**KOOPERATİF BAŞKANLARI TEKNELERİ DEĞİL, KAÇAK AĞLARIN DERDİNDE..
Yıllardır su ulaşımına katkı sunması ve yanı başında yapılacak bir sahil ile turizme kazandırılması istenen Çıldır Gölünün teknelerinin ne olduğunu soran vatandaşlar ilgililerden cevap beklerken, bu göllerden balık tutup, satmaktan başka bir alanda adları duyulmayan Göl Kooperatifçileri bir birlerine düştüler. Başta, yanı başında ki şehit parkının içler acısı halini göremeyen Aktaş Gölü Su Ürünleri Koop. Başkanı Hamza Koca ile Akçakale Köyü Su ürünleri Koop. Başkanı Yüksel Kılıç Sosyal medya üzerinden karşı karşıya geldiler. www.cildir.com adlı sitenin haberine göre Aktaş Gölü Su Ürünleri Koop. Başkanı Hamza Koca ile Akçakale Köyü Su ürünleri Koop. Başkanı Yüksel Kılıç Sosyal medya üzerinden karşı karşıya geldiler.
Sitenin haberi şöyle; Bilindiği gibi Çıldır Kaymakamlığı İl AFAD Müdürlüğü geçen hafta Aktaş Gölünde Atılı bulunan Ağları temizlemiş ve bu temizliği duyurmuştu. Bunun üzerine Aktaş Su ürünleri Koop. Başkanı Hamza Koca sosyal medya hesabından “Bir yalan haber daha buradan tüm yetkililere sesleniyorum asılsız yalan taraftarı olmayın o ağlar Gürcistan balıkçılarına ait ne yazık ki yetkililer birilerinin sözüne kanmış .oysaki 2 yıldan beri hiç bir Türk balıkçısı bölgeye girmelerine izin verilmemiş ve teknelerine el konulmuş av malzemeleri gölün kıyısında yakılmış ve gürcü balıkçıları da bunları büyük keyifle izlemiş ve Türk balıkçıları ile alay etmişlerdir. İzin için hangi yetkiliye gidilmiş ise de kimse oralı olmamıştır. Bu göl Gürcistan ile Türkiye’nin ortak bir göldür Gürcüler sayısız tekne ile avcılık yapıyor bizim balıkçılıkla geçimini sağlayan insanlarda uzaktan izliyor. Hem ülke ekonomisine hem Türk balıkçılarına büyük kayıp.. Balığın sınırı yok bugün Türk tarafında yarın Gürcü tarafında bunu kabullenmek mümkün değil.. Yetkililer bu konuya duyarsız.. Burada büyük haksızlık var bu ağlarda gürcü ağlarıdır sınır ihlali yaparak, Türk tarafında aldatılmışlardır buda devletin ve milletin kaybıdır.. Lütfen cesur bir yetkili bu işe el atsın..’ şeklinde Paylaşımda bulunmuştu. Bunun üzerine Akçakale Su ürünleri Koop. Başkanı Yüksel Kılıç ise Aktaş Gölü Su Ürünleri Koop. Başkanı Hamza Koca gibi sosyal medya hesabından;
“SS ÇILDIR SU ÜRÜNLERİ KOOP’DEN DUYURU HAMZA KOCA KİM OLUYOR DA ÇILDIR, AKTAŞ GÖLÜ İLE İLGİLİ ÇAĞRI VE ÖNERİLERDE BULUNUYOR? BELEDİYE BAŞKANIMIZ VAR, VALİMİZ VAR, KAYMAKAMIMIZ VAR, KOPERATIFLERIMIZ VAR..’ başlığı ile bir açıklama yaptı. İşte o açıklama; Hamza Koca Cevap Olarak.. “Akçakale Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Yüksel Kılıç paylaşımında benim kim olduğumu merak etmiş ben yıllar önce Akçakale Su Ürünleri Kooperatifini icradan kurtaranım.. Halen 64 bin lira alacağım var. İş ortaklarımla birlikte ve Aktaş Gölü Su Ürünleri Kooperatifini kuran kurucu üyelerden biriyim ve çok kısa bir sure önce Çıldır ilçesinde bulunan DSİ ait barajların avcılığa açılması için girişimciyim ve o barajlarda bu şahıs şu an ekmek kazanıyor ben ciddi anlamlarda vergisini veren istihdam sağlayan bu salgın süresince devletimize katkı olsun diye gücümüzün yettiğince yardımda bulunan ve hiç bir personel işten çıkarmadan kısa iş ödeneği dahil talep etmeden yörede sevilen bir esnafım Yüksel Kılıç sen kimsin söyleyeyim akşama kadar hatta şu an bile içen bayramlarda ramazanda bile ayık gezmeyen insanlara iftira atan kendi çıkarlarını üyelerden üstün gören devletin menşe belgelerini ücret karşılığı satan hükumet aleyhine ne kadar olumsuz paylaşım yapan varsa beğenen veya paylaşan herkese zarar veren birisin bölge halkına soralım hangimiz adamız tüm arkadaşlara selam olsun” mesajını yayınladı. Çıldır Kaymakamlığın Duyurusu; http://www.cildir.gov.tr/aktasgolundebulunankacakaglartemizlendi
**AKTAŞ GÖLÜNDE BULUNAN KAÇAK AĞLAR TEMİZLENDİ..
Kaymakamlığımız ve İl Afad Müdürlüğü ortak çalışmasıyla Aktaş Gölüne önceki tarihlerde atılan kaçak ağlar toplandı. İlçe jandarma komutanlığımız ve sınır tabur komutanlığı eşliğinde, Ardahan AFAD İl müdürü Rıfat ORS ve balık adam ekibi çalışmalara katılarak göle atılan ve canlı hayatını olumsuz etkileyen ağları çıkardı. Foto: Suat İncedere
Cumartesi, Pazartesi..
Solcuların ‘Dinciler’ dediği, Dinci denilerin ise ‘Muhafazakâr kesim’ dediği seçmenin büyük bölümünün sağ düşünceli oldukları ve sucunda çok büyük zorluk olmazsa sol görüşlülere oy vermeyecekleri, vermediklerini bilen olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile alınan Fatih Sultan Mehmet portesi hakkında ki düşüncelerimi soran okuruma verdiğim cevap aynen şöyle;
‘-Evet, müzesi olmayan, sınırları içinde çıkan, bulunan, yakalanan tarihi eserlerinin başka illerde sergilendiği bir memleketli olarak ülkemin sınırları dışında bulunan eserlerinin toplanması ve ülkeye getirilmesinden yanayım. Ve CHP’li Belediyenin bu tabloyu alması kadar normal bir şey olsa da bunun muhafazakâr kesime bir gol olarak yorumlanması veya oy devşirmesi olarak algılanmaması gerekir..
Çünkü istese de zaten onların dinci dediği ama iktidarın muhafazakâr oy deposu olarak gördüğü kesim ‘İmam oğlu iyi ettin, Allah senden razı olsun’ deyip sola, hele hele CHP’ye oy vermesini beklemeyin’ dedim.
Evet, Cumartesi’yi Pazartesi’ne bağlayan günlerin en çok tartışılan bu konunun yine bana göre çok abartıldığı ama başta iktidarın torilleri olarak bilinenlerce sanki gol yemişler, güreş minderinde sırt üstü düşmüşler misali yaşananı kabul etmeyip, olayı Tİ’ye almaları da bu tartışma kadar saçma ve abartılı bir durumdan öte bir şey değil..
Çünkü bu ülkede ‘Dağda değil, saha da siyaset yapın’ dediklerini sahada hapislere atan, seslerini kısan zihniyetin ‘Devlet içinde devlet olmaz’ deyip, devletin birer belediyesi olan bir kentin Belediyesinin kendisinden önce davranıp, doğruyu yapması bile saçma hatta vatan hainliği bir durum olmaya başladığı gün geçtikçe daha da net bir durum halini alıyor..
Ailesi ile birlikte Covit-19’a yakalanan Tunceli Belediye Başkanını arayıp, geçmiş olsun demeyi bile kendisine zulh gören bir anlayışın iktidarının Kültür Bakanının da çıkıp, ‘İyi ettiniz, biz akıl edemedik ama belediyeniz almış, teşekkür ederim’ demeyi düşünmediği aynı ülke de pos bıyıkları altında ‘muhafazakâr kesime gol attım’ dememesi gerekir bu çok ama çok basit bir o kadarda normal ve olması gereken tablo alımı..
Ha bur arada cumartesi günü ele alamadığım yazımda bahsetmeyi düşündüğüm ise bu ülkede sadece İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeler mi var ki sadece ikisi en çok tartışılan, hatta iktidarın ve Başkan Erdoğan’ın gerilmesine neden olurlar..
Bilmem ama iktidarın da o kadar büyükşehir belediyeninden ses çıkmazken bu iki belediyenin yani İBB ve Ankara’nın tartışılması da alınan tablo kadar değerli demek..
Ha unutmadan tablosu ardından yeniden ve çokça tartışılan İstanbul’u fetheden ve bir çağı açıp diğerini kapatan Fatih Sultan Mehmet Türk ve dünya tarihinin en iyi komutanlarından biri olarak gösterilse de kardeş katlinde acımasızlıkta sınır tanımayan padişahlardan biriydi. Hakimiyetin bölünmezliğini temin, devleti tehlikelerden korumak ve iktidarını güçlendirmek düşüncesiyle, kardeş katline sıcak bakan Fatih henüz kundaktaki 6 aylık kardeşi Şehzade Ahmed’i 1451’de Edirne’deki sarayının hamamında boğdurtarak öldürtmüştür. Daha sonraları halkın büyük tepkisini çeken Fatih, cinayeti işleyen celladı Evranoszade Ali’yi idam ettirerek tepkileri dağıtmıştır. Son olarak Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı tarihinde Fatih Kannunamesiyle kardeş katlini yasallaştıran ilk padişah olmuştur. Kaynak: https://www.mynet.com
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php