MÜZEYYEN ÇİFTÇİ KAYINVALİDE OLDU..

İŞADAMI MAHİR AKTAŞ YAŞAM TV'YE KONUK OLACAK..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr


Yaşanan Covit-19 vakası dolayısıyla bir hayli mesafeli bir ortamda gerçekleşen düğün hem Ardahan’da hem de İstanbul’da gerçekleşen iki törenle yapıldı.

Gençlerin Nikahları Başbakan Yardımcılarından Fikri Işık ile Ardahanlı, Cumhurbaşkanının Ekonomiden Sorumlu Başdanışmanlarından olan Korkmaz Karacanın şahitlikleri eşliğinde gerçekleşti.




10 Eylül’de gerçekleşen ilk düğün töreni ardından 13 Eylül’de İstanbul’da yapılan Nikah töreni ile son bulurken düğüne Ardahanlı siyasilerden Ardahan Dernekler Federasyonu Yöneticilerinden Aytekin Akpınar ve birçok tanıdık ismin yanı sıra Çiftçi ve Kelezoğlu ailelerinin fertleri katıldılar.



 


 


Bizimkiler ve İsrail lobiciliği..


Sırbistan ve Hırvatistan Başkan ve Cumhurbaşkanlarını adeta birer çocuk gibi karşısında sandalyeye oturtup imzalattığı anlaşmayı okurken neyi imzaladıklarını bilmeyen bir duruma düşmeleri bu ülkelerin değil İsrail lobisinin başarısını ortaya koymaktadır.


Zira bu dünyayı Amerika’nın değil, İsrail lobisinin yönlendirdiğini Sırbistan ve Hırvatistan başkanlarını zorda bırakan imzanın bulunduğu sözleşmeyi hazırlayan bu her iki ülkenin büyük elçiliklerine de gol atan, daha da ileri giderek sözleşmenin içinde bulunan büyükelçiliklerin Kudüs’e taşınması kelimesini yazdırma başarısını göstermiştir İsrail lobisi.


Lobiciliğin nasıl yapıldığını bir kez daha, hem de başka ülkenin sarayında o lobiciliği okutan İsrail’dir. Amerika’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Almanya kısacası Hristiyan dünyasını kendi lehine kullanmayı çok iyi başaran Yahudi Lobisi”Kahrolsun İsrail”demekle de kahrolmayıp neyi imzaladığını sonradan anlayıp saçını düzeltme bahanesiyle elini götürdüğü başını çevirdiği lobisine kahrediyordu.


Dünyayı kendisine güldüren Sırbistan lobisinin Yani Sırbistan dış işleri bakanlığı, büyük elçiliği kendisi kadar küçük ama dünyayı yöneten büyük bir lobiye sahip olan Amerika’daki Yahudi lobisi, lobicilik yapıyoruz diye tırşuculuktan, kazcılıktan, sazcılıktan öteye gitmeyen sözüm ona dernekçiliğine, federesyonculuğuna hatta ittifaklarla “iktidarı yıkacağız” diyerek parti kuranlara örnek olmalı.


Dünyaya yön veren Yahudi lobisi yanında adını ne koyarsanız koyun bu dünyada ekonomik, sosyal, siyasal tüm yapılaşmaların hatta dünyanın 187 ülkesinin birçoğunda bulunan ve ülke başkanı ya da ülke ile ilgili bir konu gündeme gelmedikçe çoğunun adını bile bilmediğimiz yüksek duvarlı villalarda günlerini gün etmekten öteye gitmeyen büyük elçilikler, stk’lar, hatta futbol takımları aslında birer lobidirler.


Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi futbol takımları, Müsiad, Tüsiad’larda bir köy derneği gibi, ya da cami dernekleri gibi statülere uygun birer dernek, birer federasyon yani STK gibiler ama İsrail lobisi gibi bunlarda büyük oynarlar, bizimkiler 10 kişiyi bir araya getiremezken…


Zaman zaman nasıl yapılması gerektiğini anlattığım ve şu an başında bulunduğum iki stk aracılığı kanalıyla kendimce ortaya koymaya çalıştığım bu Lobiciliğin gerçek anlamda hayal edildiği gibi yapılabilmesinin diğer bir yolu da bu yolda, yola çıkanların samimiyetine idealistliklerine bağlıdır. İsrail lobisi hepimize örnek olsun diyerek…




HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.phpBaşkanın Kızının Nikahını Başkan Kıydı..


Arşiv haber 08/0/2019 tarihli Haber/Yorum


Ardahanlı Gazeteci, Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Fakir Yılmaz’ın 3. çocuğu olan Yaprak Yılmaz’ın hayatını birleştirdiği Gümüşhaneli H. Mücahit Gazioğlu ile Ardahan ve Kocaeli Kartepe’de gerçekleşen düğün töreni ile dünya evine girdi.


Kocaeli Kartepe Belediye Başkanı, Avukat M. Mustafa Kocaman’ın çiftlerin nikah törenine katıldığı ve evlilik cüzdanlarını teslim ettiği düğüne Yılmaz ve Gazioğlu ailelerinin yanı sıra bir çok akraba, dost, arkadaşta hazır bulundu.


Ardahan’da gerçekleşen kına ve düğün ardından Kocaeli’nde de gerçekleşen düğünler boyunca yoğun bir mutluluk yaşayan Gazeteci Fakir Yılmaz bu mutlu günlerinde kendilerini yalanız bırakmayan, gelemeyip telefon, sanal ortam aracılığıyla ile arayıp, kutlayan dostların tek tek teşekkür etti.



Sil Baştan…


 


Ken Grimwood’un ele aldığı ve ‘Hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız’ diye devam eden ‘Sil Baştan’ adlı kitabını okuma imkanı bulurken yine aynı kitapta geçmişte yapmış olduğumuz hataları bilerek hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız? sorusuyla karşılaştığımızı fark edip, o hataları gözden geçirip, değerlendirme imkanı da buluverirsiniz.


Evet, yaşam denen hayatımız boyunca bilerek yada bilmeyerek yaptığımız hatalarında içinde olduğu hayatı yeniden, sil baştan yaşama imkanı bulursak ne yaparız, nasıl yine hata etmemek için çabalarız diye soran yazarın kendi özel ve ticari hayatında yaşadıkları karşında ki dirence hepimizin ihtiyacı var olduğunu da anlarız..


Ve o fırsatı yeniden yakalamanın da elimizde olduğunu anladığımız, ‘Sil Baştan’ adlı kitap aslında bizlerin de hatalarımızı da değerlendirip, geriye kalan hayatımızı sil baştan yeniden ve mutlu, başarılı bir şekilde yaşa biliriz de diyor..


Yeter ki buna şans veren bir enerji ile yaşanması gerekenlerdi diyerek yaşananlara küsmeden, şevkimizi kırmadan, moralimiz yıkmadan ve en önemlisi dünyada kopup, içimiz kapanmadan kalan yolumuza emin adımlarla devam etmektir.


‘Ah keşke olmasaydı’ demektense ‘Bundan ders almalıyım’ diyerek hayatımıza girenlerden aldığımız dersin otokontrolü ile yol almaya yani diğer bir adıyla direnmeye devam etmemiz gerektiğini ima eden ‘Sil Baştan’ adlı kitap aslında sadece Ken Grinwoodu’nu hayatını değil, hepimizin hayatını anlatıyor.


Ve asıl ihtiyacımız olanın konuşmak ve yine konuşmak bunu yaparken de şekerimizi arttırmadan yani yüksek sesle değil daha tatlı dille konuşmaya, hataları masaya yatırmakla yapabiliriz..


Yeter ki bir araya gelmeye, konuşmaya şans verip, bilerek, bilemeyerek yapılan hatalardan da der alarak yeni bir yol haritasında gideceğimiz hedefe birlikte yürümektir.


Tam tersi o yaşamın diğer bir adı olan yol haritamıza pusula olacaklar olmadan ne beni ne siz o hedeflenen ne hayata nede yaşama ulaşamaz, mutsuz şekilde moral bozukluğu ile kendimizi gibi etrafımızı da kırar, dökeriz.. 


Sanırım biraz da öyle yapıyoruz..