MÜZESİ OLMAYAN KENTİN POSOF İLÇESİNE KÖYLÜ MÜZE KURDU!



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



ATALAY VE ULGAR MÜZEYİ GEZDİ


Yakın zamanda Posof Günlüce köyü Posoflu Hasan Etnoğrafya müzesinin konukları bugün gazetemiz 23 Şubat’ıda ziyaret eden Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ile Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar ve Meclis Üyeleri oldu.



Müzeyi gezip inceleyen Atalay; ‘geçmişimizi günümüze taşıyan toplumsal bilincimizde kent hafızamızı yenileyen bilince ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.’ dedi.


Işık ise bu ziyaretten duyduğu memniyetini ”Vekilimiz Atalay, Başkanımız Ulgar ve Meclis üyelerimizin müzemize göstermiş oldukları nazik ziyaretleri için çok teşekkür ederim. dedi.



HEMŞEHRİ LOBİSİ MİRASINI YİYENLER..

Sürekli gece gündüz dönen bir dünya üzerinde bulunan insanların, var oluşlarından bu yana devamlı hareket halinde ve kendilerine sürekli yeni yer, yeni arayışlar içinde oldukları bir gerçektir.


Yuvasına ulaşmak için sürekli akan nehirler gibi zaman zaman çağlayarak, kışın başka yere, yazın başka yere kanat çırpan kuşlar gibi o diyardan bu diyara süzülen kuşlar misali devamlı hareket halinde olan insanların bu hareketi esnasında buluştukları merkezlerde de birbirlerinden ayrılmayıp, oba, mahalle, belde, ilçe ve vilayet adı altında yeniden bir yerde bir araya gelirler ve hemşeri adı altında, sosyal hayatta, siyasal alanda, ekonomik alanda birbirilerine sarılırlar.



Dün adına birçok şey denilen bugün ise dernekler, federasyonlar, konfederasyonlar ve resmi adıyla Sivil Toplum Örgütü olan bu örgütlemenin baş aktörlüğünü de hemşehri dernekleri çeker ve diğer adıyla hemşeri lobisini oluşturmaya çalışırlar.


Ve bu çalışma süreci içinde biriktirdikleri tek sermayeleri de hemşehri oluşumlarıdır ve bu birlikteliğin oluşturduğu enerji ile sosyal hayatta olduğu gibi siyasal ve ekonomik hayatta da sermaye yer almaktır.


Bunların başını da siyasiler çekerler…


Örnek mi?..


 En son yapılan seçimde yerelde seçilenlere bakmak yeter, artarken hemşeri olgusunu, damarını, sevgisini, enerjisinin kanalıyla seçilenlerin hemşerilerine verdiklerinden çok götürdükleri yani erittikleri sermayeleridir…


Kısacası ve özeti benim anlatmak istediğim birileri son bir iki yıl içinde sanki hemşeri mirasını erkenden yemeye, hatta bitirmeye başladılar gibi.


Peki, ‘kim onlar?’ mı..


Ben biliyorum ve tek tek anlatmaya, yazmaya da devam edeceğim, siz okurlarında bu miras yedilerin kimler olduğunu düşünüp, o bizim olan ama bir iki kişinin yiyip, tükettiği mirasyedileri bulmam için bana yardımcı olmalarını beklerken.


Ardahan Kalesinin İçinde Müze İstiyoruz;


arşiv haber 29/04/2017 tarhli haber/yorum


Geçmişimiz geleceğimiz içindir Felsefesi ile yola çıkarak başta değerli Ardahan kamuoyu olmak üzere Sayın Valimize, Sayın Belediye Başkanımıza, Ardahan Kültür ve Turizm müdürlüğüne bir çağrıda bulunmak istiyoruz.


Ardahan Kalesinin İçinde Ardahan’ımıza yakışır bir müze istiyoruz.


Aynı zaman da şimdiye kadar başta Kars olmak üzere Ardahan’dan çıkıp bugün Türkiye’nin değişik noktalarına dağılan ve müzelerde sergilenen, bütün yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi asıl sahibi olan Ardahan’a geri iadelerini istiyoruz.


Çok yakın bir zaman diliminde TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Türkiye genelinde müze sayısı 2015 yılında yüzde 4,3 artarak 409 oldu. Bunların 193 tanesi Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde, 216 tanesi ise özel müze kategorisinde yer almaktadır.  Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki müzelerin 63’ü arkeoloji ve tarih, 44’ü etnografya ve antropoloji, 86’sı ise genel müze olarak faaliyet göstermektedir. Ama gelin görün ki bütün bu saydıklarımız içinde Ardahan da tek bir müze dahi yok.


Değerli Ardahan kamuoyu sizlerin de bildiği üzere Müzeler tarihin eski dönemlerinde yaşamış olan toplumların bilim ve sanat açısından inceleyerek, hem günümüzü ve hem de geleceği aydınlatmak amacını taşıyan kurumlardır. Ardahan ‘ da yüzyıllar boyunca birçok medeniyet yaşamıştır. Bu medeniyetlerin kalıntıları, anıtları, belgeleri günümüzde müzelerde sergilenmektedir.


Müzeler, toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek amacıyla oluşturulmuş kurumlardır. Yüzyıllar boyunca toprak altında saklı kalmış tarihî eserlerin gün ışığına çıkarılarak sergilenmesi, toplumu oluşturan bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarına olanak sağlar.


Ayrıca müzeler, toplumu aydınlatmak amacıyla insan soyunun gelişimi, doğa olaylarının oluşumu ve teknolojinin geçirdiği değişim gibi konularda araştırmalar yapan bilimsel merkezlerdir.  Eski eserler, bize, geçmiş yıllarda insanların düşünüş, inanç, yaşayış ve yetenekleri hakkında bilgi verirler. Geçmişi öğrenerek bugünü anlamamıza yardımcı olurlar.


Müzeler artık geçmişle aramızda kültür köprüsü kurulan eğitim yerleri olmuştur. Günümüzden yüzlerce yıl önce yaşamış insanların kültürleri, yaşayış biçimleri hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır. Müzelerimizin görevlerinden biri kültürel varlıkları korumak ise diğeri eğitimdir.

Tarihi eserlerle yüzyıllar öncesine kadar gidip, yaşamları, dinleri, giyim şekillerini, şehirleşme özelliklerini görebiliyoruz.



Eski adı Ardahan Yibo Mezunları Derneği olan yeni adıyla Ardahan Eğitim ve Kültür Derneği nasıl ki bundan sadece beş yıl önce Ardahan’ın içinde bulunduğu Eğitim sorunu için yaklaşık 35 projeye imza atmışsa, Eğitim dışında Kültür anlamında da bundan sonra aşağıdaki gibi bazı adımlar atacaktır.


Bizler birer Ardahanlı olarak aslında çokta şey istemiyoruz sadece bugün Türkiye’nin hemen her noktasında olan bir müzeyi de Ardahan Kalesinin içinde istiyoruz.


Bugün burada bütün Ardahan kamuoyunun önünde bu çağrımızı yapıp makul bir süre bekleyeceğiz. Sonrasında 2013 yıllında yapmış olduğumuz bir komisyon kurup öncelikle Ardahan olmak üzere sonrasında Türkiye’nin değişik noktalarında imza kampanyaları düzenleyeceğiz. Toplamış olduğumuz bu imzaları öncelikle Ardahan Valiliğimize, Belediye Başkanımıza, Ardahan Kültür ve Turizm Müdürlüğümüzden sonra konuyu finalde T.B.M.M sine yani kültür bakanlığımıza kadar taşıyacağımızı buradan ifade etmek istiyoruz.


Saygılarımla,


Celil ÜNLÜ


Ardahan Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı


**HAYDİ KÖYÜMÜZE DÖNELİM..


Tası Tarağı Toplayıp Gitmek İsteyen Herkese 30 Bin TL Hibe


Devlet, kendini köy hayatına atmak isteyen herkesin cebine 30 bin lira para koyacak.


Hani hep “kaçsam, şehrin derdini denize döksem, kendim ekip kendim biçsem” deriz de sonra “nerede o imkân” diye omuzlarımız düşer ya… Müjde! O an geldi. Devlet buna niyetlenen herkesin cebine 30 bin lira para koyacak. Niyet tamam, şartlar uyuyor, ciddiyette de bir sıkıntı yoksa buyurun size yedi adımda köye yerleşme rehberi.


YERİ İYİ SEÇİN


İster köyünüze, ister gönlünüzde yatan yere… Hiç fark etmez, dikkatli olmalısınız: Seçtiğiniz yere HES, maden, hatta Kaz Dağları‘nda olduğu gibi petrol arama izni bile verilmiş olabilir. Sonra desteğini aldığınız devletle papaz oluverirsiniz, şimdiden söylemesi.


DOMATES Mİ KUZU MU?


Desteklenecek projeler şunlar: Bitkisel üretim, hayvansal üretim, yöresel tarımsal üretim, tıbbî ve aromatik bitki üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik projeler. Yazacağınız projenin kabul görmesinde ”uygun havzaya uygun ürün” kilit rol oynayacak. Çok yağış alan bir bölgede az su isteyen bir ürünün, az su olan bir yerde çok su isteyen bir ürün tarımının pek manası yok mesela.


DEVİR, ETİKET DEVRİ


İşin sorumlusu Tarım Bakanlığı. Projenizi yazmadan önce, şartları iyi öğrenin. Uygulama tebliği henüz yayımlanmadı ama yakından takip edip mutlaka hatmedin. Devir, etiket devri. Söz konusu proje oldu mu yazacağınız her cümlenin önemi var. Bunun için il tarım müdürlüklerinden destek alın. Hangi bölgede ne üretiminin teşvik edildiğini bilmek projenizi dört başı mamur hazırlamanızı sağlayacak.


NE KADAR EKMEK


Diyelim ki buraya kadar kazasız belasız geldiniz. Teklifiniz kabul gördü. Ama bir anda cebinize 30 bin liranın gireceğini düşünmeyin. Size bir miktar avans verilebilir, bu mümkün. Proje bir program doğrultusunda desteklenecek. Proje ilerledikçe para gelecek.


TAPU DİYE TUTTURMAYIN


30 bin lira aslında çok kritik bir miktar. Diyelim ki BurdurIsparta civarında lavanta ekmeye karar verdiniz. Gidip hemen oralarda tarla falan satın almaya kalkmayın. Parayı toprağa gömüp sonra o toprağa ekecek tohum paranızın kalmaması yazık olur. Kiralamak da bir çözüm. Unutmayın, temel amaç hayatınızı değiştirmek değil, belirlenen alanlarda üretim artışını teşvik etmek.


TASI TARAĞI TOPLARKEN


30’lu yaşlardaysanız büyük ihtimalle çocuğunuz da var… Okulu hesaba katın. Geçiminiz için gerekli aylık miktar (daha önce deneyenlerin ortak görüşü, mutfak masrafı + kira, faturalar dahil 1000 lira). Bir de geride kalacak yakınlarınızı ikna etmeniz gerekecek.


PROJENİN 5N 1 K’SI


NE: Projenin adı vatana-millete umut verici kelimelerden oluşuyor: Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projeleri’nin Desteklenmesi. Kim yazmışsa bravo, şiir gibi!


NEDEN: Kâğıt üstünde amaç, genç çiftçi girişimciliğini desteklemek. Siz bunu çökmek üzere olan tarımı ayağa kaldırmaya çalışmak olarak okuyun. Çünkü son 25 yılda, yeşil mercimek ekim alanı yüzde 94, tütün yüzde 69, nohut yüzde 60, kuru fasulye yüzde 48, patates yüzde 25 daraldı. Canlı hayvan, kurbanlık, karkas et ve saman ithalatçısı durumundayız. 78 milyonu beslemek için kala kala yaklaşık 6.2 milyon köylü kaldı.


NEREDE: Bu işi yapmak isteyeceğiniz yerin nüfusu 20 bini geçmemeli. Türkiye‘de buna uygun yaklaşık 300 ilçe var. Köy sayımızsa 16 bin. Desteklemeler tarım havzalarına göre yapılıyor. www.tarim.gov.tr/Konular/Tarim-Havzalari adresinden hangi havzada, hangi üretimin teşvik edildiğini öğrenebilirsiniz.


NE ZAMAN: Bu destek 1 Ocak 2016 – 31 Aralık 2018 arasında yapılacak. Yani iki yılda yaptınız yaptınız. Yapamadınız, “Nerede o imkân” diye hayal kurmaya devam.


NASIL: Devlet bu iş için 30 bin liraya kadar hibe verecek.


KİM: Metinlerde geçen ‘genç çiftçi’den kasıt 18-40 yaş arasında olanlar.


RAKAMLARLA


Bir tek civcivin piyasa fiyatı 1 TL.


500 tavukluk prefabrike kümes 5 bin 200 TL.


50 kiloluk tavuk yeminin fiyatı 1.30 TL.


Antalya kırsalında lavanta tarımı yapılabilecek arazilerin dönüm başına aylık kirası 100 TL.


Kaz Dağları‘nın bulunduğu Çanakkale kırsalında zeytinlik arazilerin dönüm başına yıllık kirası 250 TL.


Artvin‘de yabanmersini yetiştirmek için bir dönüm araziye ödeyeceğiniz yıllık kira 1000 TL… Yabanmersini gerek taze tüketim gerekse işlenmiş meyve sanayiii açısından sahip olduğu güçlü pazar dolayısıyla üreticiler açısından yüksek gelir sağlıyor.


Proje ilk 30 binlik hibeyle de sınırlı değil. Kabul edilecek projelerin 50 bin liraya kadar faizsiz krediyle de desteklenmesi söz konusu. Ama “Alayım şu parayı, kılıfına uydurup cukkaya indireyim” gibi bir düşünce de sakın ola aklınızdan geçmesin. Zira işin ucunda parayı geri ödemekle birlikte, 5 yıl hapis cezası var.


 


 



Bu yaşa gelene kadar hep dinlemiş, duymuş ve hikayeler edilerek bugüne kadar gelmiş ‘Gömü’ masalları bir yenisi daha yaşanacakken teknoloji miretti cep telefonları yüzünden bir hikaye daha başlamadan sona erdi.. 


Halbuki geçtiğimiz referandum öncesi ağbunların içinde, al acele hak sahiplerine teslim edildiği ileri sürülen Yeni Mahalle de ki TOKİ’lerin kazısı sırasında da bir küp değil, bir helikopter hazine bulunduğu ve kaşla ile göz arasında ortadan kayıp edildiği hikayesinin bir yenisini daha yaşayacaktık..

Ancak bir günde hemde tarihçi, insan kemiği incelemesi yapan bilim adamları olmadan Rus Subayına ait olduğu hemen açıklanan lahit hikaye olamadı…

Neyse burayı geçip, ölünün reklamı da güzel diyerek asıl konumuza, Müze yapılın diye yıllarca mücadele ettiğimiz binanın nasıl olup ta valinin, belediye başkanının dinlenme konağı olduğuna gelmek isterim..

Çünkü Müzesi olmayan kent Ardahan’ın altında tarih fışkırırken, başta bakan olsun dediğimiz Atalay ve diğerleri niye bir müze yaptırmazlar?


**Esenyurt’ta ki Sahte Rantçı AKP’liler..


Ardahan’da olduğu gibi başta bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinin de içinde bulunduğu bir çok yerde referandumu kayıp eden AKP’nin bunun nedenini araştırdığı görüyor ve izliyoruz.

16 Nisan Referandumunun sonuçlarını değerlendiren ve kayıp edilen yerde ki nedenleri araştıran AKP ve Başkan Erdoğan’ın önünde ki sonuçlara bakarken bizim gördüğümüzü görüp, görmediklerini, de merak etmiyor değilim. Çünkü bizim önümüzde ki raporda bu kaybın başlıca neden ve sebebinin sahte ve rantçı AKP’lilerin AKP’ye oy kayıp ettirdikleri gerçeği var.

Yani başta çok kültürlü stk’lar olmak üzere sözüm ona kanaat önderi geçinen rantçıların AKP iktidarı sayesinde rantlarına rant kazanırken AKP’ye büyük kapılar verdiğini belirtmekte fayda var..

Çünkü bunların çoğunun mutfaktan gelen AKP’li olmadıkları gibi eskiden sözde solcu, Ecevitçi, Demirelci ülkücü ve en önemli rantçı olduklarını biliyoruz..


**Bölgede Hıristiyan ve Müslümanlara ait mezarlar var

ARDAHAN’da bir inşaatın temel kazısı sırasında ortaya çıkan ve Rus generale ait olduğu iddia edilen tabutun bulunmasını değerlendiren Belediye Başkanı Faruk Köksoy, bölgede sadece Hıristiyanlara ait değil, Müslümanlara ait mezarlara da rastlandığını söyledi. 

Ardahan’da vebadan öldüğü ve Tümgeneral Vasiliy German’a ait olabileceği tahmin edilen 139 yıllık tabutun bulunmasının ardından Karagöl Mahallesi’ndeki kazı alanına meraklılar akın ediyor. Polislerin güvenlik çemberine aldığı ve 24 saat nöbet tuttuğu kazı alanına kimse yaklaştırılmazken, kazı bölgesinde iskeletler, çizmeler ve askeri kıyafetler dikkat çekiyor. Bölgede incelemelerde bulunan Belediye Başkanı Ak PartiliFaruk Köksoy, belediye kayıtlarında bu bölgede mezarlık olduğu yönünde bir kayda rastlanılmadığını belirtti.Ardahan‘ın  93 harbi (1877-1878) ile birlikte Ruslar tarafından işgal edildiğini ve yaklaşık 40 yıl Rus işgalinde kaldığını hatırlatan Başkan Köksoy, şunları söyledi: 

“1917 yılındaki Bolşevik ihtilali ile Ruslar Ardahan‘ı terk etmiştir. Meşhur 93 harbi  sonrasında bu topraklar üzerinde karşılıklı çatışmalar olmuştur. Harp esnasında Osmanlı askerlerinden şehitler olurken, Rus ordusu da kayıplar vermiştir. O dönem veba salgınından bahsediliyor. Burada çıkan general de kendi dini adetlerince kıyafetleri ve rütbesi ile gömülmüş ve tabutun üzerinde de Hıristiyan inancına göre haç işareti var. Kanaatimce general rütbesinde olan bu askerin cenazesinin buralara gömülme ihtimalinin zayıf olduğunu düşünüyorum. Burada gömülü olması daha çok veba hastalığı ihtimalini kuvvetlendiriyor. Bunu en iyi Rus tarihçileri, Türk tarihçileri ve askeri tarihçilerin ifade edebileceğine inanıyorum. Ayrıca bu bölge o dönemde bir yerleşim yeri değil. Resmi kayıtlarımızda burada bir mezarlığın olduğuna dair  bir bilgi yoktur.

Burada dağınık vaziyette yer yer toplu kemikler çıktığı biliniyor. Müslümanlar kıbleye doğru olarak yatırılmış vaziyetteki cenazelerine de rastladık. Yine Hıristiyan ve Rus askerlerine ait askeri üniformaların, ayakkabıların, botların çıktığını gördük. Burada karışık bir gömülme işareti de çok kuvvetli. Buradan şunu anlıyoruz, hem veba hastalığından dolayı, hem de çatışmalardan dolayı ikisinin bir arada topluca gömülmüş oldukları ihtimalini  güçlendiriyor.”

**NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Ardahan’ın Karagöl Mahallesinde geçen 25 Nisan günü iş makinasıyla başlatılan temel kazısı sırasında üzerinde haç işareti olan 2 metre uzunluğunda, 90 santim yüksekliğinde bir tabut bulundu. Özel bölmedeki tabut çıkarıldıktan sonra Müze Müdürlüğünden uzmanlar tarafından yapılan incelemede Rus generale ait olduğu tahmin edilen tabut, Kars‘a götürülerek koruma altına alındı, Ardahan‘daki inşaat durduruldu. Sakalları, paltosu, çizmeleri aynen duran ve askeri kıyafetin apoletinde 3 yıldız ve 20  rakamı bulunan cesetle ilgili olarak Kars Müze Müdürü Necmettin Alp, Rus- Osmanlı Savaşında Kars‘ı işgal eden, Ardahan‘da vebadan ölen Tümgeneral Vasiliy German’a ait olabileceğini bildirdi.


Müzesi olmayan kentte tarih fışkırıyor!







  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 



**Müdürsüz Bayram..


Vekilin vekili ile idare edilmeye alıştırılan Ardahan’da 23 Nisan etkinliklerine katılan öğrenciler ile ilgili haberi hazırlarken önüme bir rapor düşüyordu.

O Raporda Ardahan’da ki gibi ülkede ki diğer öğrencilerin aileleri gibi mutsuz olduğunu belirtiyordu.

Yani OECD’nin uluslararası öğrenci değerlendirme programı, PISA, “Öğrenci ferahı” araştırmasının sonuçlarını yayınladı. 72 ülkeden 540 bin öğrencinin katıldığı çalışmaya göre, en mutsuz öğrenciler Türkiye’de.

OECD ülkeleri içinde öğrencileri en mutsuz ülke Türkiye olduğu belirtiliyordu.

Halbuki bir bayram hediye edilen öğrencileri olan ülke de çocukların çok mutlu olduğunu, hatta yılda bir Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanı oluveriyordurlar.

Ama kendilerine yakın sanal gazeteciler ile Ardahan’ı kalkındırdıklarını belirtip, her gün üfleyen siyasileri de takip ederken hala İl Milli Eğitim Müdür olmadığını hatırladım..