OĞLUNU VALİ OLARAK GÖRÜP, HAYATA GÖZ YUMDU!..


Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..


‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..


İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Ardahan Valisinin Acı Günü..


Alınan bilgilere göre uzun süredir rahatsız olmasına rağmen vali olan oğlunu makamında görmek için Ardahan’a geldiği öğrenilen Ardahan Valisinin annesi Seher Öner vali oğlunu gördükten kısa bir süre rahatsızlanarak Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. 


Yaşının da bir hayli ilerlediği öğrenilen Anne Seher Öner oğlunun valilik yaptığı Ardahan’da hayata göz yumdu. 


Ardahan’dan Gümüşhane’ye götürülen valinin annesinin yarın saat: 15.00’da memleketi Gümüşhane’de toprağa verileceği öğrenildi.



**KARA HABERİ ALDIĞNDA DENETİMDEYDİ!


Kendisni görmeye gelen ve Ardahan’da hayata göz yuman annesini görevi başındayken kaybettiğini öğrenen Ardahan Valisi Hüseyin Öner, denetim ekipleriyle birlikte Ardahan kapalı halk pazarı, insanların toplu olarak bulundukları alanlar, restoran, çay ocakları ve kuaförlerde Koronavirüs denetimi yaparak, esnaf ve vatandaşlara, maske, mesafe ve hijyen konularında bilgilendirme ve uyarılarda bulundu.


İçişleri Bakanlığının, ‘Sağlık İçin Hepimiz İçin’ sloganıyla 81 ilde başlattığı Kovid-19 salgınıyla mücadele genelgesi doğrultusunda beraberinde Vali Yardımcısı Cem Gümrükçü, Belediye Başkan Vekili Erdal Kara, kolluk görevlileri, mahalle muhtarları, sağlık ve gıda personeli yanı sıra, esnaf odaları temsilcileriyle beraber, Kapalı halk pazarı ve Kongre Caddesinde Koronavirüs salgınına karşı esnaf ve vatandaşların aldığı tedbirleri denetleyen Vali Öner, maske, mesafe ve hijyen konularında uyarılarda bulundu, bilgilendirmeler yaptı. Maskesiz dolaşan vatandaşları ve kuralları eksik uygulayan esnafı uyaran Vali Öner, toplum sağlığı için muhakkak kurallara uyulması gerektiğini ifade etti. Denetim sırasında polis ve jandarma ekipleri maskesi olmayan vatandaşlarımıza maske dağıttı.



Vali Öner gazetecilere yaptığı açıklamada, Koronavirüs ile mücadele kapsamında, virüsün yayılım hızını ve etkilerini azaltmaya yönelik denetimlerde bulunduklarını belirterek şöyle dedi:


“İçişleri bakanlığımızın genelgesi gereği ‘Sağlık İçin Hepimiz İçin’ sloganıyla denetim ekiplerimizle beraber vatandaşlarımızın ekseriyetle kalabalık olarak bulunduğu halk pazarı, park, bahçe, pastaneler, çay ocakları ve benzeri ortamları ve iş yerlerini denetledik. Genel olarak iş yeri sahiplerimizin ‘Maske, mesafe ve hijyen’ kurallarına uyduklarını gözlemledik. Denetimlerimiz çerçevesinde vatandaşlarımızla birlikte iş yeri sahiplerimize hatırlatmalarda bulunduk. Uyulması gereken kurallara ne kadar çok özen gösterirsek hayatımız da kısa sürede normale döner. Bilhassa İş yerleri sahiplerimize; müşterilerini kurallara uymaları yönünde uyarmalarını söyledik. Aksi halde özen göstermezsek hayatımızın normale dönmesi uzar. İş yerleri açılamaz, çocuklarımızın okula gitmesi de uzayabilir. Ama ne kadar özen gösterir isek hayatımız o kadar kolaylaşır. Burada amacımız hem farkındalık oluşturmak, hem vatandaşlarımızı bilgilendirmek, hem de virüsün etkilerini en aza indirmektir. Bakanlığımızın genelgesi gereği, Belediye başkanlarımız, Emniyet Müdürlerimiz, Jandarma Komutanlarımız, diğer kolluk çalışanları ve zabıtası, kurum müdürlerimiz, STK temsilcilerimiz, meslek odaları temsilcileri, muhtarlarımız ve hali hazırda denetleme çalışması yapan ekiplerimizle birlikte denetlerimiz devam edecek. Vatandaşlarımızın kurallara uymaları için bilgilendirmelerimiz sürecek. Maske, mesafe ve hijyen kuralları muhakkak çok önemli. Bu konularda vatandaşlarımızın daha hassas olmalarını istiyoruz. Vatandaşlarımızı daha fazla duyarlı olmaya ve kurallara uymaya davet ediyoruz.” dedi.



Bizimkiler ve İsrail lobiciliği..


Sırbistan ve Hırvatistan Başkan ve Cumhurbaşkanlarını adeta birer çocuk gibi karşısında sandalyeye oturtup imzalattığı anlaşmayı okurken neyi imzaladıklarını bilmeyen bir duruma düşmeleri bu ülkelerin değil İsrail lobisinin başarısını ortaya koymaktadır.


Zira bu dünyayı Amerika’nın değil, İsrail lobisinin yönlendirdiğini Sırbistan ve Hırvatistan başkanlarını zorda bırakan imzanın bulunduğu sözleşmeyi hazırlayan bu her iki ülkenin büyük elçiliklerine de gol atan, daha da ileri giderek sözleşmenin içinde bulunan büyükelçiliklerin Kudüs’e taşınması kelimesini yazdırma başarısını göstermiştir İsrail lobisi.


Lobiciliğin nasıl yapıldığını bir kez daha, hem de başka ülkenin sarayında o lobiciliği okutan İsrail’dir. Amerika’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Almanya kısacası Hristiyan dünyasını kendi lehine kullanmayı çok iyi başaran Yahudi Lobisi”Kahrolsun İsrail”demekle de kahrolmayıp neyi imzaladığını sonradan anlayıp saçını düzeltme bahanesiyle elini götürdüğü başını çevirdiği lobisine kahrediyordu.


Dünyayı kendisine güldüren Sırbistan lobisinin Yani Sırbistan dış işleri bakanlığı, büyük elçiliği kendisi kadar küçük ama dünyayı yöneten büyük bir lobiye sahip olan Amerika’daki Yahudi lobisi, lobicilik yapıyoruz diye tırşuculuktan, kazcılıktan, sazcılıktan öteye gitmeyen sözüm ona dernekçiliğine, federesyonculuğuna hatta ittifaklarla “iktidarı yıkacağız” diyerek parti kuranlara örnek olmalı.


Dünyaya yön veren Yahudi lobisi yanında adını ne koyarsanız koyun bu dünyada ekonomik, sosyal, siyasal tüm yapılaşmaların hatta dünyanın 187 ülkesinin birçoğunda bulunan ve ülke başkanı ya da ülke ile ilgili bir konu gündeme gelmedikçe çoğunun adını bile bilmediğimiz yüksek duvarlı villalarda günlerini gün etmekten öteye gitmeyen büyük elçilikler, stk’lar, hatta futbol takımları aslında birer lobidirler.


Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi futbol takımları, Müsiad, Tüsiad’larda bir köy derneği gibi, ya da cami dernekleri gibi statülere uygun birer dernek, birer federasyon yani STK gibiler ama İsrail lobisi gibi bunlarda büyük oynarlar, bizimkiler 10 kişiyi bir araya getiremezken…


Zaman zaman nasıl yapılması gerektiğini anlattığım ve şu an başında bulunduğum iki stk aracılığı kanalıyla kendimce ortaya koymaya çalıştığım bu Lobiciliğin gerçek anlamda hayal edildiği gibi yapılabilmesinin diğer bir yolu da bu yolda, yola çıkanların samimiyetine idealistliklerine bağlıdır. İsrail lobisi hepimize örnek olsun diyerek…




AB Parasıyla İslam da Anne-Baba Hakkı!


arşiv haber 04/03/2016 tarihli haber


Posof Kaymakamlığı Avrupa Birliği Proje Ofisi tarafından “Değerlerimizi Tanıyalım ve Tarihe Yolculuk Projesi” kapsamında ikinci programda “ İslam da Anne-Baba Hakkı ve Aile Yapısı” konulu konferans verildi.


Posof Belediye Düğün salonunda düzenlenen konferansa Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Posof Meslek Yüksekokulu kurucu müdürü Cemalettin Ayvazoğlu, İlçe protokolü, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı. 

Halkımızın yoğun ilgi gösterdiği programda Yurtbekler köyü İmam-Hatibi Talat Aydın’ın Kur’an-ı kerim tilavetinden sonra İl Müftümüz Aytekin Yılmaz konuşmasında: “Ailede çocukların anne ve babaları üzerinde hakları olduğu gibi anne babaların da çocukları üzerinde hakları vardır. Ancak anne ve babaların çocuklar üzerindeki hakları daha önemli ve önceliklidir. Anne ve baba haklarına riayet, İslâm dininde hem itikâdî hem de ahlâkî sorumluluklar arasında yer almaktadır. Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde Allah’a kulluk ve itaatten hemen sonra anne ve babaya iyi davranmanın gerekliliği vurgulanmıştır. Bir insanın Allah’a şirk koşması, anne ve babasına kötü davranması ve fakirlik endişesiyle çocuklarını öldürmesi, Allah’a karşı yapılabilecek en büyük itaatsizlik ve isyan sayılan fiillerdendir. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmektedir: De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: Ona hiç bir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin.” Allah’a ortak koşmanın herhangi bir mazereti olmadığı gibi, anne ve babaya kötü davranmanın da haklı bir mazereti yoktur. Anne ve baba, çocukların hem varlık sebebidir hem de onları sevgiyle yetiştiren büyüten ve terbiye eden insanlardır. Gönüllerindeki sonsuz sevgi ve evlat sahibi olmanın mutluluğuyla, onların katlandıkları fedakarlıklar her türlü takdirin üstündedir. Çocuğun bakımında, temizliğinde, eğitiminde ve her türlü ihtiyacının karşılanmasında anne ve babaların gösterdiği ilgi ve titizliğin derecesini kelimelere dökmek âdeta imkânsızdır. Bu sebeple, insanı yaratan ve ruh hâlini en iyi bilen Yüce Rabbimiz bu konuyu insanın fıtratına uygun olarak ilahî kelamında şu şekilde bildirmektedir. İslam Dininin temel amaçlarından biri de, sağlam bir toplum yapısı meydana getirmektir. Toplum yapısını oluşturan en temel unsur ise ailedir. Şüphesiz aile toplumların temel taşıdır. Toplumun huzuru, ailede başlar. Bu nedenledir ki, milletlerin huzuru her şeyden önce aile yapısının sağlam olmasına bağlıdır. Aile fertleri arasındaki ilişkiler, karşılıklı sevgi, saygı, sadakat ve şefkat gibi güzel İslami değerler esas alınarak korunmalıdır, çok basit nedenlerle aile yuvaları yıkılmamalıdır.”dedi. 

Yapılan konuşmaların ardından konferans sona erdi.