POSOF’TA BİR KÖY KARANTİNAYA ALINID!..
Ardahan’ın Gürcistan’a sınır Posof ilçesinde bir köyde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında karantina uygulaması başlatıldı.
ilçenin Savaşır (Çançaxi) köyü, Kovid-19 vakalarındaki artış dolayısıyla, salgının yayılmasının engellenmesi, sosyal izolasyon sağlanarak vatandaşların sağlığının korunması amacıyla karantinaya alındı. Giriş ve çıkışların durdurulduğu köyde, sokağa çıkma kısıtlaması uygulanıyor.
Göle’de mutasyonlu virüs alarmı: 2 bina karantinaya alındı!
Ardahan’ın Göle ilçesinde iki binada 2 kişinin korona virüsü testi pozitif çıktı. Her iki bina da mutasyonlu virüs iddiasıyla karantinaya alındı.
Ardahan’ın Göle ilçesinde iki binada, yeni tip korona virüs (COVID-19) tedbirleri kapsamında karantina uygulaması başlatıldı. Edinilen bilgilere göre Ardahan’ın Göle ilçesinde Salim bey mahallesinde bulunan 2 apartmanda oturan 2 kişinin korona virüs testi pozitif çıktı. İlçe Hıfzıssıhha Kurulu, her iki apartmanda pozitif vaka ve temaslı sayısının fazla olması nedeniyle karantina kararı aldı. Karantinanın, yeni bir değerlendirme yapılıncaya kadar devam edeceği öğrenildi. Karantina sürecinde binada yaşayanların ihtiyaçları Vefa Sosyal Destek Grubunca karşılanacak.
VALİ ÖNER: HERKES VİCDANİ SORUMLULUKLA HAREKET ETMELİ..
Tematik Denetimler kapsamında Vali Hüseyin Öner ve denetim ekipleri, berber, kuaför ve güzellik merkezlerini denetledi. Vali Hüseyin Öner, İçişleri Bakanlığının Koronavirüs ile mücadele kapsamında 81 ilde uyguladığı Haftalık Tematik Denetim Genelgesi kapsamında, kuaför, berber ve güzellik merkezlerinde denetim faaliyetinde bulundu.
İçişleri Bakanlığı tarafından tüm Türkiye’de eşgüdüm içerisinde gerçekleştirilen Dinamik Denetim Modeli çerçevesinde uygulanan Tematik Denetimler kapsamında Vali Hüseyin Öner, beraberinde Belediye Başkanı Faruk Demir, Vali Yardımcısı Cem Gümrükçü, İl Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, ilgili kurum müdürleri, esnaf odaları temsilcileri ve muhtarlarla birlikte beraber, kuaför ve güzellik merkezlerinde denetim yaptı.
KURALLARA UYALIM MAVİYE DÖNELİM
İşletme sahiplerine bilgilendirmelerde bulunan Vali Öner, kontrollü normalleşme sürecinin yaşandığı bu süreçte herkesin maske, sosyal mesafe ve temizlik kurallarına uyması gerektiğini söyledi. Okulların açık kalabilmesi, restoran, kafe ve çay ocaklarının faaliyetini sürdürebilmesi noktasında vicdani sorumlulukla hareket edilmesine de dikkat çeken Vali Öner, kurallara uyulması halinde ilimizin risk haritasında turuncu olan renginin önce yeşile ardından maviye dönebileceğini ifade etti.
Aranıyordular, yakalandılar!
Ardahan’da haklarında çeşitli suçlardan kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle aranan 5 firari hükümlü yakalandı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, aranan kişilere yönelik Ardahan, Tekirdağ ve İstanbul‘da çalışma yaptı.
Operasyonda, çeşitli suçlardan kesinleşmiş hapis cezaları nedeniyle aranan 5 firari hükümlü gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından Ardahan Adliyesine çıkarılan zanlılar tutuklandı.
.jpg)
CHP Ne Zaman İktidardı ki?
Aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan ve gençlik kolları kongresi ardından büyük kurultayını yaptıktan sonra seçimi gündeme getireceğini düşündüğüm Recep Tayyip Erdoğan’ın her konuşmasına başlar başlamaz demediğini bırakmadığı ve bu ülkede eğer bir sorun varsa tek suçlunun Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu belirttiği CHP’nin bu ülkede ne kadar iktidarda kaldığına baktığımızda öncelikle Erdoğan’ın döneminde uzun bir süre yasaklanan ve okunmasına izin wikipedia.org adlı sitenin verdiği bilgilere bakıyorum.
Ve damat kadar başına taş düşmesi için dua edilen CHP’nin iktidar hikayesine baktığımızda karşımıza ilk bilgi olarak aşağıdaki dip not düşüyor.
O nota baktığımızda aynen şöye deniyor..
‘Cumhuriyet Halk Partisi, 9 Eylül 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kurulan ve sosyal demokrasi ve Atatürkçülük görüşlerini benimseyen ve merkez solda yer alan bir siyasi partidir. Parti tüzük ve programında belirtilen bu görüşlerin yanında sosyal liberal eğilimler de barındırmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ve ilk yasal siyasi partisi olma özelliklerini taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi, 1923’ten 1950’ye kadar aralıksız iktidarda kalmış ve 1946’ya kadar genellikle tek parti yönetimini uygulamıştır. Türkiye’de en uzun süre iktidarda kalmış siyasi partidir. Atatürk tarafından “Halk Fırkası” adıyla kurulan partinin adının başına 1924’te “Cumhuriyet” sözcüğü eklenmiş, 1935’teki 4. Kurultay’da “fırka” sözcüğü yerine dış dünyayla daha uyumlu bir kelime tercih edilmesi kararlaştırılmış ve bugünkü “Cumhuriyet Halk Partisi” adı benimsenmiştir.
12 Eylül Darbesi’nin ardından, o dönem Bülent Ecevit’in genel başkanlık yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi kapatılmış; daha sonra 3821 sayılı yasaya dayanarak, kuruluşunun 69. yıldönümü olan 9 Eylül 1992 günü tekrar açılmıştır.’
Ve dönüp Menderes, Demirel, Özal, Erbakan, Türkeşlerin başını çektiği merkez, muhafazakâr, milliyetçi iktidarların bu ülkede daha çok iktidarda olduğunu ve olmaya devam ettiğini görürken, yaşanan tüm sorunları nasıl götürülüp CHP’nin boynuna atıldığını düşünürken, aynı sağ kesimin basını ve medyayı hep elinde tuttuğunu ve onların oluşturduğu enformasyonla, ‘olumsuz ne oluyorsa vur abalının sırtına’ stratejisinin iyi tuttuğunu da anlıyoruz.
Ancak, Türkiye’nin 1950’den bu yana yaklaşık 65 yıllık sandık deneyimi var. Bu sürede CHP hiç tek başına iktidar görmedi. Toplam hükümet faaliyeti de yaklaşık 6 yıl. Bu 6 yıllık sürenin 4 yıl 9 ayı koalisyon hükümetleri içinde, 14-15 ayı da azınlık hükümeti içinde geçmiştir. Yani CHP bu dönemin sadece % 9.2’sinde iktidardadır.
CHP son kez hükümet fırsatını Bülent Ecevit’in başbakan olduğu 42. TC hükümeti (5 Ocak 1978 – 12 Kasım 1979) ile yakalamıştı. Buradan şu sonuca varabiliriz; Menderes, Demirel, Özal, Erbakan, Türkeşli dönemler sonrası18 yıldır tek başına iktidarda olan sağ, muhafazakar, milliyetçi AK Partinin yönettiği bu ülkede CHP son 50 yıldır iktidara gelemiyor.
CHP son kez hükümetteyken Türkiye’nin nüfusu bugün 82 dün ise 43 milyondu.
Son kez hükümet olduğu 1979’dan bu yana geçen 50 yıllık sürede CHP’yi zaferle tanıştıramamış, iktidar yüzü gördürememiş tam 4 genel başkan görev yaptı. Bu genel başkanlar içinde en uzun süreyle görev yapanı 15 yıl 8 ay ile Deniz Baykal oldu. CHP bu 4 başkanla 1979 yılından bu yana 5’i genel, 5’i yerel olmak üzere 10 seçimde seçmen karşısına çıktı. Ve hepsinde yenildi, yani hiçbirinde 1. parti olarak çıkamadı. Hatta bu seçimlerden birinde (1994) % 4, birinde de (1999) % 8 oy aldı.
CHP bu geçen 50 yıl zarfında 20 kez “kurultay heyecanı” yaşadı. Bunlardan 10’u olağan, 10’u olağanüstü kurultaylardı. Yani CHP iktidara yürüyeceği istikameti ve politikaları yeniden belirlemek, tasarlamak için tam 20 kez fırsat kullandı. Ne olağan ne de olağanüstü bir iktidar çıkarabildi bu kurultaylardan.
Özetle, 1979’dan bu yana CHP 10 seçim, biri 15 yıl görev yapan 4 genel başkan, 20 kurultay, % 25 oy ve 35 yıllık muhalefet mahkumiyeti gördü.
Peki bu duruma baktığımızda bu ülkede yaşanan olumsuzlukların tek suçlusunun CHP’mi yoksa arada isimleri unutulan sağ kesimli hükümet, iktidar, hatta cunta dönemlerinin de olduğu Menderes, Demirel, Özal, Erbakan ve Türkeşler dönemi midir?!.
Bilmem ama dün ülkenin iç barışına, ekonomisine, insan haklarına, adalete, hukuka nefes veren dönem olarak bilinen ve Çankaya köşkünde görüştüğü, Diyarbakır’da Kürtçe türküler eşliğinde göz yaşı döküldüğü HDP ile, sağ ve milliyetçi kesime hitap eden İYİ Parti, muhafazakâr kesime yakın Fazilet Partisi ile bu ülke için hepimiz diyen CHP’nin iktidarda kalmak için şamar oğlanı, bu durumu anlatan bir muhalefet ortaya koyamayan CHP’nin de bu şamarları kabul eden bir parti olarak görmek mümkün değil mi?
Bu yılın sonunda bir erken seçim ilan edileceğini düşündüğüm ben öyle anlıyorum, sizi bilmem..
Kız öğrencilere tablet hediye

Ardahan Valilik tarafından bölgenin ünlü damal bebeği, bal ve kaşar peyniri takdim edildi.
Ardahan’ı tercih etmeyen
Sivaslılar, Sivas’tan çok İstanbul’da yaşıyor..
TUİK verilerine göre Sivas’ta 564 bin 444 Sivaslı yaşarken İstanbul’da yaşayan Sivaslı sayısı ise 629 bin 795 oldu
SİVAS – TUİK verilerine göre Sivas’ta 564 bin 444 Sivaslı yaşarken İstanbul’da yaşayan Sivaslı sayısı ise 629 bin 795 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu Kayseri Bölge Müdürü Mustafa Uslu, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi kayıtlarına göre, 2021 yılının başı itibariyle, Sivas nüfusuna kayıtlı olan toplam kişi sayısını 1 milyon 961 bin 419 olarak açıkladı. Uslu, Sivas nüfusuna kayıtlı Sivaslıların 564 bin 444’ünün Sivas’ta, 1 milyon 396 bin 975’inin ise başka illerde yaşadığını belirtti. Sivaslılar ise vatandaşların iş bulmak için büyük şehirlere göç ettiğini söylüyor.
En çok Sivaslı İstanbul’da
TÜİK verilerine Sivaslıların yüzde 55’i İstanbul’da, yüzde 11,4’ü ise Ankara’da ikamet ediyor. İstanbul’da 768 bin 338, Ankara’da 159 bin 644 Sivaslı yaşıyor. Bu iki şehri, 92 bin 233 ile Kayseri ve 79 bin 532 Sivaslı ile İzmir takip ediyor.
En sor tercih Ardahan
ADNKS verilerine göre; sadece İstanbul’da yaşayan Sivaslı sayısı, 629 bin 795 olan Sivas İlinin toplam nüfusundan yaklaşık olarak 150 bin kişi daha fazla iken, diğer illerde yaşayan toplam Sivaslı sayısı ise Sivas nüfusunun 2 katından fazla. Sivaslıların en az sayıda yaşadığı iller ise; 189 kişi ile Ardahan, 191 kişi ile Kilis ve 281 kişi ile Bayburt.
Sivas’ta yüzde 10 bayancı
2021 yılının başı itibariyle ADNKS verilerine göre Sivas’ta toplamda 629 bin 975 kişi ikamet ediyor. Bunun nüfusun 564 bin 444’ü Sivas nüfusuna kayıtlı iken, 65 bin 351 kişisi ise başka illerin nüfusuna kayıtlı.
Sivas’ta en çok Tokatlı var
ADNKS verilerine göre Sivas’ta; 6 bin 732 Tokatlı, 4 bin 959 Kayserili ve 4 bin 955 Malatyalı yaşıyor. Bu 3 il, Sivaslı olmayıp Sivas’ta yaşayanların dörtte birini oluşturuyor. Bunların yanı sıra Sivas’ta 3 bin 437 Yozgatlı ve 2 bin 571 Kahramanmaraşlı ikamet ediyor. Sivas’ta, sadece 36 kişi ile en az sayıda yaşayanlar ise Yalovalılar. Bu ili ise 88 kişi Edirne ve 99 kişi ile de Kırklareli takip ediyor.
“İş bulurum umuduyla büyük şehirlere göç ediyorlar”
Vatandaşlardan İbrahim Karahan, “Sivaslıların İstanbul’u tercih etmesinin sebebi bence burada iş imkanının ve fabrikaların fazla olmamasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. İş istidamı fazla yok, olan istihdamlar da büyük şehirlere çekiliyor. Yatırımcı burayı tercih etmiyor bence bundan ” şeklinde konuştu.
İlyas Zeki ise “Burada en önemli etkenin ben iş ve iş yeri olduğunu düşünüyorum. Yatırım eksikliğinin olduğunu görüyorum çünkü kamu yatırımlarının az olduğundan dolayı. İş yeri olsa da mevsimlik iş yerleri oluyor. Burada ki insanlar çalışmak için büyük şehirlere gidiyorlar. Daha önceden planlanmış bir senaryo vardı. Toprağı insandan uzaklaştırma buda eğitimin merkeze çekilmesiyle oluşturuldu, dolayısıyla topraklarımız bir nevi sahipsiz bırakılmış oldu. Çünkü insanlar çocuklarını okula gönderebilmek için merkeze geliyorlar. Fakat iş yeri olmağı için iş bulurum umuduyla büyük şehirlere göç ediyorlar bundan dolayı Sivaslılar dışarda daha fazla. Mesela benim ailemin tamamı dışarda. Biz 12 aileyiz şu an da 12’side dışarda bit tek ben geriye dönüş yaptım. Memleket hasreti ağır bastığından dolayı” dedi.
Göle eksi 22 derece görüldü
ARDAHAN – Ardahan’da kar yağışının ardından dondurucu soğuklar etkili oluyor. Göle ilçesinde termometreler eksi 22 dereceye kadar düştü.
Ardahan’da etkili olan soğuk hava, cadde ve sokaklarda buzlanmaya neden oldu. Bazı binaların çatılarında buz sarkıtlarının oluştuğu kentte, çeşmeler de dondu.
Sabah saatlerinde kentin kuzey kesimlerinde etkili olan yoğun sis sebebiyle görüş mesafesi düştü. Sürücüler sis nedeniyle zor anlar yaşadı.
Kar’dan sonra güzel görüntüler oluştu..
Doğu Anadolu Bölgesi’nde gece en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında 17 derece ile Kars, Ağrı ve Ardahan‘da ölçüldü.
Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölgede hava parçalı ve az bulutlu olacak.
Rüzgarın güneyden hafif, zaman zaman orta kuvvette eseceği bölgede, sıcaklıklar mevsim normallerinde seyredecek. Bölgenin gece en soğuk yerleşim yeri sıcaklığın sıfırın altında 26 derece olarak ölçülen Ardahan’ın Göle ilçesi oldu.
Gece en düşük sıcaklıklar sıfırın altında olmak üzere Kars, Ağrı ve Ardahan’da 17, Erzurum’da 11, Erzincan ve Tunceli 3, Iğdır’da 2 derece kaydedildi.
Gün içinde en yüksek sıcaklığın ise Tunceli’de 14, Iğdır’da 12, Erzincan’da 10, Ağrı’da 2, Kars ve Erzurum’da 1, Ardahan’da ise sıfır derece olması bekleniyor.
Kar kalınlıkları kayak merkezlerinden Palandöken’de 132, Sarıkamış’ta 99 ve Konaklı’da 67 santimetre oldu.
Bölgede vatandaşların, kuvvetli buzlanma, don, sis ve pus ile dik ve eğimli alanlarda çığ tehlikesine karşı tedbirli olması gerekiyor.
Gazeteci dövmek..
Bugünki yazıma başlamadan önce kırk yıl esarette kalıp vatan topraklarına yeniden kavuşmanın 100. yılını kutlayan Ardahan’ın topraklarını çiğnemiş, suyunu içmiş, ekonomik sıkıntılarına rağmen verdiğimiz mücadele ile adını ülke gündemine hatta, cumhurbaşkanı adayı olabilecek isimler arasına giren bir Ardananlıyı korkutmanın, dövmenin ne kadar zor bir iş olduğunu hemşerimi arayıp “geçmiş olsun, biz Ardahanlılara gerek var mı, gelelim mi?” dediğim ama “Yok, teşekkür ederim bu çakallara Ardahanlı pabuç bırakmaz rahat olun” diyen meslektaşım Levent Gültekin’e 25 çakalın saldırması görülmesi gereken en önemli bir noktadır.Çünkü Ahmet Hakan’a saldırıp havuz medyasını da dizayna sokanlar il parti genel başkan yardımcısının, milletvekilinin kemiklerini kırarak susturanların aynı alçaklığı bir Ardahanlıya da yapabileceklerini düşünmüş ve bir kişiye karşı 25 kişi saldırmaya kalkmış ama çakallık yaptıklarının Ardahanlı olduğunu hesaba katmamış ve Ardahanlı direnci ile karşılaşmışlardır.
Onca tehdit ve şantaj mesajları ardından bizzat saldırarak Ardahanlıyı susturacaklarını sananlar Ardahanlının bunlara pabuç bırakmayacağını ve kaçmayıp sağını solunu kırdırmadan direneceğini, hatta döveceğiz diye umut edilenin kendilerini dövdüğünü ve bu yetmezmiş gibi taksiye atlayıp kaçmamış, görevini yapmak için düşüncesini fikirlerini ortaya koyduğu televizyon kanalındaki programına katılmış ve kaldığı yerden haykırmaya devam etmiştir.
Evet gazeteci meslektaşım Levent Gültekin’in de susturulmak istendiği ülkede gazetecileri, düşündüklerini, fikirlerini paylaştıkları için susturup hapse attıranların, çakal takımlarının da kendilerinden aldığı cesaretle bir gazeteciye daha saldırma alçaklığını yapmaları,hatta adına düzenlenen ödülünü aldığım Metin Göktepe gibi gazeteceleri öldürerek bu ülkede adalet, hukuk, insan hakları yoktur diyenleri de haklı çıkarmış, ülkenin mafya vari yönetilmek istendiğini teyit etmiştir.
Ardahan Göle-Senemoğlu köylü bir gazetecinin gerek düşüncesi, gerek fikirleri ve söylemleri ile doğruları haykırmaya gayret etmesine dayanamayanların hesaba katmadığı, bu ülkenin birilerinin değil herkesin, her kesiminin ve Ardahanlının olduğunu ve insanca, insan haklarının, demokrasinin, adaletin herkese birgün lazım olacağını bilmeliler ve gardlarını ona göre almalılar.
Çünkü bu ülkede suskunların, baskı altında kalanların sesi soluğu Gültekinler’dir, gazetecilerdir, insan gibi yaşamak isteyenlerindir. Mafya ile değil, halkın oyları ile demokrasiyi adaleti, hakkı, hukuku getireceğim diyenlerin görevlerini yapmaları bunlar içinde erdemdir, görevdir. Çünkü sonuç olarak bu ülkede gazetecileri susturmaya kalkmak, seçilen millet vekillerini içeri atmak için dokunulmazlıklarını kaldırmaya kalkmak, eş başkanlarını içeri atmak, parti kapatmaya kalkmak, muhalefet edene terörist, hain diyerek ötelemek, seçilmiş vekilleri yetmez belediye başkanlarını görevlerinden alıp yerine kayyum atamakla işlerin yürümeyeceğini anlamak, algılamak demokrasinin kendisidir.
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
KAI’den KASIAD’a Tam Destek
Ardahan Hoçvanlı İşadamı Orhan Gökçe’nin Başkanlığına gelmesiyle birlikte toparlanma sürecine giren KAISİAD ile bir araya gelen KAI Vakfı Başkanı Cihangir Göngür ve KAI Yöneticilerini yanı sıra diğer dernek başkanları da KAISİAD Başkanını ve yöneticilerini kutladılar.
Birlikte hareket etme kararı alan KAISİAD ve KAI Yöneticileri amaçları aynı olan iki önemli kurumun bölgeye yönelik yapacakları çalışmalarda görev bölümüne hazır olduklarını belirttiler.
Başta İstanbul’da olmak üzere metropollerde ki KAI İşadamlarının bölgeye yönelmesi konusunda yapılacak olan çalışmalara hazırlayacakları yol haritaları ile yardımcı olacaklarını belirten bölgenin iki önemli kurumu olan KAISİAD ve KAI yöneticileri sık sık bir araya gelme kararı da aldılar.