EMANET GELEN ARAÇLAR GERİ GİDİYOR!..



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



‘Cenaze aracı’ krizi: Belediye AKP’ye geçince cenaze arabasını geri istedi


Yalova Belediyesi’nde CHP’li Vefa Salman’ın görevden alınması sonrasında yerine belediye meclisinde seçilen AKP’li Mustafa Tutuk, bir yıllığına Ardahan Belediyesi’ne tahsis edilen cenaze arabasını geri isteyince iki belediye arasında kriz çıktı. Ardahan Belediye Başkanı CHP’li Faruk Demir, “Bu cenaze arabasıyla sadece CHP’lilerin cenazesi taşınmıyor, AKP’lilerin de, MHP’lilerin de HDP’lilerin de cenazeleri taşınıyor. İkincisi yok, olsa bu gün gönderecektim” diyerek isyan etti.


Yalova Belediye Başkanlığı görevinden alınan CHP’li Vefa Salman’ın yerine belediye meclisinde seçilen AKP’li Mustafa Tutuk’un, cenaze aracı olmadığı için CHP’li Ardahan Belediyesi’ne bir yıllığına tahsis edilen aracı, süresi dolmadan geri istemesi iki belediye arasında kriz yaşanmasına neden oldu.


Tutuk, 10 yıl boyunca AKP tarafından yönetilen Ardahan Belediye Başkanlığını seçimle devralan CHP’li Faruk Demir’den, Yalova Belediyesi tarafından bir yıllığına tahsis edilen cenaze arabasını resmi yazı ile en kısa sürede geri iade etmesini istedi.


“BURASI DAĞ BAŞI DEĞİL, SÜRESİ DOLMADAN İADE ETMEM”


Kendisine ait cenaze arabası olmayan, borç batağı içinde yüzen bir belediyeyi AKP’den devraldıklarını anlatan Ardahan Belediye Başkanı Demir, iki belediye arasında meclis kararı ile yapılan protokolün süresi dolmadan cenaze aracını teslim etmeyeceğini bildirdi.


“CENAZENİN SAĞCISI, SOLCUSU OLMAZ”


Demir, “Devlette süreklilik esastır, burası dağ başı değil. Ardahan’da cenazeler yerde kalmaz ancak iktidar partisine mensup kayyumun bu hareketi şık ve insani olmamış, vicdanları yaralamıştır. Cenazenin sağcısı, solcusu olmaz” diyerek, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: 


“Ardahan Belediyesi ile Yalova Belediyesi bir protokol imzalamış, Şimdi ‘Benim Ardahan’da arabam varmış, bunu geri gönderin…’ Bu üslup olarak şık değil Ardahanlılar birleşir 20 tane sıfır araç alır . Bu cenaze arabamızla sadece CHP’lilerin cenazesi taşınmıyor, AKP’lilerin de, MHP’lilerin de, HDP ‘lilerin de cenazesi taşınıyor. İkinci bir cenaze aracımız yok, olsa bu gün gönderecektim.


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A SESLENDİ


Buradan Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum, Ardahan’ı niye kaybettiniz bakmak lazım, 10 yıl iktidar belediye başkanlığı yapıp da bir tane cenaze aracı alamayan bir anlayışla yönetmiş eski belediye başkanı.


‘Ardahanlıların cenazesi ortada kalmasın’ diye Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’ın döneminde ve belediye meclislerinin kararı ile Allah razı olsun geçici bir süre ile  cenaze arabası tahsis ettiler.  Öyle modeli de ahım şahım değildir. Teslim edilen aracın her türlü gideri Ardahan belediyesi tarafından karşılanmak üzere aracın Ardahan belediyesine tahsisi Meclis kararı ile yapılmış, Meclis kararı ile geri alabilirsiniz.


ARDAHANLILARA VE HÜKÜMETE ŞİKAYET ETTİ


Her gelen yönetim, canı nasıl istiyorsa öyle belediyeyi de, Türkiye’yi de, dünyayı da yönetemez. protokolümüz 10. ayda bitiyor tabi ki göndeririz Allah izin verirse bu beş tane sıfırını buraya koyarız, biz on yedi araç koyduk hiç dert değil. Bu serzenişimizi dünyaya yayılan tüm Ardahanlı hemşehrilerimize özellikle Yalova’daki Ardahan’lı hemşerilerimin, hükümet yetkililerinin  dikkatine sunuyorum.


MAZBATAYI ALINCA ROZETİMİZ GİDER


Biz mazbatayı alınca rozetimiz gider Ardahan ve Ardahanlılar var . Bu araç neden gidiyor bunu sorsunlar. Biz Ardahan’lıların seçimi ile geldik ve Ardahanlıların çıkarını kanımızın son damlasına kadar savunacağımızı söylüyorum. “Ben geldim, protokolü yok sayıyorum aracımı gönder”,  burası dağ başımı?”


SALMAN’DAN, “HATADAN DÖNÜN” ÇAĞRISI


Görevde olduğu dönemde Ardahan’a insanlık gereği olarak cenaze arabası tahsis ettiklerini ifade eden eski Belediye Başkanı Vefa Salman ise Yalova’da cenaze arabası ihtiyacı olmadığını belirterek, ‘hatadan dönün’ çağrısında bulundu. Salman, “Şu anda benim yerime, haksız, hukuksuz ve adaletsiz şekilde vekalet edenlerin ölüye de mi saygısı yok düşüncesi oluştu kafamda. Ardahan da sadece CHP’li vatandaşlar oy vermedi ve ölmüyor. Ardahan halkına hakaret içeren, Yalova da insanların vicdanını yaralayan bir durum, Yalova’da da bir çok Ardahanlı yaşıyor “ dedi.


CHP’Lİ BAŞARIR ‘CENAZE ARACI KRİZİ’Nİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI


Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ali Mahir Başarır ise “Ardahan’da vefat edenler sadece CHP’li mi, sadece CHP’lilere mi hizmet ediyor o araç? Biz ne duruma geldik? Eğer ki bir ilimize cenaze aracı yollayıp bir yardımda bulunuyorsak, AKP tarafından bu engelleniyorsa sözün bittiği yerdir” dedi.


Konuyu TBMM gündemine taşıyan Başarır, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması talebiyle verdiği yazılı soru önergesinde şu soruları yöneltti:


-Yalova Belediyesi Başkanı’nın, Ardahan Belediyesi’nden cenaze arabasını geri istemesinin altında, Ardahan Belediyesi’nin CHP’li bir aday tarafından kazanılması mı yatmaktadır?


-Yalova Belediye Başkan Vekili Mustafa Tutuk bu yolla Ardahan Belediyesi’ni yıpratmak mı istemektedir?


-Yalova Belediye Başkanı’nın bu tutumu ne derecede ahlaki ve vicdanidir?


-Yalova Başkanı’nın bu yaklaşımı, Ardahan’da vefat eden vatandaşlarımızın cenazelerine ve yakınlarına karşı yapılmış bir saygısızlık değil midir?


-Yalova Belediye Başkanı’na bu yaptırımından dolayı yazılı ya da sözlü bir uyarıda bulunmayı düşünüyor musunuz? Yoksa Belediye Başkanı’nın takdiridir diyerek konuyu geçiştirecek misiniz?



Arada Gümbürtüye Gidenler..


Mehmet Metiner ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu arasında yaşanan tartışma sıcaklığını korurken, kurt gibi uluması ile gündeme gelen ve atanmış tarım bakanına çıkışı ile gündemden düşeceğe benzer MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’un geçtiğimiz günlerde yeni parti kuran Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz gibi partisi tarafından ihraç edilmek üzere disipline sevk edildiğini öğrendiğimizde, etme bulma dünyası atasözü aklıma geldi.


Ve son günlerdeki yazılarıma konu olan bu ata sözlerinin hiç ama hiç önemlerini ve anlamlarını yitirmediği de..


Tabi bu arada başta havuz medyası olmak üzere ”biz havuzda değiliz” deyip kendilerine merkez basın adını veren ulusal basın ve medyanın oralı olmadığı birçok şey daha gündeme taşındı..


Birincisi hala neden hapiste olduğu bir türlü anlaşılamayan HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere HDP’nin büyük desteğini alanların üzeri kapalı demeçlerle HDP’yi dizayn etme çabalarına karşı sert çıkışıdır. İkincisi ise “evli” eski sevgili tarafından önce dövülüp, ardından öldürülerek, yakıldıktan sonra beton dolu bir kovaya konulan cesedi ile gündeme gelen  Muğlalı 27 yaşındaki üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in öldürülmesi ile yeniden gündeme gelen kadın cinayetleridir. 


Ve de yeni barolara yol açan, sanal ortama da sansür getirmeye çalışan iktidarın, ‘’Toplumsal Cinsiyet’’ kavramının tanımını yapan ilk uluslararası sözleşmeden çekilmek istemesi oldu.


Tabi bu arada sanatçıların ”Korkmayacağız” başlığı ile Fransada ki “sarı yelekliler” eylemine benzer çıkışını da unutmayalım.



Ülkenin yanı sıra ağzına taktığı maske ile “benden milliyetçi yoktur” twitter mesajını atarak seçmenine seslenen Trump’ın ve Avrupanın yani hristiyan aleminin, cuma günü namaz kılacağımız Ayasofya adımımıza karşı, nasıl bir hamle yapacakları da diğer ve asıl bir konu olarak “şimdilik” bir kenarda durmakta. 


Gelelim başlığımıza 10 yıl önce Ayasofya da değil Suriye de namaz kılacağını belirten başkan Erdoğan’ın oturma sancıları çeken, başkanlığını yaptığı başkanlık sisteminin geride kalan iki yılını anlattığı programında gideceği söylenen Esad’ın pardon Esed’in seçim yaptığını bizzat kendisi açıklarken, bu seçimin demokrasi ile alakası olmadığını ve “Ben yaptım oldu” demek olduğunu da söylerken kendisinin “atı alan üsküdarı geçti” sözlerini de hatırlatıyor gibiydi.


Yani bunca yoğun gündem arasında iktidardan düşeceği söylenen Esad’ın seçim yaptığı da gümbürtüye gitmişti.


Aynı başkan Erdoğan, Libya’da da işlerin her an gümbürtüye gideceğini de anlatıyor gibiydi. 


Kısacası uluyan Enginyurt gibi Soylu’dan fırça yiyip “ardından biz kardeşiz” diyerek adeta tükürdüğünü yalayan Mehmet Metiner gibi birçok kişinin gümbürtüye gittiğini de görmekteyiz.


Bu arada unutmadan Demirtaş’ın dikkat çektiği muhalefetin yani İyi Partinin ve CHP’nin de HDP’ye üstü kapalı parmak sallaması da HDP’nin yani yaşananları izleyen Kürt seçmeninin “bunlarla bu iş yürümez” diyerek ya kendi başına seçimlere gitmesi ya da Ak Parti ile yeniden kurulacak sıcak temasla tüm muhalefeti gümbürtüye götüreceği görülüyor gibi.


Kısacası bu dünyanın etme bulma dünyası olduğunu herkes bilmeli ve görmelidir.



DOLMUŞCULAR ÇOK DEDİ,


BELEDİYE YOK DEDİ!


arşiv haber 02/02/2016 tarihli haber


Ardahan’da şehir içi dolmuş ücretlerine zam yapıldı. İndi-Bindi ücretinin 2 TL.’ye çıkarıldığı dolmuş fiyatlarında ilginç bir durumda yaşandı. Alınan bilgilere göre belediyenin 3 ay önce aldığı bir karar ile şehir içi ulaşıma 50 kuruş zam yaptığı, buna dolmuşçuların karşı çıkıp, ‘Çok’ dediği ama buna rağmen belediyenin 1,5 TL. olan Ardahan Şehir İçi Dolmuş fiyatlarını 50 kuruş arttırarak zammı uygulamaya geçirdiği öğrenildi.


**RESMİ KURUMLAR TAŞERON FİRMALAR NEDEN SERVİS KOYMAZLAR?


Dolmuşçuların zam istememesine karşın şehir içi İNDİ-BİNDİ dolmuş fiyatlarını 2 TL. yapan Ardahan Belediyesi ve diğer kurumların yanı sıra taşeron firmaların yasal zorunluluğu olmasına karşın çalışanlrına servis tutmamaları da dikkatlerde kaçan önemli bir sorun olarak Ardahan’da ki kamu çalışanları ve işçilerini zorluyor.


4857 iş Kanunun yasasına göre işveren, ‘Çalışanlarını İş yerine Servisle Götürüp-Getirir’ yükümlülüğü var denmesine karşın Ardahan Valiliği, Ardahan Beleidyesi, İl Özel İdare ve diğer kurumların neden bu yasaya uymadığı, kendileri gibi ihale yolu ile iş verdikleri Taşeron Firmalara neden bu zorunlu olan kanunun uygulatmadığını soran çalışanlar, kent dışında bulunan Hasteneye, İl Özel İdareye ve diğer kurumlara kendi imkanları ile gidip, gelmenin sıkıntısını yaşadıklarını belirtmekteler.


**ÜNİVERSİTE TAKSİ BİR GRUBA PEŞKEŞ Mİ ÇEKİLDİ?


Öte yandan yine belediyenin aldığı bir karar ile Ardahan Üniversitei ile kent merkezi arasında yeni bir taksi durağı açıldığı öğrenilirken, bu durağın sadece bir gruba erilmesi kentte taksicilik yapmak isteyen vatandaşların tepkisine neden oldu.


**Ulaşım zammı protestosu..


ÖDP'den ulaşım zammı protestosu


Mecidiyeköy’de toplanan bir grup ÖDP’li, toplu taşıma araçlarına uygulanan zammı “Ses çıkarma” eylemi ile protesto etti. Eylemciler, basın açıklamasının ardından, “Akbil basma / Turnikeden atla” sloganı atıp, akbil basmadan turnikelerin üzerinden atlayarak metrobüs durağına giriş yaptı.


ÖDP İstanbul İl Örgütü’nden yaklaşık 50 kişilik grup, toplu taşıma araçlarına uygulanan zammı protesto etmek için Mecidiyeköy’deki Metrobüs Durağı’nda saat 19.30 sıralarında toplandı.


Ellerinde pankart ve dövizlerle slogan atan grup, ıslık çalarak ve alkışlayarak bir süre “Ses çıkarma” eylemi yaptı. Ardından, ÖDP İl Örgütü’nden Deniz Demirdöğen basın açıklamasını okudu.


Açıklamada, “14 milyon insanın yaşadığı İstanbul’da ulaşım ücretlerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi kararıyla zam yapıldı. 31 Ocak itibariyle uygulamaya başlanan zamlı tarife, İETT otobüsleri, Özel Halk Otobüsleri, raylı sistem ve Şehir Hatları vapurlarını kapsamaktadır. Ayrıca taksimetre ücretlerine ve minibüs ücretlerine de uygulanacak zam yolda. AKP iktidarı döneminde bizim payımıza zamlar düştü. İstanbullular, Avrupa’nın en pahalı ulaşımını kullanmaktadır. Bizler, nitelikli, ücretsiz ulaşımın bir hak olduğunu savunuyoruz, ulaşıma uygulanan zammı kabul etmiyoruz” denildi.


Basın açıklamasının ardından, eylemciler, “Akbil basma / Turnikeden atla” sloganı atıp, akbil basmadan turnikelerin üzerinden atlayarak Metrobüs durağına giriş yaptı.