ARDAHAN YAYLA YOLLARI KATOF'U ARIYOR!..



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Rusların yıllar önce yol yapımı için yaptığı ve bugün kullanılmazsa da kentin müzesi olmadığı için bir köyde kaderine terk edilen ‘Katof’ adlı yol yapan aracın gelişmişlerinin olmasına karşın hala bozuk olan köy ve yayla yolları gibi kentin bir yerinde bulunan tarihi kale, kule, kilise, sinegokların yolları da 100 yıl önce yapılan ama bugün çürümeye terk edilen Katof adlı aracın daha gelişmişlerini, dozerlerini, greyderlerini bekler..



”Kotof”

Katof (yolbasan) yüz kusur yaşında. Aslen bir Amerikalı, Ruslar zamanında gelmiş Kars’a. On üç tonluk gövdesiyle taşları toprağa gömmekmiş işi. Ruslar gittikten sonra, cumhuriyetin aydınlık insanlarıyla birlikte kentin yollarını yapmaya, sağlamlaştırmaya devam etmiş….

1954 yılında Kars’tan ayrılan, Katof (yolbasan), arızalanınca Çıldır’ın Gülyüzü köyünde, bir evin bahçesine bırakılarak kaderine terkedildi. Geçen yıllar içinde, üstündeki tentesini, motorunu, bacasını kaybetti. Altmış altı dört yıl boyunca köyün çocuklarına oyuncak oldu, karların, yağmurların altında kaldı.

Belki de bu uzak ve güzel köyde unutulması, onun hayatta kalmasına vesile oldu. Bu zorunlu ,sürgünün tek iyi yanı buydu. Eğer kentte kalmış olsaydı, gelişen zamana, teknolojiye, açgözlülüğe yenik düşecek, kendisi gibi umarsız hurdalar arasında, demir potalarına yollanacaktı.

Bu unutuluş, onun, Türkiye’nin bayındırlık hizmetlerinde kullanılmış tek örnek olarak, günümüze kadar kalmasına neden olmuştur.

Bugün Kars Karayolları Bölge Müdürlüğünün duyarlı çalışanları sayesinde 13 Nisan itibariyle evinde artık.

Baba Katof, hoş geldin evine.


Erkan Karagöz



GÖLE’NİN ALEVİ KÖYLERİNE


2 YIL SONRA YENİ KATOF!..


Ardahan İl Özel İdare uzun bir ardan sonra Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Alvei köylerinden olan Koyunlu (Gundik) ile Büyük Altunbulak gurup köy yollarının sıcak asfalt çalışması başlamasının ardından Göle köy köprülerinin de yapımına başlandı.


Ardahan İl Özel İdare Genel Sekreteri ile Amasya’ya giden vali arasında süren gerginlik dolaysıyla 2 yıldır köylere götüremeyen hizmet ve 10 milyon olan ödeneğin Valinin yenilenmesi ile 26 milyona çıkarılması ile köy yollarını yapmaya başlaması da dikkat çekici bir durum oldu.


Aynı zaman da Göle Arpaşen köyünde başlayan köprü çalışmalarını İl Özel İdare Göle meclis üyesi İsmail Oğuzhan, Doğan Yıldırım’nın köy muhtarları ile çalışmaları yerinde izlediler.



HANGİMİZ NEYE TAKINTILIYIZ?


Cuma’yı Cumartesi bağlayan bir saatte ele aldığım bu yazıma başlık olan takıntının ne olduğuna baktığımda karşımıza, ‘Obsesif Kompulsif Bozukluk; obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan, takıntılı düşüncelerin günlük yaşamı etkileyecek, günlük aktiviteleri kısıtlayacak düzeye gelmesidir.’ anlamında bir açıklama çıkıyor.


‘Obsesyon ve kompulsiyonlar toplumdan topluma, kültürden kültüre değişiklik gösterebilir. Ülkemizde ve tüm dünya toplumlarında en sık görülen obsesyon ve kompulsiyon türleri aşağıda örnekler verilerek sıralanmıştır.’ diye devam eden takıntının bir sağlık meselesi olmasının yanında sosyal, siyasal hatta özel hayatta, aşkta, sevgide etkenlerinin olduğunu da anlıyoruz.


Ve birçok huzursuzluğun, asabiyetliğin yani kısaca söylenen ama aslında kendi yaptıklarına bakmadan kolaya başcurup, karşı tarafı suçlamaktan başka bir şey olmayan ‘takıntı’ denen sorunun insan üzerindeki etkisine baktığımızda ise karşımıza her birimizde bir hastalık olan takıntı engelinin çıkıp, yerlere, ayrılıklara düşürüp, bize taklalar attırdığı gibi, tekmelettiğini de görmekteyiz..


Örnek mi?


*Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma..


Son pandemi olayının yarattığı takıntı.


*Başkasına zarar vermekten korkma..


Yazı yazarken bile kendimizi içten gelen oto sansürle kendi kendisini kontrol altına alması. Zarar vereceğini düşündüğümüzü asıl zararı vermek.


*Hata yapmaktan korkma..


Yapılması gerekeni ‘hata yaparım’ diyerek korkmak.


*Rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkmak..


Her an “acaba hakkımda ne yazdılar?” deyip, 24 saat başını internetten kaldırmayanlar.



*Günahkâr düşünmekten korkmak..


Yaptığı, attığı her adımda yarım yamalak inandığı inancının verdiği ”acaba?” diyerek korkmak.


*Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı


Her şeyin düzenli olmasını isterken hata üzerine hata yapmak. Kendisine yetmezmiş gibi karşısındakine de yaptırmak.


*Aşırı kuşku ve sürekli güven ihtiyacı


Başta eşler, aşklar, ilişkiler arasında olmak üzere her konuda gereksiz kuşkular, şüphe, güvensizlikler.


Evet, tıbbın dediği benimde altına kendimce yorumlayıp, değerlendirdiğim bu maddelere baktığımızda bunların hangisi sana, bana, ona uygun diye baktığımıza ise bu ve bunun gibi örneklerin büyük bir çoğumuzun üzerinde etkisi olduğunu görürüz…


Ve bunları görmezden gelip başkasına attığımız suçlama ile kendimize değil, başkalarına ‘takıntılı’ diyerek durumu kurtarmaya çalışırız…


İşte bu nedenle başta korku duygusu veya başka bir nedenle yani yaşadığımız herhangi bir konuda karşı tarafı ‘takıntılı’ diyerek suçlamaktansa kendine, kendinize bakıp, yaşanacak güzel nice şeylerin nelere takıldığını düşünseniz yaşadığınız asıl takıntıyı aşarsınız.


Evet, anlatmaya çalıştığımı anlayan kaç kişi ve acaba hangimiz hangi takıntıda…



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


Yayla dönüşü başladı..


arşiv haber 28/08/2015 tarihli haber


Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlılar 3 aydır bulundukları yaylalarda dönmeye başladılar.


Büyük bir emek vererek besledikleri hayvanları ile birlikte her yıl metrelerce yükseklikte bulunan yaylalara çıkan Ardahanlılar geçen yıllara göre erkende dönüşe geçtikleri yaylalara götürdükleri eşyalarını traktör e diğer araçlarla indirmeye başladılar.

Erken dönüşün son günlerde yaşanan olaylar nedeniyle olduğunu belirten Ardahanlı köylüler aslında bir ay sonra inecekleri yaylaları erken terk etmelerinin nedeninin bölgede yaşanan olaylar ardından valilik ve kaymakamlıkların yaylalarda erkenden inilmesi kararının etkili olduğu söylediler.

Tamamen doğal ortam da besledikleri hayvanlarında elde ettikleri  yağ, peynirlerle birlikte köylere dönenen Ardahanlı köylüler erken inişin diğer bir nedeninin olumsuz hava koşullarınında etkili olduğuna dikkat çektiler.

                             www.kuzeyanadolugazetesi.com