Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) 2020 Ana Kararnamesi kurulun internet sitesinde yayımlandı.
Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına atanırken, Ardahan’a ise Antalya ili Finike İlçesi Cumhuriyet Başsavcısı Uygur Kaan Arısoy atandı.
Kararnameye göre, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yaman İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Yurdagül Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığına, Bandırma Cumhuriyet Başsavcısı Önder Yeniçeri Niğde Cumhuriyet Başsavcılığına, Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı Ali Ulvi Yılmaz Manisa Cumhuriyet Başsavcılığına, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcısı Bilal Gümüş Adana Cumhuriyet Başsavcılığına, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcısı Güngör Karakoç Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Yılmaz Kocaeli Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Tokat Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Turhan Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına, Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Fatih Camgöz, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine atandı.
Aksaray Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına, Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına, Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığına, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcıvekili Soner Gül Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına, Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığına, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına, Siirt Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Fırat Kozan Cumhuriyet Başsavcılığına, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Muhammed Yasin Başbay Siirt Cumhuriyet Başsavcılığına, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Kaynak Bartın Cumhuriyet Başsavcılığına, Foça Cumhuriyet Başsavcısı Ümit Uslu Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığına, Kemer Cumhuriyet Başsavcısı Veli Ecir Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığına, Çatalca Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Al Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına, Bingöl Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Çoban Tokat Cumhuriyet Başsavcılığına, Zile Cumhuriyet Başsavcısı Ali İhsan Akdoğan Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığına, Birecik Cumhuriyet Başsavcısı Yunus Emre Büyükyurt Artvin Cumhuriyet Başsavcılığına getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili, Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Tayyar Köksal Yargıtay Cumhuriyet Savcısı, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Kadriye Turan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Üyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Mustafa Başer Yargıtay Cumhuriyet Savcısı, Nazilli Cumhuriyet Savcısı Tuba Ersöz Beyşehir Cumhuriyet Başsavcısı oldu.
Muğla Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Bilal Saydam İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına, Mersin Hakimi Murat Ilgaz Mersin Ağır Ceza
Mahkemesi Başkanlığına, Muğla Cumhuriyet Savcısı Alicenk Düzgün Muğla Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Erdoğan Bayrakdar Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Muzaffer Seher Kaplan ise Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına getirildi.
Adana Vergi Mahkemesi Başkanı Şebnem Erdoğan’ın Adana Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanlığına, Gaziantep Vergi Mahkemesi Başkanı Beyhan Tiryaki’nin Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanlığına, Adana İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Torun’un Adana Bölge İdare Mahkemesi Başkanı olarak ataması yapıldı.
Son Valiler kararnamesi ile değişen vali ve il emniyet müdürlerinin yeni görevlerine başladığı şu günlerde başta Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı’na atanan eski güreşçi Hamza Yerlikaya olmak üzere 6 ayda bir yeni ekiple çalışmak isteyen ve önümüzdeki günlerde atadığı bakanları da değiştireceği ileri sürülen Başkan Erdoğan’ın bu atamalarına kızmaktansa bunun nedenine bakmakta fayda var…
Çünkü bugün isimleri bile unutulan Akil Adamlar dahil 18 yıllık iktidarı boyunca en azından 18 bin insanın yerlerini değiştiren, Babacan ve Davutoğlu dahil olmak üzere çoğuna bir daha görev vermeyen Erdoğan’a kızanların anlamadıkları bir şey var; O da bu ülke kurulduğundan bu yana ya aynı kişiler veya onların yerlerine bıraktığı çocukları, akraba, yakınları hep aynı kadroların olmasına alışmış olanların tepkilerini görürüsünüz ya da bekleneni veremeyen ekip sıkıntısıdır…
Çünkü Merkez Bankası başta olmak üzere birçok kurumun yıllarca aynı soy adını taşıyanlarca ya da sanki bulunmaz Hint kumaşıymış gibi aynı kişilerce idare edilmesine alışıldığı için Erdoğan, hatta ABD’nin değişmez denen sistemini ülkemizdeki gibi değişmeye zorlayan Trump’u bile ‘sistemi değiştiriyor’ diye eleştirenler var…
Halbuki aynı durum kanun değişikliğine ihtiyaç duyulan İş Bankasına yönetici atayan CHP’de de görülüyor.
Zira bugün Vakıfbank Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına atanan eski güreşçi Hamza Yerlikaya’ya kızan Kılıçdaroğlu’nun İş Bankası Yönetimine atadıklarının da bankacı olmadıkları ve Ardahan’ın eski milletvekillerinden Avukat İsmet Atalay’ı bile buraya yönetim kurulu üyesi olarak atadığını bilenlerdenim.
Ki aynı Atalay’ın amcası Sırrı Atalay’ın yerine kendisi ardından, amcaoğlu Orhan Atalay’ında yani aynı sülaleden Milletvekili olduğunu hatırlayalım, bilelim…
Kısacası bugün Ardahan’ın da aralarında olduğu ve yeni görevlerine başlayan valilerin, İstanbul’un yeni emniyet müdürü ile diğerlerinin de yeni ekiplerle çalışmak istemesi en doğal hakkıdır ..
Tabi bunu yapmak içinde Başkan Erdoğan gibi cesaretli olmak ve kendisiyle çalışacak yeni yol arkadaşlarını seçmek istemesi kadar doğal bir şey yoktur…
Evet, yeni valilerin, müdürlerin ve yönetim kurullarının aynı çaycı ile aynı kapıcı ile çalışması da doğal olsada, benim ”değiştirmelerinden” yana olduğumu belirterek onları değiştirmesi de doğaldır…
Ben şahsen değişimden yanayım ve bu düşüncemi her yeni işe başlayana buradan, bu köşemden yazarak anlatmaya çalışırım.
Çünkü değişenlerin büyük bölümünün değiştirilmesinden ya da görevden el çektirilmesinde en büyük rol oynayan yani başarısı ya da başarısızlıkları nedeniyle görevde kalmaları , halktan kopmaları hatta hatalar yapmaları onların yeni oturduğu koltuklarda daha önce oturanları yanlış yönlendirenlerdir..
Ve benim son olarak daha önce makamında ziyaret edip, ‘Ardahan’da eğitimde neden başarısız olduğunu sorduğum ve bunun nedeninin yıllardır aynı idarecilerle yönetilen okul idarecelerinin hallaç pamuğu gibi yerlerinin değiştirlmesini ya da varsa yerine yeni isimler atamasını’ önerdiğim gerek yeni valilerin gerekse müdür ve yöneticilerin ilk işe başladıkları yerde önce yapacakları şey eskilerden ziyade yeni bir ekiple yol almasıdır.
Bunu yapan görevinde başarılı ve uzun ömürlü olur.. Aynı Başkan Erdoğan gibi 20 yıldır iktidarda kalmayı başarır..
Yoksa başladığınız yerde 2 yılı değil 20 günü doldurmaz ya ” Eski tas, eski hamam” dedirtir ya da ”Evet değişim hayırlı oldu” diye herkesi sevindirir ve etrafına ışık saçmaya başlar..
Çünkü aynı tiplerin gideni de, geleni de baştan yorduğunu bir kez daha gördüm yeni Ardahan Valisini karşılama protokolünü uzatıp, daha işin başındayken valiyi ve diğerlerini yoran gereksizler bir hayli fazlaydı..
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Eski Savcı’da Tutuklandı..
Darbeden sonra yaşananlar..
arşiv haber 19/07/2016 tarihli haberler/yorum
Gazetelerimiz Sahibi ve Yazıişleri Müdürü ile davalık olan savcıda tutuklanan savcılar arasında yer aldı.
Ardahan’da görevliyken Gazeteci Fakir Yılmaz’ın girdiği bir dava sonucu mahkeme salonunda ele aldığı yorumu kendisine hakaret sayan Savcı da tutuklanan savcılar arasında yer aldı.
Gözaltı ve tutuklamaların aralıksız devam ettiği bir süreçte eski Ağır Ceza Hakimlerinden Kemal Subaşı’da tutuklananlar arasında yer aldı.
**TUTUKLANMADI, AMA GÖREVE DE DÖNEMEDİ!..
15 Temmuz Darbe kalkışması ardından görevden el çektirilen hâkimler arasında bulunan AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci’nin Hâkim abisi Doğan Demirci bu kez sade vatandaş olarak çağrıldığı Adliyede hakkında ki suçlamalarla ilgili ifade verdi.
Ardahan eski Ağır Ceza Reisinin tutuklandığı Adliye de ifade verdikten sonra tutuklanmayan Ardahanlı Hâkim Doğan Demirci Hâkimlik görevine dönemezse de başta kardeşi olan AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci’yi olmak üzere ailesini sevindirdi.
Abisinin görevden alındığı yönünde ki haberler karşısında sessiz kalan ama tutuklanmayınca bir açıklama yaparak sevincini dile getiren AKP İl Başkanı Demirci kendisine ait facebook sayfasında yaptığı açıklamada adalete her zaman güvendiklerini belirtti.
**SİYASİLER VE STK TEMSİLCİLERİ
GÜNLER SONRA DARBEYİ KINADILAR..
Öte yandan 15 Temmuz Darbe kalkışması ile ilgili açıklamalarda gelmeye devam ediyor.
Başta CHP ve DSP İl Başkanları olmak üzere ESOBB darbeden günler sonra birer açıklama yaparak darbeye karşı olduklarını açıklarlarken HDP, DBP, MHP ve diğer partilerden hala bir açıklama gelmediği dikkatlerden kaçmadı.
DSP: TAM DEMOKRASİ..
15 Temmuz 2016 gecesi bir grup askerin darbe kalkışmasını kınayan Ardahan DSP İl Başkanı Mustafa Morkoç, “Tüm ülke vatandaşları olarak tek vücut olup, darbecilere demokrasi dersi verdik.” Dedi.
‘Güçlü TÜRKİYE ancak tam demokrasiyle mümkündür” diyen Morkoç sözlerine şöyle devam etti
“Biz demokratik sol parti olarak demokrasiye inanmış bir siyasi partiyiz. Darbelere cuntalara dün de karşıydık, bugünde karşıyız, yarında karşı olacağız. Geçmişe baktığımızda kurucu genel başkanımız merhum Bülent ECEVIT şimdiki genel başkanımız Sayın önder AKSAKAL cunta rejimlerinde özgürlükleri ellerinden alınıp bir süre cezaevlerinde tutuklu kalmışlardır. 15 Temmuz gecesi yapılan faşist darbenin karşısında olup ülkemizin büyüyüp dünya devletleri içinde hak ettiği yeri alabilinmesinin bir tek yolu vardır. Oda güçlü demokrasidir. Biz demokrasiye inanan parti olarak 15 Temmuz gecesi yapılan darbe girişimini kınıyor ve bu cuntacıların yüce Türk yargısının önünde hesap vermelerinin sağlanmasını istiyoruz. 15 Temmuz gecesi ülke olarak tek vücut olup demokrasi dersi veren tüm halkımızı tebrik ediyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum” dedi.
**VALİLİK, BELEDİYE VE ÜNİVERSİTE DIŞINDA SİTELERDE TEPKİ YOK..
Öte yandan sıkça güncellememeleriyle bilinen Ardahan’da ki resmi kurumlara ait internet sitelerinde 15 Temmuz ile ilgili çokta mesajın göze çarpmadığı dikkat çekti.
Ardahan Valiliği, Ardahan Belediyesi ve ARÜ’nün siteye girişte verdiği bir mesajla darbeyi kalkışmasını kınadığı görülürken, İl Müftülüğü Diyanet Başkanının açıklamasını sitesine eklediği görüldü.
Başta Göle, Hanak, Damal, Çıldır ve Posof kaymakamlıkları olmak üzere Göle Belediyesi hariç diğer ilçe belediyeleri ve diğer kurum sitelerinde hiçbir mesajın yayınlanmadığı dikkatlerden kaçmadı.
Öte yandan çoğu AK Partililer olmak üzere geceleri nöbette beklemeler de Ardahan Belediyesinin önünde devam ediyor.
**SİZ SAVCI MISINIZ?
Darbe iddiasının şova döndüğü, yaşın yanında kuruyu yakarcasına binlerce memurun açığa alındığı, bu yetmez gibi ciddi hiç bir kanıt, belge, bilginin olmadığı halde insanların gelişi güzel gözaltına alınıp, tutuklandığı yani bir cadı avının yaşandığı şu günlerde birilerinin de Kral’dan çok Kral kesilip, kendilerini savcı sanmaya başladıklarını görmekteyiz..
Eline aldığı silah ile poz veren Vali Çoş, AKP’li eski Milletvekilinin Ali İnci’nin bir polis gibi elleri arkadan bağlanmış askerleri duvara dayayıp, hakaret etmesi, bir askerin elinde silah ile kapalı stada yere yatırdığı askerleri aşağılaması hukuk olduğu ileri sürülen bir ülkede ne kadar doğru hareketlerdir?..
Bilemiyorum ama eğer denildiği gibi bir darbe olsaydı ve yaşanması muhtemel bir darbe tehlikesi karşısında aynı manzaralar olacak diye hepimiz ‘darbe var’ diye sokaklara dökülmedik mi?
İşte burada altı çizilmesi gerekenin insan onurunu hiçe sayanların da gözardı edilmemesi, varsa eğer hukukun bunlara karşı da işletilmesi gerekir diye düşünüyorum hukuk, insan hakları, demokrasi olduğu ileri sürülen ülkemde..
Çünkü 15 Temmuz’dan önce emrinde ki uçağı atari oynarmış gibi havalandırıp, Güneydoğuyu bombalayan ve havuz medyasına bol bol poz veren generalin dünkü fotoğraflarını, görüntülerini görmek ve büyük olanın insan değil, Allah olduğunu ve yarının ne olacağını unutmamak gerekir..
Evet, bende inanıyorum bir darbeye kalkışıldığına..
Evet, Erdoğan’dan önce ben darbeye karşı sokaklara dökülmesini istedim..
Evet, bende biliyordum ki darbe olsaydı bugünün bin katı insanların onurunun kırılıp, döküleceğini..
Ama bunları biliyoruz diye yaşananlara kin ve nefret kusarak, insanların boğazına bıçak dayayarak, çırıl, çıplak edip, yere ve duvarlara dayayarak kemerle dövmek, hakaret etmek yaşanan gerçek darbelerden, yaşanması muhtemel darbecilerden farklı bir durum yaratmadığını da bilmek gerekir..
Bu nedenle önce insan, insan onuru diyerek bu ülkenin bir orta doğu, arap ülkesi olmadığını hele hele idam gibi istemlerde bulunup, ülkeyi daha da karanlık ve içinde çıkılamaz hale sokmamak için insanım, diyen herkese görev düşmüyor mu?
Çünkü demokratik, laik, hukuk devleti dediğimiz bir ülkede birilerinin kendilerini savcı yada hakimlerin yerine sokmamasını, bunu yapanların Kral’dan çok Kral kesilmekten yargılanacaklarını birileri, birilerine anlatmalı diye düşünüyorum..
Ve geçmiş olsun denilerek, şu bir kaç gündür yaşananları hukuka, gerçek savcı, hakimlere bırakıp, daha da abartmamak gerekir diyorum..
Doğrusu da bu olmalı..
Doğrusu da budur..