yerel basının önemine dikkat çekti. Ümit Medya Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Yıldırım da ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek Fakir ve Selmi Yılmaz çiftine teşekkür etti. 



Kayyumlar Kaç Maaş Alıyor?


HDP’nin desteğiyle yerelde iktidar olup kendi medyasının güçlenmesini sağlayan ve bu medyanın gücüyle gündemi muhalefete kaptıran Ak Parti ve MHP koalisyonu bürokratlarının çifter değil beşer hatta 10’dan fazla maaşlar aldığı konuşula dursun HDP’li seçilenlerin yerlerine atanan kayyumlar unutulmuş gibi..


Demokrasinin gereği olan, halkın oylarıyla iktidar olduklarını belirtip halktan büyük kimse yoktur edasıyla siyaset yapanların, yine halkın seçtiklerini çeşitli bahanelerle görevden alıp hapse atarken bir başka şey daha yaptılar..

O da ikinci hata denecek şeyi, yani muhalefetin  rahat hareket etmesini sağlayan CHP’yi destekleyen HDP’li meclis üyelerini tek tek görevden el çektirip batıdaki CHP’li Belediyelerin elini daha da rahatlattılar..

Yani doğu ve güneydoğuda halkın seçtiği HDP’li belediye başkanlarını görevden alıp yerlerine memur kayyumlar atayarak başta kürt seçmeninden olmak üzere tüm dünyada tepki alırken İstanbul başta olmak üzere Batı kentlerindeki belediyeleri elinden alıp yerelde iktidar olan CHP’yi destekleme adına birer ikişer HDP’liyi CHP Belediyelerinin meclisine sokan HDP’lileri de görevden alarak belediyelerin yönetiminin tümünü CHP anlayışına hediye etti. 

Ve bugün “dürüst ol, demokrasiye, adalete, hak ve hukuka uy ve bu yoldan uzaklaşma” diyen elçileri neredeyse terörist ilan edip, içeri olamasa da dışarıya kovacağım diyen aynı anlayışın hata üzerine hata yaptığını görüyor, hallerine üzülmüyor değiliz..

Çünkü iktidara gelmeden önce kendilerinin bizzat karşılaştığı zulümlerin mağduriyetiyle iktidar olduğunu unutanlar aynı mağduriyeti yaşattıkları HDP’nin ahıyla başkalarını önce yerelde şimdide genelde iktidar edeceklerinin farkında değiller..

Ha unutmadan ekmek elden su gölden olmasa da devletin özel idare bütçesinden ve halkın vergisi üzerinden geçinen memur kayyumlar kaç maaş alıyor? Sorusunuda merak etmiyor değilim..

Çünkü görevlendirme vekâlet, köy ziyaretleri, toplantı katılımı, mesai, adı altında birçok ödenek alan memur kayyumların valilik, kaymakamlık maaşlarının yanı sıra kanunen değil adaletli hiç değil zorla oturturdukları belediye başkan makamlarınlarının maaşlarını da aldıkları hiç konuşulmaz..

Şu benim demokraside, eşitlikte, adalette dünya birincisi değil, sonun bir tık üstünde olan ülkemde..



arşiv haber 04/06/2016 tarihli haber


 KÖROĞLU VE ARDAMAK CİVATA


VE HIRDAVAT FİRMASI..


**Çıldırlı 4 kardeşin büyük başarısı..

Ardahan’ın Çıldır İlçesinden İstanbul’a göç eden 9 kişilik bir ailenin 4 erkek kardeşi sırt sırta verince iş alanın da marka iki şirketin sahibi oldular.


**ADNAN KÖROĞLU VE KARDEŞLERİNİN BİRLİKTE BAŞARISI..


Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır’a bağlı Aşıkşenlik Mahalleli 4 kardeş bir zamanlar belde olan ve bölgenin ünlü ozanının adının verildiği Aşıkşenliğin adını yaşatmak için ortaya konulan çabalara da tam destek veren bir aile olmakla tanınmaktalar.


Sırt sırta verdikleri KÖROĞLU ve ARDAMAK  adlı firmalarında aralarında görev bölümü yapan ve yeri geldiğinde patron, yeri geldiğinde işçi olma mütevazılığini ortaya koyan KÖROĞLU ve ARDAMAK isimli firmalarında abi Durmuş Köroğlu muhasebeyi, Halim Köroğlu mağaza müdürlüğünü, Adnan Köroğlu Finans Müdürlüğünü, Toga Köroğlu ise Pazarlama Müdürlüğünü yapmakta.


Yaklaşık 20 kişinin çalıştığı KÖROĞLU ve ARDAMAK  adlı firmalar Akşemsettin Mahallesi Fatih Bulvarı No:453/B  Sultanbeyli, İstanbul adresinde hizmet vermekte.


**ARDAHAN VE SOYADLARINI FİRMALARINA MARKA YAPTILAR..


Doymak için doğdukları toprakları terk etmek zorunda kalan ve İstanbul başta olmak üzere ülkenin bir çok batı kentinde ekmek kavgası veren hemşehrilerimizden olan Durmuş, Halim, Adnan ve Tolga Köroğlu kardeşler yıllarca çeşitli iş alanlarında çalıştıktan sonra babalarının tavsiyesi üzerine bir araya gelip kurdukları Cıvata ve Hırdavat satışı ve pazarlaması yapan şirketlerine Ardahan’ın  ve soy adlarının kısaltılmış adlarını de vermeyi unutmadılar.


Kurdukları ARDAMAK VE KÖROĞLU CİVATA VE HIRDAVAT adlı iki firmaları aracılığıyla Akülü El AletleriAmbalaj MalzemeleriAşındırıcı Taşlar, OtomotivTekerleklerElektrikli El Aletleri, Kaldırma Ataşmanları, VinçPlatform Personel YükselticilerHavalı El Aletleri, Bahçe AletleriVaril Elleçleme EkipmanlarıSütunlu Matkaplar, İstif MakinalarıTranspalet, Kaynak Ekipmanları, Kompresörler Gaz Armatürleri, Kaldırma Ekipmanlarıİş Güvenlik MalzemeleriEl Aletleri, Dijital Ölçüm Aletleri, Boya Tabancaları gibi birçok malzemenin satışını ve pazarlamasını gerçekleştirmekteler.


**AİLECE ESNAF..


9 Kişilik bir ailenin 4 erkek kardeşinin yanı sıra Köroğlu kız kardeşlerde abi ve kardeşleri gibi esnaf.


Kurdukları ARDAMAK VE KÖROĞLU adlı şirketleri ile bölge ve sahalarında marka olan kardeşlerinde aldığı cesaret ile Sigortacılık işine giren ve Anadolu, Mapfre, Sbn adlı ünlü sigorta firmalarına aracılık hizmeti veren Kumral Köroğlu Sevinç’te İPEKYOL SİGORTA VE ARACILIK HİZMETLERİ adlı firmasıyla ab ve kardeşleri gibi iş sahasında mücadele veren Ardahanlı bir iş kadını.


**SOSYAL KONULARA DUYARLI KARDEŞLER..


İş sahasında olduğu gibi başta hemşehri dernekleri olmak üzere gerek doğdukları topraklara yönelik, gerek ise doyduklar alanda ki sosyal gelişmeler karşısında duyarlılıkları ile de tanınan Ardahanlı Köroğlu kardeşler başta Aşıkşenlik Derneği olmak üzere bölgenin çeşitli stk’larınd üye olmakla kalmamış, Pendik’te kurulan Ardahan İl Derneği’nin kurulmasında da etkili kareşler olarak tanınmaktalar.


**ADNAN KÖROĞLU: BİR OLURSAK DİRİ OLURUZ..


İstanbul Pendik İl Derneği Başkanlığını da yapan KÖROĞLU ve ARDAMAK Hırdavat ve Cıvata Firmalarının ortaklarından Ardahanlı İşadamı Adnan Köroğlu şirketleri aracılğıyla ülke ve çalışanlarının ekonomisine katkı sunma mücadelesi verirken 20 Milyonluk İstanbul’da ki Ardahanlı hemşehrileriylede el ele vermeye çalıştıklarını belirtti.


İstanbul’un Pendik İlçesinde kurdukları İstanbul Pendik Ardaha  İl Derneği aracılığıyla ulaşmaya çalıştıkları hemşehrilerini bir araya getirmek, onları bir arada tutmak ve gerek ticarette, gerek siyaset ve sosyal hayatta el ele vermelerini sağlamaya çalıştıklarını belirten Pendik Ardahan İl Dernek Başkanı Adnan Köroğlu bir grup Ardahanlı ile kısa bir süre önce kurdukları derneklerinin kısa sürede bölgenin en çok üye yapan derneği haline getirdiklerini bundan da Ardahanlı hemşerilerinin ‘Bir olursak, Diri oluruz’ arzusu ve isteğinin büyük rol oynadığını söyledi.  


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


 


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..





REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..













ki…











24/23/01/2007 tarhi yorum/haberler




 





 


IŞILDAK/Gümüşpala Kortağ/PİŞMANLIK…


 




 



Gazetelerin haber başlıklarında sık sık pişmanlık sözcüğü geçiyor. 


Bundan olsa gerek, “pişmanlık nedir” diye merak edip sözlüklere baktım.


Ne demek?


“Nedamet getirmek”miş.


Nabi güzel vurgulamış:


“Bir işi evvel edip, sonra pişmanlık nedir?”


Çevreme bakıyorum.


Ne görüyorum?


Yaşadığımız toplum sanki pişmanlarla dolup taşıyor.


Herkes pişman. 


Neden?


***


Emekli pişman:


“Ah ah, çok pişmanım.”


“Niçin?”


“Eşeklik etmişim, devletin bunca önemli görevlerinde bulunurken haram yemiyeceğim diye tutturdum, önüme gelen fırsatları teptim, namuslu kalacağım diye direttim; şimdi çok pişmanım; emekli aylığım ev kirasına yetmiyor.


Sendikacı pişman:


“Çok pişmanım.”


“Niçin?”


“Aptallık etmişim; emeğin hakkını savunmak için sendikacılığa kendimi kaptırmışım; bu yüzden fişlendim; evimi ocağımı söndürdüler; artık kimse bana iş vermiyor.”


Doğrucu pişman:


“Pişmanım.”


“Niçin?”


“Saf adammışım, doğruluk diye birşey tutturmuşum, dangalakmışım. Doğruluğu, ahlakı, vicdanı ipleyen yok. Gençliğimi dürüst kafacağım diye harcadım.


Demokrat pişman:


“Çok pişmanım.”


“Niçin?”


“Demokrasi perisinin ardına düştük, otuz yıl teptik; geldiğimiz yere bak!.. Herkes sözde demokrat; ortada demokrasi yok. Özgürlükler için bir hayat harcadım; pişmanım.”


Hukukçu pişman:


“Çok pişmanım.”


“Niçin?”


“Gençliğimde adalet ve hukuk kavramlarına inanırdım. Ömrüm mahkemelerde didinip uğraşmakla geçti. Şimdi anlıyorum ki hepsi boş. Ne adalet geçerli, ne hukuk var, ne de hukuk devleti kurulabildi. Gençliğimde bunu görebilseydim, yükümü tutar, şimdi rahatıma bakardım.”


Bağımsız pişman:


“Çok pişmanım.”


“Niçin”?


“Bağımsızlık diye bir ülküye bağlanmışım; ulusal onur diye bir safsatayı savunmuşum; ömrümü bu yolda savurmuşum. Ne enayilikler yapmışım? Ulusal Bağımsızlık Savaşı’na babalarımız dedelerimiz niçin girmişler? Vatanını satanların bunca saygınlaşacaklarmı önceden görseydim, boş hayallerin ardından koşmazdım”


***


Yaşadığımız toplumda pişmanlar öylesine çoğaldı ki saymakla tükenmez.


Son pişmanlık dün geldi.


Hrank Dink cinayetinin zanlısı Ogün Samast’ın duruşması sonucu bir açıklama yapan avukatı dedi ki:


“Ogün Samast çok pişman.”


“Niçin?”


“Olayın bu kadar büyük olduğunu bilmiyormuş.”


***


Pişmanlık, “ruhun temizlenmesi” demekmiş.


Pişman olan ne diyor:


“Şimdi rahatladım.”


Ama, bir atasözümüz var.


Ne demiş atalarımız:


“Son pişmanlık fayda vermez.”


yazarcizer@hotmail.com


 


DÜN, HRANT DİNK’İ yolcu ettik .. BUGÜN 24 OCAK


UĞUR MUMCU’NUN KATİLLERİ VE DİĞERLERİNİN KATİLLERİ HÂLÂ ARAMIZDA


 




 



Dün yine 10 binler yürüdü..


Dün yine bir gazeteciyi toprağa verdik..


Dün yine bol bol ağıtlar yaktık ..


Dün yine nutuklar attık ..


Ama;


Bugün 24 Ocak.


Bugün Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü gün ..


Ve bugün Uğur’un katilleri hâlâ aramızda..


Uğurlar olsun dedik, Uğur Mumcu’ya, Abdi İpekçi’ye, Turan Dursun’a, Ape Musa’ya, Bahriye Üçok’a, Metin Göktepe’ye


Ve.. Daha nicelerine ..


Ardındanda dün Hrant Dink’i uğruladık Uğruların yanına ..


Ancak: Onları katleden katiller hâlâ aramızda ..


 


Öldükçe çoğalan bizlerse bugün Uğur Mumcu’nün öldürülüşünün yıldönümünü kutluyoruz, Hrent Dink’i yolcu ederek…


www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com-www.sonvilayet.net


Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi-Son Vilayet Gazetesi


 


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz


Ne oldu o iş?….




 



Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesi ardından yeniden sorma gereği duyduğumuz bir konuyu dile getirirken, Hrant Dink’in, ‘Tehdit ediliyorum’ diyerek savcılığa verdiği dilekçesine cevap biile verilmediğini öğreniyoruz acı acı gülerek ..


Evet, bizim de matbaamızı yakmaya kalkmışlardı, bizi de tehdit etmiştiler ve bizde bu konularda şikayetlerde bulunmuştuk ..Nne oldu bilmiyoruz ama bugüne kadar bize olumlu, yada olumsuz bir cevap bile verilmediğini tüm kamuoyuna bir kez daha buradan bildiriyor ve yaşanan gelişmeler ardından akıtılan timsah gözyaşlarına inanmadığımızı ilan ediyoruz…


Matbaamızı yakanlar, beni tehdit edenlerin hakkında yaptığımız şikayetlerin bugüne kadar cevaplandırılmadığı bir Türkiye’de daha nice Hrantları ve onun gibi düşünenleri kayıp ederiz bilmem ama bizim ki sadece bir merak, yoksa çokta umudumuz yok biline ..


Ancak, Ardahan Cumhuriyet Başsavcımızın bir yemekte CHP Milletvekiline, ‘Vatandaş şikayet etmiyor, etseler dikkate alır, çözeriz’ dediğini duyuyorum…


Ama gelin görün ki sayın savcının Ardahan’a gelmeden önce bizlerin yaşadıklarını kaç kez şikayet ettiğimizi biz bile unuttuk.


Yinede sormak gerek  bir ümitle ..  


Evet; Ne oldu o iş?..


fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58


 


Köyler gibi sınır birliği de susuz!


 




 



Bölgede yaşanan ağır kış şartları bir çok köyün yeni su şebekelerinin patlamasına neden olurken, bu nedenle susuz kalan köy sayısı her geçen gün artarak devam ediyor.


Başta AKP Milletvekili Kenan Altun’un köyü olmak üzere bir çok köyde donarak patlayan su şebekeleri dolaysıyla susuzluğun yaşandığı Ardahan’da sınır köyü olan Kurtkale köyü de 10 gündür susuz.


Alınan bilgilere göre köye su sağlayan su pompasının arızalanması dolaysıyla 10 gündür susuz olan Kurtkale köyünde insanlar su ihtiyaçlarını kar eriterek giderirken aynı köyde bulunan askeri sınır birliğinin de su sıkıntısı yaşadığı öğrenildi.


Haber ekleme saati: 20.42-24/01/2007


Haber/Foto: www.sonvilayet.net


 


Muhtarın otu yandı ..


 




 



Ardahan’ın Çıldır ilçesi Dirsekkaya (Zerebük) köyünün muhtarının otu bilinmeyen bir nedenle yandı. Alınan bilgilere göre köy muhtarı Zafer Taşdemir’in evinin önüne bulunan ot yığınları akşam saatlerinde bilinmeyen bir nedenle ateş alarak yandığı öğrenilirken, yangın köylülerin müdahalesiyle söndürüldü.


Haber ekleme saati: 20.27-24/01/2007


Haber: Fakir Yilmaz Foto: www.sonvilayet.net Arşiv


 


Harçlıklarıyla köylerinin okuluna bilgisayar, fotokopi makinası aldı ..


 




 



Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi son sınıf öğrencisi Volkan Senemoğlu kendi harçlığı ve arkadaşlarının katkılarıyla aldığı bir adet bilgisayar, bir adet yazıcı,bir adet fotokopi makinası ve arkadaşları arasında topladığı 800 adet kitabı kendisi getirip, ilkokulu okuduğu köyünün okuluna bağışladı.


60 öğrencisi bulunan Ardahan’ın Çıldır İlçesi Gölebakan (Meredis) İlköğretim okuluna bağışlayan Üniversite öğrencisi Volkan Senemoğlu getirdiği bilgisayarları ve elektronik eşyaları kendi elleriyle okula teslim edip, kitaplarını kütüphaneye dizerken çok mutlu olduğunu belirtti.


Kendisinin de bir zamanlar yok imkanlar içinde okuduğu okulunun eksikliklerini kendince gidermeye çalıştığını belirten Senemoğlu, bölgede okumanın ne kadar zor ve sıkıntılı olduğunu iyi bilirim. Bizim göremediklerimizi bizden sonra okuyanlar görsün diyerek Kocaeli’nde başlattığım kampanyama benim gibi üniversite okuyan iki kardeşim başta olmak üzere bir çok arkadaşım destek verdi. Bende bunları getirip, kendi ellerimle köyümün okuluna teslim ettim. Çok mutluyum.


Tek dileğim interneti olmayan okuluma devletin bir an önce internet ağı çekmesidir. Bunun içinde karınca kararınca çaba göstereceğim dedi.


Haber ekleme saati: 19.55-24/01/2007


Haber/Foto: Fakir Yilmaz/Çıldır


 


Belediye Başkanı Mikail Kayatürk:


“Vasıfsız ve de niteliksizlerle işimiz olmaz”


 




 



Ardahan Belediye Başkanı Mikail Kayatürk dün makamında düzenlediği basın toplantısında kendisini iş yapmamakla suçlayanlara sert çıktı. Belediye olarak yok imkanlar içinde büyük işler yaptıklarına dikkat çeken Kayatürk, benim vasıfsız ve niteliksizlerle işim olmaz. Halk görüyor kimin ne yaptığını. Biz konuşmuyoruz, iş yapıyoruz. 657’ye tabi olanların yetkileri bellidir. Bana kimse işimi öğretmeye kalkmasın, kendi işlerini yapsınlar. İki yıldır Ardahan’da ne yapıldı ona baksınlar.’ dedi.


Eline aldığı Son Vilayet Gazetesi’ni basın mensuplarına gösteren Belediye Başkanı Mikail Kayatürk, gazetecilerin birilerinin fotoğraflarını sayfa sayfa yayınlamaktasa, Ardahan’ın fotoğrafını çekmelerini istedi.


Belediyeciliği kendilerine öğretmeye kalkanların demeçlerini yayınlayan gazetecilerin birilerinin iki yıldır asli işlerini yapıp yapmadıklarını yazmalıdırlar. TOKİ’ye belediye olarak üç yer gösterdiklerini, ancak birilerinin bu yönde isteksizliğini kapatmak için kendilerini suçladığına da dikkat çeken Başkan Mikail Kayatürk, Ardahan’ın öyle sanıldığı gibi sahipsiz olmadığına da dikkat çekti. 


Haber ekleme saati: 12.20-24/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


Ardahan Valisi Murat Yıldırım: 


‘Doktor sorunu yok denecek kadar iyidir’


 




 



Ardahan’da bulunan doktor sayısının geçmiş yıllara nazaran son iki yılda bir hayli iyileştiğine dikkat çeken Ardahan Valisi Murat Yıldırım, yaptıkları girişimler sonucu bölgede büyük sorun olan doktorsuzluk sorununu büyük ölçüde çözdüklerine dikkat çekerken, uzman doktor sayısında ki artışın bu yönde yaşanan soruna azda olsa derman olduğunu söyledi.


Vatandaşın sağlık sorununun kendileri için çok önemli olduğuna da dikkat çeken Vali Murat Yıldırım, sağlıkçıların bölgede zor şartlar altında hizmet verdiklerini bildiklerini, ancak insan sağlığı gibi hassas bir göreve talip olan sağlıkçılarımızın hizmetlerini yaparken bu zorlukları aşacaklarına inancının da tam olduğunu söyledi.


Haber ekleme saati: 12.15-24/01/2007


 


Bayram’da bin 236 yoksula harçlık dağıtıldı


 




 



Ardahan Valiliğine bağlı SYDV tarafından yapılan yazılı açıklamada Ardahan Merkez Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızca Kurban Bayramı dolayısıyla İlimiz merkez mahalle ve köylerinde bulunan fakir ve muhtaç vatandaşların her birine 50.00.YTL olmak üzeretoplam1236 kişiye 61.800.00.YTL para yardımı yapılmıştır. denildi.


Haber ekleme saati: 12.07-24/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


 


ÖNCE SIRTLARI, SONRA AYAKLARI ISINDI




 



Başkanlığını Temel Yıldırım’ın yaptığı Türkiye Yardım Sevenler Derneği Kars Şubesi, daha önce mont yardımı yaptığı öğrencilerin bu kez ayaklarını sıcak tuttu.


Türkiye Yardım Sevenler Derneği Kars Şube Başkanı Temel Yıldırım, daha önce mont yardımında bulunduğu Selim’in Yalnızçam Köyü İlköğretim Okulu’nda okuyan 103 öğrencinin ayağındaki kara lastiği görünce duygulandı. Durumu, genel merkeze bildiren Yıldırım, öğrenciler için kışlık bot getirtti. Botları Yalnızçam Köyü İlköğretim Okulu’na götüren Temel Yıldırım, öğrencilerin hepsini sevindirdi.


Okul yönetimi, öğrenci ve öğrenci velilerinin candan teşekkür etmeleri karşısında duygulanan Türkiye Yardım Sevenler Derneği Kars Şube Başkanı ve Kars’ın saygın işadamlarından Temel Yıldırım, “İhtiyaç sahibi öğrenci ve ailelere yardım etmek bizim görevimiz. İhtiyaç sahibi ailelerden özellikle giyim konusunda ihtiyaçlarını bize bildirmelerini istiyorum. İhtiyaç sahibinin isteği kesinlikle geri çevrilmeyecektir.” dedi.


 


Dün, Selim’in Yalnızçak İlköğretim Okulu’nda okuyan 103 öğrenciye kışlık bot yardımında bulunan Türkiye Yardım Sevenler Derneği Kars Şube Başkanı Temel Yıldırım, daha önce de yine aynı okuldaki 103 öğrenciye kaban dağıtmıştı.


 


***Ardahan’da da yardım yapıldı ..


 


Kars’ta olduğu gibi Ardahan’da da öğrencilere yardım yapan Türkiye Yardım Severler Derneği Ardahan Şubesinin çalışmasına Ardahan Valisinin eşide katkıda bulundu.


 


Konu hakkında yapılan yazılı açıklamada; 


 


Derneğimizin düzenlediği çay partisi gelirleri ve Ardahan esnaflarından toplanan yardımlar ile Yardım Sevenler Derneği’nin fahri başkanı, Sayın Valimiz Murat YILDIRIM’ın eşi Sehavet YILDIRIM hanımefendi ile derneğimizin yönetiminde bulunan Hülya DÜNDAR, Alime AYDEMİR, Güler YILMAZ, Birant ÇİMLİ, Aynur BULGA’ nın da destekleriyle elde edilen gelirlerle 2006-2007 tarihleri arasında ilimizdeki yardına muhtaç ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar; 


-Türkiye Yardım Sevenler Derneği Genel Merkezden gönderilen 20 çanta kırtasiye malzemesi ihtiyaç sahibi öğrencilere dağıtıldı. 


– Yurtlarda kalan 15 öğrenciye bayram harçlığı olarak 50’şer YTL. verildi.


– Ardahanlı olup dışarıda okuyan 5 Üniversite öğrencisine 100’er YTL. yardım yapıldı.


– 10 ihtiyaç sahibi aileye 50’şer YTL. Gıda yardımı yapıldı.


– 5 yardıma muhtaç aileye 100’er YTL. Para yardımı yapıldı.


– Türkiye Yardım Sevenler Derneği Genel Merkezden gönderilen 20 paket temizlik malzemesinin 8 paketi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Halit Paşa İlköğretim Okulu bünyesinde açılan özel alt sınıfına, 12 Paketi Ardahan Devlet Hastanesi Diyaliz Servisine, 20 paket bebek seti de Hastane Doğum servisinde yeni doğan ihtiyaçlı bebeklere verilmiştir.


-İlimiz merkez ve Köylerin de ihtiyaç sahibi 50 aileye de ev eşyası ve giyim yardımı yapılmıştır.


– 5 aileye soba yardımı yapılmıştır.


Ayrıca Ardahan esnafının katkılarıyla aldığımız mont, bot, soba ve gıda yardımları da ihtiyaç sahiplerine dağıtılmıştır.


Haber ekleme saati: 11.59-24/01/2007


Haber/Foto: Gümüşpala Kortağ/Kars-Ardahan


 


Geçim sıkıntısı böbrek sattırıyor


 




 



Bir yıl önce Artvin’den Ardahan’a çalışmak için gelen 37 yaşındaki Mansiye Köksal çalıştığı işten çıkarılınca çocuklarını geçindirmek ve birikmiş borçlarını ödemek için böbreğini satlığa çıkardı.


Ailevi sorunlardan  dolayı eşinden boşanan Mansiye Köksal çocuklarının velayetini üzerine alarak Artvin’de  gündelikçi olarak çalışıyordu. Bir akrabasının aracılığı ile Ardahan’da özel bir şirkette iş bulan Köksal bir yıl önce Ardahan’ın Hanak ilcesine yerleşti. Hanak’ta bir süre çalıştıktan sonra çalıştığı  işten çıkarılınca Cansu (17) Doğukan (12) Tansu (11) Adil (8) Nuran (4) isimli 5 çocuğu ile çaresiz kaldı. 


Birikmiş ev kirası ve çocuklarının okul masraflarını ödeyemeyen Köksal bir taraftan iş ararken diğer taraftan da yardım için valilik ve kaymakamlığa müracaat etti. 


Ardahan Valiliği’nden yardım talebinde bulanan Köksal kendisine bir iş bulunmasını isteyerek çalışıp geçimini sağlayacağını belirtti. Ardahan Valiliği bu müracaatı Hanak Kaymakamlığı’na yönlendirdi. Aradan geçen zaman zarfında bir yardım alamayan Köksal’ın ekonomik sorunları hat safhaya ulaştı. 


Çaresizlik içerisinde kalan Köksal, 4 bin YTL’ye yaklaşan borcunu ödemek için tek çare olarak bir böbreğini satılığa çıkardı. 


Ardahan Devlet Hastanesi’ne müracaat eden Köksal’a hastane yetkilileri böbreğinin satılmasının yasal olmadığını belirtti. Bunu resmi yollarla yapamayacağını anlayan Köksal, kızı Cansu’yu yanına alarak Gazetemize geldi. Gazeteye böbreğini satmak için ilan vermek istediğini belirten Köksal yaşadığı zor günleri anlattı. 


 


***Tek çıkış böbreğimi satmak.


 


5 çocuğu ile bir başına kalan Mansiye Köksal yaşadığı sıkıntılardan kurtulmanın tek yolunun bir böbreğini satmak olduğunu söyledi. 


Aylardır iş aramasına rağmen iş bulamadığını belirten Köksal nereye gittiysem bütün kapılar yüzüme kapandı. Sağlığım yerinde, kimseden sadaka yada yardım istemiyorum çalışıp evimi geçindirecek bir iş istiyorum. Valilik ve Kaymakam’lığın yanı sıra bir çok yere müracaatta bulundum bir sonuç alamadım. Evimin kirasını ödemedim yakacak odun kömürüm yok haftalardır çocuklarımı banyo bile yaptıramadım çevreden gelen yardımlarla karnımızı zor doyuruyoruz. Çoğu gün bir ekmek bile bulamıyorum çocuklarım aç kalmasın diye sofrada olan yemekten yemiyorum tek onların karnı doysun diye. Ama artık dayanacak gücüm kalmadı.  Ailemden destek alamıyorum belki çocuklarım olmasa kendimi öldürür bu haytan kurtulurdum ama beş çocuğa ben olmasam kimse de bakmıyor.  Aylardır düşündüm kiminin parası var sağlığı yok benimde sağlığım var geçinemiyorum bir böbreğimi satıp bu sıkıntılardan kurtulurum. Ama ona da bir sürü engel çıktı yasal olarak satamıyorum, bunun için farklı yöntemler denemeye mecbur kaldım. İhtiyacı olan birini bulduğum an hiç gözümü kırpmadan böbreğimi veririm yeterki çocuklarım bu sıkıntıdan kurtulsun’ dedi.


Haber ekleme saati: 11.57-24/01/2007


Haber/Foto: Bülent Kılıç/Ardahan


 


Yollar 5 metre karın altında kaldı ..


 




 



Ardahan ve ilçelerinde geçen hafta etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle kapanan birçok köy yolu, metrelerce yükseklikteki kar yığınları sebebiyle hala açılamadı. 


Posof İlçesi ve köylerinde geçen hafta etkili olan kar yağışı nedeniyle 8 gündür birçok köyün ilçeyle bağlantısı sağlanamıyor. Kurşun Çavuş Köyü’nün Posof İlçe merkeziyle bağlantısının tekrar sağlanması için çalışmalara aralıksız devam eden Köy Hizmetleri ekipleri, 150 metre uzunluğunda 5 metre yüksekliğindeki bir bölgede dozerle saatlerce çalışmak zorunda kaldı. 


Posof Köy Hizmetleri Birim Şefi Necati Aydın, “8 gündür kapalı olan Kurşun Çavuş Köyü yolunda dün saat 08.30’dan bu yana çalışmalar başlamıştır. Karın yoğunluğu nedeniyle fazla ilerleyemiyoruz. Dünden bu yana ancak 150 metre yol açabildik. Karın yoğunluğu nedeniyle geciken köy yolu açma çalışmaları için halkımızdan duyarlı ve sabırlı olmasını bekliyoruz” dedi.  Kurşun Çavuş Köyü Muhtarı Tevit Özcan da, 8 gündür yolun kapalı olması sebebiyle mağdur durumda olduklarını ifade etti.


Haber ekleme saati: 11.54-24/11/2007


Haber/Foto: Alper Turgut/Posof


 


Meslektaşımız Ümit Kılıç Hrant Dink’i adımıza yolcu etti ..


 




 



Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in kahpece katledilmesi tüm ülkede ve dünyada büyük yankı yaratırken bugun toprağa verilen meslektaşımızı 10 binler yolcu etti.


Ardahanlı Gazeteci Ümit Klıç’ın Hürriyet ve bizim için takip ettiği Hrant Dink’in cenaze törenine katılan Hikmet Çetin ve Orhan Pamuk Kılıç’ın görevdeyken aynı kareye takılmaları dikkat çekti.


Haber ekleme saati: 20.04-23/01/2007


Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com


IŞILDAK/Gümüşpala Kortağ/UTANANA BAK!


 




 



AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras, geçtiğimiz hafta Esenyurt’taydı. 


Niye olacak canım, Başbakan’a yakın olduğu ileri sürülen Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nu ziyaret.


Bayram değil, seyran değil; AKP Kars İl Başkanı’nın Esenyurt Belediye Başkanı’nı özel ziyareti niye?


Denilene göre, Aras, Kars’ta AKP’nin liste birinden milletvekili adayı gösterilmesi için Kadıoğlu’ndan Başbakan’a ricada bulunmasını istemiş.


Eh, böyle bir istekte bulunur da, Necmi abisinin hoşuna gidecek şeyler söylemez olur mu?


Ne demiş biliyor musunuz?


“Ondan utanıyorum.”


O kim?


Gümüşpala Kortağ.


Yani ben.


***


Aras’ın benden utandığına ilişkin demecini Esenyurt’ta yayınlanan bir gazetede okuyunca, düşünmeye başladım.


Remzi Aras’ı utandıracak ne yapmışım?


İktidar olanaklarını kullanıp, ihale mi almışım?


Hakkımdaki yolsuzluk iddiaları dosyalarım, ulusal televizyon ekranında mı gösterilmiş?


Tayin karşılığı rüşvet mi almışım?


En sıradan memuru bile “sürerim ha” diye tehdit mi etmişim?


Kars’ın sorunlarını elimin tersiyle bir kenara itip, ihale mi koşturmuşum?


Yoksulun hakkını mı gaspetmişim?


İhale mi satmışım?


Birilerine karşı siyasi nüfuz mu kullanmışım?


Haddim olmayan işlere mi karışmışım?


Başımın girmediği yere kıçımı mı sokmuşum?


Hayır…


Bilmem ki, bunları yapmadığım için mi utanmış benden AKP Kars İl Başkanı?


Utanması bundansa, yerden göğe kadar haklı.


***


AKP’den, Zeki Karabayır ve Selahaddin Beyribey’in önüne geçip liste birden aday gösterttirecek ya abisi Kadıoğlu, Aras beni bırakıp, Gürbüz Çapan’ı eleştirmiş.


Ne dese beğenirsiniz Remzi Aras?


“Gürbüz Çapan 15 yıl Belediye Başkanlığı yaptı, Kars’a ne yaptı?”


Bu lafı söyleyenin Allah’tan korkusu olmadığı kesin; bari Karslılar’dan utan be adam.


Gürbüz Çapan’ın, Belediye Başkanlığı döneminde, Kars’taki tüm belediyelere araç yardımında bulunduğunu, hatta bundan dolayı yargılandığını; AKP Kars İl Başkanı olmadan önce Kars’ı bilmediği için bilmez Remzi Aras.


Ve, gömüldüğü dizinin dibinde abisi Kadıoğlu’na hoş gitsin diye, Kars’ın değerlerine saldıran Remzi Aras, abisi Kadıoğlu’nu Kars’a geldiğinde karşılayan Belediye Başkanları’nın altındaki makam araçlarının bile Dr. Gürbüz Çapan döneminin belediyesinin hediyesi olduğunu da bilmez.


Nerden bilecek?


Kendisinin Karslılığı, AKP döneminde başladı, AKP’den sonra da bitecek.


***


Kars’a yatırım, Karslı’ya yatırım yapmak demektir.


AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras, AKP’nin il başkanı olmadan önce Karslı tanımadığı için, Dr. Gürbüz Çapan’ın Karslılar’a yaptığından habersiz olması doğal.


Bir bilse, küçük dilini yutacak ve “Çapan’ın, Belediye Başkanlığı döneminde Karslılar’a yaptığını hayal bile edemem” diyecek.


Gürbüz Çapan sayesinde binlerce Karslı’nın İstanbul’da iş, ev, aş sahibi olduğunu öğrenip, bir işadamı olarak neden kendisinin de, Çapan’ın yaptığının yüzde birini yapamadığına hayılfalanacak.


Bilmez misin ki, Gürbüz Çapan’ın varlığı ve başarısı, İstanbul’daki Karslıların unutulmuşluğunu unutturdu.


***


AKP Kars İl Başkanı Remzi Aras’ın, ziyaret ettiği abisi Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun yanında, benden utanmasının, Gürbüz Çapan’ın Karslılar’a yaptığını yok saymasının elbette bir nedeni var.


Nedir?


Genel seçimlerde, Zeki Karabayır ve Selahaddin Beyribey’i aşıp, liste bire oturmak.


Eğer genel seçimlerde bu yağ Remzi Aras’ı liste bire taşımazsa, işte o zaman yandı gülüm keten helva.


yazarcizer@hotmail.com


 


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yilmaz


Yazılarım..




 



**Kabul etmek gerekir ..


 


Bugün tatile giren eğitim/öğretimin Ardahan’da ki içler acısı hallerini zaman zaman gerek burada, gerekse gazete sayfalarımız ve de sitelerimiz de ortaya koyduk. Koymaya da devam edeceğiz.


Milli Eğitim Müdürünün sürekli değiştiği, çoğunluğu stajer olan öğretmenlerin zor şartlar altında eğitim vermeye gayret ettiği bir Ardahan’da bugün, birinci yarı yıl tatiline giren benim de üç öğrencim var, Saddam Doğu, Yaprak ve Şeyma ..


Bu üç öğrencimin yarı yıl boyunca kendilerinde çeşitli adlar altında istenen paralarla gittikleri okulların da ne kadar eğitim aldıklarını 2 Ytl. verip, aldıkları karnelerinden öğreneceğiz bugün..


Köyleri sık sık ziyaretimde gördüğüm manzaraların başında ki eğitim/öğretim de yaşanan sorunları dile getirirken Ardahan’ın eğitim/öğretim’de ki yerini de sık sık eleştiri konusu yaptık.


Ülke genelinde sonlardan hep üçüncü yada ikinci olan eğitim düzeyimizin düzeltilmesi ve de gelişimi için yetkili ve etkili kurumlarımızın büyük (!) çabalarını da dile getirirken başta 


İl Milli Eğitim Müdürümüzü olmak üzere diğer idarecilerimizde kızdırmadık değil. Ancak, ‘Dost acı söyler’ misali gündeme getirdiğimiz bir çok konunun altına bugün yeniden imza attığımızı belirtiyor ve Ardahan’da ki eğitim, öğretim de ciddi sorunların olduğunu ısrarla belirtiyoruz.


Öğretmen ve öğrencilerin Ardahan’da ki eğitim düzeyinin çıtasını yükseltme çabasının yaşanan bu sorunlar dolaysıyla başarılı olmadığını da belirtmenin ve de kabul etmenin zararının olmayacağını bilmenin faydasıyla hareket edilmesi halinde velilerin ve de idarecilerin bu yönde top yükün gerçek bir çabasına da ihtiyaç duyulduğu bilinmelidir.


Eğitim/Sen gibi sivil toplum kuruluşların yaşanan sorunları çözme konusunda plan ve projeler sunmadığı bir Ardahan’da daha işinin baharında olan stajyer bir öğretmenden beklediklerimizin de çok olduğunu da kabul etmek gerek.


Çünkü, lojmanı, alt yapısı,sosyal ve de kültürel sorunlarla mücadele eden öğretmenlerimizin, biz velilerin, ‘Saldım çayıra,mevlam kayıra’ yöntemiyle okula gönderdiği çocuklarımıza verdiklerinin pekte faydalı olmadığı, eğitim/öğretim de başarılı olup, olmadığımızı yönünü gösteren istatistiklerin son sıralarda yer almamızdan görülmektedir.


 


**Kim haklı?..


 


Ardahan Valisi Murat Yıldırım’ın yeni yapılması düşünülen Toplu Konutlar ve diğer bir çok yatırım için arsa temini sıkıntısı yaşandığını belirtip, bu konuda belediyelerin kendilerine yardımcı olmadığını ima ederek açıklama yapması ardından Belediye Başkanı Mikail Kayatürk’te bir basın toplantısı yapmış, başkanın ve valinin açıklamaları birer gün basın aracılığıyla kamuoyunun gözleri önüne serilmişti.


İki idarecimizin arasının pekte şekerli olmadığı görülen bu açıklamarı yeni olmadığınıda bilen Ardahan kamuoyunun ikiye ayrılıp, kimin haklı olduğunu yeniden tartıştığını gözlemlediğimiz bir Ardahan’da bu gerginliğin kentin geneline yayılmasından ve kurumlar arasında tatsızlığa varılmasından çekinilmektedir.


Ancak burada kimin haklı olduğunu da tarntışmanın zararının olmayacağını belirtirken, eski belediye başkanı Salih Aktürk’ün Özal döneminde belediyenin borçlanması karşılığında, ‘Ben borçlanamam’ diyerek yaptırmadığı konutlar aklıma geliyor.


Mikail Kayatürk’ün valinin yeni konutlar için tespit ettiği arsaya alenen karşı olduğunu bilerek, iki yıldır yapılması düşünülen yeni konutların bu tür çekişmeler yüzünden geciktiğini de bili yoruz. Kayatürk’ün, ‘vali doğalgaz borusunun üzerinde konut yapmak istiyor’ diyerek, yeni konutları kanalizasyonu olmayan mahalesinin kayalarının üzerine kondurmak istemesi kimin haklı, kimin haksız olduğunu açıkça ortaya koyuyor sanırım ..


 


**Posoflu Şükrü ..


 


Görenlerin uzun boyu, kaba vucudu dolaysıyla Ilgar dağına benzenttiği CHP’li Posof Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit’in memleketinin burnunu dibinde ki Gümrük kapısı, Türkgözü’nün içler acısı halini kimlerin gündeme getireceği bilinmediği bir süreci yaşayan Ardahan’ın 200 milyonluk Kafkasya’ya açılan diğer kapısı olan Çıldır Aktaş’ın açılıp açılmayacağı halen bilinmemektedir.


Halbu ki bu kapının bulunduğu ilçeli olan CHP’li Milletvekili Ensar Öğüt ile ATSO başkanı Latif Tosunoğlu’da var ..


Gümrükler konusunda sıkça olmasa da arada bir konuşup, çözüm yerine fikir yürüten bu isimlerin neden yorganlarını alıp, Ankara’da hükümetin kapısan dayanmadıkları da bilinmez, anlaşımaz ..


Evet, manşetemize konu olan Gümrük Büfe’de beter olan iki gümrüğümüzün ne zaman gerçek birer gümrük gibi çalışacağını benim gibi Ardahan’lı da merak eder …


 


**Yamalı paltolu ..


 


Bugün manşetemize konu olan olayı kaç kezdir yazıyoruz, bilmem ama dün matbaama gelen bir velinin 21. yüz yıl dendiği bu zaman da giydiği yamalı paltosunun içinde 4 çocuğunun okurken her gün para isteyip, kendisini ezmesi karşısında ne yapacağını şaşırdığını söylerken, okulların, hem de makbuzsuz topladığı paraların haddi hesabının olmadığını kimin araştırıp, soracağını merak ettiğini belirtiyordu. Bende, benden de perişan olan veliye dedim ki; Bu memleketin valisi, müdürü vede savcısı var sen merak etme…


fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535.418 32 58