SAHİL YOLU, ŞEHİT DOLU!..

 



SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6



Samsun’dan itibaren başlayan, üzerinde ülkenin en uzun tünellerinden Nefise Akçelik Tüneli gibi birçok tünelin bulunduğu ve Artvin Hopa’da biten 1427 km’lik sahil yolu boyunca gerek karayolları tarafından gerekse belediyelerce yaptırılan ve yerleşim yerlerinde yaşayanların yaya olarak üzerinden geçip, 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfedilen Karadeniz sahiline ulaştığı üst geçitlerin, görev yerlerinde şehit düşen polis ve askerlerin isimleriyle ölümsüzleştirildiği görülmektedir.


KAR GELİYOR..


Doğu Anadolu Bölgesindeki Ağrı ile Ardahan‘da sağanak ve karla karışık yağmurun etkili olacağı bildirildi. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bölge genelinde hava parçalı, yer yer çok bulutlu olacak. Öğle saatlerinden itibaren Ağrı çevresi ile Ardahan’ın kuzey kesimlerinde sağanak, yüksek kesimlerinde ise karla karışık yağmurlu havanın etkili olması bekleniyor.


Sıcaklığın mevsim normallerinde seyredeceği bölgede, rüzgar kuzeyden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek. Bölgede gece en düşük hava sıcaklığı Erzurum’da 2, Kars ve Ardahan’da 3, Ağrı’da 4, Erzincan’da 5, Tunceli’de 7 ve Iğdır’da 10 derece olarak ölçüldü. Gün içinde en yüksek sıcaklıkların ise Tunceli ve Iğdır’da 16, Erzincan’da 14, Ağrı’da 12, Kars’ta 10, Erzurum’da 9 ve Ardahan’da 8 derece olacağı tahmin ediliyor.


.MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


NEHİRİN YÖNÜ DEĞİŞTİRİLİR Mİ?..


Pandemiyle başlayan ve zaten iyi olmayan ekonomik sıkıntılarında içinde olduğu Libya, Akdeniz, Ege ile devam eden Kafkasya’ya kadar sıçrayan ortadoğu çatışmalarıyla ve son olarak İzmir depremiyle kendisini unutturmayacak şekilde hissettiren 2020 yılının son iki ayına girerken bir kara haber daha alıyoruz.


  İstanbul kanalının da içinde olduğu bir çok önemli konuyu gündem dışı bırakan 2020 yılının olumsuzluklarından bir yenisi yani Kura nehrinin yönünün değiştirilmesi de eklendi. Adaletin olmadığı, hukukun taraf olduğu iddia edilen bir süreçte açılan davanın, doğanın aleyhine sonuçlandığının haberini alırken betona boğduğumuz doğanında boş durmayıp en son İzmir ile öç aldığını görmekteyiz.



  Tamda pandemi ile gündeme gelen endemik tarımın önemi konuşulurken tarıma, doğaya verilen zararın bedelini ödediğimiz söylenirken, bir nehrin yönünü değiştirme planı mahkeme kararıyla onay alır ülkemde.


  İstanbul kanalını açmakta iddialı olan iktidarın her gördüğü derenin üzerine kurduğu HES’lerle yetinmeyip denizlere yeni yol açmaya çalıştığı ülkemde Ardahan’a ve Ardahan  üzerinden Kafkasya’ya hayat veren bir nehir yani Kura’yı üzerinde baraj yaptığı ama suyun yetmediği Çoruh barajına Kura nehrinin yönünü değiştirerek su verecek.


Yani doğaya vurulan gemlerden bir yenisi daha vurularak Beşikkaya HES barajı ile Göle, Ardahan, Hanak ve Kafkasya ovalarına can veren Hazar gölüne uzanan kolu olan Kura nehrinin yönünü Karadenize çevirecek. Bunu yaparken adaletin, hukukun üzerinde hükmü olduğu belirtilen iktidarın isteğiyle yapılacak.


  Kısacası kardeş denen Azerbaycan’ın yanı sıra komşu Gürcistan’ın suyu da olan Kura nehri nehirlikten çıkıp adına can suyu denen su ile dere olacak.













HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




 







Özel Hareketcı Hemşehrimiz Şehit Edildi!..


arşiv haber 09/07/2019 tarihli haerler/yorumlar


Mardin’in Ömerli ilçesinde çıkan çatışmada yıllar önce Ardahan’dan göç edip, Ankara’ya yerleşen bir ailenin çocuğu olan Mardin Polis Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva ve 1 güvenlik korucusu yaralandı.


Mardin Valiliği, PKK’lılara yönelik düzenlenen operasyonda Ardahanlı bir ailenin ferdi olduğu öğrenilen ve şehit olan güvenlik görevlisinin İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva olduğu açıklandı. Valilik tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:


“Ömerli ilçesi Ömeryan kırsalında faaliyet yürüten bölücü terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getirmek, bölücü terör örgütü mensupları tarafından kullanıldığı değerlendirilen sığınak ve barınaklarını bularak, tahrip etmek maksadıyla 7 Eylül 2019 günü İl Jandarma Komutanlığımız ve İl Emniyet Müdürlüğümüzce yürütülen ‘Şafak 127 Operasyonu’ kapsamında yapılan arama tarama ve yer gösterme faaliyetleri esnasında bölücü terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırıda Mardin Polis Özel Harekat Şube Müdürümüz Tufan Kansuva ve bir güvenlik korucumuz yaralanmıştır. Yaralılarımızın süratle Mardin Devlet Hastanesi’ne intikali sağlanmıştır. Yapılan tüm müdahalelere rağmen Polis Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva kurtarılamayarak, şehit olmustur. Yaralı güvenlik korucumuzun tedavisi ise halen devam etmektedir. Bölücü terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getirmek için bölgede operasyonlar devam etmektedir. Bölge halkımızın desteğiyle huzur ve güvenliği sağlamak maksadıyla, ilimiz genelinde terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlerimizin kararlılıkla devam edeceği bilinmelidir.”


**ARDAHAN VALİSİ BAŞSAĞLIĞI MESAJI..


Mardin’in Ömerli ilçesinde BTÖ mensuplarıyla girilen çatışmada Şehit düşen hemşehrimiz, Mardin Polis Özel Harekat Şube Müdürü Tufan Kansuva’ya Allah’tan rahmet, ailesine, Polis teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum.


Mustafa MASATLI

Ardahan Valisi


 



Ardahan Dernekler Federasyonundan Dev Bir Organize Daha!!


Ardahan Dernekler Federasyonundan


 


Dev Bir Organize Daha!!


*Arşiv Haber 19/08/2019 Tarihli Haber


‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarına ara vermeden devam eden ve Kadın Komisyonu Toplantısı sonrası 24 Ağustos 2019 Cumartesi günü saat 10.00’da Kozyatağı Hilton’da Ardahanlı İş İnsanları ile bir araya gelecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu dev bir organizeye daha imza atmaya hazırlanıyor.


Daha önce ilkini gerçekleştirdiği ‘1. Ardahan’ı Tanıtma Günleri’ ni gerçekleştiren ve 4 gün içinde 1,5 Milyon insanı İstanbul Maltepe Sahilinde bulunan etkinlik alanına toplayan ve Ardahan’ın adını tüm İstanbul’a yazdıran Ardahan Dernekler Federasyonu bu yılda aynı yerde ARDAHAN’I TANITMA GÜNLERİ ni yapacak.


1-7 Ekim 2019 Günlerinde gerçekleşecek olan Ardahan’ı Tanıtma Günleri için tüm Ardahanlıların katkısını beklediklerini belirten Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz Ardahan Valiliği, Ardahan Belediyesi, Göle, Hanak, Damal, Çıldır, Posof, Göle Köprülü Belediye ve federasyon ile dernekleri ile birlikte yapmayı hedefledikleri Ardahan’ı Tanıtma Günleri öncesi çalışmalara başladıklarını belirtti.


ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz 1-7 Ekim 2019’da yapılacak olan Ardahan Günleri öncesi açıklamasını şöyle devam etti.


‘Daha önce Maltepe’de 2 kez, Bakırköy’de 2 kez yaptığımız organizeler gibi bu yıl da yapacağımız Ardahan Günleri öncesi Ardahanlı olan Şişli, Esentyurt, Bakırköy ve Kocaeli Dilovası Belediye Başkanımızın yanı sıra Sancaktepe, Ataşehir gibi belediye başkan yardımcısı hemşehrimiz, gazetecilerimiz, sanatçılarımızla birlikte top yükün dev bir organizeyi yapmayı hedefliyoruz’ dedi.



Bugün HDP’ye, Yarın CHP’ye Hatta AK Parti’ye!


 


Haftanın ilk saatlerinde siyasi arenayı olduğu gibi kamuoyunu şok eden gelişme ardından gözlerin döndüğü partilerin başında gelen HDP’den ziyade 31 Mart, 23 Haziran’da HDP’den en büyük desteği alan CHP’dir.


Çünkü, demokrasi denen ama çokta uygulandığı söylenemeyecek olan seçimler de halkın oyları ile seçilen Van, Diyarbakır, Mardin’in HDP’li Belediye Başkanlarının görevlerinden el çektirilip, yerlerine aralarında Ardahan’ın eski Valisi Mehmet Emin Bilmez’in de bulunduğu o bölgelerin valilerinin kayyum olarak atandığını hepimiz öğrendik..


17 Ağustos depreminin sarsıntılarını yeniden his ettiğimiz şu günlerde yaşanan bu siyasi deprem ardından gözler ülkenin en büyük muhalefet partisi ve önceki seçimlerde olduğu gibi son seçimlerde demokrasiye hiç de uygun olmayan yöntemler ile  görevden el çektirilen belediye başkanlarının partisi HDP’den en büyük desteğini alan ve demokrasi, hak, hukuk, eşitlik diyen solcu olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisine dönmesi en doğal şeydir.


Evet, beklenen bir gelişme olarak beklenenin yapıldığı ve halkın oyları ile seçilenlerin içeri atılmasıyla yetinmeyip, siyaset arenasında da devre dışı bırakma operasyonu öncesi bir çok kişinin de gece ve sabah saatlerinde gözaltına alındığını da öğrendiğimiz pazar gecesi ardından başlayan pazartesi ve sonra ki günlerde CHP’nin bu konuda diyeceklerini ben ve herkes büyük bir merakla beklemektedir.


MHP’nin ‘Ya bu nasıl iş kardeşim hani dağda değil, ovada siyaset yapın diyorduk. Ve hani demokrasi var diyorduk’ demesini beklemediğimiz bu sürecin önemli tarafı olan CHP’nin yapacağı açıklama ve bundan sonra ki atacağı adımı bekliyoruz..


Çünkü bahsedilen parti hem bu ülkenin en büyük muhalefet partisidir, hem bu ülkenin demokrat ve sol partisi olduğunu iddia eder, hemde en son seçimde en büyük desteğini aldığı partiye sahip çıkıp, çıkmayacağını merak etmekteyiz..


Ama ondan önce HDP’ye de bir soru sormak gerekir..


Ve başta şu an bulunduğu mecliste maaşları almak, imkanları yararlanmak için durup, yaşananları yaptığı açıklamalarla mı geçirecek?


Bilmem ama bu ülkede kayyum sopası ile iktidarına devam etmek isteyen bir anlayışın bugün HDP’ye yarın bu gelişmeden sonra atacağı adımı merak edilen CHP’li belediyelere dönebileceğini her iki partide masaya yatırmalı ve atacakları adımı birlikte kararlaştırmalı diye düşünürken bu adımın ülkenin iç huzurunu bozan adımlar  olmamasına dikkat etmelerini bekleyen tedirgin bir kamuoyunun olduğunu da söylemek ve dikkat çekmekte gerekir..


Çünkü yapılanın antidemokratik bir uygulama olduğu kadar, bu antidemokratik gelişmeye karşı gösterilecek tepkinin de demokrasi dışı hareketler olmaması için toplumun büyük kesiminin duacı olduğunu da unutmamak lazım..


Ha bu arada başta CHP’liyim, solcuyum, demokratım diyen ve ülkede ki tüm demokrasi yanlısı insanların da işi ve yükü sadece HDP’ye ve HDP’li seçmene bırakıp, başta sanal ortamda olmak üzere masa başında demokrasi havarisi kesilmeden demokrasiye, hak, hukuka, seçme, seçilme hakkına sahip çıkması da önce kendisi için sonra tüm insanlığa düşen en büyük görevdir..


Aksine, ‘bugün bana, yarın sana’ Atasözünü değiştirip, bugün HDP’ye yarın CHP’ye hatta İYİ Parti’ye, hatta dün aynı durumları yaşayan AK Parti’ye veya HDP’li başkanların görevden alınıp, yerlerine kayyumlar atanmasına zil çalan MHP’ye diye değiştirebiliriz..



Ardahanlı Genel Müdür E Devleti Anlattı..


E-Devlet ile alakalı görüş, öneri ve şikayetler nereden bildirilebilir?


*Arşiv Haber: 28/09/2017 Tarihli Haber ve Yorumlar..


Ardahanlı üst düzey bürokratlarımızın başında gelen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç düzenlediği tanıtım videosuyla -Devleti anlattı.


E-Devlet ile alakalı görüş, öneri ve şikayetler nereden bildirilebilir? E-Devlet ile alakalı görüş, öneri ve şikayetler nereden bildirilebilir? Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç, cevapla.tv’nin sorularını sizler için yanıtladı.


Ardahan Göleli Kılıç, Görüş, öneri ve şikâyetler 160 telefon numaralı e-Devlet kapısı çağrı merkezine, bilgi@turkiye.gov.tr adresine mail yoluyla, www.turkiye.gov.tr e-Devlet kapısı üzerindeki iletişim formu doldurularak iletilebilir. Bunlara ek olarak sosyal medya üzerinden Facebook için facebook.com/edevletkapi profiline, Twitter için @ekapi profiline bildirilebilir. Ayrıca #edevlet etiketi ile Twitter üzerinden alınan görüş, öneri ve şikâyetlere en kısa süre içerisinde cevap verilmektedir.’dedi.


**Ardahan’ın Halk Fırkasından Haberiniz Var mıydı?


*18/08/2017 Tarihli Haber


Kent merkezinde bulunan bir caddeye adı verilen Ardahan’ın iki milletvekili Deli Halit ile ilgili detayları Tarihi Kayıp kaç Ardahanlı biliyor..

Ya bu fotoğrafları?..




Ermeni soykırımı suçlularından Deli Halit Paşa, çıkan bir tartışma nedeniyle Afyon milletvekili, İstiklal Mahkemeleri başkanı Kel Ali (Çetinkaya) ile boğuşurken nereden geldiği belli olmayan bir kurşun tarafından vuruldu. Deli Halit Paşa 5 gün sonra 13 Ocak’ta öldü. Cinayet hakkında hiçbir işlem yapılmadı, çünkü maktul Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası yandaşı bir muhalifti.


Mustafa Kemal’in siyasi rakiplerinin çeşitli yöntemlerle ortadan kaldırılmış olması, günümüze kadar herkesin bildiği bir sır olarak gelmiştir. Bu yöntemlerin arasında cinayet de bulunuyordu. Bu cinayetlerin en çok bilinenlerinden biri, Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey’in öldürülmesiydi. Mecliste “İkinci Grup” olarak bilinen muhalefet hareketinin sözcülerinden Ali Şükrü Bey, Mustafa Kemal’in muhafız kıtası komutanı Topal Osman tarafından öldürülmüştü. Ali Şükrü Bey Meclis’in yetkilerinin Mustafa Kemal’e devredilmesinin diktatörlükle sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyordu. Pontus soykırımı suçlularından Topal Osman, Ali Şükrü Bey’i davet ettiği bağ evinde öldürmüş, ardından da konuşmasını engellemek için o da hükümet güçlerince kuşatılarak öldürülmüştü.


Mustafa Kemal’in tek parti ve tek adam diktatörlüğüne gittiğini gören yol arkadaşlarının bir kısmı, 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adı altında örgütlendiler. Fırkanın önde gelen destekçilerinden biri Deli Halit Paşa’ydı. Deli Halit Paşa önde gelen bir İttihatçı ve Teşkilat-ı Mahsusa’cıydı. 1915 yılında Dersim ve yöresinde çeşitli görevlerde bulundu, Kafkas Tümeni komutanlığı yaptı, Ermeni soykırımının bizzat örgütleyicisi ve uygulayıcısı oldu. Ekim Devrimi’yle birlikte Rusya’nın savaştan çekilmesi üzerine birlikleriyle Kars ve Ardahan’a girdi ve Mustafa Kemal’in emrinde çalışmaya başladı.


Son derece sert, asabi ve gözü pek bir yapıya sahip olduğu için “Deli” lakabıyla anılıyordu. Çatışma esnasında kaçmaya yeltenen askerlerin derhal öldürülmesi emrini verir, cephenin biraz gerisinde bekleyerek kaçmaya çalışanlar üzerinde emrini bizzat uygulardı. Kuvva-yı Milliyeciler tarafından halkın zorla askere alınması, her gün yüzlerce kişinin askerden kaçmasına neden olmuş, ilk İstiklal Mahkemesi de asker kaçaklarını yargılamak üzere kurulmuştu. Bu nedenle Deli Halit Paşa’nın işlediği bu cinayetler kimse tarafından sorgulanmıyordu. Kuvva-yı Milliyecilerin öldürdüğü asker kaçaklarının sayısı binlerle ifade edilmektedir.


Deli Halit Paşa cumhuriyetin ilanından sonra Ardahan milletvekili olarak meclise girdi, ancak Mustafa Kemal’in diktatoryal eğilimleri nedeniyle muhalefetten yana tavır almayı yeğledi. Mecliste Halk Fırkası ile Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası mebusları arasında her an gerginlikler yaşanıyordu. Deli Halit Paşa, 9 Ocak’ta kendisi gibi İttihatçı ve Teşkilat-Mahsusa üyesi bir Ermeni soykırımı suçlusu olan Kel Ali (Çetinkaya) ile bir önerge meselesi yüzünden tartışmaya başladı. Araları zaten daha önce yaşanmış olan Paşalar Hükümeti meselesi yüzünden açıktı. Kel Ali, önde gelen üyelerinin neredeyse tümünün paşa olmasından yola çıkarak Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı bir “Paşalar Hükümeti” kurmakla suçlamış, Deli Halit Paşa da bu yüzden onunla tartışmıştı.


Bu defa sudan bir önerge bahanesiyle tartışma yeniden alevlendi. Deli Halit Paşa iki tabancasını çekerek Kel Ali’ye ateş etti, ancak vuramadığı için rakibini altına almışken nereden geldiği belli olmayan bir kurşun tarafından sırtından vuruldu.


Beş gün boyunca can çekişen Deli Halit Paşa, kendisini vuranın Kel Ali değil, Rize mebusu Fuat olduğunu söylüyordu. Ancak bu mesele hiçbir zaman açıklığa kavuşturulamadı, çünkü Halit Paşa’nın ölümünden sadece birkaç hafta sonra Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatıldı, Fethi Bey hükümeti düştü, İsmet Paşa başbakan oldu ve Takrir-i Sükûn Kanunu kabul edildi. Böyle bir ortamda Cumhuriyet Halk Fırkası’na muhalefet eden bir kişinin öldürülmesini, hem de bu fırkaya üye bir mebus tarafından öldürülmesini sorgulamak kimsenin harcı değildi. Nitekim mesele kapatılıp gitti.


Böylece Mustafa Kemal’in rakiplerinden biri daha son derece kuşkulu bir şekilde ortadan kaldırıldı. Hatırlatalım: Mustafa Kemal de bir İttihatçı ve Teşkilat-ı Mahsusa üyesiydi…


(Fotograf: Mustafa Kemal, Deli Halit Paşa’nın birliklerini denetliyor.)



Bayburt Ardahan Dayanışması


*23/03/2017 tarihli Haber


Türkiye Futbol Hakemliğinde çok iyi yerlere gelen ve son yıllarda çıkarmış olduğu hakemlerle adından söz ettiren Ardahan il hakem kurulu’nun bu hafta misafirleri vardı.


Türkiye Futbol Hakemliğinde çok iyi yerlere gelen ve son yıllarda çıkarmış olduğu hakemlerle adından söz ettiren Ardahan il hakem kurulu’nun bu hafta misafirleri vardı.


Bölgede en başarılı iller arasında gelen Bayburt il hakem kurulu başkanı Adnan Hatipoğlu ve hakemlerini ağırlayan Ardahan il hakem kurulu başkanı İbrahim Gök, ziyaretin kendilerini çok mutlu ettiğini ve şereflendirdiğini belirtti.


Bayburt İl hakem kurulu başkanı Adnan Hatipoğlu, Ulusal Hakem Murat Türkoğlu ve Ulusal yardımcı hakem Yavuz Bahadır Ordu’yu Başkan Gök, Ulusal hakem Doğu Yılmaz, Ulusal Yardımcı hakem Yasin Kılıç ve kurul üyeleri ile diğer hakemler karşıladı.


Birlikte akşam yemeği yiyen hakem camiası, ertesi gün kahvaltı yaptıktan sonra Serhat Ardahanspor-Bayburtspor müsabakasını izlediler. 


Bölge hakemliği hakkında fikir alışverişi yapan Kurul üyeleri bu istişareden memnun kaldıklarını, iadeyi ziyaret-i en kısa zamanda gerçekleştireceklerini belirttiler.


16. Değil, 17. Festivaldir Sayın Köksoy..







  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


 


16. Değil, 17. Festivaldir Sayın Köksoy..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 

 



Yazıma başlamadan önce herkesin bilmesini istediğim bir konuyu baştan belirtmeliyim.

Çünkü 8 yıldır bu konuyu ısrarla belirtmeme karşın bu konuyu sayın Ardahan Beleidye Başkanına anlatamadım.. Yada anlamak istemdi..

Sayın Ardahanlı, Sayın okur, ey sayın Köksoy bu yıl düzenlenecek olan Bal Festivali 16. olmayacak, 17. festivaldir.

Çünkü bu festival 16 yıl değil, 17 Yıldır yapılmakta..

Sen bir yılı neden çalıp, kabul etmiyorsun Sayın Köksoy..

17 Yıldır yapılan Bal Festivaline neden 16 Yıldır diyorsun ey Ardahan Belediyesi..

Evet tekrarlıyorum Ardahan Bal Festivali 16 değil 17 Yıldır yapılmakta.

Çünkü bir festivali de Ardahan Dernekler Federasyonu yapmıştır, bunu tüm dünya alemin bilmesini ve 8 yıldır ısrarla söylememize karşın aynı şekilde Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından inkar edilmekte ve ARDAFED’in başarıyla, hemde devletin, milletin parası, bütçesiyle değil, derneklerin iş birliği ile, ilçe belediyesinin desteğiyle yaptığı festival görmezden gelinmektedir.

Halbuki aynı festival Faruk Köksoy’un da önünün açılmasına katkı sunmuş, başkan olmasına az da olsa bal gibi katkı sunmuştur..

Çünkü Mikail Kayatürk’ün yapmak istemediği, ama şahsen benim çağrım, O dönem ki ARDAFED yönetimi ve Başkanı Güven Doğruyol’un harekete geçmesi, derneklerin tam destek vermesi, ilçe belediyelerin ve o dönem Çevre Müdür olan Köksoy’un da katkısıyla Ardahan Bal Festivalinin 9’uncu Ardahan Dernekler Federasyonu tarafından yapılmıştır.

Yani Ardahan Bal Festival 16 yıl değil, 17 yıldır yapılmakta..

Gelelim yazımızın diğer bir konusuna..


**STK ve Derneklerin içinde olmadığı balın tadı ne olur?


Patos vurup, halkla birlikte çayırda ekmek yine valimizi ziyaretimde yeni valimizin dikkat çektiği bir konuya da bide ben dikkat çekmek isterim.

Çünkü göreve gelir gelmez ilk görüştükleri arasında olan beni kabul ettiğinde ve sonra ki görüşmelerim de Vali Mehmet Emin Bilmez beyin bir sözünü diğerleri kadar önemsedim.

Ardahan’ın gelişmesinin, kalkınmasının diğer önemli bir noktası da İstanbul dışında bulunan Ardahanlılar ile kurulacak diyaloga bağlıdır diyen aynı vali imzaladığı Ardahan Bal Festivalinin davetiyelerinin kaçının Ardahan Derneklerine gittiğini sormalı, sorgulamalıdır..

Yani işn kısası ARDAFED’in yaptığı festivali inkar edip, 8 yıldır kabul etmeyen Belediye veye Valilik İl dışında bulunan hangi dernekleri festivale davet etmiştir.

Hangisine gelin bu festivalde berber yapalım demiştir..

Yoksa her zaman ki gibi bütçesi saklanan, harcamaları kamuoyuna açıklanmayan, Ardahanlılara değil dışarıdan getirilen firmalara organize edilen bu festival ve şenlikler kabarık faturaların elde edilmesi için mi düzenleniyor..

Birde bunu soralım, sorgulayalım..

Ve en önemlisi böyle yapmakla 17 yıldır yerelde kalan festival ve şenliklerin neden medyada, gazetelerde ve dünyada ses getirmediğini merak etsek iyi olacak..


 

 



**Artçı Sarsıntılar..


Bugün 17 Ağustos..

Balık hafızalı toplumun 18 yıl önce 17 Ağustos gecesi, saat 03 02’de yaşanan ve 45 saniye sürüp, binlerce insanın ölümüne bir o kadarının evsiz, barksız ve sakat kaldığını hatırlar mı?

Bilmem ama önüne gelen yemeğin ne olduğunda bakmadan, elinde ki cep telefonunda gördüklerinin okumadan, değerlendirmeden, ne anlatmak istediğini düşünmeden beğenmekten başını kaldırmayan bir toplumun fertleri olarak 18 yıl önce bugün yaşananları hatırlayacağını sanmıyorum..

Çünkü aynı toplumun birer fertleri olarak müteahhitleri zenginleştirip, onlarla ortak olanların gizlice ve gelişi güzel değiştirilen Kent İmar Programlarının birinin de Ardahan’da, Kura Nehrinin yanı başında ki otel arsanın bir çırpıda nasıl olup, konut arsası olduğunu da da sorgulama zahmetinde bulunmayan bir toplum..

Ve aynı toplumun idarecilerin nasıl olup, bir kaç yıl içinde milyonların sahibi olduğunu da merak edip, sorgulamadığını da bilen bir fert olarak 18 yıl önce 17 Ağustos’ta nice binanın yerle bir olduğunu da merak edip, sorgulamaz olduğunu da bilenlerdenim..

Evet, 18 yıl önce bugün yani şu an yine aynı yerde olduğum Marmara’da yaşanan facia öncesi gelen artçıları fark edemediğimiz gibi bugünde başta Ardahan’da temelinde cesetler çıkan Karagöl Mahallesinde olmak üzere, temelinde su fışkıran Kura Nehri yatağına yapımına izin verilen onca binayı hatırlıyorum..

Ve bugün yani 18 yıl önce binlece insanı vuran depremin ardından ‘önlem alacağız’ deyip, bol kepçeden salladıkları gibi yine bol keseden sallama günü.. Yani göz göre göre gelecek yeni bir depremle yerle bir olması büyük ihtimal olan yeni binalara izin verenler bugün 17 Ağustos Depreminin yaşandığı 18 yıl önce ki gibi yine timsah göz yaşları döküp, önlem alacaklarını söyleyip duracaklar..

Ve bugün yapılacak olan açıklamalarla bir çok insan yine sarsılacak, ağlayacak, üzülecek ve büyük deprem öncesi gelen artçılar gibi sallanacak..

Peki, ‘kim suçlu?’ diye sorduğunuz da sonuçların açıklanmasıyla adeta bir büyük deprem daha yaşayan yüzlerce öğrencinin dışarıda kalmasına neden olan ve adı yanlış sorular, çalınan sorular, geç açıklanan sonuçlar, ulaşılabilirliği olmayan ve bilgi edinmede yetersiz olmasıyla anılan Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), skandalları ardından bir istifanın yaşanmadığı ülkem akla gelir.. Ha birde otel yapılacak denilen şehir planını bir gecede ansızın değiştirip, satışına izin veren Ardahan Belediyesi gelir..

Ne diyelim, ‘Bunlar artçılar, umarız daha büyük bir deprem olmaz’ demekten öte..



**Yalçın Taştan Bu Alışkanlığını Bırakmalı..


Devrimci geleneğinden geldiğine inandığım Yalçın Taştan’ın mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın istememesine karşın yeniden İl Başkanı olmasından ki bizim payımız var mı bilmem ama çok eleştirip, adeta Ardahan’ı terk ettirdiğimiz ve bugün pişman mısın deseler ‘evet’ diyeceğim İlimdar Senem’i aratması beni üzmekte..

Çünkü Taştan’da biliyor ki benim bir sol orijinli gazeteci olarak solcu, devrimci olarak bildiklerimden dik duruş bekleyenlerdenim.

Aynı zaman da rahmetli babamında arkadaşı olan ve her Ardahanlının CHP’ye verdiği emeğini inkar etmediği CHP’nin Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan’ın meslektaşımız Özkan Karakaya’ya yaptığı son açıklamasına dayanarak attığımız manşet ardından panik için de ‘Ben ele demek istemedim, bele dedim’ dercesine yeni bir açıklama yapması ve bu açıklamada üstü kapalı olarak bizim manşetimizi ve kendisinin başında bulunduğu CHP yönetimin eleştirmesi devrimci bir hareket değil.

Çünkü aynı Yalçın Taştan’ın gazeteci Özkan Karakaya’ya verdiği demecinin bir satırını çürütmektense bizim aynı açıklamalarına dayayarak çektiğimiz manşete dem vurması yani işin açıkçası çark etmesi devrimci kültüründen gelen birine hiç yakıştıramadım.

Evet, CHP İl Başkanının Özkan Karakaya’ya verdiği manşette açık açık mevcut Milletvekili hedefe alınmış, Karakaya’ya yazdırdığı her satır mevcut Milletvekili Öztürk Yılmaz’a alenen ve sert mesajlardı.

Bunu kendisi de inkar etmiyor..

Ama ikinci açıklamasında çark etmek istiyor..

Halbuki aynı Yalçın Taştan ile Öztürk Yılmaz’ın arasında ki bağın pamuk ipliğinden daha da çok inceldiğini, bununda 3 seçimin birden yapılacağı 2019′ a kadar dayanıp, dayanamayacağını tüm Ardahan biliyor..

Bu nedenle; benim şu anki CHP Ardahan İl Başkanı olan Yalçın Taştan’a bir önerim olacak..

Önce şu ayda yılda yaptığı açıklamalarının hemen ardından çark etmeyecek ve adeta tek başına muhalefet eden DSP İl Başkanı Mustafa Morkoç’u örnek alarak, yerel sorunları ağzından düşürmeyen, iktidar partisinin saha da tek başına cirit atmasının önüne geçecek politikalar geliştirmeli Morkoç ve benim gibi sol tanstanlı insanları da incitmeyecek..

Örnek mi?

Otel yapılacak denilen ve imar edilen arsanın nasıl olup, konut alanına çevrildiğini,

Bir türlü yapılmayan çöp içindeki yolları,

Bir türlü alt yapıdan üst yapıya çıkamayan belediyenin harcadığı milyonları, 

İŞ-KUR ve diğer kurumlara yapılan elaman alımları,

Ardahanlıdan kopuk, kendi başına buyruk Üniversitesinin yaptıkları,

Ve muhalefet için yok yok denilecek şehrin çözüm bekleyen onca sorunları,

Yani bunlar gündeme getirilirse CHP daha iyi olacak, Taştan’da, ekibi de puan toplayacak..

Ama asıl önemlisi ise eski vekilin, vekil olmak isteyenlerin, belediye hesapları içinde olanların uydusundan uzaklaşıp, mevcut milletvekili ile ele yada bele bir yol bulup, gerçek anlamda barışacak, el ele verecek ve ‘Evet, biz 2019’da en az bir milletvekili, Ardahan’ın da içinde bulunduğu en az 3-4 belediyeyi alırız. Bunu için de aynı zamanda partimin Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz’a da, Gazeteci Fakir Yılmaz’a da, dün sahip çıkıp, bugün satmaya çalıştığı Sinan Onay’a, CHP’ye çok uzak olmayan politikalara sahip olan DSP’nin Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç’a da, Çıldır’da kenara çekilen İlimdar Senem’e de, İl Başkanları serbest kalan HDP’ye de ihtiyaç var.’ diyecek.

Yada; ‘Bu vekille, bu basınla, diğer muhalefet güçleri ile değil, şu an uydusundan bir türlü kurtulamadıklarımla ya başarırım, yada batarım’ deyip, başta Öztürk Yılmaz’a olmak üzere hepimize rest çekecek..

Bu önerilerimin hepsi de devrimciliktir..

Kimsede çıkıp, ‘sen çark ediyorsun’ diyemez.

Ama dün dediğini, özelikle de bende manşet olunca yutan, çark eden siyasetle ne vekile, ne bana, nede bir başkasına bir hayrı olmayacağı gibi kayıp eden kendisi olur benden demesi..

Bu arada Öztürk Yılmaz’ın da benim gibi hemen parlama alışkanlığından vazgeçip, önümüzde ki 2019 öncesi kendisini vekil eden herkesle yeniden barışmayı denemeli ve elini uzatmalı..

Yoksa bu tartışmalarla ne kongreler barış içinde olur, nede aday belirlenebilir.. Ortam toz duman olunca birileri de beleşten iktidar olmaya devam eder..

Ve kayıp eden en büyük taraf iste yine o çok özlenen Ardahan’da ki sol olur..



SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..


Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Hazırlayıp Sunduğu ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ adlı programımı izlemek için YouTube ArdahanTV kanalımıza abone olun..


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Her Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yaşam TV’de


İZLEMEK İÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6