.jpg)
.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar
TEMPO TV’de
canlı olarak sunduğu
‘Gazetecilerle Gündem’
sizde konuksunuz..
En Son Cumhuriyetin ilanının
95. Yılında Bakımı Yapılmıştı..
Ardahan kent merkezinde bulunan ve 10 yıldan fazladır toparlanıp, onarılmayan Milli Egemenlik Parkında bulunan Atatürk Heykeli en son 29 Ekim Cumhuriyetin ilanının 95. yılında temizlenip, bakımı yapılmıştı.
10 yıldan fazladır onarılıp, yenilenmeyen parkın içinde bulunan ve İl Spor Müdürlüğünün Basketbol sahası olarak kullandığı alanda yapımına başlanan yeni Atatürk büstü için çalışma başlatan belediye mevcut Atatürk heykellerine yeterince bakmamakla da eleştirilirken, aynı parkın içinde bulunan Atatürk heykelinin yanı sıra Ardahan Valiliğinin önünde ve bir süre önce yine aynı belediyece yeri satılan ve 6 katlı binalar için müteahhit firmaya ruhsat verilen eski otogarın, şehir stadyumunun önünde de bir Atatürk büstü bulunmaktadır.
BASKETBOL SAHASINA 4. ATATÜRK HEYKELİ!
1975-76 Yıllarında Ardahan’ın Hanak ilçesi Koyunpınar (Saskara) köyünden İzmir’e göç eden bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’u tercih eden ve Hukuk Fakültesini bitirip, Avukatlık mesleğine atılan o günden bugüne başta Adalet olmak üzere insan hakları mücadelesi veren Ardahanlı Hukukçu Avukat Ergün Özer tarafından başta Ardahan Merkezde olmak üzere Hanak ve Damal’da yaptırılan Atatürk büstlerine bir yenisi daha ekleniyor.
Özer’in yaptırdığı ama gerek CHP’li Ardahan Belediye Başkanınca gerekse Hanak ve Damal Belediyelerince bu heykelleri yaptıranın adı bile anılmayan Atatürk heykellerinin bakımsızlığından şikayet edilirken, kent merkezinde bulunan 3 dev heykellere 4’üncüsünün eklenmesinin nedeni merak edilip, ‘param yok’ diyen belediyeye sorular sorulurkenyeni heykelinİl Spor Müdürlüğünün basketbol sahası olarak kullandığı alanın içine, kent merkezinin ortasında bulunan wc’nin karşısına yapıldığı görüldü.
arşiv haber/yorumlar 17.09.2020 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN
en yeni makele
LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK
YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..

Şehrin Göbeğine Tuvalet Yapılıyor!

HAFIZAYA KAZIMAK..
Gece, Suriye’de yaşanan çatışmalar esnasında çekildiği iddia edilen bir videoyu izlerken hafızalara yazılanların neden bir ömür boyu silinemediği ve yeri geldiğinde cevap verildiğinde koparılan kızılca kıyametin hiçte samimi karşılanmaması gibi timsah gözyaşlarının akıtıldığı bu dünyanın etme bulma dünyası olduğunu bir kez daha anlarken aynı gece gelen telefonla karanlıkta kalmanın da ne kadar zor olduğunu ve adaletin bu mu dünya diyerek yaşananları unutmak için gece yarısı uyandığımda, gazetemi yaparım demeden uyumaya çekiliyorum.
Ve twitter X’da gördüğüm o korkunç, kin, nefreti tetikleyen görüntünün arka planında yaşananları daha iyi anlamak için bu kez Ardahan TV isimli kanalımızın da olduğu youTubyi açıyor, başımı koyduğum yastıkta İsrail’de, Gazze’de yaşananları değil, ülkemi, beni, insanımı daha yakından ilgilendiren Suriye’deki gelişmeleri anlatan bir videoyu izlemeden, kapanan gözlerime uyu derken dinlemeye çalışıyor, memleketim Ardahan’dan gelen telefonla yakın bir ahbabın evine yönelik yapılan elektrik kesintisiyle Suriye’de olduğu gibi Gazze’de yapılan karartmayı düşünerek uykuya dalıyorum.
Ve sabah uyanır uyanmaz her günkü gibi yaptığım ilk işim olan sabah haberlerini izlemek için önce resmi haberleri dinlediğim TRT’ye göz atıp, sonra muhalif olarak bilinen kanalları tıklıyor, TRT, A Haber ve Havuzun vermediği söylenen haberleri dinlerken bir taraftan giyinip, toparlanarak, zaten dolmuş ,taşmış ve yeni yaşananlardan dolayı bir hayli zorlanan hafızamıza yeni şeyler, neler yazacağımı bilmediğim yeni bir güne hazırlanıyorum.
TRT’nin, A Haberin diğer tv ve gazetelerin olduğu havuzda verilmeyen haberleri vermekle övünen tv, haber kanallarından dün gece hafızama yazılan görüntülerle ilgili haberleri verecekler diye beklemeden muhalifim diyen diğer yakanında gazetelerden farklı olmadığını bilen bir gazeteci olarak gerek TRT’nin başını çektiği muhalifim deyip, MHP’nin milliyetçiliğinden öte hatta daha faşist ulusalcı kafaya sahip kanallarda verilen haberleri kendimce değerlendirip, dinlerken yakından takip ettiğim ve gazetelerimizin de sıkça ekranlarına yansıyan Halk TV’de karşıma biri çıkıyor.
Havuz’a düşmeden önce muhabirliğini yaptığım Akşam Gazetesinde Genel yayın Yönetmenim olan İsmail Küçükakya’nın sunduğu Yeni Bir Sabah’a konuk olan ve adının Ömer Önhon olduğunu öğrendiğim kişinin İsrail, Gazze ve Suriye’de yaşananlarla ilgili görüşlerini dinlerken bunun kim olduğunu ve ne iş yaptığını merak edip, araştırdığımda bu kez karşımdakinin Erdoğan’ı haklı çıkaran bir monşeri konuştuğunu anlıyordum.
Çünkü merak edip araştırdığım ve ilginç soy isminin ne anlama geldiğini de merak edip ,kim olduğuna baktığım Ömer Önhon’un Türk büyükelçi, bürokrat, Babası, emekli büyükelçi Candemir Önhon, dedesi ise asker ve milletvekili ayrıca at yarışçılarının yakından takip ettiği jokey kulübüne üye olan biri olduğunu öğreniyordum.
Ve bu adamın Küçükkaya’ya söylediklerini yeniden düşünürken bu ülkede bugün yaşananların dün bunların idare ettiği ülkenin yaşadığı sorunlar olduğunu anlayıp, hafızalara kazınan, yapılanların er geç gelip, bunlarda olduğu gibi hepimizin karşısına çıkıp, rahatsız ettiğini de daha iyi anlıyordum. Çünkü hem nalına, hem mıhına vuran bu isim yani eski büyükelçi Ömer Önhon’un söylediklerinin bu ülkenin hafızalardaki kara sayfalar olduğunu bir kez daha görürken bu şahsın doğum yerinin de Paris olduğunu görüp, Suriye’de, Ortadoğu’da ve Afrika’da zulmeden Fransa kültürüyle yetişmiş biri olduğunu anlayarak bunlardan ancak bu kadar olur diyerek Bahçeli’den sonra Hamas ekolü siyaset izleyen HÜDAPAR’ı, ardından da Akşener’i ardına alan Erdoğan’ın neden yıllardır iktidar olduğunu ve Kürtler başta olmak üzere milyonların niçin hala oy verdiğini bir kez daha anlıyordum.
Ve zaten dolmuş, bu doluluktan bir hayli gerilmiş olan hafızamı yenilemek, nefes almak için kendimi dışarı atıp, cezaevinden çıkan meslektaşım Yanardağ’ı ziyarete giderken yol boyu bugün olanların dün doldurduğu hafızalarda kalan onca zulümler ve bugün bu zulümleri görmeyen, görmek istemeyenler yüzünden olduğuna bir kez daha karar verip, ‘bugün yaşananları dün sizler bu millete yaşattınız. Bu nedenle siz de bizim kadar bunca zulmü hak ediyorsunuz, Allah’ınızdan bulun’ diyerek kendimi teselli ediyordum.
arşiv haber/yorumlar 17.09.2020 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN
en yeni makele
LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK
YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..


yaptırdı.
Ardahan’ın Hanak ilçesinin en büyük köylerinden olan ve Ardahanlı Şair/Yazar Ümit Kaftancıooğlu’nun da akrabası olan Koyunpınar (Saskara) köyünden Avukat Ergün Özer 2018 yılında Hanak’a 2019 yılında Ardahan’a ve 29 Ekim’de de Damal’a da birer Atatürk anıtı hediye etti. Ardahan Şehir Stadyumunun yanı başına yaptırdığı ve CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu nun açılışını gerçekleştirdiği Atatürk anıtı ardından şimdi ise 29 Ekim’de açılışına hazırlanan Damal belediye binası girişine yaptırdı.
Atatürk Anıtı ile 3. Anıtında inşası bitmiş olacak. Hanak ve Ardahan’dan sonra Damal ilçesi belediye binası önüne konulacak olan 3. anıtın yapım aşamasında olduğu öğrenildi. Damal’daki Atatürk Anıtının açılışı 29 Ekim’de yapılacak.
**Cem Evi’ni de Unutmadı..
Ardahanlı Avukat Ergün Özer Hanak’tan sonra Ardahan ve Damal’a yaptırdığı Atatürk anıtlarıyla kalmayıp, Damal Cem Evinin girişine de Hacı Bektaş Veli’nin bakır Rölyefini yaptırdı. Kendisi gibi Ardahanlı olan ve baba, dede dostum dediği İstanbul Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’in de yardım ve katkıları ile İstanbullu iş adamlarına aldırdığı çift kabinli iki aracı Ardahan Belediyesine bağışlattı.
**Atatürk Herkesindir..
100 yıl önce attığı adımla bu ülkenin kurtuluşuna ve kuruluşuna büyük emeği olan ve ismi son günlerde yeniden çokça tartışılan Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün siluetinin yansıdığı Hanak’a komşu Damal ilçesinin bu olağanüstü doğa olayının yani her yıl 16 Haziran ile 15 Temmuz günleri arasında her akşam üzeri saat 18.15’te Damal ilçesi sınırları içinde bulunan Karadağ’a yansıyan ve bu günler içinde 15 dakika durup daha sonra kaybolan siluetin dünyanın 8. harikası olduğunu belirten Ardahan Hanaklı Avukat Ergün Özer Atatük sadece benim, senin, onun değil, bu ülkenin tüm insanlarının olduğunu ve bir dünya lideri olarak kabul gördüğünü anımsatmak için Anıtlar yaptırdığını belirtti.
**Değerleri bilmeyenler değersizlerdir..
Bir Ardahanlı olarak Ardahan denilince hemşerilerine her alanda karınca kararınca katkı sunmaya çalıştığını belirten Avukat Ergün Özer, ”Yaşamak için her gün büyük bir yarışın yaşandığı İstanbul ve diğer batı kentlerinde olsak da kalbimiz, gönlümüz hep doğduğumuz topraklardadır.” dediği açıklamasına şöyle devam etti.
“Ben yaşamım boyunca başta anladığım ve unutmadığım en önemli konuların başında gelen başta Atatürk olmak üzere bu ülkenin, kendi memleketimizin değerlerini, insan hazinelerini iyi bilmeli ve ona göre davranmalı. Bu insanım diyen herkesin görevidir. Çünkü değer bilmeyenler kendilerinin değersiz olduğunu fark etmeyenlerdir.” dedi.
**Teşekkür etmek ulviliktir..
Üç gümrük kapısı, Atatürk silueti gibi birçok olağanüstü doğası, Kurası, Çıldır Gölü, Ardahan ve Şeytan Kalesi, Balı, Hayvancılığı, peynirciliği, 2 ülkeye komşuluğu, ülkenin Kafkaslara, doğunun Karadeniz’e açılan kapısı olan Ardahanlı olmanın bir ayrıcalık olduğunu belirten Avukat Ergün Özer, ‘Üniversite öğrencilerine burs desteği, kapısına geleni geri çevirmeme çabası ve en önemlisi memlekete bir eser kazandırma telaşı içinde olan herkesin başım üzerinde yeri var deyip, teşekkür ederek, onore etmemiz halinde kazanan memleket ve hepimiz olacağız.’ dedi.
Gazeteci Fakir Yılmaz ile makamında görüşen ve Ardahan’a ve Ardahanlılara yönelik çalışmaları hakkında bilgi paylaşımında bulunan Avukat Özer, bu konuda vicdanen rahat olduğunu belirttiği açıklamasında Ardahan’a yaptırdığı ve isminin söyleniş şekli dahil hiç bir olumsuzlukta adı geçmeyen büyük lider Mustafa Kemal Atatürk anıtları gibi bazı çalışma ve çabalar esnasında zaman zaman onu üzen olaylarla da karşılaştığını ama bu üzüntüyü ferdi bir hal hareket olarak değerlendirip, sineye çektiğini ve bu tür davranışları sergileyenlerin tüm topluma mal edilmemesi gerektiğini de belirttti. Özer, ‘öncelikle birbirimizi sevmeyi, kabul edip, saygı göstermeyi öğrendiğimizde hem o çok istenen Ardahan Lobiciliği hem de ülke birlikteliğini gerçek anlamda hissederiz’ dedi.
.jpg)
Ormanları başta olmak üzere doğanın katledilip yok edildiğini ve rant uğruna doğanın dengesinin bozulduğunu belirtip gezi olayları dahil bir çok eylemin başlatılmasın da rol alanların”Millet Bahçeleri pahalıya mal oluyor”diyerek yeşillendirilmek istenen kentlerdeki çalışmalara karşı çıkmaları”İstanbul Boğazına köprü istemiyoruz, Marmaray’ı istemiyoruz, Kanal İstanbulu hiç istemiyoruz” demelerine benziyor.
Aynı gurup bu ülkenin kurulmasına önderlik eden liderin üzerinden politika yapma alışkanlıklarından da asla vazgeçmiyorlar. Bunu yaparken de onu çok sevdiklerinden değil adı üzerinden siyasi rant elde etme hesapları içindeler. Bu hesaplar öylesine bir hesap ki gerektiğinde birbirlerini yemeyi de normal hale getiriyor.
Bunun en son örneği orada olmasından çok da razı olmadıkları Canan Kaftancıoğlu’un Atatürk’ün adını söylerken isminin başına koyduğu “Gazi” kelimesidir. Sanki başka dert yokmuş gibi bu tür saçma polemiklerle gerçek gündemi ve kendilerinin başarısızlıklarını maskelemeye çalışanların da hep aynı merkezdekiler olduğudur.
Gezi olayları esnasında kendisini arayarak”-Abi ben Ankara’dayım ve şu an Kızılay’dayım, Gezi eylemlerinin içinde kaldım. Çık gel bu eylem sahipsiz, Deniz Gezmiş’ini arıyor. Siz neredesiniz? Gelsenize”dediğim ama nedense gelemeyen Gürsel Tekin’ inde katıldığı bu son tartışmanın asıl hedefinin CHP’nin kozmik odasının İBB’yi dışardan yönetmek isteyen gurubun hesabının olduğu şüphesidir.
Çünkü kendilerinin yapamadığını, verdiği özgüvenle 25 yıl sonra da olsa Atatürk’ün gölgesinde siyaset yapmayı kendisine ilke edinmiş olan ama bir türlü %25 in üzerine çıkamayan CHP’nin kozmik odasının asıl hedefi Canan Kaftancıoğlu’dur. Bunu yaparken de Atatürk dahil her türlü materyali kullanmak vaciptir..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
ASKERİN ATATÜRK SEVDASI..
Dünya’nın 8. Harikası olarak kayıtlara geçmesi gerekirken ilgisizlik ve duyarsızlık yüzünden doğru dürüst anlatılamayan ve turizm sektörüne anlatılamayan bu önemli doğa harikasının en son izleyiciler askerler oldu.
Ardahan’da bulunan 25 nci Mekanize Tugay Komutanlığında görevli bir grup üst düzey askerin topluca gidip, yerinde izlediği bu doğa harikasının çıktığı alan yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği alan olmaya devam ederken, Atatürk Silueti’nin çıktığı alanda içme suyu dâhil, ihtiyaç gidecek, dinlenilecek bir alanın olmaması da dikkatlerden kaçmıyor.
**ŞENLİK 10 TEMMUZ’DA..
Öte yandan Ardahan’ın Alevi ilçesi olan Damal’a M. Kemal Paşa adını alarak mahalle olarak bağlanan Yukarıgündeş köyü yakınlarında bulunan ve her yıl 15 Haziran ile 15 Temmuz günleri Karadağ’a yansıyan Atatürk Silueti’nin adına düzenlenen ‘Atatürk’ün İzinde, Gölgesinde’ adlı şenliğin tarihi de belli oldu.
Bu yıl 20’ncisi geçekleşecek olan ‘Atatürk’ün İzinde, Gölgesinde’ adlı şenlik 10 Temmuz’da gerçekleşecek.
**Hoç/Fed İhbar Edip, Kaçmıştır..
Selmi Yılmaz
Ardahan’da düzenlenen yaz etkinlikleri arasında bulunan Hoçvan Yayla Şenliğini yine yapmayacağını ve Ardahan Valiliğine verdiği dilekçesini eş başkan Ayten Aktürk’ün başvurusu üzerine geri alan Hoçvan Dernekler Federasyonunun bu davranışı görevden kaçmaktan öte bir şey değildir..
Kendi suçunu ört bas etmek için suçu başkalarına atan hata isim isim vererek insanları ihbar eden HOÇ/FED büyük bir vebalin alrında kalmıştır..
Kendilerini herkesin üzerinde görüp, burunlarından kıl aldırmayan bir kaç yöneticiye kalan HOÇ/FED düzenlemekten etkinlik aciz kalıp, buna da bir kulp bulmak için kendilerine Hoçvan Meclisi adını veren inanları adeta ihbar eden bir açıklama ile suçlayıp, kaçmıştır..
Eleştirilmekten yoksun bir yönetim kadrosu ve anlayışın yönetiminde olan HOÇ/FED’in bu özelliğine daha öncede rastlamıştık..
Bu nedenle HOÇ/FED denen kurumu adeta teslim alan bir anlayışa artık birileri dur demelidir.