Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da


Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı’na kamu davası açıldı
Tartışmaı yeni sansür yasasının mecliste görüşüldüğü gün Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’a 23 Ekim 2021 tarihindeki yazısından dolayı kamu davası açıldığı haberi ve tebligatı geldi.
Bizim de yazarlarımız arasında olan Fakir Yılmaz’a, ‘Lez Kadınlar Oluşumu’ başlıklı yazısından dolayı, ‘müstehcen yayımları yayımlamak’ gerekçesiyle kamu davası açıldı. Fakir Yılmaz’ın, 2014 yılında Cengiz Semercioğlu’nun Hürriyet gazetesinde yayınladığı yazısını alıntıladığı söz konusu yazısıyla ilgili duruşma, 2 Şubat’ta İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek.

Bu yazı yazılırken AKP ve MHP’nin hazırladığı sansür yasasının birçok maddesi kabul edilirken, 3 yıla kadar hapis cezasını öngören kritik 29. maddenin de içinde bulunduğu 2. bölümün görüşülmesine bugün başlanacak.
Basın ve meslek örgütleri ile muhalefet partilerinin tepki gösterdiği teklif, Mecliste görüşülmeye devam ederken ve büyük ihtimalle bugün kabul edilecek gibi görünürken iktidarın çok da oralı olmadığı yani birçok kanun, yasa ve önerge gibi Tİ’ye almadığı eleştiri ve kınamalarda devam ediyor.
Ancak hükümeti haklı çıkaran bu ciddiyetsiz eleştirilerin nedenine baktığımızda başta sözüm ona basın ve medya kuruluşlarını temsil ettiklerini iddia eden ancak iş kendilerine gelene kadar üç maymunu oynamakla meşgul olanları değil asıl konunun birinci muhatabı olan kamuoyuna yani okura bakmak isterim.
Evet, 84 milyonluk ülkede 1 milyonu spor, 1 milyonu bulmaca, 1 milyonu magazin ve at yarışı olmak üzere toplam 4 ila 4,5 milyon gazetenin ancak tiraj yaptığı ülkemizde basının özgür olması konusunda akıl verenlerin sayısı 20 milyondan aşağı değil desem inanın.
Zira her gün bir gazete bayine gidip günlük bir gazete almayanlardan bilirim. Bu yetmezmiş gibi günde bir gazete dahi almadan “satılık basın” diye bağırıp çağıranların sayısı yine 20 milyondan fazladır.
.jpg)
Mahallesinde, bulunduğu ilçede kaç mahallesi olduğunu bilmediği kentte yerel gazeteden bihaber, matbaayı düğün davetiyesi için arıyan bir toplumun özgürlüğün ne anlama geldiğini bilmemesi gibi, basının da bir gün kendisine lazım olacağını anlamaz.
Çünkü güvenlik güçleri gibi onun huzuru, güzel yaşamı için gereken ve tüm dünyada basının 4. kuvveti olduğu demokrasi için mücadele edildiği bir fert, bir aile, bir millet ve de bir ülke için olduğunu anlayamaz.
Yani kısacası basın ve medyaya sahip çıkacak olanlar biz gazetecilerden çok, okur olduğunu bilmemize karşın gazete almayan, gazeteciyi satılık diye suçlayan ve adalet gibi basınında aslında ona lazım olduğunu anlamayıp sus, pus olup yaşananları izleyen topluma bakmak gerekir desem de boş olacak.
Çünkü yazım bitene ve yayınlanana kadar bahsi geçen yasa diğer bir çok antidemokratik yasa, kanun, genelge gibi hayata geçmiş olacak, bu tam demokrasi özlemi çekilen ama tam tersine giden ülkede..
.jpg)
Logosu Değişen ARÜ’den Bağımsızlık Günleri..
10 Yıl önce kurulmasına karşın Ardahan tabanından uzak çalışmaları ile içine kapanık bir üniversite modelini benimsediği ileri sürülen Ardahan Üniversitesi Kazakistan ve Türkmenistan’ın bağımsızlık günlerini kutladı.
Dış Mihraklar İran’da!..
![]() |
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
AK Partili Ardahan Milletvekilinin sık sık ziyaret ettiği İran günlerdir yaşanan ve her geçen gün büyüyen protestolarla sarsılırken başta kirli havuzda beslenen medya olmak üzere iktidar karşısında hazır-kıta olan basın da tık yok..
Gerçi tık yok desek yanlış olur.. Çünkü başta 10 milyon oyu alan patinin lider ve milletvekillerini içeri atılmasını görmezden gelen ve kendi iç sorunlarını değilde komşu ülkelere hatta dünyanın en büyük ekonomisine sahip Amerika’ya akıl vermekle meşgul olan havuz medyası İran’da yaşananların nedenini de çoktan manşetledi bile.. Yani içte olduğu gibi İran’da da yaşananlar o ülkenin iktidarlarının hataları değil, başta ABD olmak üzere dış mihrakların işiymiş miş.. Ve buna çanak tutan bir muhalefetin milletvekili olan CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’da aynı anlama gelen bir açıklama yaparak Mollaların yıllardır baskıyla yönettiği İran’da yaşanan protesto, ayaklanmaların içteki antidemokratik uygulamalardan dolayı değil, dış mihrakların işi olduğunu ima ediyor.. Sanki ülkemizde olduğu gibi İran’da da siyasetin, sivil toplum örgütlerin, muhalefetin önünde ki tüm engeller kaldırılmış ve demokrasinin tam bir şekilde uygulandığı bir yönetimle yönetiliyormuş gibi de nankör (!) İran halkı ayaklanmış gibi bir izlenim iç kamuoyuna pompalanıyor.. Peki her antidemokratik uygulamaya hemen bir kulp uydurup adına da, ‘Dış Mihraklar’ diyenler Mollaların yönetim şeklinde memnunlar mı, Molla Hummeni’yden bu yana son KHK ile ülkemizde de önleri açıldığı ileri sürülen Saldatlar aracılığı ile baskı altında tutulan İran halkı cadde ve sokaklara dökülmesi yanlış mı? Yani Dünya Bankası 2013 istatistiklerine göre ekonomik büyüklük açısından (GDP) dünyada kendisine ancak 32. sırada yer bulabilen doğalgaz ve petrol yatakları ile dolu İran’da kişi başına düşen gayrisafi milli hasıla açısından da, 2013 IMF verilerine göre dünya ülkeleri arasında 98 nci sıra ile oldukça aşağıda bir konumdadır İran.. Yetmedi; UNDP’nin hazırladığı insani gelişmişlik endeksi açısından da, İran’ın durumu 75.lik gibi son derece kötü bir durumdadır. Yani bir depremle yerle bir olan kerpiç evlerin ülkenin yarısından çoğunu sardığı İran’da bugün yaşananlar sadece ekonomik mi? Anayasası seçimini sınırlandıran otoriter bir görünümdedir. Nitekim, her ne kadar Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilse de, adayların bu noktaya halkın iradesiyle gelmesi mümkün değildir. Dahası Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin üzerinde her zaman Dini Lider’in otoritesi bulunur. İran’da “devrim mahkemeleri” de vardır. Devrim mahkemelerinin kararları kesindir ve temyiz edilemez. Özel Din Adamları Yargılama Mahkemesi, dinle ilgili konulara baktığı gibi, din adamları tarafından işlendiği öne sürülen suçlara da bakar. Normal yargı işleyişinin dışında çalışır ve yalnızca Dini Lider’e karşı sorumludur. Mahkemelerinin kararları kesindir ve temyiz edilemez. Yani anladığımız Demokrasiden çok uzak bir sistemdir Molla İran’da ki yönetim anlayışı.. Sadece bunlar mı İran’ı karıştıran, Irak ve Suriye’den sonra Arap Baharı denen antidemokratik yönetim ve yöneticilerle yıllarca halklarını ezen dikta yöneticileri günü geldiğinde yolcu edilmesinin nedeni?.. ve bunun en ucuz yolu olan ‘Dış Mihraklar’ savunması.. Vallahi bilmem ama bana soracak olursanız eğer; Bölgede uygulama konulan ve kendilerime ‘Ben BOP”un eş başkanıyım’ diyenler kanalıyla adım adım işleyen BOP’a dış mihrak denebilir.. Ama BOP başta olmak üzere tüm dış mihrakların ve icteki antidemokratik uygulamaların tek ilacının gerçek anlamds demokrasi, eşitlik, barış, dil, din özgürlüğü ve kardeşlik hakkı olduğunu unutanlardır, kendilerinin yarattığı kötü gidişatlar ardından başında oldukları ülkelerinde yaşanan her gelişmeye ‘dış mihrak’ deyip, pisliklerinin üzerini kapatmaya çalışanlar dış mihraklardan daha tehlikeli değil mi?
|
**Üniversitede Kavga.. Bir çok öğrenci yaralı!..
*01/02/2015 Tarihli Haber
Ardahan Üniversitesinde iki grup öğrenci arasında yaşanan kavgada bazı öğrenciler yaralandı.
Alınan bilgilere göre Ardahan Üniversitesi kampüsünde bir grup öğrenci diğer bir grup öğrencilere hakarette bulunması üzerine kavga çıktı.
Taş ve sopaların kullanıldığı saldırı nedeniyle kampüse polisler girdi. Saldırıda 4 öğrenci yaralanırken, saldırgan gruptan da yaralıların olduğu öğrenildi. Yaralılar okula gelen ambulansla hastaneye götürüldü.