SANALDAN İL BAŞKANI OL DENİLDİ, O İSE 'YOK' DEMEDİ 'DEVAM EDİYORUM' DEDİ!



SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


Bu mesaj ardından Onay’ın böyle bir karar aldığı ve “Genel Merkez tarafından İl Başkanlığına mı atanacak?” şeklinde sorular sorulmaya başlanınca, CHP Ardahan Merkez İlçe Başkanı Sinan Onay’da bir açıklama yaparak, “yok öyle bir şey” demezken ‘devam ediyorum’ demesi dikkatlerden kaçmadı.

Onay’ın kendi sanal sayfasında yaptığı açıklama ise şöyle;

Kamuoyuna;

Bugün sosyal medya sitesi olan Facebook’ta, kim olduğunu bilmediğim ve tanımadığım fake (Sahte) hesap olduğunu tahmin ettiğim, Ahmet Şanlı Cevahiroğlu isimli şahsın adıma yaptığı paylaşımın partimizin iç işlerine art niyetli bir müdahale olduğu aşikardır.

 Ardahan Merkez İlçe Başkanı olarak il başkanımla, seçilmiş il ve ilçe belediye başkanlarımla, il genel meclisi ve belediye meclisi üyelerimizle, bütün ilçe başkanlarımla ve il, ilçe yönetim kurulu üyeleri arkadaşlarımla mevcut konumunda uyum ve birliktelik içinde partimizin başarısı için ter dökmeye devam etmekteyim.

Sosyal medyada sahte hesaplarla yapıldığını düşündüğüm paylaşımların partimi ve bizleri yıpratmaya yönelik olduğu, paylaşımın benim nazarımda herhangi bir hükmü ve hiçbir karşılığı yoktur.

Bilgilerinize sunarım


Bu yaşananlara bakıldığında her an yada 2023’te yapılacak olan seçim öncesi şu an milletvekili olmayan CHP Ardahan’ın hesaplarını alt/üst etmek için birilerinin yine kolları sıvadığı ve CHP’den atılmaya kadar giden yolda Sinan Onay ile çatıştırılan Sinan Onay’ın yine joker olarak seçtiklerini de gündeme getirdi.



Okyanusa Dikiş Atmak..


Bir yenisinin İstanbul’a açılması düşünülen boğazın iki yakaya gelmediği ülkede, ekonomik sıkıntıların hat safada olduğu bir süreçte, okyanus ötesinde ki boğazı kapatan devasa geminin dünya ekonomisinin de dikişlerini sökmüşe benziyor.

Tebrik telefonunu açmayıp, online yapılacak olan İklim Zirvesi toplantısına katılacak 39 lidere olduğu gibi Erdoğan’a da mektup gönderen Biden’ın, bu mektubun içeriğinde anlatmaya çalıştığı doğanın ve dünyanın içinde bulunduğu bunalımı aşmak için başta dünya liderleri olmak üzere, herkese görev düştüğünü belirtirken asıl sorunun, suçlunun kendisininde içinde olduğu biz insanlar olduğunu, bu insanların dünyayı ve ekonomiyi ele geçirme yarışının hırsınıda okyanuslara dikiş atmakla yaptığını görebiliriz.

En bariz örneği panama kanalını kapatan geminin sahibi Çin’in, biz insanların dünyayı ele geçirme hırsını ortaya koyan para kazanma yarışını ve tutkusunu görebiliriz.

Çünkü teknoloji ve silah gücüyle dokunduğu yeri kana bulayan, doğayı katlederek dünyayı ele geçirmeye çalışan Amerika ve onun tayfası Avrupa’ya karşı mücadele veren Çinlilerin hırsını, biz insanların kazanma isteğinin en güzel örneğini tekstilci bir dostumdan dinlediğim hikayeden daha iyi anlıyorum.




Hemen, hemen hepimizin elinden düşmeyen telefonlarda aşk mesajları atmakla meşgul olduğumuzu düşünmekten öteye geçemeyenlerin hesaba katmadıkları, zamanın nasıl değerlendirebileceğinin en güzel örneğini ortaya koyan Çinlilerin, bugün başta tekstilde olmak üzere telefon ve teknolojide neden dünyayı zorladığını anlamak için, o hikayeyi bende anlatmak isterim.

Çünkü zamanın ne kadar önemli olduğunu, ayakta uyuyup gelen mektup ile de toplumu uyutanların unuttuğu, koronavirüs aşısı gibi yapılması gereken ve ekonomimize ilaç olacak olan zamanın ne kadar değerli olduğunu anlıyoruz, matbaayı bile günahtır diyerek, gecikmeli olarak getirenlerin torunları olarak..

Çinlilerin zaman kazanmak için denizde yüzdürdükleri gemilerde tekstil atölyeleri kurup, hem malı ulaştıracak yere, hemde denizde yüzerken dikiş makinalarında üretim yaptıklarını biliyor muydunuz?

Ben bilmiyordum. Bu hikayeyi dinleyip, şok olurken arabama binenlerin “büroyu kendinle mi taşıyorsun?” Diyeceklerine “Aaa araba ne kadar kirli!” Dediklerini hatırlıyorum. Çünkü üç tarafı denizlerle kaplı olmasına karşın deniz ticaretiyle değil, doğayı katleden beton sektörüyle ekonomisini ayakta tutmaya çalışan bir ülkede, benimde okyanuslar olmasada trafiği tıkanan yollarında zaman kazanıp hayata tutunmak için dikiş attığımı anlamazlar, Çinlileri anlamadıkları gibi…



Eski haberlerimiz için TIK la 



Avukat Gelturan Sinan Yılmaz Evlendi..


arşiv haber 07/08/2019 tarihli haber/yorum


Ardahanlı Avukatlardan Ahmet Yavuz Yılmaz’ın Avukat oğlu Gelturan Sinan Yılmaz, Öğretmen eşi Berna Metin ile seçkin davetlilerin katıldığı düğünle dünya evine girdi.


Yılmaz ve Metin’in Kınası 1 Ağustos 2019 Perşembe günü Göle Feride Karabacak Uygulama Oteli’nde yapıldı. Çiftçin düğünü ise 3 Ağustos 2019 Cumartesi günü Ardahan Çevreyolunda bulunan Gündoğdu Düğün salonunda sevenlerinin yoğun katılımı ile yapıldı.  Düğüne katılımın yoğun olması nedeniyle misafirler için dışarıda masa açılarak yemek servisi yapıldı.


Yılmaz ve Metin çifti, düğünlerine katılan tüm sevenlerine gazetemiz aracılığı mutlu günlerinde kendilerini yalnız bırakmadıkları için sonsuz teşekkürlerini sundular.



Kavgalar içinde olup , “Bir” olmaz isek … 


 


CHP Genel Balkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Artvin ve Ardahan konuşmaları arasında bulunan ve biz gazetecilerce başlık yapılan ‘Kavgalardan artık bıktık’ sözlerinin kime ve kimlere gönderme olduğunu biliyorum diyenlerin bir de kendilerine bakmalarını isterim.


Çünkü bu ülkede sağcı bir partinin meclise girmesini sağlayan, milliyetçi, muhafazakar kesime hitap eden bir parti ile konuşabilen, halktan aldığı milyonlarca oyla mecliste temsil edilmesine karşın terörist denen siyasilerden destek almayı başaran Kılıçdaroğlu’nun bu mesajı herkes tarafından not edilmeli ve bu önemli mesajı tüm çalışma, çabalarda öne alınmalı.


Ve bu mesaj başta Başkan Erdoğan olmak üzere benim de içinde olduğum STK’lardan siyasilere hatta aile içi olaylarla muhatap olan herkes iyi değerlendirmeli.


Evet Kılıçdaroğlu’nun ‘Kavgalardan artık bıktık’ sözleri hepimiz için geçerli bir söz ve bizlerin de kavga çıkarmak için çeşitli manalara sığınmayı bir kenara bırakıp, ‘Nasıl birlikte oluruz’ u düşünmesi gerekir . 


Düşünmeliyiz ki, Başkan Erdoğan’ın ‘Sanki leblebi, çekirdek atıyoruz’ dediği kavga da sona ermeli ve bayramdan sonra çıkarılacağı söylenen yeni affın barışı getirmesi umuduyla yıllardır süren kavganın da bitmesine katkı sunulmalı..


Bu kavgaları bizzat yaşayan belki de yaşatan biri olarak ben de Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi ben de kavgalardan bıktığımı ilan ediyor, eskilerin barışla sonuçlanması ve  yenilerinin olmamasına çaba göstereceğimi ilan ediyorum.


Ve gelin Kılıçdaroğlu’nun Artvin ve Ardahan’da veriği mesajı kulaklarımıza küpe yapalım ve yeni bir sayfayı hep birlikte açalım diyorum.


Çünkü kavga edip, birlik  olmasak, iyiden iyiye ayrılırsak başta Ortadoğu’da oynana oyunlar olmak üzere Akdeniz’de, STK,larda, federasyonlarda, derneklerde, hatta aile içinde değil hiç bir yerde başarı sağlayamayız.


Bu nedenle İstanbul’da başında olduğum STK’nın çok önemli bir toplantısının olmasına karşın kendisini ve beraberindekilerini karşılamak için Bin 450 km yol alıp, gittiğim ve bu yaşanan kavgaları da tartıştığımız, Kılıçdaroğlu ve birlikte Ardahan Bal Festivaline gelenler ile festivali düzenlenleyenlerle görüştüğümüz süreçte de herkesin kavgalardan yorulduğu ama bu kavgaların bitmesi konusunda da bir adım atmadığını da görsem de yine de umudum var, ‘Kavga yok, Barış var’ diyerek..


Çünkü kavga edip, birlikte olmasak barışık görünüp başta rant düşüncesi olmak üzere bölgede, ülkede, dünyada ince hesapları olanların ellerine imkan vermiş oluruz..