ULGAR TÜNELİNE YENİDEN BAŞLANACAK 8 !..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  



BU HABERİ İZLEMEK İÇİN KOPYALA VE TIKLA İZLE..


https://www.youtube.com/watch?v=5S0s7E9FWoc&ab_channel=ArdahanTV


Yaşanan bu duruma tepki gösteren gazeteci Suat İncedere konuyu sorduğu sorularla bir kez daha gündeme taşıdı.


AK Parti Milletvekilinin attığı 8. mesaj ardından Gazeteci Suat İncedere’nin kalın denecek soruları şöyle;



Aşık Şenlik’te müjde yok mu?


Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’ın “Müjde” diye sayfasından yayınladığı bilgiye göre, Ardahan Posof Ulgar Tüneli’nde yeniden işbaşı yapıldı. İnşaatı devam edecek.


Atalay “Ardahan Ak Parti Ardahan İl Başkanımız ve Posof Belediye Başkanımızla birlikte Ankara’da sürdürdüğümüz kesintisiz ısrar ve takip sonucunda mutlu sona gelindi” diye yazdı.


3 yıla yakındır tünelin ucunda ışık göründü, görünecek dedikleri Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı’na giden Mozeret tepe, Aşık Şenlik tünelindeki çalışmalar ne zaman başlayacak sorusu akıllara geldi.


Çıldır Devlet Hastanesi inşaatında, kamuoyu baskısı sonucu 2 yılı aşkındır yarım kalan inşaat çalışmaları yeniden başladı.


Çıldır Aşık Şenlik tüneli ve yine tünelin karayolu bağlantısındaki çalışmalar ne zaman başlayacak?


Aşık Şenlik tünelinde ışık görünecek mi? Sayın Milletvekili Çıldır’a müjdeli haberi ne zaman sayfasında paylaşarak verecek?


 


SES VER ARDAHAN SES,


BU TÜNEL NİYE YARIM KALDI?!


arşiv haber 13/06/2020 tarihli haber/yorum


BU HABERİ İZLEMEK İÇİN youTube kanalımızın linkini TIKlayın, abone olun.. Ardahan’ı olduğu gibi ülkeyi Kafkaslara bağlayan Türkiye-Gürcistan yolu üzerinde bulunan ve Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısının önündeki en büyük engel olan Ulgar dağını aşmak için yapımına başlanan, bittiğinde 4 bin 962 metre uzunluğunda olan çift tüplü Ulgar Tüneli inşaatı aylardır durmuş durumda.


Yapımcı firmanın işi bıraktığı, bir bekçinin bile olmadığı görünen Ulgar Tünelinin açılan bölümünü de su basmış durumda.. adresli linkinde izleyebileceğiniz ve abone olup, her yeni haberimizi anında izleyebilmeniz için bildirimleri açmanızı beklediğimiz ArdahanTV Fakir Yılmaz adlı YouTube kanalımızın ekibinin gidip, yerinde incelediği Ulgar Tünelinin içler acısı durumunu görüntüleyen Gazeteci Selmi Yılmaz ile Gazeteci Fakir Yılmaz bu tünelin inşasının yeniden başlaması için başta bölünmüş yol inşası başlayan Hanak, Damal, Posoflular ile Ardahanlılar olmak üzere siyasileri, iktidarı, devleti ve ilgilileri ses vermeye davet etti. **BAKAN GİTTİ, TÜNEL VE YOLLAR DURDU!.. Bünyesinde Posof Ulgar Tünelini de barındıran 62 kilometrelik Ardahan-Çıldır ayrımı Hanak-Damal-Posof Göksun yolunun ilk 41 kilometresinde ve bu yolun Türkgözü Sınır Kapısı’na kadar uzanan önemli bir yol olmakta. Ardahan’ın yanı sıra Kars ve bölge için önemli bir yolda başlatılan sıcak asfalt kaplamalı bölünmüş yol inşasının ilk 3 kilometrelik alanı biterken kalan bölümlerinde çalışmalar sürüyor. Türkiyeyi Kafkaslara bağlayan Posof-Damal arasında yer alan ve bölgede gerçekleştirilen en zorlu proje olan Ilgar Dağı geçişini tüneli aşılmaz Ulgar’ı delip geçtiğinde biri tam tamına 4 bin 962 metre uzunluğunda olan çift tüplü tünel olacak.



SOL VE ULUSALCI MEDYA SAĞ’A KAPALI MI?


Hala ve neden hapiste olduğu anlaşılamayan Demirtaş’ın eşine yönelik atılan, ardından Kürtler, HDP seçmeni, Demirtaş hayranı ve sol cenahın hemen üzerine atlayıp ”AK Trol” zannettiği ama bana göre son yerel seçimlerde CHP’nin bir çok yerde belediye başkanı kazanmasına büyük katkı sunan ve seçtiği başkanların indirilen T.C’leri geri asması gibi beklenmedikleri yapan CHP’ye kızgın HDP’nin kapalı kapılar ardından yeniden konuşulduğu söylenen barış süreci iddiası öncesi ‘Olur ya HDP, AK Parti’ye yaklaşabilir!’ denilerek kurulan gizli el kozmik odadan atıldığına inandığım alçakça bir mesajı tartışmaya bile gerek görmüyorum..



A Haber gibi havuz medyasının habercilikten ziyade beyin yıkama makinalarına dönüşmesi dolayısıyla saçma sapan ama reyting yaptıran bir toplumun gereğini yapan Kanal 8 ya da Hind dizileri veya Ahmet Hoca’nın rol oynadığı dini kanallara yönelip, meşgul olmaya çalışan bir seyirci kitlesi dışında kendisini tutmaya çalışan bizlerin ‘hiç yoktan iyidir..’ deyip, yöneldiği tv kanallarının başını solcu, ulusalcı ya da NTV gibi ne suya ne de sabuna dokunan kanallara mahkûm gibiyiz.

Ve parası bol CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanlarını ekranlarından düşürmeyip, diğer CHP’li, kayyumlardan kalmışsa HDP’li İl ve İlçe, hatta Belediye Başkanlarını çok da ekranlarında göremediğimiz sözüm ona solcu ama bana göre ulusalcı televizyon kanallarının ekranlarına baktığımızda bir boşluk görmekteyim.

Yani iktidarın azda olsa göz kırpması halinde TGRT’yi sollayacak bir geçişle yön değiştireceğine inandığım bu kanalların iktidar partisi AK Parti ile onun avukatlığını, savunuculuğunu, hatta mecliste grup başkanlarına arkadan saldıracak kadar kabadayı pardon meclis ve bürokrat atama ortağı olan MHP’nin Belediye Başkanlarını bu çok demokrat, devrimci, eşitçi (!) kanallarda nedense göremiyoruz.

Bu ülkede solcu, ulusalcı, demokrat, eşitliği savunduğunu iddia edip ama ulusalcılığı ağır basan ünlü, ünsüz kanalarda AK Partili, MHP’li Belediye Başkanlarını, mevcut iktidar döneminde şu an adı, sanı duyulmayan IŞID’ın elinde 101 gün esir (!) kalan Öztürk Yılmaz kadar ekranlarda göremiyoruz.

Evet, evet AK Partiden ayrılarak, Gelecek Partisini kuran Davutoğlu’nun alnından öptüğü ve Büyükelçi olarak atanan ama beklenmedik bir anda CHP’den aday gösterilip, memleketlisi Ardahan’lıdan oy alarak, iki dönem milletvekili seçildiğini unutup, parti kuracağını söyledikten sonra her ne hikmetse onu da unutarak, orta ve yandaş denen kanalların günlük  bulunmaz program konuğu, olmayı başaran Öztürk Yılmaz kadar dahi AK Partili, MHP’li başkanları gibi Davutoğlu’nu da ekranların da görememekteyiz..

Bunun nedeni acaba davet ediliyorlar da başta Başkan Erdoğan’dan olmak üzere onları il, İlçe hatta Mahalle başkanları gibi birer memurmuşcasına atayıp, kendilerini o makamlara aday gösteren partilerinden izin alamadıklarından mı yoksa bu solcu, ulusalcı denen kanallar sayelerinde reyting yapar diye mi bilmem ama bu ülkede CHP’li, HDP’li gibi birçok büyükşehir AK Partili ve İl, İlçeler de MHP’li Belediye Başkanları da var diye biliyoruz…

Ki; Bunların toplamının İstanbul ve Ankara’daki Büyükşehir Belediye Başkanları kadar da ne kendilerine yakın kanallar da ne de sözüm ona muhalif kanallarda isimleri dahi gündeme gelmez.

Gerçi gündeme gelmeleri için gündem yapan bir iş yaptıkları da yok ya onu da düşüncelerimi aktardığım bu köşemin, yazımın uzamaması ve konunun bölünmemesi için onu da bir dahaki yazıma, ‘Bu ülkede İBB ve Ankara’dan başka büyükşehir yok mu?’ başlıklı düşüncelerimi aktaracağım yazıma bırakmak istiyorum..




Bu durumun yaşanmasına nedenin ne olduğunu bilmez gibi davranıp, saf saf ”neden?” diye sorduğumuzda ise karşımıza aynı durum çıkmakta.

Ve aynı kanalların iktidar gibi seçimler de oylarına muhtaç oldukları, önceki seçimlerde barış süreci hatırı için iktidara, ardından da ”süreci bozan iktidar” deyip, son yerel seçimlerde ise sistemin savunucularından, eski içişleri bakanı olan Genel Başkanı dahil çoğunluğu MHP’den kopanların oluşturduğu İYİ Partili CHP’ye oy verdiğini bildiklerinden dolayı ”Aman aman Kürtler darılmasın, küsmesinler” diye arada, sırada da olsa yani adeta Kürt seçmeninin gazını almak için HDP’li Başkanları ve vekilleri ekrana çıkarıp, çok konuşturmazlarsa da ‘HDP’yi de çıkarıyoruz’ der gibi de yapmıyor değiller..

Ama ekranlarında AK Partili, MHP’lileri göremediğimiz sözüm ona solcu, ulusalcı kanalların diğer bir iddiası daha var ki; Oda bu ülkenin çok isteyip, bir türlü göremediği demokrasi, eşitlik, adalet, insan hakları denen sistemi savunduklarını ve herkese, her düşünceye açık olduklarını da iddia etmeleridir..

Evet, gerçekten merak etmiyor değilim..

Solcu, ulusalcı geçinip, AK Partili, MHP’li Başkanların açıklamalarını, çalışmalarını kıytırıktan da olsa ekrana vermeyenlerin suçu mu bu yaşanan durum yoksa AK Partili ve MHP’lilerin bu kanallara davet edilmelerine karşın bu kanallara çıkmama gibi bir yerden, yerlerden emir mi almışlar?!

Bilmem ama A Haber ve diğerlerinin çok da reyting yapmadıklarını bu solcu geçinen ama ulusalcılığın ağır bastığı kanalların havuz medyası denen kanallardan daha çok izlendiği de diğer bir gerçektir..

Çünkü başka çaresi olmayan ve çoğunun benim gibi zorunlu zapladığına inandığım sözüm ona büyük devrimci, solcu ve ulusalcı kanalların da A Haber’den, yaptığı yayınları ile reyting aldığı için kendisine verilen iş dünyasının reklamlarıyla değil, biz vatandaşların vergisi ile ayakta kalan, kadroları şişirilen ve en önemlisi kendisini devlet ilan eden iktidarın emrinde olan onca resmî kurumlardan biri olan TRT’den, TGRT’den aşağı kalmadıkları da diğer bir gerçek.

Bunun nedeni de Mehter Marşını çaldırıp, surları aşmaya çalışan Yeniçeriler gibi her sabah, 12 Eylül Darbesi öncesi yol kesen Dadaş’ın Karslılara okuttuğu ama anlamını bilemediği gibi inanmadığım dualar okuyarak, sözüm ona haber sunan Erkan Tan’ların içinde olduğu havuz medyasının ve basının yaptığının kendileri gibi düşünmeyenleri ekranlarına, sayfalarına taşımayan sözde solcu, demokrat ama beyinlerinin altında ulusalcılık yatan kanallarda çok ama çok demokrat(!) olduklarındandır…

Yani kısacası, ”tencere dibin kara seninki benden kara”  bir durum yaşanır, ülkemin iktidarında da, muhalefetinde de..



arşiv haber 13/09/2016 tarihli haber/yorum


POSOF TÜNELİNE 32 FİRMA BAŞVURDU..


Bayram tatilini Kars, Ardahan’da partilileri ve bölgede ki bürokratlarla bayramlaşarak geçiren Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan Ardahan’ın Kafkaslara açılan kapısı Türkgözü (Badele) yolu üzerinde bulunan Ulgar Dağı Tünelinin ihaleye çıktığı ve bu ihaleye bugüne kadar 32 firmanın başvurduğunu açıkladı.


Bakan Arslan Ardahan ziyaretinde yaptığı açıklamada Ardahan-Şavşat yolu üzerinde yapılacağı söylenen Sahara tüneli ile ilgili bir açıklama yapmazken, Posof Ulgar Tünelinin ihaleye çıktığını ve tünelin yapımı için başvuran firmaların dosyalarının inceleme de olduğunu belirtti.



**UZUN KUYRUKTA HAVAALANI UZAK BİR İHTİMAL..


Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan bölge ilerinin gelişmesi için hükümetlerinin son olarak hazırladığı ekonomik paket ile Kars merkezli bölgede bir cazibe merkezi oluşturacaklarını belirttiği açıklamasında Ardahan’a 200 kişinin iş bulacağı bir çağrı merkezi kuracaklarını da açıkladı.


Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ‘Ardahanlıların en büyük beklentisinin havaalanı olduğunu, bakanlığın bu yönde bir çalışmasının olup, olmadığı’ yönünde ki soruya, ‘Her gittiğimiz yerde bizden havaalanı isteniyor. Ancakj Ardahan’da ki yollar gibi birçok öncelikli sorunların çözülmesi gerektiği, bu nedenle AK Parti hükümeti olarak hedeflerinin bu öncelikli sorunları çözmek olduğunu belirtirken, Ardahan’a Havaalanı düşüncesinin uzak bir ihtimal olarak değerlendir diriyoruz’ diyen Bakan Arslan, birinci hedeflerinin Ardahan’ı Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu ağı ile demiryolu ağına katmak ve yapımları devam eden yol ve tüneller kanalıyla Karadeniz’e başta olmak üzere Kafkaslara bağlamak olduğunu söyledi.


Birçoğu AK Partililer olmak üzere Ardahan ve İlçelerde görev yapan bürokratların uzun bir kuyruk oluşturarak karşılayıp, bayramlaştığı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’a Ardahan Valisi’nin yanı sıra AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ardahan İl Genel Meclis Başkanı Taviddin Çoşkun’un yanı sıra Ardahan Vali Yardımcıları, İlçe Kaymakamları, AK partili Çıldır ve Posof Belediye Başkanları, Ardahan ESOBB Başkanı Yılmaz Özer, Esob Başkanı Esfender (İskender) Yılan, AK Parti eski İl Başkanı Yunus Baydar, AK Parti Kars İl Başkanı eşlik ettiler.


ULAŞTIRMA, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet ArslanArdahan‘da bayramlaşmaya katıldı. Bakan Arslan’a yoğun ilginin olması nedeniyle uzun kuyruk oluştu.

 Bakan Arslan, Kongre binası önünde 200 metrelik kuyruktaki kişilerle tek tek bayramlaştı. 


**Ardahan’da Alternaif 30 Ağustos!


Son yıllarda tartışmalı halde kutlanan 30 Ağustos Zafer Bayramı Ardahan’da yine iki ayrı törenle kutlandı.


Ardahan Valiliği ile Ardahan Belediyesinin ortaklaşa kutladıkları Zafer Bayramı’nı CHP Ardahan İl Örgitü’de ayrı ve başka bir alanda bir grup partili ile kutladı.


**Valilik ve Belediye Valilik Büstüne


CHP Milli Egemenlik Büstüne Çelenk Koydu..


Ülke genelinde resepsiyonları iptal edilen, Askri araçların törene katılmasına izin verilmediği ve iki Ardahan Milletvekilinin de katılmadığı 30 Ağustos Zafer Bayramı dolaysıyla Ardahan’da düzenlenen iki ayrı etkinikte Valilik ve Belediye Ardahan Valiliği önünde bulunan Atatürk büstüne çelenk koyarlarken, CHP’de son yıllarda ki gibi yine yıllardır onarılıp, tam kapasite ile vatandaşların hismetine sunulması beklenen kentin ortasında ki Milli Egemenlik parkı içinde bulunan Atatürk çelengine CHP’nin büstünü koyarak, alternatif bayram etkinliğini gerçekleştirdi.



**BUGÜN BAYRAM MI?


**Fakir Yılmaz/Gazeteci


Bayram ilan edilip, bayramının kutlanmadığı ve buna da gazeteciler dahil kimsenin ses çıkarmadığı ama bol mesajların yayınlandığı bugün 30 Ağustos.. 

‘Ne olmuş 30 Ağustos’ta?’ diyerek uzun uzun tartışmaların, tv programlarının, yazı dizilerinin dizileceği bugün resmi bayramların artık eskisi gibi kutlamak istemeyen bir anlayışın reddine karşın kimsenin gıgını çıkarmayıp, işi bol resimli mesajlarla geçiştirildiği şu günlerde artık bir dönemin kapandığını da kabul etmez birileri..

Ve o dönem Cumhuriyet kelimesinden korkan, adını duymak istenmediği bir dönemdir.. 

Bu nedenle bugün bayram denilmemeye başlanmıştır..

Neyse bu konunda çok üzerinde tartışmaya ne hacet deyip, Osmanlıdan kalma bayramları yeniden canlandırmak için Okları atanların hüküm ettiği bir sistemde değil Cumhuriyet ona yakın kelimeleri ilgilendiren tüm bayramların yasaklandığını bir Kanun Hükmünde Kararname ile ilan etmek en doğrusu ve en samimisi olur diye düşünüyorum..

Çünkü şehit var, savaş var, iç çatışma var deyip Cumhuriyeti kutlamamanı hiçte samimi olmadığını Diyarbakır’da, Gaziantep’te ve onca yerde kan revan varken tan tanalı gösteriler ile köprüleri açtığımız bir ülkede artık gerçek niyetimizi ve de yüzümüzü göstermek en doğrusu..



**Bu korku nasıl yenilecek?


**Selmi Yılmaz/Gazeteci


Bir çok darbenin yaşandığı ülke de her an yeni bir darbenin daha yaşanacağı şüphesi ve de korkusu başta Ankara’nın olmak üzere ülkenin genelinin dengesini bozduğunu dün gece Konya’da yaşanan ve yaklaşık yarım saat süren elektrik kesintisi sonrası darbe olabileceğini düşünen vatandaşları yeniden caddeler fırlamasından daha iyi anlıyoruz..

Konya’nın yanı sıra Ankara’nın 30 Ağustos’u tanksız, topsuz, uçaksız kutlanacağını ilan etmesinden de anlaşılan o ki hepimiz her an yeni bir darbenin yaşanacağından korktuğunu ortaya koymaktadır..

Peki sizce yeni bir darbe daha olur mu?

Bilmem ama bana sorarsanız bu ülkede olmayacak şey değil..

Çünkü 15 Temmuz’da halkın bizzat kendisinin ötelediği darbelerin bir çoğunun gerçekleştiği bir ülke burası..

Peki bu korku ile bir ülkede ne kadar rahat olunur?

Korkunun getirdiği baskılar bu ülkeye ne getirir?

Demokrasi olmayacağı kesinde..


Daha eski haberlerimi için TIKla


http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php