http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..
‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..
İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6
Son olarak genellikle kentlerde ve lüks villa bahçelerinde bulunan Kamelyalardan birini köylerine kazandıran Cuvantel köylüleri köylerinin içinde bulunan çeşmeyi onartıp, taş ustası rahmetli köylülerinin yaptığı ve Efes anıtlarını aratmayan güzel taş oymaları ile süslü evin girişine el emeği, göz nuru ile örülmüş olan evin girişinin bahçe duvarına uygun bir de kapı köylerine hediye ettiler.

ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!.
Evet, Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan’ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan’ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan’ın, Ardahanlının, Ardahan’ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan’ın bir caddesine verilen Ardahan’ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi..
Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa’nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..
Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?
Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ”Ah hemşo, ah Ardahan” dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.
Örnek mi İstanbul’da 3, Kocaeli ve Çanakkale’de 1’er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda 12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?
Bilmem ama Ardahan’ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa’nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan’ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..
Evet o işte yazı..
DELİ HALİT PAŞA
ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN…
Meclisten cenazesi çıkan kahraman…
Rusların elinden Kars’ı alan adamdı…
Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden “Karsıalan” ismini aldı…
Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,
Nenehatun, Erzincan, Ardahan’ı da almıştı…
Savaş meydanlarının kahramanıydı…
Cepheden cepheye koştu…
Trablusgarp savaşı,
Balkan savaşı,
Kafkasya cephesi,
Kurtuluş savaşı…
İki tabancası vardı…
Birine “Namuslu” adını vermişti…
Onunla düşmana ateş ederdi…
Diğerine “Namussuz” der onunla savaştan kaçana ateş ederdi…
Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı “Deli Halid Paşa” derlerdi ona…
1923’te Ardahan mebusu seçildi…
Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu…
Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu…
M.Kemal’in çevresindekiler ondan rahatsızdı…
Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere…
Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,
“Bütçede para yok” itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :
“Ben Kars’ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara’ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?”
Halid Paşa’nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa…
Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü…
Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa’nın…
Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı…
Doktor raporu yayınlanmadı…
Meclise gelen ama Halid Paşa’yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu…
Olay böylece kapandı gitti…
9 Şubat 1925’te TBMM’de vurulup, 14 Şubat’ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal’in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu…
Mekânı cennet olsun…
Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli’nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli’nin Ardahan’ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk’ün yeni görevi etkili oldu..
.jpg)
SAFFET KAYA: MİTİNGLERİ FİYASKOYLA
AK Parti’yi bitirenlerin, gazetecilere, halka, ‘niye bu kadar önlem aldınız?’ diyerek emniyete kızacaklarına kendilerine ve çevrelerine baksınlar. 4 yıldır beklenen ama beceriksizlilerini, yapmadıkları hizmetlerin hesaplarını versinler’ diyen Ardahan Bağımsız Milletvekili Adayı Saffet Kaya seçimlerde zaferle çıkacağını bir kez daha yeniledi.
**SAFFET KAYA: BAŞBAKANLIK
VERSENİZ DE YOLUMDAN DÖNMEM..
7 Haziran 2015’te yapılacak Genel Seçimlerde Bağımsız olarak Ardahan Milletvekilliğine hazırlanan 23. Dönem Milletvekili Saffet Kaya, CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ziyareti öncesi gazetecilere açıklamalarda bulundu.
**ARDAHAN’ÎN DA SAFFET KAYASI VAR..
İki liderin Ardahan ziyaretini değerlendiren Kaya: “Hiç ihtiyacımız yok bir anda Ardahan gündeme oldu. Ama bir şeyi unutuyorlar. Rize’nin Tayyip Erdoan’ı varsa Ardahan’ın da Saffet Kaya’sı var. Elazığlıların Mehmet Ağar’ı varsa Ardahanlıların Saffet Kayası var. Antalya’nın Deniz Baykal’ı varsa Ardahan’ın Saffet Kaya’sı var. Eğer burada birileri siyaset yapmak istiyorsa Saffet Kaya’nın icazetini almadan yapamazlar. Geçmişte bizler hangi partiden olurlarsa olunsunlar kimseyi ötekileştirmeden birlik içinde yürüttük.
**BU HALK GÜDÜLECEK BİR HALK DEĞİL..
Yine birlik olarak içinde olacağız. Oy versin vermesin hep birlikte olacağız ama artık bize oy vermeyen kalmayacak. Bu seçim diğer seçimler gibi değil, tarihi bir seçim, tepedekiler halkı kuzu gibi görüyorlar. Bu halk güdülecek bir halk değil. Şerefli bir halktır” ifadesini kullanarak sözlerini şöyle sürdürdü:
**AK PARTİ VE CHP SEÇİM MAĞLUP OLACAK..
“İstenmeyen adayları getirip halkın başına musallat edenler, bu halkın iradesi karşısında mağlup olacaklar. Bu sözüm Cumhuriyet Halk Partisi ve Ak Parti içindir. Eğer halk istemiyorsa, beni aday yapın demek onursuzca bir davranıştır. Halk bana karşı kaşlarını çatarsa, Saffet Kaya’yı milletvekili görmek istemiyoruz havası gelse bana hiçbir güç milletvekilliği yaptıramaz. Bağımsız aday olmamızın sebebi şudur, 2011 deki gibi son dakikayı bekleyip de yanlışlık olmasın dedik.
İKTİDARDAN, VERGİDEN VE MALİYEDEN KORKMUYORUM, ANLIM AÇIK
Bizler dik durduk, birileri iktidardan korkar bağımsız aday olmaz diyordular. Ama biz dedik ki, iktidar bizden korksun biz niye iktidardan korkacağız ki. İktidar olmak birilerinin başında boza pişirmek değildir. İktidar olmak adil olmaktır.
İKİTİDARI ADİL OLMAYA DAVET EDİYORUM
Eşit davranmaktır, herkesi kucaklamaktır. Eğer bir yerde yangın varsa ona benzin dökmek değildir. Ona su dökmektir. İktidar olarak çalışanı, memuru korkutursanız, aşarım keserim derseniz, maliyeyi gönderirim derseniz, böyle bir anlayışsı kabul edebilmek mümkün değildir. İktidar herkesi kucaklayan, kerim devlet olmanın niteliklerini ortaya koymakla gelir.
BU CAN BU BEDENDE OLDUĞU MÜDDETÇE SAFFET KAYA YOLUNA BAĞIMSIZ DEVAM EDECEKTİR
Asılsız haberleri bir yerlere uçuruyorlar, astarı asaleti olmayan haberler, neymiş, son on beş gün kala, Saffet Kaya adaylıktan çekilecekmiş. Arkadaşlar bu can bu bedende olduğu sürece, Allah’tan başka hiçbir güç bu inandığımız hak yolunda bizi geri adım attıramaz. Biz siyasi hayatımızda Devletin bir liralık işiyle işimiz olmadı. Birileri gibi çilimizin çoğumuzun hakkını ailemizin hakkını buradakilerle paylaşmaktan şeref duyduk onur duyduk.
SEÇİM KORKUSU BİRİLERİNE KABUS RÜYASI OLDU
Birileri diyormuş ya seçimden sonra defterlerine el konulacakmış, çekilecekmiş, siz eğer bunu rüyanızda görüyorsanız kalkın bir abdest alın. Salâvatınızı getirin, ondan sonra konuşun.
UYANIN KALKIN ABDEST ALIN, İKİ REKAT NAMZ KILIN
Biz hayatımızı tertemiz sayfalarla yaşadık, eğer birileri hodri meydan diyorsa, buyurun hodri meydan gelin görün. Birileri herhalde sanal âlemde rüya görüyor 2 – 0 yapacağız diyorlarmış. Söylediklerine kendileri de inanmıyorlar. 0 ile 0’in toplamı, sıfır olur.
PARTİ BİNALARI BOŞ DURUYOR, HALK UMUDUNU KESTİ
Göreceğiz az bir zaman kaldı. Hadi gidelim onların parti binalarına bugün Pazar, en az günümüz bizim bugün, eğer 3 – 5 kişiyi geçerse ben hiçbir şey bilmiyorum. Orda particilik bağıyla gelenler var. Burada gönülden bağlanarak gelen var. Bu farkı da kıyaslamak mümkün değil. Birileri buraya can koyuyor, gönül koyuyor, beden koyuyor. Diğerleri ise yönetimdedir diye 3-5 kişi gidiyor, sözüm ona siyaset yapıyor.
Biz geldik siyaset renklendi, hayat kazandı. Eğer biz olmasaydık bu şerefli halk kime oy verecekti. Çoğu da sandığa gitmeyerek oy kullanmayacaktı. Kaya’da parti purti yok, halk var. O nedenle partiden üstün olduğumuzdan halk diyor ki, size yapılan bu haksızlık, bu mağduriyeti gidermek bizim boynumuzun borcudur.
Ardahan halkının meclise bağımsız göndereceği vekil sayesinde tüm ülkenin gündemi de Ardahan olacaktır. Eğer seçilirsem hangi partiye geçer diye kafalarda sorular var. Saffet Kaya halkın istemeği hiçbir yere geçmez. Halk ne derse Kaya orda olacaktır.
BANA BAŞBAKANLIK VERSENİZ DE YOLUMDAN DÖNMEM
Birileri yüksek mevkilerde makam mevki gibi yer vermek istiyor, ben dedim ki asla ve asla bu bağımsızlık yolunda beni hiç kimse döndüremez. Bana başbakanlık verseler bile dönmem, pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. Bunu listeyi yapmadan önce düşünecektiler. Birkaç gün önce anketörler araştırma yaptılar.
ANKETLER ORTADA, SİZİ BAŞBAKANDA KURTARMAYACAK
Saffet Kaya bağımsızdan %72 çıktı. Ak Parti %11, CHP %11 bu kadar dibe vurmuşlar. Şimdi elleri ayakları titriyor. Saffet Kaya’yı bağımsızdan nasıl çekeriz. Allah’tan başka kimsenin gücü yetmez ne bakanlık nede başbakanlık Saffet Kaya’yı bağımsızlık yolunda döndüremez.
ARDAHAN TARİH YAZMAYA HAZIRLANIYOR
Ardahan bir destan, bir tarih yazıyor. Kendi canına kendi evladına, kardeşine sahip çıkıyor. Sahip çıkarken de şeref meselesi haline getirmiş, bizde halkın iradesine sahip çıkmayı şeref meselesi haline getirdik, bu memleketin kaderini hiç kimsenin istismar etmesine izin vermeden yolumuza devam edeceğiz.
Genel başkanın, bir başbakanın Ardahan’a gelmesi bir şanstır. Hoş geldiler sefa getirdiler. Başbakan benim 20 yıllık dostum arkadaşım, gelirse mutlu oluruz, hatta Ardahan’a hizmet konusunda vaatte bulunursa çok mutlu oluruz. Ama şunu herkes bilsin ki elbet buraya 10-20 defa da gelseler de burada Saffet Kaya var”
ARDAHAN MİLLETVEKİLİ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?!.
Evet, Ardahanlı olduğumdan mı, Ardahan’ı ve Ardahanlıyı iyi tanıdığımdan mı, Ardahan’ın, Ardahanlının öz güveninin farkında olduğu anda önündeki tüm engelleri aşıp, inadına doğruya, inandığına, yanlışa karşı çıkışına ve en önemlisi tüm çakallıklara ve ölümlere rağmen bildiğimden mi bilmem ama ben Ardahan’ın, Ardahanlının, Ardahan’ın doğasında doğup, suyundan, ekmeğinden yetişenlerin bu ülkenin gidişatına yön verenlerin olduğunu iddia etmemden mi bilmem ama öldürülüp, adı da Ardahan’ın bir caddesine verilen Ardahan’ın ilk milletvekilinin neden, nasıl öldürüldüğünü daha iyi anlıyorum niye bu kadar Ardahan dediğimi..
Ama kendi ağaç kurdunun kendisini kemirmesi yani büyüdükçe iğnelerini yanındaki arkadaşına batırıp, öldüren kobuğ olduğunuda sık sık belirttiğim Ardahanlının kendi ağacının içindeki kurdu kendilerinin olmaya devam etmeleri halinde Deli Halit Paşa’nın sonu gibi sonlarla karşılaşacaklarını anlatmaya çalışsam da buna ne gücüm, ne imkânım ne de fesatların, hainlerin benim gibi düşünenlerden daha fazla oluşlarından dolayı etkim olmuyor bir türlü..
Evet, bu ülkede ilk Kongreyi yapan, İlk Hükümeti kuran, İlk Mavi/beyaz renkteki bayrağı göndere çeken, Cumhuriyet kelimesini dillendiren, ordu olmadan oluşturdukları çetelerle Komünist Rus sistemine direnen, işgalleri, zulümleri, kara kışı aşan Ardahanlıların en son yerel seçimlerde güçlerini ortaya koyduklarının farkında olmazlarsa da mecliste öldürülen ilk milletvekillerinin neden öldürüldüğünü okuyup, düşünmeleri gerekmez mi?
Bilmem ama bugün ülke genelinde bir parti bile kurup, genel başkanlık denen önemli bir görevi bile yapabilen Ardahanlıların ‘Güçlü Bir Lobi’ kelimesinin anlatmak istediğini er ya da geç de olsa anlamalarını beklerken birçoğunun bunu anlamayıp, yalnız kaldıklarını ve yolun sonuna gelip, treni kaçırdıklarında suçu kendilerine değil, ”Ah hemşo, ah Ardahan” dediklerinde asıl suçlunun kendileri olduklarını da anlamazlar.
Örnek mi İstanbul’da 3, Kocaeli ve Çanakkale’de 1’er , Ardahan ve 5 ilçe 1 beldede 7 toplamda 12 Belediye Başkanı, Mecliste 7 milletvekili, saray da 2 danışman, onca siyasi, iş insanı, gazeteci, bürokrat, 3 gümrük kapısı, balı, kaşarı eti, doğası, tarihi, 2 ülkeye komşuluğuna karşın hala neden göç vermesi yetmez mi ve bu güce, lobiye, insana sahip olan Ardahan niye bu durumda diye düşünmekte gerekmez mi?
Bilmem ama Ardahan’ın ilk Milletvekili olan Deli Halit Paşa’nın mücadelesini ve öldürülmesine kadar giden hayatının kısa bir bölümünü anlatan aşağıdaki metni okuyalım mı? Suyunu içenin çelikleştiği, toprağı kadar can veren bir yanı Kafkaslarda, diğer yanı Karadenizde olan Ardahan’ı, Türk, Ahıskalı, Kürt, Alevi, Terekeme ve kirvesi Şavşatlı Ardahanlıyı bir kez daha anlamak için..
Evet o işte yazı..
DELİ HALİT PAŞA
ALLAH MEKANINI CENNET-İ ALÂ EYLESİN…
Meclisten cenazesi çıkan kahraman…
Rusların elinden Kars’ı alan adamdı…
Soyadı kanunu çıktığında bu yüzden “Karsıalan” ismini aldı…
Sadece Kars değil, Sarıkamış, Erzurum,
Nenehatun, Erzincan, Ardahan’ı da almıştı…
Savaş meydanlarının kahramanıydı…
Cepheden cepheye koştu…
Trablusgarp savaşı,
Balkan savaşı,
Kafkasya cephesi,
Kurtuluş savaşı…
İki tabancası vardı…
Birine “Namuslu” adını vermişti…
Onunla düşmana ateş ederdi…
Diğerine “Namussuz” der onunla savaştan kaçana ateş ederdi…
Savaş meydanındaki cesaretinden dolayı “Deli Halid Paşa” derlerdi ona…
1923’te Ardahan mebusu seçildi…
Halid Paşa, savaş meydanlarında olduğu gibi kürsüde de kükrüyordu…
Mecliste dönen dolapları ve entrikaları, yolsuzlukları deşifre ediyordu…
M.Kemal’in çevresindekiler ondan rahatsızdı…
Kel Ali ve Kılıç Ali başta olmak üzere…
Mecliste yaptığı bir konuşmada Gazilerin maaşlarının arttırılmasını isteyen Halid Paşa,
“Bütçede para yok” itirazlarına, mecliste dönen dolapları ifade eden şu cevabı verdi :
“Ben Kars’ta, Ermeni çetecilerden 70 araba mücevher ve altın alıp Ankara’ya gönderdim, Ne oldu bunlar..?”
Halid Paşa’nın bu sözleri önce derin bir sessizlik yarattı, Ardından masalara vurmalar ve sonra çıkan tartışma, gürültü, karışıklık ve kavga esnasında vuruldu Halid Paşa…
Enteresandır Halid Paşa, soğuk meclis odalarından birine yatırılmış, 5 gün tedavi edilir gibi yapılmış ve kurşun yaralarından değil ama zatürree etkisiyle ölmüştü…
Meclisten cenazesi çıktı Halid Paşa’nın…
Bu süre zarfında ifadesi bile alınmadı…
Doktor raporu yayınlanmadı…
Meclise gelen ama Halid Paşa’yı görmeyen savcı uygun bir zabıt tuttu…
Olay böylece kapandı gitti…
9 Şubat 1925’te TBMM’de vurulup, 14 Şubat’ta cenazesi çıkan Halid Paşa, M.Kemal’in yakın çevresindeki adamlar tarafından işlenen böyle bir cinayetin kurbanı oldu…
Mekânı cennet olsun…
Not: Bugünkü yazıma kaynak olan eski Ardahan İl Spor Müdürü olan ve şu an Kocaeli’nde İl Spor Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü görevini yapan hemşehrim, arkadaşım Metin Çimli’nin Ardahan’ın eski milletvekili Deli Halit Paşa hakkında yazılan bir yazıyı bana göndermesi ve bu durum ardından Sabah Gazetesi Haber Müdürlüğüne atanan meslektaşım Erhan Öztürk’ün yeni görevi etkili oldu..
.jpg)