20 bin liralık dananın fiyatı 7 bin liraya düştü
Türkiye’nin en genç illerinden Ardahan’ın, yatırımsızlık ve işsizlik kıskacındaki nüfusunu besleyemeyerek rekor göç verdiğini kaydeden CHP’li Umut Oran, şunları kaydetti:
NÜFUSU ERİDİ: Sanayinin gelişmediği, elverişsiz iklim şartlarının tarımı engellediği, turizmin yok denecek düzeyde olduğu, tek geçim kaynağı hayvancılık olan kent, 2007’den bu yana nüfusunun dörtte birini kaybetti. Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en küçük illerinden olan Ardahan’ın nüfusu 98 bin 907. Bu nüfusun yüzde 60’ı kırsalda yaşıyor. Son yıldaki küçük çaplı artışa karşın Ardahan’ın nüfusu 2000-2018 döneminde yüzde 26.1 oranında 34 bin 849 kişi azaldı. Başka deyişle bu dönemde Ardahan, nüfusunun dörtte birden fazlasını kaybetmiş durumda.
BESİCİ MUTSUZ: Ardahan, bölgeler arası gelişmişlik farklarının en bariz görüldüğü illerden. Ardahan’da temel geçim kaynağı hayvancılık. Geniş mera ve çayırlarındaki zengin bitki örtüsü hayvancılığa uygun ortam sağlıyor. En çok sığır ve koyun besleniyor. Ancak geçen yıl 20 bin TL eden büyükbaş hayvanını, kontrolsüz et ithalatı nedeniyle bu yıl 7 bin TL’ye zor satan besici mutsuz.
TARIM: Ardahan’da kış mevsimi çok uzun sürüyor. Dolayısıyla elverişsiz iklim şartları tarla tarımını engelliyor. Sadece akarsu boylarında tarım yapılabiliyor. Buğday, arpa, çavdar ve az miktarda patates yetiştiriliyor. Geçen yıl arpanın tonu için 700 TL fiyat açıklayan devlet, daha sonra tonu bin 525 liraya arpa ithal etti. Üretici küstü.
SANAYİ YOK: Ardahan’da sanayi gelişmemiş. Hayvancılığa bağlı olarak süt toplama merkezleri ve küçük çaplı mandıralar bulunuyor. Süt üretiminin önemli bir bölümü, il dışına satılan ve önemli bir geçim kaynağı olan kaşar peyniri yapımında kullanılıyor. Dış ticaret etkinliği yok denecek düzeyde. Türkiye milli gelirine katkısı 2017 yılı itibarıyla sadece yüzde 0.4.
**Seçmen Oltayı Yutmadı, İbre Değiştirdi!..
ANKETİMİZE KATILMAK İÇİN ANKET LİNKİMİZİ TIKLA
https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/
17 Yıllık iktidar döneminde Metal yorgunluğu içinde olduğunu kendisi de kabul eden mevcut iktidar AK Parti’nin aslı diğer bir hedefinin de, yaşanan toplumsal gerginliğin gazını almak olduğunu söylesem ‘haydi oradan’ demeyin ve rica etsem yazımın devamını okuyun..
Çünkü kendisinden hizmet bekleyen ve alamadığında yakınan ve bu nedenle Fransa’da ki Sarı Yelek eylemine benzer eylemleri örnek alabileceği de tartışılan bir gerginlik için de olduğunu gördüğü seçmenin kendisine oy vermemesine çabalayan söylem ve tavırla için de olan bir iktidarın, bu seçimler de ki diğer bir hedefinin kazanmaktansa, kayıp ederek toplumun gazını almaya çalışmakta gibi..
Yani başta, Başkan Erdoğan ve kurmayları olmak üzere AK Parti’nin 31 Mart Seçimlerinde diğer bir amacının da, patlamak üzere olduğu öne sürülen toplumsal bombayı başta CHP’nin olmak üzere muhalefetin kucağına atmak olduğunu görür gibiyim..
Ve 17 yıldır bir hayli biriken toplumsal gazı, seçmenin 31 Mart’ta muhalefete yönelik olarak kullanacağı oyu ile ‘İktidar oyumla kayıp etti dedirtmeyi hedeflediği ve bu sonuçla gazı inecek olan seçmenin ve toplumun gazını da almış olacak gibi bir tavrı ısrarla sürdürüyor..
Ve gazı alınmış olan toplumun rahatlaması ile hemen harekete geçerek, yerel seçimleri kazanmış olan muhalefetin yapmak istediklerini iktidarın gücü ile muhalefetçe yapılmak istenen hizmetlere de bin bir kulp bulup, engellerken 31 Mart’ta kendisine oy vermeyen ve ‘Oyumla iktidarı uyardım’ söylemi ile gazı alınan seçmene dönerek, ‘Al kardeşim HDP’den de destek alan CHP’nin ve başını çektiği muhalefet seçimleri kazandı, bakın işte iş yapamıyorlar. Biz haklıyız, haydi gelin yeni bir seçim daha yapalım’ diyerek kayıp ettiği yerel seçimlerin de içinde meclis ve başkanlığında olduğu yeni bir seçim ile güçlü bir şekilde iktidarın devamını sağlayacak gibi görünüyor.
Yani mevcut iktidarın kaşık ile dağıttığını, seçim öncesi Ardahan’da dağıttığı kepçelerle yeni bir seçim ile yeni bir zafer kazanmayı da B planı olarak düşündüğünü düşünüyorum..
Kısacası; Mevcut İktidarın 31 Mart’ta kazanan ama hizmet bekleyen toplumun beklediği hizmetlerin gelmesinin mümkün olmadığı, iktidarsız yerel bir zaferin muhalefetin kucağında patlayan bir bomba olacak ve yapılacak olan yeni bir seçim ile gazı alınmış olan toplumu yeniden yanına alarak, yeni bir seçim almak olduğundan şüphe etmeye başladım.
Evet, beni böyle düşündürmeye başlayan Başkan Erdoğan ve ekibinin aynı sert dili kullanması da buna bağlanabilir.
Ama diğer gördüğüm bir şey daha var ki;
Oda seçmenin bu oltayı yutmadığı ve benim anladığımı anlamaya başlayarak, ‘Yaparsa mevcutta iktidar da olan yapar. Canı, cehenneme kentimin, ilçemin, köyümün ve ülkemin geleceğine zaman kayıp ettiremem, son bir kez daha da olsa oyumu iktidara ve adaylarına vereceğim’ diyerek yeniden mevcut iktidara yöneldiğini de görmüyor değilm..
Çünkü A planında seçim kazanmak olduğu ama bunun çok zor olduğunu gören iktidarın B planını harekete geçirdiğini anlamaya başlayan ve ’31 Mart’ya yapılacak olan bir yerel seçimdir. Genel seçim değil ki.. Muhalefete oy versem ekonomimi düzelecek?, Barış sürecinde olduğu gibi ve İç barış gibi dış barış mı, masaya yatırılıp, tartışılacak?, Demokrasi ve Adalet istemine cevap mı verilecek?, Devam eden ve düşünülen yatırımlar mı gerçekleşecek? Yoksa oy verdiğim muhalefetin ‘Kardeşim biz yapmak istiyoruz, ama iktidar değiliz, mevcut iktidar bırakmıyor ki’ manasıyla mı uğraşamam’ demeye başladığını ve 17 yıldır yapılan hizmetlerin devamını, vaat edilen yeni projelerin ancak iktidar da olan partinin yapacağına karar verip, oyununun ibresinin yönünü değiştirmeyi ve bi,r yol kazasına uğramamak için düşünmeye başladığı ve ‘İktidarım, Hizmeti ancak ben getiririm’ diyen iktidara verecek gibi.
Çünkü bu durumun sadece Türkiye’de değil, ABD, Almanya hatta Afrika’da da aynı olduğunu ve ‘yaparsa iktidarda ki yapar’ düşüncesinin umut olarak ağır bastığını bilen bir seçmen var, hem Ardahan’da hem de Türkiye genelinde..
ANKETİMİZE KATILMAK İÇİN ANKET LİNKİMİZİ TIKLA
https://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/anket/8/ardahan-ve-ilcelerde-kim-kazanir/