ONLAR ÇALDI, GÖL ÇATIRDADI!



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Baba Şenlik diyarı Ardahan’ın Terekeme ve Gürcistan’a sınır İlçesi Çıldır’da bu kültürü başarıyla devam ettiren iki ozan İsrafil Uzunkaya ve Mehmet Oktay Çıldır Gölü üzerinde yürüyüp, saz çalarak türküler söylediler.

Aşıklık geleneğini yaşatan Çıldırlı ozanlar bağlamalarıyla buzla kaplı Çıldır Gölü üzerinde kısa bir gezintiye çıktılar. Gezinti sonrası göl ortasına cam gibi olan buz üzerinde saz çalıp, türküler söyleyen Ozanlar Uzunkaya ve Oktay gibi yine Çıldırlı olan Aşık Yener Yılmazoğlu’da donan göl üzerinde saz çalıp, türküler söyledi.


**GAZETECİLERE HABER MERKEZİ


KIŞIN DONAN GÖL, NEHİR VE DERLER..


Her geçen gün soğuyan havalar eşliğinde -10’ları bulan dondurucu soğukların yüzeylerini dondurduğu birçok akar suyun yanı sıra Gürcistan’la ortak göl olan Çıldır Aktaş,  Aktaş (Karsak, Hozapın), Posof ilçesi sınırları içinde bulunan Arsıyan Dağı ile Cin Dağı arasında yer alan Ayı Gölü, Karagöl (Vakla), Balık Gölü, Kanlı Göl, Sagre Gölleri, Davar Gölü ve Aryel Gölleri gibi Kura Nehri, Hanak Suyu, Göle Kayınlık Deresi, Kür Çayı, Posof Deresi ve Göle Türkmen veSormiDereleri gibi Ardahan kent merkezinde geçen Alabalık deresinin donması en ço bölgede ki gazetecilere yaramakta.


Kış boyu bu alanlarda haber yapan bölge gazetecileri gibi yöre halkıda donan göl, nehir ve derelerde bol bol fotoğraflar çekip, paylaştıkları görülmekte.


**KAYMAKAMLIK BİSİKLETLERİ DE GÖL ÜZERİNDE..


Öte yandan Ardahan’da yüzeyinin büyük bölümü donan Çıldır Gölü’ne gelen ziyaretçiler, atlı kızağın yanında bisikletle gezinti de yapabiliyor.


Doğu Anadolu Bölgesi’nin, Van Gölü’nden sonra ikinci büyük gölü olan Ardahan-Kars sınırları içindeki Çıldır Gölü’nün büyük bölümü, soğuk hava nedeniyle dondu.

Çıldır Kaymakamlığının projesiyle kışın özellikle atlı kızak turlarıyla turistleri cezbeden bölgede, buz üzerinde farklı etkinliklerin de yapılması için geçen yıl hayata geçirilen bisikletle gezi etkinliği bu sene de yapılmaya başlandı.



STK’LARI İMHA KANUNU..


İktidarı ve Muhalefeti ile Demokrasi oyununun oynandığını her gün biraz daha anladığımız bir süreci yaşayan ülkede en son tartışılan konu  “Kitle İmha Silahları kanun teklifi” adı altında hiçbir işe yaramıyor denen ama çıkardığı her yasa ile mevcut iktidarın ve gelecek iktidarların ‘Tek adam’ rolüne yol açmaya devam eden mecliste onaylanan kanunla sıranın mevcut iktidarın ele geçiremediği, hükmedemediği sivil toplum kuruluşları olduğu iddia edilip, belirtilmekte.


Gazeteciliğin yanı sıra iki sivil toplum kuruluşu başkanlığını da yapan biri olarak torbalanıp, çıkarılan ve adı “Kitle İmha Silahları kanun teklifi” olmasına karşın asıl hedefinin stk’lar olduğunu anlarken buna neden ihtiyaç duyulduğuna baktığımızda ilk iş olarak Eczacılar Odasına yönelik başlatılan ve Barolara kadar gelen süreci hatırlıyorum.


Çünkü başlarında ‘Türk’ kelimesi olan birçok sivil toplum örgütünün mevcut iktidara karşı görüşte olduğunu bilen biri olarak bu stk’ların yapılan tüm ayak-oyunlu seçimlere karşın bir türlü ele geçirelemediğini bir benim değil, mevcut iktidarı oluşturanların en büyük şikayetleriydi.


Evet, sendikaların sararıp, yanan bir kâğıt gibi ortadan kaybolduğu, aydınların sus-pus ya da işine geldiğinde top sakallı, gözlüklü , kolunun altında cumhuriyet gazetesi taşıyan aydın,işine gelmediğin de ise  ortadan kaybolup yaşananları izleyen asıl faşistlerin bu iki yüzlülüğünü fırsat bilen iktidar dün başkalarına bugün de sıra sende diyerek yol almaya devam ediyor.


Beşli cuntanın hazırlatıp, silah altında tuttuğu topluma alelacele onaylattığı Anayasa ile bugüne kadar idare edilen ama çoğu sağcı ya da muhafazakâr iktidarlarca çıkarılan her yasa veya genelge ile daha da beter hale getirilip, cuntacıları aratan bir Anayasa haline dönüşen Anayasayı aratan yeni yasa ve hükümlere baktığımızdada iktidarlar kadar, çoğu zaman iktidarın getirdiği yasaları, uygulamaları onaylayan ya da sesiz kalan muhalefetin suçunun da hiç az olmadığını görmek mümkün.



Çünkü A haber denen kuruluşun başını çektiği havuz medyasını kurdurduğu ileri sürülen iktidara kızıp, kendi besleme medya ve kanallarından aynısını yapan muhalefetin hiç bir etkinliğinin kalmadığı o mecliste ne gezdiğini ve niye kırmızı koltuklara oturup, demokrasi denen ama sadece desinler diye oynatılan seneryoya neden artistlik yaptıklarınıda kimse sormaz ve sizin etkiniz yoksa ‘orada ne geziyorsunuz? diye sormaz..


Evet,  “Kitle İmha Silahları kanun teklifi”  adı altında meclise getirlen son torba yasa ile aslında derneklere kayyum atanmasının da önü açıldı denen yasa ve diğerleri yasa haline gelirken iktidara kızan muhalefetin ne yaptığını da sorgulamak gerekmez mi?


Bilmem ama benim bu son yasa ardından düşündüğüm tek şey ‘Filler sevişir, çimler ezilir’, ‘Filler dövüşür yine çimler ezilir’ sözünü hatırlarken ezilenin, ezildiği söylenen çimlerin kendi üzerinde sevişilmesine de, dövüşülmesinede razı bir çim olmayı tercih ettiği içindir bugüne kadar oynanan demokrasi oyunu adı altındaki gerçek oyunun sergilenmesine..


Örnek mi?


Cumartesi Annelerinin eylem yaptığı İstiklal Caddesindeki ÇYDD, Barolar, Odaların genel merkezlerindeki, şubelerindekileri veya diğerlerinin hiç gidip o bugün dağıtılan ve benzerlerinin Diyarbakır’da oluşturulan annelerin yanında yer aldılar mı yada muhalefet geçinip, mecliste kırmızı koltukta oturmaktan, oturum parası almaktan öte bir şey yapmayanları gördünüz mü?


Bilmem ama ben görmedim, haberlerime, yorumlarına haber olacak fotoğraf göremedim..


Ha unutmadan bugün çıkarılan yasaların yarın o yasaları çıkaranlara ne kadar yararlı olcağınıda dip not olarak buraya yazıp, yazımızı bitirelim mi?


Ben görmedim, sizi bilmem..




Arı zehri poliklinikiği açıldığı gün


ÇILDIR’DA ARILARI ZEHİRLEDİLER!


arşiv haber 07/09/2019 tarihli haberler/yorum


Ardahan’ın Çıldır ilçesinde arıcılık yapan Ayhan Yılmaz’a ait arılara kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce zehirli ilaç verildiği iddia edildi.


İlçe merkezinde yaklaşık 30 yıldır arıcılık yapan Ayhan Yılmaz, arıların duvarları ve çeşitli yerleri sardığını ve saldırganlaştığını fark etti. İki bölümdeki arılarının yanına giden Yılmaz 100 kovanlık bölümde herhangi bir sorunla karşılaşmazken 50 kovanlık bölümdeki arıların bir kısmının öldüğünü, bir kısmının ise can çekiştiğini ve farklı yerlere saldırdığını fark etti. Kovanların kapaklarını açan Yılmaz tecrübesine dayanarak, arıların ilaçla zehirlendiğini fark etti. Üslük atılmış kovanlarda ölümlerin daha hızlı meydana geldiğini beyan eden Yılmaz, 50 kovanın zarar gördüğünü dile getirdi.


Her kovanla tek tek ilgilenen Yılmaz, “Sabah uyandığımda bir gariplik fark ettim, evimin girişinde toplanmıştı birçoğu ve saldırgan bir hal almışlardı. Kovanlarımın yanına gittiğimde evimin hemen yanında olan kovan ve arılarda sorun görünmüyordu. 50 kovanlık bölüme gittiğimde arıların can çekiştiğini ve birçoğunun öldüğünü fark ettim. Hemen kovanların kapaklarını açarak hava almalarını sağladım. Lakin büyük ölçüde arı telef oldu. Sorunun ne olduğunu araştırmak için ölen arıları Tarım İl Müdürlüğüne göndereceğim. Tecrübelerim bana zehir verildiğini gösteriyor, bunu yapanlar insanlıktan nasibini almamış kimselerdir. Ne istediler hayvanlardan anlamıyorum, şu an can çekişmelerini gördükçe içim sızlıyor” dedi 



Arı zehri poliklinik merkezi kuruldu..


Ardahan’da arı üreticileri, hekimler ve arı ürünleri tüketicilerine yönelik olarak ‘Arı Ürünleri ile Tedavi (Apiterapi)’ konulu konferans düzenlendi.


Dünyanın birçok yerinde yapılan Apiterapi (Arı zehri tedavisi) uygulamasıyla ilgili olarak yapılan çalışmalar, Ardahan Valiliği Koordinasyonunda bir konferansla başladı.


Ardahan Valiliği ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı işbirliği ile TSO Konferans Salonunda; Vali Mustafa Masatlı, Belediye Başkanı Faruk Demir, İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, Ticaret Sanayi odası Başkanı Çetin Demirci,  Arıcılar Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürü Sinan Aydın, Ticaret İl Müdürü Tülay Atak, İlgili Kurum Amirleri ve Arı yetiştiricilerinin katıldığı programda, Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu Apiterapi hakkında konferans verdi.


DEMİRCİ, ARDAHAN’DA ARICILIĞI SADECE BAL OLARAK DEĞİL, TÜM YÖNLERİYLE ELE ALMALIYIZ


Konferans açılış konuşmasını yapan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci, ‘’Ardahan’ın sahip olduğu birçok önemli ekolojik, doğal ve organik ürünü bulunmaktadır. Uzun süredir balımızla ilgili çalışmalarımızı sürdürerek balımız için coğrafi işaret belgemizi aldık. Ancak bunun çok daha ötesine giderek bu kıymetli ürünümüzden katma değerli yeni ürünler oluşturmamız gerekmektedir. Apiterapi bal arısı ürünlerinin sağlık amaçlı kullanımı şeklinde tanımlanabilir ve ürünlerinin sadece insan değil, hayvan ve bitki sağlığında da hem koruma hem de tedavi etmek amacıyla kullanıldığı tedavi şeklidir. Arı ürünleri dediğimiz zaman en çok aklımıza gelen baldır. Bunun dışında arı sütü, polen, arı ekmeği, apilarnil, propolis, arı zehiri, ana arı larvası, arı yogası gibi tedavide kullandığımız ürünler gelmektedir. Bu zengin çeşitliliği dikkate aldığımızda Ardahan’da arıcılığı sadece bal olarak değil, tüm yönleriyle ele almalıyız. Bugün bu amaçla bir araya geldik. Değerli hocamız bize apiterapi ile ilgili çok önemli bilgiler aktaracak. Dilerim ilimizde emek veren ve özveri ile çalışan bal üreticilerimiz kısa zaman içerisinde bu alanda da üretim ve yatırımlara başlayarak il ekonomisine katkı sağlayacaktır’’ dedi.


HASTANEDE APİTERAPİ POLİKLİNİK MERKEZİ KURULDU


Programda konuşan Vali Mustafa Masatlı, “Kainat mükemmel bir şekilde yaratılmış. Yüce Mevla kainatı, bizleri ve bütün canlıları yaratırken her canlıyı da birbiriyle ilişkilendirmiştir. Eski çağlarda kimyasal ilaçlarla insanları tedavi etme  yoktu veya farklı yöntemlerle de insanları tedavi etme yoktu ama insanlar hayatlarını sürdürebiliyordu. Nasıl sürdürüyordu derseniz, işte doğadaki mükemmel ve muazzam olan dengeden yararlanıyordu. Evet teknoloji gelişti, güzel tıbbı cihazlar ortaya çıktı, sağlık kurumları yapılıyor. Bunlar gelişti ancak aslında doğanın kendi mecrasında, kendi içerisinde, kendi orijininde olan konularda yeniden keşfedilmeye başladı. Geleneksel tedavi yöntemleri hep var olmuştur. Kuranı Kerim de bitkilerin ve doğanın şifası anlatılmıştır. Göreve başladığımızda buranın envanterini çıkardık. İlimizin temel geçim kaynakları ve ekonomik kalkınmasında etkili olan konular üzerine, üretimi ve verimliliği arttırmaya yönelik çalıştaylar ve çalışmalar yaptık. Hayvancılık eylem planımızla birlikte bölgede bal patlaması yaşandı. Kafkas Arısı bu bölge için çok önemli bir değerdir. Bunu geliştirmeye yönelik de bir  arıcılık eylem planı hazırladık ve uygulamaya koyduk. Bu kapsamda Apiterapi merkezi kurmaya karar verdik. Türkiye’nin muhtelif yerlerinde var, biz de Ardahan’da bunu kurmak için çalışmaya başladık bir doktorumuza da eğitime gönderiyoruz ve hastanemizde bunun için bir poliklinik hazırlıyoruz. Bunu açarak insanlarımıza Arının bir başka nimetini sunacağız. Bu projede bizlere destek olan tüm kamu kurum, kuruluş ve kişilere teşekkür ediyorum” dedi.



BEN, DEDEDEN VE BABADAN ARICIYIM’ DEVRİ BİTTİ


Prof.Dr. Muhsin Doğaroğlu ise arıcılık ve arcılık ile ilgili alternatif tıp faaliyetlerinin her türlü tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin gerisinde kaldığını söyledi. Bilinçli yapılan her üretimin ham kaliteyi hem de ekonomiyi artıracağını belirten Prof.Dr. Doğaroğlu, şöyle konuştu: “Apiterapi arı ürünlerinin insan sağlığı için kullanımı anlamına gelmektedir. Balın yüzyıllardır insan sağlığına katkıları sebebiyle kullanılmasının yanı sıra polen ve arı sütü de besin değerlerinin yüksekliği, içerdikleri protein, mineral, vitamin ve serbest aminoasitler nedeniyle apiterapide sıklıkla kullanılan ürünlerdir. Apiterapiye olan ilgi ile paralel olarak sayısı her geçen gün artan çalışmalar, apiterapinin insan sağlığı açısından olumlu etkilerini göstermekte ve uzak doğu ülkeleri başta olmak üzere, dünyada hızla gelişen arı ürünleri ile tedavi yöntemleri hızla yaygınlaşmaktadır. Arı ürünlerinden arı sütü, polen ve balın kalitesi ve kullanım miktarları, insanlar üzerindeki olumlu etkileri açısından çok önemlidir. Artık, ‘ben dededen ve babadan arıcıyım’ devri bitti. Artık arı üretiminde yeniliklere bakmalıyız. Eğer hala dededen ve babadan kalmış alışkanlıklarla arıcılık yapıyorsak, biz hiçbir zaman istediğimiz verimi alamayız” şeklinde konuştu.


APİTERAPİ NEDİR?


Apiterapi; bal arısının ürünlerinin sağlık amaçlı kullanımıdır. Bu ürünler bal, bal mumu, polen, propolis, arı sütü ve arı zehiri olarak biliniyor. Apiterapi söz konusu ürünlerin sağlık amacıyla kullanımında nelere dikkat edilmesi gerektiği, kimlerin, hangi ürünü, ne amaçla, nasıl kullanabileceği, ürünlere karşı hassasiyet ve alerjik durumlara doğru yaklaşım gibi konular üzerinde duruluyor.



Kazdağları, Kayyumlar ve Kaftancıoğlu…


Balık hafızalı toplumun birer Ferdi olarak bir çok konu ve sorun gibi dün kazdağları için poz verenler geçen günde 10 yıl hapis cezası alan Kaftancıoğlu için  Çağlayan adliyesinin önünde poz veriyorlardı. Ve bu pozcular yine balık hafızalarıyla birlikte yaşanan sanal ortamlarda paylaştıkları bir kaç sözde mesajla “görevimizi yerine getirdik” edasıyla hemen  unutuverdiler Kazdağları ile kaftancıoğlunu..


       Aslında bunların dün halkın seçtiklerinin yerine kayyum atanmasını da dedikodu yuvası haline gelmiş olan sanal sayfalarına dökerek şarz olanlardı..


      Başta Kaftancıoğlu’nun partisi olmak üzere bu pozcuların sözde tepkilerini bilen iktidarında eli çok rahat..


     Son olarak Kaftancıoğluna verilen hapis cezası ve demokrasi adına seçildikleri söylenen ama yerlerine kayyum lar atananlara yönelik yapılan operasyonlarla muhalefetin başta olmak üzere toplumun nabzını iyi ölçen aynı iktidar adalet ve hukukuda araya aldığı programı ve hedefiyle yeni bir seçim hesabı ve 2023 hedefine doğru yol almaya devam eder..


       Pozcuların kısa sürede unuttuğu kazdağları ile Kaftancıoğlu meselesi gibi bir çok ciddi olayın il başkanı 10 yıl ceza alan CHP nin sırtından siyaset yapan bir parti olan Saadet partisininde ilgi alanına bile girmedi…


      Çünkü her an alınacak bir seçim kararı ile chp yanında değil “dediğim dedik, öttürdüğüm düdük” diyen iktidarla birlikte siyasete devam diyeceklerini ima etmekteler..


    Bunu bilen iktidar İstanbul Büyükşehir Belediyesinin başkanlık koltuğuna da Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerinin yerine atadığı kayyumlar gibi bir kayyum daha atama hesapları içindedir. Öyle de görünüyor..


       Çünkü aynı iktidar Kazdağları ve Kaftancıoğlu olayını balık hafızalı toplumun terazisine koymuş unutulması için de terazinin kendi tarafına ağırlık koyması için bekleme moduna girmiştir..


      Bunun içinde havuz medyası ve diğer muhafazakar sağ ve ulusalcılara kızan HDP lilerin manşetler atmasına, kızgınlıklarının geçmesine ve unutulmasına yönelik bir eli terazinin diğer kefesine diğer eli yeni bir operasyona ve seçime gidilmesini bekler halde 20 yıldır sabrettiği gibi pusuda tesbih çekmektedir…


HDP Adayları İl Yönetiminin Balonundan Rahatsız!


HDP Adayları İl Yönetiminin


 


Balonundan Rahatsız!


*Arşiv Haber 15/03/2015 Tarihli Haber


Bir değil, 8 Aday Adayı Var..


Yaklaşan seçimler öncesi başvurdukları partilerin de aday olmak için yarışan aday adaylar il e ilçe yönetimlerinin ‘taraflı’ tutumundan rahatsız..


7 Haziran’da yapılacak olan Genek Seçimler öncesi seçim çalışmalarına başlyan ve adaylarını belirlemeye çalışan partiler arasında bulunan Halkın Demokrasi Partisi’nin 7 Milletvekili Aday Adayı İl Örgütünün tavır ve yönlendirmesinden bir hayli rahatsızlar.


Başta her seçim öncesi bu partinin başına gelip, kendi belirlediği aday ile seçime giren ve seçimlerde oy kayıp edip, kazanmadıktan sonra istifa edip, evine çekilen İl Başkanı olmak üzere onın oluşturduğu yöneticilerin kamuoyuna bir isimi sürekli pompalayarak algı oluşurmasından rahatsız olan HDP Ardahan Aday Adayları bir araya gelerek durumu HDP Genel Merkezine ulaştıracakları bilgisi alındı.


Bizleri arayarak durumu anlatan e HDP Ardahan İl Örgütü Başkanının tutum ve taırlarından rahatsı olduklarını belirten HDP’nin Milletekili Aday Adayları, İl yöneticilerinin sürekli olarak bir önceki seçimde partinin oylarını alıp başka partiye götürenleri balon yaparak, kamuoyuna pompaladığını görmenin üzüntüsünü yaşadıklarını, HDP Genel Merkezi ve PM Üyelerinin bu duruma el atması gerktiğini belirterek rahatsızlıklarını dile getirmekteler.


Bugün yapılan hatanın bir önceki genel seçimlerde ve son yerel seçimlerde de yapıldığını belirten HDP’nin aday adayları partimizin %10 Barajı geçmesi isteniyorsa bunun balon şişirerek değil, aday adaylara eşit yaklaşıp, halkın ve seçmenin görüşlerinede başvurulması gerektiğini, ancak tüm tekliflere rağmen İl Yönetiminin aklındakini kamuoyuna pompalamaya devam ettiğini, bununda kendilerini ve HDP tabanını rahatsız ettiğini ileri sürerek HDP Genel Merkezinin yaşanan bı olumsuz duruma dur dmesini istedikleri görüldü.


**HDP Damal’a Levha Astı..


Öte yandan Göle’den sonra Damal İlçe Örgütünü de kuran HDP kiraladığı binaya DHP Lehasınıda astı.