ARDAHAN ZİRAAT ODASINDAN ÇİFTÇİYE ALET DESTEĞİ!..



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




KÜRT SORUNU SİNİRİ!..


Başkan Erdoğan’ın, ‘Irak’ın siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına önem atfediyoruz.’ açıklamasını yani ‘ülkemizin de’ demek istediği gün yaptığı açıklamanın yapıldığı gün ülkemize gelen Irak Başbakanı


Kazımi’nin durup, durduk yerde hem de ‘Evde kal’ denilen bana göre basit ve doğal bir gribal olay olan ama abartılıp, ölümün adının verildiği pandeminin kimseyi dışarı çıkarmadığı bir zaman da bu gelişinin, ‘Acaba geldi mi?’ yoksa ‘Acaba özel davet mi edildi? sorusunu bana sordururken bu sorunun asıl cevabının Bahçeli’nin ‘HDP Kapatılmalı’ dediği günden bu yana başta yeni yönetiminin gelir gelmez ambargoya onay veren ABD’ye olmak üzere 60 yıldan fazladır kapısında beklediğimiz Avrupa Birliğine verilmeye çalışıldığını da anlamıyor değilim.


Ki cevabı daha iyi anlamak için başta havuz medyası denen medyanın başını çeken A Haber ve vergilerimizle ayakta duran 25 bin çalışanlı TRT’nin son 10/15 günlük haberlerine de bakmak gerek.


Çünkü her iki kanal ve havuz gazetelerinin bugünlerdeki haberlerinin büyük bölümünün başlangıcının terörist başlıklı PKK/YPG’li haberler olduğunu da görmekteyiz.


Yani ABD’nin ocak ayında görevi alacak olan yeni yönetiminin ülkemizin de içinde olduğu bölgede ortaya koyacağı politikanın sinyallerine MHP destekli AK Parti iktidarınca verilen cevaplar olarak algıladığım bu gelişmelere baktığımız da başta Libya ardından ABD seçimi, Akdeniz sonra pandemi, Ege ve Kafkasya’daki gelişmeler olmak üzere diğer birçok etkenlerle gölgede kalan Ortadoğu ve ülkemizi olduğu gibi Irak, Suriye ve 3 önemli isminin suikasta kurban olan İran’ı yakından ilgilendiren adına Kürt Sorunu denen sorun sanki yeniden gündeme taşınacak gibi..



Ve adı bir anda geri planda kalan Murat Fidan’ın başında bulunduğu Millî İstihbarat Teşkilâtı, siyasi bilimciler, uzmanlar önümüzdeki yılın başından itibaren yaşanacakları benden önce görüp, iktidara rapor ettiğini sanıyorum, iktidarın ve kamuoyu oluşturma çabası içinde bulunan havuz medyasının bölgeyle ilgili çıkışlarını gördükçe..


Evet bende, 6. hislerimle önümüzdeki yılın yani bitmesine 10 gün kalan ölü sayıcılığının yapıldığı asıl adı grip olan ama adı bir anda pandemi yılı olarak anılacak olan 2020’den hemen sonra gelecek olan 2021’de beton duvarlar çekilen sınırımızda yani Ortadoğu’da yeni gelişmeler olacak gibi demeye hazırlanıyor gibiyiz..


Bunun diğer bir işareti de denizin ortasında gemimize baskın yapıp, helikopterlerle asker indiren, arama yaptıran Almanya’nın bir televizyon kanalının, ZDF’nin skandal denen bir belgesel Programında Bölge haritasıyla oynayıp, kendince çizdiği haritanın ve program haberinin ajanslara düşmesini de gösterebiliriz ..


Gerçi bölgenin haritası ile oynayan Alman televizyonu ZDF’den önce bir erkek olarak bacaklarını çok beğendiğim ve Amerika Birleşik Devletleri’nin 26 Ocak 2005 – 20 Ocak 2009 tarihleri arasında Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenen Condoleezza Rice’ın 2003 yılında Ulusal Güvenlik Danışmanı olduğu günler de yazdığı ileri sürülen bir makalesi ile çok tartışıldığını da hatırlıyorum.


Evet,  Obama’nın kadın Dışişleri Bakanı  Condoleezza Rice’ın gerek bakan olmadan önce gerekse sonrasında bölgeyi ziyaretlerinde eline aldığı cetvelle haritaları gösterirken ‘Ortadoğu’da Türkiye de dahil 22 ülkenin sınırları değişecek”  dediği yönünde iddiaları ve o günlerdeki yoğun tartışmaları ve ilk duyulduğunda adlarına ‘cehennem zebanileri’ denen ama Irak ve Suriye’nin parçalanması ardından bir anda toz olan DEAŞ’ı ve onunla birlikte ortaya çıkan, terörist ilan edilmeden önce Türk askerlerinin korumasıyla Irak sınırımızdan ülkemize geçip, buradan da Suriye’ ye geçen bugünkü YPG’nin ortaya çıktığını ve A Haberin bile adına Kürt Sorunu dediği sorunun yani Ortadoğu sinirinin sanki yeniden ülkenin, siyasetin, dış politikanın ve dünyanın gündemin ilk sıralarına çıkacağını Irak’taki son olaylarla da daha iyi anlıyor gibiyim…


..



Ardahan Ziraat Odası Yarın Seçime Gidiyor!


arşiv haber 03/02/2019 Tarihli Haberler/yorum


Tarım ve Hayvancılık bölgesi olan, yaklaşık 300 bin büyükbaş, 150 bine yakın küçükbaş hayvan popülasyonun olduğu Ardahan’da çiftçileri temsil eden Ardahan Ziraat Odası yarın yani 2 Şubat Cumartesi günü kongreye gidiyor. Uzun yıllardır AZOB’un Başkanlığını yapana Latifşah Sural’ın yeniden, tek başına aday olduğu öğrenilen Ardahan Ziraat Odası Başkanlığı Kongresi yarın saat 10:00’da Dursun Akçam Kültür Merkezinde yapılacak.


208 delegesi olduğu öğrenilen Ardahan Ziraat Odası tek adayla seçime gideceği, bu adayın da yıllardır Ziraat Odası başkanlığı yapan Latifşah Sural’ın olduğu öğrenildi.


**Göle Ziraat’ta Haftaya..


Öte yandan Ardahan’ın en büyük ilçesi olan Göle Ziraat Odasının da haftaya kongreye gideceği ve Göle’de de mevcut Ziraat Odası Başkanı Cemil Budak’ın da Sural gibi rakipsiz olarak seçime gideceği alınan diğer bilgiler arasında oldu.



**Çöpçü Belediye Başkanı mı Seçilecek?


Yaklaşan Mahalli İdareler Seçimleri öncesi hep adayları tartışan ve kimin kazanıp, kayıp edeceğini kendince yorumlayan seçmenin olduğu bir seçmen kitlesinin var bu ülke de..

Aynı seçmenin her seçimde çokça tartıştığı, yorumladığı adayların yaşadıkları kentlere, beldelere ne kazandıracağı konusunda çokta sorgulama yapmadığını ve yapılacak olan seçimin mevcut belediyelerin başına gelecek birisinden öte bir iş, kişi olmadığını sanıyor..

Yani, gerçek demokrasiler de büyük bir yarışa neden olan, partilerin genel merkezlerinin olduğu gibi Başkan Erdoğan başta olmak üzere liderlerin toplumu geren, kutuplaştıran seçimlerin kendisini ilgilendirmediğini sanan bir seçmen de var, seçimlere doğru giden güzelim ülkemde..

Bunun sonucun da rutin belediyecilik dışında sanki çöpleri toplayacak bir iş ve isim ötesin de seçimin olmadığını sanarak, adaylardan ve onların kadrosundan proje, plan beklentisi içinde olmadığını sanan bir seçmeni de üzülerek görmekteyiz.

Yani,

–Aaaa, Evet! İşte tam adamı bulduk, yaparsa bu yapar, kentimin sorunlarının yanında şehrimi uçuracak bir aday, bir isim bu ve onların ortaya koyduğu, plan ve projeleri gerçekçi görüyorum..

Demiyor,

24 saat kimin kazanıp, kimin kayıp edeceğini tartışan, konuşan ve kapısına gelen her adaya, ‘Hayırlısı, evet sen kazanacaksın’ diyerek, adeta işi boş veren bir seçmen var.

Gerçek ve özlemini çektiğimiz demokrasinin olduğu gibi ülkenin önemli, bir sorunu olan bu durumun değişmesi halinde ülkede yapılan seçimlerin daha önemli olacağını da düşünmeyen bir seçmen kitlesine sahip olmamız İstanbul gibi bir dünya kenti olan Şehir’e, 80’e dayanmış, ‘İstanbul beni adam etti, kaç kez seçti, ama bu kez bir daha seçsin’ diyen adaylara yol açan bir durumu yaratır.

Yada Başkan Erdoğan’ın bile ‘yeter’ dediği ve 3 ay önceden yerine başka bir ismi atadığı isimlerin bir kez değil, 3, 5 kez daha belediye başkanı olmasını sağlar..

Ama bu ülkede aslında bir şehrin babası, anası olarak bilinen Belediye Başkanlarının diğer bir adı, Şehr-i Emini olan ve her biri birer Yerel Parlamenter olan ve onu ekibinin seçildiğini anlamayan bir seçmen kitlesi var bu ülkede..

Böyle olunca da kentlerin yeşil alanlara, çocuk parklarına, kentsel dönüşüme, devasa plan ve projelere neden kavuşmadığını da görmekteyiz..

Çünkü, İŞ-KUR’da 9 ay çalışma derdinde olan, kamu kurumlarında ve belediye de çalışır gibi görünüp, Bankamatikten maaşını alan, yanmayan SYDV kömürleri, doğan çocukları takip edip, çeyrek altın ve makarna çuvalı daha önemlidir, kentinin başına geçecek olan Şehr-i Eminin ne yapacağını çokta umursamayan ve Belediye Başkanı denilince çöpçüler başkanı olarak sandığı bir seçmenimiz var..










HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!