SİLAHI İLE GÖMÜLENLERİN MEZARLARI!



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Başta Mısır’da olmak üzere zengin kişiler ve yönetici sınıf o dönemin toplumsal yapısı içinde paranın satın alabileceği en iyi ürünlerle beraber defnedildiğini duyup, okuyup, izlerken aynı durumun kendi bölgemizde de olduğunu göz ardı etsekte bölgede ki eski taş mezarlıklara bakıldığın da bu durumun sadece Mısır ya da başka topluluklarda olmadığını da ortaya koyan birçok mezarlık dikkat çekiyor.


M.Ö. yaklaşık 2000 yılında Mesehti adında bir soylu Asyut’da öldüğünde bu soylu kişi, mızrak ve kalkan taşıyan 40 yerel askerin, 60 cm boyundaki ahşap modelleri ile birlikte toprağa verildiği, belirtilirken aynı durumun bir değil, birçok mezarlıkların yani toplu mezarlıkların yanı sıra bu mezarlıklardan ayrı aile ve tek kişi bulunduğu bölgede ki köylerde başta silahları ile olmak üzere değerli eşyaları ile birlikte toprağa verildiğini ölenlerin adlarını, tarihlerini taşıyan mezarlıkların baş taşlarında ki simgelerden anlaşılıyor.


Son olarak Ardahan’ın Gürcistan’ın yanı sıra Ermenistan’ın sınırının bulunduğu alanda bulunan birçok köyde görüntülediğimiz fotoğraftaki mezarlıkta ki gibi görülen kişinin adı ve silahı ile görüldüğünü resmeden görüntüsü.



ZENGİNLER FAKİRLEŞTİ!..

 


2020 yılının başında başlayan ve 2021 yılında da devam edeceği söylenen ve önce sosyal mesafe, ardından önlem daha sonra gelen yasaklar yüzünden sıkıyönetimi andıran iki günlük içeri kapatma, hafta boyu yapılan uygulamalar, devam eden pandemi saçmalığı süredursun benim adımı taşıyanlar da artıyor.


Fakirlik ve yoksulluğun diğer bir adı olan ekonomik sıkıntıların had safhada olduğu işsizler ordusunun, tren gönderdiğimiz Çin’in ordusu kadar artmaya başladığı dünyada ve ülkemizde yasaklı son iki günün ağır bilançosu iki yıla çıkmaz desem, sakın “haydi oradan sen ekonomist misin?” demeyin, cebinize bakın.


Ülkenin yanı sıra tüm dünyanın da başını döndüren ekonomik buhranın yarattığı atmosferin etkisiyle yaşanan hareketliliğin başta iktidarları olmak üzere dünya düzenini sarsarken bu sarsıntıyı önleme adına panik içinde alınan kararların en başına geçen yasakların etkisi önümüzdeki yıllarda 9 şiddetinde bir depremin sarsıntıları gibi adeta tüm dünyayı sarsacağa da benzemiyor değil..


Zira zengin diye bildiğimiz bakkalın, Cafe, düğün salonu sahibinin ve daha bunun gibi nice iş yerinin bu yasaklardan lahmacun olup, bir hayli acıtacağını, buralarda çalışan insanların yanı sıra sahiplerinin fakirleştiğini anladığımızı göreceğiz.


Başta sağlık lobisi ve ona uyan medyanın oluşturduğu bu olumsuz havanın esnaflık yapan, çek senet kullanan kısacası iş yapanların perişan edildiği bu iki günün patlatacağı hastalığın adı da depresyon, bunalım artı yeni iflaslar olarak karşımıza çıkacağı da şimdiden kendisini gösterir gibi…



Kısacası zenginlerin bile fakirleştiğini anlamak için ekonomik sıkıntıların aynısını yaşayan ülkemize benzeyen Arjantin parlamentosunun zengin diye bilinenlere yeni vergiler getirmesinden anlaşılabilir..


Ha unutmadan bir de bunlara ABD senatosunun ülkemiz aleyhine almaya hazırlandığı olumsuz kararları, Karabağ meselesini Ermeni soykırımı gibi meclisine taşıyan Fransa’nın ve gemimize asker indirip, arayan Almanya’nın başını çektiği Avrupa Birliğinin, İran sınırına çektiğimiz yeni duvar ile settini kıskandırdığımız Çin’e yakınlaştık diye kızan Putin’in bakışı, Mısır’ın başını çektiği Ortadoğu ve Afrika ülkelerinin Akdeniz ve Ege’de bir araya gelerek, bu denizlere arama gemileri indiren bize karşı birlikte tatbikat yapan ülkelere benzer bir ülkeler birliğini oluşturma çabaları, ABD’nin uranyum ve atom bombası çabalarını yeniden gözden geçireceğinin söylediği İran’ın öldürülen bilim ve askeri adamının İsrail ajanlarının katkısıyla olduğu yönündeki tartışmalarını ve içte yaşanan sosyal, siyasal gerginlikleri de bir kenara not etmeyin, yukarıda anlatmak istediklerimize ekleyin ve fakir adının çok ama çok arttığını görün.. Çünkü zenginlerin bile fakirleştiği bir süreci yaşıyor tüm dünya..




BUDA YÜRÜYEN MEZAR!


arşiv haber 13/07/2015 tarihli haberler/yorum


Bir zamanlarla bulunan bir taş ile yerleri belli edilen mezarlar artık atölyelerde hazırlanan yürüyen mezarlar ile donatılıyor. Teknolojinin hayatın her alanına hüküm ettiği bir süreçte mezarlarda yürütülmeye başlandı. Mezarların zamanla kayıp olmaması için mermercilere yaptırılan mezarlıklar artık mezarların bulunduğu alana yürütülerek götürülüyor. Yapıldıkatan sonra Kocaeli-Adapazarı yolunda görüldüğü gibi arkasına yapılan özel çekiciler ile götürülmekte


**Yeni Bir Cem Evi Daha..


Her geçen gün bir yenisinin yapılıp, açıldığı Cem Evlerinden bir yenisi daha açıldı.

Damal ilçesinin tümü, Hanak ilçesinin yarısı, Göle ilçesinin 6 köyü Alevi olan Ardahan’da yapılıp, açılan bu Cem Evi’nin bir örneğinin de Ardahan merkezde de yapılması istenmektedir.


**ULUSAL BASINDA GÖLE OLAYI!..


Ardahan’da yaşanan ve bir kişinin ölümü ile sonuçlanan olaylarla ilgili gerginlik devam ederken son bir haftadır devam eden ve nasıl bir sonuçla sonuçlanacağı merak edilen olayı yerel e ulusal basın kendi bakış çerçevesinde baktılar.


Kürt kesimine hitap eden Özgür Gündem’in ‘Asker Halkı Taradır’ manşeti ile Göle’de yaşananları gündeme getirirken,  Türk Milliyetçisi yakasının gazetesi Ortadoğu 1. sayfada gördüğü habere  ‘PKK minibüs taradı.. 1 ölü 2 yaralı’ başlığını kullandı.

Birgün gazetesinin ‘Minibüs tarandı’ başlığıyla olayı Ortadoğu Gazetesi gibi 1. sayfasının alt köşesinde gördü.

Ulusalcı olarak bilinen Aydınlık Gazetesi ise yine 1. sayfada gördüğü habere ‘PKK minibüs taradı’ başlığını kullanırken, Cemaate yakınlığıyla tanınan Bugün Gazetesi, ‘Minibüse saldırı şoku’ başlığını Aydılık gazetesi gibi 1. sayfasının sağ orta köşesinde kullandı.

Cumhuriyet Gazetesi’nin 1. sayfda görmediği Ardahan’da ki gelişmeyi Evrensel Gazetesi ‘Minibüs tarandı: 1 ölü 2 yaralı’ başlığını kullandı.

Hükümete yakınlığıyla bilinen ve havuz gazetesi olrak adlandırılan grubun gazetelerinden olan Güneş Gazetesi ise 1. sayfasında gördüğü gelişmeyi ‘PKK’dan önce tehdit, sonra saldırı’ başlığıyla gelişmeyi 1. sayfasında verdi.

Habertürk’ün ‘PKK terörü tırmandırıyor’ başlığını kullandığı gelişmeyi haberi ulusala geçen ajansın bağlı olduğu gazetelerden Hürriyet kendi ajansına güvenip haber 1. sayfasında kullanmazken, aynı ajansa bağlı Milliyet haber da DHA’nın tepki toplayan başlığını değil ‘Ardahan’da PKK’yla çatışma’ başlığını kullandı.

Korkusuz Gazetesinin, ‘Minibüs tarandı 1 ölü.. PKK açılımı bozdu’ başlığını kullandı.

Cemaatin yeni çıkardığı Meydan Gazetesi ise ‘Ardahan’da PKK Gerilimi’ başlığını kullanırken, Millet Gazetesi ‘Ardahan’a minibüs tarandı: 1 Ölü 2 yaralı’ başlığıyla gelişmeyi 1. sayfasınının altında verdi.

Milli Gazetenin ‘PKK Ardahan’da Minibüs taradı’ derken yine haber yanlı olarak geçtiği ileri sürülen ajansın gazetelerinden olan ve Türkiye’nin en çok satılan gazetelerinden Posta gelişmeyi 1. sayfasında görmedi.

Hükumet yanlısı Türkiye, Takvim, Star ve Sabah’ın da 1. sayfasında görmediği gelişme Sözcü’de ‘PKK açılımı bitirdi.. 1 ölü’ başlığıyla 1. sayfasında verdi.

Taraf’ında 1. sayfaya taşımadığı Ardahan’da ki gelişme Hizbullah, Iş-id yanlısı Vahdet Gazetesinde ‘PKK Silah çekti’ başlığıyla verildi.

Vatan Gaztesinin ‘Ardahan’da minibüs tarand: 1 ölü 2 yaralı’ başlığıyla verdiği haber dini ve milliyetçi ağırlıklı Yeni Mesaj, Yeni Çağ ve Yeni Akit tarafından görülmedi.

Cumhurbaşkanına yakınlığıyla tanınan Yeni Şafak Gazetesinin ‘Minibüse kurşun’ başlığıyla 1 sayfasında gündeme taşıdığı Ardahan’da olaylar Yurt Gazetesi yazmaya değer görülmezken, Cemaatin Amiral Gazetesi Zaman’da Ardahan’da ki gelişmeyi 1. sayfasında görme gereği görmedi.


**Son Anda Geldi!


Atatürk’ün sülietini izlemek için toplananlar havanın bulutlu olması nedeniyle ‘görünmez’ diyerek dağıldı, ancak… 


Ardahan’ın Damal İlçesi’nde, 15 Haziran ile 15 Temmuz tarihleri arasında Karadağ sırtlarına yansıyan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sülietini izlemek için toplananlar havanın bulutlu olması nedeniyle ‘görünmez’ diyerek dağıldı. Ancak havanın aniden açmasıyla mucize ortaya çıktı ve birçok kişi bu görüntüyü göremedi.


Bu yıl 19’uncusu düzenlenen ‘Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri’ kapsamında ilk olarak, Damal ormanlığındaki festival alanında halk oyunları ekipleri gösterisi sundu, ardından Türk Halk Müziği sanatçısı Güler Duman ve Özgün Müzik Sanatçısı Mazlum Çimen konser verdi.


Şenliğe, Damal Kaymakamı Abdurrezzak Canpolat, Damal Belediye Başkanı CHP’li Ergin Önal, Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, CHP eski Milletvekili Ensar Öğüt ve yaklaşık 5 bin kişi katıldı.


Festival alanından Atatürk’ün sülietini izlemek için ilçeye bağlı Ata Mahallesi’ndeki seyir alanına geçildi. Karadağlar’ın eteklerinde saat 18.00’de yansıyan silüetin izlenmesi, hava muhalefeti nedeniyle iptal edildi. Kalabalığın dağılıp gitmesinden bir süre sonra havanın aniden açması ile süliet bir kez daha ortaya çıktı.


**GAZETECİ FAKİR YILMAZ AKP/HDP KOALİSYONUNDAN KORKULMAMALI


Aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan gazeteci Fakir Yılmaz HDP’nin kendisini koalisyon seçeneklerinden dışarı bırakması gerektiğine dikkat çekti.


Kimlerin koalisyon kuracağının yoğun bir şekilde tartışıldığı şu günlerde %10 barajı yıkıp, 80 Milletvekili ile meclise giren HDP’nin hükumet ortağı olup, olmayacağı da merak edilen diğer bir konu..

Öcalan’a yine tecrit uygulandığı , kimseyle görüştürülmediği, seçim değerlendirilmesi alınmadığı bu süreçte Kandil’de gelen mesaj gündemi sarsan diğer bir tartışma konusu oldu.

Kandil’in HDP’nin hükumete girme yolunu kesmeye çalışması, devletin seçim sürecinden bu yana kimseyle görüştürülmediği Öcalan’ın yerine konuşmasında neden olurken Öcalan’ın vereceği mesajın önemini daha da arttırıyor..

Çünkü Kandil ve HDP’nin Öcalan’ı aşamayacağı devlette, dağda ki çobanda, HDP’ye oy verdikleri için neredeyse topluca bir stadyuma alınıp, asılmak istenen Çıldır, Posof, Hanak, Damal, Göle ve Ardahan merkez de ki 18 bin kişi ile İstanbul Bebek, Etiler semtlerinde yaşayanlarda iyi biliyorlar..

Öcalan’ın görüşü alınmaması ve tecritin devam etmesi halinde kurulacak olan bir koalisyonun yeni bir sancıya, hatta çatışmalara neden olacağını da bilenlerin bu anlamsız inatlarından vaz geçip, seçimi büyük bir başarı ile geçen HDP’lilere Öcalan ile görüşme izini vermeli ve de Öcalan’ın görüşünü alınıp, ona göre adım atmalı diye düşünüyorum..

Bu yapıldığı takdirde kurulacak olan koalisyonun muhalefete hazırlandığı görülen MHP Lideri Bahçeli’nin önerisi olan AKP/HDP Koalisyonuna yol açabileceğini de düşünen biri olarak bende AKP/HDP Koalisyonuna sıcak bakanlardanım diyorum.

Çünkü dün konuşan başbakanın da buna hazır olduğunu, ‘Neden olmasın?’ sorusuna cevap aradığını hissediyorum.. 


**Ülke hükumetsiz kalmaz..


7 Haziran Genel Seçimleri ardından ortaya çıkan tablo koalisyonu işret edince tartışmalarda bu yöne yöneldi.

Nereye gitseniz koalisyonun olup, olmayacağını sorup, tartışanların en büyük korkusu bu sürecin uzaması ve bu uzatmada başta ekonomi olmak üzere tüm ülkenin etkilenmesi olduğunu görmekteyiz..

Bize de bu yönde sorulan ilk cevabım, ‘rahat olun, he ne kadar birileri, ‘Bak biz demiştik’ demek için engeller koymak istese de bu ülke hükumetsiz kalmaz. Ama öncelikle iki yıl boyunca erken seçim olmaz. Bunu ‘Ne olacak, erken seçim olur mu?’ sorusunu soranlar iyi bilmeli..

İki yıldan önce seçimin olmayacağını nereden biliyorsun?’ diye soracaklar olursa onlara, ‘yeni milletvekili olanların’ en az iki yıl milletvekilliği yapma şartının olduğunu, bunun da başta erken, ömür boyu emeklilik dahil milletvekili özlük haklarını kazanmasıdır.

Bu nedenle iki yıl erken seçimi tartışmayın derim.

Gelelim koalisyona, gelelim kimlerin hükumet kurabileceğine..

7 Haziran’da ortaya çıkan tablonun koalisyona zorlandığı siyasi partilerin bugün, yarın bir araya geleceği ve bu gelişin ardından seçim boyunca yaşanan kırgınlıkların, küskünlüklerin de tartışılıp, konuşulacağı ve tartışılıp, konuşulduğu için yumuşama olacağına inanıyorum..

Ki bunu şimdiden gayet alttan alan ve diğer parti liderlerine yumuşak mesajlar yollayan Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun konuşmalarında, mesajlarında görmek mümkün..

‘Kimler hükumet kurmalı?’ sorusunun cevabına gelince de bunu bugün yarın yapılacak olan ‘Milletvekili yemini’ ardından cevaplasak daha doğru olacak.

Çünkü bu ülkenin hükumetsiz kalmayacağını hep birlikte göreceğiz..  


**Senem’in Kamuflajı..


Azeriler bölgede göç etti diye seçimleri kayıp edip, bölgeyi HDP’ye kaptırdıklarını ileri süren Çıldırlı Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nüsret Senem’in açıklamasını okuyunca kendi kendime güldüm..

Çünkü Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Nüsret Senem hem haklıydı, hem de haksız, birde uzmanca bir gerçeği GÖÇ kamuflajıyla saklamak isterken itiraf ediyordu..

Devletin kendilerine sunduğu olağanüstü imkanlar, devasa meralarla, düz ovalarda hayvancılık yapıp, kazandıklarını önce Kars’ın, Ardahan’ın, Iğdır’ın merkezlerine ardından buralarla da yetinmeyip, İstanbul başta olmak üzere batı kentlerine yatırıma çevirdiklerini saklayan Çıldırlı Nüsret Senem Azerilerin ekonomik, yani yoksulluk nedeniyle göç ettiğini, bu nedenle bölgenin Kürtlere kaldığını ve Ardahan’da 150 oy alan partisi ile diğer partilerin seçimi bu nedenle kazanamayıp, bölgeyi HDP’ye kaptırdığını ileri sürüyordu..

Halbu ki Azerilerin en yoksulunun dağ köyler olarak bilinen köylerden yaşayan Kürtlerden daha zengin olduklarını, kendisi de Çıldır’a göç eden Göleli bir Kürt ailesinin ferdi olarak iyi biliyordu..

Senem’in sakladığı diğer bir şey ise Ardahan’da Azeri aile diye bir ailenin yok denecek kadar az olduğunu, olanların da Azerilerin ‘onlar bizden değil’dediği, bir de benim eşim olan Terekemeler olduğunu ve bunların da Senem gibi düşünmeyip, Kürtlerle kardeşce yaşadığıydı..


**Ardahan’da Eğitim/Öğretim..


7 Haziran Genel Seçimleri ardından gerek ülke genelinde gerek ise Ardahan’da ortaya çıkan tablonun nedenini kendilerince araştırıp, suçlu avına çıkan bir çok kimsenin benim de için de bulunduğum bir çok kişiyi suçlu ilan edip, sanal ortamda kurdukları idam sehpaları ile biz hainleri (!) asmaya çalıştıklarını görüyor, gözlemliyoruz.

‘-Efendim Türk yurdu olan Ardahan’da Kürtler nasıl milletvekili çıkarır?’ şeklinde salakça ve saçma tezler öne sürüp, buna neden olanları hain ilan edenlerin asıl bölücü olduklarını ortaya koyarlarken, benim, ‘Seçilenlerin ikisi de Kürt’ başlıklı haberime de bir hayli ateş püskürmekteler.

‘Ya senin Kürdün ile benim Kürdüm diye bir şey mi var kardeşim’ dedirten bu tartışmaları izlerken benim, HDP’nin Milletvekilininde, AK Parti Milletvekilinin de Kürt kökenli oluğuna da yaman yazmama kızarlar..

Peki sormazlar mı, ‘Sen niye HDP’nin Kürdüne kızar, HDP’ye oy vereni hain, verdireni ise katli vaciptir dersin?..

Yoksa senin oy verdiğin AKP’nin adayının da Kürt olduğunu görmez, ‘O Kürt HDP’li değilse benim siyasetçim midir’ dersin?

Bilemem ama HDP’nin ülke ve Ardahan genelinde elde ettiği başarıyı içlerine sindiremeyenlerin saldırmayı bırakıp, kardeşçe yaşanacağını anlayıp, demokrasiye karşı saygılı olmaları gerekir derim..

Çünkü o kızanlar dahil bu ülke de birlikte yaşayan herkes kardeştir..

0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com


 


**KADINCA/Selmi Yılmaz



Aktaş bir daha ki seçime mi?!.


Yazmasak unutulan onca sorunun başında gelen Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının açılması hikayesi artık gına getirmeye başladı..


Çünkü bizlerin gidip, gazete açtığımız ve her sayımızda açılması gerektiği yönünde ki haber ve yorumların oluşturduğu kamuoyu ile 52 yıl sonra da olsa gümrük kapıları yapılmaya başlanan Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu ilçesi Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının bu yıl açılacağı yönünde ki umutlar bir hayli artmışken, 2015 yılı da bitmesine rağmen hala açılmadı..

Mayıs ayında, Cumhurbaşkanı geldiğinde açılacak denilip bir seçimi daha geride bırakan Aktaş’ın yine açılmaması kadar, bu konuda duyarlı olması, kamuoyu oluşturması gereken başta Çıldırlılar olmak üzere kimseden ses çıkmaması da bir o kadar acı bir durum..

Seçimlerde HDP’nin en çok oyu alıp, Ardahan’da bir milletvekili çıkarmasına gösterilen tepki kadar Aktaş’ın açılmamasına kafa yorup, tepki göstermeyen faşist, örümcek beyinlilerin bile oralı olmadığı bu durum karşısında kimin, kimlerin ilgilenmesiyle çözüleceğini de anlamış değiliz..

Çünkü hala devam eden göçün, her geçen gün artan işsizliğin çözümü için önemli bir çözüm kapısı olduğu anlaşılmayan Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı için Çıldırlı bir aşık bile bir türkü söylemediğini bilenlerdeniz..

Evet bir seçimin daha gelip, geçtiği şu günlerde bitmek üzere olan 2015 yılının 7. ayındayız ve Aktaş hala açılmadı..


**Görev devri..


7 Haziran’da yapılan seçimler ardından ortya çıkan tabloda ülkenin koalisyon hükumetine hazırlandığını gördüğümüz şu günlerde İstanbul’da bulunan GAZETECİ’den bir haber alıyoruz..

Ki bu haberin İstanbul Esenyurt’ta bulunan ve yönetiminin birilerince idare edildiği ileri sürülen Ardahan Kültür Evi ile ilgili mi diye baktığımızda tam tersi, bu derneğin de çatısı altında bulunduğu Ardahan Federasyonun çalkalandığını görüyorduk..

GAZETECİ Fakir Yılmaz’ın da başkan yardımcısı olduğu Ardahan federasyonun Kongreye gideceği yönünde ki haberi görünce bu federasyon yönetiminin de bir koalisyon sonucu kurulduğunuda hatırlıyordum..

Çünkü Güven Doğruyol’un dönemini sona erdiren Arda/Fed’in bir önceki kongresinde GAZETECİ Fakir Yılmaz, Mahmut Şenel e şu an başkan olan Yaşar Geler ayrı ayrı liste çıkarmış, Tuncer Dağ ve diğer Ardahanlı ileri gelenler bu listeleri bir araya getirmiş, Yaşar Geler başkanlığında dönüşümlü bir başkanlık kararı alınmış ve kongre öyle sona ermişti..

Evet, biraz erken de olsa Yaşar Geler’in havlu attığını görüyor ve federasyonu kongreye götürmeye çalıştığını gördüğümüz şu günlerde yapılacak tek şeyin çok zor olan olağanüstü kongre kararını almaktansa görevi teslim etmektir..

Çünkü yapılan anlaşmada zaten var olan dönüşümlü başkanlığı yapacak olanlar zaten varken, kongreye ne gerek var..


**Ardahan’ı da Kapatacaklar..


Seçim sloganları arasında bulunan Göle TİGEM ile kapatılmaya başlayan onca yatırıma okullar eklenmeye devam ediyor.

TİGEM’den sonra eski adıyla Kars-Et bugün kü adıyla Ardahan-Et, Askeri Birlikler, Ceza Evleri, Orman Müdürlükleri, Adliyeler, Beldeler tek tek kapatıldı..

Beklenen yatırımlar olmayınca, devam eden göç hala devam edince boşalan köyler, ilçeler, kentlerde ki resmi kurumlarda kapatılmaya devam ediyor.

Devlete ait onca kurumun arasına Ardahan’ın sınır ilçesi Posof’ta ki Aşıkzülali okulu da eklendi.

Suskap okulunun öncesinde Ardahan merkez de ki Askeri birliklerin sesiz sedasız küçültülüp, 25. Tugay Komutan Yardımcılığının Ardahan’ın vilayetliği gibi Artvin’e kaydırıldığını anlamayan, havaalanına karşı çıkan zihniyetin seçimler de HDP’nin 1. Parti çıkıp, bir milletvekili kazanmasını göç olgusuna bağlamaları ise işin diğer acı verici bir yönü olmakta..

Çünkü 100 yıldır iktidar da olan bu zihniyetin yani yatırım yapmayan, olanları kapatan zihniyetin boşa çıktığını görüp, HDP gibi daha inandırıcı ve yeni siyasi arayışlara yöneldiğini anlamayanlar seçimden seçime gittikleri Posof Aşıkzülali köyünün o güzeli okulunu da kapatmakta geri kalmamıştırlar.

Evet, Çıldır Aktaş’ı açacaklarını belirtip, her geçen gün biraz daha kapatılan Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapısı gibi yatırımları, Ardahan’a da kapatmaya devam..


**Ardahan Kültür Evi Kongresi..


Genel seçimlerin gölgesinde klan onca sorun ve konu arasında bulunan ve kimin idare ettiği belli olmayan İstanbul Esenyurt’ta ki Ardahan Kültür Evi’nin kongreye yani seçime gitmesi gerektiğini hatırlatmakta fayda var..

Çünkü gerçek adı İstanbul Ardahan Derneği olan bu derneğin Ardahanlıların olmaktansa birilerini siyaset yaptığı tiyatro alanına dönüştüğünü mevcut yöneticilerinden bir çoğununda katıldığı konudur..

Evet Ardahan’ın üç, dört katı nüfusa sahip bir Ardahanlı nüfusun yaşadığı Esenyurt’ta ki Ardahan Kültür Evi ile ilgilenmek ve birilerinin tiyatrosu haline getirilen bu önemli kurumu gerçek anlamda Ardahanlılar kazandırmak gerektiğini söyleyip, öne çıkamayanlar dahil herkes cesaretlenmeli ve bu kurumu kongreye götürülmeli..

Çünkü Ardahanlıların olmaktansa Ardahan adını birlerine pazarlamaktan öteye geçmeyen bu derneğin bölgede ki tüm Ardahanlılara olduğu gibi tüm siyasi görüşlere kapısını açmalı ve en önemlisi Ardahan’ın adını falanın oğlunun, filanın oğlunun siyasi rantı haline getirmenin önüne geçilmelidir..

Bunun içinde öncelikle Esenyurt’ta yaşayan Ardahanlılar, Ardahanlı aydınlar, Ardahanlı iş adamları ve ben Ardahanlıyım diyerek siyaset yapanlar ‘Evet, Ardahan Kültür Evi Kongreye Gitmeli ve Buranın Birilerini Tiyatro Çevirdiği Alan Olmadığı, Ardahanlıların Olduğunu Ortaya Koymalıdır’

Bunun yolu da kongredir..


**CHP’de Kimler İhraç Edilecek?


Seçimler sonrası sessizliğe bürünen partilerin başında gelen Cumhuriyet Halk Partisi İl ve İlçe Teşkilatlarının alttan alta kaynadığını görmekteyiz..

Seçim kaybının nedenlerini, sebeplerini bir birine suç atarak arayan CHP’lilerin diğer bir hesabının da ihraç mekanizmasını harekete geçirmek olduğunu duyuyoruz..

Başta CHP Disiplin Kurulu Üyesi olan ve 7 Haziran Genel Seçimlerinde kayıp eden Ensar Öğüt olmak üzere bir çok CHP’linin yerel seçimler öncesi genel seçimler de partiye üye olup, partiye gelmeyen, çalışmayan, oy vermediklerini düşündüklerini partiden ihraç etmeyi ve bu uygulamayı önümüzdeki günlerde hayata geçireceklerini durmaktayız..

Bunların kimler olduğunu tespitine başladıklarını da öğrendiğimiz CHP’lilerin kamuoyunda CHP’li geçinip, CHP’ye oy vermeyenleri partiden atıp, yeni üyeler ile güçlü bir CHP oluşturmayı hedeflediklerini de öğrenirken, bunun nasıl olacağını bekleyeceğiz.