ÖZEL RENK EĞİTİM REHABİLİTASYON MERKEZİ ÖZEL İNSANLARINIZ BEKLİYOR..



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


İstanbul/Beylikdüzü’nün yanı sıra İstanbul Ataşehir ve Başakşehir’de olmak üzere diğer alanlarda da hizmet sektöründe yer alan Özel Renk Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezinde başta eğitimciler olmak üzere yaklaşık 50 kişiye de iş istihdamı sağlıyor. Ardahanlı başarılı iş insanı Fetiye Irmak ve özel eğitimci kızı Nehir Irmak ile birlikte kurduğu firma engelli çocukların yanı sıra birçok insana eğitim vererek yaşama bağlıyor.



Zihinsel engelli, otistik, özürlü gibi sorunlar yaşayan insanların toplum içinde rollerini gerçekleştiren bireyler olmalarını sağlamak, kendi kendilerine yeterli bir duruma gelmeleri, temel becerilerini geliştirmelerine katkı sunan bir kuruluş olmaktan gurur duyan Fetiye Irmak ve yönetimin de olduğu Özel Renk Özel Eğitim Rehabilitasyon merkezi hizmet verdiği insanları kendi imkanlarıyla evlerine götürüp getirerek yardımcı oluyor.



İş yeri ve annelik iç güdüsüyle işini gazetemize anlatan iş insanı Fetiye Irmak yetenek ve yeterlilikleri doğrultusunda bir üst öğrenime, iş-meslek alanlarına kazandırmayı hedeflediklerini özel insanların eğitimi için gecelerini gündüzlerine kattıkları söyledi.



Kızı Nehir Irmak’ın yönetiminde olan ve Gayet modern, sağlıklı ve teknolojinin katkısıyla daha iyi, rahat ve düzenli yaşamın yollarını öğretmeye gayret ettikleri özel insanların beden, akıl, ruh sağlığı yerinde hür ve emniyet içinde yaşayabilecek bir seviyeye getirmeye çalıştıkları insanlarımızın aileleriyle de kurdukları diyalogla yalnız bırakmadıklarını belirten Fetiye Irmak başta Ardahanlı hemşerileri olmak üzere özel insanları olanların kendileriyle diyaloğa geçmesi halinde Milli Eğitimin standartları ve uygulamaları doğrultusunda hareketle kendilerine kapılarının ve hizmet anlayışlarının  emrinde olduğunu da söyledi.



Bir Günde 4 Görüşme..


Hayatı durdurduğu ileri sürülüyor ama hiç de durmadığını geldiğim metropol İstanbul’da bir kez daha gördüm. Ve bu görüşümü teyit eden sanal değil, sosyal hayattı. Çünkü birimizin hepimiz olduğunu ve “senin olmadığın yerde ben eksiğim, benim olmadığım yerde sen eksiksin” diyen bir sistemle yürüyor yaşanılası dünya.


Hemen her günün bir günü anlatmaya çalıştığı aynı dünyanın 1 Eylül’ü yani “Dünya Barış Günü” nün kutlanmaya çalışıldığı adaletin arandığı ülkemde aynı güne rastlayan yeni Adli Yılın başlangıcıydı bugün.


Ve insanları küçümsemek ya da unutkanlıkla suçlamak için adını sıkça kullandığımız balıkların tutulması sezonunun başladığı bir gün de olan Eylül’ün ilk günü iki Avukat ve bir mühendis hemşerimi ziyaret ettim.



Geçtiğimiz seçimlerde bir çok hemşerimin  yaşadığı ama mecliste bir temsilcisinin olmadığı Kocaeli’nde 9. sıradan Milletvekili adayı olan Avukat Ufuk Ekinci ile İstanbul Metropolünün Anadolu yakasında gerek Avukat ünvanıyla gerekse siyasi ve stk’lara yakınlığıyla tanınan Avukat Serkan Kaya ile  bizzat, Avukat Cansever ile telefonda yaptığım görüşmelerde başta o çok aranan ama hala tam olarak bulunmadığıyla eleştirilen Adalet olmak üzere insan hakları, birlik ve beraberliğin önemini konuştuğumuz “1 Eylül Dünya Barış Günün” de barışın insanlar arasında hatta Sivil Toplum Örgütleri arasında, siyasette nasıl sağlanabileceğini de uzun uzadıya bahsettiğimiz bu sohbetlerde, “O çok istenen ama bir türlü istenenin bulunamamasından suçlular kimdiri?” de tartıştık.


Gerek Gebze’de gerek Pendik, Kartal’da yani İstanbul’un Anadolu yakasında ve bir hemşerimin Şehr-i emin olduğu Esenyurt’ta önemli isimler olan, benimde çok önemsediğim üç Avukatın yanı sıra aynı gün yine Gebze’de görüştüğüm İnşaat Mühendisi Mustafa Kaya ile yaptığım görüşmede konumuz yine Barış, Adalet, Birlikte Hareket, STK ların önemi ve siyasetti.


Çöl sıcaklarının yanı sıra bir hayli yakıcı olan ülke gündeminin Yunanistan ile savaş, TİP Milletvekilinin atanmış bakanın twiti sonrası saldırıya uğradığı bir süreçte 1 Eylül’de yani Dünya Barış gününde yaptığım bu ziyaretlerde yaptığımız sohbetlerde birlikte hareketin, barışın, kardeşliğin adaletten geçtiğini bir kez daha anladık, anlattık.


Kısa bir süre önce kurulmasına karşın kısa sürede kampüsünün içinde Ana Okulun yapıldığı, kolej yapımının yani sıra 40 öğrenciye burs vermeyi hedefleyen,  hedeflendiği Ardahan Üniversitesi Vakfı 2. Başkanı olan Avukat Serkan Kaya’nın meslektaşı Avukat Ufuk Ekinci’yi aratmayan mütevazilikleri, toplumun birlikte hareketi, Adaletli bir bakışa bağlı olduğuna, bunun anlaşılması halinde gerek ülkenin gerekse toplumun ve onu oluşturan fertlerin başarısının da kaçınılmaz olduğunu belirtip, aranan adaletin, istenen barışın bulunacağını inanarak, önemli bir günü 1 Eylül’ün atmosferi ile sohbetlerimizi sonlandırdık.


Tabi ki “Balık Hafızalı” olup konuşulanları, istenenleri unutmamak kaydıyla…



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



Ballı Ardahan Günleri Başladı!


ARŞİV HABER 05/07/2018 TARİHLİ HABER/YORUM


Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından bu yıl İstanbul’da ikincisi düzenlenen Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali Bakırköy Botanikpark’ta başladı.



Yöresel ürünlerin yanı sıra Ardahan Kültür Sokağı oluşturulan Bakırköy Botanikpark’ta halaylar eşliğinde başlayan Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali’nin açılış kurdelesini Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu kesti.


Ardahan Kültür Evi’nin yanı ıra Ardahan Eğitim ve Kültür Derneği, Samanbeyli, Damal Dernekler Federasyonu yetkililerinin yanı sıra birçok Ardahan İl, İlçe ve Köy Derneğinin destek ve katılımı ile devam eden Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali’nde renkli görüntüler vardı.


Yerel ve Ulus Basınında büyük ilgi gösterdiği Ardahan’ın Tanıtım Günleri Bal Festivalinde Ardahan’ın balı, kaşarının yanı sıra yurdun çeşitli yerlerinden getirilen yöresel ürünler sergilendi.


Yöresel Halk Oyunları, Davul zurna eşliğinde devam eden 2. Ardahan’ı Tanıtma Günlerin de yöresel sanatçılar ses ve sazları ile katılımcılara güzel dakikalar yaşatıyorlar.



 


**Telgrafın Telleri, Ardahan’ın Çiçekleri..


Bu yıl yine adeta tek başımıza büyük bir organize yaparak, İstanbul Bakırköy Botanikpark’ta gerçekleşen ve Pazar gününe kadar devam edecek olan 2. Ardahan’ı Tanıtma Günlerindeyken omzuma biri vurdu.


Baktım, tanıyamadım, yabancı biriydi.


‘Başkan siz misiniz?’ diyerek bana seslenen şahsın kim olduğunu merak edip, oturduğum yerde kendisine dönerek, ‘Evet, başkan benim buyurun’ dedim.


Elinde ki kâğıtları uzatan ve kalem isteyen şahsın postacı olduğunu ve Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci’nin katılamadığı etkinliğimize gönderdiği telgrafı imzalatmak istiyordu.


Bizi kutlayan telgrafı okuyup, postacının istediği imzayı attıktan sonra bu ülkede ki idarecilerin, siyasilerin ne kadar taraflı, siyasi düşündüklerini de hatırlıyordum.


Çünkü Ardahan’ı temsil eden Milletvekillerini, Valiyi, Belediye Başkanlarını davet ettiğimizi gelemedikleri gibi ATSO Başkanı Çetin Demirci kadar nazik düşünüp, artık hepimizin unuttuğu ama geldiğinde de çok mutlu olduğumuz bir telgrafı bile göndermeyi düşünmemiştiler, o çok tanıtılmaya muhtaç, hızla devam eden, geri göçün olması için uğraşılan Ardahan’dan..


Gerçi Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy en azından whatsapptan geri dönüş yapmış, Serhat Ardahan Spor’a destek sunulması kararınında görüşüleceği Yerel Meclis Toplantıları olduğundan gelemeyeceğini belirtmiş ve bir çiçek göndermese de yazarlar için yaptırılan heykelleri yine göndermiş, bizlere de başarılar dilemişti.


Peki ya Vekiller, Vali ve Kaymakamlar ve ilçe belediye başkanları?!..


Onları sizin yorumlarınıza bırakırken sözü asıl burunlarının dibinde yapılan etkinliğe ayak direten o Ardahan’ı çok seven, sözüm ona İstanbul’da büyük Ardahanlılara getirmek istiyorum.


ARDAFED’in ortaya koyduğu performansı kıskanıp, çalışmalarının önüne geçemeyenince burun kıvırtıp, alçakça itiraflar dâhil arkadan birçok dedikodular üretenlerin acınacak halleri gerçekten Ardahan adına utanç verici bir durumdur.


Ardahan denilince akan suların durması gerektiği güzel çalışmaları bile desteklemeyi düşünecek kadar akılsız olan bunların kaz dernekçiliği dışında, federasyonculuk oyu dışında neleri var?


Bu toplumu kardırıp, kendilerine başkan dedirtenlerin ne iş yaptıklarının da sorgulanması gereken bir sürecin yaşandığı şu günlerde tamamen Ardahan’ın tanıtmak, İstanbul’un her yerine Ardahan’ı yazdırmak çabası içinde olan insanları görmezden gelen bu asıl vatan hainlerinin kimler olduğunu etkinlikte hemen sora tek tek deşifre edip, eşleri, çocukları dahil tüm Ardahanlıların yüzlerine tükürmesini de isteyeceğim.


Çünkü bunlar bu ülkenin ana sorunlarına olduğu gibi Ardahan adına da sahtekârlık yapıp, Ardahan üzerinde getirim, kariyer elde etmekten öteye geçmeyenlerdir.


Siyasette, ticarette, sosyal hayatta içi boş işlerle uğraşıp kendileri dışında topluma, ülkeye beş kuruş faydası olmayanların Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul’un kalbine Ardahan’ı yazdıranları yalnız bıraktıklarını sansalar da aslında toplumlarını oldukları gibi kendilerini yalnız bıraktıkları da diğer bir gerçektir.


Evet, Birincisi gibi bu yıl da 2. düzenlenen Ardahan’ı Tanıtma Günleri Bal Festivali devam ediyor.


Ve bizim ünlü, ünsüzlerde orada bakıp duruyor..


Yani telgrafın telleri titremezde, Ardahan’ın çiçekleri Bakırköy Botanikpark’ta açmaya devam ediyor.