Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da




Çeçil peyniri de hazır..
.jpg)
Gazeteci Markalı Arabam..
Rahmetli babamın ünlü söz ve yönlendirmeleri arasında bulunan miras denecek değerde söylemlerinin başını çekiyordu “ Bir ev, bir araba, birde irili ufaklı işin olsun yeter” deyip ardından da “Bunların olabilmesi için erken kalkacaksın, işine sarılacaksın” dedikten sonra aklı kesenin bu büyük olmayan ama mutlu eden hedefine kitleniyordu..
Babamın gösterdiği bu hedefe yönelen birisi olarak, erken evliliğimden sonra rahmetli Amcam Abdulkadir’in şimdi kendisi olmayan ama adını verdiği derenin yanında, alabalık deresini kura nehrine bağlayan noktada bulunan toprak örtülü eve taşındım..
Bugün bana torunlar veren çocuklarımın ikisini kışları üzeri buz tabakasıyla kaplanan, bahar ayı itibariyle coşan derenin sularına kaptırmama adına demirden yapılmış bir ayağın anca sığdığı derme çatma köprüden götürüp getirirken nasıl araba alacağımın düşüncesi içinde önce ehliyetimin olması gerektiğini ama onuda beklemeden eşimin gelinlik bileziklerini katarak taksi renkli o zamanın ünlü arabalarından birisi olan serçe markalı arabayı alıp kapıma getirmiştim…
Evimden sonra arabamında olması gururuyla kapıya çektiğim arabamın taksitlerini ödeyemediğim arabamı geri iade etmek zorunda kalsamda araba hedefimden vazgeçmemiş bu kez yıllarca bana arkadaşlık eden ve adını GAZETECİ koyduğum 92 model kırmızı renkli Şahin’e sahip olmuştum..
Evet artık eşimde, işimde, evimde, arabamda olmuştu..
Hemde eşimi kaçırarak, evimi kiralayarak, arabamıda babamın parasıyla değil emeğimle alarak..
Şimdi sıra uyumamak çok çalışmak ve yaptığım işin karşılığını verip hakkımı almaktaydı..
Adını Gazeteci koyduğum ve üzerine büyük harflerle yazdığım arabamı durduran polisin Gazeteci yazısının polis araçlarının üzerine yazılan polis kelimesinden büyüktür diyerek ceza kesmeye kalkması ilk reklam yani tabela vergimide ruhsatıma eklettiğim Gazeteci ismiyle ödemiş oldum..
Ve bugün yasak getirilen sansürlenen sanal ortamın olmadığı bir dönemde elime aldığım kameramla, fotoğraf makinemi sırtlayıp memleketim Ardahan’ın ilçe ve köylerinin tümünü birkaç kez kentler arası hatta Ermenistan’a kadar Gazeteci’yle gezip 35 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda 20 yıl benimle olan Gazeteci markalı Ardahan’ın simgesi konumuna gelen arabamla maddi manevi çok yollar aldım…
Hayatımın belli bir kısmını anlattığım bu yaşıma kadar hayat mücadelesi verirken araba sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunuda geçtiğimiz gün teşvik ettiği arabayı banttan indirdiği sırada program sunucusuna “Esra senin karın mı?” Sorusuyla gündeme bir kez daha gelen Erdoğan’ı izlerken o haklı gururu yıllar önce hissettiğim gibi hissediyordu..
Çünkü bana toprak örtülü eve girmişsin, derme toplama araba almışsın, diyerek sözüm ona şakayla dalga geçenlerin aynısının muhtar olamaz denilen, şimdiyse sarayı olan Erdoğan’ın lastiği başkasının, aküsü başkasının dedikleri arabası TOGG elindeydi, hemde Cumhurbaşkanı olarak… Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
arşiv haber 20/01/2017 tarihli haber/yorum
Ardahan’a “Demirİpekyolu Gümrük Müdürlüğü”
Yeni Gümrük Müdürlüğü Kuruldu
.jpg)
**GAMBİYA DİKTATÖRÜ GİTMEK İSTEMEYİNCE..
Aslında bugün size nereden estiyse gece yarısı uyanıp, internetten arayıp, vikipedi de bulduğum ve uzun uzun okuyup, incelediğim 24 Milyonluk Kuzey Kore’nin Diktatörünü anlatacaktım..
Babadan kalma bir ülkeyi yöneten bir oğulun devam ettirdiği dikta rejimi ile idare edilen 24 Milyon insanın nasıl, hangi şartlar altında yaşadığını ve bu insanların nasıl olup babadan oğula geçen bir diktanın önüne geçemediğini inceledim.
Ve aslında bir dikta rejimi altında nasıl yaşana bildiğini merak edip, uykudan aniden fırlayıp, dikta bir rejim ile idare edilen ülkeler arasında ilk aklıma gelen Kuzey Kore’yi ve orada yaşananları inceleme, kendimce bir kez daha tanımlama imkanı yakaladım, ülkemde yaşanan diktatör, ‘dikta rejimine gidiyoruz’ tartışmalarını düşünürken..
Anayasa değişimi için gecesini gündüzüne katan bir iktidarın ve ‘Bizde bakan olacağız’ hayalleri kurup, ülkeyi dikta rejime doğru götürdükleri ileri sürülenlere koltuk değeneği olanların da benim gibi bir gece yarısı kabus görmüşcesine uyanıp, böyle bir araştırma yapıp, yapmadıklarını da merak ederken halkında yaşananlardan bi haber olduğunu ve benim gibi ekmek derdine düşüp, kendisinin olmazsa da çocuklarının geleceği ile hiçte ilgilenemediğini anlıyordum bir adamın her an her yerde nefesini hissettirdiği Kuzey Kore halkının durumunu bir kez daha görüp, okurken..
Ve birinin diktatör olmak için çabalarken birilerinin nasıl olup ta vatan-millet-sakarya edebiyatları ile uyutulup, ‘Böyle olmazsa ülke bölünür’ kandırmacısını yuttuğunu da anlıyordum babadan oğula kalan bir dikta ile yönetilmeye devam eden, herkesi düşman ilan edip, milli gelirinin büyük bölümünü silaha yatıran Kuzey Kore’yi incelerken..
Evet bugün Kuzey Kore’yi ve orada ki dikta rejimi anlatmak isterken radyoda dinlediğim bir haber dikkati mi çekti ve dünyayı yine diktatörlerce idare edilen ve bugün darmadağın olan Suriye, Irak ve Ortadoğu da ki dikta rejimi ile yönetildikleri için bugün kan, revan içinde olan çadır ülkelerle farz sayan bizim basının nasıl olupta dünyanın diğer ucunda bulunan ve bölgesinin en küçük ülkesi olan Gambiya ile ilgilendiğini de merak ettim.
Ve gün boyu aklımda kalan bu haberi unutmayıp, bu kez sabah erkenden uykudan uyanır uyanmaz Kuzey Kore gibi Gambiya’yı da inceleme fırsatı buldum..
Ve karşıma çıkan ilk şey yönetim şekli oldu..
Diktatörlük..
Peki ne olmuştu bir çoğumuzun hangi kıta da, ne yiyip, ne içtiğini bilmediğimiz Gambiya’da..
Evet orada da bir diktatör varmış ve yapılan seçimler de yenilmesine karşın iktidar da gitmek istemiyormuş.
Ve çok ilginçtir onunda yönetim rejimi cumhuriyetmiş..
2 Milyonluk, 2 bin 500 kişilik bir orduya sahip bu ülkede yaşananlarda Kuzey Kore’de yaşananlardan farklı değilmiş..
Yani 12 Mart, 12 Eylül, 15 Temmuz gibi ihtilaller yapılan bizde olduğu gibi 30 yıl önce yapılan ihtilal başa gelip, 30 yıl gitmeyen, gidince de anayasaları başta olmak üzere yönetim anlayışları ile yeni diktalar halka hediye edenlerin ülkesi konumunda ki Gambiya’da er geç yapılan bir gerçek seçim ile yenilen diktatörün gitmek istememesi üzerine komşu ülkelerin müdahalesiyle karşı karşıya gelmiş..
Ve bu yazı biterken Gambiya diktatörü olan ve sandıktaki yenilgiyi kabul etmeyerek koltuğunu bırakmayan Diktatör Jammeh’e karşı Afrika ülkeleri düğmeye basmış, Gambiya topraklarına girmiştiler..
Yalnızca 2 bin 500 askeri bulunan Gambiya’nın bir dış müdahaleye direnmesi imkansız görünürken burada da ABD’nin elinin olduğunu görüyordum, ‘ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan kritik bir son dakika açıklaması geldi. Bakanlık, Gambiya’daki krizle ilgili olarak ‘Senegal’in askeri müdahalesini destekliyoruz’ dedi.’ haberini okurken..
Yani işin kısa öyküsüne dönecek olursak, artık; ‘Siz kim oluyorsunuz, ben istediğimi yaparım’ demekle işlerin yürümediği bir dünyanın olduğunu ama olan da halka oluyordu şu, ‘Ben iktidarda kalayım da ne olursa olsun’ deyip, her şeyi kendisine göre ayarlamaya çalışanlara da kalmayan dünyada..
**ARDAHAN’A İÇ GÜMRÜKLEME..
**04/01/2016 Tarihi Haber
Başkente çıkartma yapan Ardahan heyeti, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfekçi’yi ziyaret etti.
Türkiye’nin Kafkaslara açılan Posof (Badele) Gümrük Kapısı ile Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Çıldır’da buluan Aktaş Gümrük Kapısının daha çok aktif hale gelmesi için mücadele eden Ardahan Heyeti Ankara’da önemli bir görüşme gerçekleşitirdiler.
Geçtiğimiz günlerde birlikte Ankara’ya giden Ardahan Valisi Ahmet Deniz, Ak Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu, Posof Belediye Başkanı Cahit Ulgar, Ak Parti İl Başkanı Av. Yusuf Demirci ile ATSO Başkanı Çetin Demirci dosyalarla birlikte Ankara’da temaslarda bulunmaya başladılar.
Ardahan heyeti Ankara’da ki ilk gününde Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’yi ziyaret ederek, Ardahan’ın sorunlarını dile getirip gümrükle ilgili taleplerini dosya halinde bakan Tüfenkci’ye ilettiler.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Ardahan’a iç gümrükleme kurulacağı müjdesini heyete verdi.
ATSO Başkanı Çetin Demirci, ilin sosyo-ekonomik gelişmesine öncülük eden başta sayın bakanımız Bülent Tüfenkci’ye, Ardahan Valisi Ahmet Denize, il milletvekilimiz Orhan Atalay’a ve beraberindeki heyete teşekkür etti.
****HEYET GENİŞLETİLMELİ..
25 Yıl sonra ilk kez bir heyetin çıkarma yaptığı Anakara’da ilk müjdeyi alırken, bu heyetin diğer parti, stk ve basınla daha da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.