Yerelden Ulusala Ardahan'ı Yine Onlar Tanıttı!..



Son olarak bugün vatan topraklarına katılışının 100. Yıl Dönümünü kutlayan Ardahan’ı FOX TV ekranları aracılığı ile tüm dünyanın gündemine taşıyan Gazeteci Barış Bilgin’in yönetimindeki Ardahan Medya adlı gazetenin kurtuluş günü manşeti aracılığı ile Ardahan bir kez daha gündeme taşındı, Ardahanlı Gazeteci Doğan Şentürk’ün yönetiminde bulunan ve ülkenin etkili televizyon kanallarından olan FOX TV aracılığı ile tüm dünyaya duyuruldu.


**GAZETECİLRİN GÜNDEMİ DE ARDAHAN..


Ardahan Valiliği yönetiminde gerçekleşen kutlama ekinkilerinin devam ettiği ve Ardahan Haftasının kutlandığı şu günlerde ellerinden geleni yapan Ardahanlı Gazeteciler kentlerinin 100. Yıl Dönümü dolayısıyla birde canlı yayın gerçekleştirecekler.




Aynı zamanda bugün sizlerin de davetli olduğu ve saat 19.00’da genel merkezinde Vatan Topraklarına Katılışının 100. Yıl Dönümü Pastası kesecek olan Ardahan Dernekler Federasyonu ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci kızı Özlem Şeyma Yılmaz’ın Yıldız En TV’de birlikte her hafta, perşembe günleri saat: 16.30’da canlı olarak hazırlayıp, sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programın bu haftaki gündemi de Ardahan olacak.



KURTULAMAYAN ARDAHAN!..


81 kenti olan ülkemizin çok tartışılan sınırlarında bulunan kentlerinden birisi olmasa da, 10 yıl bilemediniz, 20 yıl sonra dünyayı yönlendiren, sömüren demokrasi adı altında güney sınırlarımızın ötesini kana bulayan güçlerin gözünü dikeceği Kafkasya sınırında olan bir kenttir Ardahan.


Yüzyıl önce tazminat olarak Ruslara verilen, ardından yapılan anlaşmalar gereği kardeşi Ahıska’yı geride bırakıp, yurdun sınırları içine yeniden alınan bu kentin gerçek kurtuluşu nasıl olacak, ekonomik, sosyal olarak nasıl gelişecek derken hep geri gitmesi ve göç vermesiyle tanınıyor. Ve bu kenti kurtarmaya çalışanlar birleşerek değil tam aksine, bölünerek yani sahtekarca, sanalda, çeper dibinde, siyaset sahnesinde “Ardahan sevdalısıyım” derken, her birinin başka telden çaldığı bir kentin adıdır Ardahan.

Kafkaslardan, Çin’e kadar uzanan ve bir zamanlar adı İpek Yolu olan rayları olmasına rağmen, trenin duracağı istasyonu olmayan, biri demir yolu olmak üzere, üç gümrük kapısı açık, ama ithalat ve ihracatın sıfır olduğu bir kenttir Ardahan. 

Azerbaycan’dan Avrupa’ya kadar uzanan petrol ve doğalgaz boru hatlarının geçmesine rağmen, fosil değil daha doğal olan tezekle ısınan, eğitimde sonlarda, sağlıkta komada olan bir kenttir Ardahan.




Vekilleri, Belediye Başkanları aynı karede görünmeyen bir kenttir Ardahan. Dernekleri, adını taşıyan federasyona değil, kendilerinin çalıp kendilerinin oynadığı stk’lar değil, adeta ayrı eyaletleri olan kentidir Ardahan. 

Verilen onca destek, kredilerinin İstanbul’da, batıda önce gecekondu sonra beton daire olduğu hayvancılığı salların, gontların, kar sularının aktığı ahırlardan atadan, dededen kalma yöntemlerle yapılan, Gravyer peynirini Hollanda’ya, kaşarı, gölü, 9 köyü Kars’a, kazı ise dernek geceleri dolayısıyla Afyon ve Kayseri’ye kaptıran, Kafkas arısının ürettiği balın paketlenemediği bir  kenttir Ardahan..

Kısacası; Ordular arası savaşların olmadığı, yerel çetelerin bir araya gelip, direndiği ama bugün Ankara’da olduğu gibi, dün İstanbul’da alınan karar ile 40 yıl esarette verilen ve sonrasında adeta “alın birkaç caddesini yapabildik ancak biz kurtaramayız Ahıska bizim Ardahan sizin olsun” denip, geri verilen ve 100 yıldır bir türlü yoksulluktan, fakirlikten, koboğ yiyenlerden, çeper dibinde oturup, fesatlık yaparken çantacı siyasilerin kurtaracağını düşünenlerin kurtaramadığı bir kenttir Ardahan..




Yetmedi Ardahan’da doğup, doymak için göç ettikleri memleketlere renk katıp, para kazanıp, hemşeri duygusunun baskını ile koltuk zap edenlerin dönüp bakmadığı bir kenttir 75 plakalı, 5 ilçeli, devam eden göç dolayısıyla ikisi kapatılan tek beldeli, 234 köylü, Türk, Kürt, Alevi, Terekeme, Ahıskalının kardeşçe yaşadığı bir serhat şehirdir, yeniden vilayet olmasına rağmen hala kurtarılamayan Ardahan..


BAŞKANLAR ARDAHAN’IN


KLİBİNDE YER ALMADILAR!


arşiv haber 20/02/2021 tarihli haber/yorumlar


Aynı zamanda Ardahan Dernekler, Ardahan Gazeteciler Cemiyet Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ARDAFED adına perşembe günü saat: 16.30’da Yıldız En TV’de canlı yayında kutlayacağı Ardahan’ın yeniden vatan topraklarına katılışının 100. Yıl Dönümü dolaysıyla düzenlenmeye başlayan etkinlikler öncesi çalışmalara başlayan Ardahan valiliği, Ardahan belediyesi, Ardahan stk’ları hazırlılarına devam ederken Ardahan Belediyesi de etkinlikler öncesi bir klip hazırlatıp, yayınlattı.


Ardahanlı 3 Belediye Başkanı olan İstanbul’da en çok Ardahanlının yaşadığı Esenyurt Belediye Başkanı ile Bakırköy Belediye Başkanının yer almadığı Ardahan Belediyesinin klibinde Ardahanlı olan Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ile Ardahanlı olan Fox TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, Sabah Gazetesi Haber Müdürü Erhan Öztürk yer alırlarken yine Ardahanlı olan Dilovası ve Çanakkale Geyikli Belediye Başkanları gibi Çıldır, Posof, Bakırköy, Esenyurt Belediye Başkanlarının yer almaması dikkat çekti.


ARDAFED Ardahan’ın Kurtuluşunu Canlı Kutlayacak!


Vatan topraklarına katılışının 100. Yılını kutlayacak olan Ardahan derneklerinin en üst çatı örgütü olan Ardahan Dernekler Federasyonu, kurtuluş haftasını canlı yayınla kutlayacak. Aynı zamanda gazeteci olan ve gazeteci kızı Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte her perşembe uyduda ve tüm platformlarda yayın yapan ve dünyanın her tarafından izlenen Yıldız En TV’de sundukları programlarını Ardahan’ın kurtuluşuna ayırdılar.


Pandemi dolayısıyla uzun suredir etkinlik yapamayan ve bu nedenle adeta unutulan sivil toplum örgütlerinin omurgası durumunda olan dernek başkanlarıyla bir araya gelip adını taşıdıkları Ardahan’ın vatan topraklarına katılışının 100. Yıl dönümünü 20 milyonluk İstanbul’da ve tüm dünyada, Ardahanlı dernek başkanlarıyla birlikte kutlayacaklarını belirten ARDAFED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, canlı olarak yayınlanacak programlarında, Ardahan’ı ve onu en iyi şekilde temsil etmeye çalışan dernek başkanlarıyla birlikte televizyonda, canlı yayında tartışıp konuşacaklarını söyledi.



Önümüzde ki hafta Perşembe günü saat 16.30’da yayınlanacak olan “Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 100. Yıl Dönümü Özel” adlı programda Doğu ekspresinin son durağı Ardahan olsun, Ardahan’a havaalanı gelsin, sorunları tartışılırken programda Ardahanlı sanatçılarda yer alacak.



İSTANBUL KÖYLERİ..


Ana arterler, E 5, Taksim, Özgürlük gibi meydanları Bebek, Beşiktaş, Üsküdar, Eminönü semtleri ve Topkapı Sarayı gibi birçok tarihi, kültürel, turistik güzellikleriyle anılan İstanbul’u semt semt, cadde cadde, sokak sokak hiç dolaştınız mı bilmem ama son birkaç yıldır benim gitmediğim, görmediğim ve başını çektiğim ekiple birlikte birçok organizasyon ile her yerine memleketim Ardahan’ın adını yazdırdığım İstanbul kalmadı gibi.

Aşkımın adı olan Ardahan’ı 53 yaşına dayandığım  süreçte bir kez değil, en az birkaç kez karış karış gezip, dolaşırken halen yol, su sorunu yaşayan ve göçün devam ettiği Ardahan ve diğer kentlerin köyleri gibi İstanbul’unda köylerinin ve onların da muhtarı, muhtar heyetinin ve bu heyetin başını çeken kaymakamlarının olduğunu hatırlıyor, anlıyordum.

Çünkü, geceleri 15 milyon gündüzleri 20 milyon olan İstanbul’un da köyleri var. Pandemi dolayısıyla bir yıldır zaten kapalı olduğu unutulup, yağan son kar yağışı yüzünden “İstanbul’un köylerinde okullar iki gün tatil edildi,” başlıklı haberle İstanbul’un da köylerinin olduğunu ben dahil birçok kimse akıl edememiş gibi..




Ve merak edip kaç köyünün olduğunu sorguladığım İstanbul’un Bakırköy, Kadıköy, Alibeyköy gibi ilçelerinin yanında birçok köyünün de yani İstanbul’un 151 köyünün olduğunu öğreniyordum. Sözüm ona, İstanbul’da yaşayıp, oturduğu ilçesinin oy verdiği meclis üyelerinin, muhtarlarının, belediye binasının, kaymakamlığın nerede olduğunu bilmeyenlerin “Metropolde yaşıyoruz” dediği İstanbul’da…

Benim bir gazeteci olarak meslektaşlarım gibi çok da önemseyip düşünmediği gibi “İstanbul’luyum” deyip, İstanbul’u dev bir köye çevirenlerin köylerinin sayısını, vali, kaymakamlarının, milletvekilleri gibi oy verip, hizmet bekledikleri belediye başkanının, muhtarının, meclis üyelerinin hatta azalarının kimler olduğunu çok da bilmemesi ve benim gibi düşünmemesi, normal bir durum mu bilmem ama bu yönde saf, saf soru soranlara verilen cevap da bir o kadar ilginç ve düşündürücü olmalıdır.

Çünkü, ‘zaten ekmek derdinden, trafikten, gecekondudan ibaret bir köy olan İstanbul’un kaç Köyü olduğunu nereden bileceğim..” diyenlere de hak vermemek elde değil, hatta etekten dökülen bir değil, binlerce dert olarak algılanabilir…

Ve benim gibi İstanbul’un 151 köyünün olduğunu bu yazımda öğrenenlerin aslında köyden şehre gelirken, Esenyurt’un, Kağıthane’nin, Ataşehir’in yani ülkenin en büyük metroplünün 39 ilçesinin arka mahallelerinin aslında birer köy görünümünde olduğunu bir kez daha anlıyordum. İçinde köyden beter mahalleleri olan gökdelenli Şişli’nin, vızır, vızır arabaların geçtiği Otobanlarının, ‘Kanal İstanbul’ denen kanalla kardeşi olacak olan Boğazı seyreden Beykoz’un da hatta ona komşu olan Kocaeli’nin Diloavası’nın, Gebze’sinin bir depremle yerle bir olacak betonarme binalarla gerçek köydür, “köyleri var mı?” diye merak edip, sorduğumuz İstanbul..



Kars Haberleri Gazeteci Yasemin Kardeş


ve Hülya Duman Yorumları İle Sitemizde…


arşiv haber 11/02/2021 tarihli haber/yorum


Ormanın Hayaleti Ardahan’da!.. Bölgenin en güçlü sesi haber sitemiz bundan sonda komşu Kars’ın haberlerini de okurlarına ulaştıracak. Gazeteci Yasemin Akpınar ile Hülya Duman’ın Kaleminde Kars Haberleri günlük, anlık artık bu sitede olacak. Yazılmayanları yazan sitemize Kars’ta güç verecek olan gazetecilerin Kars haberleri için bizi takip etmeyi sürdürün.




Türkiye’de nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu için birinci derecede koruma altında olan ve Uluslararası Doğayı Koruma Birliği kırmızı listesinde yer alan vaşak Ardahan’da görüntülendi.


Utangaç karakteri nedeniyle ormanın hayaleti olarak bilinen vaşak, Yalnızçam Ormanlık alanında foto kapana takıldı. Ardahanlı doğa tutkunu Çağdaş Keçeci Yalnızçam ormanlık alanına kurduğu fotokapanla yaban hayvanların doğal yaşamındaki görüntülerini kaydediyor.


NESLİ TÜKENME TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYA


Fotokapana, son olarak, Dünyada ve Türkiye’de nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu için birinci derecede koruma altında olan ve Uluslararası Doğayı Koruma Birliği kırmızı listesinde yer alan vaşak takıldı. Görüntülere ayrıca, bir kurt takıldı. Ormanda tek başına gezen kurt, ağzında ‘pet şişe’ ile görüntüleniyor.


ARDAHAN’DA İLK KEZ GÖRÜNTÜLENDİ


Yalnızçam ormanlarında ki yaban hayatı popülasyonunu görüntülemeye kendini adamış olan üniversite doktora öğrencisi Çağdaş Keçeci, “Vaşak, Ardahan’da ilk kez Yalnızçam ormanlarında görüntüleniyor. Ve bu da bana nasip oldu. Bölgedeki araştırmalarım devam edecek. Daha farklı hayvanlar görüntüleyeceğime de inanıyorum” dedi.


“İNSANLARIMIZIN DUYARLI OLMASI GEREKİYOR”


Yalnızçam ormanlarının milli parklar statüsüne alınması için farkındalık yaratmak niyetinde birisi olan Keçeci, Çevre kirliliğine de dikkat çekmek istiyor. Keçeci, Ormanlık alanda gezen kurdun ağzındaki ‘pet şişe”ye de dikkat çekerek. “Bu çok vahim bir durum ve ormanların kirletilmemesi gerekiyor. Ormandaki çöpler yaban hayatına da zarar veriyor. Bunun için insanlarımızın duyarlı olması ve çevreyi kirletmemesi gerekiyor.” dedi.




MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



Yüzü Güleç İmamoğlu.. 


Yeni birlikteliklerin ve ittifakların arandığı, istifaların  yaşandığı ülkenin siyasi arenasında, adından sık sık söz ettiren, milyonluk metropolün başında bulunan Ekrem İmamoğlu’nu ziyaretimde nasıl bir intiba aldığımı merak edenlerden biri de gazete patronu olan dostumun beni arayıp, “öncelikle kutluyorum, ha Erdoğan’la ha İmamoğlu’yla görüşme başarısını ortaya koymuşsun. Fotoğraflarınıza bakarken, senin ciddiyetini, İmamoğlu’nun gülen yüzüyle, sizi karşılarken gülüşünde ve sıcaklığında gerçek anlamda samimiyet var mıydı?” diye soruyordu. 

Aynı zamanda bir zamanlar gazetecilik yaptığım kendisi gibi gazete patronluğu yaptığım şehrininde Büyükşehir Belediye Başkanlığını ziyaret eden biri olarak, İmamoğlu ile yaptığım görüşmede dürüst ve samimi bir enerji aldığımı söylerken, Erdoğan ile de hatta Demirtaş’la da birebir görüşen bir gazeteci olarak, İmamoğlu ziyaretimin keyif aldığım ziyaretler arasına aldığımı da belirtiyordum. Çünkü aynı duyguyu son Ardahan ziyaretine gelen Kılıçdaroğlu ile yaptığım görüşmede de yaşamıştım.


Evet gerek yedi yaşından beri iş hayatında oluşumla birlikte 35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda ve 52’ye ayak basmaya hazırlandığım hayat sürecimde, insan psikolojisini, yüz mimik hareketini ve beden dillerini az çok tecrübe etmiş biri olarak milyonlarında onaylayıp oy verdiği Erdoğan’ın neden lider, aynı Erdoğan’ın “CHP’nin başındaki zat” diyerek hitap ettiği, Kılıçdaroğlu’nun mütevaziliğini beni arayan dostumun şehrinin, başkanının hala bürokrat kaldığını bilen biri olarak İmamoğlu’nu samimi ve hafızasının da kuvvetli biri olduğunu görüp, hissettim.




Gülen yüzü ile daha öncede yani kavga, gürültü, kapkaç, cinayetler ile gündemden düşmeyen, komşusu Esenyurt’a karşın İstanbul’un batı yakasındaki Ataşehir’i anımsatan Beylikdüzü’nün Belediye Başkanıykende görüştüğüm aynı İmamoğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkanı oldum diye kabadayılaşmayıp, mütevaziliğini bırakmadığını görürken, onun da Erdoğan’ın ilk yıllardaki gibi bürokrasinin üzerinde etkisiz kaldığını da gözlemledim. Çünkü biz misafirlerini ağırladığı masada, arkada veya ayakta olup konuşulanları, talepleri sadece not alması gereken, emrindekilerinin misafirlerden önde oturmalarını görmemesi eksikliği dışında gülen yüzü ile o yüzdeki mimikleriyle ve beden diliyle bir hayli samimi gördüm. 

Ki o samimiyeti sadece ben değil kendisini o koltuğa oturtan İstanbul ve her geçen gün puan aldığı doğu ve güneydoğu başta olmak üzere, ülkenin kendisine bakışında ve yapılacak bir seçimde en güçlü Cumhurbaşkanı adayı olarak onu işaret etmesinden anlamakda mümkün.

Kısacası ihale, ilan ve torpil için değil yönettiği şehrin üç ilçesinin başkanlarınında memleketi olan, kentim Ardahan’ın, STK’larının bir araya gelip oluşturduğu ve Ardahan’ı temsilen en üst çatı örgüt olan bir STK Başkanı olarak Ardahan Dernekler Federasyonuna davet ettiğim Ekrem İmamoğlu’nu CHP’nin değil başında olduğu İstanbul’un ve tüm halkın başkanlığını güleç yüzüyle ve kalben tüm samimiyetiyle yapmaya çalıştığını gözlemledim.



 




P


Ardahan ve Karslı Siyasetçi


ve Gazeteciler Yemekte Buluştu


arşiv haber 15/05/2019 tarihli haber/yorum


Kars ve Ardahanlı Belediye Başkanları, Ulusal medyada yer alan gazeteciler Salı akşamı İstanbul’da yemekli toplantıda bir araya geldiler.


Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, Şişli Belediye Başkanı  Muhammer Keskin, Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, CHP Sancaktepe Belediye Başkan adayı Özgen Nama, CHP K.Çekmece Belediye Başkan adayı Oruç Oymak,  FOX TV Haber Genel yayın yönetmeni Doğan Şentürk, Sözcü Gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, Sabah Gazetesi yazarı Erhan Öztürk ve diğer Gazeteciler Ercan Öztürk, Ediz Zeyrek, Metin Karakoç, Ercan Sarıkaya, Erdal Torunoğulları, Mahir Budak, Yener Kazak katıldı.


Yemek sonrası Kars ve Ardahan bölgesindeki gelişmeler ve yenilenen İstanbul seçimi konuşuldu.


Her Yere Geldi, Ardahan’a Gelmedi..


Ardahan Hala Karanlıkta


*31/03/2015 Tarihli Haber


Tüm Türkiye’de olduğu gibi Ardahan’da da yaşanan enerji kesintisi bir çok yerde onarılırken, Ardahan ve ilçelerine halen elektrik verilmediği görülüyor.


“Avrupa-Türkiye elektrik hattı bağlantısında kopma nedeniyle ülke genelinde elektrik kesintisi yaşanmaktadır.” bir çok illerde elektrik kesintileri deam ediyor.


Ardahan’da olduğu gibi Ankara, Adana, Adıyaman, Batman, Karaman, Karabük, Mardin, Trabzon, Aydın, Artvin, Edirne, Düzce, Diyarbakır, Kars, Muğla, Erzurum, Tekirdağ, Sinop, Antalya, İzmir, Bursa, Adana, Isparta, Burdur, Bitlis, Yozgat, Kütahya, Sivas, Siirt, Kayseri, Çanakkale, Konya, Gaziantep, Hatay, Kırşehir, Denizli, Kahramanmaraş, Eskişehir, Uşak, İzmit, Tunceli, Zonguldak, Elazığ, Bilecik ve Samsun’da da kesintiler olduğu yönünde bilgiler geliyor.



**Postun içinde ki dostlar, Ulusalcılar!..


 


HDP’nin Genel Merkezinin 81 Vilayet Örgütlerine, tabana sormadan aldığı karar ile yeniden CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun aday olduğu İstanbul seçimleri öncesi açıklanan işsizlik rakamlarına baktığımıza da seçim sonuçlarında büyük etkisi olan ekonominin içinde olduğu durumu daha iyi anlamaktayız.


Ve işsizliği asıl tetikleyen ekonominde içinde olduğu onca sıkıntının altında yatanın da o çok istenen demokrasiye yönelik adımların ileriye atılmaktansa bu yönde niyeti olanların üzerinde oluşturulan korku çemberi ile geri çekilmesidir..


Örnek mi? 


Demokrasi ile başa gelen ve demokrasiyi geliştireceği umut edilenlerin iktidarın verdiği şımarıklıkla demokrasiyi kısa sürede unutmasıdır.


Ve demokrasiden, beklenenlerden uzaklaşanlar aynı iktidar toplumun kendilerine karşı 7 Haziran’da ortaya koyduğu tepkiyi anlamayıp, 1 Kasım’ı yapınca aynı toplum bu kez de 31 Mart seçimleri ile mevcut iktidarı uyarmıştır.


Yani demokrasi dahil bu ülkede ki iktidar yöneticilerinden isteneni alamayanların tepkisini fırsat bilip, demokrasi gereği olan seçim veya başka yolla iktidarı alt etmek isteyenlere yani bana göre ‘Bu ülkenin asıl sahipleri bizleriz’ diyen ulusalcılara fırsatlar verilmektedir.


Evet, bu ülke de yıllardır iktidar olan ve her eleştirini anti-demokratik bir bakış ile ‘Not ettik’ diyerek tehdit eden ama bu tür hareketleri ile güç kayıp ettiğini anlamayan parti ve başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başta demokrasi olmak üzere bir çok konu da yaptıkları yanlışları kabullenmeyip, ısrarla bildiklerini yapmaya kalkmaları, HDP’nin de içinde olduğu toplumun yeniden ulusalcılara yönelmelerine sebep olduğu bir gerçektir.


Çünkü Mart seçimlerinin asıl kazananları olan ulusalcılardır.


Yani İstanbul İBB’nin de içinde olduğu 31 Mart seçimlerini Kemal Kılıçdaroğlu’nun da içinde olduğu solcular değil, geride kalan seçimleri asıl kazanan ulusalcıların 28 Haziran’da da zaferle çıkacaklarını şimdiden ortaya koyar gibi..


‘Nereden bu tahmini yaparsın?’ diye soracaklara CHP’nin gizli destekçisi, Barış Sürecinde T.C levhalarını AK Parti’ye indirten ama sürecin tekmelenip, buzluğun dondurucusuna kaldırılması ardından 31 Mart’ta CHP’nin içinde ki kazanan ulusalcılara astıran HDP’nin yanı sıra İYİ ve Saadet Partililer olsa da AK Parti’nin yaptıkları karşısında ‘Düşmanının düşmanı dostumdur’ demek zorunda Kalmayanlardır..


Ve bu durumu 31 Mart seçimlerinin hemen ardından ortaya konan hal, hareket ve uygulamalarla bu partilerin tabanının anladığını da görmek mümkün.


Ve 23 Haziran’a ertelenen seçimi yeniden kazanmak için ‘Solcu, demokrat’ postuyla pusuya giren aynı ulusalcıların hiçte memnun olmadıkları ve 28 Mart seçimlerinin hemen ardından oklarını Kılıçdaroğlu’na çevirecek olanlar olacağını da burada yazıp, not ediyorum.


Ve yine bence bu durumu fark etse de önüne geçmeyen Kılıçdaroğlu gibi Erdoğan’ın da yeni bir plan içine girip, Bahçeli’nin de arasında olduğu BOB yada diğer nazik adı olan 2023 hedefine birlikte gitmek için görünmeyen bir birliktelikle ulusalcıların etrafında biriktiği İnce gibi İmamoğlu’nuda oyun dışına itecekler..


Yani güzel olacak denen 23 Haziran’ın daha güzel olması için ilk adımının İstanbul seçimlerini sadece İmamoğlu yakasını iptal eden YSK hakimlerini Kızılay’da gezemeyeceklerini, hatta yüzlerine tükürülecek hale geleceklerini ileri süren ve yaptıkları anlamsız çıkışları ile adeta ve bana göre seçimi iptal ettiren asıl faaller olan CHP’nin Genel Merkezi attığı adımıdır..


Bu ve buna benzer adımlar 23 Haziran’a yetişir mi bilmem ama yenilenen seçimlerin birilerine yeni bir fırsat daha doğurduğu da bir gerçektir.


İşte burada anlatmak istediğimde bu ülkenin asıl sahipleri olduklarını ileri sürüp, kendiler dışında kimsenin iktidar olmasına, karar vermesine izin vermeyen tabakalar yani diğer bir adıyla ulusalcılardır.


Ve bu ulusalcıların girdikleri solcu, demokrat postu içinde bugünlerde bir hayli hareket içinde oldukları da bir diğer gerçektir.


Ha bu arada diğer her seçimde hemen her gün çeşitli ad ve toplantılarda ortalıkta adı sıkça geçen kısa adı MİT olan Milli İstihbarat Teşkilatı da uzun süredir gündemde yok.


Neden bilmem ama bu ülkenin ulusalcıları kadar MİT’in de sistemin yani Başkanlığa geçen rejimin değişmesinden yana olmayanlardan oluştuğunu biliniyor da ondan mı?