Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da




Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Köprülü (Goaveng) Beldesi sınırları içinde bulunan Durançam Sulama Barajı yapım ihalesini 5 yıl önce alan firma, 2 Nisan 2017 Pazar günü iş makinaları ve harfiyat kamyonlarını Durançam Köyüne getirerek Durançam Barajı için çalışmalarına başlamıştı.
Devlet Su İşleri tarafından, Ardahan İli Göle İlçesi Köprülü Beldesi Durançam köyü içerisinden geçen Batı Kür çayı üzerinde yapımına başlanılan Durançam Sulama Barajı İnşaatı İşi’nin sözleşmesi 31 Ağustos 2016 tarihinde imzalanmıştı.
Durançam Barajı’nın silindirle sıkıştırılmış beton dolgu olarak inşa edileceği belirtilmişti.
Devlet Su İşleri yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamada ”Baraj sulama ve enerji amaçlı olup, proje tamamlandığında 75 bin 870 dekar alan sulanacak. Baraj; temelden yüksekliği 22 metre olarak inşa edilecek. Ayrıca nehir suyunun mansaba aktarma tüneli sonunda 41.10 metre düşüsünde 3720 KW gücünde, yıllık ortalama 5,12 GWh enerji üretilecek” diye açıklama yapmıştılar.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünce Ardahan’ın Göle ilçesinde yapılacağını belirtip, şantiya kurduktan sonra öğrenilemeyen bir nedenle daha sonra geri çektiği Göle Duramçam Barajı ile depolanacak suyla 78 bin 570 dekar zirai arazinin sulanacağı bildirmişti
DSİ’nin internet sitesinde yapılan açıklamada, DSİ’nin, Ardahan’daki yatırımlarıyla verimli toprakları suyla buluşturmaya, içme ve kullanma suyu temin etmeye ve derelerdeki taşkın riskini azaltmaya devam ettiği vurgulanıyor.
Kayıp olan Baajla ilgili açıklamada, şunlar kaydedildimiş:
“Ardahan’da son dönemde yapılan su yapılarının artması, gerek bölgedeki tarım faaliyetlerinin gelişmesine gerek içme suyu temininde büyük rol oynamaktadır. Doğu Anadolu Gelişim Projesi (DAP) kapsamında olan Ardahan ilinde tamamlanan ve tamamlanacak projelerle 10 bin dekar zirai arazinin sulamaya açılması, sulamaya açılan alanlardan 2 milyon 500 bin lira gelir artışı sağlanması, 38 adet yerleşim yerinin taşkınlardan korunması, HES’lerin kurulu gücünün 617 bin 19 megavata çıkarılması ve bin 435 milyon kilovat yıllık hidroelektrik enerji üretimi planlanmaktadır.”
Çalışmaların dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun talimatıyla gerçekleştiği belirtilen açıklamada, Gölsu Projesi’nden Ardahan’ın da nasibini aldığı ifade edildi.
Projenin tamamlanmasıyla 2017 birim fiyatlarıyla ülke ekonomisine yıllık 2 milyon 622 bin 242 lira katkı sağlanmasının hedeflendiği kaydedilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:
“Büyük sulama projeleri alanları dışında kalan kırsal kesimlerde kısa sürede sulu tarıma geçilmesi ve civardaki içme, kullanma suyu ihtiyaçlarının karşılanması hedeflenen Gölsu Projesi kapsamında Ardahan ili de nasibini almaktadır. Çalışmaları hızla devam eden Durançam Barajı’nda depolanacak suyla 78 bin 570 dekar zirai arazi sulanacak ve yıllık 5 milyon kilovat enerji üretilecek, Silindir ile sıkıştırılmış beton baraj olarak inşa edilen Durançam Barajı’nın yüksekliği 22 metredir.”

Ardahan’ın Göle İlçesi ovası ile Erzurum Şenkaya arasında dev bir petrol yatağının olduğu ileri sürülen ve Türkiye Petrol Arama Anomin şirketi tarafından 2010 yılında Göle’de yapılan petrol arama sürecinde de baraj gibi bugüne dek bir sonuç alınamadı.


Bakkal ruhsatı ile müteahhitlik.
Ardahan Valiliği, Ardahan Savcılığı ve Defterdarının olduğu binanın yanı başından geçen ana yolun ortasına binalar dikilen Ardahan’da en çok vergiyi veren ilk 100 arasında 8. olan biri olarak dikkatimi çeken önemli bir nokta var. O da bu kentte zengin diye görünenlerin son beş yıldır bir taşın üzerine taş koymazken yeni zenginlerin ortaya çıkmasıdır. Ki bu zenginlerin başında gelenler de Yap Sat modeli ile yapılan binaların sahipleridir.
Kent İmar Planı’na uyulmadan gelişi güzel yapıldığı ileri sürülen onca binadan elde ettikleri paralarla bir hayli zenginleştikleri bu kişilerin başarısını kıskanmak değil amacımız, aksine yıllardır özlemini çektiğimiz önemli bir şey olduğunu baştan belirtelim.
Çünkü kamuoyun da varyemezler olarak bilinen bu kişilerin yastık altında biriktirdikleri paraları Ardahan’da yatırıma çevirmelerinin en çok bizi sevindirdiği de bilinmelidir.
Ancak bunca binayı yapıp, Yapsat modeli ile satanların kazançlarının da şeffaf olması ve ne kadar vergi verdiklerini de bilmek benim ve herkesin hakkı olmalıdır.
Çünkü bu ülkede ve inandığımız dinin emri gereği bir insanın kazancının bir bölümünü vergi olarak vermesinin şart olduğu belirtilir.
Ki o vergi verilirken de bakkal ruhsatı ile değil müteahhitlik ruhsatı ile vermesidir. İşte bizim de merakımız bundandır.
Konuya bakacak olan da Defterdarlık ve Vergi Dairesidir..
**Vergi Denetmeni Yokmuş..
Bu yazıyı ele aldığım ve ‘Bakkal ruhsatı ile müteahhitlik’ başlıklı yazımın ardından gelen tebriklerin ardı sıra burun kıvırtıp, kızanlarda olmadı değil..
Ardahan’da en çok vergi verenler sıralamasında ilk 100’de ilk 10’da olan biri olarak ele aldığım bu yazım ardından vergi dairesinin tepkisini de merak ettim. Ve kendim bizzat gidip, yazdıklarımın bu kurumda nasıl bir etki yaptığına da baktım.
Çünkü son 5 yıl içinde mantar gibi art arda biten ve en az 280 ila 350 bin TL. arasında peynir ekmek gibi satılan konutları yapanların vergilerle ayakta kaldığı ileri sürülen bu devlete ne kadar vergi verdiğini bilmek istemek, şu yoksul Ardahan’da 17 sigortalı çalıştıran ve en çok vergi veren biri olarak merak etmek en tabi hakkımdı.
Ancak birçok yazımız gibi ‘Bakkal ruhsatı ile müteahhitlik’ başlıklı yazımında konuyla ilgili kurumca sadece okunduğu ve ‘Evet haklı yazmışsın, güzel yazmışsın’ denilip, kenara konulduğunu görmenin üzüntüsünü yaşadım.
Bu durumun yaşanmasına neden olan ise benim gibi bu durumu merak edip, araştırması gereken Vergi Dairesi’nde vergi denetmelerinin olmadığı yönünde bir cevap almamdı.
Ve bu ülke’ de bir şeylerin ters gittiğinin açık bir örneği olan bu durum karşısında bana sadece şaşmak kalırken, seçim öncesi yine ortaya atılan ‘müjde’ twitleri yeni yaptırılacak denen TOKİ konutlarının da daha önce olduğu gibi yine bu bakkal müteahhitlerce alındığını duyuyordum.
.jpg)
YILAN PINARINDAN SU DEĞİL, FATURA AKIYOR!



Karanlık oyunu da bozmanın yolu okyanus ötesi ve iç politikayla ilgilenmektir..
Dünkü yazımda olduğu gibi bugünkü yazımıza da bir iki soru ile başlamak isterim.
Çünkü konunun daha iyi anlaşılması için bu sorulara verilecek cevaplar çok önemlidir..
Soru 1: Yaşadığınız kentin Valisini ne kadar tanıyorsunuz, ismini biliyor musunuz, ne zaman atandı?
Soru 2: Sorunlarınızın çözümünde Validen de daha çok yetkili olan kaymakamın adı nedir, kaymakam bey ne zaman ilçeye atandı? Kaymakamlık nerededir?
Bu sorularımıza çoğumuzun cevap veremeyeceğini bilen biri olarak aşağıdaki yazımı bir kez daha okumanızı ısrarla tavsiye ederim.
**
**Sadece siyasi yerel yöneticiler mi sorumlu?..
Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde gözler kimin belediye başkan adayı, kimin belediye meclis üyesi veya kimin muhtar adayı olacağına dönmüş durumda.
Seçimlerin yaklaşması ile doğal bir durum olarak karşıladığımız bu bakışın asıl bakmadığı diğer bir yönde seçilmişlerin seçildikten sonra karşılaştıkları ilginç durum olmalıdır.
Ve seçilmişlerde daha etkili, yetkililer olduğunu bilmek gerekir..
Çünkü bu ülkede halkın oyları ile seçilen ve sözde demokrasinin gereği olan belediye başkanı, belediye meclis üyesi ya da muhtar seçilmenin yeterli olmadığını da bilmek gerekir.
Neden mi?
İşte tam da bu noktada Başkan Erdoğan’ın da şikâyetçi olduğu ama taahhüt etiğinin aksine azaltmayıp, var olanlara yenilerini eklediği bürokrasi imparatorluğu ve bürokratların gizli iktidarı burada da önümüze çıkıyor.
Evet siz aday olmayı düşünebilirsiniz, halkta sizi seçebilir..
Ama o makamlara oturduğunuz gün karşınıza vilayetse vali, ilçe ise kaymakam ve müdürler çıkar..
Ve siz iktidarın belediye başkanı, belediye meclis üyesi ya da muhtarda olsanız ‘Mülki Amir’ denen kişi sizin o kafanızdaki plan ve projeleri istediğiniz gibi hayata geçirmenize ya yardımcı olur ya projelerinize engel çıkarır, olmadı geciktirir..
Benim 33 yıllık gazetecilik hayatımda gördüğüm ise bu saydığım üç maddenin ikisi hep ön plana çıkmıştır.
Yani belediye başkanı bir şey yapacaksa, ‘Acaba Vali ne der, Kaymakam katılır mı?’ sorusuna hep cevap aramış ve çoğu zamanda bu sorularına cevap bulamamıştır..
Yani işin kısacası çokta heveslenmeyin ‘Ben başkan olayım, meclis üyesi, muhtar seçiliyeyim’ diye..
Evet kısaca durum bu halde iken asıl iktidar olan bürokrasinin başı vali, kaymakam yada müdürlerin de sevabı, vebalı vardır o kentin gelişmesinde..
Yada Ardahan gibi sınır da, dipte köşede ve Ankara’nın gözünden uzak kentlerin, köylerin beklediği hizmetleri alamamasından..
Ama hep art niyetli yada komünizm döneminde bile olmayan bürokrasiyi kendilerine kalkan eden bürokratlar mı bu saydıklarımız?..
Tabikî de değil..
Çünkü onlarda başında bulundukları ve mülki amir sıfatını taşıdıkları kentin gelişmesini, büyümesini isterler ve bunu başardıkları takdirde kendilerini atayanlarca, halkça hep ödüllendirilmiş, tarihin beyaz sayfalarında yer almışlardır.
İşte tamda burada İstanbul gibi büyük kentlere çokta akıllara gelmeyen vali, kaymakamlar, Ardahan gibi küçük kentlerde ki mülki amirlere hatırlatmak gerekir, ‘Yerel Yönetici Şehrin Sorumlusudur..’ diye..
Evet, son olarak ziyaret ettiğimiz AK Parti Esenyurt İlçe Başkanı Sayın Yasir Çelik’i ziyaretimizde de gündeme gelen bu konuyu kendisi ve yöneticisi arkadaşlarıyla enine boyuna konuştuk.
Ve vali ve kaymakamlarında var olan sorunlar karşısında birer belediye başkanı, meclis üyesi ve muhtar kadar hatta daha çok sorumlu olduğu o ziyaretimizde öne çıkarken Esenyurt AK Parti İlçe Teşkilatı olarak bu yönde yani İlçe Kaymakamı ile birlikte önemli adımlar atıldığını öğreniyorduk.
Çünkü devleti temsil etmesine karşın adeta kendilerini saklayanlar dolayısıyla halkın ilgi alanına girmeyen, çalışması için baskı yapmadığı bürokrasinin başındakiler, Esenyurt’ta olduğu gibi kimsenin gelmediği için saat 15.00’da kaymakamlığı terk eden Üsküdar Kaymakamının Özel Kalem Sekreterinin ve kaymakamının makamlarının yani Üsküdar Kaymakamlığın nerede olduğunu bilenlerin sayısının az olduğu bir ülkede yaşıyoruz.
Yani, ‘bir sorun olduğunda aklı esenin aklına ilk gelen belediye değil, devletin temsilcisi olan vali ve kaymakamlar gelmeli’ deniyordu.
Evet, siyasilerde sonra akla gelmesi gerekenlerin mülki amirler olduğunu ve bunların kendilerini saklamaktansa, gelen işleri savsaklamaktansa hiçbir insana siyasi olarak bakmadan devlet adamı kimliği ile babalık, analık, kardeşlik ve asli görevini yapmalıdır.
Bunun için bu ülkenin iki ayak üzerinde yürüdüğü bunun birincisinin siyasiler, ikincisinin de siyasilerden daha etkin makamlarda oturanlar vali, kaymakamlar olduğu unutulmamalıdır.
Ve kimsede kendisine düşen her türlü görevden kaçma gibi bir lüksü yoktur.
Çünkü ülke genelinde ki siyasiler ve bürokratlar kadar yerel siyasiler ve bürokratlarda bu halka hizmet için vardır..
GÖLE SYDV’YA İKİ KİŞİ ALINACAK AMA!
ALINACAKLAR BELLİ GİBİ!
*Arşiv Haber: 24/04/2015
Önümüzde ki hafta Göle Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına 2 kişi alınacak.
Göle SYDV’ye alınacak 2. kişi için 10 kişi başvurdu. İşe alınacaklardan bilgisayarcı ve iktisatçı olma şartları istendi.
Gazetemizin yaptığı araştırmada Göle SYDV’nin alacağı iki kişiyi şimdiden belirlediği ve bu kişilerin birinin Milletvekilinin yakını, diğerin ise Belediye Başkanın yakını olduğu ileri sürüldü..
SOSYAL YARDIM VE İNCELEME GÖREVLİSİ ALIMI | Son Başvuru : 22.04.2015 | ||||
İl | ARDAHAN | İlçe | GÖLE | Alınacak Sayı | 2 |
Çalışma Şekli | BELİRSİZ SÜRELİ | Ünvan | SOSYAL YARDIM VE İNCELEME GÖREVLİSİ | ||
Açıklama | – Bilgisayar Sretifikası veya transkript te bilgisayar eğitimi almış olanlar – Sosyoloji, Psikoloji, Danışmanlık ve Rehberlik, Sosyal Hizmetler, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri , Eğitim Fakültelerinin Felsefe Gurubu ve Bilgisayar bölümü – En az B sınıfı Ehliyet – Aday vakfın bulunduğu ilçe sınırları içinde ikamet ediyor olmalı – 1) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.2) Sadece Erkek Adaylar Başvuru Yapabilir.(Aktif olarak Sahada Çalışacaklarından)
3) Medeni haklarını kullanma ehliyetine sahip olmak.
4) 18 yaşını bitirmiş olmak ve 35 yaşını doldurmamış olmak.
5) Askerlik görevini yapmış , muaf veya askerlikle ilişkisi bulunmamak. Tecilli Olan veya Askerlik görevini yapmamış olanların Başvurusu kabul edilmeyecektir.
6) Kamu haklarından mahrum bulunmamak.
7) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar. Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahküm olmamak.
8) Görevin özelliğine göre eğitim, yaş, tecrübe gibi özel şartları taşımak.
9) Sosyal Yardım ve İnceleme görevlisinde 4 yıllık Yükseköğretim Sosyoloji, Psikoloji, Danışmanlık ve Rehberlik, Sosyal Hizmetler, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri , Eğitim Fakültelerinin Felsefe Gurubu ve Bilgisayar bölümü mezunu olmak. Bu bölümler dışında başvurular kabul edilmeyecektir.
10) ÖSYM tarafından yapılan 2014 Kamu Personeli Seçme Sınavında KPSS P3 puan türünde en az 60 puan almış olmak.
11) Bilgisayar sertifikası zorunludur.
12) Sosyal iletişim becerisine sahip olmak.
13) En az B sınıfı ehliyet sahibi olmak ehliyeti olmayanların başvurusu kabul edilmeyecektir.
14) Mütevelli Heyeti Alım Yapıp Yapmamakta Yetkilidir.
15) Başvuracak adayların işe alım ilan tarihi olan 14/04/2015 tarihinden geriye dönük en az 6 ay Göle İlçesi sınırları içerisinde ikamet etmesi zorunludur.
|