SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..
‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..
İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6
**Şair Yusuf Ziya Kaya
Ele aldığı şiirlerinde bir zamanlar Ardahan’ın tarihine yön veren isimleri anan ve yaptıklarıyla onurlandıran Ardahan’ın hafızasını canlı tutan Şair Yusuf Ziya Kaya en son şiirinde de şu an çoğu hayatta olmayan isimleri anarak, yeni nesillere bir kez daha aktardı.
” Ardahan senin” adlı sanal facebook sayfasının yöneticiliğinide yapan Ardahanlı Şair Kaya’ın ele aldığı ve Gazeteci Fakir Yılmaz’ın rahmetli babası Fevzi Yılmaz’ın yanı sıra Ardahan’ın şu anki Belediye başkanının da köylüsü olan Temo gibi birçok önemli Ardahanlı simayı ve özelliklerini anlatan son şiiri şöyle;
Reisimiz, Harziyan’lı Fezo’dur
Gaçkacımız, Bağdeşen’li Ezodur
Bankerimiz, Cincorop’lu İzo’dur
Sen oyna Ardahan, kim tutar seni
İl başkanı, Baydarlar’ın Cemo’dur
İl cambazı, mutrufların Simo’dur
İl hırsızı, Orağaz’lı Temo’dur
Sen oyna Ardahan, kim tutar seni
Bülbül öter bahçesinde, bağında
Ceylan gezer, Bilbilan’da dağında
Cennet gibi, Hanak durur sağında
Sen oyna Ardahan, kim tutar seni
Az ötede, Posof sanki şehriyar
Kunzut, Sarzep, Değirmen köy kehribar
Sende olan o tılısım, kimde var
Sen oyna Ardahan, kim tutar seni
Saffet’in, katmerli dili var sende
Ensar’ın, şefkatli kolu var sende
Daha ne istirsin, Vali var sende
Sen oyna Ardahan, kim tutar seni
Ardahan’da 17 Şirket Kuruldu..
Türkiye’de şirket kuruluşları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının olumsuz etkilerine karşın bu yıl da hız kesmedi. 8 aylık dönemde 63 bin 309 şirket kurulurken, bunlardan yüzde 69’u salgının etkili olduğu mart-ağustos döneminde faaliyete geçti.
ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi verilerinden derlediği bilgiye göre, ocak-ağustos döneminde ülkede kurulan şirket sayısı yıllık bazda yüzde 20,7 arttı. Geçen yılın aynı döneminde 52 bin 474 şirket kurulurken, Kovid-19 salgını ve tedbirlerinin günlük yaşama yansıdığı bu yılın 8 ayında 63 bin 309 şirket iş başı yaptı.
Söz konusu dönemde “mega kentte” faaliyete geçen şirket sayısı yıllık bazda yüzde 9,1 artarak 24 bin 599’a ulaştı. Kurulan şirket sayısı sıralamasında bu şehri 6 bin 155 ile Ankara, 3 bin 941 ile İzmir, 2 bin 791 ile Antalya ve 2 bin 365 ile Bursa takip etti.
En az şirket kurulan iller ise 15 ile Ardahan, 17 ile Bayburt ve 21 ile Tunceli oldu.
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Gazeteci Yusuf Şit Kalp Krizi Geçirdi..

Gazeteciler Günü’nü kutlamıyoruz, çünkü…
BUGÜN ÇALIŞMAYAN GAZETECİLER ÇALIŞSIN..
*10/01/2016 Tarihli Haber
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamama çağrısı yaptı.
TGS baskılara, işten atmalara, şiddete, tutuklama ve cezalara hayır demek için tüm medya çalışanlarını Pazar günü saat 12:00’de Taksim Tünel Meydanı’na çağırdı.
Yapılan açıklamada şöyle denildi:
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamıyoruz.
Çünkü meslektaşlarımız işsiz,
Çünkü işgüvenceleri patronların ve iktidarın iki dudağı arasında.
Artık adliyelere haber yapmaktan çok, ifade vermek için gidiyorlar,
Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamıyoruz
Çünkü meslektaşlarımız haber yaptıkları için gözaltındalar,
Çünkü cezaevindeler,
Çünkü haber takip ederken kafalarına silah dayanıyor, tartaklanıyorlar.
Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamıyoruz
Çünkü meslektaşlarımızın sendikalaşma, örgütlenme, toplusözleşme yapma hakkı elinden alınmış.
Çünkü gazete büroları kapatılıyor, birleştiriliyor, meslektaşlarımız işsizlikle tehdit edilip her işi yapmaya razı edilmek isteniyor.
10 Ocak günü baskılara, işten atmalara, şiddete, tutuklama ve cezalara hayır demek için,
“Artık yeter, gerçekten ‘haber’ yapmak, üretmek, çalışmak istiyoruz” demek için
İstanbul’da saat 12:00’de Tünel Meydanı’nda buluşuyoruz.
Öte yandan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolaysıyla bir mesaj yayınlayan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz bugün çalışan gazetecilerin basın özgürlüğü önünde ki engeller için tepkilerini ortaya koymak için günlerini kutlamama kararına katıldıklarını, ancak gazeteciyim diye ortalıkta gezenlerin en azından bugün çalışması ve başta Güneydoğu^da ki gerçekleri anlatan haberler başta olmak üzere namuzlu haberler yapmasını umuyorum.’ dedi.
**Bu Oteli Kim Yaptı?
‘Ardahan’a bir çivi çakılsın, anlımıza çakılsın’ anlayışı ile hareket edilen bir süreçte bu samimiyeti suistimal edenlerin sayısının hiçte az olmadığını tesadüfen gittiğimiz ve tüm İl Genel Meclis Üyelerini de bir arada gördüğümüz Yanlızçam Uğurludağ Kayak Tesislerinde ki otelin yapılışında gördük.
Parasını İl Genel Meclisinin onayladığı İl Özel İdaresinin ve KÖY/DES kapsamında ki paralarla ödendiğini de öğrendiğimiz sözde turistik otelin, otel olmaktansa bir kibrit kutusu kadar küçük ve baştan savma bir proje ile yapıldığına şahit olup, bir kez daha üzülürken, bu tür sözde yatırımları yaptıranların iyi niyetlerinin de bu işleri teslim alanlarca bir hayli suistimal edildiğini de gördük.
Bir toplantı salonu olmayan, kapalı garajı bulunmayan, araç parkı yapacak bir sahası ortada görülmeyen, hamamı olmayan bir otelin çocukların yatağından küçük yataklarla, naylon sandalyelerle donatıldığını görüp, üzülürken, burada ki suçlunun kim olduğunu da merak etmedik değil..
Çünkü yeni vali, yeni genel sekreterin suçunun bu işte olamayacağını düşünürken, bu işi yaptıranların yapılacak olan iyi bir araştırma ile devleti, milleti zarara soktukları için yargılanacağına inandım..
İl Genel Meclisinin, AK Parti İl başkanının, Genel Sekreterin doğru dürüst tanımadığı bir müteahhit tarafından yapıldığını öğrendiğimiz Yanlızçam Kayak Tesisleri savcılar tarafından da dikkate alınıp, bilirkişilerce yeniden kontrol edilip, öyle teslim alınmalıdır..
Dağda, gözden ırak bir yerde yapılan bu otelin yıllarca otelcilik yapan bir ailenin ferdi olarak hiç otele benzemediğini, kullanılan betonun ve diğer malzemelerinin hiçte kaliteli olmadığını anlamak için mühendis olmaya gerek yok denecek bir oteli nasıl, kime verip işleteceğimizi şimdiden düşünmekte fayda var, daha çok zarara girmemek için..
**Ardahan’da ne zaman bakan çıkar?
Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk siyasi hayatının en zirve noktasına çıkması ardından yeniden oluşturulan hükumette Ardahan yine yer almadı..
Yani Göleli Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın yeni bakanlar kurulu ekibi için de yer alacağı beklentisi daha önce ki vekillerin dönemin de olduğu gibi yine fos çıktı..
Umudun 2015 yılına kalacağı görülen yeni bir süreçte yaklaşan genel seçimler de Ardahanlının artık milletvekili değil, bir bakan seçmesi gerektiği de ortaya çıkmıştır..
Hala AK parti’de siyaset yapan ve milletvekili olmak için değil, bakan olmak için Ardahan’dan yeniden aday olacağım diyen Saffet Kaya’nın yada bir başka milletvekili adayının bunu başarıp başarmayacağını göreceğimiz 2019 Genel Seçimlerine kadar milletvekili ile idare etmek zorunda kalacağımız kesin..
Çünkü ben siyaset yapıyorum diyenlerin bu yönde ne beklentisi, ne de çabasının olmadığını bakanlar kurulu listesinin yapıldığı gün Kars Açık Ceza Evi’ni ziyaretle meşgul olan siyasetçilerimiz var..
Ve bu ziyaretlerinde Ardahan’ı olduğu gibi Ardahanlı mahkumları unutan milletvekillerimiz var..
Evet Saffet Kaya’nın ısrarla bakan olacağım diyerek siyasete devam ettiği, mevcutların değil bakanlı bakkallık, pardon vekillik beklentisi için de olduğu bir süreçte Ardahanlılar bundan sonra kurulacak hükumetler de yer almak için gerek Ardahan’da, gerek ise başta İstanbul’da olmak üzere 600 bine yakın Ardahanlının yaşadığı metropoller de bu yönde ki çabalarını daha çık arttırmalı ve ‘600 milletvekilinin en azında 10’nun Ardahanlı olması için çabalamasıdır’ der, 2015’e dikkat çekerim..
**Demirtaş Gibi Düşünüyoruz..
Demirtaş’tan bir doğru tespit ve açıklama daha, önümüzdeki süreç umarım iyi anlaşılır ve doğru kararlar alınır. Cemil Bayık’ın “Savaş şehirlerde yürütülecek” açıklamasını kabul etmediklerini açıklayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, herkesin barış çağrısı yapması gerektiğini söyledi: “PKK’nin bu dönemde yapması gereken barış ihtimallerini büyütecek çabadır, çağrılardır. HDP olarak bunu istiyoruz. Bu dönemde metropollerde insan ölümlerine, sivil katliamlara yol açabilecek imalarda bulunmak bile çok tehlikelidir. Umut ediyorum herkes daha serinkanlı düşünerek çağrılar yapar.” diyor.. Evet, bizde Demirtaş’ın bu açıklamasının altına kalın çizgiler ile bir kez daha imza atarken, Kürtlerin başta olmak üzere kamuoyunun yani halkın iztem ve iradesi dışında kendisini halktan üstün görüp, kent merkezlerine hendekler açarak, barış sürecinin bozulmasına neden olan tarafların kendince karar alanları kınıyoruz.. Ve burada yüksek bir ses ile yeniden barış diyoruz.. Kan ve gözyaşının kimseye bir kazanç getirmediğini ve en önemlisi haklı olan davaların kayıp edilmesine vesile olduğunu bir kez daha haykırıyor, halkın sesi olan bu sesimizin Ardahan’dan Kandil’e kadar gideceğini umuyoruz.. Barıştan yana olması gerekenlerin ülkeyi iç savaşa, Suriye’ye benzetme çabalarını ve bu yönde ki beklentilere yardımcı olmaya çalışanları kınıyor, şiddetin bir an önce terk edilmesini bir kürt, bir gazeteci, bir insan olarak istiyoruz.. Bu ülkede siyasete yer açacak olan baskı ve tutuklamaların durması gibi çatışmaları yoğunlaştıracak eylemler artık son bulsun diyoruz..