Patenti Var Kendisi Yok!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Ardahan’ın ilinin Posof ilçesinde dünyaca ünlenen içi dışı kırmızı elma bu senede yok.

Posof elması olarak bilinen içi dışı kırmızı olan fakat sayıca az olan ağacın ticareti yapılamadığı gibi bir türlüde çoğaltılamadığı görülmekte.

Oysaki Posof’un 25 çeşit elması, erik ve birçok meyve yetişmesine rağmen olmayan meyvenin ticaretinin yapılması için yoğun uğraş verilmesine anlam veremeyen Posof halkı, “Bizim birçok ürünümüz var. Gelin bunlara el atın pazarlama yolumuzu açın ticaretini yapalım. Ticaretini yapamadıkları diğer meyveler ya ağaçta çürüyor yada yere dökülüyor” ifadelerinde bulunuyorlar.

Yok elma var ama potansiyel yok. Bir kaç elma ağacı ve belli yerlerde sayılı bulunan  ama aslında Posof’ta yine Posof’a has ve yöreye özgü kaliteli ve yoğun olarak bulunan meyveler varken ticarî getirisi olabilecekken, istendiğinde ulaşılamayan coğrafi işaretli elma konusu neden daha fazla gündem oldu.

2009 yılında başlayan tanıtımla gündeme gelen kırmızı elma bugüne kadar neden yetiştirilemedi ve manavlarda yerini alamadı sorusu sorulmaya başlandı.


O DA BULAMADI!


Geçtiğimiz gün  yapılan seçimle yendien Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı olan  Çetin Demirci ve beraberinde ki Meclis Başkanı Soner Görmüş, Meclis Başkan Yardımcısı Mahmut Ahmet Vural ile birlikte Posof Türk Gözü Sınır Kapısı inşaatında incelemelerde bulunmaya gittim

Badele Gümrük Kapısının Modernizasyon çalışmalarının hız kazandığını ifade eden Demirci’nin Posof’a her gidişinde patent aldıklarıyla övündüğü elmadan bu kez hiç bahsetmemesi dikkat çekti.



BASIN HERKESE LAZIM!..

Bu yazı yazılırken AKP ve MHP’nin hazırladığı sansür yasasının birçok maddesi kabul edilirken, 3 yıla kadar hapis cezasını öngören kritik 29. maddenin de içinde bulunduğu 2. bölümün görüşülmesine bugün başlanacak. 

Basın ve meslek örgütleri ile muhalefet partilerinin tepki gösterdiği teklif, Mecliste görüşülmeye devam ederken ve büyük ihtimalle bugün kabul edilecek gibi görünürken iktidarın çok da oralı olmadığı yani birçok kanun, yasa ve önerge gibi Tİ’ye almadığı eleştiri ve kınamalarda devam ediyor.

Ancak hükümeti haklı çıkaran bu ciddiyetsiz eleştirilerin nedenine baktığımızda başta sözüm ona basın ve medya kuruluşlarını temsil ettiklerini iddia eden ancak iş kendilerine gelene kadar üç maymunu oynamakla meşgul olanları değil asıl konunun birinci muhatabı olan kamuoyuna yani okura bakmak isterim.

Evet, 84 milyonluk ülkede 1 milyonu spor, 1 milyonu bulmaca, 1 milyonu magazin ve at yarışı olmak üzere toplam 4 ila 4,5 milyon gazetenin ancak tiraj yaptığı ülkemizde basının özgür olması konusunda akıl verenlerin sayısı 20 milyondan aşağı değil desem inanın.

Zira her gün bir gazete bayine gidip günlük bir gazete almayanlardan bilirim. Bu yetmezmiş gibi günde bir gazete dahi almadan “satılık basın” diye bağırıp çağıranların sayısı yine 20 milyondan fazladır.



84 milyonluk ülkede 4 milyonu gazete alan, 20 milyonu gazete almayan 20 milyonun da satılık basın dediği ülkede geriye kalan 40 milyonun da 20 milyonu Facebook, 15 milyonu instagram geriye kalanı ise Twitter’la basın özgürlüğünü savunur.

Mahallesinde, bulunduğu ilçede kaç mahallesi olduğunu bilmediği kentte yerel gazeteden bihaber, matbaayı düğün davetiyesi için arıyan bir toplumun özgürlüğün ne anlama geldiğini bilmemesi gibi, basının da bir gün kendisine lazım olacağını anlamaz. 

Çünkü güvenlik güçleri gibi onun huzuru, güzel yaşamı için gereken ve tüm dünyada basının 4. kuvveti olduğu demokrasi için mücadele edildiği bir fert, bir aile, bir millet ve de bir ülke için olduğunu anlayamaz.

Yani kısacası basın ve medyaya sahip çıkacak olanlar biz gazetecilerden çok, okur olduğunu bilmemize karşın gazete almayan, gazeteciyi satılık diye suçlayan ve adalet gibi basınında aslında ona lazım olduğunu anlamayıp sus, pus olup yaşananları izleyen topluma bakmak gerekir desem de boş olacak.

Çünkü yazım bitene ve yayınlanana kadar bahsi geçen yasa diğer bir çok antidemokratik yasa, kanun, genelge gibi hayata geçmiş olacak, bu tam demokrasi özlemi çekilen ama tam tersine giden ülkede..




arşiv haber 08/06/2017 tarihli haber/yorum


Başkanın annesi iyi..


AK Partili Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’un annesi ameliyat oldu.

Erzurum’da ameliyat olduğu öğrenilen Billür Köksoy’un durumunun iyi olduğu öğrenildi.


**Başkan’dan Teşekkür..


 


Annesini ameliyat ettiren Belediye Başkanı Faruk Köksoy kendisine ait sanal sayfada bir teşekkür metni yayınladı.


İşte o açıklama;


‘Annem 5 haziran pazartesi günü kolon ameliyatı geçirmiş, bugün yoğun bakımdan normal servise çıkmıştır.


Bu süre içinde ziyarette bulunan telefon, mesaj ve facebook vb iletişim araçları ile geçmiş olsun dileklerinde bulunan , dua eden tüm dost , tanıdık ve hemşerilerime çok teşekkür ediyorum.


Tüm hastalarımıza Allah dan acil şifalar niyaz ediyor, bu vesile ile herkesin mübarek ramazan ayının rahmet, bereket ve mağfiretine kavuşmasını diliyorum.’


Faruk Köksoy


**Ardahan Belediyesi Elaman Alacak..


*20/08/2015 Tarihli Haber


Ardahan Belediye Başkanlığı tarafından, Daimi İşçi statüsünde çalıştırılmak üzere 1 makam Şoförü ile 1 Beko Loder (Kazıcı – Yükleyici) Operatörü alımı yapılacağı ilan edildi.


Ardahan Belediye Başkanlığı, Daimi İşçi statüsünde çalıştırılmak üzere 1 makam Şoförü ile 1 Beko Loder (Kazıcı – Yükleyici) Operatörü alımı yapacak.

Başvurular 18 Ağustos 2015 tarihinde başlayıp 27 Ağustos 2015 tarihinde sona erecek. Lise ve dengi okul mezunlarının başvuru yapabileceği ilanlardan Makam Şoförü için B sınıfı sürücü belgesi ve 10 yıllık tecrübe aranırken,  Beko Loder (Kazıcı – Yükleyici) Operatörü için G sınıfı sürücü belgesi sahibi olmak gerekiyor.

Başvurularda 2014 Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sonuçları geçerli olup, 2014 KPSS P94’den en az 60 puan almış olmak gerekiyor.

Başvurularda adayların Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminde kayıtlı olan adresleri dikkate alınacaktır. Başvurular İŞKUR İl/Şube Müdürlüğünden veya www.iskur.gov.tr internet adresi üzerinden yapılabilir.


18 Maddeyi Okumayan Bir Toplum..







  Selmi Yılmaz Kadınca

selminazo@hotmai.com



Ben dahil milyonların başını kaldırmadığı ve her an parmağımızın altında tuttuğu interenetten, partilerin, kurumların bastırıp, dağıttığı broşürlerden Anayasa Referandumu değişikliğini anlatan 18 Maddeyi okuyanınız var mı?

16 Nisan’da sandık başına gitmeye hazırlandığımız şu günlerde topu topu 18 Maddenin satır satır okunup, anlaşılmak istenmediği  bir ülkede değil 18 madde daha önce hazırlanılan rafa kaldırılan 60 maddenin nasıl olup, okunup, kabul edileceğini de merak ettim.

Ve bu ülkede yaşayanlar yine okumadan %90 onayladığı 12 Eylül Cuntasının hazırlattığı Anayasaya da evet dediğini de hatırlıyorum..


**Evet çıkar mı?


18 Maddenin 8’inin bile okunmadığı bir süreci yaşayan ülkemin hızla gittiği 16 Nisan’da sonucun ne olacağını ben dahil bir çoğumuz merak eder, tartışır..

Benim gördüğüm şu ana kadar yani bu yazıyı yazdığım ana kadar hayırların evetlerden önde olduğu ülkede ‘evet çıkar mı?’ sorusu da hala cevap bulmuş değil..

Çünkü evetçilerin bile neye evet dediğini anlamadığını da görmüyor değilim..

Ama evetçiler gibi hayırcılarında bu tartışmayı, hala anlamadığını da belirtmekte fayda var..

Çünkü başta siyasiler olmak üzere toplumu yönlendiren biz gazeteciler, aydınlar da 18 Maddenin ne olduğunu iyice okuyup, yorumlamadığını da görüp, izlemekteyiz.

TV’lerin Cumhurbaşkanından başlayıp, başbakan, bakanlar, bakan yardımcıları hatta Emine hanımı haber yapmaktan 18 maddeyi anlatma gereği duymadığı bir süreçteyiz..


Orada 8 Bin Hayır Oyu Vardı..






  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com



İki gündür geldiğim Ardahan’da ki ilk gözlemlerimi ele alıp, haber ve yorumlarımla okurlarımla paylaşınca uzun süredir Ardahan’da beni göremeyen bir çok okurum bizzat yanıma gelerek bana sitem ettiler.


Çünkü benim Ardahan’da çok uzak kaldığımı ve Ardahan’da yaşananların, yazılması gerekenlerin eskisi gibi yazılmadığını ve şu iki günde yazılanların yeniden gazeteciliği his ettirdiğini sitem edip, benim Ardahan’da kalıp, asıl işim gazetecilikle daha çok ilgilenmemi istiyordular.

Ben ise şaka karışık ‘He he verin gazı, sonra da yazdıklarım yüzünden başıma gelen belalarda beni yalanız bırakın’ diyerek gülümseyerek karşı sitemde bulunduğum okurlarımla sohbet ettiği sırada kardeşim Cihat kapıyı açıp, ‘Haydi Sinan Oğan geliyor, bir gidelim bak gör orayı bakalım ne yazacaksın?’ diyerek MHP’li Sinan Oğan’ın geldiği Dursun Akçam Kültür Merkezine götürdü.

Dursun Akçam’a doğru giderken yol boyu selamlaşıp, özlem giderdiğim Ardahanlıların ben bir şey sormadan kararlı bakışlarıyla, ‘Gazeteci Ardahan Hayır diyor haberin var mı?’ demeleri ise dikkati çeken diğer bir durumdu.

Oğan’ın geldiği alana gidince geldiğimden bu yana edindiğim izlenimlerimin 16 Nisan’da aynen sandığa yansıyacağını biraz daha netleştirirken, beni şaşırtan önemli bir tabloyla da karşılaşıyordum.

Buna neden ise 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi 16 Nisan öncesi de bir çok ayrı görüşlü Ardahanlının bir araya geldiği ve bir o kadar da kararlıydılar.

Çünkü Dursun Akçam’ın etrafını saran onca polis ve kameraya karşın bir çoğu bir birine muhalif isim oradaydı ve hepside ısrarla hayır diyeceklerini alenen ve çekinmeden belirtmekteydiler.

Oğan’ın gelmesiyle ve iki kurbanın kesilmesiyle birlikte iyide iyiye coştuklarına bakınca bugün Dursun Akçam’da gördüklerimle orada en az 8 bin hayır oyu vardı?

Nereden anladım derseniz;

Vallahi orada MHP’nin Ardahan kadrosunun %89’u oradaydı, 

yetmedi CHP oradaydı,

AKP’ye oy verenler oradaydı,

Hatta Göle’den gelen HDP’lilerle oradaydı,

Damal’lı, Bakırköyü arkasına alıp, milletvekili olma hesapları yapan Mutlu Kerimoğlu oradaydı,

AKP eski İlçe Başkanı oradaydı,

CHP’nin mevcut İl Başkanı Yalçın Taştan, eski İl başkanları Yunus Dündar, Orhan Balcı oradaydı..

DSP İl Başkanı oradaydı..

MHPnin Çıldır İl Genel ve Göle İlçe Başkanı, Posoflu, Hanaklı MHP’liler oradaydı..

MHP eski Ardahan İl Başkanı Oktay Aktaş gibi MHP İstanbul İl Başkan Yardımcılarından Kurtuluş Bozkır’ın babası ve adını hatırlayamadığı bir çok siyasi önder oradaydı..

Kısacası; AK Partililerin ortada olmadığı bir Ardahan’da son iki günde gördüğüm 55 bin oyun % 60’ı sanki Başkanı üzecek gibi..

Ha unutmadan AK Partililerin ortada olmamasını çalışmıyorlar anlamında değerlendirmeyin..

Çünkü suyun hala donup, uyuduğu bir sırada başta AK Kadınlar olmak üzere sesiz ve ev ev çalıştıklarını da gözden kaçırmamak gerek.

Çünkü AKP’lilerin çarşıda gezen erkeklerden umut kesip, yine kadın seçmene ve AKP’li vekilin kamp kurduğu Göle’ye yöneldiğini de haber alıyorum..