Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..
‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..
İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr


.jpg)
Sırbistan ve Hırvatistan Başkan ve Cumhurbaşkanlarını adeta birer çocuk gibi karşısında sandalyeye oturtup imzalattığı anlaşmayı okurken neyi imzaladıklarını bilmeyen bir duruma düşmeleri bu ülkelerin değil İsrail lobisinin başarısını ortaya koymaktadır.
Zira bu dünyayı Amerika’nın değil, İsrail lobisinin yönlendirdiğini Sırbistan ve Hırvatistan başkanlarını zorda bırakan imzanın bulunduğu sözleşmeyi hazırlayan bu her iki ülkenin büyük elçiliklerine de gol atan, daha da ileri giderek sözleşmenin içinde bulunan büyükelçiliklerin Kudüs’e taşınması kelimesini yazdırma başarısını göstermiştir İsrail lobisi.
Lobiciliğin nasıl yapıldığını bir kez daha, hem de başka ülkenin sarayında o lobiciliği okutan İsrail’dir. Amerika’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Almanya kısacası Hristiyan dünyasını kendi lehine kullanmayı çok iyi başaran Yahudi Lobisi”Kahrolsun İsrail”demekle de kahrolmayıp neyi imzaladığını sonradan anlayıp saçını düzeltme bahanesiyle elini götürdüğü başını çevirdiği lobisine kahrediyordu.
Dünyayı kendisine güldüren Sırbistan lobisinin Yani Sırbistan dış işleri bakanlığı, büyük elçiliği kendisi kadar küçük ama dünyayı yöneten büyük bir lobiye sahip olan Amerika’daki Yahudi lobisi, lobicilik yapıyoruz diye tırşuculuktan, kazcılıktan, sazcılıktan öteye gitmeyen sözüm ona dernekçiliğine, federesyonculuğuna hatta ittifaklarla “iktidarı yıkacağız” diyerek parti kuranlara örnek olmalı.
Dünyaya yön veren Yahudi lobisi yanında adını ne koyarsanız koyun bu dünyada ekonomik, sosyal, siyasal tüm yapılaşmaların hatta dünyanın 187 ülkesinin birçoğunda bulunan ve ülke başkanı ya da ülke ile ilgili bir konu gündeme gelmedikçe çoğunun adını bile bilmediğimiz yüksek duvarlı villalarda günlerini gün etmekten öteye gitmeyen büyük elçilikler, stk’lar, hatta futbol takımları aslında birer lobidirler.
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi futbol takımları, Müsiad, Tüsiad’larda bir köy derneği gibi, ya da cami dernekleri gibi statülere uygun birer dernek, birer federasyon yani STK gibiler ama İsrail lobisi gibi bunlarda büyük oynarlar, bizimkiler 10 kişiyi bir araya getiremezken…
Zaman zaman nasıl yapılması gerektiğini anlattığım ve şu an başında bulunduğum iki stk aracılığı kanalıyla kendimce ortaya koymaya çalıştığım bu Lobiciliğin gerçek anlamda hayal edildiği gibi yapılabilmesinin diğer bir yolu da bu yolda, yola çıkanların samimiyetine idealistliklerine bağlıdır. İsrail lobisi hepimize örnek olsun diyerek…
.jpg)
AB Parasıyla İslam da Anne-Baba Hakkı!
Posof Belediye Düğün salonunda düzenlenen konferansa Kaymakam Ufuk Özen Alibeyoğlu, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Posof Meslek Yüksekokulu kurucu müdürü Cemalettin Ayvazoğlu, İlçe protokolü, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.
Halkımızın yoğun ilgi gösterdiği programda Yurtbekler köyü İmam-Hatibi Talat Aydın’ın Kur’an-ı kerim tilavetinden sonra İl Müftümüz Aytekin Yılmaz konuşmasında: “Ailede çocukların anne ve babaları üzerinde hakları olduğu gibi anne babaların da çocukları üzerinde hakları vardır. Ancak anne ve babaların çocuklar üzerindeki hakları daha önemli ve önceliklidir. Anne ve baba haklarına riayet, İslâm dininde hem itikâdî hem de ahlâkî sorumluluklar arasında yer almaktadır. Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde Allah’a kulluk ve itaatten hemen sonra anne ve babaya iyi davranmanın gerekliliği vurgulanmıştır. Bir insanın Allah’a şirk koşması, anne ve babasına kötü davranması ve fakirlik endişesiyle çocuklarını öldürmesi, Allah’a karşı yapılabilecek en büyük itaatsizlik ve isyan sayılan fiillerdendir. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmektedir: De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: Ona hiç bir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin.” Allah’a ortak koşmanın herhangi bir mazereti olmadığı gibi, anne ve babaya kötü davranmanın da haklı bir mazereti yoktur. Anne ve baba, çocukların hem varlık sebebidir hem de onları sevgiyle yetiştiren büyüten ve terbiye eden insanlardır. Gönüllerindeki sonsuz sevgi ve evlat sahibi olmanın mutluluğuyla, onların katlandıkları fedakarlıklar her türlü takdirin üstündedir. Çocuğun bakımında, temizliğinde, eğitiminde ve her türlü ihtiyacının karşılanmasında anne ve babaların gösterdiği ilgi ve titizliğin derecesini kelimelere dökmek âdeta imkânsızdır. Bu sebeple, insanı yaratan ve ruh hâlini en iyi bilen Yüce Rabbimiz bu konuyu insanın fıtratına uygun olarak ilahî kelamında şu şekilde bildirmektedir. İslam Dininin temel amaçlarından biri de, sağlam bir toplum yapısı meydana getirmektir. Toplum yapısını oluşturan en temel unsur ise ailedir. Şüphesiz aile toplumların temel taşıdır. Toplumun huzuru, ailede başlar. Bu nedenledir ki, milletlerin huzuru her şeyden önce aile yapısının sağlam olmasına bağlıdır. Aile fertleri arasındaki ilişkiler, karşılıklı sevgi, saygı, sadakat ve şefkat gibi güzel İslami değerler esas alınarak korunmalıdır, çok basit nedenlerle aile yuvaları yıkılmamalıdır.”dedi.
Yapılan konuşmaların ardından konferans sona erdi.